Bireysel fon yatırımcısının zararı için tüketici mahkemesinde dava açmanın üç büyük avantajı vardır: dava harçtan muaftır (6502 m.73/2), yatırımcı kendi yerleşim yerindeki mahkemede dava açabilir (m.73/5) ve müzakere edilmeden sözleşmeye konulan sorumsuzluk kayıtları haksız şart denetimine tabidir (m.5). Buna karşılık üç risk de vardır. Birincisi görevdir: yatırımcı somut işlemde ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket etmemişse mahkeme görevsizlik kararı verir. İkincisi usuldür: tüketici mahkemesinde basit yargılama uygulanır (m.73/4); cevaba cevap dilekçesi yoktur ve iddianın genişletilmesi yasağı dilekçelerin verilmesiyle başlar (HMK m.317/3, m.319). Bu yüzden bütün vakıalar, deliller ve talepler ilk dilekçede yer almalıdır. Üçüncüsü tutardır: tasfiye sürdüğü için zarar henüz kesinleşmemiştir ve 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası (HMK m.107) 31 Temmuz 2026’dan itibaren kaldırılmıştır. Artık yol, kısmi dava açıp talebi aynı davada bir defaya mahsus artırmaktır (HMK m.109/4). Dava açılmadan önce uyuşmazlık değeri 2026 için 186.000 TL’nin altındaysa tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur (m.68). Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici arabuluculuğuna başvurmak dava şartıdır (m.73/A). Bu yazı; doğru mahkemeyi seçmeyi, dava öncesi koşulları, basit yargılamanın dilekçeye etkisini, kısmi dava ve talep artırımını, davalıları, haksız şart ve sorumsuzluk kayıtlarını, delilleri, faizi ve beklenen savunmaları anlatır ve eksiksiz bir dava dilekçesi örneği verir.
Fon zararınız için dava mı açacaksınız?
Tüketici sıfatınızı, görevli mahkemeyi, arabuluculuk başvurunuzu ve dava dilekçenizi birlikte hazırlayalım. Basit yargılamada ilk dilekçe her şeydir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Dört soru, dört cevap
Fon davamı tüketici mahkemesinde açabilir miyim? Fonu ticari veya mesleki olmayan bir amaçla, kişisel birikiminizle aldıysanız evet. Konunun başka kanunlarda düzenlenmiş olması tüketici mahkemesinin görevini engellemez (6502 m.3, m.73/1, m.83/2).
Harç ödeyecek miyim? Hayır. Tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava harçtan muaftır (m.73/2). Bilirkişi ve tebligat gibi giderler ise ayrıca değerlendirilir.
Tasfiye bitmeden dava açabilir miyim? Evet, ama belirsiz alacak davası artık yok. Zararın bir kısmını dava edip talebi tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırabilirsiniz (HMK m.109/4, 7589 sayılı Kanun).
Dava öncesi ne gerekir? Değer 186.000 TL’nin altındaysa hakem heyeti başvurusu, üstündeyse tüketici arabuluculuğu. Arabuluculuk son tutanağının aslı dava dilekçesine eklenir (m.68, m.73/A; 6325 m.18/A).
Tüketici Mahkemesi Sizin İçin Doğru Mahkeme mi?
Kısa cevap: Ölçüt yatırımcının sıfatı değil, işlemin amacıdır. Kişisel birikimini seyrek işlemlerle fonda değerlendiren gerçek kişi, kural olarak tüketicidir. İşletme nakdi, yüksek hacimli ve sık işlemler veya mesleki uzmanlık tüketici niteliğini zayıflatır. Görev kamu düzenindendir; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3/1-(k) tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlar. m.3/1-(l) ise tüketici işlemini; vekâlet, simsarlık, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlar. m.73/1’e göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. m.83/2 ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasına ve Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel olmadığını belirtir. Bu hüküm, fon ilişkisinin Sermaye Piyasası Kanunu ile düzenlenmiş olmasının ve bankalara ilişkin davaların TTK m.4/1-(f) uyarınca mutlak ticari dava sayılmasının, tüketici mahkemesinin görevini kendiliğinden ortadan kaldırmayacağı anlamına gelir.
Belirleyici soru, yatırımcının bu işlemde ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket edip etmediğidir. Yargıtay bu soruyu somut olgulara göre cevaplar. Kadir Has Üniversitesi Hukuk Bülteninde aktarılan konut kararları bunun iyi bir örneğidir: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, üç daire alımında yalnızca sayısal çokluğun alıcıyı tüketici tanımı dışına çıkarmayacağını kabul etmiş (10.07.2012 tarihli, 10605 E., 17689 K.), buna karşılık beş bağımsız bölümün tasarruf ve geleceği güvenceye alma amacıyla alındığı bir dosyada tüketici sıfatını reddetmiştir (17.01.2012, 2011/15055 E., 2012/354 K.). Bu kararlar fon yatırımına ilişkin değildir; ancak mahkemelerin miktar, sıklık ve amaç gibi olguları birlikte değerlendirdiğini gösterir. Fon dosyasında da aynı yaklaşım beklenir. Dilekçede yatırımcının mesleği, paranın kaynağı, işlem sıklığı ve müşteri sınıflandırması açıkça anlatılmalı ve belgelenmelidir.
Hangi yol? Tutar ve sıfata göre ilk karar
| Durum | Gidilecek yer | Dava öncesi zorunlu adım | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Bireysel yatırımcı, uyuşmazlık değeri 186.000 TL’nin altında (2026) | Tüketici hakem heyeti | Yok; doğrudan başvuru | 6502 m.68/1; 23.12.2025 tarihli Tebliğ |
| Bireysel yatırımcı, değer 186.000 TL ve üzeri, işlem ticari veya mesleki amaçlı değil | Tüketici mahkemesi (yoksa tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk) | Tüketici arabuluculuğu | 6502 m.73/1, m.73/A, m.83/2 |
| Yatırımcı tacir veya şirket; para işletme nakdi | Asliye ticaret mahkemesi | Ticari arabuluculuk | TTK m.4/1-f, m.5, m.5/A |
| Tüketici sıfatı tartışmalı (yüksek hacim, sık işlem, mesleki uzmanlık) | Görev değerlendirmesi dava öncesinde yapılmalı | Seçilen mahkemeyle uyumlu arabuluculuk | HMK m.1, m.20 |
| SPK işlemine karşı talep (iptal veya tam yargı) | İdare mahkemesi | Yok; dava süresi 16.11.2026 | İYUK m.2, m.7, m.12 |
Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir (HMK m.1). Mahkeme görevsizlik kararı verirse dosya kendiliğinden gönderilmez. Taraflardan birinin, karar kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmişse tebliğden, aksi hâlde kesinleşmeden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi gerekir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m.20/1). Tüketici sıfatı tartışmalı olan dosyalarda bu süre, dilekçe kadar önemlidir. Tüketici mahkemesi kurulmamış yerlerde davalara asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar; dilekçenin başlığı buna göre yazılır.
Dava Açmadan Önce: Hakem Heyeti Sınırı ve Arabuluculuk
Kısa cevap: 2026’da 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur; bu sınır ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurulamaz. Tüketici mahkemesinde dava açmadan önce tüketici arabuluculuğuna başvurmak dava şartıdır. Arabulucu süreci üç haftada, zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatmayla sonuçlandırır.
6502 m.68/1 uyarınca, İcra ve İflas Kanunu’ndaki haklar saklı kalmak üzere, değeri kanunda gösterilen tutarın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur ve bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz. m.68/4 uyarınca parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile 1 Ocak 2026’dan itibaren bu sınır 186.000 TL olarak belirlendi. Değer, dava konusu edilecek tutara göre belirlenir. Hakem heyeti kararlarına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Fon zararlarının çoğu bu sınırın üzerindedir; ancak küçük yatırımcılar veya yalnızca belirli bir kalemi isteyenler bakımından hakem heyeti yolu gündeme gelir. Sermaye piyasası uyuşmazlıklarında TSPB müşteri uyuşmazlıkları hakem heyeti ayrı bir alternatiftir ve TSPB hakem heyeti yazımızda anlatıldı.
6502 m.73/A/1 uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Aynı fıkra, tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıkları, hakem heyeti kararlarına itirazları ve bazı kamu yararı davalarını bu kuralın dışında tutar. Fon zararına ilişkin ve hakem heyeti sınırını aşan bir uyuşmazlık bu istisnaların hiçbirine girmez. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. İlk iki saatlik arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu, tüketici için arabuluculuğu maliyetsiz hâle getirir.
Tüketici mahkemesinde dava açmadan önce üç ön koşul
| Ön koşul | Ne yapılır? | Süre veya tutar | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Değer kontrolü | Uyuşmazlık değeri hakem heyeti sınırının altında mı üstünde mi? | 2026 için 186.000 TL | 6502 m.68/1, m.68/4 |
| Arabuluculuk | Adliyedeki arabuluculuk bürosuna tüketici uyuşmazlığı olarak başvuru; her davalı karşı taraf gösterilir | Üç hafta; zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatma | 6502 m.73/A; 6325 m.18/A |
| Son tutanak | Anlaşmama son tutanağının aslı dava dilekçesine eklenir | Eklenmezse bir haftalık kesin süre; hiç başvurulmamışsa usulden ret | 6325 m.18/A-2 |
| Temerrüt ihtarı (önerilir) | Noter veya KEP ile ödeme ve belge talebi | Faizin başlangıcı için | TBK m.117/1 |
Arabuluculuk başvurusunda iki hata sık yapılır. Birincisi, davada davalı gösterilecek kuruluşlardan birini arabuluculukta karşı taraf olarak göstermemektir. Fonu satan banka ile kurucu portföy yönetim şirketi birlikte dava edilecekse, ikisi de arabuluculukta yer almalıdır. İkincisi, uyuşmazlık türünü davanın açılacağı mahkemeyle uyumsuz seçmektir. Tüketici mahkemesinde dava açılacaksa başvuru tüketici uyuşmazlığı olarak yapılmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesinin etkisi ve içeriği ayrıca dikkat ister; belge ibra veya feragat içerebilir. Arabuluculuk başvuru metni için fon uyuşmazlığında arabuluculuk başvuru dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
Arabuluculukta anlaşılırsa: Anlaşma belgesinin kapsamı, ilam niteliği ve ödenmezse izlenecek yol arabuluculuk anlaşma belgesi yazımızda yer alıyor.
Basit Yargılama: Her Şey İlk Dilekçede
Kısa cevap: Tüketici mahkemesinde basit yargılama usulü uygulanır. Cevaba cevap dilekçesi yoktur, iddianın genişletilmesi yasağı dilekçelerin verilmesiyle başlar ve taraflarda bulunan bütün belgeler dilekçeye eklenir. Sonradan akla gelen bir vakıa veya delil, çoğu zaman artık ileri sürülemez.
6502 m.73/4, tüketici mahkemelerinde görülen davalarda HMK’nın basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Basit yargılamada dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur (HMK m.317/1). Cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; mahkeme, cevabın bu sürede hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu durumlarda, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir (m.317/2). Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez (m.317/3). m.318 uyarınca dilekçelere, iddia ve savunmanın dayanağını oluşturan ve taraflarda bulunan bütün belgeler eklenir; başka yerden getirilecek belgeler için de bunların bulunmasını sağlayacak açıklamalara yer verilir. m.319 uyarınca iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dilekçelerin verilmesiyle başlar. m.320 ise ön inceleme ve tahkikatın mümkün olduğunca bir duruşmada tamamlanmasını öngörür.
Basit yargılama usulünün dilekçeye etkisi
| Kural | Anlamı | Dilekçede ne yapılmalı? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Dilekçe sayısı | Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez | Beklenen savunmalar dava dilekçesinde önceden karşılanmalı | HMK m.317/3 |
| Cevap süresi | Davalı iki hafta içinde cevap verir; bir defaya mahsus en fazla iki hafta ek süre | Takvim buna göre planlanır | HMK m.317/2 |
| Delillerin gösterilmesi | Taraflardaki belgeler dilekçeye eklenir; başka yerden getirtilecekler için yer ve açıklama gösterilir | Ek listesi ve getirtme talepleri eksiksiz yazılmalı | HMK m.318 |
| Genişletme yasağı | İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dilekçelerin verilmesiyle başlar | Bütün vakıalar ve talepler ilk dilekçede yer almalı | HMK m.319 |
| Duruşma | Ön inceleme ve tahkikat mümkün olduğunca bir duruşmada tamamlanır | Tanık ve bilirkişi talepleri baştan somutlaştırılmalı | HMK m.320 |
| Talep artırımı | Kısmi davada bir defaya mahsus, genişletme yasağına tabi olmadan artırım | Dilekçede kısmi dava olduğu ve fazlaya ilişkin haklar açıkça saklı tutulmalı | HMK m.109/4 (7589) |
Bu kuralların dilekçeye etkisi doğrudandır. Yazılı yargılamada davacı, cevap dilekçesinden sonra replik dilekçesiyle iddialarını tamamlayabilir. Basit yargılamada bu imkân yoktur. Davalı kuruluşun “risk bildirim formu imzalandı”, “zarar piyasa riskinden kaynaklandı” veya “davacı tüketici değildir” savunmaları, dava dilekçesinde önceden karşılanmalıdır. Satış görüşmesinde verilen sözlü bilgi, ses kaydının varlığı, uygunluk testinin sonucu ve tanıklar ilk dilekçede somut olarak gösterilmelidir. Basit yargılama usulünün genel kuralları basit yargılama usulü yazımızda anlatıldı.
Tutar Belirsizken: Kısmi Dava ve HMK m.109/4
Kısa cevap: 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla (RG 31.07.2026) belirsiz alacak davası kaldırıldı. Tasfiye sürerken açılacak davada zararın bir kısmı dava edilir ve talep, aynı davada bir defaya mahsus, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılır. Artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
7589 sayılı Kanunun 19. maddesi HMK m.107’deki belirsiz alacak davasını yürürlükten kaldırdı. Aynı Kanunla HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkraya göre, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Geçiş hükmüne göre m.107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Bu değişikliğin ayrıntıları belirsiz alacak davası kaldırıldı mı yazımızdadır.
Basit yargılamada bu hüküm özellikle değerlidir. m.109/4 artırımı açıkça iddianın genişletilmesi yasağının dışında tutar; bu nedenle genişletme yasağının dilekçelerle başladığı tüketici davasında da talep, tahkikat sonuna kadar bir kez artırılabilir. Ancak iki sınır vardır. Birincisi, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirliyse kısmi dava açılamaz (HMK m.109/2). Tasfiye sürerken zarar henüz kesinleşmediği için bu engel çoğu dosyada doğmaz; ancak alış bedeli ve geri alınan tutar belliyse durum farklı değerlendirilebilir. İkincisi, artırım yalnızca bir kez yapılabilir. Bu nedenle artırım, bilirkişi raporu ve mümkünse son tasfiye dağıtımı görüldükten sonra yapılmalıdır. Dilekçede davanın kısmi olduğu, dava edilen tutar ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu açıkça yazılmalıdır. Tasfiye bitmeden dava açmanın zamanlaması tasfiye bitmeden dava açılabilir mi yazımızda anlatıldı.
Tüketici mahkemesinde harç olmadığı için, yüksek bir tutarla tam dava açmanın harç maliyeti yoktur. Ancak reddedilen kısım için karşı taraf vekâlet ücreti riski vardır ve zarar henüz belli değilken yüksek tutarla dava açmak bu riski büyütür. Makul bir asgari tutarla kısmi dava açıp tahkikat sonunda artırmak, çoğu fon dosyasında dengeli yoldur.
Kime Dava Açılır?
Kısa cevap: Fonun tüzel kişiliği yoktur; fona dava açılmaz. Tüketici mahkemesindeki davanın asıl davalısı, fonu satan banka veya aracı kurumdur. Kurucu portföy yönetim şirketi de davalı gösterilebilir; ancak onunla ilişkinin tüketici işlemi sayılıp sayılmayacağı ayrıca tartışılabilir.
Yatırım fonu, SPKn m.52 uyarınca tüzel kişiliği olmayan bir malvarlığıdır; bu nedenle davalı olarak gösterilemez. Fonu satan banka veya aracı kurum ile yatırımcı arasındaki ilişki, çerçeve sözleşmeye dayanan ve m.3/1-(l)’de açıkça sayılan bankacılık ve vekâlet ilişkilerine yakın bir tüketici işlemidir. Bu kuruluşa karşı talep, sözleşmeye aykırılıktan (TBK m.112) ve vekilin özen ve sadakat borcundan (TBK m.506) doğar; satışı yapan personelin fiillerinden kuruluş yardımcı kişi sıfatıyla sorumludur (TBK m.116). Kurucu portföy yönetim şirketinin sorumluluğu ise fonun yönetimindeki özen ve sadakat ihlallerine dayanır. Kurucuyla yatırımcı arasında doğrudan bir satış sözleşmesi bulunmayabileceğinden, kurucuya karşı talebin tüketici mahkemesinde görülüp görülmeyeceği tartışmalıdır. Aynı zarardan birden fazla kişi sorumluysa müteselsil sorumluluk kuralları uygulanır (TBK m.61, m.62).
Kime dava açılır? Davalılar ve sorumluluk sebepleri
| Davalı | İlişki | Başlıca sorumluluk sebebi | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Fonu satan banka veya aracı kurum | Dağıtım ve aracılık sözleşmesi; çoğu zaman tüketici işlemi | Uygunsuz satış, eksik bilgilendirme, talimatın yerine getirilmemesi | TBK m.112, m.506; SPKn; III-39.1; III-37.1 |
| Kurucu portföy yönetim şirketi | Fon içtüzüğü ve izahname çerçevesinde yönetim | Portföy yönetimindeki özen ve sadakat ihlali | SPKn m.52; III-52.1; TBK m.506 |
| Portföy saklayıcısı | Saklama ve gözetim | Saklama ve kontrol yükümlülüklerinin ihlali | SPKn m.56 |
| Fonun kendisi | Tüzel kişiliği yoktur | Davalı gösterilemez; kurucu davalı gösterilir | SPKn m.52 |
| Birden fazla sorumlu | Aynı zarardan sorumluluk | Müteselsil sorumluluk ve iç ilişkide rücu | TBK m.61, m.62 |
Davalıların seçimi stratejik bir karardır. Kurucu portföy yönetim şirketleri soruşturma ve tedbir sürecinde olabilir; ödeme gücü belirsizdir. Fonu satan banka ise hem ödeme gücü yüksek hem de satış sürecinin belgelerini elinde tutan taraftır. Satış personelinin kişisel sorumluluğu banka personeli fon sattı, uygunluk testine dayalı talep emekli ikramiyemi bankanın önerisiyle fona yatırdım yazılarımızda anlatıldı.
Haksız Şart ve Sorumsuzluk Kayıtları
Kısa cevap: Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şartlar haksız şarttır ve kesin olarak hükümsüzdür (6502 m.5). Ayrıca izne tabi bir faaliyet yürüten borçlunun hafif kusurundan bile sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/3).
Fon satışında kullanılan çerçeve sözleşmeler ve risk bildirim formları çoğu zaman matbudur. Bu belgelerde “yatırımın bütün riskleri müşteriye aittir”, “kuruluş, yatırım kararlarından doğan zararlardan sorumlu değildir” gibi genel ifadeler yer alır. 6502 m.5/1, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve tarafların hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarını haksız şart sayar; haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Önceden hazırlanmış standart bir sözleşmede yer alan şartın müzakere edildiğini ispat yükü, bunu ileri süren satıcı veya sağlayıcıdadır.
Genel borçlar hukuku da benzer bir koruma sağlar. TBK m.115/1’e göre borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. m.115/3 ise uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek veya sanatın yürütülmesi ancak kanun veya yetkili makamlarca verilen izinle mümkünse, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın da kesin olarak hükümsüz olduğunu öngörür. Bankalar, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri faaliyetlerini SPK ve BDDK izniyle yürütür. Bu nedenle bu kuruluşların sözleşmelerindeki genel sorumsuzluk kayıtları, hem tüketici hukuku hem genel hükümler bakımından sınırlıdır. Risk bildirim formunun imzalanması bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğini kendiliğinden göstermez; formun içeriği ile satışta verilen bilginin uyumu ayrıca incelenir.
Deliller: Dilekçeye Ne Eklenir?
Kısa cevap: Elinizdeki bütün belgeler dilekçeye eklenir; kuruluşta bulunan belgeler için hangi belgenin nereden getirtileceği açıkça yazılır (HMK m.318). Uygunluk testi, risk bildirim formu, ses kayıtları ve dekontlar dosyanın omurgasıdır.
Fon davasında ispat, büyük ölçüde davalı kuruluşun elindeki belgelere dayanır. Uygunluk testinin sonucu, satış görüşmesinin ses kaydı, müşteri sınıflandırması ve talimat kayıtları kuruluşun sistemindedir. Basit yargılamada bu belgelerin getirtilmesi ilk dilekçede somut olarak istenmelidir: “ilgili bütün kayıtların celbi” gibi genel bir talep yerine, hangi tarihli hangi belgenin, hangi hesap numarasıyla ilgili olarak istendiği yazılmalıdır. Dava öncesinde KVKK m.11 uyarınca yapılacak bir başvuru, hem belgeleri erkenden elde etmeye hem de kuruluşun cevabını delil olarak kullanmaya yarar. Başvuru metni fon mağduru dilekçe oluşturucu aracımızdadır.
Dava dilekçesine eklenecek ve getirtilmesi istenecek deliller
| Delil | Neyi ispatlar? | Nereden? |
|---|---|---|
| Arabuluculuk son tutanağı | Dava şartının yerine getirildiğini | Arabuluculuk bürosu |
| Çerçeve sözleşme, risk bildirim formu, müşteri bilgi formu | Sözleşme ilişkisini, bilgilendirmenin içeriğini ve matbu şartları | Banka veya aracı kurum; dağıtıcıdan yazılı talep |
| Uygunluk testi ve sonuçları | Ürünün yatırımcıya uygun olup olmadığının değerlendirilip değerlendirilmediğini | Banka veya aracı kurum; KVKK m.11 başvurusu |
| Alım ve satım dekontları, hesap ekstreleri | Yatırılan tutarı, tarihleri ve talimatları | Hesap ekranı, internet şubesi |
| MKK e-Yatırımcı dökümü | Pay adedini ve kaydı | e-Devlet |
| Ses kayıtları ve yazışmalar | Satışta verilen sözlü bilgileri ve telkinleri | Kuruluştan getirtme; ekran görüntüleri |
| İzahname, yatırımcı bilgi formu, KAP açıklamaları | Fonun niteliğini ve risk değerini | KAP fon sayfası |
| SPK bültenleri ve duyuruları | İşleme kapatma ve tasfiye olgularını | SPK internet sitesi |
| Tasfiye dağıtım dökümleri | Alınan ödemeleri ve kalan zararı | Tasfiye bankası |
Belgeler kaybolma veya değiştirilme tehlikesi altındaysa dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir. Ses kayıtlarının saklama süresi sınırlı olabileceğinden, bu kayıtlar için erken hareket etmek önemlidir. Tanık gösterilecekse, tanığın satış görüşmesine hangi sıfatla ve hangi tarihte katıldığı dilekçede belirtilmelidir.
Faiz ve Zarar Kalemleri
Kısa cevap: Zarar, kural olarak yatırılan tutar ile geri alınan ve tasfiyeden ödenen tutarlar arasındaki farktır. Kanuni faiz 31 Temmuz 2026’dan itibaren TCMB reeskont oranının yüzde sekseni esas alınarak belirlenir; 2026 için bu oran yıllık yüzde 31’dir. Bu tarihten önceki dönem için eski oran uygulanır.
Zararın hesabında esas alınacak yöntem, talebin dayanağına göre değişir. Uygunsuz satış iddiasında yatırımcı, ürün hiç satılmamış olsaydı bulunacağı durumu ister; bu genellikle yatırılan tutardan geri alınan ve tasfiyeden ödenen tutarların düşülmesiyle hesaplanır. Gerçekleştirilmeyen bir satış talimatına dayanan taleplerde ise talimatın yerine getirileceği tarihteki değer ile fiilen alınan ödeme arasındaki fark esas alınır. Hesap yöntemi ve zarar kalemleri fon zararı nasıl hesaplanır yazımızda, pratik hesap fon zararı hesaplama aracımızda yer alıyor.
Faiz bakımından 7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle yeniden düzenlenen 3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca, 31 Temmuz 2026’dan itibaren kanuni faiz oranı bir önceki yılın 31 Aralık günü geçerli olan TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenir; 31.12.2025 tarihli yüzde 38,75’lik reeskont oranına göre bu oran yıllık yüzde 31’dir. Faiz dönemsel işlediğinden, 31 Temmuz 2026’dan önceki dönem için o dönemde yürürlükte olan oran uygulanır. Sözleşmeye aykırılığa dayanan talepte temerrüt ihtarla başlar (TBK m.117/1); haksız fiile dayanan talepte temerrüt fiil tarihinde gerçekleşir (m.117/2). Temerrüt faizini aşan zarar ayrıca istenebilir (m.122). Davalı kuruluş bakımından işlemin ticari iş olması nedeniyle avans faizi istenip istenemeyeceği tartışmalıdır; dilekçede kanuni faiz güvenli seçenektir. Yeni faiz sistemi yasal faiz değişti yazımızda anlatıldı.
Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, 186.000 TL’yi aşan bir fon zararı için, tüketici arabuluculuğu tamamlandıktan sonra tüketici mahkemesinde açılacak kısmi dava için hazırlanmıştır. HMK m.119’daki zorunlu unsurları sırasıyla içerir; vakıalar numaralıdır ve her vakıanın yanında delili gösterilmiştir. Köşeli parantez içindeki bölümler dosyaya göre doldurulmalı, dosyada karşılığı olmayan vakıalar çıkarılmalıdır.
DAVACI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […], Adres: […] VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres, e-posta, UYAP kaydı] DAVALILAR: 1- [Fonu satan banka veya aracı kurumun unvanı], [Genel müdürlük adresi], [MERSİS No] 2- [Kurucu portföy yönetim şirketinin unvanı], [Adres], [MERSİS No] DAVA DEĞERİ: Şimdilik [tutar] TL (HMK m.109 uyarınca kısmi dava; fazlaya ilişkin haklarımız ve HMK m.109/4 uyarınca talep artırım hakkımız saklıdır) KONU: Davalıların sözleşmeye aykırı davranışları ve özen yükümlülüğü ihlali nedeniyle uğranılan zararın şimdilik [tutar] TL’sinin temerrüt tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebidir.
AÇIKLAMALAR: 1- Tüketici sıfatı: Müvekkil [meslek] olup sermaye piyasası alanında mesleki bir faaliyeti yoktur. Dava konusu fon payları, müvekkilin kişisel birikimiyle, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla edinilmiştir. Müvekkil davalı 1 nezdinde genel müşteri olarak sınıflandırılmıştır. (Delil: meslek belgesi, hesap ekstreleri, müşteri sınıflandırma belgesi) 2- Sözleşme ilişkisi: Müvekkil ile davalı 1 arasında [tarih] tarihli çerçeve sözleşme bulunmaktadır. Müvekkil, davalı 1’in [şube] şubesinde, [personelin unvanı] tarafından yapılan öneri üzerine, [tarih/tarihler] tarihlerinde davalı 2’nin kurucusu olduğu [fon unvanı ve kodu] fonundan toplam [pay adedi] adet katılma payını [tutar] TL karşılığında satın almıştır. (Delil: çerçeve sözleşme, dekontlar, MKK e-Yatırımcı dökümü) 3- Satış süreci: Satış görüşmesinde fonun [“mevduat gibi”, “riski düşük”, “istediğiniz zaman çıkarsınız” vb.] olarak tanıtıldığı; fonun serbest fon niteliği, risk değeri ve likidite riski hakkında bilgi verilmediği; [nitelikli yatırımcı beyanının hazır form olarak imzaya sunulduğu]. (Delil: [tarih] tarihli ses kaydı, yazışmalar, tanık [ad soyad], risk bildirim formu) 4- Uygunluk: Müvekkilin yaşı, geliri, yatırım deneyimi ve risk tercihi dikkate alındığında fon müvekkile uygun değildir. Uygunluk testi [yapılmamış / sonucu ürünle uyumsuz olduğu hâlde satış yapılmıştır]. (Delil: uygunluk testi ve sonuçları, müşteri bilgi formu — davalı 1’den celbi talep olunur) 5- Fonun yönetimi: Fon, Sermaye Piyasası Kurulunun 17.09.2026 tarihli ve 57/1707 sayılı kararıyla TEFAS’ta işleme kapatılmış, 57/1708 sayılı kararıyla tasfiyesine karar verilmiştir. Kurulun 2026/60 ve 2026/61 sayılı Bültenlerinde yer alan olgular, fonun portföyünün yönetiminde özen ve sadakat yükümlülüklerine aykırı davranıldığını göstermektedir. (Delil: SPK bültenleri, fon izahnamesi, KAP açıklamaları) 6- [Varsa] Gerçekleşmeyen talimat: Müvekkil [tarih ve saat] tarihinde satış talimatı vermiş, talimat [gerçekleşmemiş / iptal edilmiştir]. (Delil: talimat kaydı, ekran görüntüsü, e-Devlet PBLK kaydı) 7- Zarar: Müvekkilin yatırdığı tutar [tutar] TL, bugüne kadar aldığı geri alım ve tasfiye ödemeleri [tutar] TL’dir. Tasfiye sürdüğünden zararın kesin tutarı yargılama sırasında, tasfiye dağıtımları ve bilirkişi incelemesiyle belirlenecektir. Bu nedenle dava kısmi dava olarak açılmıştır. (Delil: tasfiye dağıtım dökümleri, bilirkişi incelemesi) 8- Sorumluluk: Davalı 1, çerçeve sözleşme ve vekâlet ilişkisi gereğince müvekkili doğru ve yeterli bilgilendirmek, ürünün uygunluğunu değerlendirmek ve müvekkilin menfaatini gözetmekle yükümlüdür (TBK m.112, m.506; SPKn ve III-39.1, III-37.1 sayılı Tebliğler). Personelin fiillerinden yardımcı kişi olarak sorumludur (TBK m.116). Davalı 2, fonun yönetiminde özen ve sadakat yükümlülüklerine aykırı davranmıştır. Davalılar aynı zarardan müteselsilen sorumludur (TBK m.61). 9- Haksız şart ve sorumsuzluk kayıtları: Çerçeve sözleşme ve risk bildirim formundaki genel sorumsuzluk kayıtları müvekkille müzakere edilmemiştir; 6502 m.5 uyarınca haksız şart olup kesin olarak hükümsüzdür. Ayrıca davalılar izne tabi faaliyet yürüttüğünden hafif kusurdan sorumsuzluk kaydı da kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/3). 10- Temerrüt ve faiz: Davalılara [tarih] tarihinde [noter/KEP] ile ihtar gönderilmiş, ihtar [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir (TBK m.117/1). Haksız fiile dayanan talep bakımından temerrüt fiil tarihinde gerçekleşmiştir (m.117/2). Temerrüt faizini aşan zarara ilişkin haklarımız saklıdır (m.122). 11- Dava şartı arabuluculuk: Her iki davalı da arabuluculukta karşı taraf olarak gösterilmiş, [tarih] tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamamıştır. Son tutanağın aslı eklidir (6502 m.73/A; 6325 m.18/A). 12- Görev, yetki ve harç: İşlem tüketici işlemidir; özel kanunlarda düzenleme bulunması tüketici mahkemesinin görevini engellemez (6502 m.3/1-k, l; m.73/1; m.83/2). Mahkemeniz müvekkilin yerleşim yeri olarak yetkilidir (m.73/5). Dava harçtan muaftır (m.73/2). 13- Kısmi dava: Zararın miktarı henüz kesinleşmediğinden ve taraflar arasında tartışmalı olduğundan dava kısmi dava olarak açılmıştır (HMK m.109). Talep artırım hakkımızı HMK m.109/4 uyarınca tahkikatın sonuna kadar kullanacağız. 14- Beklenen savunmalar: Zararın piyasa riskinden doğduğu savunması yerinde değildir; talep, riskin bilgilendirme yapılmadan ve uygunluk değerlendirilmeden müvekkile yüklenmesine dayanmaktadır. Kurul kararları, kararın dayandığı olguların davalıların özen alanında bulunduğunu göstermektedir; kusursuzluğun ispatı davalılara aittir (TBK m.112).
HUKUKİ SEBEPLER: 6502 sayılı Kanun m.3, m.5, m.73, m.73/A, m.83; 6098 sayılı TBK m.20-25, m.61, m.112, m.115, m.116, m.117, m.122, m.506; 6362 sayılı SPKn ve ilgili tebliğler; 6325 sayılı Kanun m.18/A; 3095 sayılı Kanun m.1; 6100 sayılı HMK m.109, m.119, m.316-322 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Çerçeve sözleşme, risk bildirim formu, müşteri bilgi formu, uygunluk testi ve müşteri sınıflandırma belgeleri, ses kayıtları, talimat kayıtları (davalı 1’den celbi), dekontlar ve hesap ekstreleri, MKK e-Yatırımcı dökümü, fon izahnamesi ve KAP açıklamaları, SPK bültenleri ve duyuruları, tasfiye dağıtım dökümleri (tasfiye bankasından celbi), ihtarname ve tebliğ şerhi, arabuluculuk son tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, yemin ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [tutar] TL’nin [temerrüt tarihi] tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava sırasında yapılacak tasfiye ödemelerinin mahsubuna, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla talep ederiz. [Tarih]
Davacı Vekili Av. [Ad Soyad] — [İmza]
EKLER: 1- Vekâletname 2- Arabuluculuk son tutanağı (aslı) 3- İhtarname ve tebliğ şerhi 4- Çerçeve sözleşme ve formlar 5- Dekontlar ve MKK dökümü 6- SPK bültenleri 7- [Diğer belgeler]
Beklenen Savunmalar ve Cevapları
Kısa cevap: Davalı kuruluşlar çoğu zaman görevsizlik, piyasa riski, imzalı risk bildirim formu ve SPK kararının mücbir sebep olduğu savunmalarını ileri sürer. Basit yargılamada cevaba cevap verilemeyeceği için bu savunmalar dava dilekçesinde önceden karşılanmalıdır.
Beklenen savunmalar ve dilekçede verilecek cevap
| Savunma | Cevap | Dayanak |
|---|---|---|
| Davacı tüketici değildir, mahkeme görevsizdir | İşlemin ticari veya mesleki olmayan amacı somut olgularla gösterilir; özel kanunda düzenleme görevi engellemez | 6502 m.3/1-k, l; m.83/2 |
| Zarar piyasa riskinden doğdu | Talep riskin kendisine değil, riskin bilgilendirme yapılmadan ve uygunluk değerlendirilmeden yatırımcıya yüklenmesine dayanır | TBK m.112; III-39.1 |
| Risk bildirim formu imzalandı | Matbu form bilgilendirme yükümlülüğünü kendiliğinden karşılamaz; müzakere edilmeyen sorumsuzluk kayıtları haksız şarttır | 6502 m.5; TBK m.20-25, m.115 |
| SPK kararı mücbir sebeptir | Kararın dayandığı olgular kuruluşların kendi özen yükümlülüğü alanındadır; kusursuzluğu borçlu ispatlar | TBK m.112 |
| Zarar henüz belli değil | Kısmi dava açılmış, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur; tasfiye ödemeleri mahsup edilir | HMK m.109/4 |
| Davalı arabuluculukta gösterilmedi | Her davalının arabuluculuk tutanağında yer aldığı gösterilir | 6325 m.18/A-2 |
Sözleşmeye aykırılığa dayanan talepte borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Bu kural, fon davasında davacıya önemli bir avantaj sağlar: kuruluşun bilgilendirme ve uygunluk değerlendirmesini doğru yaptığını ispat yükü kuruluşa aittir. Haksız fiile dayanan taleplerde ise kusurun ispatı kural olarak davacıya düşer. Bu nedenle dilekçe, sözleşme sorumluluğunu esas dayanak olarak kurmalıdır.
Dava Açıldıktan Sonra: Süreç ve Süreler
Kısa cevap: Dilekçe tebliğ edilir, davalı iki hafta içinde cevap verir, mahkeme ön inceleme ve tahkikatı mümkün olduğunca bir duruşmada tamamlar. Bilirkişi raporuna iki hafta içinde itiraz edilir. Karara karşı istinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır.
Cevap dilekçesinin verilmesinden sonra mahkeme ön inceleme ve tahkikat duruşmasını yapar. Fon davalarında zararın ve kusurun belirlenmesi çoğu zaman sermaye piyasası alanında uzman bir bilirkişi incelemesini gerektirir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilir; taraflar raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususlar için tamamlatılmasını veya belirsizliğin giderilmesini isteyebilir ya da yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir (HMK m.281/1). Talep artırımı bu aşamada, rapor ve tasfiye dağıtımları dikkate alınarak yapılmalıdır. Dava sırasında gelen tasfiye ödemeleri mahkemeye bildirilmeli ve talepten mahsup edilmelidir. Karara karşı istinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345); kararın kesin olup olmadığı parasal sınıra bağlıdır. Dava süresi ve masrafları fon davası ne kadar sürer, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri fon davasında yargılama giderleri yazılarımızda anlatıldı.
Adım Adım: Tüketici Mahkemesinde Fon Davası
- Tüketici sıfatınızı değerlendirin. Mesleğiniz, paranın kaynağı, işlem sıklığı ve müşteri sınıflandırmanız işlemin ticari veya mesleki olmayan amaçla yapıldığını gösteriyor mu?
- Belgeleri toplayın. Dekontlar, MKK e-Yatırımcı dökümü, çerçeve sözleşme ve formlar; bankaya KVKK m.11 başvurusu yaparak uygunluk testi ve ses kayıtlarını isteyin.
- İhtarname gönderin. Noter veya KEP ile ödeme ve belge talebi; temerrüt ve faizin başlangıcı için önemlidir.
- Değeri belirleyin. 186.000 TL’nin altındaysa tüketici hakem heyetine, üstündeyse arabuluculuğa gidin.
- Arabuluculuğa başvurun. Tüketici uyuşmazlığı olarak ve her davalıyı karşı taraf göstererek; süre üç hafta, en fazla bir hafta uzatma.
- Dilekçeyi eksiksiz yazın. Bütün vakıalar, deliller, beklenen savunmalara cevaplar ve kısmi dava ile artırım hakkı saklı tutulmalı.
- Son tutanağı ekleyin. Aslını dava dilekçesine ekleyin; eksiklik bir haftalık kesin süreye bağlanır.
- Tahkikatı izleyin. Bilirkişi raporuna iki hafta içinde itiraz edin, tasfiye ödemelerini bildirin ve talebi tahkikat sonunda bir defaya mahsus artırın.
Sık Yapılan Hatalar
- Belirsiz alacak davası açmaya çalışmak. HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’dan itibaren kaldırıldı; kısmi dava ve m.109/4 artırımı kullanılır.
- Replik dilekçesine güvenmek. Basit yargılamada cevaba cevap dilekçesi yoktur (HMK m.317/3).
- Delilleri sonraya bırakmak. Taraflardaki belgeler dilekçeye eklenir, getirtilecekler somut gösterilir (HMK m.318).
- Arabuluculukta bir davalıyı atlamak. Arabuluculukta karşı taraf gösterilmeyen kuruluş bakımından dava şartı eksik kalır.
- Hakem heyeti sınırını gözden kaçırmak. 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıkta doğrudan mahkemeye gidilemez (6502 m.68/1).
- Fonu davalı göstermek. Fonun tüzel kişiliği yoktur; kurucu ve satan kuruluş davalıdır.
- Tüketici sıfatını anlatmamak. Görevsizlik itirazına karşı olgular ilk dilekçede belgelenmelidir.
- Görevsizlik kararından sonra süreyi kaçırmak. Dosyanın gönderilmesi iki hafta içinde istenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m.20/1).
- Artırımı erken kullanmak. m.109/4 artırımı bir defalıktır; bilirkişi raporu ve tasfiye dağıtımlarından sonra yapılmalıdır.
- Faizi yanlış kurmak. 31 Temmuz 2026 öncesi ve sonrası için farklı kanuni faiz oranları uygulanır.
Önemli Kavramlar
- Tüketici
- Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi (6502 m.3/1-k).
- Tüketici işlemi
- Ticari veya mesleki amaçla hareket edenlerle tüketiciler arasında kurulan, bankacılık ve vekâlet dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlem (m.3/1-l).
- Basit yargılama
- Cevaba cevap dilekçesi olmayan, genişletme yasağının dilekçelerle başladığı ve tahkikatın mümkün olduğunca tek duruşmada tamamlandığı yargılama usulü (HMK m.316-322).
- Kısmi dava
- Alacağın bir kısmının dava edilmesi; 7589 sayılı Kanundan sonra talep bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4).
- Dava şartı arabuluculuk
- Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunluluğu (6502 m.73/A).
- Haksız şart
- Müzakere edilmeden konulan ve tüketici aleyhine dengesizlik yaratan, kesin hükümsüz sözleşme şartı (6502 m.5).
- Görevsizlik kararı
- Davanın görevli olmayan mahkemede açıldığının tespiti; dosyanın gönderilmesi iki hafta içinde istenmelidir (HMK m.20).
- Kanuni faiz
- 31 Temmuz 2026’dan itibaren TCMB reeskont oranının yüzde sekseni esas alınarak belirlenen faiz (3095 m.1).
Dava öncesinde veya dava sırasında sorumluların malvarlığını güvence altına almak için ihtiyati haciz talep dilekçesi örneği (fon zararı alacağı) yazımıza bakın.
Dava açmadan önce karşı taraftaki kayıtları korumak için delil tespiti talep dilekçesi örneği (fon kayıtları, ses kayıtları, uygunluk testi) yazımıza bakın.
Dava öncesi arabuluculukta tüketicinin ödeyeceği ücret ve Bakanlığın karşıladığı kısım arabuluculuk ücreti hesaplama aracı (2026) ile hesaplanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fon zararı için tüketici mahkemesinde dava açabilir miyim?
Fonu ticari veya mesleki olmayan bir amaçla, kişisel birikiminizle aldıysanız evet. Konunun Sermaye Piyasası Kanunu ile düzenlenmiş olması tüketici mahkemesinin görevini engellemez (6502 m.3, m.73/1, m.83/2).
Tüketici mahkemesinde harç ödenir mi?
Hayır. Tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava Harçlar Kanunu’ndaki harçlardan muaftır (6502 m.73/2). Bilirkişi ve tebligat giderleri gibi yargılama giderleri ayrıca değerlendirilir.
Hangi şehirde dava açmalıyım?
Genel yetki kurallarına ek olarak kendi yerleşim yerinizdeki tüketici mahkemesinde dava açabilirsiniz (6502 m.73/5). Tüketici mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar.
Arabuluculuğa gitmek zorunda mıyım?
Uyuşmazlık değeri 186.000 TL ve üzerindeyse evet; tüketici arabuluculuğu dava şartıdır (6502 m.73/A). Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk değil, tüketici hakem heyeti yolu zorunludur (m.68/1).
Arabuluculuk ne kadar sürer, ücreti var mı?
Arabulucu süreci üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. İlk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Tasfiye bitmeden dava açabilir miyim?
Evet. Zararın bir kısmını dava eder, talebi aynı davada bir defaya mahsus ve tahkikatın sonuna kadar artırabilirsiniz; artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).
Belirsiz alacak davası açabilir miyim?
Hayır. HMK m.107, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’dan itibaren kaldırıldı. Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre görülmeye devam eder.
Basit yargılama benim için ne değiştirir?
Cevaba cevap dilekçesi veremezsiniz ve iddianızı dilekçelerden sonra genişletemezsiniz (HMK m.317/3, m.319). Bütün vakıa, delil ve talepler ile davalının beklenen savunmalarına cevaplar ilk dilekçede yer almalıdır.
Kimi dava etmeliyim?
Fonu size satan banka veya aracı kurum asıl davalıdır. Kurucu portföy yönetim şirketi de davalı gösterilebilir; ancak onunla ilişkinin tüketici işlemi sayılıp sayılmayacağı tartışılabilir. Fonun tüzel kişiliği yoktur, davalı gösterilemez.
Risk bildirim formunu imzaladım; davayı kaybeder miyim?
Kendiliğinden hayır. Matbu form bilgilendirme yükümlülüğünü tek başına karşılamaz; müzakere edilmeyen sorumsuzluk kayıtları haksız şarttır (6502 m.5). İzne tabi faaliyet yürüten kuruluşun hafif kusurdan sorumsuzluk kaydı da hükümsüzdür (TBK m.115/3).
Mahkeme görevsizlik kararı verirse ne olur?
Dosya kendiliğinden gönderilmez. Kararın kesinleşmesinden, kanun yoluna gidilmeden kesinleşmişse tebliğinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemelisiniz; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m.20/1).
Hangi faizi istemeliyim?
Kanuni faiz güvenli seçenektir. 31 Temmuz 2026’dan itibaren oran TCMB reeskont oranının yüzde sekseni esas alınarak belirlenir ve 2026 için yıllık yüzde 31’dir; önceki dönem için eski oran uygulanır. Avans faizi talebi tartışmalıdır.
Dava sırasında tasfiye ödemesi gelirse ne olur?
Ödemeyi mahkemeye bildirin; ödenen tutar talepten mahsup edilir. Talep artırımını, tasfiye dağıtımları ve bilirkişi raporu görüldükten sonra yapmanız bu nedenle daha güvenlidir.
Karara karşı nereye başvurulur?
Karar kesin değilse tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.345). Kararın kesin olup olmadığı parasal sınıra bağlıdır.
Dava dilekçenizi birlikte kuralım
Tüketici sıfatı, arabuluculuk başvurusu, delil listesi, kısmi dava ve talep artırımı stratejisi için birlikte çalışalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİlgili Rehberler
- Fon yatırımcısı tüketici mi?
- Fon zararı tazminat davası dilekçesi
- Fon uyuşmazlığında arabuluculuk başvuru dilekçesi
- Basit yargılama usulü: fon dosyalarında uygulama
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
- Tasfiye bitmeden dava açılabilir mi?
- Fon davası hangi mahkemede açılır?
- TSPB müşteri uyuşmazlıkları hakem heyeti
- Bana uygun olmayan fon satıldı
- Genel işlem koşulları ve irade bozukluğu
- Fon zararı nasıl hesaplanır?
- Fon davasında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
- Tasfiye edilen fonlarda ödeme takibi
- Fon tasfiyesi hukuk rehberi


