Fon zararı davalarında dilekçenin nasıl kurulacağını belirleyen şey yalnızca maddi hukuk değildir; yargılamanın temel ilkeleri hâkimin neyi inceleyebileceğini ve neye karar verebileceğini önceden sınırlar. HMK m.25/1, hâkimin söylenmeyen vakıayı kendiliğinden dikkate alamayacağını ve onu hatırlatabilecek davranışta dahi bulunamayacağını düzenler. m.26/1, hâkimin talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu ve fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini öngörür; bilirkişi raporundaki zarar talebi aşıyorsa talep artırımı gerekir. Buna karşılık m.33, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağını belirtir: hukuki sebebin eksik gösterilmesi tek başına ret sebebi değildir. m.27 ise hukuki dinlenilme hakkının içeriğinde kararların somut ve açık gerekçelendirilmesini sayar.
Talep dilekçede eksiksiz olmalı
Hâkim talepten fazlasına karar veremez. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Hâkim taleple bağlıdır, fazlasına karar veremez
Taleple bağlılık esastır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26/1, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceğini düzenler.
Hâkim söylenmeyeni dikkate alamaz. m.25/1, kanunda öngörülen istisnalar dışında hâkimin iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağını ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamayacağını belirtir.
Türk hukuku resen uygulanır. m.33, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağını düzenler; hukuki nitelendirme tarafların gösterdiği hukuki sebeple sınırlı değildir.
Dilekçenin Sınırlarını Çizen Kurallar
Fon zararı davalarında dilekçenin nasıl kurulacağını belirleyen şey, yalnızca maddi hukuk değildir. Yargılamanın temel ilkeleri, hâkimin neyi inceleyebileceğini ve neye karar verebileceğini önceden sınırlar.
Bu ilkeler pratikte üç soruya cevap verir. Dilekçede gösterilmeyen bir vakıayı hâkim dikkate alabilir mi? Talep edilenden fazlasına hükmedilebilir mi? Hukuki sebebi yanlış göstermek davayı kaybettirir mi?
Bu yazı, yargılamaya hâkim olan ilkeleri ve yargılamanın ertelenmesini gerektiren hâlleri ele alır.
Dava dilekçesinin hazırlanması fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.
Tasarruf İlkesi: m.24
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.24/1, hâkimin iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemeyeceğini ve karara bağlayamayacağını düzenler.
Bu kural, yargılamanın taraf iradesiyle başladığını gösterir: dava açılmadıkça inceleme yapılmaz.
m.24/2, kanunda açıkça belirtilmedikçe hiç kimsenin kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamayacağını belirtir.
m.24/3, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisinin devam edeceğini düzenler.
Bu son fıkra, feragat, kabul ve sulh kurumlarının dayanağını oluşturur. Bu kurumlar hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama yazımızda ele alındı.
Fon dosyalarında bu ilke şu sonucu doğurur: yatırımcının talebi olmadıkça mahkeme kendiliğinden zarar araştırması yapmaz; dava açılması ve talebin ortaya konulması gerekir.
Taraflarca Getirilme İlkesi: m.25
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.25/1, kanunda öngörülen istisnalar dışında hâkimin; iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağını ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamayacağını düzenler.
Bu hükümde iki yasak vardır: söylenmeyen vakıayı dikkate almak ve onu hatırlatabilecek davranışta bulunmak.
İkinci yasak dikkat çekicidir: hâkim, tarafa ileri sürmediği bir vakıayı ima dahi edemez.
Delil bakımından m.25/2, kanunla belirtilen durumlar dışında hâkimin kendiliğinden delil toplayamayacağını belirtir.
Bu ilke, fon dosyalarında dilekçenin kapsamını belirleyici hâle getirir: vakıaların eksiksiz gösterilmesi taraf yükümlülüğüdür.
İstisnalar bakımından çekişmesiz yargı işlerinde resen araştırma ilkesi geçerlidir; bu rejim çekişmesiz yargı yazımızda ele alındı.
Ayrıca dava şartları, mahkemece her aşamada resen araştırılır; bu husus dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Taleple Bağlılık: m.26
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26/1, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini düzenler.
Aynı fıkra bir imkân tanır: duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Bu kural üç sınır koyar: fazlasına karar verilemez, başka bir şeye karar verilemez, ancak azına karar verilebilir.
Fon dosyalarında bu ilke doğrudan sonuç doğurur. Bilirkişi raporunda tespit edilen zarar, dava dilekçesindeki talepten fazla ise mahkeme talebi aşamaz. Bu nedenle talep artırımı gerekir.
Talep artırımı rejimi ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.
Aynı ilke faiz bakımından da işler: talep edilmeyen faiz türüne veya talep edilmeyen bir tarihten itibaren faize hükmedilemez.
m.26/2, hâkimin tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.
Hukuki Dinlenilme Hakkı: m.27
Yargılamanın en temel güvencesi bu maddededir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.27/1, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduklarını düzenler.
Bu fıkra hakkın sahiplerini geniş tutar: yalnız taraflar değil, müdahiller ve diğer ilgililer de bu hakka sahiptir.
Müdahilin konumu davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele yazımızda ele alındı.
m.27/2, bu hakkın içeriğini üç bentte gösterir.
Hukuki dinlenilme hakkının içeriği (HMK m.27/2)
| Bent | İçerik |
|---|---|
| (a) | Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması |
| (b) | Açıklama ve ispat hakkı |
| (c) | Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi |
(c) bendi, gerekçe yükümlülüğünü hukuki dinlenilme hakkının bir parçası sayar: kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi bu hakkın içindedir.
Bu nedenle yetersiz gerekçe, yalnız şeklî bir eksiklik değil, hukuki dinlenilme hakkının ihlali olarak ileri sürülebilir.
Hükmün gerekçesine ilişkin kurallar hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama yazımızda ele alındı.
Ayrıca tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmemesi, tahkimde bir iptal sebebidir; bu rejim tahkim yazımızda ele alındı.
Aleniyet ve Gizlilik: m.28
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.28/1, duruşma ve kararların bildirilmesinin aleni olduğunu düzenler.
İstisna bakımından m.28/2, duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına ancak; genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin yahut yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, ilgilinin talebi üzerine yahut resen mahkemece karar verilebileceğini belirtir.
Bu fıkrada üç sebep sayılır ve hepsinde “kesin olarak gerekli kılma” ölçütü aranır.
Fon dosyalarında bu hüküm, ticari sır niteliğindeki bilgilerin duruşmada tartışılması hâlinde gündeme gelebilir.
Usul bakımından m.28/3, tarafların gizlilik talebinin ön sorunlar hakkındaki hükümler çerçevesinde gizli duruşmada incelenip karara bağlanacağını; hâkimin bu kararının gerekçelerini esas hakkındaki kararı ile birlikte açıklayacağını düzenler.
Ön sorun rejimi ön inceleme ve tahkikat yazımızda ele alındı.
Uyarı bakımından m.28/4, hâkimin; gizli yargılama işlemleri sırasında hazır bulunanları o yargılamayla ilgili edindikleri bilgileri açıklamamaları hususunda uyaracağını ve Türk Ceza Kanunu’nun gizliliğin ihlaline ilişkin hükmünün uygulanacağını ihtar ederek bu hususu tutanağa geçireceğini belirtir.
Duruşmada kayıt yasağı ise ayrıca düzenlenmiştir ve aleniyetten bağımsızdır.
Dürüstlük ve Doğruyu Söyleme Yükümlülüğü: m.29
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.29/1, tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunda olduklarını düzenler.
m.29/2, tarafların davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlü olduklarını belirtir.
Bu yükümlülük, taraflarca getirilme ilkesinin karşılığıdır: hâkim vakıaları resen araştırmadığına göre, tarafların beyanlarının gerçeğe uygun olması gerekir.
Dürüstlük kuralına aykırılık çeşitli hükümlerde yaptırıma bağlanmıştır: kötüniyetle ıslah, kötüniyetli hâkim reddi ve gereksiz gider yaratma bunlar arasındadır.
Bu yaptırımlar yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.
Usul Ekonomisi ve Aydınlatma Ödevi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.30, hâkimin; yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğunu düzenler.
Bu ilke, duruşmalar arasındaki süre sınırı ve tahkikatın duruşma sayısı gibi hükümlerin dayanağını oluşturur.
Aydınlatma ödevi bakımından m.31, hâkimin; uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceğini, soru sorabileceğini ve delil gösterilmesini isteyebileceğini belirtir.
Bu hüküm m.25’teki yasakla birlikte okunmalıdır. Hâkim, söylenmeyen vakıayı hatırlatamaz; ancak söylenmiş olmakla birlikte belirsiz veya çelişkili olan hususta açıklama isteyebilir.
Aradaki sınır incedir: aydınlatma ödevi mevcut beyanın netleştirilmesine yöneliktir, yeni bir vakıanın ileri sürülmesine değil.
Sevk ve idare bakımından m.32/1, yargılamayı hâkimin sevk ve idare edeceğini; yargılama düzeninin bozulmaması için gerekli her türlü tedbiri alacağını düzenler.
m.32/2, okunamayan veya uygunsuz yahut ilgisiz olan dilekçenin yeniden düzenlenmesi için uygun bir süre verileceğini ve bu dilekçenin dosyada kalacağını belirtir.
Yargılamaya hâkim olan ilkeler
| İlke | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarruf ilkesi | Talep olmadıkça dava incelenemez; dava açıldıktan sonra tasarruf yetkisi devam eder | m.24 |
| Taraflarca getirilme | Söylenmeyen vakıa dikkate alınamaz, hatırlatılamaz; hâkim resen delil toplayamaz | m.25 |
| Taleple bağlılık | Fazlasına veya başka bir şeye karar verilemez; azına verilebilir | m.26 |
| Hukuki dinlenilme | Bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat, değerlendirilme ve gerekçelendirme | m.27 |
| Aleniyet | Duruşma ve kararların bildirilmesi alenidir; gizlilik istisnaidir | m.28 |
| Dürüstlük ve doğruyu söyleme | Dürüstlük kuralına uygun davranma ve vakıaları gerçeğe uygun açıklama | m.29 |
| Usul ekonomisi | Makul süre, düzenli yürütme, gereksiz giderden kaçınma | m.30 |
| Aydınlatma ödevi | Belirsiz veya çelişkili hususlarda açıklama, soru ve delil isteme | m.31 |
| Sevk ve idare | Hâkim yargılamayı yürütür; uygunsuz dilekçe için süre verilir | m.32 |
| Hukukun resen uygulanması | Hâkim Türk hukukunu resen uygular | m.33 |
Hukukun Resen Uygulanması: m.33
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.33, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağını düzenler.
Bu kısa hüküm önemli bir sonuç doğurur: vakıaları ileri sürmek taraflara ait iken, bu vakıalara uygulanacak hukuku belirlemek hâkime aittir.
Dolayısıyla dilekçede hukuki sebebin eksik veya yanlış gösterilmiş olması, tek başına davanın reddini gerektirmez.
Fon dosyalarında bu kural değer taşır: aynı vakıa kümesi sözleşmeye aykırılık, haksız fiil veya sermaye piyasası mevzuatından doğan sorumluluk olarak nitelendirilebilir. Nitelendirme hâkime aittir.
Ancak bu kural, vakıaların ileri sürülmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. m.25 uyarınca söylenmeyen vakıa dikkate alınamayacağından, hukuki nitelendirmenin dayanağı olan vakıaların dilekçede yer alması gerekir.
Ayrıca m.26’daki taleple bağlılık ilkesi saklıdır: hukuki nitelendirme değişse de talep sonucu aşılamaz.
Yargılamanın Ertelenmesini Gerektiren Hâller
Taraflardan birinin durumundaki değişiklikler yargılamanın ertelenmesini gerektirebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.55/1, taraflardan birinin ölümü hâlinde; mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceğini düzenler.
Aynı fıkra bir imkân tanır: bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.
Bu hüküm fon dosyalarında gündeme gelebilir: katılma payı sahibi davacının yargılama sırasında vefat etmesi hâlinde dava ertelenir.
Mirasçılık işlemleri ve terekeye ilişkin çekişmesiz yargı işleri çekişmesiz yargı yazımızda ele alındı.
Vesayet bakımından m.56/1, taraflardan birinin vesayet altına alınması veya kendisine yasal danışman atanması talebinin mahkemece uygun bulunması ya da mahkemece gerekli görülmesi hâlinde, bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenebileceğini düzenler.
m.56/2, taraflardan birinin kanun gereğince tedavi, gözlem veya koruma altına alınmış yahut başkalarıyla görüşmekten yasaklanmış olup da kendisi veya vekilinin mahkemede bulunmasının mümkün olmaması hâlinde; o kimse hakkında davayı takip için kayyım atanıncaya kadar yargılamanın ertelenebileceğini belirtir.
Bu iki fıkrada ifade takdirîdir: yargılama ertelenebilir.
Ertelemeyi gerektiren hâller
| Hâl | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Tarafın ölümü, mirasçılar kabul veya ret etmemişse | Kanuni süreler geçinceye kadar dava ertelenir | m.55/1 |
| Ölüm hâlinde gecikmesinde sakınca varsa | Talep üzerine davayı takip için kayyım atanabilir | m.55/1 |
| Vesayet veya yasal danışman atanması talebi uygun bulunursa | Kesin karar verilinceye kadar yargılama ertelenebilir | m.56/1 |
| Tedavi, gözlem, koruma altına alınma veya görüşme yasağı | Kayyım atanıncaya kadar yargılama ertelenebilir | m.56/2 |
Vekilin istifası veya azli hâlinde ise erteleme değil, tarafın yokluğu hükümleri işler; bu rejim davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele yazımızda ele alındı.
Temsil ve İzin Belgeleri: m.54
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.54/1, kanuni temsilcilerin; davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde izin belgelerini, tüzel kişilerin organlarının ise temsil belgelerini dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorunda olduklarını düzenler.
Aynı fıkra yaptırımı gösterir: aksi takdirde dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamazlar.
Aynı fıkra bir istisna tanır: gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkeme, kanuni temsilcilerin veya tüzel kişilerin organlarının bu eksikliği gidermeleri şartıyla dava açmalarına yahut davayla ilgili işlem yapmalarına izin verebilir.
Süre bakımından m.54/2, izin belgesinin alınması için mahkemeye müracaat edilmesi gerekiyorsa ilgiliye müracaatı için kesin süre verileceğini; bu süre içinde mahkemeye başvurulması hâlinde bu konuda karar verilinceye kadar beklenileceğini belirtir.
Bu hüküm fon dosyalarında tüzel kişi taraflar bakımından uygulanır: davalı kuruluşun temsil belgesinin dosyaya sunulması gerekir.
Temsil ve ehliyet konuları dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Ses ve Görüntü Nakli Yoluyla Duruşmaya Katılım
Hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasını kolaylaştıran bir imkân daha vardır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.149/1, mahkemenin taraflardan birinin talebi üzerine; talep eden tarafın veya vekilinin aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebileceğini düzenler.
Bu fıkra taraf ve vekil bakımından talep şartı arar.
m.149/2, mahkemenin resen veya taraflardan birinin talebi üzerine; tanığın, bilirkişinin veya uzmanın aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden dinlenilmesine karar verebileceğini belirtir.
Burada resen karar verme imkânı da vardır.
m.149/3, mahkemenin; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin bu yolla dinlenilmesine resen karar verebileceğini düzenler.
Yer değişikliği bakımından m.149/4, mahkemenin; fiilî engel veya güvenlik sebebiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına, yargı çevresi içinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunun uygun görüşünü alarak karar verebileceğini belirtir.
Bu hükümler fon dosyalarında pratik değer taşır: başka şehirde bulunan yatırımcı veya tanık bakımından bu yol talep edilebilir.
Tanık dinlenmesinde yer kuralları ayrıca düzenlenmiştir; bu rejim tanık delili ve yemin yazımızda ele alındı.
Elektronik ortamda yapılan işlemler ise ayrı bir rejime tabidir; bu husus çekişmesiz yargı yazımızda ele alındı.
Uzaktan katılım imkânları (HMK m.149)
| Kişi | Karar şekli | Dayanak |
|---|---|---|
| Taraf veya vekili | Talep üzerine | m.149/1 |
| Tanık, bilirkişi veya uzman | Resen veya talep üzerine | m.149/2 |
| Serbestçe tasarruf edilemeyen işlerde ilgililer | Resen | m.149/3 |
| Duruşma yeri | Fiilî engel veya güvenlik sebebiyle, komisyonun uygun görüşüyle il içinde başka yer | m.149/4 |
Disiplin Para Cezası ve İlkelerin Yaptırımı
Yargılama ilkelerine aykırılık, çeşitli hükümlerde disiplin para cezasına bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.446/1, bu Kanun anlamında disiplin para cezasından maksadın; yargılamanın düzenli bir biçimde işleyişini sağlamak ve kamu düzenini korumak amacıyla verilen, verildiği anda kesin olan ve derhâl infazı gereken para cezası olduğunu düzenler.
Aynı fıkra iki önemli özellik belirtir: bu ceza seçenek yaptırımlara çevrilemez ve adli sicil kayıtlarında yer almaz.
Tahsil bakımından m.446/2, disiplin para cezasının Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğini belirtir.
Bu ceza, dürüstlük kuralına aykırı davranışların yaptırımı olarak çeşitli maddelerde öngörülmüştür.
Disiplin para cezası öngörülen başlıca hâller
| Hâl | Dayanak |
|---|---|
| Kötüniyetle hâkimin reddi talebinde bulunulması ve talebin esastan reddi | m.42/6 |
| Hâkimlerin sorumluluğu davasının esastan reddi | m.49 |
| Kötüniyetle ıslaha başvurulması | m.182/1 |
| Mazeretsiz gelmeyen tanığın zorla getirtilmesi | m.245/1 |
| Tanığın kanuni sebep göstermeden tanıklıktan çekinmesi | m.253/1 |
| Cezanın niteliği ve tahsili | m.446 |
Bu tablo, yargılama ilkelerinin soyut kurallar olmadığını gösterir: dürüstlük kuralına aykırı davranışlar somut yaptırımlara bağlanmıştır.
Hâkimin reddi ve sorumluluğu rejimi hâkimin yasaklılığı, reddi ve sorumluluğu yazımızda; ıslah rejimi ise ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.
Diğer kanunlardaki atıflar bakımından m.447/1, diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümlerinin uygulanacağını düzenler.
Basit yargılama usulü basit yargılama usulü yazımızda ele alındı.
Fon Dosyasında İlkelerin Uygulanması
İlke bazında pratik sonuç
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Bilirkişi zararı talepten yüksek buldu | Mahkeme talebi aşamaz; talep artırımı gerekir | m.26/1 |
| Dilekçede bir vakıa gösterilmedi | Hâkim resen dikkate alamaz, hatırlatamaz | m.25/1 |
| Hukuki sebep eksik veya yanlış gösterildi | Hâkim Türk hukukunu resen uygular | m.33 |
| Beyanda belirsizlik veya çelişki var | Hâkim açıklama yaptırabilir, soru sorabilir | m.31 |
| Karar yeterince gerekçelendirilmedi | Hukuki dinlenilme hakkının ihlali ileri sürülebilir | m.27/2-(c) |
| Ticari sır niteliğinde bilgi tartışılacak | Gizli duruşma talep edilebilir | m.28/2 |
| Davacı yargılama sırasında vefat etti | Dava ertelenir; gerekirse kayyım atanır | m.55/1 |
| Tüzel kişinin temsil belgesi sunulmadı | İşlem yapılamaz; gecikmesinde sakınca varsa izin verilebilir | m.54/1 |
Bu tablodaki ilk üç satır, dilekçe hazırlanırken gözetilmesi gereken üçlüyü oluşturur: talep eksiksiz belirtilmeli, vakıalar tam olarak gösterilmeli, hukuki nitelendirme ise hâkimin denetimine bırakılabilir.
Gizli Duruşma Talebi Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, ticari sır niteliğindeki bilgilerin tartışılacağı duruşma bakımından hazırlanmış çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [ ] Esas
TALEPTE BULUNAN: [Ad Soyad/Unvan]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KARŞI TARAF: [Ad Soyad/Unvan]
KONU: Duruşmanın gizli yapılması talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Sayın Mahkemenizin [tarih] tarihli ara kararı ile [belge/konu] hakkında inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Anılan inceleme, müvekkilin ticari sır niteliğindeki [somut bilgi türü] bilgilerinin duruşmada tartışılmasını gerektirmektedir.
Aleniyet ilkesi ve istisnası — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.28
Anılan maddenin birinci fıkrası duruşma ve kararların bildirilmesinin aleni olduğunu; ikinci fıkrası ise duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına, yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde ilgilinin talebi üzerine yahut resen karar verilebileceğini öngörmektedir. Somut olayda müvekkilin korunmaya değer üstün menfaati bulunmaktadır.
2. Anılan bilgilerin aleni duruşmada tartışılması hâlinde müvekkil bakımından telafisi güç bir zarar doğacaktır. [Somut gerekçe açıklanır.]
Talebin incelenme usulü — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.28
Anılan maddenin üçüncü fıkrası, tarafların gizlilik talebinin ön sorunlar hakkındaki hükümler çerçevesinde gizli duruşmada incelenip karara bağlanacağını ve hâkimin bu kararının gerekçelerini esas hakkındaki kararı ile birlikte açıklayacağını öngörmektedir.
[Gerekiyorsa] Dosyadaki belgelerin gizliliği — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.158 ve m.161
Anılan 161. maddenin ikinci fıkrası, gizli olarak saklanmasına karar verilen belge ve tutanakların incelenebilmesinin hâkimin açık iznine bağlı olduğunu; 158. maddenin ikinci fıkrası ise gizlilik kararı kapsamında kalan belgelerin örneğinin ancak hâkimin izni ile verilebileceğini öngörmektedir. İlgili belgelerin bu kapsamda saklanmasını da talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.28, m.158, m.161, m.163, m.164 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Sayın Mahkemenin [ ] sayılı dosyası; [tarih] tarihli ara karar; ilgili belgeler.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. [Tarih] tarihli duruşmanın [tamamının/ilgili kısmının] gizli olarak yapılmasına,
2. İlgili belge ve tutanakların gizli olarak saklanmasına karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Talepte Bulunan Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Gizlilik talebi ön sorun hükümleri çerçevesinde incelenir ve karar gerekçesi esas hükümle birlikte açıklanır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, bilirkişi raporundaki tutarın talebi aşması hâlinde mahkemenin resen hükmedeceğini sanmaktır. HMK m.26/1, hâkimin talep sonucundan fazlasına karar veremeyeceğini öngörür.
İkinci hata, dilekçede gösterilmeyen bir vakıanın duruşmada dile getirilmesiyle dikkate alınacağını düşünmektir. m.25/1, hâkimin söylenmeyen vakıayı kendiliğinden dikkate alamayacağını belirtir; iddianın genişletilmesi yasağı ise ayrıca işler.
Üçüncü hata, hukuki sebebin yanlış gösterilmesinin davayı kaybettireceğini sanmaktır. m.33, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağını öngörür.
Dördüncü hata, aydınlatma ödevini yeni vakıa ileri sürme imkânı sanmaktır. m.31, bu ödevi belirsiz veya çelişkili görülen hususlarla sınırlar.
Beşinci hata, gerekçe eksikliğini yalnız şeklî bir sorun saymaktır. m.27/2-(c), kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini hukuki dinlenilme hakkının içeriğinde sayar.
Altıncı hata, gizlilik talebini gerekçesiz sunmaktır. m.28/2, korunmaya değer üstün menfaatin kesin olarak gerekli kılmasını arar.
Yedinci hata, tarafın ölümü hâlinde yargılamanın kendiliğinden devam edeceğini düşünmektir. m.55/1, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse kanuni süreler geçinceye kadar davanın erteleneceğini öngörür.
Sekizinci hata, tüzel kişinin temsil belgesini sonraya bırakmaktır. m.54/1, bu belgelerin dava veya cevap dilekçesiyle verilmesini arar ve aksi hâlde işlem yapılamayacağını belirtir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hâkim kendiliğinden dava inceleyebilir mi?
Hayır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.24/1, hâkimin iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemeyeceğini ve karara bağlayamayacağını düzenler.
Dava açıldıktan sonra tasarruf yetkisi devam eder mi?
HMK m.24/3, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisinin devam edeceğini düzenler.
Hâkim söylenmeyen vakıayı dikkate alabilir mi?
Hayır. HMK m.25/1, kanunda öngörülen istisnalar dışında hâkimin iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağını ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamayacağını düzenler.
Hâkim kendiliğinden delil toplayabilir mi?
HMK m.25/2, kanunla belirtilen durumlar dışında hâkimin kendiliğinden delil toplayamayacağını düzenler.
Talepten fazlasına hükmedilebilir mi?
Hayır. HMK m.26/1, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini; duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceğini düzenler.
Hukuki dinlenilme hakkı neleri içerir?
HMK m.27/2; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
Bu hak kimlere tanınmıştır?
HMK m.27/1, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduklarını düzenler.
Duruşma gizli yapılabilir mi?
HMK m.28/1 duruşma ve kararların bildirilmesinin aleni olduğunu; m.28/2 ise genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin yahut yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde ilgilinin talebi üzerine yahut resen gizlilik kararı verilebileceğini düzenler.
Gizlilik talebi nasıl incelenir?
HMK m.28/3, tarafların gizlilik talebinin ön sorunlar hakkındaki hükümler çerçevesinde gizli duruşmada incelenip karara bağlanacağını ve hâkimin bu kararının gerekçelerini esas hakkındaki kararı ile birlikte açıklayacağını düzenler.
Tarafların doğruyu söyleme yükümlülüğü var mıdır?
HMK m.29/1 tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunda olduklarını; m.29/2 ise davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlü olduklarını düzenler.
Hâkimin aydınlatma ödevi nedir?
HMK m.31, hâkimin uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceğini, soru sorabileceğini ve delil gösterilmesini isteyebileceğini düzenler.
Hukuki sebebin yanlış gösterilmesi davayı düşürür mü?
HMK m.33, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağını düzenler. Vakıaları ileri sürmek taraflara, bu vakıalara uygulanacak hukuku belirlemek hâkime aittir.
Taraflardan biri ölürse yargılama ne olur?
HMK m.55/1, taraflardan birinin ölümü hâlinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceğini; hâkimin gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceğini düzenler.
Vesayet talebi yargılamayı etkiler mi?
HMK m.56/1, taraflardan birinin vesayet altına alınması veya kendisine yasal danışman atanması talebinin mahkemece uygun bulunması ya da gerekli görülmesi hâlinde, bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenebileceğini düzenler.
Tüzel kişiler temsil belgesini ne zaman sunar?
HMK m.54/1, tüzel kişilerin organlarının temsil belgelerini dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorunda olduklarını; aksi takdirde dava açamayacaklarını ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamayacaklarını düzenler.
İlgili Rehberler
- Fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği
- Islah ve talep artırımı
- Ön inceleme ve tahkikat
- Dava şartları ve ilk itirazlar
- Hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama
- Çekişmesiz yargı
- Davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Hukuki sebebi hâkim resen uygular
Vakıaların eksiksiz gösterilmesi ise taraf yükümlülüğüdür. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Talep ve vakıaların eksiksiz kurulmasını birlikte sağlayalım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


