Fon zararı uyuşmazlıklarında alacağın devri üç biçimde gündeme gelir: yatırımcının alacağını devretmesi, kuruluşun kendi alacağını devretmesi ve üçüncü kişinin ödeme yaparak alacaklıya halef olması. TBK m.183, devir için borçlunun rızasının aranmayacağını öngörür; buna karşılık m.184 yazılı şekli geçerlilik şartı sayar. Devralan bakımından en önemli sınır m.188’dedir: borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Dolayısıyla devralan, devredenden daha güçlü bir konum elde etmez.
Alacağınızı devretmeyi mi düşünüyorsunuz?
Yazılı şekil geçerlilik şartıdır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Yazılı şekil geçerlilik şartı, borçlunun rızası gerekmez
Devir için borçlunun rızası aranmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini düzenler.
Yazılı şekil geçerlilik şartıdır. m.184, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu; buna karşılık alacağın devri sözü vermenin şekle bağlı olmadığını belirtir.
Borçlu savunmalarını devralana karşı da ileri sürer. m.188, borçlunun; devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler.
Fon Dosyalarında Alacağın Devri Nerede Karşımıza Çıkar?
Fon zararı uyuşmazlıklarında alacağın devri üç ayrı biçimde gündeme gelir.
Birincisi, yatırımcının alacağını başka bir kişiye devretmesidir. Bu, mirasçılar arası paylaşımda veya alacağın tahsili amacıyla yapılabilir.
İkincisi, kuruluşun kendi alacaklarını devretmesidir. Bu durumda yatırımcının savunmaları gündeme gelir.
Üçüncüsü halefiyettir: üçüncü kişinin ödeme yapması hâlinde alacaklının haklarına halef olması.
Bu yazı, alacağın devri ve halefiyet hükümlerini fon dosyalarındaki görünümüyle ele alır.
Toplu talep yapıları fon mağdurları toplu dava açabilir mi yazımızda ele alındı.
Devrin Şartları ve Sınırları: m.183
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183/1, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının; borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini düzenler.
Bu fıkrada kural ve üç istisna birlikte yer alır.
Kural, devrin serbest olmasıdır ve borçlunun rızası aranmaz.
Birinci istisna kanundan doğan engeldir. İkincisi sözleşmedeki devir yasağıdır. Üçüncüsü ise işin niteliğinden kaynaklanan engeldir.
Fon dosyalarında bu istisnalar ayrı ayrı incelenir. Sermaye piyasası mevzuatındaki özel düzenlemeler birinci istisna kapsamında değerlendirilir.
m.183/2 bir güven korumasi getirir: borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.
Bu fıkra, sözleşmedeki devir yasağının üçüncü kişiye karşı ileri sürülmesini sınırlar.
Şekil bakımından m.184/1, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu düzenler.
Bu hüküm geçerlilik şartıdır; yazılı olmayan devir geçerli değildir.
m.184/2, alacağın devri sözü vermenin şekle bağlı olmadığını belirtir.
Bu ayrım önemlidir: devir vaadi sözlü yapılabilir, ancak devrin kendisi yazılı olmalıdır.
Yasal ve yargısal devir bakımından m.185, alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse bu devrin; özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini düzenler.
Devrin şartları (TBK m.183-185)
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Borçlunun rızası | Aranmaz | m.183/1 |
| Engeller | Kanun, sözleşme veya işin niteliği | m.183/1 |
| Devir yasağının ileri sürülmesi | Yazılı borç tanımasına güvenen devralana karşı ileri sürülemez | m.183/2 |
| Devrin şekli | Yazılı şekil geçerlilik şartıdır | m.184/1 |
| Devir sözü verme | Şekle bağlı değildir | m.184/2 |
| Yasal veya yargısal devir | Özel şekle ve önceki alacaklının rızasına gerek yoktur | m.185 |
Bildirim Yapılmamışsa: m.186-187
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.186, borçlunun; alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını düzenler.
Aynı madde, alacak birkaç kez devredilmişse borçlunun; son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını belirtir.
Bu hüküm bildirimin önemini gösterir: devir geçerli olsa dahi, bildirim yapılmadıkça borçlu önceki alacaklıya ödeme yaparak borcundan kurtulabilir.
Dolayısıyla devralan bakımından bildirim, hakkın korunması için gerekli bir adımdır.
Çekişmeli alacak bakımından m.187/1, kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusunun ifadan kaçınabileceğini ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulacağını düzenler.
m.187/2, borçlunun alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunması hâlinde bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağını belirtir.
Bu hüküm, alacağın kime ait olduğu tartışmalı hâllerde kuruluşa bir çıkış yolu tanır; ancak çekişmeyi bilerek ödeme yapması hâlinde sorumluluk doğar.
m.187/3, dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise taraflardan her birinin borçluyu, edimin tevdi edilmesine zorlayabileceği esasını düzenler.
Borçlunun Savunmaları: m.188
Bu madde devralan bakımından en önemli sınırı çizer.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.188/1, borçlunun; devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler.
Bu kural, devralanın devredenden daha güçlü bir konum elde edemeyeceğini gösterir.
Ölçüt anı bellidir: devrin öğrenildiği sıradaki savunmalar.
Fon dosyalarında bu hüküm iki yönde uygulanır.
Birincisi, yatırımcı alacağını devretmişse kuruluş, yatırımcıya karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir.
İkincisi, kuruluş kendi alacağını devretmişse yatırımcı, kuruluşa karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı ileri sürebilir.
Bu ikinci hâl önemlidir: sözleşmenin geçersizliği, ifa veya takas gibi savunmalar devralana karşı da geçerlidir.
Takas bakımından m.188/2, borçlunun; devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebileceğini düzenler.
Takas rejimi sebepsiz zenginleşme ve iade talebi yazımızda ele alındı.
Bağlı Hakların Geçişi ve Belgeler: m.189-190
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.189/1, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana geçeceğini düzenler.
Bu hüküm kapsamı genişletir: alacağa bağlı teminatlar ve öncelik hakları devirle birlikte geçer.
Ancak bir sınır vardır: devredenin kişiliğine özgü haklar geçmez.
m.189/2, asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılacağını belirtir.
Bu fıkra, devir sözleşmesinde ayrıca belirtilmese dahi işlemiş faizlerin devre dâhil olduğunu gösterir.
Faiz rejimi fon davasında faiz rejimi yazımızda ele alındı.
Belgeler bakımından m.190, devredenin; devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu yükümlülük fon dosyalarında değer taşır: devralan, alacağı ispat edecek belgeleri devredenden isteyebilir.
Bu belgeler arasında hesap ekstreleri, işlem dekontları ve sözleşme örnekleri yer alabilir.
Belgelerin ispat gücü fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Devredenin Garanti Sorumluluğu: m.191-193
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.191/1, alacağın bir edim karşılığında devredilmesi hâlinde devredenin; devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olacağını düzenler.
Bu fıkra ağır bir sorumluluk öngörür: bedel karşılığı devirde yalnız alacağın varlığı değil, borçlunun ödeme gücü de garanti edilmiş sayılır.
m.191/2, alacağın bir edim karşılığı olmaksızın devredilmesi ya da kanun gereğince başkasına geçmesi hâlinde devredenin veya önceki alacaklının; alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacağını belirtir.
Bu ayrım fon dosyalarında belirleyicidir. Alacak bedel karşılığı devredilmişse devreden garanti sorumluluğu altındadır; karşılıksız devirde bu sorumluluk doğmaz.
İfaya yönelik devir bakımından m.192, alacaklının alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememiş olması hâlindeki rejimi düzenler.
Garanti kapsamı bakımından m.193, devralanın garanti ile yükümlü olan devredenden dört istemde bulunabileceğini düzenler.
Devralanın istemleri (TBK m.193)
| Bent | İstem |
|---|---|
| 1 | İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesi |
| 2 | Devrin sebep olduğu giderler |
| 3 | Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderler |
| 4 | Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlar |
Dördüncü bentte ispat yükü devredene yüklenmiştir: kusursuzluğunu ispat etmedikçe diğer zararlardan sorumludur.
Özel hükümler bakımından m.194, bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümlerin saklı olduğunu belirtir.
Bu hüküm, sermaye piyasası mevzuatındaki devre ilişkin özel düzenlemelerin öncelikli uygulanmasına imkân tanır.
Katılma paylarının devri ve kaydi sistem kaydileştirme, MKK ve takas kesinliği yazımızda ele alındı.
Halefiyet: TBK m.127
Üçüncü kişinin ödeme yapması hâlinde alacaklının haklarına halef olması ayrı bir kurumdur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.127, alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin maddede sayılan hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olacağını düzenler.
Birinci hâl, başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu durumdur.
İkinci hâl, alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağının borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilmesidir.
Bu ikinci hâlde bildirimin ifadan önce yapılması şarttır.
Aynı madde, diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.
Bu saklı tutma önemlidir: müteselsil sorumlulukta rücu hâlinde halefiyet ayrıca düzenlenmiştir.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu m.62/2, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin; bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğunu ve zarar görenin haklarına halef olacağını düzenler.
Müteselsil sorumluluk ve rücu fon zararında sorumluluk temeli yazımızda ele alındı.
Devir ve halefiyet karşılaştırması
| Konu | Alacağın devri | Halefiyet |
|---|---|---|
| Kaynak | Sözleşme | Kanun veya bildirim |
| Şekil | Yazılı şekil geçerlilik şartı | Şekil şartı öngörülmemiştir |
| Kapsam | Devredilen alacağın tamamı | İfa ölçüsünde |
| Borçlunun savunmaları | Devralana karşı ileri sürülebilir | Aynı ilke geçerlidir |
| Bağlı haklar | Devralana geçer | Halef olunan haklar kapsamında |
| Dayanak | m.183-194 | m.127, m.62/2 |
Borcun Üstlenilmesi: TBK m.195-201
Alacağın devri alacaklı tarafında değişiklik yaratır; borcun üstlenilmesi ise borçlu tarafında.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.195/1, borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişinin; borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olacağını düzenler.
Bu sözleşme yalnız borçlu ile üstlenen arasındadır ve alacaklıyı doğrudan bağlamaz.
m.195/3, borçlunun borcundan kurtarılmamışsa diğer taraftan güvence isteyebileceğini belirtir.
Dış üstlenme bakımından m.196/1, borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılmasının; borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olacağını düzenler.
Bu ayrım belirleyicidir: borçlunun değişmesi ancak alacaklının katıldığı bir sözleşmeyle mümkündür.
Aynı madde, iç üstlenme sözleşmesinin üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesinin, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına geleceğini belirtir.
Aynı madde kabul bakımından esneklik tanır: alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir; alacaklı çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse kabul gerçekleşmiş sayılır.
Bağlı haklar bakımından m.198, borçlu değişmiş olsa bile alacaklının; borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı haklarının saklı kalacağını düzenler.
Aynı madde bir sınır getirir: borcun güvencesi olarak rehin veren üçüncü kişinin ve kefilin sorumlulukları, ancak onların borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri hâlinde devam eder.
Bu hüküm teminat verenleri korur: borçlu değişikliğine yazılı rıza göstermedikçe sorumlulukları sona erer.
Borca katılma bakımından m.201, borca katılmayı; mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşme olarak tanımlar.
Aynı madde, borca katılan ile borçlunun alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olacaklarını belirtir.
Bu kurum fon dosyalarında değer taşır: grup şirketlerinden birinin borca katılması hâlinde müteselsil sorumluluk doğar.
Şirketler topluluğunda sorumluluk şirketler topluluğunda sorumluluk yazımızda ele alındı.
Savunmalar bakımından m.199, üstlenilen borca ilişkin savunmaları ileri sürme hakkının yeni borçluya geçeceği esasını düzenler.
Bu kural alacağın devrindeki m.188 ile paralel işler: taraf değişikliği savunmaları ortadan kaldırmaz.
İşletmenin Devralınması ve İki Yıllık Sorumluluk: m.202
Bu madde, kuruluş değişikliği hâllerinde doğrudan uygulanabilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.202/1, bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralanın; bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olacağını düzenler.
Aynı fıkra, bununla birlikte iki yıl süreyle önceki borçlunun da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalacağını belirtir.
Bu iki yıllık süre alacaklı bakımından önemli bir güvencedir: devir sonrasında önceki borçluya başvurma imkânı devam eder.
Aynı fıkra sürenin başlangıcını da gösterir: bu süre, muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.
Fon dosyalarında bu hüküm, kurucu şirketin işletmesinin veya portföy yönetim faaliyetinin devredildiği hâllerde tartışılabilir.
Fon devri ve birleşmesine ilişkin özel rejim fon sona ermesi, devri ve birleşmesi yazımızda ele alındı.
Borçlu tarafındaki değişiklikler
| Kurum | Taraflar | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İç üstlenme | Borçlu ile üstlenen | Alacaklıyı bağlamaz; borçluyu kurtarma yükümlülüğü doğar | m.195 |
| Dış üstlenme | Üstlenen ile alacaklı | Borçlu değişir ve eski borçlu kurtulur | m.196 |
| Teminatlar | Rehin veren üçüncü kişi ve kefil | Yazılı rıza yoksa sorumluluk sona erer | m.198 |
| Borca katılma | Katılan ile alacaklı | Katılan ve borçlu müteselsilen sorumlu olur | m.201 |
| İşletmenin devri | Devralan | Bildirim veya ilandan itibaren sorumlu; önceki borçlu iki yıl müteselsil sorumlu kalır | m.202 |
Sözleşmenin Devri ve Sözleşmeye Katılma: m.205-206
Alacağın veya borcun ayrı ayrı devri yerine, sözleşmenin tamamının devri de mümkündür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.205/1, sözleşmenin devrini; sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşma olarak tanımlar.
Bu tanımda üç taraf yer alır: devreden, devralan ve sözleşmede kalan taraf.
m.205/2, sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşmanın da sözleşmenin devri hükümlerine tabi olacağını belirtir.
Bu fıkra, üç taraflı anlaşma yerine önceden izin veya sonradan onay yoluna da imkân tanır.
Şekil bakımından m.205/3, sözleşmenin devrinin geçerliliğinin devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğunu düzenler.
Bu kural alacağın devrinden farklıdır: orada her hâlde yazılı şekil aranırken, burada ölçüt asıl sözleşmenin şeklidir.
m.205/4, kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümlerin saklı olduğunu belirtir.
Sözleşmeye katılma bakımından m.206/1, sözleşmeye katılmayı; mevcut bir sözleşmeye taraflardan birinin yanında yer almak üzere katılan ile bu sözleşmenin tarafları arasında yapılan ve katılanın, yanında yer aldığı tarafla birlikte onun hak ve borçlarına sahip olması sonucunu doğuran bir anlaşma olarak tanımlar.
m.206/2, anlaşmada aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeye katılan ile yanında yer aldığı tarafın, sözleşmenin diğer tarafına karşı müteselsilen sorumlu olacağını düzenler.
Bu iki kurum, kuruluş değişikliği veya faaliyet devri hâllerinde sözleşmesel ilişkinin akıbetini belirler.
Fon Dosyasında Uygulama
Duruma göre dayanak
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Yatırımcı alacağını devretti | Yazılı şekil aranır; borçlunun rızası gerekmez | m.183, m.184 |
| Sözleşmede devir yasağı var | Yazılı borç tanımasına güvenen devralana karşı ileri sürülemez | m.183/2 |
| Devir bildirilmedi | Borçlu önceki alacaklıya iyiniyetli ifayla kurtulur | m.186 |
| Alacak kime ait olduğu çekişmeli | Borçlu ifadan kaçınıp tevdi edebilir | m.187 |
| Kuruluş alacağını devretti | Yatırımcı savunmalarını devralana karşı ileri sürer | m.188/1 |
| İşlemiş faizler | Ayrıca belirtilmese de devre dâhildir | m.189/2 |
| Devralan belge istiyor | Devreden teslim ve bilgi vermekle yükümlüdür | m.190 |
| Bedel karşılığı devir | Devreden alacağın varlığını ve ödeme gücünü garanti eder | m.191/1 |
| Karşılıksız devir | Garanti sorumluluğu doğmaz | m.191/2 |
| Müteselsil sorumlulardan biri fazla ödedi | Rücu hakkı ve halefiyet | m.62/2 |
Beşinci satır savunma tarafı bakımından belirleyicidir: devralan, devredenden daha güçlü bir konum elde etmez.
Sekizinci ve dokuzuncu satırlar arasındaki fark ise devrin karşılıklı olup olmamasına bağlıdır ve devir sözleşmesi düzenlenirken gözetilmelidir.
Devir Sözleşmesinde Dikkat Edilecek Hususlar
Yukarıdaki hükümler bir araya getirildiğinde, devir sözleşmesinde düzenlenmesi gereken hususlar belirginleşir.
Birincisi şekildir. Alacağın devri bakımından yazılı şekil geçerlilik şartıdır; sözleşmenin devri bakımından ise ölçüt devredilen sözleşmenin şeklidir.
İkincisi devrin konusudur. Devredilen alacağın türü, tutarı ve dayanağı açıkça gösterilmelidir.
Üçüncüsü işlemiş faizlerdir. Kanun bunları devre dâhil saysa da sözleşmede açıkça belirtilmesi ileride tartışma doğmasını önler.
Dördüncüsü belgelerin teslimidir. Devredenin hangi belgeleri ne zaman teslim edeceği kararlaştırılmalıdır.
Beşincisi garanti kapsamıdır. Devrin bedel karşılığı olup olmadığı garanti sorumluluğunu doğrudan etkiler.
Altıncısı bildirimdir. Devrin borçluya kimin, ne zaman ve hangi usulle bildireceği kararlaştırılmalıdır.
Yedincisi borçlunun savunmalarıdır. Devralanın, borçlunun devredene karşı sahip olduğu savunmalarla karşılaşacağı gözetilerek bedel belirlenmelidir.
Devir sözleşmesinde düzenlenecek hususlar
| Husus | Neden | Dayanak |
|---|---|---|
| Yazılı şekil | Geçerlilik şartıdır | m.184/1 |
| Alacağın belirlenmesi | Devrin konusu açık olmalıdır | m.183 |
| İşlemiş faizler | Kanunen dâhildir; tartışmayı önler | m.189/2 |
| Belgelerin teslimi | İspat için gereklidir | m.190 |
| Bedel ve garanti | Garanti sorumluluğunu belirler | m.191 |
| Bildirim | Borçlunun önceki alacaklıya ödemesini önler | m.186 |
| Savunma riski | Devralan devredenden güçlü konumda olmaz | m.188/1 |
Bu hususların sözleşmede düzenlenmemesi devri geçersiz kılmaz; ancak uygulamada tartışma doğurur.
Devir Bildirimi ve Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, devralınan alacağın tahsili için hazırlanmış çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] (devralan)
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALI: [Kurucu portföy yönetim şirketi]
KONU: Devralınan alacağın tahsili talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. [Devreden ad soyad], davalı nezdinde [fon adı ve kodu] unvanlı fondan kaynaklanan [tutar] TL alacaklıdır. Alacağın dayanağını gösterir belgeler ektedir.
2. Anılan alacak, [tarih] tarihli yazılı devir sözleşmesiyle müvekkile devredilmiştir. Devir sözleşmesi ektedir. Devir, [tarih] tarihli ihtarnameyle davalıya bildirilmiştir.
Devrin geçerliliği — Türk Borçlar Kanunu m.183 ve m.184
Anılan maddelerden ilki, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini; ikincisi ise devrin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu öngörmektedir. Dava konusu devir yazılı olarak yapılmış olup geçerlidir ve davalının rızası aranmaz.
Bildirim — Türk Borçlar Kanunu m.186
Anılan madde, borçlunun alacağın devredildiği kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını öngörmektedir. Devir davalıya usulüne uygun olarak bildirilmiş olup bu tarihten sonra yapılacak ödemeler müvekkile karşı ileri sürülemez.
Bağlı hakların geçişi — Türk Borçlar Kanunu m.189
Anılan maddenin birinci fıkrası, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana geçeceğini; ikinci fıkrası ise asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılacağını öngörmektedir.
Belgelerin teslimi — Türk Borçlar Kanunu m.190
Anılan madde, devredenin devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Devralınan alacağa ilişkin belgeler ekte sunulmaktadır.
HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183, m.184, m.186, m.188, m.189, m.190; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Yazılı devir sözleşmesi; devrin bildirimine ilişkin ihtarname ve tebliğ belgesi; devredene ait hesap ekstresi ve işlem dekontları; taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL alacağın [tarih] tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Davalının devredene karşı sahip olduğu savunmaları müvekkile karşı da ileri sürebileceği gözetilerek dosya hazırlanmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, devri sözlü yapmaktır. TBK m.184/1, yazılı şekli geçerlilik şartı olarak öngörür.
İkinci hata, borçlunun rızasını aramaktır. m.183/1, kural olarak rıza aranmayacağını belirtir.
Üçüncü hata, devri borçluya bildirmemektir. m.186, bildirim yapılmadıkça borçlunun önceki alacaklıya iyiniyetli ifayla kurtulacağını öngörür.
Dördüncü hata, devralanın devredenden daha güçlü konumda olacağını sanmaktır. m.188/1, borçlunun savunmalarını devralana karşı da ileri sürebileceğini belirtir.
Beşinci hata, işlemiş faizleri ayrıca devretmeyi unutmaktır. m.189/2, bunların devredilmiş sayılacağını öngörür.
Altıncı hata, belge teslimini devir sözleşmesinde düzenlememektir. m.190, bu yükümlülüğü devredene yükler.
Yedinci hata, bedel karşılığı devirde garanti sorumluluğunu gözden kaçırmaktır. m.191/1, alacağın varlığının ve borçlunun ödeme gücünün garanti edilmiş sayılacağını öngörür.
Sekizinci hata, karşılıksız devirde de garanti beklemektir. m.191/2, bu hâlde sorumluluk doğmayacağını belirtir.
Dokuzuncu hata, halefiyette bildirim şartını atlamaktır. m.127, üçüncü kişinin halef olacağının ifadan önce alacaklıya bildirilmesini arar.
Onuncu hata, özel kanun hükümlerini göz ardı etmektir. m.194, bazı hakların devrine özgü kanun hükümlerini saklı tutar.
Sıkça Sorulan Sorular
Alacağın devri için borçlunun rızası gerekir mi?
Hayır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183/1, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini düzenler.
Devir hangi hâllerde mümkün değildir?
TBK m.183/1; kanundan, sözleşmeden veya işin niteliğinden kaynaklanan engellerin bulunması hâlinde devrin mümkün olmayacağını düzenler.
Sözleşmedeki devir yasağı her zaman ileri sürülebilir mi?
TBK m.183/2, borçlunun; devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırıldığı savunmasını ileri süremeyeceğini düzenler.
Devrin şekli nedir?
TBK m.184/1, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu düzenler; m.184/2 ise alacağın devri sözü vermenin şekle bağlı olmadığını belirtir.
Kanun veya mahkeme kararıyla devir nasıl işler?
TBK m.185, alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse bu devrin özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini düzenler.
Devir bildirilmezse ne olur?
TBK m.186, borçlunun alacağın devredildiği kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını düzenler.
Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse borçlu ne yapar?
TBK m.187/1, kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusunun ifadan kaçınabileceğini ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulacağını düzenler.
Çekişmeyi bilerek ödeme yapan borçlu sorumlu olur mu?
TBK m.187/2, borçlunun alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunması hâlinde bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağını düzenler.
Borçlu savunmalarını devralana karşı ileri sürebilir mi?
TBK m.188/1, borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler.
Devir sonrası takas mümkün müdür?
TBK m.188/2, borçlunun devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebileceğini düzenler.
Bağlı haklar devralana geçer mi?
TBK m.189/1, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana geçeceğini düzenler.
İşlemiş faizler devre dâhil midir?
TBK m.189/2, asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılacağını düzenler.
Devreden belge vermekle yükümlü müdür?
TBK m.190, devredenin devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bedel karşılığı devirde devreden neyi garanti eder?
TBK m.191/1, alacağın bir edim karşılığında devredilmesi hâlinde devredenin, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olacağını düzenler.
Karşılıksız devirde garanti sorumluluğu doğar mı?
Hayır. TBK m.191/2, alacağın bir edim karşılığı olmaksızın devredilmesi ya da kanun gereğince başkasına geçmesi hâlinde devredenin alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacağını düzenler.
Devralan garanti kapsamında neleri isteyebilir?
TBK m.193; ifa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini, devrin sebep olduğu giderleri, alacağı elde etmek için yaptığı sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri ve devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararları isteyebileceğini düzenler.
Özel kanun hükümleri saklı mıdır?
TBK m.194, bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümlerin saklı olduğunu düzenler.
Halefiyet hangi hâllerde doğar?
TBK m.127; başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtaran ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunan üçüncü kişi ile, halef olacağı borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilen üçüncü kişinin ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olacağını düzenler.
Müteselsil sorumlulukta rücu ve halefiyet nasıldır?
TBK m.62/2, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğunu ve zarar görenin haklarına halef olacağını düzenler.
İlgili Rehberler
- Fon mağdurları toplu dava açabilir mi
- Fon zararında sorumluluk temeli
- Sebepsiz zenginleşme ve iade talebi
- Fon davasında faiz rejimi
- Kaydileştirme, MKK ve takas kesinliği
- Fon davasında ispat ve deliller
- Genel işlem koşulları ve irade bozukluğu
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Devri borçluya bildirin
Bildirim yapılmazsa önceki alacaklıya ödeme geçerli olur. 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Devir sözleşmesini ve bildirimini birlikte düzenleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik borçlar hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


