Size uygun olmayan bir fon satıldıysa muhatap, fonu kuran şirket değil, payı satan banka veya aracı kurumdur. III-39.1 sayılı Tebliğ m.33/2, fon payında uygunluk testi muafiyetini ürünün müşterinin kendi talebiyle sunulması ve testin yapılmayacağının bildirilmesi şartlarına bağlar; bildirimi kuruluş ispat eder. Serbest fonlar yalnızca nitelikli yatırımcıya satılır: finansal varlık eşiği 18.12.2025’te 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye çıktı ve III-52.1 m.25/4 satış kuruluşuna vasfı belgeleme yükümlülüğü yükler. Genel risk formu araca özgü bildirimin, imzalatılan beyan vasfın belgelenmesinin yerine geçmez. TBK m.112 kusursuzluğu ispat yükünü kuruluşa, m.115 izne tabi hizmetlerde hafif kusurdan sorumsuzluk kaydını hükümsüz sayar.
Size uygun olmayan bir fon mu satıldı?
Satış kayıtlarınızı ve formlarınızı birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: İmzalanan form her şeyi çözmez
Fon satışında uygunluk testi muafiyeti şartlıdır. III-39.1 sayılı Tebliğin 33. maddesinin ikinci fıkrası, yatırım fonu katılma paylarında testin zorunlu olmamasını iki şarta bağlar: ürünün müşterinin kendi talebiyle sunulması ve testin yapılmayacağının müşteriye bildirilmesi. Bildirimin ispat yükü yatırım kuruluşuna aittir.
Serbest fon yalnızca nitelikli yatırımcıya satılır. SPK’nın 18.12.2025 tarihli ilke kararıyla finansal varlık eşiği 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye çıkarılmıştır. III-52.1 sayılı Tebliğin 25. maddesinin dördüncü fıkrası, satış kuruluşuna yatırımcının nitelikli yatırımcı vasfını gösteren bilgi ve belgeleri temin etme yükümlülüğü yükler.
Kusursuzluğu kuruluş ispat eder. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112 uyarınca borç gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlüdür; m.115 izne tabi hizmetlerde hafif kusurdan sorumsuzluk kaydını dahi geçersiz sayar.
Bu Yazı Kimin İçin?
Fon tasfiyesinden etkilenen yatırımcıların önemli bir kısmı, fona kendi araştırmasıyla değil, bir banka şubesinde veya aracı kurumda yönlendirilerek yatırım yaptığını anlatır. Anlatılar birbirine benzer: vadesi dolan mevduat için yeni bir ürün önerilmiştir, fonun “mevduattan iyi” olduğu söylenmiştir, tablet veya ekran üzerinde birkaç onay verilmiştir, bazen de “nitelikli yatırımcıyım” yazan bir beyan imzalatılmıştır.
Bu yazı, özellikle bireysel yatırımcılar, emekliler ve sermaye piyasası deneyimi sınırlı kişiler için hazırlanmıştır. Yatırım kuruluşlarının fon satarken uymak zorunda olduğu kuralları, bu kurallara aykırılığın hangi sonuçları doğurduğunu, imzalanan formların hukuki değerini, ispatın nasıl yapılacağını ve hangi yolların izlenebileceğini ele alır.
Şirketlerin ve profesyonel müşterilerin durumu farklı kurallara tabidir; bu konu şirket fon zararını aracı kurum veya bankadan istemek yazımızda ele alındı.
Satışı Kim Yaptı? Kurucu ile Dağıtıcı Ayrımı
Uygunsuz satış iddiasının muhatabı, fonu kuran portföy yönetim şirketi değil, katılma payını size satan kuruluştur. Bu kuruluş çoğu zaman bir banka veya aracı kurumdur ve fonun dağıtıcısı olarak hareket eder.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.37/1, yatırım hizmetleri ve faaliyetlerini sayar; emirlerin alınması ve iletilmesi, emirlerin müşteri adına gerçekleştirilmesi ve yatırım danışmanlığı bunlar arasındadır. m.45/1, yatırım kuruluşlarının yükümlülüklerinin ve hizmet sunumu sırasında uyacakları ilke ve esasların Kurulca belirleneceğini; m.45/4 ise Kurulun yatırımcılara sağlanacak korumanın belirlenmesi amacıyla yatırımcıları sınıflandırmaya yetkili olduğunu düzenler.
Bu yetkiye dayanarak çıkarılan III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ, müşteri sınıflandırması, risk bildirimi, uygunluk testi ve reklam ile sözlü açıklamalara ilişkin kuralları içerir. Fon payı satışına ilişkin özel kurallar ise III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğindedir.
Kurucu ile dağıtıcının sorumluluğu farklı dayanaklara sahiptir. Kurucu fonun yönetiminden, dağıtıcı satış sürecinden sorumludur. Ayrıntılar satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Birinci Kural: Müşteri Sınıflandırması
Yatırım kuruluşu, her müşterisini genel veya profesyonel müşteri olarak sınıflandırmak zorundadır. Sınıf, müşteriye sağlanacak korumanın düzeyini belirler.
III-39.1 sayılı Tebliğ m.31/1, profesyonel müşteriyi kendi yatırım kararlarını verebilecek ve üstlendiği riskleri değerlendirebilecek tecrübe, bilgi ve uzmanlığa sahip müşteri olarak tanımlar. Bankalar, aracı kurumlar ve benzeri kurumlar kendiliğinden profesyonel müşteridir; bireysel yatırımcılar ise kural olarak genel müşteridir.
Bireysel yatırımcı ancak talep ederse profesyonel müşteri sayılabilir. m.32/1, genel müşterilerden yazılı olarak talep eden ve sayılan şartlardan en az ikisini sağladığını tevsik edenlerin profesyonel müşteri sıfatıyla hizmet alabileceğini düzenler. Şartlar; belirli bir işlem hacmi, belirli bir finansal varlık tutarı ve finans alanında belirli bir mesleki deneyim veya lisanstır.
Tutarlar sabit değildir. m.32/2 Kurula bu tutarları değiştirme yetkisi verir. SPK, 18.12.2025 tarihli ve i-SPK.37.7 sayılı İlke Kararıyla finansal varlık tutarını 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye, işlem hacmi tutarını 500 bin TL’den 5 milyon TL’ye çıkarmıştır. Karardan önce mevcut tutarlarla profesyonel müşteri veya nitelikli yatırımcı sıfatını kazanmış olanların bu statüleri devam etmektedir.
Talebe dayalı profesyonel müşteri şartları (III-39.1 m.32/1)
| Şart | 18.12.2025 öncesi | 18.12.2025 sonrası |
|---|---|---|
| (a) İşlem hacmi | Son 1 yılda her 3 ayda en az 500.000 TL ve 10 işlem | Tutar 5 milyon TL |
| (b) Finansal varlıklar | 1.000.000 TL’yi aşması | 10 milyon TL |
| (c) Mesleki deneyim veya lisans | Finansta üst düzey 2 yıl veya sermaye piyasasında 5 yıl ya da ilgili lisans | Aynı |
| Aranan | Yazılı talep ve en az iki şart | Yazılı talep ve en az iki şart |
Sınıflandırma rejimi uygunluk testi ve müşteri sınıflandırması yazımızda ayrıntılı olarak ele alındı.
İkinci Kural: Uygunluk Testi ve Fon Payındaki Muafiyetin Şartları
III-39.1 sayılı Tebliğ m.33/1, uygunluk testini, pazarlanan veya müşteri tarafından talep edilen ürünün müşteriye uygun olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla, müşterinin ürünün risklerini anlayabilecek bilgi ve tecrübeye sahip olup olmadığının tespiti olarak tanımlar. Yatırım kuruluşları alım satıma aracılık kapsamında genel müşterilere bu testi yapmakla yükümlüdür.
Testin içeriği m.33/3’te belirlenmiştir. Asgari olarak müşterinin yatırım amaçları, yatırım süresi ile risk ve getiri tercihleri; ayrıca yaşı, mesleği, eğitim durumu ve geçmişte gerçekleştirdiği sermaye piyasası işlemlerinin türü, niteliği, hacmi ve sıklığı hakkında bilgi alınır. İlk bilgiler yazılı olarak alınır.
Fon payları bakımından önemli bir istisna vardır, ancak bu istisna şartlıdır. m.33/2, yatırım kuruluşunun ürünün müşterinin kendi talebi doğrultusunda sunulması ve uygunluk testi yapmakla yükümlü bulunmadığı hususunda müşterinin bilgilendirilmesi şartlarıyla, yatırım fonu katılma payları için uygunluk testi yapmasının zorunlu olmadığını düzenler. Aynı fıkra, bildirime ilişkin ispat yükünün yatırım kuruluşuna ait olduğunu açıkça belirtir.
Bu hüküm, uygunsuz satış dosyalarının merkezindedir. Muafiyetin iki şartı birlikte aranır. Birincisi, ürünün müşterinin kendi talebiyle sunulmasıdır; şube çalışanının önerisiyle, vadesi dolan mevduat için yönlendirmeyle veya kuruluşun kampanyasıyla sunulan bir fonda bu şartın gerçekleştiği tartışmalı hâle gelir. İkincisi, testin yapılmayacağının müşteriye bildirilmesidir; bu bildirimin yapıldığını kuruluş ispat etmek zorundadır.
Fon payında uygunluk testi muafiyeti (III-39.1 m.33/2)
| Şart | Ne anlama gelir? | Tartışmalı olduğu durumlar |
|---|---|---|
| Müşterinin kendi talebi | Ürünü müşteri kendisi istemiş olmalı | Çalışanın önerisi, mevduat vadesinde yönlendirme, kampanya |
| Testin yapılmayacağının bildirilmesi | Müşteri bu hususta bilgilendirilmiş olmalı | Bildirimin kaydı yoksa |
| İspat | Bildirimi kuruluş ispat eder | Kuruluş kayıt sunamazsa |
Muafiyetin şartları gerçekleşmemişse kuruluş uygunluk testi yapmakla yükümlüdür. Test yapılmışsa sonucu ile satılan ürün karşılaştırılır: test sonucu düşük risk tercihine işaret eden bir müşteriye yüksek riskli bir fonun satılması ayrıca değerlendirilir.
Üçüncü Kural: Risk Bildirimi
Yatırım kuruluşu, müşteriye riskleri yazılı olarak açıklamak zorundadır. Bu yükümlülüğün iki katmanı vardır.
Birinci katman genel risk bildirimidir. III-39.1 sayılı Tebliğ m.25/1, yatırım kuruluşlarının çerçeve sözleşme imzalamadan önce genel müşterilerine sermaye piyasası araçlarının ve yatırım hizmetlerinin genel risklerini açıklamasını, Genel Risk Bildirim Formunun bir örneğini vermesini, formun okunup anlaşıldığına dair yazılı beyan almasını ve bir örneğini müşteriye vermesini zorunlu tutar.
İkinci katman, işleme konu araca özgü bildirimdir. m.25/2, alım satıma aracılık kapsamında genel müşterilere hizmet sunmadan önce, genel bildirime ek olarak işleme konu sermaye piyasası araçlarının risklerinin açıklanmasını ve yazılı beyan alınmasını arar. m.25/3 bu açıklamanın asgari içeriğini sayar: komisyon, ücret ve vergiler; aracın ikincil piyasasının olup olmadığı; karşı taraf riski, likidite riski ve piyasa riskini içerecek şekilde risk profili.
Likidite riski, tasfiye edilen fonlar bakımından doğrudan önem taşır. Bir fonun işleme kapatılabileceği ve payın uzun süre nakde çevrilemeyebileceği, araca özgü bildirimde açıklanması gereken bir risktir. Yalnızca genel formun imzalanmış olması, araca özgü bildirimin yapıldığı anlamına gelmez.
Dördüncü Kural: Serbest Fon Yalnızca Nitelikli Yatırımcıya
Tasfiye edilen fonların büyük bölümü serbest fondur. Serbest fonlar, portföy sınırlamalarının esnek olduğu ve yalnızca nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulan fonlardır; III-52.1 sayılı Tebliğ, serbest şemsiye fonu sadece nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulmuş fonları kapsayan şemsiye fon olarak tanımlar.
Nitelikli yatırımcı kavramı III-39.1 m.32/3’te belirlenmiştir: Kurulun düzenlemelerindeki nitelikli yatırımcı tanımı kapsamında, talebe dayalı olarak profesyonel kabul edilecek müşterilerin belirlenmesinde yalnızca finansal varlık tutarına ilişkin şartı sağlayanlar nitelikli yatırımcı olarak kabul edilir. SPK’nın 10.03.2026 tarihli ve i-SPK.37.8 sayılı İlke Kararı da bu çerçeveyi teyit etmiştir. Dolayısıyla bireysel yatırımcı bakımından belirleyici olan, finansal varlıklarının toplamıdır.
Satış kuruluşunun yükümlülüğü III-52.1 sayılı Tebliğ m.25/4’te yer alır. Serbest fonların katılma paylarını satacak kuruluşlar, satışların bu konuda yeterli bilgi ve deneyime sahip satış personeli tarafından yapılmasını temin eder; satış yapılan yatırımcıların nitelikli yatırımcı vasıflarını haiz olduklarına dair bilgi ve belgeleri temin etmek ve düzenli olarak tutmakla yükümlüdür.
Bu hüküm, yalnızca bir beyanın imzalatılmasını yeterli görmez; vasfı gösteren bilgi ve belgelerin temin edilmesini arar. Kuruluşun kendi kayıtları müşterinin finansal varlıklarının eşiğin altında olduğunu gösteriyorsa, imzalatılan beyan bu çelişkiyi ortadan kaldırmaz.
Satış tarihine göre nitelikli yatırımcı eşiği
| Satış veya beyan tarihi | Finansal varlık eşiği | Not |
|---|---|---|
| 18.12.2025 tarihli karardan önce | 1.000.000 TL’yi aşan | Bu tarihte kazanılan statü korunur |
| Karardan sonra ilk kez verilen beyan | 10.000.000 TL | i-SPK.37.7 sayılı İlke Kararı |
| Gayrimenkul ve girişim sermayesi fonları | Eski tutarlar | Karar bu fonlara uygulanmaz |
Serbest fon rejimi serbest fonlar ve nitelikli yatırımcı, beyanın kaydı ve sonuçları nitelikli yatırımcı beyanı ve 10 milyon TL eşiği yazılarımızda ele alındı.
Beşinci Kural: Yanıltıcı Sözlü Açıklama Yasağı
Satış sırasında söylenenler de kurallara tabidir. III-39.1 sayılı Tebliğ m.41/1, yatırım kuruluşlarının yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgilere dayalı ve müşterilerin tecrübe veya bilgi noksanlıklarını istismar edici yayın, ilan, duyuru ve reklam yapamayacağını ve diğer yazılı ve sözlü açıklamalarda bulunamayacağını düzenler.
m.41/2, mevzuatın imkân verdiği hâller dışında mutlak getiri veya zarara karşı garanti taahhüdünde bulunulamayacağını belirtir. m.41/6 ise bu esaslara müşterilere yönelik bire bir tanıtım ve bilgilendirmelerde de uyulacağını öngörür.
Bu nedenle “mevduattan iyi ve güvenli”, “zarar etme ihtimali yok” veya “istediğiniz gün çıkarsınız” gibi ifadelerle yapılan bire bir tanıtımlar, yalnızca ahlaki değil hukuki bir sorundur. Bu ifadelerin ispatı ise ayrı bir meseledir ve aşağıda ele alınmıştır.
Altıncı Kural: Öneri mi, Yatırım Danışmanlığı mı?
Şube çalışanının “size bu fonu öneririm” demesi ile müşterinin kendi seçtiği bir fonun emrini iletmesi farklı hizmetlerdir. SPKn m.37/1, emirlerin alınması ve iletilmesi ile yatırım danışmanlığını ayrı yatırım hizmetleri olarak sayar.
Müşterinin kişisel durumuna göre belirli bir ürünün önerilmesi, niteliği itibarıyla danışmanlığa yaklaşır. Yatırım danışmanlığı Kurul düzenlemelerine göre ayrı bir yetki ve sözleşme çerçevesinde sunulan bir hizmettir. Sözleşme yapılmadan fiilen danışmanlık niteliğinde yönlendirme yapılmışsa, kuruluş sonradan yalnızca emir ilettiğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz; yönlendirme, özen yükümlülüğünün değerlendirilmesinde esas alınır.
Bu ayrım, uygunluk testi muafiyetinin birinci şartıyla da doğrudan bağlantılıdır: ürün çalışanın önerisiyle sunulduysa, “müşterinin kendi talebi” şartı gerçekleşmemiş olabilir.
İmzalanan Formlar Ne İfade Eder?
Uygunsuz satış iddiasına karşı kuruluşların en sık başvurduğu savunma, müşterinin imzaladığı formlardır. Bu formların hukuki değeri, her birinin neyi ispat ettiğine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Formların hukuki değeri
| Form | Neyi gösterir? | Neyi göstermez? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Genel Risk Bildirim Formu | Genel risklerin açıklandığını | Araca özgü risklerin açıklandığını | III-39.1 m.25/1-2 |
| Nitelikli yatırımcı beyanı | Müşterinin beyanda bulunduğunu | Vasfın belgelendiğini | III-52.1 m.25/4 |
| “Kendi talebimle” onayı | Bir onayın verildiğini | Ürünün fiilen müşterinin talebiyle sunulduğunu | III-39.1 m.33/2 |
| Sorumsuzluk kaydı | Kuruluşun sorumluluğu sınırlamak istediğini | Geçerli bir sınırlamayı | TBK m.115 |
Sorumsuzluk kayıtları bakımından TBK m.115 açıktır. Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Aynı madde, uzmanlık gerektiren bir hizmet ancak kanun veya yetkili makamların izniyle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmayı da kesin olarak hükümsüz sayar. Yatırım hizmetleri SPK iznine tabi olduğundan, bu hüküm fon satışında önem taşır.
Formların bir diğer sınırı da tarihleridir. Formun satıştan sonra imzalatılmış olması, farklı bir ürün için düzenlenmiş olması veya içeriğinin satılan fonla örtüşmemesi ayrıca değerlendirilir.
Sorumluluğun Hukuki Dayanağı
Uygunsuz satış iddiası birden fazla hukuki dayanağa sahiptir ve bu dayanaklar ispat yükü ile süreler bakımından farklı sonuçlar doğurur.
Sözleşmeye aykırılık bakımından TBK m.112, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. Bu hüküm kusur karinesi getirir: kusursuzluğu ispat yükü kuruluştadır.
Özen yükümlülüğü bakımından, yatırım hizmeti ilişkisine vekâlet hükümleri uygulandığında TBK m.506, vekilin üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olduğunu; özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışın esas alınacağını düzenler.
Aldatma bakımından TBK m.36, taraflardan birinin diğerinin aldatması sonucu sözleşme yapması hâlinde yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı olmadığını düzenler. m.39 ise aldatmayı öğrenen tarafın bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmemesi hâlinde sözleşmeyi onamış sayılacağını, ancak bunun tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağını belirtir. Fon payı alımında sözleşmenin geçersizliğinin sonuçları karmaşık olabileceğinden, çoğu dosyada tazminat yolu daha elverişlidir.
Sorumluluk dayanakları
| Dayanak | Ne ispat edilir? | Kim ispat eder? | Hüküm |
|---|---|---|---|
| Sözleşmeye aykırılık | Aykırılık ve zarar; kusursuzluğu kuruluş | Kusursuzluk bakımından kuruluş | TBK m.112 |
| Özen yükümlülüğü | Basiretli davranıştan sapma | Somut dosyaya göre | TBK m.506 |
| Muafiyet şartları | Bildirimin yapıldığı | Kuruluş | III-39.1 m.33/2 |
| Nitelikli yatırımcı vasfı | Vasfın belgelendiği | Kuruluş belge tutmakla yükümlü | III-52.1 m.25/4 |
| Aldatma | Aldatma ve sözleşmeye etkisi | Yatırımcı | TBK m.36, m.39 |
Sorumluluğun temeli fon zararında sorumluluk temeli yazımızda ele alındı.
İspat: Hangi Belge Nerede?
Uygunsuz satış dosyalarında belgelerin çoğu kuruluşun elindedir. Bu nedenle ispatın ilk adımı, bu belgelerin elde edilmesidir.
Uygunsuz satış dosyasında deliller
| Delil | Kimde? | Nasıl elde edilir? | Neyi ispat eder? |
|---|---|---|---|
| Müşteri sınıflandırma kaydı | Kuruluş | KVKK başvurusu; mahkemeden ibraz | Genel müşteri olduğunuz |
| Uygunluk testi formu ve sonucu | Kuruluş | KVKK başvurusu; mahkemeden ibraz | Risk tercihiniz ve ürünle uyumsuzluk |
| Risk bildirim formları | Kuruluş ve sizde | Kendi nüshanız; ibraz | Araca özgü bildirimin eksikliği |
| Nitelikli yatırımcı beyanı ve dayanak belgeler | Kuruluş | İbraz | Vasfın belgelenip belgelenmediği |
| Hesap ve varlık dökümü | Kuruluş ve sizde | Hesap ekstresi | Finansal varlıklarınızın eşiğin altında olduğu |
| Mesajlar, e-postalar, broşürler | Sizde | Kendi kayıtlarınız | Yönlendirme ve yanıltıcı açıklama |
| Tanık | Görüşmede bulunanlar | Tanık listesi | Sözlü açıklamalar |
Kuruluşun elindeki belgeler dava sırasında ibraz ettirilebilir. HMK m.219/1, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda olduğunu düzenler. m.220, ibrazı istenen belgenin ispat için zorunlu olması ve belgenin karşı tarafın elinde bulunduğunun anlaşılması hâlinde mahkemenin ibraz için kesin süre vereceğini ve ibraz etmeyen tarafın aleyhine sonuç doğabileceğini öngörür.
Dava öncesinde ise kişisel verilere ilişkin başvuru yoluyla kayıtlarınızı isteyebilirsiniz. Ayrıntılar KVKK başvurusu ve fon davasında ispat ve deliller yazılarımızda ele alındı.
Fonu bankanın mobil uygulamasından veya internet şubesinden aldıysanız, onay ekranlarının hukuki değeri, “size özel” önerilerin muafiyet bakımından sonucu ve uygulama kayıtlarının nasıl isteneceği fonu mobil uygulamadan aldım yazımızda ayrıca ele alındı.
Emekli ve İleri Yaştaki Yatırımcılar
Uygunluk testinin içeriği, emekli ve ileri yaştaki yatırımcılar bakımından ayrıca önem taşır. III-39.1 m.33/3, testte müşterinin yaşının, mesleğinin, eğitim durumunun ve geçmişteki işlemlerinin sorulmasını arar. Bu bilgiler, müşterinin ürünün risklerini anlayıp anlayamayacağının ve yatırım süresinin değerlendirilmesinde kullanılır.
Birikimini uzun yıllar mevduatta tutmuş, sermaye piyasası işlemi yapmamış ve düzenli gelire ihtiyaç duyan bir emekliye, işleme kapatılma riski bulunan yüksek riskli bir serbest fonun satılması, testin sonucu ile ürün arasındaki uyumsuzluk bakımından dikkatle incelenir.
Vadesi dolan mevduatın aynı gün fona aktarılması da ayrı bir kontrol noktasıdır. Bu geçişin müşterinin kendi talebiyle mi yoksa kuruluşun yönlendirmesiyle mi gerçekleştiği, m.33/2’deki muafiyetin birinci şartını doğrudan etkiler.
Zarar Nasıl Hesaplanır?
Uygunsuz satış iddiasının özü, yatırımcının bu fona hiç yönlendirilmemesi gerektiğidir. Bu nedenle zarar, kural olarak yatırılan tutar ile fondan fiilen geri alınan tutar arasındaki fark olarak hesaplanır. Tasfiye ödemeleri bu farktan düşülür.
Yatırılan tutar baştan bellidir; tasfiye ödemeleri ise dönemler hâlinde gelir. Bu nedenle zararın asgari kısmı tasfiye sürerken hesaplanabilir, kalan kısım tasfiye sonunda netleşir. Bu durumda kısmi dava açılıp talep tasfiye sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılabilir.
Kuruluş, yatırımcının formları imzaladığını ileri sürerek tazminatın indirilmesini isteyebilir. TBK m.52, zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini veya tamamen kaldırabileceğini düzenler. Ancak kuruluşun kendi yükümlülüklerini yerine getirmediği hâllerde, yatırımcının kuruluşa güvenerek verdiği onaylar bu indirimi kendiliğinden haklı kılmaz; değerlendirme somut olayın koşullarına göre yapılır.
Zamanlama ve hesap tasfiye bitmeden dava açılabilir mi yazımızda ele alındı.
Hangi Yol İzlenir?
Bireysel yatırımcı için izlenebilecek yollar ve sıralaması aşağıdaki gibidir.
Bireysel yatırımcının yolları
| Adım | Ne yapılır? | Dayanak |
|---|---|---|
| Kayıtların istenmesi | Sınıflandırma, test, beyan ve bildirim kayıtları | KVKK m.11, m.13 |
| Kuruluşa başvuru | Şikâyet ve tazminat talebi | SPKn m.45/5 |
| SPK’ya şikâyet | Mevzuata aykırılığın bildirilmesi | SPKn m.45 |
| Arabuluculuk | Tüketici uyuşmazlığında dava şartı | 6502 m.73/A |
| Dava | Tüketici mahkemesinde harçsız; kısmi dava | 6502 m.73/2; HMK m.109 |
SPKn m.45/5, yatırım kuruluşlarının sundukları hizmetlerden doğan yatırımcı şikâyetlerinin takibine uygun bir yapı kurmasını arar. Kuruluşa yazılı başvuru, hem uyuşmazlığın çözümü için bir fırsattır hem de kuruluşun tutumunu belgeler.
Bankalar aracılığıyla fon alan bireysel yatırımcıların tüketici sayılıp sayılmayacağı dosyaya göre değerlendirilir. Tüketici sayılan yatırımcı için dava tüketici mahkemesinde, harçsız ve basit yargılama usulüyle görülür. Ayrıntılar fon yatırımcısı tüketici mi ve fon davası ne kadar sürer, masrafı ne kadar yazılarımızda ele alındı.
Tüketici Mahkemesinde Uygunsuz Satış Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, bir bankanın şubesinde yönlendirilerek serbest fon satın alan ve fonu tasfiye edilen bireysel yatırımcı adına, tüketici mahkemesinde açılacak kısmi tazminat davası için hazırlanmış bir çerçevedir. Köşeli parantezli kısımlar dosyaya göre doldurulmalı; dosyada bulunmayan iddialar metinden çıkarılmalıdır.
[ ] TÜKETİCİ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Adres]
DAVALI: [Banka Unvanı] A.Ş. — [Genel müdürlük adresi]
DAVA DEĞERİ: Şimdilik [tutar] TL (kısmi dava; fazlaya ilişkin haklar saklıdır)
ARABULUCULUK: [Büro], [tarih] tarihli ve [no] sayılı anlaşamama son tutanağı
KONU: Davalı banka tarafından davacıya mevzuata aykırı biçimde satılan serbest fon katılma payları nedeniyle uğranılan zararın şimdilik [tutar] TL’sinin faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [yaş] yaşında, [meslek/emekli] olup birikimini uzun yıllardır davalı bankanın [şube] şubesinde vadeli mevduat olarak tutmaktadır. Müvekkilin daha önce herhangi bir sermaye piyasası işlemi bulunmamaktadır.
2. [Tarih] tarihinde mevduatın vadesi dolduğunda şube çalışanı müvekkile [fon unvanı] unvanlı serbest fonu önermiş, fonun mevduattan daha yüksek getiri sağlayacağını ve güvenli olduğunu ifade etmiştir. Müvekkil bu yönlendirme üzerine [tutar] TL tutarında katılma payı satın almıştır. İşlem sırasında müvekkile ekranda birden fazla onay verdirilmiş, [bir nitelikli yatırımcı beyanı imzalatılmıştır]. O tarihte müvekkilin davalı nezdindeki ve diğer kuruluşlardaki finansal varlıklarının toplamı [tutar] TL’dir.
3. Fon, SPK’nın 17.09.2026 tarihli 2026/60 sayılı Bülteniyle tasfiyeye alınmış, müvekkil birikimine erişememiştir. Bugüne kadar tasfiye kapsamında [tutar] TL ödeme yapılmıştır.
Müvekkilin genel müşteri olduğu ve nitelikli yatırımcı sayılamayacağı — III-39.1 sayılı Tebliğ m.31 ve m.32
Müvekkil bireysel yatırımcı olarak genel müşteridir. Tebliğin 32. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca nitelikli yatırımcı sayılmak için finansal varlıklar toplamının Kurulca belirlenen tutarı aşması gerekir; bu tutar SPK’nın 18.12.2025 tarihli ve i-SPK.37.7 sayılı İlke Kararıyla 10 milyon TL olarak belirlenmiştir. Müvekkilin satış tarihindeki finansal varlıkları bu tutarın çok altındadır ve bu durum davalının kendi hesap kayıtlarından da anlaşılmaktadır.
Serbest fonun nitelikli yatırımcı olmayan kişiye satılması — III-52.1 sayılı Tebliğ m.25/4
Serbest fonlar yalnızca nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulur. Tebliğin 25. maddesinin dördüncü fıkrası, satış kuruluşunu satış yapılan yatırımcıların nitelikli yatırımcı vasfını haiz olduklarına dair bilgi ve belgeleri temin etmekle yükümlü kılmaktadır. Davalının müvekkile imzalattığı beyan, bu yükümlülüğün yerine geçmez; zira davalı, müvekkilin varlıklarının eşiğin altında olduğunu kendi kayıtlarından bilmekte veya bilebilecek durumdadır. Hüküm vasfın beyanla değil, bilgi ve belgeyle ortaya konulmasını aramaktadır.
Uygunluk testi ve muafiyetin koşullarının bulunmaması — III-39.1 sayılı Tebliğ m.33
Tebliğin 33. maddesinin ikinci fıkrası, fon payı satışında uygunluk testi yapılmamasını ürünün müşterinin kendi talebi doğrultusunda sunulması ve testin yapılmayacağının müşteriye bildirilmesi şartlarına bağlamış, bildirime ilişkin ispat yükünü yatırım kuruluşuna yüklemiştir. Somut olayda fon müvekkilin talebiyle değil, şube çalışanının önerisiyle sunulmuştur. Ekranda verdirilen genel onaylar, ürünün fiilen müşteri talebiyle sunulduğunu göstermez. Muafiyetin koşulları oluşmadığından davalı uygunluk testi yapmakla yükümlüdür; test yapılmışsa sonucu ile satılan ürün arasındaki uyumsuzluk, yapılmamışsa bizzat testin yapılmaması mevzuata aykırıdır.
Araca özgü risk bildiriminin yapılmaması — III-39.1 sayılı Tebliğ m.25
Tebliğin 25. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, genel risk bildirimine ek olarak işleme konu aracın likidite riski de dâhil risk profilinin açıklanmasını ve yazılı beyan alınmasını zorunlu kılar. Fonun işleme kapatılabileceği ve payın uzun süre nakde çevrilemeyeceği müvekkile açıklanmamıştır. Genel Risk Bildirim Formunun imzalanmış olması, araca özgü bu açıklamanın yapıldığı anlamına gelmez.
Yanıltıcı sözlü açıklama — III-39.1 sayılı Tebliğ m.41
Tebliğin 41. maddesi, yatırım kuruluşlarının müşterilerin tecrübe veya bilgi noksanlıklarını istismar edici sözlü açıklamalarda bulunamayacağını ve zarara karşı garanti taahhüdü veremeyeceğini, bu esaslara bire bir tanıtımlarda da uyulacağını düzenler. Fonun güvenli olduğu ve mevduattan iyi olduğu yönündeki ifadeler bu hükme aykırıdır.
Kusur karinesi ve özen yükümlülüğü — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112 ve m.506
Kanunun 112. maddesi uyarınca borcunu gereği gibi ifa etmeyen davalı, kusursuzluğunu ispat etmedikçe zarardan sorumludur. 506. madde uyarınca davalının davranışı, benzer alanda hizmet veren basiretli bir kuruluşun göstermesi gereken özen esas alınarak değerlendirilmelidir. Yukarıda açıklanan yükümlülüklerin her biri, basiretli bir yatırım kuruluşunun asgari özen standardıdır.
Sorumsuzluk kayıtlarının geçersizliği — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.115
Davalının sözleşme ve formlarda yer alan sorumluluğu sınırlayan kayıtlara dayanması beklenebilir. Ancak yatırım hizmetleri SPK iznine tabi olduğundan, Kanunun 115. maddesinin üçüncü cümlesi uyarınca davalının hafif kusurundan dahi sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.
Belgelerin ibrazı — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219 ve m.220
Müşteri sınıflandırma kaydı, uygunluk testi formu ve sonucu, risk bildirim formları, nitelikli yatırımcı beyanı ve dayanak belgeleri ile satışa ilişkin işlem kayıtları davalının elindedir. Bu belgelerin ibrazı için davalıya kesin süre verilmesini talep ederiz.
Kısmi dava ve tüketici mahkemesinin görevi — 6100 sayılı Kanun m.109; 6502 sayılı Kanun m.73
Fonun tasfiyesi sürdüğünden zararın tamamı henüz kesinleşmemiştir. Dava bu nedenle kısmi dava olarak açılmış olup talep, tasfiyenin tamamlanmasından sonra Hukuk Muhakemeleri Kanununun 109. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırılacaktır. Müvekkil davalı bankayla tüketici işlemi kapsamında ilişki kurmuş olup 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemesi görevli, dava harçtan muaftır.
DELİLLER: Hesap ekstreleri; mevduat ve fon işlem dekontları; davalı nezdindeki müşteri sınıflandırma, uygunluk testi, risk bildirim ve nitelikli yatırımcı kayıtları (davalıdan celbi); KVKK başvurusu ve cevabı; arabuluculuk son tutanağı; 2026/60 ve 2026/61 sayılı SPK Bültenleri; tasfiye ödeme belgeleri; tanık; bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
HUKUKİ SEBEPLER: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.37, m.45; III-39.1 sayılı Tebliğ m.25, m.31, m.32, m.33, m.41; III-52.1 sayılı Tebliğ m.25; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112, m.115, m.506; 6502 sayılı Kanun m.73, m.73/A; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109, m.219, m.220 ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [tutar] TL’nin [satış tarihi / temerrüt tarihi] tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı elindeki belgelerin ibrazı için kesin süre verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Dilekçedeki her husus, dosyada somut olarak desteklenebildiği ölçüde kullanılmalıdır. Örneğin fon serbest fon değilse nitelikli yatırımcı hususu, çalışanın önerisi ispat edilemiyorsa yönlendirme vurgusu yeniden düzenlenmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, formları imzaladığı için hiçbir hakkı kalmadığını düşünmektir. Genel risk formu araca özgü bildirimin, beyan ise vasfın belgelenmesinin yerine geçmez.
İkinci hata, fonu kuran şirketi muhatap almaktır. Satış sürecindeki aykırılığın muhatabı dağıtıcı kuruluştur.
Üçüncü hata, uygunluk testinin fonlarda hiç gerekmediğini sanmaktır. III-39.1 m.33/2’deki muafiyet iki şarta bağlıdır.
Dördüncü hata, nitelikli yatırımcı eşiğini satış tarihine göre değerlendirmemektir. 18.12.2025 tarihli kararla eşik değişmiştir.
Beşinci hata, kendi elindeki mesajları, e-postaları ve broşürleri saklamamaktır. Yönlendirmenin ispatında bu belgeler önemlidir.
Altıncı hata, kuruluşun elindeki kayıtları istememektir. KVKK başvurusu ve HMK m.219-220 bu kayıtlara erişim sağlar.
Yedinci hata, sorumsuzluk kayıtlarını geçerli saymaktır. TBK m.115 izne tabi hizmetlerde bu kayıtları sınırlar.
Sekizinci hata, tüketici mahkemesi imkânını değerlendirmeden asliye ticarette dava açmaktır. Tüketici sayılan yatırımcı için dava harçsızdır.
Dokuzuncu hata, tasfiyenin bitmesini beklerken süreleri kaçırmaktır. Zamanaşımı tasfiye sürerken de işler.
Onuncu hata, dilekçede dosyada karşılığı olmayan iddialara yer vermektir. Her husus somut delille desteklenmelidir.
Fonun “garantili”, “risksiz” veya “mevduattan yüksek getirili” olarak tanıtılması, müşteri temsilcisinin bire bir vaatleri ve sosyal medya önerileri bakımından reklam kuralları ve başvuru yolları yanıltıcı fon reklamı ve tanıtımı yazımızda anlatıldı.
Sıkça Sorulan Sorular
Bana uygun olmayan fon satıldı; kime başvurmalıyım?
Satış sürecindeki aykırılığın muhatabı payı satan dağıtıcı kuruluştur, yani banka veya aracı kurum; fonu kuran portföy yönetim şirketinin sorumluluğu fonun yönetimine ilişkindir.
Fon alırken uygunluk testi yapılması zorunlu mu?
III-39.1 m.33/2 uyarınca fon payında test ancak ürün müşterinin kendi talebiyle sunulmuş ve testin yapılmayacağı müşteriye bildirilmişse zorunlu değildir; bildirimin ispat yükü kuruluştadır.
Banka çalışanı önerdiyse muafiyet uygulanır mı?
Muafiyetin birinci şartı ürünün müşterinin kendi talebiyle sunulmasıdır; çalışanın önerisiyle veya yönlendirmeyle sunulan fonda bu şartın gerçekleştiği tartışmalı hâle gelir.
Uygunluk testinde neler sorulur?
III-39.1 m.33/3 uyarınca yatırım amaçları, yatırım süresi, risk ve getiri tercihleri ile yaş, meslek, eğitim durumu ve geçmiş sermaye piyasası işlemleri.
Serbest fonu kimler alabilir?
Serbest fonlar yalnızca nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulur; III-39.1 m.32/3 uyarınca nitelikli yatırımcı, finansal varlıkları Kurulca belirlenen tutarı aşan kişidir.
Nitelikli yatırımcı eşiği ne kadar?
SPK’nın 18.12.2025 tarihli i-SPK.37.7 sayılı İlke Kararıyla finansal varlık tutarı 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye çıkarıldı; karardan önce kazanılan statüler korunur.
Nitelikli yatırımcı beyanı imzaladım; hakkım kalmadı mı?
III-52.1 m.25/4 satış kuruluşunu vasfı gösteren bilgi ve belgeleri temin etmekle yükümlü kılar; kuruluşun kayıtları varlıklarınızın eşiğin altında olduğunu gösteriyorsa beyan tek başına bu çelişkiyi gidermez.
Risk bildirim formunu imzaladım; bu yeterli mi?
III-39.1 m.25/1 genel risk bildirimini, m.25/2-3 ise likidite riski dâhil araca özgü açıklamayı ayrıca arar; genel formun imzası araca özgü bildirimin yapıldığını göstermez.
Bankacı “mevduattan iyi, güvenli” dedi; bu önemli mi?
III-39.1 m.41 bilgi eksikliğini istismar edici sözlü açıklamaları ve garanti taahhüdünü yasaklar; bu esaslara bire bir tanıtımlarda da uyulur.
Sözleşmedeki sorumsuzluk kaydı geçerli mi?
TBK m.115 uyarınca ağır kusurdan sorumsuzluk kaydı hükümsüzdür; izne tabi uzmanlık hizmetlerinde hafif kusurdan sorumsuzluk kaydı da kesin olarak hükümsüzdür.
Kusuru ben mi ispat etmeliyim?
Sözleşmeye aykırılıkta TBK m.112 uyarınca borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe zarardan sorumludur; ayrıca m.33/2’deki bildirimi ve m.25/4’teki belgeleri kuruluş ortaya koymalıdır.
Bankanın elindeki belgelere nasıl ulaşırım?
Dava öncesinde KVKK başvurusuyla kayıtlarınızı isteyebilirsiniz; dava sırasında HMK m.219-220 uyarınca mahkeme belgenin ibrazı için kesin süre verebilir.
Zarar nasıl hesaplanır?
Uygunsuz satışta zarar kural olarak yatırılan tutar ile fondan fiilen geri alınan tutar arasındaki farktır; tasfiye ödemeleri bu farktan düşülür.
Formları imzaladığım için tazminat indirilir mi?
TBK m.52 zarar görenin zararın doğmasında etkili olması hâlinde indirime imkân verir; ancak kuruluşun kendi yükümlülüklerini yerine getirmediği hâllerde bu değerlendirme somut olaya göre yapılır.
Aldatıldığımı düşünüyorum; sözleşmeyi iptal edebilir miyim?
TBK m.36 aldatma hâlinde sözleşmeyle bağlı olunmayacağını, m.39 ise öğrenmeden itibaren bir yıllık süreyi düzenler; fon alımında sonuçları karmaşık olabileceğinden çoğu dosyada tazminat yolu daha elverişlidir.
Emekliyim, sermaye piyasası deneyimim yok; bu önemli mi?
III-39.1 m.33/3 uygunluk testinde yaş, meslek, eğitim ve işlem geçmişinin sorulmasını arar; deneyimsiz bir yatırımcıya yüksek riskli fon satılması testin sonucu ile ürün arasındaki uyumsuzluk bakımından incelenir.
Hangi mahkemede dava açılır?
Tüketici sayılan bireysel yatırımcı için tüketici mahkemesi görevlidir ve 6502 m.73/2 uyarınca dava harçtan muaftır; dava öncesinde arabulucuya başvuru dava şartıdır.
Tasfiye bitmeden dava açabilir miyim?
Evet. Yatırılan tutar baştan belli olduğundan zararın asgari kısmı için kısmi dava açılabilir ve talep tasfiye sonunda HMK m.109/4 uyarınca artırılabilir.
Şirketler için de aynı kurallar mı geçerli?
Hayır. Şirketler çoğu zaman profesyonel müşteri sayılır ve bazı korumalardan yararlanamaz; bu durum ayrı bir yazımızda ele alınmıştır.
İlk olarak ne yapmalıyım?
Kendi elinizdeki dekont, form, mesaj ve broşürleri toplayın; kuruluştan sınıflandırma, uygunluk testi, risk bildirimi ve beyan kayıtlarını isteyin; ardından yolu ve zamanlamayı belirleyin.
İlgili Rehberler
- Yanıltıcı fon reklamı ve tanıtımı: garantili getiri vaadi
- Fonu mobil uygulamadan aldım: elektronik onay, dijital uygunluk testi ve banka sorumluluğu
- Satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu
- Uygunluk testi ve müşteri sınıflandırması
- Nitelikli yatırımcı beyanı ve 10 milyon TL eşiği
- Serbest fonlar ve nitelikli yatırımcı
- Fon yatırımcısı tüketici mi
- Tasfiye bitmeden dava açılabilir mi
- Şirketler için uygunsuz satış
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
İmzaladığınız form her şeyi çözmez
Kuruluşun yükümlülüklerini ve ispat yükünü birlikte inceleyelim. 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Satış sürecinizi, formlarınızı ve izlenecek yolu birlikte değerlendirelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


