Tasfiye Alacağımı Satabilir miyim? 2026 — Fon Alacağının Temliki, “Alacağınızı Alalım” Teklifleri, Bedel, Garanti Sorumluluğu, Gabin ve Dolandırıcılık Riski (TBK m.28, 36, 39, 183-193; HMK m.125; Av.K m.35, 63; TCK m.158, 241)
30 Eylül 2026

Tasfiye Alacağımı Satabilir miyim? 2026 — Fon Alacağının Temliki, “Alacağınızı Alalım” Teklifleri, Bedel, Garanti Sorumluluğu, Gabin ve Dolandırıcılık Riski (TBK m.28, 36, 39, 183-193; HMK m.125; Av.K m.35, 63; TCK m.158, 241)

Tasfiye edilen bir fondaki alacağınızı satabilirsiniz; alacağın devri için borçlunun rızası gerekmez, yazılı bir sözleşme yeterlidir (TBK m.183, m.184). Ancak tasfiye ödemesi, paylarınızın kayıtlı olduğu hesaba ve pay sahipliği oranında yapılır (SPK 2026/61 sayılı Bülten A/5); bu nedenle alıcı ödemenin kendisine ulaşması için size bağımlı kalır ve bu riski yüksek bir iskontoyla fiyatlar. Bedel karşılığında devrettiğiniz alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü de siz garanti edersiniz (TBK m.191). Bu yazı konuya satan yatırımcının gözüyle bakar: neyi devrettiğinizi, sözleşmede nelere dikkat etmeniz gerektiğini, teklifin adil olup olmadığını nasıl hesaplayacağınızı, kötü bir satıştan hangi sürelerle dönebileceğinizi ve “alacağınızı alalım” tekliflerindeki suç risklerini anlatır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Tasfiye alacağınız için teklif mi aldınız? İmzalamadan önce inceleyelim

Teklifi, devir sözleşmesini, bedeli ve garanti hükümlerini birlikte değerlendirelim; tazminat haklarınızı ve satmadan nakde ulaşmanın diğer yollarını belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

Tasfiye alacağımı satmak yasal mı? Evet. Alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacağını borçlunun rızası olmadan devredebilir (TBK m.183); devir yazılı yapılmazsa geçersizdir (m.184).

Satarsam hangi riski alırım? Bedel karşılığı devirde alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti edersiniz (TBK m.191). Sözleşmede alacak sabit bir tutar olarak yazılır ve tasfiye daha az öderse, aldığınız bedeli faiziyle geri ödemeniz istenebilir (m.193).

Çok düşük fiyata sattım; dönebilir miyim? Zor durumunuzdan veya deneyimsizliğinizden yararlanıldıysa bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde (TBK m.28), aldatıldıysanız öğrenmeden itibaren bir yıl içinde (m.36, m.39) sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirebilirsiniz.

“Önce masrafı yatırın, alacağınızı alalım” diyorlar. Yatırmayın. Gerçek bir alıcı size bedel öder, sizden para istemez. Bu tür talepler dolandırıcılık (TCK m.157, m.158), avukat olmayanın muvazaalı devirle tahsil yapması ise suç olabilir (Av.K m.35, m.63).

Kapsam notu. Bu yazı, tasfiye edilen bir fonda katılma payı bulunan bireysel yatırımcının ve küçük şirketin tasfiye alacağını satması ya da devretmesi konusunu satan tarafın gözüyle anlatır. Alacağın devrinin genel kuralları alacağın devri ve halefiyet, şirketlerin faktoring ve teminat amaçlı temlik yolları fon alacağını faktoring şirketine devretmek, sahte kurtarma teklifleri ise “fon zararınızı geri alıyoruz” diyenlere dikkat yazımızda ayrıntılı olarak ele alındı. Bilgilendirme amaçlıdır; hiçbir kişi veya kuruluş hakkında isnat içermez ve somut bir teklif hakkında hukuki görüş değildir. Tasfiye ödemelerinin işleyişi, tasfiyeyi yürüten bankanın ve payınızı saklayan kurumun uygulamasına göre farklılık gösterebilir.

Kısa Cevap: Hukuken Mümkün, Ama Riski Kim Taşıyacak?

Kısa cevap: Tasfiye bakiyesinden size düşecek tutar bir para alacağıdır ve genel hükümlere göre devredilebilir (TBK m.183-184). Asıl soru satışın yasallığı değil, riskin kimde kalacağıdır: ödemenin ne zaman ve ne kadar yapılacağı belirsizdir, ödeme sizin hesabınıza gelir ve bedelli devirde alacağın varlığını siz garanti edersiniz. Satıştan önce bu üç riskin sözleşmede nasıl paylaşıldığını görmeniz gerekir.

Sermaye Piyasası Kurulunun Eylül 2026’da tasfiyesine karar verdiği 131 fonda, SPK’nın 23.09.2026 tarihli açıklamasına göre Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında 455.758 tekil yatırımcı bulunuyor. Tasfiye usul ve esaslarına göre fon varlıkları satıldıkça elde edilen nakit, tasfiyeyi yürüten bankanın belirleyeceği dönemlerde ve katılma payı sahipliği oranında dağıtılacak (2026/61 sayılı Bülten A/5). Tasfiye, fonun tasfiye duyurusundan itibaren en fazla altı ayda tamamlanacak; bu süre Kurul kararıyla uzatılabilir (A/7, A/8). Bu belirsizlik, nakde ihtiyacı olan yatırımcılara yönelik “alacağınızı bugün nakit olarak alalım” türünden tekliflere zemin hazırlar. Güncel ödeme durumu tasfiye edilen fonlarda ödeme takibi sayfamızda izlenebilir.

Bu tekliflerin bir kısmı gerçek ve hukuka uygun olabilir; bir kısmı ise zor durumdaki yatırımcının alacağını çok düşük bir bedelle almayı, bir kısmı da doğrudan dolandırıcılığı amaçlar. Ayrım yapabilmek için önce hukukun size tanıdığı yolları bilmek gerekir. Aşağıdaki tablo, tasfiye alacağını nakde çevirmenin başlıca yollarını ve her birinin sizin açınızdan temel riskini gösterir.

Tasfiye alacağını nakde çevirmenin hukuki yolları

YolNe olur?DayanakSizin için başlıca risk
Tasfiye alacağının temliki (satış)Tasfiye bakiyesinden size düşecek tutar üzerindeki hakkı bir bedel karşılığında başkasına devredersinizTBK m.183-184Bedelli devirde alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti edersiniz (TBK m.191)
Katılma payının devri (virman)Payın kendisi başka bir yatırımcının hesabına aktarılır; ödeme doğrudan ona yapılırSPKn m.13; MKK düzenlemeleriFon işlemlere kapalıyken ve tasfiye mutabakatından sonra kurumun kabul edip etmeyeceği belirsizdir
Teminat amaçlı temlik veya rehinAlacak satılmaz; kredi veya vade için güvence olarak verilirTBK m.183-186; İİK m.45Kredi faizi ve borcun ödenmemesi hâlinde teminatın paraya çevrilmesi
Kısmi devirAlacağın yalnız bir kısmı veya ilk dağıtım devredilirTBK m.183-184Hangi kısmın devredildiğinin açık yazılmaması
BeklemekÖdeme, pay sahipliği oranında ve dönemler hâlinde hesabınıza gelir2026/61 sayılı Bülten A/5, A/7, A/8Zaman ve belirsizlik; fakat iskonto kaybı yoktur

Tablodan çıkan sonuç şudur: satış, nakde ulaşmanın tek yolu değildir ve çoğu zaman en pahalı yoludur. Satışı düşünmeden önce aşağıda “Satmadan Önce Seçenekleri Karşılaştırın” başlığındaki diğer yolları değerlendirmenizi öneririz. Satmaya karar verdiyseniz, sözleşmenin konusunu, bedelini, garanti hükmünü ve bildirim yöntemini doğru kurmanız, kaybınızı sınırlamanın anahtarıdır.

Neyi Satıyorsunuz? Katılma Payı, Tasfiye Alacağı ve Tazminat Hakkı Ayrı Değerlerdir

Kısa cevap: Elinizde üç ayrı değer vardır: MKK’da kayden izlenen katılma payı, tasfiye bakiyesinden size düşecek para alacağı ve zarardan sorumlu olanlara karşı tazminat talepleriniz. Teklif sahibinin hangisini almak istediğini sözleşmeden okumak zorundasınız. “Fonla ilgili her türlü hak ve alacak” gibi geniş ifadeler, bugün tasfiye bakiyesinden daha değerli olabilecek tazminat haklarınızı da devredebilir.

Katılma payı, sermaye piyasası aracıdır ve Merkezi Kayıt Kuruluşunda kayden izlenir; üzerindeki haklar bu kayıtlar esas alınarak kullanılır (SPKn m.13). Tasfiye kararından sonra fon işlemlere kapatılmıştır; payın alım satımı bu nedenle mümkün değildir. MKK düzenlemeleri fon paylarının yatırımcılar arasında virmanlanmasına genel olarak imkân tanısa da, fon işlemlere kapalıyken ve tasfiye mutabakatı yapıldıktan sonra kurumların bir virman talebini kabul edip etmeyeceği belirsizdir. Serbest fon payları kural olarak yalnız nitelikli yatırımcılara satılabildiğinden, bu fonlarda payın kendisini devralacak kişinin niteliği de ayrıca sorulmalıdır. Bu yüzden uygulamada teklif edilen işlem çoğunlukla payın değil, tasfiye bakiyesi alacağının devridir.

Tasfiye bakiyesi alacağı, fon varlıkları satıldıkça pay oranınızda size ödenecek paradır. Tasfiye usul ve esaslarına göre ödeme öncesinde MKK ile bankalar arasında sicil bazında katılma paylarının ve paylar üzerindeki rehin, haciz ve tedbirlerin mutabakatı yapılır; ödeme ise paylarınızın kayıtlı olduğu bireysel saklama hesabına gelir. Görüşümüze göre alacağın temliki bu kaydı değiştirmez: tasfiyeyi yürüten banka, ödemeyi MKK kaydında pay sahibi görünen kişinin hesabına yapmaya devam edebilir. Devralanın hakkı, bu durumda hesabınıza gelen tutarın kendisine aktarılmasını sizden istemektir. İşlemin bütün mekanizması bu noktaya dayanır ve devralanın size karşı neden birtakım güvenceler istediğini de açıklar.

Neyi devrediyorsunuz? Üç ayrı değer

DeğerNiteliğiKime karşı ileri sürülür?Sözleşmede dikkat
Katılma payıMKK’da kayden izlenen sermaye piyasası aracıFon ve payı saklayan kurumPayın mı, yalnız nakdin mi devredildiği açık yazılmalı
Tasfiye bakiyesi alacağıFon varlıkları satıldıkça pay oranında ödenecek, tutarı belirsiz para alacağıTasfiyeyi yürüten banka ve payı saklayan kurumTutar sabit bir rakam olarak değil, “pay oranındaki bakiye” olarak tanımlanmalı
Tazminat talepleriZarardan sorumlu kurum veya kişilere karşı maddi tazminat alacağıPortföy yönetim şirketi, banka, aracı kurum ve diğer sorumlular“Fonla ilgili her türlü hak” ifadesi tazminat haklarınızı da kapsayabilir; açıkça hariç tutulmalı
Şikâyet ve katılma hakkıCeza soruşturmasında suçtan zarar gören sıfatıSavcılık ve ceza mahkemesiGörüşümüze göre devredilemez; sizde kalır (CMK m.234, m.237)

Tazminat talepleri ise ayrı bir değerdir. Fon zararından sorumlu olduğu ileri sürülen portföy yönetim şirketi, fonu size satan banka veya aracı kurum ve diğer kişilere karşı ileri sürebileceğiniz maddi tazminat alacağı da kural olarak devredilebilir; ancak bu alacağın tutarı, tasfiye bakiyesi ile yatırdığınız tutar arasındaki farka kadar çıkabilir. Bu nedenle devir sözleşmesinde tazminat haklarınızın açıkça hariç tutulduğunu görmeden imza atmamalısınız. Hangi kurumlara karşı hangi taleplerin ileri sürülebileceği fon tasfiyesi hukuk rehberimizde anlatıldı. Ceza soruşturmasındaki şikâyet ve katılma hakkınız ise suçtan doğrudan zarar görmenize bağlıdır; görüşümüze göre bu sıfat alacakla birlikte devredilemez ve sizde kalır (CMK m.234, m.237).

Devir Nasıl Geçerli Olur? Yazılı Şekil, Bildirim ve Borçlunun Savunmaları

Kısa cevap: Devir, yazılı yapılmadıkça geçersizdir (TBK m.184); borçlunun rızası aranmaz (m.183). Devir borçluya bildirilmedikçe borçlu size iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur (m.186). Borçlu, devri öğrendiği sırada size karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir (m.188). Tasfiye ödemesi MKK kaydına göre yapıldığından bildirimin pratik etkisi sınırlı kalabilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183, alacaklının kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini öngörür. Görüşümüze göre tasfiye bakiyesi alacağının devrini yasaklayan genel bir kanun hükmü yoktur; ancak fon içtüzüğünde, izahnamede ve tasfiye usul ve esaslarında bir sınırlama bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar ise işin niteliği gereği devredilemez. m.184, devrin yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağını düzenler; yazılı şekil, devredenin imzasını gerektirir. Noter onayı geçerlilik şartı değildir, ancak imzanın ve tarihin ispatı bakımından yararlıdır. Devir sözü verme ise şekle bağlı değildir; bu nedenle telefonda verilen bir “tamam, satıyorum” cevabı devri gerçekleştirmez, fakat bir borç doğurup doğurmadığı tartışması yaratabilir. En güvenli yol, yazılı metni okumadan hiçbir sözlü taahhütte bulunmamaktır.

Gelecekte doğacak veya tutarı henüz belli olmayan alacakların da, belirli veya belirlenebilir olmaları şartıyla devredilebileceği kabul edilir. Tasfiye bakiyesi bu niteliktedir: tutarı bugün belli değildir, ancak hangi fondaki hangi paylara ilişkin olduğu belirlenebilir. Para alacağı bölünebildiği için kısmi devir de mümkündür; örneğin yalnız ilk dağıtım dönemine ilişkin tutar veya alacağın belirli bir oranı devredilebilir. Kısmi devirde hangi kısmın devredildiği, sonraki ödemelerin nasıl paylaşılacağı ve ödemelerin hangi sırayla hangi kısma sayılacağı açıkça yazılmalıdır.

Bildirim, devrin borçluya karşı etkisini belirler. m.186’ya göre devir borçluya bildirilmemişse borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur. Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse borçlu ödemeden kaçınabilir ve tutarı hâkimin belirleyeceği yere tevdi ederek borcundan kurtulabilir (m.187). Borçlu, devri öğrendiği anda size karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir (m.188); devralan sizden daha güçlü bir konum elde etmez. Alacağa bağlı öncelik hakları ve bağlı haklar, kişiliğinize özgü olanlar dışında devralana geçer ve işlemiş faizler de devredilmiş sayılır (m.189). Devreden, alacağı ispat eden belgeleri devralana teslim etmek ve gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür (m.190). Bu hükümlerin ayrıntılı açıklaması alacağın devri ve halefiyet yazımızdadır.

Tasfiye ödemesinin kurumsal işleyişi, bildirimin pratik etkisini sınırlar. Ödeme, MKK kayıtları ve bankalar arasında yapılan mutabakata göre pay sahiplerinin hesaplarına aktarıldığından, tasfiyeyi yürüten banka ve payınızı saklayan kurum, devir bildirimine rağmen ödemeyi yine sizin hesabınıza yapabilir. Görüşümüze göre bu durumda devralanın alacağı sona ermez; hesabınıza gelen tutarı devralana aktarmakla yükümlü olursunuz. Bu yüzden devralanlar genellikle ek güvenceler ister: hesabınızdaki tutarın kendilerine aktarılması için bankaya dönülemez talimat, bloke veya vekâletname. Bu güvencelerin her biri sizin için ayrı bir risk taşır ve aşağıda ayrıca değerlendirilmiştir.

Satan Olarak Sorumluluğunuz: TBK m.191-193 Garantisi

Kısa cevap: Alacak bir bedel karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur (TBK m.191/1). Garanti ihlalinde devralan; ödediği bedelin faiziyle iadesini, devir giderlerini, sonuçsuz tahsil girişimlerinin giderlerini ve kusursuzluğunuzu ispat etmedikçe diğer zararlarını isteyebilir (m.193). Bu nedenle sözleşmede alacağı sabit bir tutar olarak değil, “pay oranındaki tasfiye bakiyesi” olarak tanımlatmanız gerekir.

Satan yatırımcıların en az bildiği ve en çok zarar gördüğü nokta budur. TBK m.191/1, bedel karşılığındaki devirde devredenin, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmiş olacağını düzenler; karşılıksız devirde veya kanundan doğan devirde ise devreden bu sorumluluğu taşımaz (m.191/2). m.193, garanti ile yükümlü devredene karşı devralanın dört istemini sayar: ifa ettiği karşı edimin faiziyle birlikte geri verilmesi, devrin sebep olduğu giderler, borçluya karşı alacağı elde etmek için yaptığı sonuçsuz girişimlerin giderleri ve devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlar.

Fon tasfiyesinde bu hükmün nasıl işleyeceği, sözleşmenin alacağı nasıl tanımladığına bağlıdır. Sözleşmede “devredenin 400.000 TL tutarındaki tasfiye alacağı” gibi sabit bir tutar yazılmışsa ve tasfiye sonunda size düşen pay daha az çıkarsa, devralan aradaki farkın devir sırasında var olmadığını ve garanti sorumluluğunuzun doğduğunu ileri sürebilir. Bu durumda iskontolu bir bedel almış olmanıza rağmen, eksik kısım için bedelin faiziyle iadesiyle karşılaşabilirsiniz. Buna karşılık alacak “[fon unvanı] fonundaki [adet] adet katılma payına isabet eden ve tasfiye sonunda pay oranında ödenecek, tutarı bugün belli olmayan bakiye” olarak tanımlanmış ve tutar garantisi açıkça hariç tutulmuşsa, tasfiyenin daha az ödemesi kural olarak devralanın üstlendiği risktir.

Satan olarak sorumluluğunuz: sık karşılaşılan durumlar

DurumSonuçDayanak
Sözleşmede alacak sabit bir tutar olarak yazılmış, tasfiye daha az ödemişDevralan eksik kısım için garanti sorumluluğuna dayanabilir; bedelin faiziyle iadesi, giderler ve zarar istenebilirTBK m.191, m.193
Alacak “pay oranındaki tasfiye bakiyesi” olarak tanımlanmış ve tutar garantisi açıkça hariç tutulmuşTasfiyenin daha az ödemesi kural olarak devralanın riskidirTBK m.191 (sözleşme serbestisi)
Devir sırasında payınız üzerinde haciz veya rehin vardı ve bunu söylemedinizAlacağın varlığı ve sizin tasarruf yetkiniz sorunludur; garanti ve tazminat sorumluluğu doğarTBK m.191, m.193; İİK m.89
Aynı alacağı iki kişiye sattınızÖnceki geçerli devir üstündür; ikinci alıcıya karşı sorumlu olursunuz ve ceza sorumluluğu gündeme gelebilirTBK m.186, m.191; TCK m.157
Ödeme, devir bildirilmeden hesabınıza geldiBorçlu iyiniyetle size ödeyerek kurtulur; tutarı devralana aktarmanız gerekirTBK m.186
Ödeme hesabınıza geldi ama devralana aktarmadınızSözleşmeye aykırılık; koşulları varsa güveni kötüye kullanmaTBK m.112; TCK m.155

TBK m.191’deki garanti, kanunun emredici bir hükmü değildir; taraflar sözleşmeyle garantinin kapsamını daraltabilir veya tutar garantisini kaldırabilir. Ancak borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115). Bu nedenle devir sırasında bildiğiniz bir haczi, rehni veya başka bir devri gizlemişseniz, sözleşmedeki sorumsuzluk kaydı sizi korumaz. Payınız üzerindeki takyidatları devirden önce MKK e-Yatırımcı dökümünüzden ve bankanızdan kontrol edip sözleşmeye yazmak, hem sizi hem devralanı korur. Payınız üzerinde haciz bulunuyorsa, haczedilmiş alacağın devri haciz alacaklısının hakkını ortadan kaldırmaz; bu konunun ayrıntıları kendi borcum için fon payıma haciz yazımızda anlatıldı.

Bir başka risk, ödemenin devir bildirilmeden hesabınıza gelmesidir. TBK m.186 uyarınca borçlu bu durumda iyiniyetle size ödeyerek borcundan kurtulur; sizin yükümlülüğünüz ise gelen tutarı gecikmeden devralana aktarmaktır. Aktarmamak, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat sorumluluğu (TBK m.112) doğurur; koşulları varsa güveni kötüye kullanma suçu da gündeme gelebilir (TCK m.155). Aynı alacağı iki ayrı kişiye satmak ise hem garanti sorumluluğu hem de ceza sorumluluğu doğurabilecek, kesinlikle kaçınılması gereken bir davranıştır.

Teklif Edilen Bedel Adil mi? Tasfiye Payı, Stopaj ve Zamanın Değeri

Kısa cevap: Teklifi değerlendirmek için üç bilgiye ihtiyacınız var: pay adedinize düşecek tahmini tasfiye bakiyesi, bu tutardan kesilecek stopaj ve ödemenin gelmesi beklenen süre. Teklif edilen bedeli bu üç bilgiyle karşılaştırdığınızda, devralanın elde edeceği ima edilen getiriyi hesaplayabilirsiniz. Yüksek iskonto tek başına hukuka aykırı değildir; ancak zor durumunuzdan yararlanılarak açık bir oransızlık yaratılmışsa aşırı yararlanma hükümleri devreye girer (TBK m.28).

Tasfiye bakiyesi, fonun portföyündeki varlıkların satış fiyatlarına, fonun borçlarına ve öncelikli ödenecek iade talimatlarına bağlıdır. Tasfiye usul ve esaslarına göre gerçekleşmemiş iade talimatlarının karşılığı fon borcu sayılır ve öncelikle ödenir (2026/61 A/6); SPK’nın 28.09.2026 tarihli duyurusuna göre ise 17.09.2026 tarihinde TEFAS’a iletilen talimatlar iptal edilmiş olup bu talimatların sahiplerine diğer pay sahipleriyle aynı oranda ödeme yapılacaktır. Fonun portföyündeki payların borsa fiyatları ve fonun yayımladığı son portföy dağılım raporu, tahmin için başlangıç noktasıdır. Pay adedinize düşecek tutarı tasfiye payı hesaplama aracıyla, bu tutardan kesilecek stopajı ise fon tasfiyesinde stopaj hesaplama aracıyla tahmin edebilirsiniz.

Stopaj, tasfiye ödemesi yapılırken pay sahibi adına kesilir. Alacağınızı devretseniz bile, görüşümüze göre stopaj sizin payınız üzerinden hesaplanır ve devralana ulaşacak tutar net tutardır. Bu nedenle teklifi brüt değil net tahmini bakiyeyle karşılaştırmanız gerekir. Vergi hükümlerinin ayrıntıları fon tasfiyesinde vergi yazımızda anlatıldı.

Teklif ne kadar iskontolu? Varsayımsal bir hesap

KalemTutar / oranAçıklama
Tasfiye payı hesaplama aracıyla bulunan tahmini net bakiye400.000 TLStopaj düşülmüş, pay oranında tahmini tutar
Teklif edilen bedel240.000 TLPeşin ödenecek
İskonto160.000 TL (%40)Beklemenin size maliyeti
Beklenen ödeme süresiYaklaşık 6 ayTasfiye süresi Kurul kararıyla uzatılabilir
Devralanın ima edilen getirisi6 ayda yaklaşık %66,7; yıllık basit yaklaşık %133160.000 / 240.000; tahmin doğru çıkarsa
Bakiye 250.000 TL çıkarsaDevralan 10.000 TL kazanırSözleşme tutar garantisi içeriyorsa riski size döner
Bakiye 500.000 TL çıkarsaDevralan 260.000 TL kazanırFark tamamen devralanda kalır

Tablodaki hesap varsayımsaldır ve tahminin doğru çıkmasına dayanır. Devralanın ima edilen getirisi, sizin beklemenin karşılığında vazgeçtiğiniz tutardır. Bu getiriyi, aynı süre için bir kredi kullanmanın maliyetiyle karşılaştırmak, satışın mantıklı olup olmadığını gösterir. Örneğin nakit ihtiyacınız küçük bir borcu kapatmak içinse, alacağın tamamını yüzde kırk iskontoyla satmak yerine yalnız ihtiyaç kadar kısmını devretmek veya alacaklıyla ödeme planı yapmak çok daha az maliyetli olabilir. Portföyünde halka açık olmayan veya işlem yasağı bulunan varlıklar taşıyan fonlarda tahmin daha da belirsizdir; bu belirsizlik hem sizin hem devralanın aleyhine işleyebilir.

Kötü Bir Satıştan Dönmek: Aşırı Yararlanma, Aldatma ve Korkutma

Kısa cevap: Edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık zor durumunuzdan, düşüncesizliğinizden veya deneyimsizliğinizden yararlanılarak yaratılmışsa, sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirebilir veya oransızlığın giderilmesini isteyebilirsiniz (TBK m.28). Aldatıldıysanız yanılmanız esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değilsiniz (m.36). Süreler kısadır: aldatma ve yanılmada öğrenmeden itibaren bir yıl (m.39), aşırı yararlanmada bir yıl ve her hâlde beş yıl (m.28/2).

TBK m.28, sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu oransızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleşmesi hâlinde, zarar görene iki seçenek tanır: sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini istemek veya sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini istemek. Fon krizinde nakde acil ihtiyacı olan, borç baskısı altındaki veya sermaye piyasası işlemlerinde deneyimi bulunmayan yatırımcılar bu hükmün koruduğu kişilerdir. Ancak yalnız oransızlık yetmez; karşı tarafın bu zayıf durumu bilerek ondan yararlanması, yani sömürme unsuru da aranır. Teklif yazışmaları, “fonunuz sıfırlanacak” gibi baskı cümleleri ve imza için verilen sürenin kısalığı bu unsuru ispatta önem taşır. Hak düşürücü süreler m.28/2’de düzenlenmiştir: düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl. Hükmün ayrıntıları aşırı yararlanma (gabin) yazımızda anlatıldı.

Aldatma, fon krizinde sık rastlanan bir irade sakatlığıdır. Teklif sahibi, “SPK ödeme yapmayacağını açıkladı”, “tasfiye bakiyesi sıfır çıkacak” veya “bu teklif yalnız bugün geçerli, yarın Kurul yeni karar alacak” gibi gerçeğe aykırı beyanlarla sizi satışa yönlendirmişse, TBK m.36 uyarınca yanılmanız esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değilsiniz. Üçüncü bir kişinin aldatmasında ise karşı tarafın bunu bilmesi veya bilecek durumda olması gerekir. Sözleşmenin konusunda veya niteliğinde esaslı bir yanılmaya düştüyseniz, örneğin yalnız tasfiye bakiyesini sattığınızı düşünürken tazminat haklarınızı da devrettiyseniz, esaslı yanılma hükümleri de gündeme gelir (TBK m.30-31). Ciddi ve yakın bir tehlikeyle korkutularak imza attırılmışsanız korkutma hükümleri uygulanır (m.37-38). Bu üç hâlde süre, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıldır; bu sürede bildirimde bulunmaz veya verdiğinizi geri istemezseniz sözleşmeyi onaylamış sayılırsınız (m.39).

Kötü bir satıştan dönmenin hukuki yolları

HâlŞartıSüreSonuç
Aşırı yararlanma (gabin)Edimler arasında açık oransızlık ve zor durum, düşüncesizlik veya deneyimsizliğinizden yararlanılmasıÖğrenmeden veya zor durumun kalkmasından itibaren bir yıl; her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıl (TBK m.28/2)Sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirip ediminizi geri istemek veya oransızlığın giderilmesini istemek
Aldatma (hile)Karşı tarafın gerçeğe aykırı beyan veya susmasıyla yanıltılmanızAldatmayı öğrenmeden itibaren bir yıl (TBK m.39)Yanılma esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı olmama (TBK m.36)
Esaslı yanılmaSözleşmenin konusu, niteliği veya edimin kapsamında esaslı yanılmaÖğrenmeden itibaren bir yıl (TBK m.39)Sözleşmeyle bağlı olmama (TBK m.30-31)
KorkutmaCiddi ve yakın bir tehlike ile iradenin baskı altına alınmasıKorkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren bir yıl (TBK m.39)Sözleşmeyle bağlı olmama (TBK m.37-38)
Genel işlem koşuluÖnceden hazırlanmış standart metinde size bilgi verilmeden konulan veya aleyhinize dengesiz hükümlerÖzel süre yokYazılmamış sayılma veya geçersizlik (TBK m.20-25)
Kanuna veya ahlaka aykırılıkAvukatlık tekelini dolanan muvazaalı devir gibiSüre yokKesin hükümsüzlük (TBK m.27)

Satış sözleşmesi karşı tarafça önceden hazırlanmış standart bir metinse, genel işlem koşullarına ilişkin hükümler de sizi korur. Size okuma imkânı verilmeyen veya varlığı hakkında açıkça bilgi verilmeyen hükümler yazılmamış sayılır; açık olmayan hükümler düzenleyen aleyhine yorumlanır; dürüstlük kuralına aykırı olarak aleyhinize dengesizlik yaratan hükümler geçersizdir (TBK m.20-25). Tazminat haklarının küçük puntolu bir “her türlü hak” ifadesiyle devralınması bu bakımdan denetlenebilir. Avukatlık tekelini dolanmak için yapılan muvazaalı devirler gibi kanuna veya ahlaka aykırı sözleşmeler ise kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27). İrade sakatlıklarının genel çerçevesi hata, hile ve korkutma ile sözleşmenin iptali yazımızda ele alındı.

Sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirmenin sonucu, tarafların karşılıklı olarak aldıklarını iade etmesidir. Aldığınız bedeli iade etmeniz, devralanın da alacağı size geri devretmesi ve varsa kendisine yapılan tasfiye ödemelerini size vermesi gerekir. Bu iade ilişkisi sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabidir. Bildirimin noter kanalıyla yapılması, hem sürenin korunması hem de ispat bakımından önerilir; aşağıdaki üçüncü örnek metin bu amaçla hazırlanmıştır. Bildirimle birlikte tasfiyeyi yürüten bankaya ve payınızı saklayan kuruma da uyuşmazlığı bildirmeniz, tartışmalı alacak bakımından borçlunun ödemeyi askıya alabilmesini sağlar (TBK m.187).

“Alacağınızı Alalım” Tekliflerinde Kırmızı Çizgiler

Kısa cevap: Gerçek bir alacak alıcısı size bedel öder; sizden masraf, vergi, dosya ücreti veya sigorta bedeli istemez. Bedeli tasfiye ödemesi geldikten sonra ödemeyi öneren kişi aslında bir tahsil hizmeti teklif etmektedir; bunu avukat olmayan birinin muvazaalı devirle yapması suç oluşturabilir (Av.K m.35, m.63). Tasfiye daha az öderse farkı sizden isteyen bir “satın alma” ise gerçekte ödünç işlemidir ve tefecilik sorununu gündeme getirir (TCK m.241).

Toplu kayıpların ardından dolandırıcılık girişimleri artar. SPK, 12.06.2026 tarihli duyurusunda Kurul ve personelinin telefon, kısa mesaj, elektronik posta veya sosyal medya üzerinden para, bağış veya herhangi bir maddi talepte bulunmasının söz konusu olmadığını açıkça belirtmiştir. Tasfiye nakdi, 2026/61 sayılı Bültenin A/5 maddesi uyarınca hesabınıza aktarılır; bunun için kimseye ödeme yapmanız gerekmez. Bir teklif, işlemin gerçekleşmesi için sizden önce para istiyorsa, bu tek başına dolandırıcılık şüphesi için yeterlidir. Kendini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtarak, bankaları veya bilişim sistemlerini araç olarak kullanarak ya da kişinin zor durumundan yararlanarak işlenen dolandırıcılık nitelikli hâl sayılır (TCK m.158/1-b, f, l).

Daha ince bir risk, avukatlık tekeliyle ilgilidir. Kanun işleri hakkında mütalaa vermek ve başkasının haklarını yargı mercileri önünde takip etmek yalnız baroda kayıtlı avukatlara aittir (Av.K m.35). Avukatlık Kanunu m.63, avukatlık yetkisini taşımadıkları hâlde muvazaalı yoldan alacak devralarak avukatlara ait yetkileri kullananları cezalandırır. “Alacağınızı bize devredin, dava açıp tahsil edelim, gelenin yarısını size verelim” şeklindeki teklifler bu nitelikte olabilir. Böyle bir devir, gerçek amacı gizleyen muvazaalı bir işlem olarak geçersiz sayılabilir (TBK m.19, m.27); ayrıca yargılamada sizin adınıza yapılan işlemler ve toplanan paralar üzerinde denetiminiz kalmaz. Avukatınızın gerçekten avukat olup olmadığını avukatım gerçek mi yazımızdaki adımlarla doğrulayabilirsiniz.

“Alacağınızı alalım” tekliflerinde kırmızı çizgiler

İşaretNeden tehlikeli?Dayanak
İşlem için sizden önce para isteniyor (dosya, masraf, vergi, sigorta)Gerçek alıcı bedel öder, sizden para istemezTCK m.157, m.158
Kendini SPK, banka veya tasfiye görevlisi olarak tanıtıyorSPK ve bankalar bu yolla maddi talepte bulunmazTCK m.158/1-l; SPK duyurusu 12.06.2026
e-Devlet, mobil bankacılık şifresi veya doğrulama kodu isteniyorHesabınız ele geçirilebilirTCK m.158/1-f, m.243-245
Bedel, tasfiye ödemesi geldikten sonra ödenecekBu bir satış değil, tahsil hizmetidir; avukat olmayanın yapması suç olabilirAv.K m.35, m.63
Tasfiye daha az öderse farkı sizin ödemeniz isteniyorEkonomik olarak ödünç işlemidir; faiz sınırları ve tefecilik gündeme gelirTBK m.19, m.88; TCK m.241
“Fonla ilgili bütün hak ve alacaklar” devrediliyorTazminat haklarınızı da kaybedebilirsinizTBK m.183, m.189
Genel vekâletname veya banka hesabına erişim yetkisi isteniyorParanın başka amaçla kullanılması riskiTCK m.155; TBK m.502 vd.
Başka bir fona veya ürüne yatırım karşılığında “kurtarma” vaadiİzinsiz yatırım hizmeti olabilirSPKn m.37, m.109/2

Tefecilik riski, tekliflerin sözleşme metnine gizlenir. Bir sözleşme “satış” başlığı taşısa da, tasfiye daha az öderse farkı sizin ödemenizi, ödeme gecikirse faiz yürümesini ve teminat olarak senet veya kefil verilmesini öngörüyorsa, riskin tamamı size geri yüklenmiş demektir. Sözleşmenin türü, tarafların kullandığı sözcüklere göre değil gerçek ve ortak iradelerine göre belirlenir (TBK m.19). Böyle bir işlem ekonomik olarak ödünçtür ve kararlaştırılan getiri, faize ilişkin sınırlayıcı hükümler bakımından da değerlendirilebilir (TBK m.88). Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi bakımından ise tefecilik suçu gündeme gelebilir (TCK m.241). Tefecilik suçunun unsurları ödünç para vermek suç mu yazımızda anlatıldı.

Son olarak, fon payının alım satımına aracılık etmek veya “zararınızı çıkaracak” başka bir fona ya da ürüne yönlendirmek, sermaye piyasasında izne tabi bir yatırım hizmetidir (SPKn m.37). Kurul izni olmaksızın bu faaliyeti yürütenler SPKn m.109/2 uyarınca cezalandırılır. Teklifi yapan kişinin SPK’nın yetkili kuruluşlar listesinde yer alıp almadığını kontrol edin. Şüpheli bir teklif aldıysanız yazışmaları saklayın ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirin; sahte kurtarma tekliflerinin türleri ve suç duyurusu örneği “fon zararınızı geri alıyoruz” diyenlere dikkat yazımızda yer alıyor.

Tazminat Hakkınızı veya Açılmış Davanızı Devretmek (HMK m.125)

Kısa cevap: Maddi tazminat alacağı da kural olarak devredilebilir. Dava açıldıktan sonra davacı dava konusunu devrederse devralan, görülmekte olan davada davacının yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder; dava davacı aleyhine sonuçlanırsa devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur (HMK m.125/2). Ceza soruşturmasındaki şikâyet ve katılma hakkınız ise görüşümüze göre sizde kalır.

Fon zararı nedeniyle bir kurum aleyhine dava açmış veya arabuluculuğa başvurmuş olabilirsiniz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.125/2, davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından devredilirse, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceğini ve davanın kaldığı yerden devam edeceğini düzenler. Aynı fıkra, dava davacı aleyhine sonuçlanırsa dava konusunu devreden ve devralanın yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olacağını öngörür. Bu hüküm satan yatırımcı için önemlidir: davanızı devrettikten sonra dava kaybedilirse, karşı tarafın vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için sizden de talepte bulunulabilir. Devir sözleşmesinde yargılama giderlerini devralanın üstleneceğinin açıkça yazılması, iç ilişkide size rücu imkânı verir; ancak karşı tarafa karşı müteselsil sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz. Yargılama giderlerinin kapsamı fon davasında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yazımızda anlatıldı.

Tazminat alacağını satmak yerine, bir avukatla başarıya bağlı ücret içeren bir sözleşme yapmak çoğu zaman daha dengeli bir çözümdür: alacak sizde kalır, dava sizin adınıza ve denetiminizde yürür, ücret ise Avukatlık Kanunu’nun sınırlarına tabidir. Ücret sözleşmesinin kuralları fon mağduru avukat tutmak zorunda mı yazımızda ele alındı. Ayrıca tasfiye alacağını iskontolu satmanızdan doğan kaybın, sonradan açacağınız tazminat davasında karşı tarafa yüklenebileceğini varsaymayın. Zarar görenin zararın artmasında etkili olması hâlinde hâkim tazminatı indirebilir (TBK m.52); karşı taraf, iskontolu satıştan doğan farkın kendi eyleminin değil sizin tercihinizin sonucu olduğunu ileri sürebilir. Satış kararını, bu farkın büyük ihtimalle size kalacağını hesaba katarak verin.

Satmadan Önce Seçenekleri Karşılaştırın

Kısa cevap: Nakit ihtiyacının sebebi, doğru yolu belirler. Borç baskısı varsa alacaklıyla yazılı ödeme planı veya kamu borcunda tecil; düzenli geliriniz varsa banka kredisi ve teminat amaçlı temlik; ihtiyacınız küçükse kısmi devir çoğu zaman alacağın tamamını iskontoyla satmaktan daha az maliyetlidir.

Satışın en büyük maliyeti, beklemenin karşılığında vazgeçtiğiniz iskontodur. Bu maliyeti, diğer yolların maliyetiyle karşılaştırmadan karar vermek, fon krizinde yatırımcının ikinci kez zarar etmesine yol açabilir. Aşağıdaki tablo seçenekleri nakit ihtiyacının sebebine göre sıralar.

Satmadan önce karşılaştırın: nakit ihtiyacına göre seçenekler

SeçenekNe zaman uygun?Maliyet / riskDayanak
Tasfiye ödemesini beklemekAcil nakit ihtiyacı yoksaZaman; iskonto kaybı yok2026/61 A/5, A/7, A/8
Alacaklıyla yazılı ödeme planıBorç baskısı nedeniyle satış düşünülüyorsaFaiz; takip riskinin azalmasıTBK m.1; icra dosyasında İİK m.111
Kamu borcunda tecilVergi veya SGK borcu varsaTecil faizi, teminat6183 m.48
Banka kredisi ve teminat amaçlı temlikDüzenli geliriniz varsaKredi faizi; alacak sizde kalırTBK m.183-186
Kısmi devirNakit ihtiyacı alacağın küçük bir kısmıysaYalnız devredilen kısım iskontoluTBK m.183-184
Yakından yazılı ödünçAile içinde çözüm mümkünseBelgesiz ödünç ispat ve vergi sorunları doğururTBK m.386 vd.
Alacağı satmakDiğer yollar kapalıysa ve bedel adilseİskonto; garanti sorumluluğuTBK m.183-193

Borç baskısı altındaysanız, alacaklınıza tasfiye ödemesinin beklendiğini belgeleyerek yazılı bir ödeme planı önermek çoğu zaman sonuç verir. Kredi borcu, kira, çek veya senet gibi yükümlülükler için hangi sürelerin kritik olduğunu fon kilidi borç takvimi aracıyla görebilirsiniz. Vergi ve SGK borcu için 6183 sayılı Kanun m.48’deki tecil imkânı vardır. Aileden ödünç alınacaksa, ödüncün yazılı bir sözleşmeye ve banka transferine dayanması, ileride hem ispat hem de vergi bakımından sorun çıkmasını önler. Teminat amaçlı temlik, alacağı elinizde tutarak kredi almanızı sağlar; bu yolun şartları fon alacağını faktoring şirketine devretmek yazımızda anlatıldı. Tasfiye ödemesinin kendisini hızlandırmak için ise tasfiyeyi yürüten bankadan hesap dökümü ve ödeme takvimi istemek mümkündür; örnek metin tasfiye bankasına hesap dökümü talep yazısı sayfamızdadır.

Alacaklılarınız, Eşiniz ve Mirasçılarınız Bakımından Satışın Etkisi

Kısa cevap: Hakkınızda takip varsa, haczedilmiş bir alacağın devri haciz alacaklısını bağlamaz. Haciz gelmeden önce bir yakınınıza çok düşük bedelle yapılan devir ise, verdiğiniz şeye göre pek aşağı bir bedel kabul ettiğiniz işlem olarak bağışlama hükmünde sayılabilir ve tasarrufun iptali davasına konu olabilir (İİK m.278/3). Ortak hesapta ve evlilik birliğinde diğer hak sahiplerinin payı da ayrıca gözetilmelidir.

Borçlu bir yatırımcı için satış, alacaklılarla ilişkiyi doğrudan etkiler. İcra ve İflas Kanunu m.278/3, borçlunun kendi verdiği şeye göre pek aşağı bir fiyat kabul ettiği işlemleri bağışlama hükmünde sayar ve bu işlemler, belirli süreler içinde yapılmışsa tasarrufun iptali davasıyla alacaklılar bakımından hükümsüz kılınabilir. Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mal kaçırma ise ayrıca suçtur (İİK m.331). Tasfiye alacağını bir akrabanıza iskontolu devretmek, bu nedenle hem iptal hem ceza riski taşır. Takip altındaysanız, mal beyanından sonra malvarlığınızda meydana gelen değişiklikleri icra dairesine bildirmekle de yükümlüsünüz (İİK m.76). Bu konuların ayrıntıları kendi borcum için fon payıma haciz yazımızda anlatıldı.

Fon payı birden fazla kişinin adına kayıtlı ortak bir hesapta bulunuyorsa, alacağın tamamını tek başınıza devredemezsiniz; diğer hesap sahibinin payı ayrıca değerlendirilmelidir. Ortak hesapta hesap sahiplerinin payları, aksi ispat edilmedikçe eşit kabul edilir (TBK m.169). Ayrıntılar ortak hesaptaki fon: tasfiye ödemesi kime gider yazımızdadır. Evlilik birliği içinde edinilmiş birikimle alınan fon payının eşin bilgisi dışında düşük bedelle devri, mal rejiminin tasfiyesinde değer katılması tartışmasına yol açabilir; bu konu eşim ortak birikimimizi habersiz fona yatırdı yazımızda ele alındı. Pay sahibi vefat etmişse alacak mirasçılara geçer; mirasçılar ortaklığı sona ermeden mirasçılardan birinin alacağın tamamını tek başına devretmesi mümkün değildir. Mirasçıların hakları fon yatırımcısı vefat etti yazımızda anlatıldı.

Şirketler İçin: Yönetim Kararı, Değerleme ve İlişkili Kişiye Satış

Kısa cevap: Şirket hazinesini fona yatırmış bir şirketin tasfiye alacağını satması, yönetim organının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilir (TTK m.18/2). Karar, alternatiflerin ve bedelin nasıl belirlendiğini gösteren yazılı bir yönetim kararına dayanmalıdır. Ortağa veya ilişkili bir şirkete emsallere aykırı düşük bedelle satış, örtülü kazanç dağıtımı sayılabilir (KVK m.13).

Şirketler için satışın hukuki çerçevesi bireysel yatırımcıyla aynıdır; ancak üç ek boyut vardır. Birincisi, yöneticinin sorumluluğudur: tasfiye alacağını yüksek iskontoyla satan yönetim organı, ortaklar ve şirket alacaklıları karşısında bu kararın gerekçesini ispat etmek durumunda kalabilir. Teklifin kim tarafından yapıldığı, kaç teklif alındığı, bedelin hangi tahmine dayandığı ve kredi gibi alternatiflerin neden seçilmediği yazılı olarak kayda geçirilmelidir. İkincisi, vergisel boyuttur: ilişkili kişiye emsallere uygun olmayan bedelle yapılan satış, kazancın transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılması sayılabilir (KVK m.13). Üçüncüsü, alacaklılar karşısındaki durumdur: mali durumu bozulmakta olan bir şirketin alacağını düşük bedelle ilişkili bir kişiye devretmesi, iflas veya haciz hâlinde iptal davasına konu olabilir; bu konu iflasta tasarrufun iptali yazımızda anlatıldı. Kurumsal yatırımcının genel durumu şirket hazinesi tasfiye edilen fonda yazımızda ele alındı.

Şirketin ticari alacaklarını faktoring şirketine devretmek veya tasfiye alacağını bankaya teminat olarak göstermek, çoğu zaman tasfiye alacağını satmaktan daha az maliyetli bir likidite yoludur. Faktoring şirketinin tasfiye alacağını satın alamayacağı ve yalnız fatura veya benzeri belgeye bağlanmış ticari alacaklarla işlem yapabileceği, fon alacağını faktoring şirketine devretmek yazımızda ayrıntılı olarak anlatıldı. Hangi yol seçilirse seçilsin, işlemin şirketin ana sözleşmesine ve yönetim organının yetkilerine uygun olması gerekir.

Örnek 1: Tasfiye Alacağı Devir Sözleşmesinde Satanı Koruyan Asgari Hükümler

Aşağıdaki metin, karşı tarafın hazırladığı bir sözleşmeyi imzalamadan önce kontrol etmeniz veya kendi taslağınıza eklemeniz gereken hükümleri içerir. Hazır bir sözleşme yerine bir kontrol listesi olarak kullanılmalıdır; devrin yazılı yapılması ve sizin tarafınızdan imzalanması geçerlilik şartıdır (TBK m.184). Köşeli parantez içindeki yerleri kendi bilgilerinizle doldurun.

TASFİYE BAKİYESİ ALACAĞININ DEVRİ SÖZLEŞMESİ (ASGARİ HÜKÜMLER)
Devreden: [Ad soyad / unvan, T.C. kimlik no / vergi no, adres] Devralan: [Ad soyad / unvan, T.C. kimlik no / vergi no, MERSİS no, adres]
1. Konu: Devreden, [aracı kurum / banka] nezdindeki [hesap no] numaralı hesabında kayıtlı [fon unvanı] fonunun [adet] adet katılma payına isabet eden ve SPK’nın 2026/61 sayılı Bülteni uyarınca tasfiye sonunda pay oranında ödenecek, tutarı bu sözleşme tarihinde belli olmayan tasfiye bakiyesi alacağının [tamamını / yüzde … oranındaki kısmını / … tarihine kadar yapılacak dağıtımları] devretmektedir.
2. Hariç tutulan haklar: Devredenin; fon zararı nedeniyle portföy yönetim şirketi, banka, aracı kurum ve diğer kişilere karşı sahip olduğu maddi ve manevi tazminat talepleri, ceza soruşturma ve kovuşturmalarındaki şikâyet ve katılma hakları ile tasfiye bakiyesi dışındaki her türlü hak ve alacağı bu devrin kapsamı dışındadır.
3. Bedel: Devir bedeli [tutar] TL olup sözleşmenin imzası ile eş zamanlı olarak devredenin [IBAN] numaralı hesabına banka havalesiyle ödenir. Bedel ödenmeden devir hüküm doğurmaz.
4. Garanti: Devreden, yalnız bu sözleşme tarihinde katılma paylarının kendi adına kayıtlı olduğunu ve paylar üzerinde [haciz, rehin, tedbir bulunmadığını / şu kayıtların bulunduğunu: …] garanti eder. Tasfiye bakiyesinin tutarı, ödeme zamanı ve borçlunun ödeme gücüne ilişkin her türlü risk devralana aittir; devreden bu konularda TBK m.191 ve m.193 kapsamında sorumlu değildir.
5. Ödemenin aktarılması: Tasfiye ödemesinin devredenin hesabına yapılması hâlinde devreden, stopaj düşüldükten sonra hesabına geçen net tutarı [süre] iş günü içinde devralanın [IBAN] numaralı hesabına aktarır. Devreden, devralana banka hesabına erişim yetkisi, şifre veya genel vekâletname vermez.
6. Bildirim: Devrin tasfiyeyi yürüten bankaya ve payların saklandığı kuruma bildirimi [devreden / devralan] tarafından yazılı olarak yapılır.
7. Giderler ve vergiler: Devrin ve bildirimin giderleri [taraf] tarafından karşılanır. Tasfiye ödemesinden kesilen stopaj, devredenin payı üzerinden hesaplanır ve devralana aktarılacak tutar net tutardır.
8. Rücu yasağı: Tasfiye bakiyesinin beklenenden az çıkması veya ödemenin gecikmesi hâlinde devralan, devredenden fark, faiz veya tazminat talep edemez; devreden senet, kefil veya başka teminat vermez.
9. Uyuşmazlık: Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda [yer] mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.
Tarih: [gün.ay.yıl] Devreden: [Ad soyad, imza] Devralan: [Ad soyad / unvan, yetkili imza]

Örnek 2: Devrin Tasfiyeyi Yürüten Bankaya ve Payı Saklayan Kuruma Bildirimi

Bu yazı, devrin borçluya bildirilmesi ve tasfiye ödemesinin nasıl yapılacağının yazılı olarak sorulması amacıyla hazırlanmıştır (TBK m.186). Bildirimi devreden veya devralan yapabilir; iki tarafın birlikte imzalaması, kurumun bildirimin gerçekliğinden şüphe etmesini önler. Yazıyı hem tasfiyeyi yürüten bankaya hem de paylarınızın saklandığı kuruma, iadeli taahhütlü posta, KEP veya noter kanalıyla gönderin.

[TASFİYEYİ YÜRÜTEN BANKA] GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE [PAYLARIN SAKLANDIĞI BANKA / ARACI KURUM] GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
Bildirimde bulunanlar: [Devreden ad soyad, T.C. kimlik no] ve [devralan ad soyad / unvan, kimlik / vergi no] Konu: [Fon unvanı] fonunun tasfiye bakiyesi alacağının devrinin bildirilmesi ve ödeme usulüne ilişkin bilgi talebi
1- [Devreden], [hesap no] numaralı hesabında kayıtlı [fon unvanı] fonunun [adet] adet katılma payına isabet eden tasfiye bakiyesi alacağının [tamamını / belirtilen kısmını], [tarih] tarihli yazılı sözleşmeyle [devralan]’a devretmiştir. Sözleşmenin bir örneği ektedir. 2- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.186 uyarınca devir tarafınıza bildirilmektedir. 3- Katılma payları MKK kayıtlarında devreden adına kayıtlı olmaya devam etmektedir. Tasfiye ödemesinin, SPK’nın 2026/61 sayılı Bülteni ve tasfiye usul ve esasları çerçevesinde devralanın aşağıda belirtilen hesabına doğrudan yapılıp yapılamayacağının; yapılamıyorsa ödemenin devredenin hesabına yapılacağının yazılı olarak bildirilmesini talep ederiz. 4- Paylar üzerinde bilginiz dahilinde haciz, rehin, tedbir veya başka bir kayıt bulunup bulunmadığının bildirilmesini talep ederiz.
Devralanın hesap bilgisi: [Banka, IBAN] Ekler: Devir sözleşmesi örneği, kimlik belgeleri örnekleri. Devreden: [Ad soyad, imza, tarih] Devralan: [Ad soyad / unvan, imza, tarih]

Örnek 3: Sözleşmeyle Bağlı Olmadığını Bildirme ve İade İhtarnamesi (TBK m.28, m.36, m.39)

Bu ihtarname, zor durumunuzdan yararlanılarak açık bir oransızlıkla veya aldatılarak yaptığınız bir devirden dönmek için kullanılabilir. Aldatma ve yanılmada öğrenmeden itibaren bir yıl, aşırı yararlanmada ise öğrenmeden veya zor durumun ortadan kalkmasından itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıl içinde gönderilmelidir. Noter kanalıyla gönderilmesi, tarih ve içerik bakımından ispat kolaylığı sağlar.

İHTARNAME
Keşideci: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres] Muhatap: [Devralan ad soyad / unvan, adres] Konu: [Tarih] tarihli tasfiye alacağı devir sözleşmesiyle bağlı olunmadığının bildirilmesi ve karşılıklı iade talebi
1- Aramızda [tarih] tarihinde imzalanan sözleşmeyle, [fon unvanı] fonundaki [adet] adet katılma payıma isabet eden tasfiye bakiyesi alacağımı [bedel] TL karşılığında tarafınıza devrettim. 2- Sözleşme tarihinde tasfiye bakiyesinin [tahmini tutar] TL olarak hesaplanabildiği hâlde, [kredi borcum / icra takibi / sağlık gideri] nedeniyle içinde bulunduğum zor durumdan ve sermaye piyasası işlemlerindeki deneyimsizliğimden yararlanılarak edimler arasında açık bir oransızlık yaratılmıştır. / Tarafınızca bana “[gerçeğe aykırı beyan]” denilerek sözleşmeyi imzalamam sağlanmış, bu beyanın gerçeğe aykırı olduğunu [tarih] tarihinde öğrenmiş bulunmaktayım. 3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.28, m.36 ve m.39 uyarınca sözleşmeyle bağlı olmadığımı bildiririm. 4- Aldığım [bedel] TL’yi, alacağın tarafıma geri devri ve varsa tarafınıza aktarılan tasfiye ödemelerinin iadesi ile eş zamanlı olarak iade etmeye hazırım. Bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren [süre] gün içinde iade işlemlerinin yapılmasını, aksi hâlde yasal yollara başvuracağımı ihtar ederim. 5- Uyuşmazlık, tasfiyeyi yürüten bankaya ve paylarımın saklandığı kuruma ayrıca bildirilmiştir.
Keşideci: [Ad soyad, imza, tarih]

Adım Adım: Tasfiye Alacağınız İçin Teklif Aldıysanız

  1. Acele etmeyin. “Teklif bugün geçerli” baskısı, aşırı yararlanma ve aldatmanın tipik işaretidir.
  2. Teklif sahibini tanıyın. Ad, unvan, vergi numarası ve adresini yazılı isteyin; kendini SPK veya banka görevlisi olarak tanıtıyorsa görüşmeyi kesin.
  3. Sizden para isteniyor mu bakın. Masraf, vergi veya dosya ücreti isteniyorsa işlem yapmayın.
  4. Tahmini bakiyenizi hesaplayın. Pay adedinizi, fonun portföyünü ve stopajı dikkate alın.
  5. İma edilen iskontoyu bulun. Teklif edilen bedeli net tahmini bakiye ve beklenen süreyle karşılaştırın.
  6. Alternatifleri değerlendirin. Ödeme planı, tecil, kredi ve kısmi devir seçeneklerini karşılaştırın.
  7. Sözleşmeyi okuyun. Konunun tanımını, tazminat haklarının hariç tutulmasını, garanti ve rücu hükümlerini kontrol edin.
  8. Bedeli imzayla birlikte alın. Ödemenin banka havalesiyle ve devirle eş zamanlı yapılmasını sağlayın.
  9. Bildirimi yazılı yapın. Tasfiyeyi yürüten bankaya ve payı saklayan kuruma devri bildirin.
  10. Belgeleri saklayın. Yazışmaları, sözleşmeyi, dekontları ve hesap dökümlerini arşivleyin.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Alacağı sabit bir tutar olarak satmak. Tasfiye daha az öderse garanti sorumluluğu size döner (TBK m.191, m.193).
  2. “Her türlü hak ve alacak” ifadesini kabul etmek. Tazminat haklarınızı da kaybedebilirsiniz.
  3. Bedeli sonradan ödemeyi kabul etmek. Bu durumda satış değil tahsil hizmeti söz konusudur.
  4. Şifre, doğrulama kodu veya genel vekâletname vermek. Hesabınız ve paranız üzerindeki denetimi kaybedersiniz.
  5. Brüt bakiyeyle karşılaştırmak. Devralana ulaşacak tutar stopaj sonrası net tutardır.
  6. Haczi veya rehni gizlemek. Sorumsuzluk kaydı sizi korumaz (TBK m.115).
  7. Takip altındayken yakına düşük bedelle devretmek. Tasarrufun iptali ve mal kaçırma riski doğar (İİK m.278, m.331).
  8. Süreyi kaçırmak. Aldatma ve yanılmada bir yıl içinde bildirim yapılmazsa sözleşme onaylanmış sayılır (TBK m.39).
  9. Aynı alacağı iki kez satmak. Hem hukuki hem cezai sorumluluk doğar.

Önemli Kavramlar

Alacağın devri (temlik)
Alacaklının, borçlunun rızası aranmaksızın alacağını yazılı bir sözleşmeyle üçüncü bir kişiye geçirmesi (TBK m.183-184).
Devreden ve devralan
Alacağı devreden eski alacaklı ile alacağı devralan yeni alacaklı.
Garanti sorumluluğu
Bedel karşılığı devirde devredenin, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmesi (TBK m.191).
Tasfiye bakiyesi
Fon varlıkları satılıp borçlar ödendikten sonra katılma payı sahiplerine pay oranında dağıtılacak nakit (2026/61 A/5).
Aşırı yararlanma (gabin)
Edimler arasındaki açık oransızlığın, zarar görenin zor durumundan, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak yaratılması (TBK m.28).
Aldatma
Karşı tarafın gerçeğe aykırı beyan veya susmayla iradeyi yanıltması; yanılma esaslı olmasa da sözleşmeyle bağlı olmama sonucunu doğurur (TBK m.36).
Muvazaa
Tarafların gerçek amaçlarını gizleyerek görünüşte başka bir işlem yapması; sözleşme gerçek ve ortak iradeye göre değerlendirilir (TBK m.19).
Dava konusunun devri
Dava açıldıktan sonra davacının dava konusunu devretmesi; devralan davacının yerine geçer (HMK m.125/2).

Sıkça Sorulan Sorular

Tasfiye edilen fondaki alacağımı satabilir miyim?

Evet. Alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacağını borçlunun rızası olmadan devredebilir (TBK m.183). Devir yazılı yapılmalıdır; aksi hâlde geçersizdir (m.184).

Satarsam tasfiye ödemesi kime yapılır?

Ödeme, paylarınızın kayıtlı olduğu hesaba ve pay sahipliği oranında yapılır (2026/61 A/5). Görüşümüze göre temlik MKK kaydını değiştirmez; hesabınıza gelen tutarı devralana aktarmanız gerekir.

Katılma payımı başka birinin hesabına aktarabilir miyim?

MKK düzenlemeleri fon paylarının yatırımcılar arasında virmanına genel olarak imkân tanır; ancak fon işlemlere kapalıyken ve tasfiye mutabakatından sonra kurumun bunu kabul edip etmeyeceği belirsizdir. Bankanıza yazılı olarak sorun.

Tasfiye beklenenden az öderse alıcı paramı geri isteyebilir mi?

Sözleşmede alacak sabit bir tutar olarak yazılmışsa isteyebilir; bedel karşılığı devirde alacağın varlığını garanti edersiniz (TBK m.191, m.193). Alacağı “pay oranındaki bakiye” olarak tanımlatıp tutar garantisini açıkça hariç tutun.

Teklif edilen fiyat çok düşük; bu hukuka aykırı mı?

Düşük fiyat tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak açık oransızlık zor durumunuzdan, düşüncesizliğinizden veya deneyimsizliğinizden yararlanılarak yaratılmışsa aşırı yararlanma hükümleri uygulanır (TBK m.28).

Sattıktan sonra pişman oldum; ne kadar sürem var?

Aşırı yararlanmada öğrenmeden veya zor durumun kalkmasından itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıl (TBK m.28/2); aldatma ve yanılmada öğrenmeden itibaren bir yıl (m.39). Süreler hak düşürücüdür.

Alıcı önce masraf yatırmamı istiyor; normal mi?

Hayır. Gerçek bir alıcı bedel öder, sizden para istemez. SPK ve bankalar bu tür maddi taleplerde bulunmaz. Bu talep dolandırıcılık şüphesi doğurur (TCK m.157, m.158); yazışmaları saklayıp savcılığa bildirin.

“Alacağını bize devret, dava açıp tahsil edelim” diyorlar.

Başkasının hakkını yargı önünde takip etmek avukatlara aittir (Av.K m.35). Avukat olmayanın muvazaalı alacak devriyle bu yetkiyi kullanması suçtur (Av.K m.63). Bu durumda doğrudan bir avukatla ücret sözleşmesi yapmak daha güvenlidir.

Tazminat hakkımı da satmış olur muyum?

Sözleşmedeki ifadeye bağlıdır. “Fonla ilgili her türlü hak ve alacak” ifadesi tazminat taleplerinizi de kapsayabilir. Devrin yalnız tasfiye bakiyesiyle sınırlı olduğunu ve tazminat haklarınızın hariç tutulduğunu açıkça yazdırın.

Açtığım davayı devredersem ne olur?

Devralan görülmekte olan davada davacının yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder. Dava kaybedilirse devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur (HMK m.125/2).

Stopaj kimden kesilir?

Stopaj, tasfiye ödemesi yapılırken pay sahibi adına kesilir. Görüşümüze göre devir hâlinde de sizin payınız üzerinden hesaplanır ve devralana net tutar ulaşır. Teklifi net tahmini bakiyeyle karşılaştırın.

Hakkımda icra takibi varken alacağımı satabilir miyim?

Haczedilmiş alacağın devri haciz alacaklısını bağlamaz. Haciz öncesinde bir yakına çok düşük bedelle devir ise bağışlama hükmünde sayılıp iptal edilebilir (İİK m.278/3) ve mal kaçırma suçu gündeme gelebilir (İİK m.331).

Alıcı “az öderse farkı sen ödersin” diyor; kabul etmeli miyim?

Bu durumda risk tamamen size döner ve işlem ekonomik olarak ödünçtür. Sözleşme gerçek iradeye göre değerlendirilir (TBK m.19); faiz sınırları (TBK m.88) ve tefecilik (TCK m.241) gündeme gelebilir. Bu yapıyı kabul etmeden önce hukuki destek alın.

Şirketimizin tasfiye alacağını ortağımızın şirketine satabilir miyiz?

Satılabilir; ancak karar yazılı gerekçeye dayanmalı ve bedel emsallere uygun olmalıdır. İlişkili kişiye düşük bedelle satış örtülü kazanç dağıtımı sayılabilir (KVK m.13) ve yöneticilerin sorumluluğunu gündeme getirebilir (TTK m.18/2).

Alacağınızı satmadan önce hukuki destek alın

Teklifi, sözleşme taslağını ve alternatif likidite yollarını birlikte değerlendirelim; kötü bir satıştan dönmek için süreleri kaçırmadan hareket edelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk