İcra Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz 2026 (İİK m.363-366): Kesin Kararlar, On Günlük Süre, Parasal Eşik ve İcranın Durmaması — Dilekçe Örneğiyle
20 Eylül 2026

İcra Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz 2026 (İİK m.363-366): Kesin Kararlar, On Günlük Süre, Parasal Eşik ve İcranın Durmaması — Dilekçe Örneğiyle

İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu, genel hukuk davalarındaki rejimden ayrılır: süre daha kısadır, parasal eşik farklıdır ve bazı kararlar kanun metninde tek tek sayılarak kesin kabul edilmiştir. İİK m.363/1, kıymet takdirine ilişkin şikâyetten iflâs idaresi işlemlerine kadar bir dizi kararı kapsam dışında tutar; bunlar dışındaki kararlara karşı ise alacak, hak veya malın değer ya da miktarının ilgili yıl için geçerli eşiği aşması şartıyla istinaf yolu açıktır ve süre tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gündür. m.364, bölge adliye mahkemesi nihaî kararlarına karşı temyiz süresini tebliğden itibaren iki hafta olarak belirler. Her iki yolda da başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz; takibin durması isteniyorsa m.36 yoluna ayrıca başvurulması gerekir.

Süre on gün, kaçırılırsa geri gelmez

İcra mahkemesi kararlarında istinaf süresi tefhim veya tebliğden itibaren on gündür. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: On gün, ayrı bir liste ve ayrı bir eşik

Süre on gündür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363/1, icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresinin tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün olduğunu düzenler.

Bazı kararlar sayılarak kapsam dışında bırakılmıştır. Aynı fıkra, on dört başlıkta sayılan kararları kapsam dışında tutar ve bunlar dışındaki kararlara karşı istinaf yolunu açar.

Başvuru icrayı durdurmaz. m.363, istinaf yoluna başvurunun satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını; m.364 ise aynı kuralın temyiz için de geçerli olduğunu belirtir.

İcra Mahkemesi Kararlarında Kanun Yolu Neden Ayrı?

İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu, genel hukuk davalarındaki rejimden birkaç yönden ayrılır. Süre daha kısadır, parasal eşik farklıdır ve bazı kararlar kanun metninde tek tek sayılarak kapsam dışında bırakılmıştır.

Bu farklılıkların sebebi, takip hukukunun hızlı işlemesi gereğidir. Kanun koyucu, takibin sürüncemede kalmaması için hem süreyi kısaltmış hem de bazı ara nitelikteki kararları kesin saymıştır.

Genel dava rejimindeki istinaf ve temyiz usulü fon davasında istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı. Bu yazı, icra mahkemesi kararlarına özgü rejimi konu alır.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığından, başvuru öncesinde güncel tutarlar kontrol edilmelidir.

Kapsam Dışında Bırakılan Kararlar

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363/1, istinaf yolunun açık olduğu kararları belirlerken önce kapsam dışında kalanları sayar.

İstinaf kapsamı dışındaki kararlar (İİK m.363/1)

Konu
85. maddenin uygulanma biçimi
İcra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti
103. maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği
Yediemin ücreti
Yediemin değiştirilmesi
Hacizli taşınır malların muhafaza şekli
Kıymet takdirine ilişkin şikâyet
İhaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı
Satışın durdurulması
Satış ilânının iptali
Süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi
263. maddenin uygulanma biçimi
İflâs idaresinin oluşturulması
İcra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlar
İflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası
36. maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararlar

Bu sayım, takibin yürüyüşüne ilişkin ara kararları kapsar. Ortak yönleri, takibin akışını doğrudan ilgilendirmeleri ve kanun yoluna taşınmaları hâlinde takibi geciktirecek nitelikte olmalarıdır.

Uygulamada en sık karşılaşılanlar kıymet takdirine ilişkin şikâyet, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti ve m.36’ya göre icranın geri bırakılması kararlarıdır.

Kıymet takdirine ilişkin şikâyet kararının kesin olması, bu itirazın ihalenin feshi aşamasında ayrıca ileri sürülüp sürülemeyeceği tartışmasını doğurur. İhalenin feshi rejimi ihalenin feshi yazımızda ele alındı.

Vekâlet ücreti hesabı bakımından ise şikâyet yolu açıktır; ancak icra mahkemesinin bu şikâyet üzerine verdiği karar kesindir. Ücret hesabı rejimi yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.

Parasal Eşik ve Süre

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363/1, sayılan kararlar dışındaki icra mahkemesi kararlarına karşı; ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının maddede gösterilen tutarı geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabileceğini düzenler.

Aynı fıkra süreyi belirler: istinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gündür.

Bu iki unsur birlikte değerlendirilir. Eşiğin altında kalan kararlar kesindir; eşiği aşanlar bakımından ise on günlük süre işler.

Sürenin başlangıcı bakımından hüküm iki seçenek sunar: tefhim veya tebliğ. Kararın duruşmada tefhim edilmesi hâlinde süre tefhimden başlar; bu nokta uygulamada sık hak kaybına yol açar.

Parasal sınırlar bakımından m.363, m.364 ve diğer ilgili maddelerdeki tutarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağını öngören bir mekanizma vardır. Dolayısıyla kanun metnindeki rakamlar değil, ilgili yıl için hesaplanan tutarlar esas alınır.

2026 yılı için icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf sınırı 119.000 TL, temyiz sınırı ise 682.000 TL olarak uygulanmaktadır.

Bu tutarın genel hukuk mahkemelerindeki istinaf sınırından yüksek olması dikkat çeker. Sebebi takip hukukunun hız gereğidir: kanun koyucu, icra takiplerinin sürüncemede kalmaması için eşiği daha yukarıda tutmuştur. Bunun doğal sonucu, icra mahkemesinin verdiği pek çok kararın kesin nitelik taşımasıdır.

Güncel parasal sınırların tamamı ve hangi tarihin esas alınacağı 2026 yargıda parasal sınırlar yazımızda ele alındı.

İki rejimin karşılaştırması

Konuİcra mahkemesi kararlarıGenel hukuk mahkemesi kararları
İstinaf süresiOn gün (tefhim veya tebliğden)İki hafta
Temyiz süresiİki hafta (tebliğden)İki hafta
Kapsam dışı kararlarm.363/1’de tek tek sayılmıştırGenel kurallara göre
Başvurunun etkisiSatıştan başka icra işlemlerini durdurmazKural olarak icranın durdurulması ayrı karara bağlıdır
İnceleme süresiOn beş gün içinde karara bağlanırGenel usule tabidir
DayanakİİK m.363, m.364, m.366HMK m.341 vd.

Başvuru İcrayı Durdurmaz

İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yoluna başvurunun en belirleyici özelliği budur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363, istinaf yoluna başvurunun satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını düzenler.

Aynı madde, icranın devamı için gereken evrakın alıkonularak bunların birer örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulacağını belirtir.

Bu hüküm, dosyanın istinafa gönderilmesinin takibi kilitlemesini önler: asıl evrak icra dairesinde kalır, örnekleri üst mahkemeye gider.

Temyiz bakımından m.364, temyiz yoluna başvurmanın da satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını düzenler.

Dolayısıyla kanun yoluna başvuran taraf, takibin durmasını istiyorsa ayrıca tedbir yoluna gitmek durumundadır. İlamlı icrada bu, m.36’daki icranın geri bırakılması kurumudur.

m.36, ilâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun; hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat etmesi yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti göstermesi veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malının mahcuz olması hâlinde; icranın geri bırakılması için karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verileceğini düzenler.

Aynı madde, borçlunun Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse olması hâlinde teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığını; nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemeyeceğini belirtir.

Teminatın akıbeti bakımından aynı madde, bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verileceğini; Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde ise borçlunun başvurusu üzerine bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verileceğini düzenler.

İlamlı icra rejimi ilamlı icra ve tahsil yazımızda ele alındı.

Temyiz Yolu: m.364

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.364/1, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri maddede gösterilen tutarı geçen nihaî kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğini düzenler.

Süre bakımından aynı madde, 2024 yılında yapılan değişiklikle, birinci fıkrada belirtilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğini; temyiz yoluna başvurma ve incelemesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacağını belirtir.

Bu nokta önemlidir: istinaf süresi on gün iken temyiz süresi iki haftadır. İki süre farklıdır ve karıştırılmamalıdır.

Aynı madde, bu durumda da m.363’ün ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Dolayısıyla kötüniyetli başvuruya ilişkin yaptırım ve icra işlemlerinin durmamasına ilişkin kural temyizde de geçerlidir.

2026 yılı için icra mahkemesi kararları bakımından temyiz sınırı 682.000 TL olarak uygulanmaktadır. Bu tutar genel hukuk davalarındaki temyiz sınırıyla aynıdır; iki rejim arasındaki fark istinaf aşamasındadır.

Kötüniyetli Başvuru

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363/2, icra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa ilgili usul hükmünün uygulanacağını düzenler.

Aynı fıkra, kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da bu hükmün uygulanacağını belirtir.

Bu ikinci cümle pratik bakımdan önemlidir: kapsam dışı bırakılmış veya eşiğin altında kalan bir karara karşı bilerek başvurmak, yaptırım riski taşır.

Dolayısıyla başvuru öncesinde iki husus mutlaka denetlenmelidir: karar m.363/1’de sayılan kapsam dışı kararlardan biri mi ve parasal eşiği aşıyor mu?

İstinaf Dilekçesinin Reddi: m.365

Başvurunun usule aykırı olması hâlinde izlenecek yol ayrıca düzenlenmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.365/1, istinaf yoluna başvurmanın yasal süre geçtikten sonra yapılması veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara ya da vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olması hâlinde, istemin icra mahkemesince reddedileceğini düzenler.

Bu hükümde dört ret sebebi sayılmıştır: süre geçmesi, kanun yolu kapalı karar, vazgeçme nedeniyle ret kararı ve süresi geçmiş şikâyet.

Ret kararına karşı ne yapılacağı da gösterilmiştir: aynı madde, istinaf yoluna başvuran kişi ret kararını kabul etmezse istinaf dilekçesinin diğer tarafa tebliğ edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap dilekçesiyle birlikte yetkili bölge adliye mahkemesine gönderileceğini belirtir.

Aynı madde bir uyarı içerir: şu kadar ki bu hâlde satış dâhil hiçbir icra işlemi durmaz.

Bu cümle, kural rejiminden de ağırdır. Normalde istinaf başvurusu satışı durdururken, ret kararına rağmen dosyanın üst mahkemeye gönderildiği bu hâlde satış da durmaz.

Bölge adliye mahkemesinin tutumu bakımından aynı madde, bölge adliye mahkemesinin birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlayacağını düzenler.

m.365’in işleyişi

DurumSonuç
Süre geçtikten sonra başvuruİcra mahkemesince ret
Kanun yolu kapalı karara başvuruİcra mahkemesince ret
Vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddi kararına başvuruİcra mahkemesince ret
Süresi geçmiş şikâyete ilişkin karara başvuruİcra mahkemesince ret
Başvuran ret kararını kabul etmezseDosya bölge adliye mahkemesine gönderilir; satış dâhil hiçbir icra işlemi durmaz
Kapsama girdiği hâlde ret kararı verilmemişseBölge adliye mahkemesi geri çevirmez, doğrudan kesin karara bağlar

İnceleme, Direnme ve Bozmanın Sonucu: m.366

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.366/1, istinaf ve temyiz incelemelerinin usul kanununa göre yapılacağını ve on beş gün içinde karara bağlanacağını düzenler.

Bu on beş günlük süre, takip hukukunun hız gereğinin kanun yolu aşamasına yansımasıdır.

Aynı madde, ilgili ister ve ücretini verir veya gönderirse karar özetinin en seri vasıtalarla mahalline bildirileceğini belirtir.

Direnme bakımından m.366, Yargıtayın icra ve iflâs işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel hükümlere göre direnme kararı verilebileceğini; direnme kararlarının Hukuk Genel Kurulunda acele işlerden sayılacağını düzenler.

Bozmanın sonucu bakımından aynı madde, Yargıtayın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek veya yeniden esas hakkında vereceği kararları üzerine icra ve iflâs işlerinde m.40 hükmünün kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir.

m.40/1, bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelelerini olduğu yerde durduracağını düzenler.

m.40/2, bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski hâline iade olunacağını belirtir.

Aynı fıkra bir sınır getirir: ancak üçüncü şahısların hüsnüniyetle kazandıkları haklara halel gelmez.

Bu hüküm, kaldırma veya bozma sonrası ne olacağını gösterir: icra kendiliğinden eski hâline iade edilir, ancak iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları korunur.

Hangi Kararlara Karşı Ne Yapılır?

İcra mahkemesi kararlarında kanun yolu denetimi üç adımda yapılır.

Birinci adım, kararın m.363/1’de sayılan kapsam dışı kararlardan olup olmadığının belirlenmesidir. Sayılan kararlar kesindir.

İkinci adım, parasal eşiğin denetlenmesidir. Ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarı eşiği aşmıyorsa karar kesindir.

Üçüncü adım, sürenin hesaplanmasıdır. İstinafta on gün tefhim veya tebliğden, temyizde iki hafta tebliğden işler.

Sık karşılaşılan kararlarda durum

KararKanun yoluDayanak
Kıymet takdirine ilişkin şikâyetKapsam dışı; kesinm.363/1
İcra dairesince hesaplanan vekâlet ücretine şikâyetKapsam dışı; kesinm.363/1
m.36’ya göre icranın geri bırakılmasıKapsam dışı; kesinm.363/1
Satışın durdurulması ve satış ilânının iptaliKapsam dışı; kesinm.363/1
Yediemin ücreti ve yediemin değiştirilmesiKapsam dışı; kesinm.363/1
İflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verilen kararKapsam dışı; kesinm.363/1
Diğer icra mahkemesi kararlarıEşiği aşmak şartıyla istinaf; on günm.363/1
Bölge adliye mahkemesi nihaî kararlarıEşiği aşmak şartıyla temyiz; iki haftam.364

Bu tablo, fon dosyalarındaki takiplerde de aynen uygulanır. Kurucu şirket veya diğer sorumlular aleyhine yürütülen takiplerde verilen icra mahkemesi kararları bu rejime tabidir.

Fon Dosyalarında Kanun Yolu Planlaması

Fon tasfiyesinden doğan dosyalarda iki ayrı yargılama zinciri işler ve bunların kanun yolu rejimleri farklıdır.

Birincisi esas davadır: kurucu, portföy saklayıcısı ve satışa aracılık eden kuruluş aleyhine açılan tazminat davası. Bu dava genel hükümlere tabidir ve kanun yolu rejimi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre belirlenir.

İkincisi takip aşamasıdır: ilam elde edildikten sonra yürütülen icra takibi ve bu takipte verilen icra mahkemesi kararları. Bunlar İcra ve İflas Kanunu m.363 vd. rejimine tabidir.

İki zincir arasındaki fark, aynı dosyada iki ayrı süre ve iki ayrı eşik uygulanması sonucunu doğurur.

Uygulamada karşılaşılan durumlar şunlardır.

Takip sırasında borçlunun itirazının kaldırılması talebi reddedilirse, bu karar icra mahkemesi kararıdır ve m.363 rejimine tabidir. İtirazın kaldırılması ve iptali rejimi itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı yazımızda ele alındı.

Haciz ihbarnamesine ilişkin uyuşmazlıklarda icra mahkemesinin verdiği kararlar da aynı rejime tabidir. Bu konu haciz ihbarnamesi yazımızda ele alındı.

İstihkak uyuşmazlıklarında verilen kararlar bakımından da m.363 uygulanır; istihkak rejimi istihkak davası yazımızda ele alındı.

Sıra cetveline ilişkin şikâyetlerde icra mahkemesinin kararı yine bu rejime tabidir. Haciz yolundaki sıra cetveli rejimi sıra cetveline itiraz ve şikâyet yazımızda ele alındı.

Buna karşılık iflasta sıra cetveline itiraz, icra mahkemesi kararı değil ticaret mahkemesinde açılan bir davadır ve genel kanun yolu rejimine tabidir. Bu ayrım iflasta alacakların sırası ve tasfiye yazımızda ele alındı.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

Adım adım

AdımKontrolDayanak
1Karar m.363/1’de sayılan kapsam dışı kararlardan mı?m.363/1
2Alacak, hak veya malın değeri ilgili yıl için geçerli eşiği aşıyor mu?m.363/1
3Karar tefhim mi edildi, tebliğ mi? Süre buna göre başlarm.363/1
4On günlük süre içinde dilekçe verildi mi?m.363/1
5Takibin durdurulması isteniyorsa ayrıca m.36 yoluna gidildi mi?m.363, m.36
6Kesin karara karşı başvuru riski değerlendirildi mi?m.363/2
7Bölge adliye mahkemesi kararı için temyiz eşiği ve iki haftalık süre kontrol edildi mi?m.364
8Bozma veya kaldırma hâlinde icranın iadesi talebi hazırlandı mı?m.366, m.40

İstinaf Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, icra mahkemesi kararına karşı bölge adliye mahkemesine sunulacak istinaf başvurusu için hazırlanmış çerçevedir. İstinaf sebepleri somut karara göre belirlenir.

[ ] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE

Sunulmak üzere

[ ] İCRA HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: [ ] Esas — [ ] Karar

İSTİNAF EDEN: [Ad Soyad/Unvan] — [TC/Vergi No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KARŞI TARAF: [Ad Soyad/Unvan] — [Adres]

KARAR TARİHİ VE TEFHİM/TEBLİĞ TARİHİ: [tarih]

KONU: [ ] İcra Hukuk Mahkemesi’nin [ ] sayılı kararının kaldırılması istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. Sayın Mahkemenin [tarih] tarihli kararıyla müvekkilin [şikâyeti/itirazın kaldırılması talebi/istihkak iddiası] reddedilmiştir. Karar müvekkil vekiline [tarih] tarihinde [tefhim/tebliğ] edilmiş olup işbu istinaf başvurusu on günlük yasal süre içinde sunulmaktadır.

Başvurunun süresinde ve kanun yolu açık bir karara yönelik olduğu — İcra ve İflas Kanunu m.363

Anılan maddenin birinci fıkrası, maddede sayılan kararlar dışındaki icra mahkemesi kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının maddede gösterilen tutarı geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabileceğini ve başvuru süresinin tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün olduğunu düzenlemektedir. Dava konusu karar maddede sayılan kararlardan olmadığı gibi uyuşmazlık konusu tutar da ilgili yıl için geçerli parasal sınırın üzerindedir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

2. [Birinci sebep başlığı — dayanak madde ile birlikte]

[Kararın hangi yönden hatalı olduğu, dayanak hükmün içeriği gösterilerek açıklanır.]

3. [İkinci sebep başlığı — dayanak madde ile birlikte]

[Aynı şekilde açıklanır.]

4. [Üçüncü sebep başlığı — dayanak madde ile birlikte]

[Aynı şekilde açıklanır.]

[Talep varsa] İcranın durdurulması

İcra ve İflas Kanunu m.363 uyarınca istinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmamaktadır. Bu nedenle [teminat karşılığı icranın geri bırakılması / ilgili tedbir] talebimiz ayrıca sunulmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16, m.17, m.18, m.36, m.40, m.363, m.364, m.365, m.366; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: [ ] İcra Hukuk Mahkemesi’nin [ ] sayılı dosyası; [ ] İcra Müdürlüğü’nün [ ] sayılı takip dosyası; tefhim veya tebliğ belgeleri; [dosyaya özgü belgeler]; her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. İstinaf başvurumuzun kabulü ile [ ] İcra Hukuk Mahkemesi’nin [ ] sayılı kararının kaldırılmasına,

2. [Esas hakkında verilmesi istenen karar açıkça yazılır.]

3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

İstinaf Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Dilekçede kararın tefhim mi tebliğ mi edildiğinin gösterilmesi gerekir; m.363/1 süreyi her iki hâle de bağlamaktadır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, icra mahkemesi kararlarında istinaf süresini iki hafta sanmaktır. m.363/1, süreyi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün olarak belirler.

İkinci hata, süreyi her hâlde tebliğden başlatmaktır. Aynı fıkra, tefhim hâlinde sürenin tefhimden işleyeceğini öngörür.

Üçüncü hata, istinaf ve temyiz sürelerini aynı saymaktır. m.364, temyiz süresini tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olarak belirler.

Dördüncü hata, kapsam dışı kararlar listesini gözden geçirmemektir. m.363/1, kıymet takdirine ilişkin şikâyetten iflâs idaresi işlemlerine kadar bir dizi kararı kesin sayar.

Beşinci hata, başvurunun takibi durduracağını varsaymaktır. m.363, istinaf yoluna başvurunun satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını belirtir; m.364 aynı kuralı temyiz için tekrarlar.

Altıncı hata, kesin karara karşı başvurunun sonuçsuz kalacağını düşünmektir. m.363/2, kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yaptırım öngörür.

Yedinci hata, m.365 uyarınca ret kararı verilen hâlde satışın duracağını sanmaktır. Aynı madde, bu hâlde satış dâhil hiçbir icra işleminin durmayacağını açıkça belirtir.

Sekizinci hata, bozma veya kaldırma sonrası ayrı bir hüküm gerektiğini düşünmektir. m.366 yoluyla uygulanan m.40/2, icranın ayrıca hükme hacet kalmaksızın eski hâline iade olunacağını öngörür.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra mahkemesi kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363/1, icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresinin tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün olduğunu düzenler.

Hangi icra mahkemesi kararları kesindir?

İİK m.363/1; 85. maddenin uygulanma biçimi, icra dairesince hesaplanan vekâlet ücreti, 103. maddenin uygulanma biçimi ve davetiyenin içeriği, yediemin ücreti ve değiştirilmesi, hacizli taşınırların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılma teminatı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263. maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, iflâs idaresi işlemleri hakkında şikâyet üzerine verilen kararlar, iflâs idare memurunun hesap pusulası ve 36. maddeye göre icranın geri bırakılması kararlarını kapsam dışında bırakır.

İstinaf için parasal sınır var mıdır?

İİK m.363/1, sayılan kararlar dışındaki icra mahkemesi kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının maddede gösterilen tutarı geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabileceğini düzenler. Bu tutarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır.

2026 yılında icra mahkemesi kararlarında sınırlar nedir?

2026 yılı için icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf sınırı 119.000 TL, temyiz sınırı ise 682.000 TL olarak uygulanmaktadır. Başvuru öncesinde güncel tutarların kontrol edilmesi gerekir.

Süre tefhimden mi tebliğden mi başlar?

İİK m.363/1, sürenin tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren işleyeceğini düzenler. Karar duruşmada tefhim edilmişse süre tefhimden başlar.

İstinaf başvurusu takibi durdurur mu?

İİK m.363, istinaf yoluna başvurunun satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını; icranın devamı için gereken evrakın alıkonularak birer örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulacağını düzenler.

Takibin durması için ne yapılmalıdır?

İlamlı icrada İİK m.36, istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun hükmolunan para veya eşyayı depo ettiğini ispat etmesi yahut kabul edilecek teminatı göstermesi veya karşılayacak malının mahcuz olması hâlinde, icranın geri bırakılması için karar alınmak üzere kendisine uygun bir süre verileceğini düzenler.

Temyiz süresi ne kadardır?

İİK m.364, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve maddede gösterilen tutarı geçen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğini düzenler.

Temyiz başvurusu icrayı durdurur mu?

İİK m.364, temyiz yoluna başvurmanın da satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını düzenler.

Kötüniyetli başvurunun yaptırımı var mıdır?

İİK m.363/2, icra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa ilgili usul hükmünün uygulanacağını; kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da aynı hükmün uygulanacağını düzenler.

İstinaf dilekçesi hangi hâllerde reddedilir?

İİK m.365, başvurunun yasal süre geçtikten sonra yapılması veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara ya da vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olması hâlinde istemin icra mahkemesince reddedileceğini düzenler.

Ret kararı kabul edilmezse ne olur?

İİK m.365, istinaf yoluna başvuran kişinin ret kararını kabul etmemesi hâlinde istinaf dilekçesinin diğer tarafa tebliğ edildikten sonra karar sureti ve verilirse cevap dilekçesiyle birlikte yetkili bölge adliye mahkemesine gönderileceğini; bu hâlde satış dâhil hiçbir icra işleminin durmayacağını düzenler.

İnceleme ne kadar sürede tamamlanır?

İİK m.366, istinaf ve temyiz incelemelerinin usul kanununa göre yapılacağını ve on beş gün içinde karara bağlanacağını düzenler.

Direnme kararı verilebilir mi?

İİK m.366, Yargıtayın icra ve iflâs işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel hükümlere göre direnme kararı verilebileceğini ve direnme kararlarının Hukuk Genel Kurulunda acele işlerden sayılacağını düzenler.

Bozma veya kaldırma hâlinde ne olur?

İİK m.366 yoluyla uygulanan m.40, bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelelerini olduğu yerde durduracağını; ilâm icra edildikten sonra kaldırılır veya bozulursa icranın ayrıca hükme hacet kalmaksızın tamamen veya kısmen eski hâline iade olunacağını, ancak üçüncü şahısların iyiniyetle kazandıkları haklara halel gelmeyeceğini düzenler.

İlgili Rehberler

Başvuru takibi durdurmaz

Satış dışındaki icra işlemleri devam eder; durdurma için ayrı yola gidilmelidir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Kararın kanun yoluna açık olup olmadığını birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik icra-iflas hukuku ve yargılama usulü alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk