Fon zararı uyuşmazlıklarında kurucu şirketin genel kurul kararları iki noktada gündeme gelir: yöneticilere karşı sorumluluk davasında ileri sürülen ibra savunması ve şirketin ödeme gücünü etkileyen kâr dağıtımı ile yapı kararları. Kanun bu kararlara karşı iki ayrı yol öngörür. TTK m.445 iptal davasını karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süreye bağlar; buna karşılık m.447 kapsamındaki batıl kararlar için süre işlemez. m.446/1-(b) ise usule aykırılık iddialarında muhalefet şerhi şartını aramaz — toplantıda hazır bulunmamış pay sahibi dahi dava açabilir.
Genel kurul kararına itirazınız mı var?
İptalde üç ay, butlanda süre yok. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: İptalde üç ay, butlanda süre yok
İptal davası üç ay içinde açılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.445, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabileceğini düzenler.
Muhalefet şerhi her zaman gerekmez. m.446/1-(b), çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini veya katılma ile oy kullanmaya haksız olarak izin verilmediğini ileri süren pay sahiplerinin; toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın dava açabileceğini düzenler.
Batıl kararlar için süre işlemez. m.447, pay sahibinin vazgeçilemez haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, bilgi alma ile inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğunu düzenler.
Genel Kurul Kararı Fon Dosyasına Nasıl Girer?
Fon zararı uyuşmazlıklarında kurucu şirketin genel kurul kararları iki noktada gündeme gelir. Kuyum ve altın şirketlerinde ortaklar arası uyuşmazlıkta stokun korunması, çıkma, çıkarma ve iki ortaklı limited şirketlere ilişkin 2026 AYM kararı için kuyum şirketinde ortaklar arası uyuşmazlık rehberimize bakılabilir.
Birincisi ibra kararıdır. Yöneticilere karşı sorumluluk davasında ibra savunması ileri sürüldüğünde, ibra kararının geçerliliği tartışılabilir.
İkincisi kâr dağıtımı, sermaye ve yapı değişikliklerine ilişkin kararlardır. Bu kararlar şirketin ödeme gücünü doğrudan etkiler.
Kanun, genel kurul kararlarına karşı iki ayrı yol öngörür: iptal ve butlan. Bu iki yolun şartları, süreleri ve sonuçları farklıdır.
Bu yazı, genel kurul kararlarına karşı başvuru yollarını fon dosyalarındaki görünümüyle ele alır.
İbranın sorumluluk davasındaki etkisi yönetim kurulu ve yöneticilerin sorumluluğu yazımızda ele alındı.
İptal Sebepleri ve Süre: m.445
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.445, m.446’da belirtilen kişilerin; kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerini düzenler.
Bu maddede üç sebep grubu yer alır: kanuna aykırılık, esas sözleşmeye aykırılık ve dürüstlük kuralına aykırılık.
Üçüncü grup özellikle vurgulanmıştır. Karar kanuna ve esas sözleşmeye uygun olsa dahi dürüstlük kuralına aykırılık iptal sebebi oluşturabilir.
Süre bakımından üç aylık süre karar tarihinden işler ve hak düşürücü niteliktedir.
Yetki bakımından şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi öngörülmüştür. Bu, sorumluluk davasındaki yetki kuralıyla paraleldir.
Yetki kuralları dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Dava Açabilecek Kişiler: m.446
Bu madde dört grup gösterir ve gruplar arasındaki fark belirleyicidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.446/1-(a), toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin dava açabileceğini düzenler.
Bu bentte iki şart birlikte aranır: olumsuz oy ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi.
m.446/1-(b) ise bu şartları aramaz. Bu bent; toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, maddede sayılan aykırılıkları ileri süren pay sahiplerine dava hakkı tanır.
Bu aykırılıklar şunlardır: çağrının usulüne göre yapılmadığı, gündemin gereği gibi ilan edilmediği, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıkları, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediği.
Aynı bent bir şart daha arar: bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ileri sürülmesi.
Dolayısıyla usule aykırılık iddiasında muhalefet şerhi gerekmez; ancak aykırılığın karara etkili olduğu ortaya konulmalıdır.
m.446/1-(c), yönetim kurulunun dava açabileceğini düzenler.
m.446/1-(d), kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceğini belirtir.
Bu son bent, yönetim kurulu üyesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir karara karşı bireysel dava hakkını tanır.
İptal davası açabilecek kişiler (TTK m.446)
| Bent | Kim | Şart |
|---|---|---|
| (a) | Pay sahibi | Olumsuz oy ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi |
| (b) | Pay sahibi | Usule aykırılık iddiası; muhalefet şerhi aranmaz, aykırılığın karara etkili olması ileri sürülür |
| (c) | Yönetim kurulu | — |
| (d) | Yönetim kurulu üyesi | Kararın yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa |
Butlan: m.447
Bazı kararlar iptal edilebilir nitelikte değil, baştan batıldır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.447, genel kurulun özellikle üç grup kararının batıl olduğunu düzenler.
m.447/1-(a); pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran kararları batıl sayar.
Bu bentte “dava” hakkının açıkça sayılması önemlidir: pay sahibinin dava hakkını ortadan kaldıran kararlar batıldır.
m.447/1-(b); pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran kararları batıl sayar.
m.447/1-(c); anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıl sayar.
Maddedeki “özellikle” ifadesi sayımın örnekleyici olduğunu gösterir; başka hâllerde de butlan söz konusu olabilir.
Butlanın iptalden farkı sürede ortaya çıkar: m.445’teki üç aylık süre iptal davasına ilişkindir; butlan iddiası bu süreye bağlı değildir.
Fon dosyalarında bu ayrım değer taşır. Üç aylık süre geçmiş olsa dahi, karar m.447 kapsamındaysa butlan ileri sürülebilir.
İptal ve butlan karşılaştırması
| Konu | İptal | Butlan |
|---|---|---|
| Sebep | Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık | Vazgeçilemez hakların sınırlanması, bilgi haklarının aşırı kısıtlanması, temel yapının bozulması |
| Süre | Karar tarihinden itibaren üç ay | Süreye bağlı değildir |
| Dava hakkı | m.446’daki kişiler | Hukuki yararı bulunanlar |
| Kararın durumu | Hükümsüz kılınıncaya kadar geçerlidir | Baştan itibaren hükümsüzdür |
| Dayanak | m.445, m.446 | m.447 |
İlan, Teminat ve Yargılama: m.448
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.448/1, yönetim kurulunun iptal veya butlan davasının açıldığını ve duruşma gününü usulüne uygun olarak ilan edeceğini ve şirketin internet sitesine koyacağını düzenler.
Bu yükümlülük, diğer pay sahiplerinin davadan haberdar olmasını sağlar.
m.448/2, iptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamayacağını belirtir.
Bu hüküm, aynı karara karşı açılabilecek diğer davaların beklenmesini sağlar.
Aynı fıkra, birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davaların birleştirilerek görüleceğini öngörür.
Davaların birleştirilmesi davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele yazımızda ele alındı.
Teminat bakımından m.448/3, mahkemenin şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebileceğini düzenler.
Aynı fıkra, teminatın nitelik ve miktarını mahkemenin belirleyeceğini belirtir.
Bu hüküm dava açmadan önce gözetilmelidir: şirketin talebi üzerine teminat yükümlülüğü doğabilir.
Yürütmenin Geri Bırakılması ve Kararın Etkisi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.449, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin; yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenler.
Bu maddede bir usul şartı yer alır: yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması.
Bu imkân, dava sonuçlanıncaya kadar kararın uygulanmasını önlemeye yarar ve fon dosyalarında kâr dağıtımı gibi kararlar bakımından önem taşır.
Kararın etkisi bakımından m.450, genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararının kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceğini düzenler.
Bu hüküm, kararın etkisini davanın taraflarıyla sınırlı tutmaz; tüm pay sahiplerine teşmil eder.
Aynı madde, yönetim kurulunun bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorunda olduğunu belirtir.
Kötüniyetli dava bakımından m.451, genel kurulun kararına karşı kötüniyetle iptal veya butlan davası açıldığı takdirde davacıların bu sebeple şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarını düzenler.
Bu hüküm, dayanaksız dava açılmasına karşı bir yaptırım öngörür ve dava açmadan önce değerlendirilmelidir.
Yargılama ve sonuç hükümleri
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İlan | Yönetim kurulu davanın açıldığını ve duruşma gününü ilan eder, siteye koyar | m.448/1 |
| Duruşma | Üç aylık süre dolmadan duruşmaya başlanamaz | m.448/2 |
| Birleştirme | Birden fazla iptal davası birleştirilerek görülür | m.448/2 |
| Teminat | Şirketin istemi üzerine mahkeme teminata karar verebilir | m.448/3 |
| Yürütmenin geri bırakılması | Yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra karar verilebilir | m.449 |
| Kararın etkisi | Kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder | m.450 |
| Kötüniyetli dava | Davacılar şirketin zararından müteselsilen sorumludur | m.451 |
İbra Kararı ve İptal Davası
Bu bağlantı fon dosyalarında doğrudan uygulanır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.558/1, ibra kararının genel kurul kararıyla kaldırılamayacağını düzenler ve aynı fıkra, m.445 hükmünün saklı olduğunu belirtir.
Bu saklı tutma önemlidir: ibra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz, ancak iptal davasına konu olabilir.
Dolayısıyla ibra savunmasına karşı iki yol izlenebilir.
Birincisi, ibranın kapsamı tartışılır. m.558/2, ibranın yalnız kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin etki doğuracağını öngördüğünden, genel kurulda açıklanmamış işlemler ibra kapsamı dışında kalır.
İkincisi, ibra kararının kendisi iptal davasına konu edilir. Bu yolda m.445’teki üç aylık süre gözetilir.
Ayrıca m.559/1, kuruluştan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukların şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamayacağını öngörür.
Bu hüküm, süresinden önce alınan ibra kararları bakımından ayrı bir aykırılık iddiası oluşturabilir.
Aynı fıkra bir azınlık hakkı tanır: esas sermayenin onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.
Bilgi Alma ve Özel Denetim: m.437-439
İptal davasının hazırlığı çoğu kez bilgi alma hakkının kullanılmasıyla başlar.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.437/1; finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporlarının ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin, genel kurulun toplantısından en az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağını düzenler.
Aynı fıkra, finansal tabloların ve konsolide tabloların bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulacağını belirtir.
Aynı fıkra, her pay sahibinin gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebileceğini öngörür.
m.437/2, pay sahibinin genel kurulda yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden ise denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebileceğini düzenler.
Aynı fıkra bilgi verme yükümünün bağlı şirketleri de kapsadığını ve verilecek bilgilerin hesap verme ile dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olması gerektiğini belirtir.
Bu son cümle bir standart koyar: bilgi verilmiş olması yeterli değildir, özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır.
Özel denetim bakımından m.438/1, her pay sahibinin; pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini düzenler.
Bu maddede iki şart aranır: gereklilik ve bilgi alma ya da inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması.
m.438/2, genel kurulun istemi onaylaması hâlinde şirketin veya her bir pay sahibinin otuz gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebileceğini belirtir.
Ret hâli bakımından m.439/1, genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde; sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahiplerinin üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebileceğini düzenler.
Bilgi alma ve özel denetim yolları
| Yol | Şart | Süre veya eşik | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Belgelerin incelenmesi | Genel kurul öncesi hazır bulundurma | Toplantıdan en az on beş gün önce | m.437/1 |
| Tablo sureti isteme | Pay sahipliği | Gider şirkete ait | m.437/1 |
| Genel kurulda bilgi isteme | Pay sahipliği | Bağlı şirketleri de kapsar | m.437/2 |
| Özel denetim istemi | Gereklilik ve bilgi alma hakkının önceden kullanılmış olması | Gündemde yer almasa bile | m.438/1 |
| Onay hâlinde atama | Genel kurulun onayı | Otuz gün içinde mahkemeye başvuru | m.438/2 |
| Ret hâlinde atama | Sermayenin onda biri, halka açıkta yirmide biri veya bir milyon TL itibarî değer | Üç ay içinde mahkemeye başvuru | m.439/1 |
Oydan Yoksunluk: TTK m.436
İbra kararlarına karşı en güçlü iptal sebeplerinden biri bu maddedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.436/1, pay sahibinin; kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağını düzenler.
Bu fıkra geniş bir çevre çizer: pay sahibinin kendisiyle sınırlı değildir, yakınlarını ve hâkimiyetindeki şirketleri de kapsar.
Ayrıca kapsam yalnız işlemlerle sınırlı değildir; yargı kurumu veya hakem önündeki davaya ilişkin müzakereler de dâhildir.
m.436/2 ibra bakımından özel bir yasak getirir: şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Bu fıkra fon dosyalarında doğrudan uygulanır. Kurucu şirketin yönetim kurulu üyeleri aynı zamanda pay sahibi ise, kendi ibralarına ilişkin kararda oy kullanamazlar.
Yasağa rağmen oy kullanılmışsa ve bu oylar kararın alınmasında etkili olmuşsa, m.446/1-(b) uyarınca iptal davası açılabilir.
Zira anılan bent, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını ileri süren pay sahiplerine muhalefet şerhi aranmaksızın dava hakkı tanır.
Dolayısıyla ibra kararına karşı iki dayanak birlikte kurulur: oydan yoksunluk yasağının ihlali ve bunun karara etkisi.
Oy hakkının kapsamı bakımından m.434/1, pay sahiplerinin oy haklarını genel kurulda paylarının toplam itibarî değeriyle orantılı olarak kullanacaklarını düzenler.
m.434/2, her pay sahibinin sadece bir paya sahip olsa da en az bir oy hakkını haiz olduğunu; birden fazla paya sahip olanlara tanınacak oy sayısının esas sözleşmeyle sınırlandırılabileceğini belirtir.
Oydan yoksunluk hâlleri (TTK m.436)
| Fıkra | Kim | Hangi müzakerede |
|---|---|---|
| m.436/1 | Pay sahibi, eşi, alt ve üstsoyu | Şirketle aralarındaki kişisel nitelikteki iş veya işlem |
| m.436/1 | Bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri | Aynı kapsam |
| m.436/1 | Hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri | Aynı kapsam |
| m.436/1 | Aynı kişiler | Yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin müzakereler |
| m.436/2 | Yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkisini haiz yöneticiler | Yönetim kurulu üyelerinin ibrası |
Azınlığın Genel Kurulu Toplantıya Çağırma Hakkı: m.411-412
Pay sahibi, beklemek yerine gündemi kendisi de belirletebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.411/1; sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebileceklerini düzenler.
Aynı fıkra, esas sözleşmeyle çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceğini belirtir.
m.411/2 bir zaman şartı getirir: gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır.
m.411/3, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağını düzenler.
Bu şekil şartı dikkat gerektirir: istem noter aracılığıyla iletilmelidir.
m.411/4, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi hâlinde genel kurulun en geç kırk beş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağını öngörür.
Ret hâli bakımından m.412, pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedilmesi ya da isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi hâlinde; aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceğini düzenler.
Aynı madde, mahkemenin toplantıya gerek görmesi hâlinde gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atayacağını belirtir.
Bu yol, bilgi alma ve özel denetim taleplerinin gündeme taşınmasında kullanılabilir.
Azınlık hakları ve eşikler
| Hak | Eşik | Süre veya şekil | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Genel kurulu toplantıya çağırma | Sermayenin onda biri, halka açıkta yirmide biri | Noter aracılığıyla | m.411/1, m.411/3 |
| Gündeme madde koydurma | Aynı eşik | İlan ücretinin yatırılmasından önce | m.411/2 |
| Mahkemeden çağrı kararı | Aynı pay sahipleri | Ret veya yedi iş günü içinde cevapsızlık | m.412 |
| Özel denetçi atanması (ret hâlinde) | Onda bir, halka açıkta yirmide bir veya bir milyon TL itibarî değer | Üç ay içinde | m.439/1 |
| Sulh ve ibranın onaylanmasına itiraz | Onda bir, halka açıkta yirmide bir | Genel kurulda | m.559/1 |
Fon Dosyasında Uygulama
İddiaya göre yol
| İddia | Yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Çağrının usulsüz yapılması | İptal; muhalefet şerhi aranmaz | m.446/1-(b) |
| Gündemin gereği gibi ilan edilmemesi | İptal; muhalefet şerhi aranmaz | m.446/1-(b) |
| Yetkisiz kişilerin oy kullanması | İptal; karara etkili olduğu ileri sürülür | m.446/1-(b) |
| Kararın dürüstlük kuralına aykırılığı | İptal | m.445 |
| Dava hakkının sınırlandırılması | Butlan; süreye bağlı değil | m.447/1-(a) |
| Bilgi alma hakkının aşırı kısıtlanması | Butlan | m.447/1-(b) |
| Sermayenin korunması hükümlerine aykırılık | Butlan | m.447/1-(c) |
| Süresinden önce alınan ibra kararı | İptal; dört yıllık sınır | m.559/1, m.445 |
| Kararın uygulanmasının önlenmesi | Yürütmenin geri bırakılması | m.449 |
Beşinci satır uygulamada gözden kaçar: üç aylık süre geçmiş olsa dahi karar m.447 kapsamındaysa butlan ileri sürülebilir.
Dokuzuncu satır ise kâr dağıtımı kararları bakımından değer taşır; dava sonuçlanıncaya kadar uygulamanın önlenmesi istenebilir.
İptal Davası Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, genel kurul kararının iptali istemi için hazırlanmış çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi)
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALI: [Şirket unvanı]
KONU: [Tarih] tarihli genel kurul toplantısında alınan [gündem maddesi] numaralı kararın iptali talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, davalı şirketin [oran] oranında pay sahibidir. Pay sahipliğini gösterir belgeler ektedir.
2. Davalı şirketin [tarih] tarihli olağan genel kurul toplantısında [gündem maddesi] numaralı kararla [kararın konusu] kabul edilmiştir. Toplantı tutanağı ektedir.
3. [Somut aykırılık: çağrının usulüne uygun yapılmadığı, gündemin gereği gibi ilan edilmediği veya kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu, tarih ve belge referansıyla açıklanır.]
İptal sebebi — Türk Ticaret Kanunu m.445
Anılan madde, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabileceğini öngörmektedir. Dava konusu karar [somut aykırılık] yönünden bu kapsamdadır ve süre içinde dava açılmıştır.
Dava hakkı — Türk Ticaret Kanunu m.446
Anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendi; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin toplantıya katılıp oy kullandıklarını veya katılma ile oy kullanmaya haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların kararın alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin; toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın dava açabileceğini öngörmektedir. Müvekkil bakımından muhalefet şerhi şartı aranmaz.
Yürütmenin geri bırakılması — Türk Ticaret Kanunu m.449
Anılan madde, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini öngörmektedir. Kararın uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğacağından yürütmenin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
Kararın etkisi — Türk Ticaret Kanunu m.450
Anılan madde, genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceğini öngörmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.437, m.445, m.446, m.447, m.448, m.449, m.450; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Genel kurul toplantı tutanağı ve hazır bulunanlar listesi; çağrı ilanı ve gündem; ticaret sicil kayıtları; finansal tablolar ve faaliyet raporu; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle [tarih] tarihli genel kurul toplantısında alınan [gündem maddesi] numaralı kararın iptaline, yargılama sırasında kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Karar m.447 kapsamındaysa istem butlanın tespiti olarak kurulur; bu hâlde üç aylık süre uygulanmaz.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, üç aylık süreyi kaçırmaktır. TTK m.445, bu süreyi karar tarihinden başlatır ve süre hak düşürücüdür.
İkinci hata, her hâlde muhalefet şerhi aramaktır. m.446/1-(b), usule aykırılık iddiasında bu şartı aramaz.
Üçüncü hata, usule aykırılığın karara etkisini ortaya koymamaktır. Aynı bent, aykırılığın kararın alınmasında etkili olduğunun ileri sürülmesini arar.
Dördüncü hata, süre geçtikten sonra tüm yolların kapandığını sanmaktır. m.447 kapsamındaki kararlar bakımından butlan süreye bağlı değildir.
Beşinci hata, teminat riskini hesaba katmamaktır. m.448/3, şirketin istemi üzerine mahkemenin teminata karar verebileceğini öngörür.
Altıncı hata, yürütmenin geri bırakılmasını talep etmemektir. m.449 bu imkânı tanır.
Yedinci hata, kararın yalnız davacıyı bağlayacağını düşünmektir. m.450, kesinleşen kararın bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceğini belirtir.
Sekizinci hata, dayanaksız dava açmaktır. m.451, kötüniyetle açılan davada davacıların şirketin zararından müteselsilen sorumlu olacağını öngörür.
Dokuzuncu hata, özel denetim yolunu hiç değerlendirmemektir. m.438 ve m.439, belirli şartlarla özel denetçi atanmasını mümkün kılar.
Onuncu hata, ibra kararının iptal davasına konu edilemeyeceğini sanmaktır. m.558/1, m.445 hükmünü saklı tutar.
Sıkça Sorulan Sorular
Genel kurul kararına karşı hangi süre içinde dava açılır?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.445, iptal davasının karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılabileceğini düzenler.
İptal sebepleri nelerdir?
TTK m.445, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarının iptal davasına konu olabileceğini düzenler.
İptal davasını kim açabilir?
TTK m.446; olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri, usule aykırılık iddiasında bulunan pay sahipleri, yönetim kurulu ve kararın yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinin her birini sayar.
Muhalefet şerhi her zaman gerekir mi?
Hayır. TTK m.446/1-(b), çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini veya katılma ile oy kullanmaya haksız olarak izin verilmediğini ileri süren pay sahiplerinin; toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın dava açabileceğini düzenler.
Usule aykırılıkta başka şart aranır mı?
TTK m.446/1-(b), sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ileri sürülmesini arar.
Hangi kararlar batıldır?
TTK m.447; pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, bilgi alma ile inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıl sayar.
Butlan iddiası süreye tabi midir?
TTK m.445’teki üç aylık süre iptal davasına ilişkindir; m.447 kapsamındaki batıl kararlar bakımından bu süre uygulanmaz.
Dava açıldığı ilan edilir mi?
TTK m.448/1, yönetim kurulunun iptal veya butlan davasının açıldığını ve duruşma gününü usulüne uygun olarak ilan edeceğini ve şirketin internet sitesine koyacağını düzenler.
Duruşmaya ne zaman başlanır?
TTK m.448/2, iptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamayacağını ve birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davaların birleştirilerek görüleceğini düzenler.
Davacıdan teminat istenebilir mi?
TTK m.448/3, mahkemenin şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebileceğini; teminatın nitelik ve miktarını mahkemenin belirleyeceğini düzenler.
Kararın uygulanması durdurulabilir mi?
TTK m.449, iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenler.
Mahkeme kararı kimleri bağlar?
TTK m.450, genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararının kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceğini düzenler.
Dayanaksız dava açmanın sonucu nedir?
TTK m.451, genel kurulun kararına karşı kötüniyetle iptal veya butlan davası açıldığı takdirde davacıların bu sebeple şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarını düzenler.
İbra kararı iptal davasına konu olabilir mi?
TTK m.558/1, ibra kararının genel kurul kararıyla kaldırılamayacağını düzenler ve m.445 hükmünü saklı tutar; dolayısıyla ibra kararı iptal davasına konu edilebilir.
Kuruluştan doğan sorumluluk ne zaman ibra edilebilir?
TTK m.559/1, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin kuruluştan ve sermaye artırımından doğan sorumluluklarının şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamayacağını düzenler.
Genel kurul öncesi hangi belgeler incelenebilir?
TTK m.437/1; finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporlarının ve kâr dağıtım önerisinin toplantıdan en az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağını düzenler.
Pay sahibi genel kurulda bilgi isteyebilir mi?
TTK m.437/2, pay sahibinin genel kurulda yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebileceğini; verilecek bilgilerin hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olması gerektiğini düzenler.
Özel denetim nasıl istenir?
TTK m.438/1, her pay sahibinin; pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini düzenler.
Genel kurul özel denetimi reddederse ne olur?
TTK m.439/1, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahiplerinin üç ay içinde mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebileceğini düzenler.
İlgili Rehberler
- Yönetim kurulu ve yöneticilerin sorumluluğu
- Sermaye kaybı ve kâr dağıtımı
- Şirketler topluluğunda sorumluluk
- Fon zararında sorumluluk temeli
- Davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele
- Dava şartları ve ilk itirazlar
- Fon davasında ispat ve deliller
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Muhalefet şerhi her zaman gerekmez
Usule aykırılıkta şart aranmaz. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Karara karşı hangi yolun açık olduğunu birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik ticaret hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


