Islah ve Talep Artırımı 2026 (HMK m.109/4, m.141, m.176-182): İddianın Genişletilmesi Yasağı, Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması ve Zamanaşımı — Dilekçe Örneğiyle
20 Eylül 2026

Islah ve Talep Artırımı 2026 (HMK m.109/4, m.141, m.176-182): İddianın Genişletilmesi Yasağı, Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması ve Zamanaşımı — Dilekçe Örneğiyle

Fon zararı davalarında zararın kesin tutarı dava açılırken çoğu kez bilinemez; gerçek zarar ancak bilirkişi incelemesinden sonra ortaya çıkar. Talebin sonradan artırılması ise HMK m.141/1’deki iddianın genişletilmesi yasağına takılır: dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia genişletilemez. Yasağı aşmanın üç yolu vardır: karşı tarafın açık muvafakati, ıslah ve kısmî davaya özgü talep artırımı. 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davasını düzenleyen m.107 mülga edilmiş, buna karşılık m.109/4 eklenmiştir: alacağın bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Zarar rapordan sonra mı belli oldu?

Kısmî davada talep bir defaya mahsus artırılabilir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Islah bir kez, talep artırımı bir kez

Dilekçeler teatisinden sonra iddia genişletilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141/1, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebileceklerini yahut değiştirebileceklerini; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceğini ya da değiştirilemeyeceğini düzenler.

Islah yalnız bir kez kullanılabilir. m.176/2, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceklerini belirtir.

Kısmî davada talep artırımı ayrı bir yoldur. m.109/4, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun; aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini düzenler.

Fon Davalarında Neden Kritik?

Fon zararı davalarında zararın kesin tutarı dava açılırken çoğu kez bilinemez. Portföy hareketleri, gider kalemleri ve birim pay değeri hesaplamaları karşı tarafta olduğundan, gerçek zarar ancak bilirkişi incelemesinden sonra ortaya çıkar.

Bu nedenle davacı genellikle kısmî dava açar ve inceleme sonucuna göre talebini artırır. Talebin sonradan artırılması ise usul hukukunun en sıkı kurallarından birine, iddianın genişletilmesi yasağına takılır.

Bu yazı, yasağın sınırlarını ve yasağı aşmanın iki yolunu ele alır: ıslah ve kısmî davada talep artırımı.

Kısmî dava dilekçesinin hazırlanması fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Hangi yolun kullanılacağı her dosyada ayrıca değerlendirilir.

İddianın Genişletilmesi Yasağı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141/1, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebileceklerini yahut değiştirebileceklerini düzenler.

Aynı fıkra sınırı koyar: dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.

Bu hüküm, 2020 yılında yapılan değişiklikle bugünkü hâlini almıştır. Yasak, dilekçeler aşamasının tamamlanmasıyla devreye girer.

Dolayısıyla dört dilekçe boyunca serbesti vardır: dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap. Bu aşamanın sonunda iddia ve savunma çerçevesi kesinleşir.

Cevaba cevap dilekçesinin hazırlanması savunmaların karşılanması ve cevaba cevap dilekçesi yazımızda ele alındı.

İstisnalar bakımından m.141/2, iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.

Bu fıkra iki çıkış yolu gösterir: ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati. Buna, kısmî davaya özgü talep artırımı da eklenir.

Ön inceleme bakımından m.140/1, hâkimin ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit edeceğini düzenler.

Bu tespit, yasağın kapsamını belirleyen çerçeveyi oluşturur: uyuşmazlık konuları burada sabitlenir.

Yasağı aşmanın yolları

YolŞartSınırDayanak
Dilekçeler aşamasıCevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriDilekçelerin karşılıklı verilmesiyle sona ererm.141/1
Karşı tarafın açık muvafakatiAçık kabulKarşı tarafın iradesine bağlıdırm.141/2
IslahTeminat ve süre şartlarıAynı davada bir kez; tahkikatın sonuna kadarm.176, m.177
Kısmî davada talep artırımıAlacağın bir kısmının dava edilmiş olmasıBir defaya mahsus; tahkikatın sonuna kadarm.109/4

Kısmî Davada Talep Artırımı: m.109/4

Bu hüküm, 2026 yılında 7589 sayılı Kanunla eklenmiştir ve fon davaları bakımından doğrudan sonuç doğurur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun; aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini düzenler.

Aynı fıkra zamanaşımı bakımından da bir kural getirir: bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Bu iki cümle birlikte okunduğunda ortaya çıkan yapı şudur.

Birincisi, talep artırımı iddianın genişletilmesi yasağına tabi değildir. Dolayısıyla karşı tarafın muvafakatine veya ıslaha ihtiyaç duyulmaz.

İkincisi, artırım bir defaya mahsustur. Birden çok kez talep artırımı yapılamaz.

Üçüncüsü, zaman sınırı tahkikatın sona ermesidir.

Dördüncüsü ve fon dosyaları bakımından en önemlisi, zamanaşımının artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılmasıdır. Bu kural, dava açıldıktan sonra zamanaşımı süresi dolsa dahi artırılan kısmın zamanaşımına uğramamasını sağlar.

Zamanaşımı rejimi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.

Kısmî dava bakımından m.109/1, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceğini düzenler.

Feragat bakımından m.109/3, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmî dava açılmasının talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini belirtir.

Bu fıkra, dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır” ifadesinin kullanılmasının ardındaki mantığı gösterir: açık feragat bulunmadıkça kalan kısımdan feragat edilmiş sayılmaz.

Belirsiz Alacak Davasının Yürürlükten Kaldırılması

Aynı kanun değişikliğiyle bir dava türü yürürlükten kaldırılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107, belirsiz alacak davasını düzenlemekteydi. Bu madde, 2026 yılında 7589 sayılı Kanunla mülga edilmiştir.

Bu değişiklik, zararın tutarının dava açılırken belirlenemediği dosyalarda başvurulan yolu ortadan kaldırmıştır.

Yerine getirilen mekanizma m.109/4’tür: kısmî dava açılır ve talep bir defaya mahsus olmak üzere artırılır.

Dolayısıyla fon zararı davalarında bugün izlenecek yol, kısmî dava ve talep artırımıdır.

Geçiş hükümleri ve değişikliğin derdest davalara etkisi bakımından, 7589 sayılı Kanunun kendi geçiş düzenlemeleri esas alınır. Bu düzenlemeler 12. Yargı Paketi rehberi yazımızda ele alındı.

Değişiklik öncesi ve sonrası

KonuÖnceki durumGüncel durum
Tutarın belirlenemediği alacakBelirsiz alacak davası (m.107)m.107 mülga edildi
İzlenecek yolBelirsiz alacak veya kısmî davaKısmî dava ve talep artırımı
Talep artırımıIslah veya belirsiz alacak davasında artırımm.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırım
Artırımın yasağa tabiliğiİddianın genişletilmesi yasağına tabi değil
ZamanaşımıArtırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılır
Zaman sınırıTahkikatın sona ermesi

Islahın Kapsamı ve Sınırları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.176/1, taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceğini düzenler.

m.176/2 kesin bir sınır koyar: aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.

Bu sınır, ıslah hakkının nasıl ve ne zaman kullanılacağını stratejik bir karar hâline getirir. Erken kullanılan ıslah hakkı, sonradan ortaya çıkan ihtiyaçlar için tüketilmiş olur.

Zaman bakımından m.177/1, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini belirtir.

Kanun yolundan dönüş hâlinde m.177/2, Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde; ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceğini düzenler.

Aynı fıkra bir sınır getirir: ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.

Bu hüküm, bozma sonrası ıslah imkânını tanırken bozmanın bağlayıcılığını korur.

Şekil bakımından m.177/3, ıslahın sözlü veya yazılı olarak yapılabileceğini; karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa bu yazılı talep veya tutanak örneğinin haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceğini düzenler.

Kanun yolu rejimi fon davasında istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.

Islahın Teminat Şartı

Islah, karşı taraf bakımından bir külfet doğurduğundan teminata bağlanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.178/1, ıslah eden tarafın; ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu düzenler.

Aynı fıkra yaptırımı da belirler: aksi hâlde ıslah yapılmamış sayılır.

Bu hüküm, ıslah kararının maliyet boyutunu da hesaba katmayı gerektirir. Teminat tutarı hâkimin takdirindedir ve bir haftalık süre kesindir.

Yargılama giderleri rejimi yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.

Islahın Sonuçları: Hangi İşlemler Geçersiz Olur?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.179/1, ıslahın; bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuracağını düzenler.

Bu kural geniş bir etki öngörür: ıslahın kapsadığı noktadan sonraki işlemler yapılmamış sayılır.

Ancak m.179/2 önemli bir istisna getirir. Aynı fıkra; ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ile belirli şartlarda yeminin teklifi, reddi veya iadesinin ıslah ile geçersiz kılınamayacağını belirtir.

Yemin bakımından aynı fıkra ek bir şart arar: yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla.

Bu istisna fon dosyalarında belirleyicidir: alınmış bilirkişi raporu, ıslahla ortadan kalkmaz.

Dolayısıyla bilirkişi raporundan sonra yapılan ıslah, raporu geçersiz kılmaz; rapor dosyada kalır ve hükme esas alınabilir.

m.179/3 bir esneklik tanır: şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa bunlar da yapılmamış sayılır.

Islahın etkisi (HMK m.179)

İşlemIslahtan etkilenir mi
Teşmil edilen noktadan sonraki usul işlemleriYapılmamış sayılır
İkrarGeçersiz kılınamaz
Tanık ifadeleriGeçersiz kılınamaz
Bilirkişi rapor ve beyanlarıGeçersiz kılınamaz
Keşif ve isticvap tutanaklarıGeçersiz kılınamaz
Yeminin teklifi, reddi veya iadesiMaddede belirtilen koşulla geçersiz kılınamaz
Yukarıdakiler, sonraki tahkikatta gereksizseYapılmamış sayılabilir

Tam Islah ve Kısmen Islah

Islahın iki görünümü ayrı usullere tabidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.180/1, davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren tarafın bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorunda olduğunu düzenler.

Aynı fıkra yaptırımı belirler: aksi hâlde ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.

Bu sonuç ağırdır: bir haftalık süre kaçırıldığında hem yeni dilekçe verilemez hem de ıslah hakkı tüketilmiş olur.

Kısmen ıslah bakımından m.181/1, kısmen ıslaha başvuran tarafa ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verileceğini; bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa ıslahın hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceğini düzenler.

İki hüküm arasındaki fark sonuçtadır: tam ıslahta süre kaçırılırsa ıslah hakkı kullanılmış sayılırken, kısmen ıslahta ıslah hiç yapılmamış gibi devam edilir.

Kötüniyet bakımından m.182/1, ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığının deliller veya belirtilerle anlaşılması hâlinde mahkemenin ıslahı dikkate almadan karar vereceğini düzenler.

Aynı fıkra ek yaptırım öngörür: hâkim, kötüniyetle ıslaha başvuranı karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve maddede gösterilen tutarda disiplin para cezasına mahkûm eder.

Tam ıslah ve kısmen ıslah

KonuTam ıslahKısmen ıslah
Yapılacak işlemBir hafta içinde yeni dava dilekçesiBir hafta içinde ıslah edilen usul işlemi
Süre kaçırılırsaIslah hakkı kullanılmış sayılır, davaya devam edilirIslah hiç yapılmamış gibi devam edilir
Kullanım sayısıAynı davada bir kezAynı davada bir kez
TeminatBir hafta içinde yatırılırBir hafta içinde yatırılır
Dayanakm.180m.181

Delil Gösterme Süresi ile İlişkisi

İddianın genişletilmesi yasağı, delil gösterme süresiyle birlikte değerlendirilmelidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.145/1, tarafların Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyeceklerini düzenler.

Aynı fıkra iki istisna getirir: bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.

İkinci istisna fon dosyalarında sıkça gündeme gelir: karşı taraftan ibraz edilen belgelerden sonra ortaya çıkan deliller, davacının kusurundan kaynaklanmayan bir gecikme oluşturabilir.

Belge ibrazı rejimi fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.

Duruşma düzeni bakımından m.147/3, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını düzenler. Aynı fıkra, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini belirtir.

Bu hüküm de 7589 sayılı Kanunla getirilmiştir ve tahkikat aşamasının süresini sınırlar.

Harç ve Süre Bakımından Talep Artırımı

Talep artırımının usulî boyutu kadar malî boyutu da vardır.

Kısmî davada dava açılırken harç, yalnız dava edilen kısım üzerinden yatırılır. Talep artırıldığında ise artırılan kısım bakımından harcın tamamlanması gerekir.

Bu yapı, kısmî davanın başlıca pratik sebebini oluşturur: dava açılırken toplam zararın harcını yatırmak zorunda kalınmaz.

Harç ve gider rejimi yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.

Zaman bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4, sınırı tahkikatın sona ermesine bağlar. Tahkikatın ne zaman sona erdiği ise m.147/2’deki bildirimle ilişkilidir: taraflara gönderilecek davetiyede tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği bildirilir.

Dolayısıyla sözlü yargılamaya geçildikten sonra talep artırımı yapılamaz.

Bu nedenle bilirkişi raporunun tebliğinden sonra talep artırımının gecikmeden sunulması gerekir. Rapora itiraz ile talep artırımı çoğu kez aynı aşamada gündeme gelir; rapora itiraz usulü bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ele alındı.

Talep artırımının zamanlaması

AşamaTalep artırımı mümkün müDayanak
Dilekçeler aşamasıEvet; ayrıca iddia serbestçe genişletilebilirm.141/1
Ön incelemeEvetm.109/4
Tahkikat, bilirkişi raporundan sonraEvet; tipik kullanım anım.109/4
Tahkikat sona erdikten sonraHayırm.109/4
Sözlü yargılamaHayırm.109/4, m.147/2
Kanun yolu aşamasıHayır; bozma sonrası tahkikatta ıslah gündeme gelebilirm.177/2

Davaların Yığılması ve Terditli Dava ile Karşılaştırma

Talebin kapsamını belirlemenin başka yolları da vardır; bunlar talep artırımından farklı işlev görür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.110/1, davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceğini düzenler.

Aynı fıkra iki şart arar: birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması.

Fon dosyalarında bu imkân, farklı hukuki sebeplere dayanan talepler bakımından gündeme gelebilir.

Terditli dava bakımından m.111/1, davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslilik ve ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceğini; bunun için talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunmasının şart olduğunu düzenler.

m.111/2, mahkemenin davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe fer’î talebini inceleyemeyeceğini ve hükme bağlayamayacağını belirtir.

Bu yapı, birbirine alternatif dayanakların sıralanmasına imkân tanır.

Üç kurum arasındaki fark şudur: davaların yığılmasında talepler bağımsızdır ve birlikte incelenir; terditli davada sıra vardır ve ilki reddedilmedikçe ikincisine geçilmez; talep artırımında ise tek bir talebin tutarı büyütülür.

Üç kurumun karşılaştırması

KurumİşlevŞartDayanak
Davaların yığılmasıBağımsız birden fazla asli talebin birlikte ileri sürülmesiAynı yargı çeşidi ve ortak yetkili mahkemem.110
Terditli davaTalepler arasında aslilik ve ferîlik ilişkisi kurulmasıHukuki veya ekonomik bağlantım.111
Talep artırımıKısmî davada tek talebin tutarının büyütülmesiAlacağın bir kısmının dava edilmiş olması; bir defaya mahsusm.109/4

Fon Dosyasında Yol Seçimi

Talebin artırılması gerektiğinde hangi yolun kullanılacağı, davanın türüne göre belirlenir.

Hangi durumda hangi yol?

DurumYolDayanak
Kısmî dava açılmış, bilirkişi raporuyla zarar belirlendiTalep artırımı; bir defaya mahsusm.109/4
Talep artırımı zaten kullanıldı, yeni artırım gerekiyorIslah; aynı davada bir kezm.176/2, m.181
Dava sebebinin değiştirilmesi gerekiyorIslah veya karşı tarafın açık muvafakatim.141/2
Davanın tümüyle yeniden kurulması gerekiyorTam ıslah; bir hafta içinde yeni dilekçem.180
Dilekçeler aşaması henüz bitmediCevaba cevap veya ikinci cevap dilekçesim.141/1
Yeni delil ortaya çıktım.145 istisnalarına dayanılarak delil sunmam.145/1
Bozma sonrası tahkikat yapılıyorIslah; bozmanın bağlayıcılığı saklım.177/2

Bu tabloda dikkat edilmesi gereken nokta şudur: talep artırımı ve ıslah ayrı yollardır ve her biri kendi sınırına tabidir. Talep artırımının kullanılmış olması ıslah hakkını tüketmez.

Talep Artırımı Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, kısmî dava olarak açılan fon zararı davasında bilirkişi raporundan sonra sunulacak talep artırımı için hazırlanmış çerçevedir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: [ ] Esas

DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

DAVALILAR: [Kurucu portföy yönetim şirketi], [portföy saklayıcısı]

KONU: Talebimizin artırılmasına ilişkin beyanımızdır.

AÇIKLAMALAR

1. İşbu dava, müvekkilin fon katılma payı sahibi sıfatıyla uğradığı zararın tahsili istemiyle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL üzerinden kısmî dava olarak açılmıştır.

2. [Tarih] tarihli bilirkişi raporunda müvekkilin zararı [tutar] TL olarak tespit edilmiştir. Rapor müvekkil vekiline [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir.

Talep artırımının dayanağı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109

Anılan maddenin dördüncü fıkrası, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun; aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini öngörmektedir. İşbu beyan bu hüküm uyarınca ve tahkikat sona ermeden sunulmaktadır.

Zamanaşımı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109

Aynı fıkra, bu durumda zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını düzenlemektedir.

Kısmî davada feragat bulunmadığı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109

Anılan maddenin üçüncü fıkrası, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında kısmî dava açılmasının geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmeyeceğini öngörmektedir. Dava dilekçemizde fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmuş olup kalan kısımdan feragat edilmemiştir.

3. Bu itibarla dava değerimizi [yeni tutar] TL’ye artırıyor, artırılan [fark tutarı] TL bakımından da harcı yatırdığımızı beyan ediyoruz.

HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109, m.141, m.145; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Talebimizin [yeni tutar] TL’ye artırılmasına ve bu tutar üzerinden hüküm kurulmasına,

2. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayıldığının kabulüne,

3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Beyanın tahkikat sona ermeden sunulması gerekir; m.109/4 zaman sınırını tahkikatın sona ermesine bağlamaktadır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, talep artırımını ıslah sanmaktır. HMK m.109/4, kısmî davada talep artırımını iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın mümkün kılar; ıslah hükümlerine başvurulması gerekmez.

İkinci hata, talep artırımını birden çok kez yapmaya çalışmaktır. Aynı fıkra, artırımın aynı davada bir defaya mahsus olduğunu belirtir.

Üçüncü hata, ıslah hakkını erken tüketmektir. m.176/2, aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini düzenler.

Dördüncü hata, ıslahta teminatı gözden kaçırmaktır. m.178/1, teminatın bir hafta içinde yatırılmaması hâlinde ıslahın yapılmamış sayılacağını öngörür.

Beşinci hata, ıslahın bilirkişi raporunu geçersiz kılacağını sanmaktır. m.179/2, bilirkişi rapor ve beyanlarının ıslah ile geçersiz kılınamayacağını belirtir.

Altıncı hata, tam ıslahta bir haftalık süreyi kaçırmaktır. m.180/1, bu hâlde ıslah hakkının kullanılmış sayılacağını ve davaya ıslah hiç yapılmamış gibi devam edileceğini öngörür.

Yedinci hata, belirsiz alacak davası açmaya çalışmaktır. m.107, 7589 sayılı Kanunla mülga edilmiştir; izlenecek yol kısmî dava ve talep artırımıdır.

Sekizinci hata, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutmamaktır. m.109/3, açık feragat bulunmadıkça kalan kısımdan feragat edilmiş sayılmayacağını belirtse de, saklı tutma kaydı uygulamada tereddüdü önler.

Dava şartları: On bir şart, görev ve yetki ile ilk itirazlar dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Hüküm sonrası: Kesin hükmün sınırları, tavzih ve tamamlama hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama yazımızda ele alındı.
Süreler: Süre hesabı, kesin süre ve eski hâle getirme süreler, adli tatil ve eski hâle getirme yazımızda ele alındı.
İlkeler: Taleple bağlılık, taraflarca getirilme ve hukuki dinlenilme hakkı yargılama ilkeleri yazımızda ele alındı.
Faiz: Kanuni faiz, temerrüt anı ve aşkın zarar fon davasında faiz rejimi yazımızda ele alındı.
Dava türü ve savunma: Tespit davası, terditli dava, cevap dilekçesi ve karşı dava tespit davası, terditli dava, cevap dilekçesi ve karşı dava yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

İddia ne zamana kadar genişletilebilir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141/1, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebileceklerini; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceğini ya da değiştirilemeyeceğini düzenler.

Yasağın istisnaları nelerdir?

HMK m.141/2, iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümlerinin saklı olduğunu düzenler. Kısmî davada talep artırımı ise m.109/4’te ayrıca düzenlenmiştir.

Kısmî davada talep nasıl artırılır?

HMK m.109/4, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun; aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini düzenler.

Talep artırımı zamanaşımını etkiler mi?

HMK m.109/4, bu durumda zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını düzenler.

Belirsiz alacak davası hâlâ açılabilir mi?

Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla mülga edilmiştir. Tutarı dava açılırken belirlenemeyen alacaklarda izlenecek yol kısmî dava açmak ve m.109/4 uyarınca talebi artırmaktır.

Kısmî dava açmak kalan kısımdan feragat midir?

Hayır. HMK m.109/3, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmî dava açılmasının talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini düzenler.

Islah kaç kez yapılabilir?

HMK m.176/2, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceklerini düzenler.

Islah ne zamana kadar yapılabilir?

HMK m.177/1, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini düzenler. m.177/2 ise bozma veya kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceğini, ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağını belirtir.

Islahta teminat zorunlu mudur?

HMK m.178/1, ıslah eden tarafın; ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu; aksi hâlde ıslahın yapılmamış sayılacağını düzenler.

Islah bilirkişi raporunu geçersiz kılar mı?

Hayır. HMK m.179/2, ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ile maddede belirtilen koşulla yeminin teklifi, reddi veya iadesinin ıslah ile geçersiz kılınamayacağını düzenler.

Islahın genel etkisi nedir?

HMK m.179/1, ıslahın bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuracağını düzenler.

Davasını tamamen ıslah eden ne yapmalıdır?

HMK m.180/1, davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren tarafın bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorunda olduğunu; aksi hâlde ıslah hakkının kullanılmış sayılacağını ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceğini düzenler.

Kısmen ıslahta süre kaçırılırsa ne olur?

HMK m.181/1, kısmen ıslaha başvuran tarafa ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verileceğini; bu süre içinde işlem yapılmazsa ıslahın hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceğini düzenler.

Kötüniyetli ıslahın sonucu nedir?

HMK m.182/1, ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığının anlaşılması hâlinde mahkemenin ıslahı dikkate almadan karar vereceğini; ayrıca hâkimin kötüniyetle ıslaha başvuranı karşı tarafın uğradığı bütün zararları ödemeye ve disiplin para cezasına mahkûm edeceğini düzenler.

Süresinden sonra delil gösterilebilir mi?

HMK m.145/1, tarafların Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyeceklerini; ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkemenin sonradan gösterilmesine izin verebileceğini düzenler.

İlgili Rehberler

Islah hakkı bir kez kullanılır

Erken kullanılan ıslah, sonraki ihtiyaçlar için tükenir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Talep artırımı mı ıslah mı gerektiğini birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik yargılama usulü alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk