Basit Yargılama Usulü 2026 (HMK m.316-322): Uygulama Alanı, İki Dilekçe Kuralı, Erken Başlayan Yasak ve Delil Tespiti — Dilekçe Örneğiyle
20 Eylül 2026

Basit Yargılama Usulü 2026 (HMK m.316-322): Uygulama Alanı, İki Dilekçe Kuralı, Erken Başlayan Yasak ve Delil Tespiti — Dilekçe Örneğiyle

Fon zararından doğan tazminat davası yazılı yargılama usulüne tabidir; ancak aynı dosyanın çevresindeki pek çok talep basit usulle görülür. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri, delil tespiti, konkordato davaları ve icra mahkemesindeki şikâyetler HMK m.316/1 uyarınca bu usule girer. Basit usulde taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez; iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla, savunmanınki ise cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar. Deliller dilekçeyle birlikte, hangi vakıanın delili olduğu belirtilerek bildirilir. Tahkikat kural olarak iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arası bir ayı aşamaz; tefhim ise gerekçesiyle birlikte yapılır.

Talebiniz hangi usule tabi?

Aynı dosyada iki ayrı usul ve iki ayrı takvim işleyebilir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: İki dilekçe, iki hafta, iki duruşma

Cevaba cevap ve ikinci cevap verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.317/3, basit yargılama usulünde tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremeyeceklerini düzenler.

Yasak çok erken başlar. m.319, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacağını belirtir.

Tahkikat iki duruşmada tamamlanır. m.320/3, mahkemenin tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlayacağını; duruşmalar arasındaki sürenin bir aydan uzun olamayacağını düzenler.

Fon Dosyalarında Basit Usul Nerede Karşımıza Çıkar?

Fon zararından doğan tazminat davası yazılı yargılama usulüne tabidir. Ancak aynı dosyanın çevresindeki pek çok talep basit yargılama usulüyle görülür.

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri, delil tespiti istemleri, icra mahkemesindeki şikâyet ve itirazlar ile konkordato davaları bu usule tabidir.

Bu nedenle aynı uyuşmazlığın farklı aşamalarında iki ayrı usul rejimi işler ve süreler, dilekçe sayısı ile yasakların başlangıcı değişir.

Bu yazı, basit yargılama usulünün kurallarını ve yazılı usulden ayrıldığı noktaları ele alır.

Yazılı usulde dilekçeler aşaması savunmaların karşılanması ve cevaba cevap dilekçesi yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Hangi usulün uygulanacağı her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Basit Usulün Uygulama Alanı: m.316

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316/1, basit yargılama usulünün kanunlarda açıkça belirtilenler dışında maddede sayılan durumlarda uygulanacağını düzenler.

Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler (HMK m.316/1)

BentDava veya iş
(a)Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler
(b)Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler
(c)İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak itirazlar
(ç)Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler
(d)Hizmet ilişkisinden doğan davalar
(e)Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar
(f)Tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işler
(g)Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler

Fon dosyaları bakımından (c) ve (e) bentleri doğrudan uygulanır.

(c) bendi, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerini kapsar. Bu talepler ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.

Aynı bent, bu taleplere karşı yapılacak itirazları da kapsama alır. Dolayısıyla tedbir kararına itiraz da basit usule tabidir.

(e) bendi konkordato davalarını kapsar. Bu rejim konkordatoda alacaklının hakları yazımızda ele alındı.

(g) bendi ise diğer kanunlardaki atıfları toplar. İcra mahkemesine arz edilen hususlarda basit yargılama usulünün uygulanacağı İcra ve İflas Kanunu m.18/1’de düzenlenmiştir; bu hüküm bu bent kapsamında değerlendirilir. İcra mahkemesindeki şikâyet usulü icra takibinde usulsüz tebligat yazımızda ele alındı.

Dilekçeler: İki Dilekçeyle Sınırlı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.317/1, dava açılması ve davaya cevap verilmesinin dilekçe ile olacağını düzenler.

Cevap süresi bakımından m.317/2, cevap süresinin dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğunu belirtir.

Bu süre, yazılı yargılama usulündeki iki haftalık süreyle aynıdır; fark ek süre rejimindedir.

Aynı fıkra ek süreyi düzenler: mahkeme, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda; yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir.

Bu hükümde üç şart vardır: talebin cevap süresi içinde yapılması, ek sürenin bir defaya mahsus olması ve iki haftayı geçmemesi.

Aynı fıkra, ek cevap süresi talebi hakkında verilen kararın taraflara derhâl bildirileceğini belirtir.

En belirleyici kural m.317/3’tedir: taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler.

Bu hüküm, yazılı usuldeki dört dilekçelik yapıyı ikiye indirir ve aşağıda görüleceği üzere iddia ile savunmanın genişletilmesi yasağının başlangıcını da değiştirir.

Şekil bakımından m.317/4, dava ve cevap dilekçelerinin yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebileceğini düzenler.

Delillerin Bildirilmesi: m.318

Basit usulde delil bildirme yükümlülüğü dilekçe aşamasına sıkıştırılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.318, tarafların dilekçeleri ile birlikte; tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda olduklarını düzenler.

Bu hükümde üç ayrı yükümlülük vardır.

Birincisi, delillerin açıkça ve hangi vakıanın delili olduğu belirtilerek bildirilmesidir. Genel nitelikte bir delil listesi bu şartı karşılamaz.

İkincisi, elde bulunan delillerin dilekçeye eklenmesidir.

Üçüncüsü, başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçede yer verilmesidir.

Üçüncü yükümlülük fon dosyalarında önem taşır: karşı taraftan veya kurumlardan getirtilecek belgeler bakımından dosya numarası, tarih ve kurum gibi bilgilerin dilekçede gösterilmesi gerekir. Belge getirtme rejimi fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.

Yasakların Erken Başlaması: m.319

Basit usulün en sert kuralı budur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.319, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacağını düzenler.

Yazılı usulde bu yasak, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra başlar. Basit usulde ise davacı bakımından dava açılır açılmaz devreye girer.

Bu fark pratikte belirleyicidir: basit usulde dava dilekçesi, iddianın tamamını içermek zorundadır. Sonradan ekleme yapma imkânı yoktur.

Davalı bakımından da yasak cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar; dolayısıyla savunmanın tamamı cevap dilekçesinde yer almalıdır.

Yasağı aşmanın yolları bakımından yazılı usuldeki rejim burada da geçerlidir: ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati. Bu yollar ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.

Yasağın başlangıcı: iki usulün karşılaştırması

TarafYazılı usulBasit usul
DavacıDilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonraDava açılmasıyla
DavalıDilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonraCevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle
Dilekçe sayısıDörtİki
Dayanakm.141/1m.317/3, m.319

Ön İnceleme ve Tahkikat: m.320

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320/1, mahkemenin mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceğini düzenler.

Bu hüküm, basit usulün temel amacını gösterir: duruşma yapılmadan karar verilebilmesi.

Duruşma yapılması gereken hâllerde m.320/2, mahkemenin ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinleyeceğini; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit edeceğini belirtir.

Bu fıkra, yazılı usuldeki ayrı ön inceleme duruşmasını ilk duruşmaya toplar.

Aynı fıkra, uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkimin tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edeceğini; tarafların sulh olup olmadıkları ile anlaşamadıkları hususların tutanağa yazılacağını ve tutanağın altının hazır bulunan taraflarca imzalanacağını düzenler.

Aynı fıkra son olarak, tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütüleceğini belirtir.

Süre sınırı bakımından m.320/3, mahkemenin tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki fıkrada belirtilen duruşma hariç iki duruşmada tamamlayacağını düzenler.

Aynı fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin bir aydan daha uzun olamayacağını belirtir.

İstisna da öngörülmüştür: işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir.

Bu istisna fon dosyalarında sık uygulanır: teknik bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalarda iki duruşma sınırı aşılabilir.

Dosyanın işlemden kaldırılması bakımından m.320/4, basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması hâlinde davanın açılmamış sayılacağını düzenler.

Bu hüküm yazılı usulden farklıdır: basit usulde yenilemeden sonraki ikinci takipsizlik doğrudan davanın açılmamış sayılmasına yol açar.

Hüküm ve Gerekçe: m.321

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.321/1, tahkikatın tamamlanmasından sonra mahkemenin tarafların son beyanlarını alacağını ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim edeceğini düzenler.

Aynı fıkra, taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmeyeceğini belirtir.

Bu hüküm, yazılı usuldeki ayrı sözlü yargılama aşamasını ortadan kaldırır.

Tefhim bakımından m.321/2, kararın tefhiminin; mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşeceğini düzenler.

Bu kural dikkat çekicidir: basit usulde tefhim, gerekçeyle birlikte yapılır.

Aynı fıkra bir istisna getirir: zorunlu hâllerde hâkim, bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.

Hükmün kapsamı ve kesin hüküm rejimi hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama yazımızda ele alındı.

Boşlukların Doldurulması: m.322

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.322/1, bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenler.

Bu atıf, basit usulün kendi başına eksiksiz bir rejim olmadığını gösterir: özel hüküm yoksa yazılı usul kuralları işler.

Dolayısıyla dava şartları, ispat ve deliller, hüküm ve kanun yolları gibi konularda yazılı usuldeki hükümler uygulanır.

Dava şartları rejimi dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.

Satış bakımından m.322/2, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde hâkimin satış için bir memur görevlendireceğini; taşınır ve taşınmaz malların satışının İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılacağını düzenler.

İki Usulün Karşılaştırması

Yazılı ve basit yargılama usulü

KonuYazılı usulBasit usul
Dilekçe sayısıDört: dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevapİki: dava ve cevap
Cevap süresiİki hafta; ek süre bir ayı geçemezİki hafta; ek süre iki haftayı geçemez
İddia yasağının başlangıcıDilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonraDava açılmasıyla
Ön incelemeAyrı ön inceleme duruşmasıİlk duruşmada yapılır
Dosya üzerinden kararKural değilMümkün olan hâllerde esas
Tahkikat duruşmasıSayı sınırı yok; duruşma arası üç ayı aşamazKural olarak iki duruşma; ara bir ayı aşamaz
Sözlü yargılamaAyrı aşamaAyrı süre verilmez
TefhimHüküm sonucu tefhim edilirGerekçesiyle birlikte açıklanır; zorunlu hâlde özet
Yenilemeden sonra takipsizlikGenel hükümlerDava açılmamış sayılır

Bu tablo, aynı uyuşmazlığın farklı aşamalarında hangi kuralların işleyeceğini gösterir. Fon dosyalarında esas tazminat davası yazılı usule, ona bağlı geçici hukuki koruma talepleri ise basit usule tabidir.

Delil Tespiti: Basit Usule Tabi Bir Geçici Koruma

Basit yargılama usulüne tabi işler arasında sayılan delil tespiti, fon dosyalarında dava açılmadan önce kayıtların güvenceye alınması bakımından değer taşır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400/1, taraflardan her birinin; görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebileceğini düzenler.

Bu hüküm iki hâli kapsar: derdest davada henüz sırası gelmemiş işlemler ve ileride açılacak dava için yapılacak tespit.

Şart bakımından m.400/2, delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığının gerektiğini belirtir.

Aynı fıkra bu şartı somutlaştırır: kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.

Fon dosyalarında bu ihtimal, kurucu şirketin faaliyetinin durdurulduğu veya tasfiye sürecine girildiği hâllerde tartışılır: kayıtların erişilebilirliğinin zorlaşacağı ileri sürülebilir.

Görev ve yetki bakımından m.401/1, henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespitinin; esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu ya da tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden isteneceğini düzenler.

m.401/3 önemli bir koruma getirir: esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez.

m.401/4, dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkemenin yetkili ve görevli olduğunu belirtir.

Noterlik bakımından m.401/2, noterlerin Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümlerin saklı olduğunu düzenler.

Delil tespitinde görev ve yetki

DurumYetkili ve görevli merciDayanak
Dava açılmamışsaEsas davaya bakacak mahkeme veya keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yahut tanığın oturduğu yer sulh mahkemesim.401/1
Dava açılmışsaSadece davanın görülmekte olduğu mahkemem.401/4
Esas davada itirazTespit yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemezm.401/3
Noter tespitiNoterlik Kanunu hükümleri saklıdırm.401/2

Delil Tespiti Talebinin İçeriği ve Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.402/1, delil tespiti talebinin dilekçeyle yapılacağını düzenler.

Aynı fıkra dilekçenin içeriğini gösterir: tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi.

Aynı fıkra bir esneklik tanır: tespit talebinde bulunan, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle aleyhine tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır.

Gider bakımından m.402/2, mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılmayacağını belirtir.

Kararın tebliği bakımından m.402/3, tespit talebinin mahkemece haklı bulunması hâlinde kararın dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edileceğini düzenler.

Aynı fıkra kararın içeriğini de belirler: delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği kararda belirtilir.

m.402/4, tespitin yapılmasından sonra tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneğinin mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunacağını öngörür.

Acele hâller bakımından m.403, talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabileceğini düzenler.

Aynı madde, tespitin yapılmasından sonra; tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneğinin mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunacağını belirtir.

Aynı madde, karşı tarafın tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebileceğini öngörür.

Uygulanacak hükümler bakımından m.404, tespiti istenen vakıanın hangi delille tespit edileceğine karar verilmişse bu kararın yerine getirilmesinde o delilin toplanmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenler.

Dosyanın akıbeti bakımından m.405, delil tespiti dosyasının asıl dava dosyasının eki sayılacağını ve onunla birleştirileceğini; asıl davanın taraflarından her birinin iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabileceğini belirtir.

Bu hüküm önemlidir: tespit dosyası kimin talebiyle açılmış olursa olsun, her iki taraf da içeriğine dayanabilir.

Diğer korumalar bakımından m.406/1, mahkemece gerekli hâllerde mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebileceğini; m.406/2 ise ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümlerin saklı olduğunu düzenler.

Delil tespiti usulü

AşamaKuralDayanak
TalepDilekçeyle; vakıa, sorular, sebepler ve karşı tarafın kimlik ile adresi gösterilirm.402/1
Karşı taraf gösterilemiyorsaDurum ve koşullar imkân vermiyorsa talep geçerli sayılırm.402/1
GiderAvans ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmazm.402/2
KararDilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ; tespitin nasıl ve ne zaman yapılacağı ile bir haftalık itiraz ve ilave soru bildirimi kararda gösterilirm.402/3
Acele hâlTebligat yapılmaksızın tespit; sonra belgeler resen tebliğ, bir hafta içinde itirazm.403
SonuçTespit dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır; her iki taraf dayanabilirm.405

Bilirkişi incelemesinin usulü bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ele alındı.

Fon Dosyasında Hangi Talep Hangi Usule Tabi?

Talep bazında usul

TalepUsulDayanak
Fon zararından doğan tazminat davasıYazılıGenel hükümler
İhtiyati haciz talebi ve itirazıBasitm.316/1-(c)
İhtiyati tedbir talebi ve itirazıBasitm.316/1-(c)
Delil tespiti talebiBasitm.316/1-(c)
Konkordato davasıBasitm.316/1-(e)
İcra mahkemesine şikâyet ve itirazBasitm.316/1-(g); İİK m.18/1
Menfi tespit davasıKural olarak yazılıGenel hükümler
Sıra cetveline itiraz (iflasta, ticaret mahkemesinde)Kural olarak yazılıGenel hükümler

Bu ayrım, aynı dosyada iki ayrı takvimin işlemesi sonucunu doğurur: tedbir talebi hızla sonuçlanırken esas dava yazılı usulün takvimine göre yürür.

Menfi tespit davası rejimi menfi tespit ve istirdat davası yazımızda, iflasta sıra cetveli rejimi ise iflasta alacakların sırası ve tasfiye yazımızda ele alındı.

Basit Usulde Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, basit yargılama usulüne tabi bir talep için hazırlanmış çerçevedir. Bu usulde dilekçenin iddianın tamamını içermesi gerekir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

DAVALI: [Ad Soyad/Unvan] — [Adres]

KONU: [Talebin konusu] istemimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. [Olay örgüsü, iddianın tamamı hiçbir hususu sonraya bırakmadan açıklanır.]

Uygulanacak usul — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316

Anılan maddenin birinci fıkrası, basit yargılama usulünün maddede sayılan dava ve işlerde uygulanacağını öngörmektedir. İşbu talep [ilgili bent] kapsamında olup basit yargılama usulüne tabidir.

Delillerin bildirilmesi — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.318

Anılan madde, tarafların dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda olduklarını öngörmektedir. Delillerimiz aşağıda bu çerçevede gösterilmiştir.

2. [İddianın hukuki dayanakları, her biri ayrı husus hâlinde ve dayandığı madde ile birlikte açıklanır.]

HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316, m.317, m.318, m.319, m.320, m.321, m.322; [uyuşmazlığa özgü mevzuat] ve ilgili mevzuat.

DELİLLER:

a) [Belge] — [hangi vakıanın delili olduğu] — ektedir.

b) [Belge] — [hangi vakıanın delili olduğu] — ektedir.

c) [Başka yerden getirtilecek belge] — [kurum, dosya numarası ve tarih bilgileri] — celbini talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. [Talep açıkça ve eksiksiz yazılır.]

2. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Basit usulde iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla başladığından, dilekçede hiçbir hususun sonraya bırakılmaması gerekir.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, basit usulde cevaba cevap dilekçesi vermeye çalışmaktır. HMK m.317/3, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremeyeceklerini öngörür.

İkinci hata, iddianın bir kısmını sonraya bırakmaktır. m.319, iddianın genişletilmesi yasağının dava açılmasıyla başlayacağını belirtir.

Üçüncü hata, delilleri genel ifadelerle bildirmektir. m.318, delillerin açıkça ve hangi vakıanın delili olduğu belirtilerek bildirilmesini arar.

Dördüncü hata, getirtilecek belgeler için kurum ve dosya bilgisi vermemektir. Aynı madde, bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçede yer verilmesini zorunlu kılar.

Beşinci hata, ek cevap süresini cevap süresi geçtikten sonra istemektir. m.317/2, talebin cevap süresi zarfında yapılmasını arar ve ek süreyi iki haftayla sınırlar.

Altıncı hata, sözlü yargılama için ayrıca süre beklemektir. m.321/1, taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmeyeceğini öngörür.

Yedinci hata, yenilenen dosyanın yeniden takipsiz bırakılmasının sonucunu hafife almaktır. m.320/4, bu hâlde davanın açılmamış sayılacağını belirtir.

Sekizinci hata, basit usulde yazılı usul hükümlerinin hiç uygulanmayacağını sanmaktır. m.322/1, basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörür.

Süreler: Süre hesabı, kesin süre ve eski hâle getirme süreler, adli tatil ve eski hâle getirme yazımızda ele alındı.
Çekişmesiz yargı: Görev, yetki, resen araştırma ve kesin hüküm sorunu çekişmesiz yargı yazımızda ele alındı.
Yabancı karar: Tanıma, tenfiz ve karşılıklılık yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tanınması ve tenfizi yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Basit yargılama usulü hangi davalarda uygulanır?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316/1; sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler, dosya üzerinden karar verme takdiri tanınan işler, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile bunlara karşı itirazlar, nafaka ile velayet ve vesayet işleri, hizmet ilişkisinden doğan davalar, konkordato ve yeniden yapılandırma davaları, tahkimde mahkemenin görev alanına giren işler ve diğer kanunlarda yazılı usul dışındaki usullerin uygulanacağı belirtilen dava ve işleri sayar.

Basit usulde cevap süresi ne kadardır?

HMK m.317/2, cevap süresinin dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğunu; mahkemenin bu süre zarfında başvuran davalıya bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebileceğini düzenler.

Cevaba cevap dilekçesi verilebilir mi?

Hayır. HMK m.317/3, basit yargılama usulünde tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremeyeceklerini düzenler.

İddianın genişletilmesi yasağı ne zaman başlar?

HMK m.319, basit usulde iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacağını düzenler.

Deliller nasıl bildirilir?

HMK m.318, tarafların dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda olduklarını düzenler.

Duruşma yapılmadan karar verilebilir mi?

HMK m.320/1, mahkemenin mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceğini düzenler.

Ön inceleme ayrı duruşmada mı yapılır?

Hayır. HMK m.320/2, mahkemenin ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinleyeceğini ve anlaşılan ile anlaşılamayan hususları tespit edeceğini düzenler.

Tahkikat kaç duruşmada tamamlanır?

HMK m.320/3, mahkemenin tahkikat işlemlerini ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlayacağını ve duruşmalar arasındaki sürenin bir aydan uzun olamayacağını; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebileceğini ve ikiden fazla duruşma yapabileceğini düzenler.

Yenilenen dosya tekrar takipsiz kalırsa ne olur?

HMK m.320/4, basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması hâlinde davanın açılmamış sayılacağını düzenler.

Sözlü yargılama için süre verilir mi?

Hayır. HMK m.321/1, tahkikatın tamamlanmasından sonra mahkemenin tarafların son beyanlarını alacağını ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim edeceğini; taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmeyeceğini düzenler.

Basit usulde tefhim nasıl yapılır?

HMK m.321/2, kararın tefhiminin mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşeceğini; zorunlu hâllerde hâkimin sebebini tutanağa geçirerek sadece hüküm özetini tefhim edebileceğini ve bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerektiğini düzenler.

Basit usulde boşluklar nasıl doldurulur?

HMK m.322/1, bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenler.

İhtiyati haciz talebi hangi usule tabidir?

HMK m.316/1-(c), ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazların basit yargılama usulüne tabi olduğunu düzenler.

Konkordato davası hangi usule tabidir?

HMK m.316/1-(e), konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davaların basit yargılama usulüne tabi olduğunu düzenler.

Basit usulde ek cevap süresi ne kadardır?

HMK m.317/2, ek sürenin cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere verilebileceğini düzenler. Yazılı usulde ise m.127/1 uyarınca ek süre bir ayı geçemez.

İlgili Rehberler

Basit usulde iddia baştan tam olmalı

Yasak dava açılmasıyla başlar; sonraya bırakılan husus ileri sürülemez. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Talebinizin hangi usule tabi olduğunu birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik yargılama usulü alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk