Fon zararı davasının sonucu çoğu kez ilk iki dilekçede şekillenir: davacının seçtiği dava türü ve davalının verdiği cevap. Eda davası açılabilecekken tespit davası açılırsa HMK m.106/2 uyarınca güncel hukuki yarar bulunmaz; salt bir vakıanın belirlenmesi ise m.106/3 gereği tespit davasının konusu olamaz. Tazminat ve iade talepleri m.111 uyarınca terditli kurulursa, asli talep esastan reddedildiğinde fer’î talep incelenir. Davalı bakımından cevap süresi iki haftadır; m.131 cevap dilekçesi verildikten sonra süre dolmasa bile ilk itirazları yasaklar. Kuruluşun yönetim ücreti gibi alacakları ise m.132 uyarınca karşı dava yoluyla ileri sürülebilir.
Doğru dava türü sonucu belirler
Tespit mi, eda mı, terditli mi? Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Cevap süresi iki hafta, karşı dava cevapla birlikte
Cevap vermeyen davalı inkâr etmiş sayılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.128, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağını düzenler.
Karşı dava takas, mahsup veya bağlantı ister. m.132/1-(b), karşı davada ileri sürülecek talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunmasını yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olmasını şart koşar.
Terditli davada fer’î talep asıl talep reddedilmeden incelenmez. m.111/2, mahkemenin davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe fer’î talebini inceleyemeyeceğini ve hükme bağlayamayacağını belirtir.
Dava Türü ve İlk Savunma Neden Belirleyicidir?
Fon zararı davasının sonucu çoğu kez ilk iki dilekçede şekillenir: davacının seçtiği dava türü ve davalının verdiği cevap.
Yanlış dava türü seçildiğinde talep hukuki yarar yokluğundan reddedilebilir. Talepler doğru ilişkilendirilmezse, mahkeme asıl talebi reddettiğinde ikinci talebi inceleyemeyebilir.
Davalı bakımından ise cevap süresi kısa ve kesindir. Süresinde verilmeyen cevap, ilk itirazların ve karşı davanın kaybedilmesi sonucunu doğurur.
Bu yazı, dava türlerini, taleplerin birlikte ileri sürülmesini, cevap dilekçesini ve karşı davayı fon dosyalarındaki görünümüyle ele alır.
Belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davada talep artırımı ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.
Eda Davası: m.105
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.105, eda davası yoluyla mahkemeden davalının bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edileceğini düzenler.
Fon zararı davalarının büyük çoğunluğu eda davasıdır: tazminat, iade veya bedel ödenmesi istenir.
Eda davasının en önemli özelliği, sonunda verilen hükmün cebrî icraya konu olabilmesidir.
Belirsiz alacak davasını düzenleyen m.107, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Tutarı dava açılırken tam olarak belirlenemeyen alacaklarda artık kısmi dava açılmakta ve talep m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılmaktadır.
Kısmi dava dilekçesi fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.
Tespit Davası: m.106
Bazı hâllerde istenen şey bir edim değil, bir hukuki durumun belirlenmesidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.106/1, tespit davası yoluyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edileceğini düzenler.
Bu fıkra üç konu sayar: hakkın varlığı veya yokluğu, hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu ve belgenin sahte olup olmadığı.
Hukuki yarar bakımından m.106/2, tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiğini belirtir.
Bu fıkra iki nitelik arar: yararın hukuken korunmaya değer olması ve güncel olması.
Hukuki yarar, m.114/1-(h) uyarınca dava şartıdır; bulunmaması davanın usulden reddine yol açar.
Dava şartları dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Sınır bakımından m.106/3, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağını düzenler.
Bu kural uygulamada sıkça gözden kaçar: “belirli bir tarihte belirli bir işlemin yapıldığının tespiti” gibi salt vakıaya yönelik talepler tespit davasının konusu olamaz. Vakıanın tespiti için ise delil tespiti yolu vardır.
Delil tespiti delil tespiti, bilirkişi ve uzman görüşü yazımızda ele alındı.
Eda Davası Açılabiliyorsa Tespit Davası
Tespit davasında en sık tartışılan husus, aynı sonuca eda davasıyla ulaşılabilecekken tespit davası açılmasıdır.
Eda davası açma imkânı bulunan hâllerde tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilir. Zira eda hükmü, tespit hükmünün sağlayacağı her şeyi sağlar ve ayrıca icra edilebilir.
Fon dosyalarında bu nedenle zararın tazmini istenebilecek hâllerde “zarardan sorumlu olduğunun tespiti” talebi yerine doğrudan tazminat talebi kurulmalıdır.
Buna karşılık tespit davasının uygun olduğu hâller de vardır.
Fon dosyalarında tespit davasının kullanımı
| Talep | Uygunluk | Gerekçe |
|---|---|---|
| Katılma payı sahipliğinin tespiti | Uygun olabilir | Hukuki ilişkinin varlığı; kayıtlarda uyuşmazlık varsa güncel yarar |
| Sözleşmedeki bir kaydın hükümsüzlüğünün tespiti | Uygun olabilir | Hukuki ilişkinin içeriği; ilişki sürüyorsa güncel yarar |
| Belgenin sahteliğinin tespiti | Kanunda açıkça sayılmış | m.106/1 |
| Kuruluşun zarardan sorumlu olduğunun tespiti | Kural olarak uygun değil | Eda davası açılabilir |
| Bir işlemin belirli tarihte yapıldığının tespiti | Uygun değil | Salt maddi vakıa; m.106/3 |
| Borçlu olmadığının tespiti | Uygun olabilir | Hakkın yokluğu; icra takibi varsa özel rejim |
Son satır bakımından, icra takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti ayrı bir rejime tabidir. Bu rejim menfi tespit ve istirdat davası yazımızda ele alındı.
Belgenin sahteliği bakımından ise usul hukuku ayrıca bir yol öngörür; bu rejim belgede sahtelik iddiası ve imza inkârı yazımızda ele alındı.
İnşai Dava: m.108
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.108/1, inşai dava yoluyla mahkemeden yeni bir hukuki durum yaratılmasının veya mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesinin yahut onun ortadan kaldırılmasının talep edileceğini düzenler.
m.108/2, bir inşai hakkın dava yoluyla kullanılmasının zorunlu olduğu hâllerde inşai dava açılacağını belirtir.
Etki bakımından m.108/3, kanunlarda aksi belirtilmedikçe inşai hükümlerin geçmişe etkili olmadığını düzenler.
Fon dosyalarında inşai davanın tipik örnekleri genel kurul kararlarının iptali ve sözleşmenin uyarlanmasıdır.
Genel kurul kararına karşı iptal davası genel kurul kararlarının iptali ve butlan yazımızda ele alındı.
Aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin uyarlanması da inşai niteliktedir; bu rejim genel işlem koşulları ve irade bozukluğu yazımızda ele alındı.
Dava türlerinin karşılaştırması
| Tür | İstenen | İcra edilebilirlik | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Eda davası | Vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûmiyet | İcra edilebilir | m.105 |
| Tespit davası | Hakkın, ilişkinin veya belgenin durumunun belirlenmesi | İcra edilebilir değil | m.106 |
| İnşai dava | Hukuki durumun yaratılması, değiştirilmesi veya kaldırılması | Hüküm kendiliğinden sonuç doğurur; kural olarak geçmişe etkili değil | m.108 |
| Kısmi dava | Bölünebilir alacağın bir kısmı | İcra edilebilir | m.109 |
Taleplerin Birlikte İleri Sürülmesi: m.110-112
Fon dosyalarında çoğu kez birden fazla talep bulunur ve bunların nasıl ilişkilendirileceği sonucu etkiler.
Davaların yığılması bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.110, davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceğini düzenler.
Aynı madde iki şart arar: birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması.
Bu kurumda talepler birbirinden bağımsızdır ve her biri ayrı ayrı incelenir.
Terditli dava bakımından m.111/1, davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceğini düzenler.
Aynı fıkra bir şart getirir: talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması gerekir.
m.111/2 inceleme sırasını belirler: mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.
Bu kural fon dosyalarında stratejik önem taşır.
Örneğin asli talep olarak sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat, fer’î talep olarak ise ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenebilir. Mahkeme tazminat talebini esastan reddederse iade talebini inceler.
Sebepsiz zenginleşme sebepsiz zenginleşme ve iade talebi yazımızda ele alındı.
Seçimlik dava bakımından m.112/1, seçimlik borçlarda seçim hakkı kendisine ait olan borçlu veya üçüncü kişinin bu hakkı kullanmaktan kaçınması hâlinde alacaklının seçimlik dava açabileceğini düzenler.
m.112/2, mahkemenin talebin hukuka uygun olduğu sonucuna varması hâlinde seçimlik mahkûmiyet hükmü vereceğini belirtir.
m.112/3, seçimlik mahkûmiyet hükmünü cebrî icraya koyan alacaklının takibin konusunu mahkûmiyet hükmünde yer alan edimlerden birine hasretmek zorunda olduğunu düzenler.
Birden fazla talep hâlinde yapı
| Kurum | Taleplerin ilişkisi | İnceleme | Şart |
|---|---|---|---|
| Davaların yığılması | Bağımsız asli talepler | Her biri ayrı ayrı | Aynı yargı çeşidi ve ortak yetkili mahkeme |
| Terditli dava | Asli ve fer’î | Fer’î talep ancak asli talep esastan reddedilirse | Hukuki veya ekonomik bağlantı |
| Seçimlik dava | Seçimlik edimler | Seçimlik mahkûmiyet | Seçim hakkı olanın kaçınması |
Cevap Dilekçesi: Süre ve Sonuçlar
Davalı bakımından savunmanın temeli cevap dilekçesidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.126/1, davalının cevap dilekçesini davanın açılmış olduğu mahkemeye vereceğini düzenler.
m.126/3, cevap dilekçesinin havale edildiği tarihte verilmiş sayılacağını belirtir.
Süre bakımından m.127, cevap dilekçesini verme süresinin dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğunu düzenler.
Aynı madde bir ek süre imkânı tanır: durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir.
Bu ek süre üç şarta bağlıdır: hazırlamanın çok zor veya imkânsız olması, talebin ilk iki hafta içinde yapılması ve bir defaya mahsus olması.
Fon dosyalarında davalı kuruluş bakımından bu ek süre sıkça istenir; ancak talep ilk iki hafta içinde yapılmazsa ek süre verilemez.
Süreler rejimi süreler, adli tatil ve eski hâle getirme yazımızda ele alındı.
Cevap verilmemesinin sonucu bakımından m.128, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağını düzenler.
Bu hüküm önemli bir ayrım içerir: cevap vermemek kabul değil inkâr sonucu doğurur. Ancak cevap vermeyen davalı savunma vakıalarını ve ilk itirazlarını ileri sürme imkânını kaybeder.
İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı bakımından bu durum ağır sonuç doğurur; bu rejim savunmaların karşılanması ve cevaba cevap dilekçesi yazımızda ele alındı.
Cevap Dilekçesinin İçeriği: m.129-131
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.129/1, cevap dilekçesinde bulunacak hususları sayar.
Cevap dilekçesinin içeriği (HMK m.129/1)
| Bent | Unsur | Eksiklik sonucu |
|---|---|---|
| (a) | Mahkemenin adı | Bir haftalık süre; giderilmezse verilmemiş sayılır |
| (b) | Tarafların ad, soyad ve adresleri; yurt dışındaki davalı için yurt içi adres | Aynı |
| (c) | Davalının kimlik numarası | Aynı |
| (ç) | Kanuni temsilciler ve davacı vekilinin bilgileri | Aynı |
| (d) | Savunmanın dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri | — |
| (e) | Her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği | — |
| (f) | Dayanılan hukuki sebepler | — |
| (g) | Açık bir şekilde talep sonucu | — |
| (ğ) | İmza | Bir haftalık süre; giderilmezse verilmemiş sayılır |
(d) ve (e) bentleri savunmanın niteliğini belirler: her vakıa ayrı ayrı özetlenmeli ve her birinin hangi delille ispat edileceği gösterilmelidir.
m.129/2, m.121 hükmünün cevap dilekçesi hakkında da uygulanacağını belirtir. Buna göre davalının elinde bulunan belgeler dilekçeye eklenmeli, başka yerlerden getirtilecek belgeler için bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılmalıdır.
Eksiklik bakımından m.130, m.129/1’in (a), (b), (c), (ç) ve (ğ) bentlerinin cevap dilekçesinde eksik olması hâlinde bunun giderilmesi için hâkim tarafından bir haftalık süre verileceğini; eksikliğin bu süre zarfında da giderilmemesi hâlinde cevap dilekçesinin verilmemiş sayılacağını düzenler.
İlk itirazlar bakımından m.131, cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazların ileri sürülemeyeceğini düzenler.
Bu kural sıkça gözden kaçar: yetki itirazı veya tahkim itirazı cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesi verildikten sonra süre dolmamış olsa bile bu itirazlar ileri sürülemez.
Tahkim itirazı rejimi tahkim yazımızda ele alındı.
Davalı Açısından Cevap Dilekçesinde Öncelik Sırası
Cevap dilekçesi yalnız bir savunma metni değil, davalının kullanabileceği bütün usul araçlarının tek seferde ortaya konulduğu belgedir. Bu nedenle içindeki unsurların sırası ve eksiksizliği sonucu belirler.
İlk itirazlar bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.116/1, ilk itirazların kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ile uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazından ibaret olduğunu düzenler.
Aynı fıkranın (c) bendi 7251 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır; dolayısıyla güncel sayım iki itirazdan ibarettir.
m.117/1, ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğunu, aksi hâlde dinlenemeyeceğini düzenler.
m.117/2, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceğini; m.117/3 ise ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağını belirtir.
Bu hükümler m.131 ile birlikte okunduğunda kural netleşir: ilk itirazlar yalnız cevap dilekçesinde ve bu dilekçeyle birlikte ileri sürülebilir.
Fon dosyalarında davalı kuruluş bakımından cevap dilekçesinde şu sıra gözetilir.
Cevap dilekçesinde unsurların sırası
| Sıra | Unsur | Kaybedilmemesi için | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 1 | Dava şartlarına ilişkin itirazlar | Resen incelenir; yine de açıkça ileri sürülmeli | HMK m.114-115 |
| 2 | Yetki itirazı | Yalnız cevap dilekçesinde | m.116/1-(a), m.117/1 |
| 3 | Tahkim itirazı | Yalnız cevap dilekçesinde | m.116/1-(b), m.117/1 |
| 4 | Zamanaşımı def’i | Resen gözetilmez; ileri sürülmeli | Genel hükümler |
| 5 | Esasa ilişkin savunma vakıaları | Sıra numarası altında açık özet | m.129/1-(d) |
| 6 | Her vakıanın delili | Vakıa bazında gösterilmeli | m.129/1-(e) |
| 7 | Takas def’i | Savunma olarak ileri sürülmeli | TBK m.139, m.143 |
| 8 | Karşı dava | Cevapla birlikte veya esasa cevap süresi içinde | m.133/1 |
Dördüncü satır özellikle önemlidir: zamanaşımı mahkemece kendiliğinden gözetilmez; ileri sürülmezse dinlenmez.
Zamanaşımı rejimi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.
Davacı bakımından ise bu tablo, cevap dilekçesinde ileri sürülmemiş savunmaların sonradan ileri sürülmesine karşı itiraz edilecek noktaları gösterir.
Karşı Dava: m.132-135
Fon dosyalarında davalı kuruluş kendi alacaklarını karşı dava yoluyla ileri sürebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.132/1, karşı dava açılabilmesi için iki şart arar.
(a) bendi, asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olmasını arar.
(b) bendi, karşı davada ileri sürülecek talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunmasını yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olmasını arar.
Fon dosyalarında karşı davanın tipik örnekleri şunlardır: kuruluşun tahakkuk etmiş yönetim ücreti alacağı, işlem masrafları veya yatırımcıya yapılmış fazla ödemelerin iadesi.
Bu talepler asıl davadaki tazminat talebiyle takas veya mahsup ilişkisi içinde olduğundan karşı dava yoluyla ileri sürülebilir.
Şartların yokluğu bakımından m.132/2, bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılması hâlinde mahkemenin talep üzerine yahut resen karşı davanın asıl davadan ayrılmasına, gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vereceğini düzenler.
Dolayısıyla şartların yokluğu karşı davayı reddettirmez; davalar ayrılır.
m.132/3 bir sınır koyar: karşı davaya karşı dava açılamaz.
Süre bakımından m.133/1, karşı davanın cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılacağını düzenler.
m.133/2, süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde mahkemenin davaların ayrılmasına karar vereceğini belirtir.
Asıl davanın akıbeti bakımından m.134, asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesinin karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmayacağını düzenler.
Bu hüküm fon dosyalarında değer taşır: yatırımcı davasından feragat etse dahi kuruluşun karşı davası görülmeye devam eder.
Feragatin sonuçları feragat, kabul, sulh ve adli yardım yazımızda ele alındı.
m.135, bu Kanunun dava ile ilgili hükümlerinin aksine özel düzenleme bulunmayan hâllerde karşı dava hakkında da uygulanacağını belirtir.
Karşı dava ile takas def’i karşılaştırması
| Konu | Karşı dava | Takas def’i |
|---|---|---|
| Nitelik | Bağımsız bir dava | Savunma aracı |
| Asıl talebi aşan kısım | Hüküm altına alınabilir | Hüküm altına alınamaz; yalnız asıl talebi düşürür |
| Asıl davanın sona ermesi | Karşı dava devam eder | Savunma konusuz kalır |
| Süre | Cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde | Cevap dilekçesinde savunma olarak |
| Harç | Karşı dava için ayrıca harç | Ayrı dava harcı gerekmez |
| Dayanak | HMK m.132-135 | TBK m.139-145 |
Bu karşılaştırma savunma tarafı için bir seçim sunar. Karşı alacak asıl talepten azsa takas def’i yeterli olabilir. Asıl talebi aşıyorsa veya asıl davanın akıbetinden bağımsız hüküm isteniyorsa karşı dava açılmalıdır.
Takas rejimi sebepsiz zenginleşme ve iade talebi yazımızda ele alındı.
Fon Dosyasında Uygulama
Duruma göre doğru yol
| Durum | Doğru yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Zararın tazmini isteniyor | Eda davası; tutar belirsizse kısmi dava | m.105, m.109 |
| Sorumluluğun yalnız tespiti isteniyor | Eda davası açılabiliyorsa hukuki yarar yok | m.106/2 |
| Salt bir vakıanın belirlenmesi isteniyor | Tespit davası değil, delil tespiti | m.106/3, m.400 |
| Tazminat reddedilirse iade isteniyor | Terditli dava | m.111 |
| Birden fazla bağımsız talep | Davaların yığılması | m.110 |
| Davalı cevap hazırlamakta zorlanıyor | İlk iki haftada ek süre talebi | m.127 |
| Yetki veya tahkim itirazı | Cevap dilekçesiyle birlikte | m.131 |
| Kuruluşun yönetim ücreti alacağı | Karşı dava veya takas def’i | m.132, TBK m.139 |
| Yatırımcı davasından feragat etti | Karşı dava devam eder | m.134 |
Dördüncü satır stratejik bir kurgudur: tazminat ve iade talepleri terditli ilişki içinde kurulursa, asli talebin reddi hâlinde fer’î talep incelenir. Bu talepler bağımsız olarak yığılırsa her biri ayrı ayrı incelenir ve harç her biri üzerinden hesaplanır.
Yedinci satır ise davalı tarafında en sık yapılan hatayı gösterir.
Terditli Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, tazminat ile iade taleplerinin terditli ilişki içinde kurulmasına yönelik çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALI: [Kurucu portföy yönetim şirketi]
KONU: Asli talep olarak tazminat, fer’î talep olarak iade istemli kısmi davamızdır.
DAVA DEĞERİ: [tutar] TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır)
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [fon adı ve kodu] unvanlı fonun katılma paylarını [tarih] tarihinde [tutar] TL bedelle edinmiştir. Davalının aşağıda açıklanan işlem ve ihmalleri sebebiyle müvekkil zarara uğramıştır.
2. [Somut vakıalar: hangi işlem, hangi tarihte, hangi yükümlülüğe aykırı olarak yapılmıştır. Dayanak belgeler gösterilir.]
3. Zararın kesin tutarı bilirkişi incelemesiyle belirlenebilecektir. Bu nedenle dava kısmi dava olarak açılmış olup talep, tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılacaktır.
Talepler arasındaki ilişki — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.111
Anılan maddenin birinci fıkrası, davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceğini ve bunun için talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması gerektiğini öngörmektedir. İşbu davada asli talep sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat, fer’î talep ise ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesidir. Her iki talep aynı yatırım ilişkisinden doğduğundan aralarında hukuki ve ekonomik bağlantı vardır.
Asli talep — Türk Borçlar Kanunu m.112
Anılan madde, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Davalı üstlendiği edimleri gereği gibi ifa etmemiştir ve kusursuzluğunu ispat yükü kendisine aittir.
Fer’î talep — Türk Borçlar Kanunu m.77
Anılan maddenin birinci fıkrası, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından zenginleşenin bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu; ikinci fıkrası ise bu yükümlülüğün özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan bir sebebe dayanması durumunda doğacağını öngörmektedir. Asli talebin esastan reddi hâlinde, müvekkilden tahsil edilen [tutar] TL’nin geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle iadesi talep edilmektedir.
İnceleme sırası — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.111
Anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca fer’î talep ancak asli talebin esastan reddine karar verilmesi hâlinde incelenecektir.
Talep artırımı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109
Anılan maddenin dördüncü fıkrası, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini ve zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını öngörmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.105, m.109, m.111; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77, m.112; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Müvekkile ait hesap ekstresi ve işlem dekontları; taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri; fon izahnamesi ve yatırımcı bilgi formu; fon portföy dağılım raporları; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; asli talebimiz yönünden [tutar] TL tazminatın [tarih] tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; asli talebimizin esastan reddi hâlinde fer’î talebimiz yönünden [tutar] TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Asli ve fer’î taleplerin sonuç ve istem kısmında ayrı ayrı gösterilmesi, mahkemenin inceleme sırasını belirler.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, belirsiz alacak davası açmaya çalışmaktır. HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır; izlenecek yol kısmi dava ve m.109/4 uyarınca talep artırımıdır.
İkinci hata, eda davası açılabilecekken tespit davası açmaktır. Bu hâlde m.106/2’deki güncel hukuki yarar bulunmaz.
Üçüncü hata, salt bir vakıanın tespitini dava konusu yapmaktır. m.106/3, maddi vakıaların tek başına tespit davasının konusunu oluşturamayacağını öngörür.
Dördüncü hata, bağlantılı talepleri terditli değil bağımsız yığmaktır. m.111, talepler arasında aslilik-ferîlik ilişkisi kurulmasına imkân tanır.
Beşinci hata, terditli davada talepler arasındaki bağlantıyı göstermemektir. m.111/1, hukuki veya ekonomik bağlantıyı şart koşar.
Altıncı hata, cevap için ek süreyi iki haftadan sonra istemektir. m.127, talebin cevap süresi içinde yapılmasını arar.
Yedinci hata, cevap dilekçesini verdikten sonra ilk itiraz ileri sürmektir. m.131, cevap süresi dolmamış olsa bile bunu yasaklar.
Sekizinci hata, cevap vermemeyi kabul saymaktır. m.128, süresinde cevap vermeyen davalının vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağını öngörür.
Dokuzuncu hata, karşı davayı süresinden sonra açmaktır. m.133/2, bu hâlde davaların ayrılacağını belirtir.
Onuncu hata, asıl davadan feragatin karşı davayı da sona erdireceğini sanmaktır. m.134, karşı davanın görülmeye devam edeceğini öngörür.
Sıkça Sorulan Sorular
Eda davası nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.105, eda davası yoluyla mahkemeden davalının bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edileceğini düzenler.
Tespit davası nedir?
HMK m.106/1, tespit davası yoluyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edileceğini düzenler.
Tespit davasında hangi yarar aranır?
HMK m.106/2, tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiğini düzenler.
Bir vakıanın tespiti için dava açılabilir mi?
Hayır. HMK m.106/3, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağını düzenler. Vakıanın belirlenmesi için delil tespiti yoluna başvurulur.
Belirsiz alacak davası hâlâ açılabilir mi?
Hayır. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Tutarı belirlenemeyen alacaklarda kısmi dava açılır ve talep m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılır.
İnşai dava nedir?
HMK m.108/1, inşai dava yoluyla mahkemeden yeni bir hukuki durum yaratılmasının veya mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesinin yahut onun ortadan kaldırılmasının talep edileceğini düzenler.
İnşai hüküm geçmişe etkili midir?
HMK m.108/3, kanunlarda aksi belirtilmedikçe inşai hükümlerin geçmişe etkili olmadığını düzenler.
Birden fazla talep aynı davada ileri sürülebilir mi?
HMK m.110, davacının aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceğini; bunun için taleplerin aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve ortak yetkili bir mahkemenin bulunması gerektiğini düzenler.
Terditli dava nedir?
HMK m.111/1, davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceğini ve talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması gerektiğini düzenler.
Terditli davada fer’î talep ne zaman incelenir?
HMK m.111/2, mahkemenin davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe fer’î talebini inceleyemeyeceğini ve hükme bağlayamayacağını düzenler.
Cevap dilekçesi süresi nedir?
HMK m.127, cevap dilekçesini verme süresinin dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğunu düzenler.
Cevap için ek süre alınabilir mi?
HMK m.127, cevap dilekçesinin süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebileceğini düzenler.
Cevap dilekçesi verilmezse ne olur?
HMK m.128, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağını düzenler.
Cevap dilekçesinde neler bulunur?
HMK m.129/1; mahkemenin adını, tarafların kimlik ve adres bilgilerini, savunmanın dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini, her vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini, hukuki sebepleri, talep sonucunu ve imzayı sayar.
Cevap dilekçesindeki eksiklik nasıl giderilir?
HMK m.130, m.129/1’in (a), (b), (c), (ç) ve (ğ) bentlerinin eksik olması hâlinde hâkim tarafından bir haftalık süre verileceğini; eksikliğin giderilmemesi hâlinde cevap dilekçesinin verilmemiş sayılacağını düzenler.
Cevap dilekçesinden sonra ilk itiraz ileri sürülebilir mi?
Hayır. HMK m.131, cevap dilekçesinin verilmesinden sonra cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazların ileri sürülemeyeceğini düzenler.
Karşı dava açmanın şartları nelerdir?
HMK m.132/1, asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olmasını ve karşı davadaki talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunmasını yahut davalar arasında bağlantının mevcut olmasını şart koşar.
Şartlar yoksa karşı dava ne olur?
HMK m.132/2, şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılması hâlinde mahkemenin talep üzerine yahut resen karşı davanın asıl davadan ayrılmasına, gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vereceğini düzenler.
Karşı dava ne zaman açılır?
HMK m.133/1, karşı davanın cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılacağını; m.133/2 ise süresinden sonra açılması hâlinde davaların ayrılacağını düzenler.
Asıl dava sona ererse karşı dava ne olur?
HMK m.134, asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesinin karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmayacağını düzenler.
İlgili Rehberler
- Islah ve talep artırımı
- Fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği
- Dava şartları ve ilk itirazlar
- Savunmaların karşılanması ve cevaba cevap dilekçesi
- Menfi tespit ve istirdat davası
- Sebepsiz zenginleşme ve iade talebi
- Feragat, kabul, sulh ve adli yardım
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Cevap süresi iki hafta
İlk itirazlar cevapla birlikte ileri sürülmeli. 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Dava türünü ve talepler arasındaki ilişkiyi birlikte kuralım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


