Fon davasında görevli mahkeme davalıya ve yatırımcının sıfatına göre belirlenir: tüketici sayılan yatırımcının bankaya veya kurucuya karşı davası 6502 m.73 ve m.83/2 uyarınca tüketici mahkemesinde, harçsız ve kendi yerleşim yerinde (m.73/5) açılabilir; şirketler ve tacirler için bankalara ve finansal kurumlara ilişkin davalar TTK m.4/1-(f) ve m.5 uyarınca asliye ticaretin görev alanındadır; SPK’ya karşı davalar idari yargıdadır. Haksız fiilde zarar görenin yerleşim yeri de yetkilidir (HMK m.16); sözleşmedeki yetki şartı bireysel yatırımcıyı bağlamaz (m.17). Görevsizlik kararı kesinleşince iki hafta içinde dosyanın gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m.20); zamanaşımı dolmuşsa TBK m.158 altmış günlük ek süre tanır.
Davanızı nerede açacağınızdan emin değil misiniz?
Doğru mahkemeyi ve yeri birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Mahkemeyi davalı ve sizin sıfatınız belirler
Tüketici sayılan yatırımcı için tüketici mahkemesi. 6502 sayılı Kanun m.73 tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesini görevli kılar; m.83/2 işlemin başka kanunlarda düzenlenmiş olmasının bu görevi engellemeyeceğini belirtir. Bu davalar harçtan muaftır ve tüketicinin kendi yerleşim yerinde açılabilir.
Şirketler ve ticari işletmeler için asliye ticaret; SPK’ya karşı idare mahkemesi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4/1-(f) bankalara ve finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerden doğan davaları ticari dava sayar; m.5 bunları asliye ticaret mahkemesine verir. SPK’nın kararlarına ve eylemlerine karşı davalar ise idari yargının görev alanındadır.
Yanlış mahkeme davayı bitirmez, ama iki haftalık süreyi kaçırmak bitirir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20 uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı kesinleştikten sonra iki hafta içinde dosyanın gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır.
Neden Bu Kadar Önemli?
Fon tasfiyesinden doğan uyuşmazlıklarda davanın hangi mahkemede açılacağı sorusu, ilk bakışta usule ilişkin teknik bir ayrıntı gibi görünür. Oysa bu sorunun yanlış cevaplanması, davanın aylarca, bazen yıllarca gecikmesine ve en kötü ihtimalle hakkın kaybedilmesine yol açabilir.
Fon davaları farklı mahkemelerin görev alanına girebilecek özelliktedir. Aynı yatırımcının talebi, davalının kim olduğuna ve yatırımcının tüketici sayılıp sayılmadığına göre tüketici mahkemesinde, asliye ticaret mahkemesinde veya asliye hukuk mahkemesinde görülebilir; SPK’ya yöneltilen talepler ise idare mahkemesinin konusudur. Mahkemenin türü; harcı, yargılama usulünü, dava öncesinde gidilmesi gereken arabuluculuğun türünü ve davanın süresini doğrudan etkiler.
Bu yazı, fon davasında görevli mahkemenin ve yetkili yerin nasıl belirleneceğini, birden fazla davalı olduğunda nasıl hareket edileceğini ve yanlış mahkemede açılan bir davanın nasıl kurtarılacağını ele alır.
İki Ayrı Soru: Görev ve Yetki
“Hangi mahkeme” sorusu aslında iki ayrı sorudur. Görev, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini belirler: tüketici mahkemesi mi, asliye ticaret mahkemesi mi, asliye hukuk mahkemesi mi, idare mahkemesi mi? Yetki ise davanın hangi yerdeki mahkemede açılacağını belirler: davalının bulunduğu şehir mi, yatırımcının yaşadığı şehir mi, sözleşmenin ifa edildiği yer mi?
Bu ayrımın sonuçları farklıdır. HMK m.114/1, mahkemenin görevli olmasını dava şartları arasında sayar; m.115/1 uyarınca mahkeme dava şartlarını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Yetki ise kural olarak kesin değildir; HMK m.19/2 uyarınca yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yani görev hatası her aşamada ortaya çıkabilirken, kesin olmayan yetki hatası davalı süresinde itiraz etmezse düzelir.
Görev ve yetki
| Konu | Soru | Hata hâlinde | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yargı yolu | Adli yargı mı, idari yargı mı? | Dava şartı eksikliği | HMK m.114/1-(b) |
| Görev | Hangi tür mahkeme? | Her aşamada kendiliğinden dikkate alınır | HMK m.114/1-(c), m.115 |
| Yetki (kesin değilse) | Hangi yerdeki mahkeme? | Cevap dilekçesinde itiraz edilmezse düzelir | HMK m.19/2 |
| Yetki (kesinse) | Kanunun zorunlu kıldığı yer | Her aşamada dikkate alınır | HMK m.19/1 |
Görev ve yetkiye ilişkin genel kurallar dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Görev: Hangi Tür Mahkeme?
Fon davasında görevli mahkemeyi belirlemek için üç kanunun birlikte okunması gerekir: Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun.
Genel kural HMK m.2/1’dedir: dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Ticari davalar bu genel kuralın istisnasıdır. TTK m.4/1, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarını ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bazı kanunlarda öngörülen hususlardan doğan davaları ticari dava sayar. Fon davaları bakımından önemli olan (f) bendidir: bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. TTK m.5/1 ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğunu düzenler.
Asliye ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki bir görev ilişkisidir. TTK m.5/3, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağını düzenler. m.5/4 ise asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olmasının görevsizlik kararı verilmesini gerektirmediğini ve asliye hukuk mahkemesinin davaya devam edeceğini belirtir.
Tüketici işlemleri ise özel bir düzenlemeye tabidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu düzenler. Bu hükmün TTK m.4 karşısındaki önceliği m.83/2’de açıkça belirtilmiştir: taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Görev kuralları
| Mahkeme | Görev alanı | Dayanak |
|---|---|---|
| Asliye hukuk | Genel görevli; malvarlığı davaları | HMK m.2 |
| Asliye ticaret | Ticari davalar; bankalara ve finansal kurumlara ilişkin davalar | TTK m.4/1-(f), m.5/1 |
| Tüketici mahkemesi | Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar | 6502 m.73/1, m.83/2 |
| İdare mahkemesi | SPK işlem ve eylemlerine karşı davalar | 2577 sayılı İYUK |
Yatırımcı Tüketici mi?
Bireysel yatırımcının dağıtıcı bankaya veya aracı kuruma karşı açacağı davada görevli mahkemeyi belirleyen soru, yatırımcının tüketici sayılıp sayılmadığıdır. 6502 sayılı Kanun tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi olarak tanımlar.
Birikimini değerlendirmek için fon payı alan bir bireyin tüketici sayılması, uygulamada tartışılan bir konudur. Bir görüş, yatırımın kişisel birikimin korunması amacıyla yapıldığını ve bankanın bu hizmeti tüketiciye sunduğunu vurgular. Diğer görüş, yatırım amacıyla yapılan işlemlerin tüketici işlemi sayılamayacağını ileri sürer. Yatırımcının işlem sıklığı, yatırımın büyüklüğü ve profesyonel müşteri olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmadığı bu değerlendirmede önem taşır.
Bu belirsizlik, görev bakımından ihtiyatlı davranmayı gerektirir. Tüketici mahkemesinin harçtan muaf ve basit yargılama usulüne tabi olması yatırımcı için avantajlıdır; ancak mahkemenin görevsizlik kararı vermesi hâlinde zaman kaybı yaşanır. Konunun ayrıntıları fon yatırımcısı tüketici mi yazımızda ele alındı.
Davalıya Göre Görevli Mahkeme
Fon davasında birden fazla muhatap olabilir ve her birine karşı görevli mahkeme farklı olabilir.
Davalıya ve davacının sıfatına göre olası görevli mahkeme
| Davalı | Davacı bireysel ve tüketici ise | Davacı şirket veya tacir ise |
|---|---|---|
| Payı satan banka veya aracı kurum | Tüketici mahkemesi (6502 m.73, m.83/2) | Asliye ticaret (TTK m.4/1-f, m.5) |
| Fonun kurucusu portföy yönetim şirketi | Tüketici mahkemesi; tüketici sıfatı tartışmalıysa asliye ticaret | Asliye ticaret |
| Yönetim kurulu üyeleri | Asliye ticaret (TTK’dan doğan dava) | Asliye ticaret |
| Portföy yöneticisi (kişisel) | Haksız fiile dayanan talepte somut olaya göre | Somut olaya göre |
| SPK | İdare mahkemesi | İdare mahkemesi |
Tablodaki değerlendirmeler genel eğilimleri gösterir; somut dosyada görev, davanın dayanağına göre ayrıca belirlenir. Yönetim kurulu üyelerine karşı TTK’ya dayanan davalar, TTK m.4/1-(a) uyarınca bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan davalar olarak ticari dava niteliğindedir; ayrıntılar yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda ele alındı. Portföy yöneticisine karşı kişisel talepler portföy yöneticisinin kişisel sorumluluğu yazımızda anlatıldı.
SPK’ya Karşı Davalar: İdari Yargı
SPK bir kamu kurumudur ve işlemlerine ya da eylemlerine karşı açılacak davalar adli yargının değil idari yargının görev alanındadır. HMK m.114/1-(b), yargı yolunun caiz olmasını dava şartları arasında sayar; SPK’ya karşı adli yargıda açılan bir dava bu nedenle usulden reddedilir.
SPK’ya karşı iki tür dava söz konusu olabilir. Tedbir veya tasfiye kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptal davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca altmış günlük süreye tabidir. Denetim kusuru nedeniyle tazminat istemini içeren tam yargı davası ise m.13/1 uyarınca önce idareye başvurmayı gerektirir.
SPK’ya karşı dava ile kuruluşlara karşı dava aynı mahkemede birleştirilemez; bunlar farklı yargı kollarına aittir. Bu nedenle iki yolun birlikte kullanılması hâlinde iki ayrı dava açılır. Ayrıntılar işleme kapatma kararının kaldırılması ve SPK’ya karşı tam yargı davası yazılarımızda ele alındı.
Yetki: Hangi Şehirde?
Görevli mahkeme belirlendikten sonra, davanın hangi yerdeki mahkemede açılacağı sorusu gelir. Fon davalarında yatırımcı için birden fazla yetkili yer bulunabilir ve bu, pratikte önemli bir avantajdır.
Genel kural HMK m.6/1’dedir: genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Bankaların ve portföy yönetim şirketlerinin genel müdürlükleri çoğu zaman İstanbul’da olduğundan, bu kural yatırımcıyı İstanbul’a yönlendirebilir.
Yatırımcı için daha elverişli yetki kuralları da vardır. Tüketici davaları bakımından 6502 m.73/5, tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceğini düzenler. Haksız fiile dayanan davalar bakımından HMK m.16, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da gelme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu öngörür. Sözleşmeden doğan davalarda ise HMK m.10, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğunu belirtir.
Birden fazla davalı varsa HMK m.7/1, davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri dışındaki bir mahkemeye getirmek amacıyla davalı gösterilmesine karşı koruma içerir; davalı eklemenin gerçek bir hukuki dayanağı olmalıdır.
Yetkili yerler
| Yetki kuralı | Yetkili yer | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel yetki | Davalının yerleşim yeri | HMK m.6 |
| Birden çok davalı | Davalılardan birinin yerleşim yeri | HMK m.7 |
| Sözleşme | Sözleşmenin ifa yeri | HMK m.10 |
| Haksız fiil | Fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zarar görenin yerleşim yeri | HMK m.16 |
| Tüketici davası | Tüketicinin yerleşim yeri | 6502 m.73/5 |
Sözleşmedeki Yetki Şartı Sizi Bağlar mı?
Bankaların ve aracı kurumların çerçeve sözleşmelerinde çoğu zaman “uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemeleri yetkilidir” gibi bir yetki şartı bulunur. Bu şartın bireysel yatırımcıyı bağlayıp bağlamadığı önemlidir.
HMK m.17, yalnızca tacirlerin veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında sözleşmeyle bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabileceğini düzenler. m.18/2 ise yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılmasını, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olmasını ve yetkili kılınan mahkemenin gösterilmesini şart koşar.
Bu hükümlerin sonucu şudur: tacir olmayan bireysel yatırımcı ile banka arasındaki bir yetki şartı, HMK m.17’deki şartları taşımadığından yatırımcıyı bağlamaz. Yatırımcı, kanunun tanıdığı yetkili yerlerden birini seçebilir. Şirketler ve tacirler bakımından ise yetki şartı geçerli olabilir ve davanın yalnızca belirlenen mahkemede açılmasını gerektirebilir.
Dava Öncesi Arabuluculuğun Türü
Görevli mahkeme, dava öncesinde gidilmesi gereken arabuluculuğun türünü de belirler. Yanlış türde arabuluculuk yapılması, dava şartının sağlanıp sağlanmadığı tartışmasına yol açabilir.
Tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun m.73/A, ticari davalarda ise TTK m.5/A dava öncesinde arabulucuya başvurmayı dava şartı olarak arar. SPK’ya karşı idari davalarda ise dava şartı arabuluculuk söz konusu değildir. Arabuluculukta geçen süre, 6325 sayılı Kanun m.18/A-15 uyarınca zamanaşımını durdurur.
Mahkemeye göre arabuluculuk
| Mahkeme | Dava öncesi arabuluculuk | Dayanak |
|---|---|---|
| Tüketici mahkemesi | Tüketici arabuluculuğu | 6502 m.73/A |
| Asliye ticaret | Ticari arabuluculuk; konusu bir miktar para olan davalarda | TTK m.5/A |
| İdare mahkemesi | Yok; tam yargıda idareye başvuru | İYUK m.13 |
Ayrıntılar ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazımızda ele alındı.
Harç ve Usul Farkları
Mahkemenin türü, yatırımcının yargılama boyunca katlanacağı maliyeti ve yargılamanın biçimini de belirler.
Tüketici mahkemesinde 6502 m.73/2, tüketiciler tarafından açılan davaların harçtan muaf olduğunu düzenler; m.73/4 ise tüketici mahkemelerinde görülecek davaların HMK’nın basit yargılama usulüne ilişkin altıncı kısım hükümlerine göre yürütüleceğini öngörür. Asliye ticaret mahkemesinde açılan davalarda ise harçlar yatırılır ve usul, dava değerine göre belirlenir.
Bu farklar, özellikle yüksek tutarlı fon davalarında önemlidir: nispi harç, dava değeriyle orantılı olduğundan tüketici mahkemesindeki muafiyet ciddi bir tasarruf sağlar. Ancak görev tartışmalıysa, harç tasarrufu için tüketici mahkemesinde dava açmanın görevsizlik riski ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Maliyetler fon davası ne kadar sürer, masrafı ne kadar yazımızda ele alındı.
Basit Yargılama Usulü Yatırımcı İçin Ne Demek?
Tüketici mahkemesinde basit yargılama usulünün uygulanması, yalnızca teknik bir fark değildir; davanın hızı, dilekçe sayısı ve iddiaların ne zaman kesinleşeceği bakımından yatırımcının hazırlığını doğrudan etkiler.
HMK m.317/2, basit yargılamada cevap süresinin dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğunu düzenler; mahkeme zorunlu durumlarda bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir. m.317/3 ise tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremeyeceğini öngörür. Bu, yatırımcının bütün iddialarını ve delillerini dava dilekçesinde eksiksiz ortaya koyması gerektiği anlamına gelir; sonradan eklenecek bir dilekçe aşaması yoktur.
İddiaların sınırı da erken çizilir. m.319/1 uyarınca iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla başlar. Yazılı yargılamada cevaba cevap aşamasına kadar serbestçe genişletilebilen iddia, basit yargılamada dava dilekçesiyle sınırlanır. m.320/1 ise mahkemenin mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya çağırmadan dosya üzerinden karar vereceğini düzenler.
Basit yargılamanın yatırımcı için sonuçları
| Kural | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Cevap süresi iki hafta | Yargılama daha hızlı başlar | HMK m.317/2 |
| Cevaba cevap ve ikinci cevap yok | Bütün iddia ve deliller dava dilekçesinde yer almalı | HMK m.317/3 |
| İddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla başlar | Sonradan yeni iddia eklemek güçleşir | HMK m.319 |
| Mümkünse dosya üzerinden karar | Dilekçenin ikna gücü belirleyici olur | HMK m.320/1 |
| Hüküm bulunmayan hâllerde yazılı yargılama | Boşluklarda genel kurallar uygulanır | HMK m.322 |
Bu kurallar, tüketici mahkemesinde açılacak bir fon davasında dava dilekçesinin özenle hazırlanmasını zorunlu kılar: zararın dayanağı, hesap yöntemi, tasfiye ödemeleri, faiz talebi ve bütün deliller ilk dilekçede yer almalıdır. Zarar hesabı fon zararı nasıl hesaplanır yazımızda ele alındı.
Yanlış Mahkemede Dava Açıldıysa
Görev veya yetki konusunda bir hata yapılmış olabilir. Bu durum davanın sonu değildir; ancak kanunun öngördüğü kısa süreler dikkatle izlenmelidir.
Görevsiz mahkemede açılan dava için HMK m.115/2, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davanın usulden reddine karar vereceğini düzenler. Bu karar görevsizlik kararıdır ve davayı sona erdirmez; dosya görevli mahkemeye gönderilebilir.
Gönderme ise talebe bağlıdır ve süreye tabidir. HMK m.20/1, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde taraflardan birinin, karar kesinse tebliğ tarihinden, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiğini; aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağını düzenler.
Süre kaçırılırsa ve bu arada zamanaşımı dolmuşsa, son bir güvence vardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.158, dava veya def’inin mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması nedeniyle reddedilmiş olması ve o arada zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmuş olması hâlinde, alacaklının altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabileceğini düzenler.
Yanlış mahkemede dava
| Durum | Sonuç | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Görevsiz mahkeme | Usulden red (görevsizlik) | — | HMK m.115/2 |
| Karardan sonra | Dosyanın gönderilmesi talebi | İki hafta | HMK m.20 |
| Talep yapılmazsa | Dava açılmamış sayılır | — | HMK m.20 |
| Arada zamanaşımı dolmuşsa | Ek süre | Altmış gün | TBK m.158 |
| Asliye ticaret olmayan yer | Asliye hukuk davaya devam eder | — | TTK m.5/4 |
Süreler süreler, adli tatil ve eski hâle getirme ve fon uyuşmazlığı süre hesaplama aracı sayfalarımızda ele alındı.
Birden Fazla Muhatap Varsa Strateji
Fon dosyalarında çoğu zaman birden fazla muhatap vardır: dağıtıcı kuruluş, kurucu, yöneticiler ve SPK. Bu muhatapların her birine karşı talebin aynı davada toplanması her zaman mümkün veya yararlı değildir.
Aynı yargı kolundaki davalılar, HMK m.7 uyarınca birlikte ve aralarından birinin yerleşim yerinde dava edilebilir; ancak her biri bakımından görevli mahkeme farklıysa, birlikte dava açmak görevsizlik riskini doğurabilir. Örneğin tüketici sıfatıyla bankaya karşı tüketici mahkemesinde açılan bir davaya yönetim kurulu üyelerinin TTK’ya dayanan sorumluluğunun eklenmesi, görev tartışmasına yol açabilir.
Bu nedenle strateji, çoğu durumda şöyle kurulur: en güçlü ve en kolay tahsil edilebilir muhatap, doğru görevli mahkemede öncelikle dava edilir; diğer muhataplara karşı talepler, zamanaşımı korunarak ayrı olarak planlanır. SPK’ya karşı talepler her durumda idari yargıda ayrıca takip edilir.
Muhataplara göre plan
| Muhatap | Yol | Not |
|---|---|---|
| Dağıtıcı banka veya aracı kurum | Tüketici mahkemesi veya asliye ticaret | Uygunsuz satış iddiasında öncelikli muhatap |
| Kurucu portföy yönetim şirketi | Tüketici mahkemesi veya asliye ticaret | Fon yönetimi ve fiyat iddiasında öncelikli muhatap |
| Yönetim kurulu üyeleri | Asliye ticaret | Ayrı dava gerekebilir |
| SPK | İdare mahkemesi | Her durumda ayrı dava |
| TSPB Hakem Heyeti | Mahkeme dışı yol | Dava açılmadan önce kullanılmalı |
Dava öncesi mahkeme dışı yol TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti yazımızda ele alındı.
Görevsizlik Kararından Sonra Dosyanın Gönderilmesi Talebi Örneği
Aşağıdaki metin, bir bireysel yatırımcının bankaya karşı asliye ticaret mahkemesinde açtığı fon davasında mahkemenin tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi ve kararın kesinleşmesi üzerine, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için hazırlanmış bir çerçevedir. HMK m.20’deki iki haftalık süre içinde verilmelidir. Köşeli parantezli kısımlar dosyaya göre doldurulmalıdır.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [Esas No]
DAVACI: [Ad Soyad] — VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALI: [Banka Unvanı] A.Ş.
KONU: Mahkemenizin [tarih] tarihli görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyasının görevli tüketici mahkemesine gönderilmesi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil tarafından davalı bankaya karşı, müvekkile satılan [fon unvanı] unvanlı fonun katılma payları nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle Mahkemenizde dava açılmıştır. Mahkemenizce [tarih] tarihli kararla, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Karar [tarih] tarihinde kesinleşmiştir.
Talebin süresinde olduğu — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20
Kanunun 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi gerekmektedir. Karar [tarih] tarihinde kesinleşmiş olup işbu talep bu süre içinde yapılmaktadır.
Görevli ve yetkili mahkeme — 6502 sayılı Kanun m.73 ve m.83
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir; 83. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlemin başka kanunlarda düzenlenmiş olması bu görevi engellemez. Aynı Kanunun 73. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Müvekkilin yerleşim yeri [il/ilçe] olduğundan dosyanın [ ] Tüketici Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Zamanaşımının korunması — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ve m.158
Dava, Türk Borçlar Kanununun 154. maddesi uyarınca açıldığı tarihte zamanaşımını kesmiştir. Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesiyle dava, ilk açıldığı tarih esas alınarak görülmeye devam edecektir. Müvekkilin 158. maddedeki ek süreye ilişkin hakları saklıdır.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; dava dosyasının görevli ve yetkili [ ] Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Talep, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde verilmelidir. Kararın kesinleşme tarihi mahkeme kaleminden veya UYAP üzerinden kontrol edilmeli, süre en erken tarihe göre hesaplanmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, bireysel yatırımcının bankaya karşı davasını düşünmeden asliye ticarette açmaktır. 6502 m.83/2 tüketici mahkemesinin görevini korur; ancak tüketici sıfatı tartışmalıysa bu değerlendirilmelidir.
İkinci hata, SPK’ya karşı talebi adli yargıda ileri sürmektir. Bu talepler idari yargının konusudur.
Üçüncü hata, sözleşmedeki “İstanbul mahkemeleri yetkilidir” şartının bireysel yatırımcıyı bağladığını sanmaktır. HMK m.17 yetki sözleşmesini tacirlerle sınırlar.
Dördüncü hata, kendi yerleşim yerinde dava açma imkânını kullanmamaktır. 6502 m.73/5 ve HMK m.16 bu imkânı tanır.
Beşinci hata, görevsizlik kararından sonra iki haftalık süreyi kaçırmaktır. HMK m.20 uyarınca dava açılmamış sayılır.
Altıncı hata, yanlış türde arabuluculuk yapmaktır. Tüketici ve ticari arabuluculuk ayrı dava şartlarıdır.
Yedinci hata, bütün muhatapları tek davada toplamaya çalışmaktır. Farklı görevli mahkemeler görevsizlik riskini doğurur.
Sekizinci hata, harç tasarrufunu görev riskinden daha önemli görmektir.
Dokuzuncu hata, zamanaşımı dolduktan sonra TBK m.158’deki altmış günlük ek süreyi bilmemektir.
Onuncu hata, davalının yetki itirazına karşı kanundaki yetkili yerleri ileri sürmemektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fon davası hangi mahkemede açılır?
Davalıya ve yatırımcının sıfatına göre: tüketici sayılan yatırımcı için tüketici mahkemesi, şirketler ve tacirler için asliye ticaret mahkemesi, SPK’ya karşı idare mahkemesi.
Bireysel yatırımcı bankaya karşı hangi mahkemede dava açar?
Tüketici sayılıyorsa 6502 m.73/1 uyarınca tüketici mahkemesinde; m.83/2 işlemin başka kanunlarda düzenlenmesinin bu görevi engellemeyeceğini belirtir.
Fon yatırımcısı tüketici sayılır mı?
Tartışmalıdır. Kişisel birikimini değerlendiren bireyin tüketici sayılması savunulabilir; işlem sıklığı, yatırımın büyüklüğü ve profesyonel müşteri sınıflandırması değerlendirmede önem taşır.
Şirketim fon zararı için hangi mahkemeye başvurur?
TTK m.4/1-(f) uyarınca bankalara ve finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerden doğan davalar ticari davadır; m.5/1 uyarınca asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
Asliye ticaret ile asliye hukuk arasındaki ilişki nedir?
TTK m.5/3 uyarınca görev ilişkisidir ve göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır; m.5/4 uyarınca asliye ticaret bulunmayan yerde asliye hukuk davaya devam eder.
SPK’ya karşı dava nerede açılır?
İdari yargıda. Tasfiye veya tedbir kararına karşı iptal davası İYUK m.7 uyarınca altmış günlük süreye, tam yargı davası ise m.13 uyarınca önce idareye başvuruya tabidir.
SPK ile bankaya karşı tek dava açabilir miyim?
Hayır. Bunlar farklı yargı kollarına aittir; SPK’ya karşı idari yargıda, kuruluşlara karşı adli yargıda ayrı davalar açılır.
Davayı kendi şehrimde açabilir miyim?
Çoğu zaman evet. Tüketici davaları 6502 m.73/5 uyarınca tüketicinin yerleşim yerinde, haksız fiil davaları HMK m.16 uyarınca zarar görenin yerleşim yerinde de açılabilir.
Sözleşmedeki “İstanbul mahkemeleri yetkilidir” şartı beni bağlar mı?
Bireysel yatırımcıyı kural olarak bağlamaz. HMK m.17 yetki sözleşmesini tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında sınırlar; m.18/2 ayrıca şekil şartları arar.
Birden fazla davalı varsa nerede dava açılır?
HMK m.7/1 uyarınca davalılardan birinin yerleşim yerinde; ancak davalı eklemenin gerçek bir hukuki dayanağı olmalıdır.
Görev hatası ne zaman ortaya çıkar?
Görev dava şartıdır; HMK m.114-115 uyarınca mahkeme her aşamada kendiliğinden araştırır ve eksiklik varsa usulden red kararı verir.
Yetki itirazı ne zaman yapılır?
Yetkinin kesin olmadığı davalarda HMK m.19/2 uyarınca cevap dilekçesinde; süresinde yapılmazsa mahkeme yetkili hâle gelir.
Görevsizlik kararından sonra ne yapmalıyım?
HMK m.20 uyarınca karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemelisiniz; aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
İki haftalık süreyi kaçırırsam ne olur?
Dava açılmamış sayılır. Bu arada zamanaşımı dolmuşsa TBK m.158 uyarınca altmış günlük ek süre içinde yeniden dava açılabilir.
Tüketici mahkemesinde harç öder miyim?
6502 m.73/2 uyarınca tüketiciler tarafından açılan davalar harçtan muaftır; m.73/4 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır.
Tüketici mahkemesinde basit yargılama ne demek?
HMK m.317 uyarınca cevap süresi iki haftadır ve cevaba cevap ile ikinci cevap dilekçesi verilemez; m.319 uyarınca iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla başlar. Bu nedenle bütün iddia ve deliller dava dilekçesinde yer almalıdır.
Hangi arabuluculuğa gitmeliyim?
Tüketici uyuşmazlığında 6502 m.73/A uyarınca tüketici arabuluculuğuna, ticari davada TTK m.5/A uyarınca ticari arabuluculuğa; SPK’ya karşı davada dava şartı arabuluculuk yoktur.
Arabuluculuk zamanaşımını etkiler mi?
6325 m.18/A-15 uyarınca arabuluculukta geçen süre zamanaşımını durdurur.
Yönetim kurulu üyelerine karşı dava hangi mahkemede?
TTK’ya dayanan sorumluluk davaları TTK m.4/1-(a) uyarınca ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Bütün muhatapları tek davada toplamak doğru mu?
Her zaman değil. Görevli mahkemeleri farklıysa görevsizlik riski doğar; en güçlü muhatap doğru mahkemede öncelikle dava edilip diğerleri ayrıca planlanabilir.
Dava açmadan önce başka bir yol var mı?
TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti ücretsiz bir mahkeme dışı yoldur ve dava açılmadan önce kullanılmalıdır.
İlgili Rehberler
- Fon mağdurları Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir mi
- SPK tasfiye kararına karşı iptal davası: süre, Kurula başvuru ve yürütmenin durdurulması
- Fon yatırımcısı tüketici mi
- Dava şartları ve ilk itirazlar
- Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk
- SPK’ya karşı tam yargı davası
- Fon davası ne kadar sürer, masrafı ne kadar
- Fon zararı nasıl hesaplanır
- Durumunuza göre hukuki yol haritası
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Görevsizlik kararı mı aldınız?
İki haftalık süre işliyor; hemen arayın. 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Davanızı doğru mahkemede, doğru yerde ve doğru arabuluculukla başlatalım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


