Alacağın Devri, Borcun Üstlenilmesi ve Halefiyet 2026 (TBK m.183-206, m.127): Yazılı Şekil, Bildirim, Borçlunun Savunmaları ve Garanti — Dilekçe Örneğiyle
21 Eylül 2026

Alacağın Devri, Borcun Üstlenilmesi ve Halefiyet 2026 (TBK m.183-206, m.127): Yazılı Şekil, Bildirim, Borçlunun Savunmaları ve Garanti — Dilekçe Örneğiyle

Fon zararı uyuşmazlıklarında alacağın devri üç biçimde gündeme gelir: yatırımcının alacağını devretmesi, kuruluşun kendi alacağını devretmesi ve üçüncü kişinin ödeme yaparak alacaklıya halef olması. TBK m.183, devir için borçlunun rızasının aranmayacağını öngörür; buna karşılık m.184 yazılı şekli geçerlilik şartı sayar. Devralan bakımından en önemli sınır m.188’dedir: borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Dolayısıyla devralan, devredenden daha güçlü bir konum elde etmez.

Alacağınızı devretmeyi mi düşünüyorsunuz?

Yazılı şekil geçerlilik şartıdır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Yazılı şekil geçerlilik şartı, borçlunun rızası gerekmez

Devir için borçlunun rızası aranmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini düzenler.

Yazılı şekil geçerlilik şartıdır. m.184, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu; buna karşılık alacağın devri sözü vermenin şekle bağlı olmadığını belirtir.

Borçlu savunmalarını devralana karşı da ileri sürer. m.188, borçlunun; devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler.

Fon Dosyalarında Alacağın Devri Nerede Karşımıza Çıkar?

Fon zararı uyuşmazlıklarında alacağın devri üç ayrı biçimde gündeme gelir.

Birincisi, yatırımcının alacağını başka bir kişiye devretmesidir. Bu, mirasçılar arası paylaşımda veya alacağın tahsili amacıyla yapılabilir.

İkincisi, kuruluşun kendi alacaklarını devretmesidir. Bu durumda yatırımcının savunmaları gündeme gelir.

Üçüncüsü halefiyettir: üçüncü kişinin ödeme yapması hâlinde alacaklının haklarına halef olması.

Bu yazı, alacağın devri ve halefiyet hükümlerini fon dosyalarındaki görünümüyle ele alır.

Toplu talep yapıları fon mağdurları toplu dava açabilir mi yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Devrin geçerliliği ve sonuçları her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Devrin Şartları ve Sınırları: m.183

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183/1, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının; borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini düzenler.

Bu fıkrada kural ve üç istisna birlikte yer alır.

Kural, devrin serbest olmasıdır ve borçlunun rızası aranmaz.

Birinci istisna kanundan doğan engeldir. İkincisi sözleşmedeki devir yasağıdır. Üçüncüsü ise işin niteliğinden kaynaklanan engeldir.

Fon dosyalarında bu istisnalar ayrı ayrı incelenir. Sermaye piyasası mevzuatındaki özel düzenlemeler birinci istisna kapsamında değerlendirilir.

m.183/2 bir güven korumasi getirir: borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.

Bu fıkra, sözleşmedeki devir yasağının üçüncü kişiye karşı ileri sürülmesini sınırlar.

Şekil bakımından m.184/1, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu düzenler.

Bu hüküm geçerlilik şartıdır; yazılı olmayan devir geçerli değildir.

m.184/2, alacağın devri sözü vermenin şekle bağlı olmadığını belirtir.

Bu ayrım önemlidir: devir vaadi sözlü yapılabilir, ancak devrin kendisi yazılı olmalıdır.

Yasal ve yargısal devir bakımından m.185, alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse bu devrin; özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini düzenler.

Devrin şartları (TBK m.183-185)

KonuKuralDayanak
Borçlunun rızasıAranmazm.183/1
EngellerKanun, sözleşme veya işin niteliğim.183/1
Devir yasağının ileri sürülmesiYazılı borç tanımasına güvenen devralana karşı ileri sürülemezm.183/2
Devrin şekliYazılı şekil geçerlilik şartıdırm.184/1
Devir sözü vermeŞekle bağlı değildirm.184/2
Yasal veya yargısal devirÖzel şekle ve önceki alacaklının rızasına gerek yokturm.185

Bildirim Yapılmamışsa: m.186-187

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.186, borçlunun; alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını düzenler.

Aynı madde, alacak birkaç kez devredilmişse borçlunun; son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını belirtir.

Bu hüküm bildirimin önemini gösterir: devir geçerli olsa dahi, bildirim yapılmadıkça borçlu önceki alacaklıya ödeme yaparak borcundan kurtulabilir.

Dolayısıyla devralan bakımından bildirim, hakkın korunması için gerekli bir adımdır.

Çekişmeli alacak bakımından m.187/1, kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusunun ifadan kaçınabileceğini ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulacağını düzenler.

m.187/2, borçlunun alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunması hâlinde bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağını belirtir.

Bu hüküm, alacağın kime ait olduğu tartışmalı hâllerde kuruluşa bir çıkış yolu tanır; ancak çekişmeyi bilerek ödeme yapması hâlinde sorumluluk doğar.

m.187/3, dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise taraflardan her birinin borçluyu, edimin tevdi edilmesine zorlayabileceği esasını düzenler.

Borçlunun Savunmaları: m.188

Bu madde devralan bakımından en önemli sınırı çizer.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.188/1, borçlunun; devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler.

Bu kural, devralanın devredenden daha güçlü bir konum elde edemeyeceğini gösterir.

Ölçüt anı bellidir: devrin öğrenildiği sıradaki savunmalar.

Fon dosyalarında bu hüküm iki yönde uygulanır.

Birincisi, yatırımcı alacağını devretmişse kuruluş, yatırımcıya karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir.

İkincisi, kuruluş kendi alacağını devretmişse yatırımcı, kuruluşa karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı ileri sürebilir.

Bu ikinci hâl önemlidir: sözleşmenin geçersizliği, ifa veya takas gibi savunmalar devralana karşı da geçerlidir.

Takas bakımından m.188/2, borçlunun; devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebileceğini düzenler.

Takas rejimi sebepsiz zenginleşme ve iade talebi yazımızda ele alındı.

Bağlı Hakların Geçişi ve Belgeler: m.189-190

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.189/1, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana geçeceğini düzenler.

Bu hüküm kapsamı genişletir: alacağa bağlı teminatlar ve öncelik hakları devirle birlikte geçer.

Ancak bir sınır vardır: devredenin kişiliğine özgü haklar geçmez.

m.189/2, asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılacağını belirtir.

Bu fıkra, devir sözleşmesinde ayrıca belirtilmese dahi işlemiş faizlerin devre dâhil olduğunu gösterir.

Faiz rejimi fon davasında faiz rejimi yazımızda ele alındı.

Belgeler bakımından m.190, devredenin; devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.

Bu yükümlülük fon dosyalarında değer taşır: devralan, alacağı ispat edecek belgeleri devredenden isteyebilir.

Bu belgeler arasında hesap ekstreleri, işlem dekontları ve sözleşme örnekleri yer alabilir.

Belgelerin ispat gücü fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.

Devredenin Garanti Sorumluluğu: m.191-193

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.191/1, alacağın bir edim karşılığında devredilmesi hâlinde devredenin; devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olacağını düzenler.

Bu fıkra ağır bir sorumluluk öngörür: bedel karşılığı devirde yalnız alacağın varlığı değil, borçlunun ödeme gücü de garanti edilmiş sayılır.

m.191/2, alacağın bir edim karşılığı olmaksızın devredilmesi ya da kanun gereğince başkasına geçmesi hâlinde devredenin veya önceki alacaklının; alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacağını belirtir.

Bu ayrım fon dosyalarında belirleyicidir. Alacak bedel karşılığı devredilmişse devreden garanti sorumluluğu altındadır; karşılıksız devirde bu sorumluluk doğmaz.

İfaya yönelik devir bakımından m.192, alacaklının alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememiş olması hâlindeki rejimi düzenler.

Garanti kapsamı bakımından m.193, devralanın garanti ile yükümlü olan devredenden dört istemde bulunabileceğini düzenler.

Devralanın istemleri (TBK m.193)

Bentİstem
1İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesi
2Devrin sebep olduğu giderler
3Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderler
4Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlar

Dördüncü bentte ispat yükü devredene yüklenmiştir: kusursuzluğunu ispat etmedikçe diğer zararlardan sorumludur.

Özel hükümler bakımından m.194, bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümlerin saklı olduğunu belirtir.

Bu hüküm, sermaye piyasası mevzuatındaki devre ilişkin özel düzenlemelerin öncelikli uygulanmasına imkân tanır.

Katılma paylarının devri ve kaydi sistem kaydileştirme, MKK ve takas kesinliği yazımızda ele alındı.

Halefiyet: TBK m.127

Üçüncü kişinin ödeme yapması hâlinde alacaklının haklarına halef olması ayrı bir kurumdur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.127, alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin maddede sayılan hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olacağını düzenler.

Birinci hâl, başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu durumdur.

İkinci hâl, alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağının borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilmesidir.

Bu ikinci hâlde bildirimin ifadan önce yapılması şarttır.

Aynı madde, diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.

Bu saklı tutma önemlidir: müteselsil sorumlulukta rücu hâlinde halefiyet ayrıca düzenlenmiştir.

Nitekim Türk Borçlar Kanunu m.62/2, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin; bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğunu ve zarar görenin haklarına halef olacağını düzenler.

Müteselsil sorumluluk ve rücu fon zararında sorumluluk temeli yazımızda ele alındı.

Devir ve halefiyet karşılaştırması

KonuAlacağın devriHalefiyet
KaynakSözleşmeKanun veya bildirim
ŞekilYazılı şekil geçerlilik şartıŞekil şartı öngörülmemiştir
KapsamDevredilen alacağın tamamıİfa ölçüsünde
Borçlunun savunmalarıDevralana karşı ileri sürülebilirAynı ilke geçerlidir
Bağlı haklarDevralana geçerHalef olunan haklar kapsamında
Dayanakm.183-194m.127, m.62/2

Borcun Üstlenilmesi: TBK m.195-201

Alacağın devri alacaklı tarafında değişiklik yaratır; borcun üstlenilmesi ise borçlu tarafında.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.195/1, borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişinin; borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olacağını düzenler.

Bu sözleşme yalnız borçlu ile üstlenen arasındadır ve alacaklıyı doğrudan bağlamaz.

m.195/3, borçlunun borcundan kurtarılmamışsa diğer taraftan güvence isteyebileceğini belirtir.

Dış üstlenme bakımından m.196/1, borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılmasının; borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olacağını düzenler.

Bu ayrım belirleyicidir: borçlunun değişmesi ancak alacaklının katıldığı bir sözleşmeyle mümkündür.

Aynı madde, iç üstlenme sözleşmesinin üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesinin, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına geleceğini belirtir.

Aynı madde kabul bakımından esneklik tanır: alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir; alacaklı çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse kabul gerçekleşmiş sayılır.

Bağlı haklar bakımından m.198, borçlu değişmiş olsa bile alacaklının; borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı haklarının saklı kalacağını düzenler.

Aynı madde bir sınır getirir: borcun güvencesi olarak rehin veren üçüncü kişinin ve kefilin sorumlulukları, ancak onların borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri hâlinde devam eder.

Bu hüküm teminat verenleri korur: borçlu değişikliğine yazılı rıza göstermedikçe sorumlulukları sona erer.

Borca katılma bakımından m.201, borca katılmayı; mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşme olarak tanımlar.

Aynı madde, borca katılan ile borçlunun alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olacaklarını belirtir.

Bu kurum fon dosyalarında değer taşır: grup şirketlerinden birinin borca katılması hâlinde müteselsil sorumluluk doğar.

Şirketler topluluğunda sorumluluk şirketler topluluğunda sorumluluk yazımızda ele alındı.

Savunmalar bakımından m.199, üstlenilen borca ilişkin savunmaları ileri sürme hakkının yeni borçluya geçeceği esasını düzenler.

Bu kural alacağın devrindeki m.188 ile paralel işler: taraf değişikliği savunmaları ortadan kaldırmaz.

İşletmenin Devralınması ve İki Yıllık Sorumluluk: m.202

Bu madde, kuruluş değişikliği hâllerinde doğrudan uygulanabilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.202/1, bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralanın; bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olacağını düzenler.

Aynı fıkra, bununla birlikte iki yıl süreyle önceki borçlunun da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalacağını belirtir.

Bu iki yıllık süre alacaklı bakımından önemli bir güvencedir: devir sonrasında önceki borçluya başvurma imkânı devam eder.

Aynı fıkra sürenin başlangıcını da gösterir: bu süre, muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.

Fon dosyalarında bu hüküm, kurucu şirketin işletmesinin veya portföy yönetim faaliyetinin devredildiği hâllerde tartışılabilir.

Fon devri ve birleşmesine ilişkin özel rejim fon sona ermesi, devri ve birleşmesi yazımızda ele alındı.

Borçlu tarafındaki değişiklikler

KurumTaraflarSonuçDayanak
İç üstlenmeBorçlu ile üstlenenAlacaklıyı bağlamaz; borçluyu kurtarma yükümlülüğü doğarm.195
Dış üstlenmeÜstlenen ile alacaklıBorçlu değişir ve eski borçlu kurtulurm.196
TeminatlarRehin veren üçüncü kişi ve kefilYazılı rıza yoksa sorumluluk sona ererm.198
Borca katılmaKatılan ile alacaklıKatılan ve borçlu müteselsilen sorumlu olurm.201
İşletmenin devriDevralanBildirim veya ilandan itibaren sorumlu; önceki borçlu iki yıl müteselsil sorumlu kalırm.202

Sözleşmenin Devri ve Sözleşmeye Katılma: m.205-206

Alacağın veya borcun ayrı ayrı devri yerine, sözleşmenin tamamının devri de mümkündür.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.205/1, sözleşmenin devrini; sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşma olarak tanımlar.

Bu tanımda üç taraf yer alır: devreden, devralan ve sözleşmede kalan taraf.

m.205/2, sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşmanın da sözleşmenin devri hükümlerine tabi olacağını belirtir.

Bu fıkra, üç taraflı anlaşma yerine önceden izin veya sonradan onay yoluna da imkân tanır.

Şekil bakımından m.205/3, sözleşmenin devrinin geçerliliğinin devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğunu düzenler.

Bu kural alacağın devrinden farklıdır: orada her hâlde yazılı şekil aranırken, burada ölçüt asıl sözleşmenin şeklidir.

m.205/4, kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümlerin saklı olduğunu belirtir.

Sözleşmeye katılma bakımından m.206/1, sözleşmeye katılmayı; mevcut bir sözleşmeye taraflardan birinin yanında yer almak üzere katılan ile bu sözleşmenin tarafları arasında yapılan ve katılanın, yanında yer aldığı tarafla birlikte onun hak ve borçlarına sahip olması sonucunu doğuran bir anlaşma olarak tanımlar.

m.206/2, anlaşmada aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeye katılan ile yanında yer aldığı tarafın, sözleşmenin diğer tarafına karşı müteselsilen sorumlu olacağını düzenler.

Bu iki kurum, kuruluş değişikliği veya faaliyet devri hâllerinde sözleşmesel ilişkinin akıbetini belirler.

Fon Dosyasında Uygulama

Duruma göre dayanak

DurumSonuçDayanak
Yatırımcı alacağını devrettiYazılı şekil aranır; borçlunun rızası gerekmezm.183, m.184
Sözleşmede devir yasağı varYazılı borç tanımasına güvenen devralana karşı ileri sürülemezm.183/2
Devir bildirilmediBorçlu önceki alacaklıya iyiniyetli ifayla kurtulurm.186
Alacak kime ait olduğu çekişmeliBorçlu ifadan kaçınıp tevdi edebilirm.187
Kuruluş alacağını devrettiYatırımcı savunmalarını devralana karşı ileri sürerm.188/1
İşlemiş faizlerAyrıca belirtilmese de devre dâhildirm.189/2
Devralan belge istiyorDevreden teslim ve bilgi vermekle yükümlüdürm.190
Bedel karşılığı devirDevreden alacağın varlığını ve ödeme gücünü garanti ederm.191/1
Karşılıksız devirGaranti sorumluluğu doğmazm.191/2
Müteselsil sorumlulardan biri fazla ödediRücu hakkı ve halefiyetm.62/2

Beşinci satır savunma tarafı bakımından belirleyicidir: devralan, devredenden daha güçlü bir konum elde etmez.

Sekizinci ve dokuzuncu satırlar arasındaki fark ise devrin karşılıklı olup olmamasına bağlıdır ve devir sözleşmesi düzenlenirken gözetilmelidir.

Devir Sözleşmesinde Dikkat Edilecek Hususlar

Yukarıdaki hükümler bir araya getirildiğinde, devir sözleşmesinde düzenlenmesi gereken hususlar belirginleşir.

Birincisi şekildir. Alacağın devri bakımından yazılı şekil geçerlilik şartıdır; sözleşmenin devri bakımından ise ölçüt devredilen sözleşmenin şeklidir.

İkincisi devrin konusudur. Devredilen alacağın türü, tutarı ve dayanağı açıkça gösterilmelidir.

Üçüncüsü işlemiş faizlerdir. Kanun bunları devre dâhil saysa da sözleşmede açıkça belirtilmesi ileride tartışma doğmasını önler.

Dördüncüsü belgelerin teslimidir. Devredenin hangi belgeleri ne zaman teslim edeceği kararlaştırılmalıdır.

Beşincisi garanti kapsamıdır. Devrin bedel karşılığı olup olmadığı garanti sorumluluğunu doğrudan etkiler.

Altıncısı bildirimdir. Devrin borçluya kimin, ne zaman ve hangi usulle bildireceği kararlaştırılmalıdır.

Yedincisi borçlunun savunmalarıdır. Devralanın, borçlunun devredene karşı sahip olduğu savunmalarla karşılaşacağı gözetilerek bedel belirlenmelidir.

Devir sözleşmesinde düzenlenecek hususlar

HususNedenDayanak
Yazılı şekilGeçerlilik şartıdırm.184/1
Alacağın belirlenmesiDevrin konusu açık olmalıdırm.183
İşlemiş faizlerKanunen dâhildir; tartışmayı önlerm.189/2
Belgelerin teslimiİspat için gereklidirm.190
Bedel ve garantiGaranti sorumluluğunu belirlerm.191
BildirimBorçlunun önceki alacaklıya ödemesini önlerm.186
Savunma riskiDevralan devredenden güçlü konumda olmazm.188/1

Bu hususların sözleşmede düzenlenmemesi devri geçersiz kılmaz; ancak uygulamada tartışma doğurur.

Devir Bildirimi ve Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, devralınan alacağın tahsili için hazırlanmış çerçevedir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] (devralan)

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

DAVALI: [Kurucu portföy yönetim şirketi]

KONU: Devralınan alacağın tahsili talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. [Devreden ad soyad], davalı nezdinde [fon adı ve kodu] unvanlı fondan kaynaklanan [tutar] TL alacaklıdır. Alacağın dayanağını gösterir belgeler ektedir.

2. Anılan alacak, [tarih] tarihli yazılı devir sözleşmesiyle müvekkile devredilmiştir. Devir sözleşmesi ektedir. Devir, [tarih] tarihli ihtarnameyle davalıya bildirilmiştir.

Devrin geçerliliği — Türk Borçlar Kanunu m.183 ve m.184

Anılan maddelerden ilki, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini; ikincisi ise devrin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu öngörmektedir. Dava konusu devir yazılı olarak yapılmış olup geçerlidir ve davalının rızası aranmaz.

Bildirim — Türk Borçlar Kanunu m.186

Anılan madde, borçlunun alacağın devredildiği kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını öngörmektedir. Devir davalıya usulüne uygun olarak bildirilmiş olup bu tarihten sonra yapılacak ödemeler müvekkile karşı ileri sürülemez.

Bağlı hakların geçişi — Türk Borçlar Kanunu m.189

Anılan maddenin birinci fıkrası, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana geçeceğini; ikinci fıkrası ise asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılacağını öngörmektedir.

Belgelerin teslimi — Türk Borçlar Kanunu m.190

Anılan madde, devredenin devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Devralınan alacağa ilişkin belgeler ekte sunulmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183, m.184, m.186, m.188, m.189, m.190; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Yazılı devir sözleşmesi; devrin bildirimine ilişkin ihtarname ve tebliğ belgesi; devredene ait hesap ekstresi ve işlem dekontları; taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL alacağın [tarih] tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Davalının devredene karşı sahip olduğu savunmaları müvekkile karşı da ileri sürebileceği gözetilerek dosya hazırlanmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, devri sözlü yapmaktır. TBK m.184/1, yazılı şekli geçerlilik şartı olarak öngörür.

İkinci hata, borçlunun rızasını aramaktır. m.183/1, kural olarak rıza aranmayacağını belirtir.

Üçüncü hata, devri borçluya bildirmemektir. m.186, bildirim yapılmadıkça borçlunun önceki alacaklıya iyiniyetli ifayla kurtulacağını öngörür.

Dördüncü hata, devralanın devredenden daha güçlü konumda olacağını sanmaktır. m.188/1, borçlunun savunmalarını devralana karşı da ileri sürebileceğini belirtir.

Beşinci hata, işlemiş faizleri ayrıca devretmeyi unutmaktır. m.189/2, bunların devredilmiş sayılacağını öngörür.

Altıncı hata, belge teslimini devir sözleşmesinde düzenlememektir. m.190, bu yükümlülüğü devredene yükler.

Yedinci hata, bedel karşılığı devirde garanti sorumluluğunu gözden kaçırmaktır. m.191/1, alacağın varlığının ve borçlunun ödeme gücünün garanti edilmiş sayılacağını öngörür.

Sekizinci hata, karşılıksız devirde de garanti beklemektir. m.191/2, bu hâlde sorumluluk doğmayacağını belirtir.

Dokuzuncu hata, halefiyette bildirim şartını atlamaktır. m.127, üçüncü kişinin halef olacağının ifadan önce alacaklıya bildirilmesini arar.

Onuncu hata, özel kanun hükümlerini göz ardı etmektir. m.194, bazı hakların devrine özgü kanun hükümlerini saklı tutar.

Kefalet: El yazısı şartı, eşin rızası ve on yıllık sona erme kefalet ve kişisel güvence yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Alacağın devri için borçlunun rızası gerekir mi?

Hayır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183/1, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini düzenler.

Devir hangi hâllerde mümkün değildir?

TBK m.183/1; kanundan, sözleşmeden veya işin niteliğinden kaynaklanan engellerin bulunması hâlinde devrin mümkün olmayacağını düzenler.

Sözleşmedeki devir yasağı her zaman ileri sürülebilir mi?

TBK m.183/2, borçlunun; devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırıldığı savunmasını ileri süremeyeceğini düzenler.

Devrin şekli nedir?

TBK m.184/1, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu düzenler; m.184/2 ise alacağın devri sözü vermenin şekle bağlı olmadığını belirtir.

Kanun veya mahkeme kararıyla devir nasıl işler?

TBK m.185, alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse bu devrin özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini düzenler.

Devir bildirilmezse ne olur?

TBK m.186, borçlunun alacağın devredildiği kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını düzenler.

Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse borçlu ne yapar?

TBK m.187/1, kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusunun ifadan kaçınabileceğini ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulacağını düzenler.

Çekişmeyi bilerek ödeme yapan borçlu sorumlu olur mu?

TBK m.187/2, borçlunun alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunması hâlinde bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağını düzenler.

Borçlu savunmalarını devralana karşı ileri sürebilir mi?

TBK m.188/1, borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler.

Devir sonrası takas mümkün müdür?

TBK m.188/2, borçlunun devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebileceğini düzenler.

Bağlı haklar devralana geçer mi?

TBK m.189/1, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana geçeceğini düzenler.

İşlemiş faizler devre dâhil midir?

TBK m.189/2, asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılacağını düzenler.

Devreden belge vermekle yükümlü müdür?

TBK m.190, devredenin devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.

Bedel karşılığı devirde devreden neyi garanti eder?

TBK m.191/1, alacağın bir edim karşılığında devredilmesi hâlinde devredenin, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olacağını düzenler.

Karşılıksız devirde garanti sorumluluğu doğar mı?

Hayır. TBK m.191/2, alacağın bir edim karşılığı olmaksızın devredilmesi ya da kanun gereğince başkasına geçmesi hâlinde devredenin alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacağını düzenler.

Devralan garanti kapsamında neleri isteyebilir?

TBK m.193; ifa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini, devrin sebep olduğu giderleri, alacağı elde etmek için yaptığı sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri ve devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararları isteyebileceğini düzenler.

Özel kanun hükümleri saklı mıdır?

TBK m.194, bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümlerin saklı olduğunu düzenler.

Halefiyet hangi hâllerde doğar?

TBK m.127; başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtaran ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunan üçüncü kişi ile, halef olacağı borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilen üçüncü kişinin ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olacağını düzenler.

Müteselsil sorumlulukta rücu ve halefiyet nasıldır?

TBK m.62/2, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğunu ve zarar görenin haklarına halef olacağını düzenler.

İlgili Rehberler

Devri borçluya bildirin

Bildirim yapılmazsa önceki alacaklıya ödeme geçerli olur. 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Devir sözleşmesini ve bildirimini birlikte düzenleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik borçlar hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  Tasfiye edilen fonlar listesi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk