Fon dosyalarında talep çoğu kez tazminat olarak kurulur; oysa bazı hâllerde asıl istenen ödenen bedelin ya da haksız alınan tutarın geri verilmesidir. Sebepsiz zenginleşme hükümleri bu noktada üçüncü bir yol açar. TBK m.77, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşenin bunu geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler. m.79 elden çıkma savunmasının ispatını zenginleşene yükler ve iki hâlde bu savunmayı büsbütün kapatır. m.82 ise farklı bir zamanaşımı rejimi öngörür: uzun süre, fiil tarihinden değil zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten işler.
Talebiniz iade mi, tazminat mı?
Rejim seçimi süreyi de belirler. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Zamanaşımı iki ve on yıl, elden çıkma savunması ispata bağlı
Haklı sebep yoksa iade gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşenin bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Elden çıkmayı zenginleşen ispatlar. m.79, sebepsiz zenginleşenin, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlü olduğunu belirtir.
İyiniyetli olmayan tamamını verir. Aynı madde, zenginleşenin zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarması veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
İade Talebinin Üçüncü Yolu
Fon dosyalarında talep çoğu kez tazminat olarak kurulur. Ancak bazı hâllerde asıl istenen, ödenen bedelin veya haksız alınan tutarın geri verilmesidir.
Bu durumda sebepsiz zenginleşme hükümleri tamamlayıcı bir dayanak sağlar. Haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık yanında üçüncü bir yol olarak işler.
Bu yolun kendine özgü kuralları vardır: iade kapsamı, elden çıkma savunması, iyiniyet ayrımı ve farklı bir zamanaşımı rejimi.
Bu yazı, sebepsiz zenginleşme hükümlerini fon dosyalarındaki görünümüyle ele alır.
Diğer sorumluluk temelleri fon zararında sorumluluk temeli yazımızda ele alındı.
Zenginleşmenin Şartları: TBK m.77
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77/1, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşenin bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu fıkrada üç unsur yer alır: zenginleşme, bunun başkasının malvarlığından veya emeğinden olması ve haklı bir sebebin bulunmaması.
“Malvarlığından veya emeğinden” ifadesi kapsamı genişletir; zenginleşme yalnız para transferiyle sınırlı değildir.
m.77/2, bu yükümlülüğün özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olacağını belirtir.
Bu fıkra üç tipik hâl sayar ve fon dosyalarında her biri uygulanabilir.
Birincisi geçersiz sebeptir: sözleşmenin veya bir kaydın hükümsüz olması hâlinde ödenen bedel bu kapsamda istenebilir.
İkincisi gerçekleşmemiş sebeptir: karşılığı doğmayan bir ödeme bu kapsamdadır.
Üçüncüsü sona ermiş sebeptir: sözleşmenin sonradan ortadan kalkması hâlinde yapılan ödemeler bu kapsamda değerlendirilir.
Genel işlem koşullarının yazılmamış sayılması hâlinde ortaya çıkan durum genel işlem koşulları ve irade bozukluğu yazımızda ele alındı.
Zenginleşmenin dayandığı sebepler (TBK m.77/2)
| Sebep | Açıklama | Fon dosyasında görünüm |
|---|---|---|
| Geçerli olmayan sebep | Hukuki sebep baştan geçersizdir | Hükümsüz kayda dayanılarak alınan tutar |
| Gerçekleşmemiş sebep | Beklenen karşılık doğmamıştır | Karşılığı doğmayan ödeme |
| Sona ermiş sebep | Hukuki sebep sonradan ortadan kalkmıştır | Sözleşmenin sonradan ortadan kalkması |
Borçlanılmamış Edimin İfası: m.78
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.78/1, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğini düzenler.
Bu fıkra bir ispat yükü getirir: ödemeyi yapan, kendisini borçlu sandığını ortaya koymalıdır.
Dolayısıyla borçlu olmadığını bilerek yapılan ödeme kural olarak geri istenemez.
m.78/2 iki istisna sayar: zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.
Zamanaşımına ilişkin bu kural dikkat gerektirir: zamanaşımı borcu sona erdirmediğinden, zamanaşımına uğramış borcu ödeyen bunu geri isteyemez.
m.78/3, borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.
Bu fıkra, özel kanunlardaki iade hükümlerinin öncelikli uygulanmasına imkân tanır.
Fon dosyalarında bu hüküm, Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki iade rejimleriyle birlikte değerlendirilir.
Kazanç aktarımında öngörülen iade örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri yazımızda ele alındı.
Geri Vermenin Kapsamı ve Elden Çıkma: m.79
Bu madde uygulamada savunmanın merkezini oluşturur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.79/1, sebepsiz zenginleşenin; zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu fıkrada ispat yükü zenginleşene aittir: elden çıkmayı o ortaya koyar.
Ayrıca ölçüt anı bellidir: geri istenmesi sırasındaki durum esas alınır.
m.79/2 bu savunmayı iki hâlde kapatır.
Birincisi, zenginleşenin zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmasıdır.
İkincisi, elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekmesidir.
Aynı fıkra sonucu gösterir: bu hâllerde zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür.
İkinci hâl fon dosyalarında değer taşır. Kuruluş, tutarı alırken iadenin gündeme gelebileceğini hesaba katması gereken bir konumdaysa elden çıkma savunması dinlenmez.
Bu değerlendirmede kuruluşun mesleki konumu ve mevzuattan doğan yükümlülükleri gözetilir.
İade kapsamı (TBK m.79)
| Durum | İade kapsamı | İspat |
|---|---|---|
| Elden çıkmamış kısım | Tamamı iade edilir | — |
| Elden çıkmış kısım | Bu kısım iade edilmez | Zenginleşen ispatlar |
| İyiniyetli olmaksızın elden çıkarma | Tamamı iade edilir | Savunma dinlenmez |
| Geri verme ihtimalini hesaba katması gereken hâl | Tamamı iade edilir | Savunma dinlenmez |
Giderleri İsteme Hakkı: m.80
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.80/1, zenginleşen iyiniyetli ise yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri geri verme isteminde bulunandan isteyebileceğini düzenler.
m.80/2, zenginleşen iyiniyetli değilse; zorunlu giderlerinin ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebileceğini belirtir.
Bu iki fıkra arasındaki fark iyiniyet ölçütüne dayanır ve iyiniyetli olmayan bakımından yararlı giderlerin tamamı değil, yalnız mevcut değer artışı istenebilir.
m.80/3, zenginleşenin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın diğer giderlerinin ödenmesini isteyemeyeceğini düzenler.
Aynı fıkra bir imkân tanır: kendisine karşılık önerilmezse, o şey ile birleştirdiği ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri geri vermeden önce ayırabilir.
Bu hükümler, iade talebine karşı ileri sürülebilecek gider taleplerinin sınırını çizer.
Hukuka veya Ahlaka Aykırı Amaç: m.81
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.81, hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeyin geri istenemeyeceğini düzenler.
Aynı madde bir istisna öngörür: açılan davada hâkim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir.
Bu hüküm dar uygulanır ve verenin amacının hukuka veya ahlaka aykırı bir sonuca yönelmiş olmasını arar.
Fon dosyalarında bu hükmün uygulanması istisnaidir; yatırımcının ödemesi kural olarak bu kapsamda değerlendirilmez.
Zamanaşımı: m.82
Bu rejimin en belirleyici farkı buradadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.82/1, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının; hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Bu süreler haksız fiil zamanaşımıyla aynı uzunlukta olmakla birlikte başlangıç noktaları farklıdır.
Haksız fiilde uzun süre fiilin işlendiği tarihten, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten işler.
Kısa sürenin başlangıcı da farklıdır: burada ölçüt, geri isteme hakkı olduğunun öğrenilmesidir.
m.82/2 bir def’i imkânı tanır: zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.
Bu fıkra savunma tarafında sürekli bir imkân yaratır: alacak hakkı biçiminde gerçekleşen zenginleşmelerde ifadan kaçınma süreye bağlı değildir.
Zamanaşımı rejimleri fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.
Zamanaşımı rejimlerinin karşılaştırması
| Rejim | Kısa süre | Uzun süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sebepsiz zenginleşme | Geri isteme hakkının öğrenilmesinden iki yıl | Zenginleşmeden on yıl | TBK m.82 |
| Haksız fiil | Zararın ve failin öğrenilmesinden iki yıl | Fiilden on yıl | TBK m.72 |
| Genel alacak | — | On yıl | TBK m.146 |
| Vekâletten doğan alacak | — | Beş yıl | TBK m.147 |
| Yönetici sorumluluğu | Öğrenmeden iki yıl | Fiilden beş yıl | TTK m.560 |
| Kamuyu aydınlatma belgeleri | Zararın doğduğu tarihten altı ay | — | SPKn m.32 |
Bu tablo, aynı olaydan doğan taleplerin farklı sürelere tabi olabileceğini gösterir. Talep birden çok rejime dayandırıldığında her biri için süre ayrı hesaplanır.
Genel Zamanaşımı Süreleri: m.146-147
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenler.
Beş yıllık süre bakımından m.147, maddede sayılan alacaklar için beş yıllık zamanaşımının uygulanacağını belirtir.
Bu sayımda yer alan iki bent fon dosyalarında önem taşır.
Birincisi, kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimlerdir. Yönetim ücreti niteliğindeki dönemsel kesintiler bakımından bu bent tartışılabilir.
İkincisi, bir ortaklıkta ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklardır.
Aynı madde ayrıca vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğan alacakları da beş yıllık süreye bağlar.
Bu son bent, portföy yönetimi ilişkisinin vekâlet olarak nitelendirildiği hâllerde doğrudan uygulanabilir.
Vekâlet hükümlerinin uygulanma alanı portföy yönetiminde vekâlet hükümleri yazımızda ele alındı.
Dolayısıyla nitelendirme yalnız sorumluluk rejimini değil, zamanaşımı süresini de etkiler.
Sözleşmeden Dönme Hâlinde İade: m.125
Temerrüt sebebiyle sözleşmeden dönülmesi hâlinde iade rejimi ayrıca düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.125/1, temerrüde düşen borçlunun verilen süre içinde borcunu ifa etmemesi veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durumun söz konusu olması hâlinde alacaklının, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip olduğunu düzenler.
m.125/2, alacaklının ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek; borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebileceğini veya sözleşmeden dönebileceğini belirtir.
Bu fıkradaki “hemen bildirme” şartı dikkat gerektirir.
m.125/3, sözleşmeden dönme hâlinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacaklarını ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerini düzenler.
Aynı fıkra, bu durumda borçlunun temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklının, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceğini öngörür.
Sürekli edimli sözleşmeler bakımından m.126, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklının; ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceğini düzenler.
Bu ayrım önemlidir: sürekli edimli sözleşmelerde dönme değil fesih söz konusudur ve geçmişe etkili iade doğmaz.
Temerrüt ve faiz rejimi fon davasında faiz rejimi yazımızda ele alındı.
Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi: TBK m.153-158
İade ve tazminat taleplerinde sürenin hesabı kadar, sürenin duraksadığı veya yeniden başladığı hâller de belirleyicidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153, maddede sayılan durumlarda zamanaşımının işlemeye başlamayacağını, başlamışsa duracağını düzenler.
Bu sayımda fon dosyaları bakımından öne çıkan bent, alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı süreye ilişkin olandır.
Bu bent, hukuki veya fiilî bir engel sebebiyle dava açılamayan dönemleri kapsar ve dar yorumlanır.
Aynı madde, zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımının işlemeye başlayacağını veya durmadan önce başlamışsa kaldığı yerden devam edeceğini öngörür.
Kesilme bakımından m.154 iki grup sebep sayar.
Birinci grup borçlunun davranışıdır: borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımı kesilir.
İkinci grup alacaklının başvurusudur: alacaklı dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa yahut iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir.
Bu ikinci grup fon dosyalarında doğrudan uygulanır: kurucu şirketin iflası hâlinde masaya başvuru zamanaşımını keser.
İflas tasfiyesinde alacak kaydı iflasta alacakların sırası ve tasfiye yazımızda ele alındı.
Müteselsil borçlular bakımından m.155, zamanaşımının müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilmesi hâlinde diğerlerine karşı da kesilmiş olacağını düzenler.
Bu hüküm çok taraflı fon dosyalarında önem taşır: sorumlulardan birine karşı yapılan işlem diğerleri bakımından da sonuç doğurur.
Yeni sürenin başlangıcı bakımından m.156/1, zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını belirtir.
m.156/2 önemli bir kural getirir: borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman on yıldır.
Bu fıkra, kısa süreye tabi alacakların hükme bağlanmasıyla on yıllık süreye geçeceğini gösterir.
Dava süresince kesilme bakımından m.157/1, bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımının; dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağını düzenler.
m.157/2, zamanaşımı icra takibiyle kesilmişse alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlayacağını belirtir.
m.157/3, zamanaşımı iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmişse; iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlayacağını öngörür.
Zamanaşımının kesilmesi ve sonuçları
| Sebep | Yeni sürenin başlangıcı | Dayanak |
|---|---|---|
| Borcun ikrarı, kısmi ifa, faiz ödemesi, rehin veya kefil | Kesilme anından itibaren | m.154/1, m.156/1 |
| Dava veya def’i | Her usul işlemi veya hâkim kararından sonra | m.154/2, m.157/1 |
| İcra takibi | Takibe ilişkin her işlemden sonra | m.157/2 |
| İflas masasına başvuru | Alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan | m.157/3 |
| Senetle ikrar veya mahkeme ya da hakem kararı | Yeni süre her zaman on yıl | m.156/2 |
| Müteselsil borçlulardan birine karşı kesilme | Diğerlerine karşı da kesilmiş sayılır | m.155 |
Davanın usulden reddi hâlinde ek süre bakımından m.158, dava veya def’inin; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolması hâlinde alacaklının altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabileceğini düzenler.
Bu hüküm fon dosyalarında ayrı bir güvence sağlar: görevsizlik veya yetkisizlik kararı sonrasında süre dolmuş olsa dahi altmış günlük ek süre işler.
Görev ve yetki itirazları dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Takas Savunması: TBK m.139-145
Kuruluşun kendi alacağını ileri sürerek takas savunmasında bulunması hâlinde bu hükümler uygulanır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.139/1, iki kişinin karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu olmaları hâlinde, her iki borç muaccel ise her birinin alacağını borcuyla takas edebileceğini düzenler.
Bu fıkrada üç şart aranır: karşılıklılık, edimlerin aynı cinsten olması ve her iki borcun muaccel olması.
m.139/2, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceğini belirtir.
m.139/3, zamanaşımına uğramış bir alacağın takasının ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebileceğini düzenler.
Bu fıkra savunmanın sınırını gösterir: zamanaşımı, takas edilebilirlik anına göre değerlendirilir.
Takasın gerçekleşmesi bakımından m.143, takasın ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşeceğini; bu durumda her iki borcun, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona ereceğini düzenler.
Aynı madde, cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüllerin saklı olduğunu belirtir.
Takasın bildirime bağlı olması önemlidir: kendiliğinden gerçekleşmez, ileri sürülmesi gerekir.
Rızaya bağlı hâller bakımından m.144, maddede sayılan alacakların takas haklarının doğumundan sonra ancak alacaklıların rızasıyla takas edilebileceğini düzenler.
Bu sayımda fon dosyaları bakımından iki bent öne çıkar.
Birincisi, tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklardır.
İkincisi, haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklardır.
Bu iki bent, saklamaya konu değerler ve haksız alınan tutarlar bakımından takas savunmasını alacaklının rızasına bağlar.
Dolayısıyla iade talebine karşı ileri sürülen takas savunması, alacağın niteliğine göre reddedilebilir.
Fon Dosyasında Rejim Seçimi
Talebe göre dayanak
| Talep | Rejim | Dayanak |
|---|---|---|
| Hükümsüz kayda dayanılarak alınan tutarın iadesi | Sebepsiz zenginleşme | m.77/2 |
| Karşılığı doğmayan ödemenin geri istenmesi | Sebepsiz zenginleşme | m.77/2 |
| Fazla veya mükerrer kesinti | Sebepsiz zenginleşme | m.77, m.78 |
| Sözleşmeden dönme sonrası iade | Temerrüt hükümleri | m.125/3 |
| Sürekli edimli sözleşmede sona erme | Fesih; geçmişe etkili iade doğmaz | m.126 |
| Zarara dayalı tazminat | Haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık | m.49, m.112 |
| Kazanç aktarımında iade | Özel kanun hükmü | SPKn m.21, TBK m.78/3 |
Üçüncü satır uygulamada sıkça karşılaşılır: fazla veya mükerrer kesinti iddiasında talep tazminat değil iade olarak kurulabilir.
Yedinci satır ise öncelik sorusunu gösterir: özel kanunda iade rejimi öngörülmüşse TBK m.78/3 uyarınca o hüküm uygulanır.
Talep birden çok rejime dayandırıldığında hukuki nitelendirme hâkime aittir; ancak süreler ayrı ayrı gözetilir.
İade Talebi İçeren Dilekçe Bölümü Örneği
Aşağıdaki metin, sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebi için hazırlanmış çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALI: [Kurucu portföy yönetim şirketi]
KONU: Haksız olarak tahsil edilen tutarın iadesi talebimizdir.
DAVA DEĞERİ: [tutar] TL
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [fon adı ve kodu] unvanlı fonun katılma payı sahibi olup davalı kuruluş nezdinde hesabı bulunmaktadır. Hesap ekstresi ektedir.
2. Davalı, [tarih] ile [tarih] tarihleri arasında müvekkilin hesabından [somut kesinti veya tahsilat] adı altında toplam [tutar] TL tahsil etmiştir. Bu tahsilatın dayanağı olarak gösterilen [dayanak] hukuken geçerli değildir. Şöyle ki: [geçersizliğin somut sebebi açıklanır.]
İade yükümlülüğü — Türk Borçlar Kanunu m.77
Anılan maddenin birinci fıkrası, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşenin bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu; ikinci fıkrası ise bu yükümlülüğün özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olacağını öngörmektedir. Dava konusu tahsilat geçerli bir sebebe dayanmadığından iadesi gerekir.
Geri vermenin kapsamı — Türk Borçlar Kanunu m.79
Anılan maddenin ikinci fıkrası, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkaran veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gereken kişinin zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Davalı, sermaye piyasası mevzuatı uyarınca faaliyet gösteren ve tahsil ettiği tutarların dayanağını denetlemekle yükümlü bir kuruluş olduğundan, tahsilat sırasında iadenin gündeme gelebileceğini hesaba katması gereken konumdadır. Bu nedenle elinden çıktığı savunması dinlenemez.
Özel kanun hükümlerinin saklılığı — Türk Borçlar Kanunu m.78
Anılan maddenin üçüncü fıkrası, borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerinin saklı olduğunu öngörmektedir. Sermaye piyasası mevzuatındaki iade hükümleri bu çerçevede ayrıca uygulanır.
Zamanaşımı — Türk Borçlar Kanunu m.82
Anılan maddenin birinci fıkrası, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını öngörmektedir. Müvekkil, geri isteme hakkı olduğunu [tarih] tarihinde öğrenmiş olup süre içinde dava açılmıştır.
HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77, m.78, m.79, m.80, m.82; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Müvekkile ait hesap ekstresi ve işlem dekontları; tahsilata ilişkin kayıtlar; taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri; fon izahnamesi ve yatırımcı bilgi formu; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla haksız olarak tahsil edilen [tutar] TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Talep tazminat olarak da kurulabiliyorsa her iki rejim birlikte ileri sürülebilir; süreler ayrı ayrı gözetilir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, iade talebini tazminat olarak kurmakta ısrar etmektir. TBK m.77, haklı sebep bulunmayan zenginleşmelerde ayrı bir iade yolu öngörür.
İkinci hata, elden çıkma savunmasını peşinen kabul etmektir. m.79/1, ispat yükünü zenginleşene yükler.
Üçüncü hata, m.79/2’deki ikinci hâli gözden kaçırmaktır. Elden çıkarırken geri verme ihtimalini hesaba katması gereken kişi tamamını iade eder.
Dördüncü hata, borçlu olmadığını bilerek yapılan ödemenin her hâlde geri isteneceğini sanmaktır. m.78/1, kendini borçlu sandığının ispatını arar.
Beşinci hata, zamanaşımı başlangıcını haksız fiildeki gibi hesaplamaktır. m.82/1, uzun süreyi zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlatır.
Altıncı hata, m.82/2’deki def’i imkânını gözden kaçırmaktır. Alacak hakkı biçimindeki zenginleşmelerde ifadan kaçınma süreye bağlı değildir.
Yedinci hata, özel kanundaki iade hükümlerini göz ardı etmektir. m.78/3, bu hükümleri saklı tutar.
Sekizinci hata, sürekli edimli sözleşmelerde dönme talep etmektir. m.126, bu sözleşmelerde fesih yolunu öngörür.
Dokuzuncu hata, nitelendirmenin zamanaşımına etkisini gözden kaçırmaktır. m.147, vekâletten doğan alacakları beş yıllık süreye bağlar.
Onuncu hata, sözleşmeden dönmede bildirim şartını atlamaktır. m.125/2, ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçildiğinin hemen bildirilmesini arar.
Sıkça Sorulan Sorular
Sebepsiz zenginleşme nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77/1, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşenin bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Hangi hâllerde iade yükümlülüğü doğar?
TBK m.77/2, bu yükümlülüğün özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olacağını düzenler.
Borçlu olmadığını bilerek ödeme yapan geri isteyebilir mi?
TBK m.78/1, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğini düzenler.
Zamanaşımına uğramış borç ödenirse geri istenebilir mi?
Hayır. TBK m.78/2, zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmelerin geri istenemeyeceğini düzenler.
Özel kanunlardaki iade hükümleri uygulanır mı?
TBK m.78/3, borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerinin saklı olduğunu düzenler.
İade edilecek miktar nasıl belirlenir?
TBK m.79/1, sebepsiz zenginleşenin, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Elden çıkma savunmasını kim ispat eder?
TBK m.79/1 uyarınca ispat yükü zenginleşene aittir; elinden çıktığını o ortaya koyar.
Elden çıkma savunması hangi hâllerde dinlenmez?
TBK m.79/2, zenginleşenin zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarması veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekmesi hâllerinde zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Zenginleşen yaptığı giderleri isteyebilir mi?
TBK m.80/1, zenginleşen iyiniyetli ise yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri isteyebileceğini; m.80/2 ise iyiniyetli değilse zorunlu giderlerini ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışını isteyebileceğini düzenler.
Hukuka aykırı amaçla verilen şey geri istenebilir mi?
TBK m.81, hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeyin geri istenemeyeceğini; ancak açılan davada hâkimin bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebileceğini düzenler.
Sebepsiz zenginleşmede zamanaşımı ne kadardır?
TBK m.82/1, istem hakkının hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Zamanaşımı dolsa bile ifadan kaçınılabilir mi?
TBK m.82/2, zenginleşmenin zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmesi hâlinde diğer tarafın, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcunu ifadan kaçınabileceğini düzenler.
Genel zamanaşımı süresi nedir?
TBK m.146, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenler.
Vekâletten doğan alacaklarda zamanaşımı ne kadardır?
TBK m.147, vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğan alacaklar için beş yıllık zamanaşımının uygulanacağını düzenler.
Dönemsel edimlerde zamanaşımı ne kadardır?
TBK m.147, kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımının uygulanacağını düzenler.
Sözleşmeden dönme hâlinde iade nasıl olur?
TBK m.125/3, sözleşmeden dönme hâlinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacaklarını ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerini düzenler.
Sözleşmeden dönmek için bildirim gerekir mi?
TBK m.125/2, alacaklının borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek sözleşmeden dönebileceğini düzenler.
Sürekli edimli sözleşmelerde dönme mümkün müdür?
TBK m.126, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklının sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceğini düzenler.
İlgili Rehberler
- Fon zararında sorumluluk temeli
- Fon zararında zamanaşımı
- Genel işlem koşulları ve irade bozukluğu
- Portföy yönetiminde vekâlet hükümleri
- Örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri
- Fon davasında faiz rejimi
- Menfi tespit ve istirdat davası
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Elden çıkma savunması her zaman geçerli değil
İspat yükü zenginleşendedir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Talebin iade mi tazminat mı olacağını birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik borçlar hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


