İşlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kişi suç uydurmadan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.271). Yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kişi ise suç üstlenmeden iki yıla kadar hapis cezası alır; bu suç üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmişse ceza dörtte üçü oranında indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir (m.270). Her iki suç da iftiradan farklıdır: iftirada belirli bir kişiye işlemediğini bildiği hâlde hukuka aykırı bir fiil isnat edilir ve ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir (m.267/1). TCK m.269’daki etkin pişmanlık indirimleri yalnızca iftira suçuna ilişkindir; suç uydurma ve suç üstlenme için kanunda ayrı bir etkin pişmanlık hükmü yoktur. Her iki suç da resen soruşturulur ve üst sınırları üç yılı aşmadığından kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m.171/2) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında değerlendirilebilir.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Hakkınızda asılsız ihbar mı yapıldı?
Kendi dosyanızdaki savunma ve sonrasındaki şikâyet için birlikte yol haritası çıkaralım: Hukukçular Evi Ankara.
⚡ Net Cevap: Suç uydurma (TCK m.271): işlenmediğini bildiği suçu ihbar etmek veya işlenmeyen suçun delil ya da emaresini soruşturma başlatacak şekilde uydurmak; üç yıla kadar hapis (alt sınır 1 ay, m.49/1). Suç üstlenme (m.270): gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmek; iki yıla kadar hapis; üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi kurtarmak için ise ceza 3/4 indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir. İftira (m.267): belirli bir kişiye bilerek hukuka aykırı fiil isnadı; 1–4 yıl; delil uydurarak ise yarı artırım; zamanaşımı mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar. Kimlik kullanma (m.268): kendisi hakkında soruşturmayı engellemek için başkasının kimliğini kullanmak; iftira hükümlerine göre. Etkin pişmanlık (m.269): yalnız iftira için (soruşturmadan önce 4/5, kovuşturmadan önce 3/4, hükümden önce 2/3, mahkûmiyetten sonra 1/2, infazda 1/3). Takip: resen; uzlaştırma ve önödeme yok; KDAE ve HAGB değerlendirilebilir. Zamanaşımı: 8 yıl (m.66/1-e). Tazminat: TBK m.49, 58.
TCK m.270/1: Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
Üç Suçun Ayrımı: Kim Hedef Alınıyor?
| Ölçüt | Suç uydurma (m.271) | Suç üstlenme (m.270) | İftira (m.267) |
|---|---|---|---|
| Fiil | Olmayan suçu ihbar veya delil uydurma | Suçu kendisinin işlediğini bildirme | Belirli kişiye hukuka aykırı fiil isnadı |
| Hedef | Belirli kişi gösterilmez | Kendisi | Belirli bir başka kişi |
| Ceza | 3 yıla kadar | 2 yıla kadar | 1–4 yıl |
| Yakın indirimi | Yok | 3/4 indirim veya kaldırma | Yok |
| Etkin pişmanlık | Özel hüküm yok | Özel hüküm yok | m.269 |
| Ağırlaştırıcı hâl | — | — | Delil uydurma, koruma tedbiri, mahkûmiyet |
Bu üç suç da adli makamların yanıltılmasını cezalandırır; ayrımı yapan temel soru, isnadın kime yöneltildiğidir. Suç uydurmada kişi, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eder veya işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurur; ancak belirli bir kişiyi fail olarak göstermez (TCK m.271). Suç üstlenmede kişi, gerçeğe aykırı olarak suçu kendisinin işlediğini veya suça katıldığını bildirir (m.270). İftirada ise yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için belirli bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilir (m.267/1). Belirli bir kişinin hedef alınması nedeniyle iftira, bu üç suç arasında en ağır cezalandırılanıdır. Uydurulan olayda belirli bir kişi fail olarak gösterilmişse, fiil suç uydurma değil iftira olarak değerlendirilir. İftira ile suç uydurma farkının ayrıntıları için iftira ve suç uydurma arasındaki fark rehberine bakabilirsiniz.
Suç uydurma veya suç üstlenme iddiasıyla mı karşı karşıyasınız?
Kast unsuru ve KDAE ile HAGB imkânı için hemen arayın: 0554 648 37 15
Korunan Değer: Adli Makamların Yanıltılmaması
Suç uydurma ve suç üstlenme, Türk Ceza Kanununun adliyeye karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçlarla korunan değer, adli makamların gerçeğe aykırı bilgilerle yanıltılmaması ve gereksiz yere meşgul edilmemesidir. Olmayan bir suç ihbar edildiğinde, Cumhuriyet savcısı ihbarı öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlamak zorundadır (CMK m.160/1); kolluk ve savcılık kaynakları gerçekte var olmayan bir olayın araştırılmasına ayrılır. Suç üstlenmede ise gerçek fail cezasız kalabilir ve suçu üstlenen kişi hakkında haksız bir mahkûmiyet riski doğar. Bu nedenle kanun koyucu, belirli bir kişiyi hedef almasa bile adaleti yanıltan bu davranışları ayrı suçlar olarak düzenlemiştir. Kişinin kendi işlediği bir suçu doğru olarak ikrar etmesi elbette suç değildir; suç üstlenmede cezalandırılan, gerçeğe aykırı ikrardır. Aynı şekilde gerçekten işlenmiş bir suçu ihbar etmek de suç uydurma oluşturmaz; ihbar edilen suçun işlenmediğinin bilinmesi gerekir.
Suç Duyurusu Hakkı ile Suç Uydurma Arasındaki Sınır
Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma hakkına sahiptir (AY m.36). Bu hak, bir suçun işlendiğinden şüphelenen kişinin yetkili makamlara başvurabilmesini de kapsar. Suç uydurma ve iftira hükümleri bu hakkı sınırlamaz; cezalandırılan, işlenmediği bilinen bir suçun ihbar edilmesi veya işlemediği bilinen bir kişiye suç isnat edilmesidir. Bu nedenle ihbar edilen olayın sonradan suç oluşturmadığının anlaşılması veya soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanması, ihbar edenin kendiliğinden suç uydurma veya iftiradan sorumlu olacağı anlamına gelmez. Belirleyici olan, ihbar edenin olayın gerçekleşmediğini bilip bilmediğidir. Kişinin kendisine yapılan bir davranışı suç olarak algılaması ve bunu yetkili makamlara bildirmesi, olay sonradan farklı değerlendirilse bile hak arama özgürlüğü kapsamında kalır. Ancak olayın bütünüyle kurgulandığı, belgelerin veya izlerin sonradan oluşturulduğu durumlarda bu sınır aşılmış olur.
Suç Uydurmanın Unsurları (TCK m.271)
Suç uydurma iki farklı hareketle işlenebilir. Birincisi, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmektir; örneğin sigorta bedeli almak amacıyla aracının çalındığını veya evinin soyulduğunu ihbar eden kişi bu kapsamda değerlendirilebilir. İkincisi, işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmaktır; örneğin bir hırsızlık izlenimi vermek için kapıyı kırmak veya eşyaları dağıtmak (TCK m.271). Suçun oluşması için ihbarın yetkili makamlara, yani Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılması gerekir (CMK m.158/1). Suç ancak kastla işlenebilir: kişi, ihbar ettiği suçun işlenmediğini bilmelidir (TCK m.21/1). Yanılgıyla, örneğin kaybettiği eşyayı çalındı sanarak yapılan ihbar bu suçu oluşturmaz. Suç uydurma ile birlikte başka suçlar da işlenmişse, örneğin sahte ihbar üzerine sigorta şirketinden bedel alınmışsa, bu fiiller ayrıca değerlendirilir. Suçun cezası üç yıla kadar hapistir; süreli hapis cezası kanunda aksi belirtilmedikçe bir aydan az olamayacağından alt sınır bir aydır (m.49/1).
Sigorta Bedeli İçin Suç Uydurma
Suç uydurma uygulamada çoğu zaman sigorta bedeli almak amacıyla yapılır: aracının çalındığını, evinin soyulduğunu veya iş yerinin yandığını gerçeğe aykırı olarak ihbar eden kişi, bu ihbara dayanarak sigorta şirketinden tazminat talep eder. Bu durumda suç uydurmanın yanı sıra nitelikli dolandırıcılık da gündeme gelir; dolandırıcılığın sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir (TCK m.158/1-k) ve bu hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Aynı fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır (m.44); ancak ihbar ile sigorta başvurusu çoğu zaman ayrı fiiller olduğundan, her iki suçtan ayrı ayrı sorumluluk da gündeme gelebilir. Bu nedenle sigorta amaçlı sahte ihbarlarda risk, yalnızca suç uydurmanın üç yıllık üst sınırıyla sınırlı değildir. Sigorta bedeli ödenmeden gerçeğin açıklanması, hem dolandırıcılığın tamamlanmasını önler hem de kişinin hukuki durumunu önemli ölçüde değiştirir.
Suç Üstlenmenin Unsurları (TCK m.270)
Suç üstlenme, yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmekle işlenir ve iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir (TCK m.270/1). Uygulamada en sık görülen örnek, trafik kazasına karışan bir yakının yerine sürücü olduğunu beyan etmek veya ailedeki bir kişinin işlediği suçu başka bir aile üyesinin üstlenmesidir. Kanun, bu durumdaki insani baskıyı dikkate almıştır: suç üstlenmenin üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi hâlinde verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi ceza tamamen de kaldırılabilir. Eski metnimizde bu hâlde yalnızca dörtte üç oranında indirim yapılabileceği belirtilmişti; kanun cezanın tamamen kaldırılmasına da imkân tanıdığından ifade düzeltilmiştir. Bu hüküm, yakınlık ilişkisinin kapsamı bakımından sınırlıdır: nişanlı, amca, dayı veya arkadaş için suç üstlenen kişi bu indirimden yararlanamaz. Suçun gerçek failinin cezadan kurtulmasına yol açan suç üstlenme, aynı zamanda gerçek failin yakalanmasını zorlaştırdığından suçluyu kayırma suçuyla da ilişkilidir.
Suç Üstlenme ile Suçluyu Kayırma İlişkisi
Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.283/1). Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi hâlinde ise cezaya hükmolunmaz (m.283/3). Suçu üstlenen kişi, gerçek failin yakalanmasını engellediği ölçüde suçluyu kayırma suçunun da unsurlarını gerçekleştirebilir. Bu durumda hangi hükmün uygulanacağı, fiilin somut özelliklerine göre değerlendirilir. Yakınını kurtarmak için suç üstlenen kişi bakımından her iki hükümde de yakınlık ilişkisine özel sonuçlar bağlanmıştır: suçluyu kayırmada ceza verilmez, suç üstlenmede ise ceza indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir. Bu hükümler, aile bireylerinin birbirini koruma yönündeki doğal eğilimini dikkate alan düzenlemelerdir. Ancak bu hükümler yakınlık ilişkisini kanunda sayılan kişilerle sınırlı tuttuğundan, her somut olayda ilişkinin kapsamı ayrıca kontrol edilmelidir. Suçluyu kayırma için suçluyu kayırma rehberine bakabilirsiniz.
Kimlik Kullanma, Yalan Tanıklık ve Delil Karartma
| Suç | Fiil | Ceza veya sonuç | Madde |
|---|---|---|---|
| Başkasının kimliğini kullanma | Soruşturmayı engellemek için başkasının kimliği | İftira hükümlerine göre | TCK m.268 |
| Yalan tanıklık | Yetkili merci önünde gerçeğe aykırı tanıklık | 4 ay–1 yıl; mahkemede 1–3 yıl | TCK m.272 |
| Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık | Hak kısıtlayıcı karar veya hükümden önce gerçeği söyleme | Ceza verilmez | TCK m.274/1 |
| Delilleri yok etme | Gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek için | 6 ay–5 yıl; kendi suçunda ceza yok | TCK m.281/1 |
Suç uydurma ve suç üstlenme, adliyeye karşı suçlar arasında yer alan başka suçlarla da karıştırılabilir. İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kişi, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır (TCK m.268). Yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kişi ise yalan tanıklık suçunu işler (m.272). Suç uydurmadaki delil uydurma ile delil karartma da farklıdır: suç uydurmada işlenmeyen bir suçun delilleri uydurulur; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçunda ise gerçekten işlenmiş bir suçun delilleri gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla yok edilir ve kişiye kendi işlediği suçla ilgili olarak bu hükme göre ceza verilmez (m.281/1). Yalan tanıklık için yalan tanıklık, delil karartma için suç delillerini yok etme rehberlerine bakabilirsiniz.
İftirada Ağırlaşan Sonuçlar
Belirli bir kişi hedef alındığında sonuçlar çok daha ağırdır. Fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması hâlinde ceza yarı oranında artırılır (TCK m.267/2). Yüklenen fiili işlemediği için hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen mağdur aleyhine gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa ceza ayrıca yarı oranında artırılır (m.267/3). Mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur (m.267/4). Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde ise iftira edene yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası verilir (m.267/5). Bu ağırlaştırıcı hükümler suç uydurma ve suç üstlenmede yoktur; bu da isnadın belirli bir kişiye yöneltilmesinin ceza sorumluluğunu ne kadar değiştirdiğini gösterir. İftira suçu için iftira suçu ve şikâyetten farkı rehberine bakabilirsiniz.
Etkin Pişmanlık: Yalnız İftira İçin
| Zaman | İndirim |
|---|---|
| Mağdur hakkında soruşturma başlamadan önce dönme | Cezanın beşte dördü indirilir |
| Kovuşturma başlamadan önce dönme | Cezanın dörtte üçü indirilir |
| Hükümden önce | Üçte ikisi indirilebilir |
| Mağdurun mahkûmiyetinden sonra | Yarısı indirilebilir |
| Cezanın infazına başlanması hâlinde | Üçte biri indirilebilir |
Kanunun adliyeye karşı suçlar bölümündeki etkin pişmanlık hükmü, açıkça iftira suçunu düzenler: iftira edenin, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi hâlinde cezanın beşte dördü, kovuşturma başlamadan önce dönmesi hâlinde dörtte üçü indirilir; hükümden önce üçte ikisi, mağdurun mahkûmiyetinden sonra yarısı, hükmolunan cezanın infazına başlanması hâlinde ise üçte biri indirilebilir (TCK m.269). Eski metnimizde bu indirimlerin suç uydurma ve suç üstlenme bakımından da uygulanacağı ve hükümden sonra dönme hâlinde cezanın altıda birinin indirileceği belirtilmişti. Kanun metninde suç uydurma ve suç üstlenme için ayrı bir etkin pişmanlık hükmü bulunmadığı ve iftirada da altıda birlik bir indirim öngörülmediği için bu kısım düzeltilmiştir. Bununla birlikte suç uydurma veya suç üstlenme fiilinden gerçeği söyleyerek dönen kişinin bu davranışı, cezanın belirlenmesinde takdiri indirim nedenleri arasında ve KDAE ile HAGB değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Gerçeğin bir an önce söylenmesi, hem haksız soruşturmanın sona ermesi hem de kişinin kendi hukuki durumu bakımından her zaman en doğru yoldur. İftira için iftira suçu ve savunma rehberine bakabilirsiniz.
Şüpheli Olarak İfadeye Çağrıldıysanız
Suç uydurma veya suç üstlenme şüphesiyle ifadeye çağrılan kişi, ifade alma sırasında yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğunun kendisine söylenmesini ve müdafi yardımından yararlanma hakkını kullanabilir (CMK m.147/1-c, e). Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme hakkı da bulunur (m.147/1-f). Bu suçlarda en önemli tartışma konusu kasttır: şüphelinin ihbar ettiği suçun işlenmediğini bilip bilmediği veya üstlendiği suçu gerçekte işlemediğini bilerek beyanda bulunup bulunmadığı. Bu nedenle ihbarın hangi bilgiye dayanılarak yapıldığı, olay anındaki koşullar ve beyanın hangi ortamda verildiği ayrıntılı biçimde anlatılmalıdır. Suç üstlenmede, gerçek failin yakın akraba olup olmadığı ve beyanın hangi amaçla verildiği, kanundaki indirim ve cezanın kaldırılması imkânı bakımından belirleyicidir. İfade öncesinde bir avukatla görüşülmesi, beyanın kişinin aleyhine yeni bir suçlamaya dönüşmesini önler.
Yalan Tanıklıktaki Etkin Pişmanlıkla Karşılaştırma
Adliyeye karşı suçlar arasında etkin pişmanlık, yalnızca iftira için değil yalan tanıklık için de ayrıca düzenlenmiştir. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde yalan tanıklık yapana ceza verilmez; böyle bir karar verildikten sonra fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde ceza üçte ikisinden yarısına kadar, mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce söylenmesi hâlinde ise yarısından üçte birine kadar indirilebilir (TCK m.274). Kanun koyucu iftira ve yalan tanıklık için bu kademeli düzenlemeleri öngörmüş, suç uydurma ve suç üstlenme için ise benzer bir hüküm getirmemiştir. Bu fark, suç uydurma ve suç üstlenme dosyalarında gerçeğin sonradan açıklanmasının cezaya etkisinin, kanundaki özel oranlarla değil genel hükümler çerçevesinde, özellikle takdiri indirim nedenleri ve kişinin pişmanlığı gözetilerek değerlendirileceğini gösterir.
Görevli Mahkeme
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır (5235 s.K. m.11). Suç uydurma, suç üstlenme ve iftira suçlarının cezaları ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmediğinden, bu davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Bununla birlikte suç uydurma ile birlikte nitelikli dolandırıcılık gibi daha ağır bir suç da isnat edilmişse, görevli mahkemenin belirlenmesinde bağlantılı suçlar ayrıca dikkate alınır. İftiranın mağdurun ağır bir cezaya mahkûmiyetine yol açtığı hâllerde ise ceza sınırları değiştiğinden görev de buna göre belirlenir.
Takip Usulü, KDAE ve HAGB
| Konu | Suç uydurma | Suç üstlenme |
|---|---|---|
| Takip | Resen | Resen |
| Uzlaştırma | Kapsam dışı | Kapsam dışı |
| Önödeme | Yok (üst sınır 6 ayı aşıyor) | Yok (üst sınır 6 ayı aşıyor) |
| KDAE | Değerlendirilebilir (üst sınır 3 yıl) | Değerlendirilebilir |
| HAGB | Hükmolunan ceza 2 yıl veya altıysa | Aynı |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | 8 yıl |
Suç uydurma ve suç üstlenme resen soruşturulur; Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK m.160/1). Önödeme, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere yalnız adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlarda uygulandığından (TCK m.75/1), bu suçlarda önödeme yoktur. Uzlaştırma kapsamında da değildirler. Buna karşılık üst sınırları üç yılı aşmadığından, Cumhuriyet savcısı yeterli şüphenin varlığına rağmen kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilir (CMK m.171/2). Dava açılır ve mahkûmiyete karar verilirse, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis cezası olduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir (m.231/5). Dava zamanaşımı ise üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlar için sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). KDAE için kamu davasının açılmasının ertelenmesi, HAGB için HAGB rehberlerine bakabilirsiniz.
Asılsız İhbara Uğradıysanız
| Adım | Yapılacak | Not |
|---|---|---|
| 1. Savunma | Kendi dosyanızda somut delil sunun | Kayıt, tanık, belge |
| 2. Karar | Takipsizlik veya beraat kararını takip edin | Kesinleşme şerhli örnek alın |
| 3. Şikâyet | İftira veya suç uydurma için savcılığa başvurun | Resen soruşturulan suçlar |
| 4. Kast | İsnadın bilerek yapıldığını gösterin | Husumeti gösteren yazışmalar |
| 5. Zamanaşımı | İftirada fiili işlemediğinizin sabit olduğu tarihten başlar | TCK m.267/8 |
| 6. Tazminat | Kişilik hakkı ihlali ve maddi zarar | TBK m.49, 58 |
Hakkında asılsız bir isnatta bulunulan kişi için öncelik, kendi dosyasında savunmasını etkin biçimde yapmak ve takipsizlik veya beraat kararının kesinleşmesini sağlamaktır. Ardından isnadı yapan kişi hakkında iftira veya koşulları varsa suç uydurma suçundan şikâyette bulunulabilir. İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8); bu nedenle kendi dosyasının sonucunu bekleyen kişi zamanaşımı bakımından hak kaybına uğramaz. Suçun oluşması için isnadın bilerek yapılmış olması gerekir; iyi niyetle veya yanılgıyla yapılan ihbarlar bu suçları oluşturmaz. Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi manevi tazminat (TBK m.58), avukatlık ücreti veya iş kaybı gibi maddi zararları için de tazminat (m.49) talep edebilir. Tazminat davası için haksız şikâyete uğradım, soruşturmanın gizliliği ve lekelenmeme hakkı için lekelenmeme hakkı rehberlerine bakabilirsiniz.
Uydurma Olayın Ortaya Çıkması
Suç uydurma dosyaları çoğu zaman, ihbar üzerine başlatılan soruşturmada toplanan delillerin ihbarla çelişmesiyle ortaya çıkar. Örneğin hırsızlık ihbarında kamera kayıtlarının olay saatinde kimsenin eve girmediğini göstermesi, “çalındığı” bildirilen eşyanın ihbar edenin kendisi tarafından satılmış olarak bulunması veya kırıldığı söylenen kilitte zorlama izine rastlanmaması gibi durumlar, ihbarın gerçeğe aykırı olduğu şüphesini doğurur. Bu aşamada ihbar eden, şüpheli sıfatıyla yeniden ifadeye çağrılabilir. Savunmada, ihbarın yapıldığı anda kişinin elindeki bilgilerin neler olduğu ve ihbarın bu bilgilere göre makul olup olmadığı önem taşır; kişi gerçekten bir suç işlendiğine inanmışsa kast unsuru oluşmaz. Buna karşılık izlerin sonradan kasten oluşturulduğunun tespiti, delil uydurma yoluyla suç uydurmanın varlığını gösterir. Bu nedenle bu tür dosyalarda teknik delillerin, özellikle kamera kayıtları, bilirkişi incelemeleri ve iletişim kayıtlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Örnek Durumlar
| Durum | Değerlendirme | Dayanak |
|---|---|---|
| Sigorta için aracın çalındığını ihbar etmek | Suç uydurma; ayrıca dolandırıcılık değerlendirilir | TCK m.271 |
| Hırsızlık izlenimi için kapıyı kırmak | Delil uydurma yoluyla suç uydurma | TCK m.271 |
| Kayıp telefonu çalındı sanarak ihbar | Kast yok; suç oluşmaz | TCK m.21/1 |
| Komşusunu hırsız olarak göstermek | Belirli kişi hedef; iftira | TCK m.267 |
| Oğlunun kazasını üstlenen baba | Suç üstlenme; ceza indirilebilir veya kaldırılabilir | TCK m.270 |
| Arkadaşının suçunu üstlenmek | Suç üstlenme; yakınlık indirimi yok | TCK m.270 |
| Yakalanınca kardeşinin kimliğini vermek | İftira hükümlerine göre ceza | TCK m.268 |
| Kendi suçunun delillerini silmek | Delil karartmadan ceza verilmez | TCK m.281/1 |
Sık Yapılan Hatalar
- Suç uydurma ile iftirayı karıştırmak: Belirli kişi gösterilmişse iftiradır.
- İftiranın etkin pişmanlık oranlarını bu suçlara uygulamak: m.269 yalnız iftirayı düzenler.
- Yakınlık indirimini yalnız 3/4 sanmak: Ceza tamamen de kaldırılabilir.
- Her yakını bu kapsamda saymak: Yalnız üstsoy, altsoy, eş ve kardeş.
- Yanılgıyla yapılan ihbarı suç sanmak: Bilerek yapılması şarttır.
- KDAE ve HAGB imkânını değerlendirmemek: Üst sınırlar bu kurumlara elverişlidir.
⚠️ Gerçeği söylemek için geç kalmayın: Suç uydurma veya suç üstlenme fiilinden dönmek, kanunda iftiradaki gibi oranlı bir indirim olarak düzenlenmemiş olsa da, cezanın belirlenmesinde ve KDAE ile HAGB değerlendirmesinde lehe dikkate alınabilir. Yakınınız için suç üstlendiyseniz, cezanın tamamen kaldırılmasını da talep edebilirsiniz.
Suç uydurma, suç üstlenme, iftira ve yalan tanıklık dosyalarında savunma, KDAE ve HAGB talepleri ile asılsız ihbara uğrayanların şikâyet ve tazminat süreçleri için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Savunma Dilekçesi Örneği (Yakını İçin Suç Üstlenme)
Sık Sorulan Sorular
Suç uydurma nedir?
İşlenmediğini bildiği suçu ihbar etmek veya delil uydurmak (TCK m.271).
Suç uydurmanın cezası nedir?
Üç yıla kadar hapis.
Suç üstlenme nedir?
Gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmek (m.270).
Suç üstlenmenin cezası nedir?
İki yıla kadar hapis.
Yakınım için suç üstlenirsem?
Üstsoy, altsoy, eş, kardeş için ceza 3/4 indirilebilir veya kaldırılabilir.
Arkadaşım için üstlenirsem indirim var mı?
Hayır; yalnız sayılan yakınlar.
Suç uydurma ile iftira farkı nedir?
İftirada belirli bir kişiye isnat vardır (m.267).
İftiranın cezası nedir?
1–4 yıl; delil uydurarak ise yarı artırım.
Suç uydurmada etkin pişmanlık var mı?
Özel hüküm yok; m.269 yalnız iftira içindir.
İftirada etkin pişmanlık oranları?
4/5, 3/4, 2/3, 1/2, 1/3 (m.269).
Başkasının kimliğini kullanmak?
İftira hükümlerine göre ceza (m.268).
Yanlışlıkla yapılan ihbar suç mu?
Hayır; bilerek yapılması gerekir.
Bu suçlarda uzlaştırma var mı?
Hayır.
Önödeme uygulanır mı?
Hayır; üst sınır 6 ayı aşıyor (TCK m.75/1).
KDAE mümkün mü?
Evet; üst sınır 3 yıl veya altı (CMK m.171/2).
HAGB mümkün mü?
Hükmolunan ceza 2 yıl veya altıysa (CMK m.231/5).
Zamanaşımı ne kadar?
8 yıl (TCK m.66/1-e).
Sigorta için sahte hırsızlık ihbarı?
Suç uydurma; ayrıca nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-k) değerlendirilir.
İfadede susma hakkım var mı?
Evet (CMK m.147/1-e).
Hangi mahkeme bakar?
Kural olarak asliye ceza mahkemesi (5235 s.K. m.11).
Takipsizlik çıkarsa ihbar eden suç işlemiş olur mu?
Hayır; olayın işlenmediğini bilerek ihbar etmesi gerekir.
Asılsız ihbar için tazminat alabilir miyim?
Evet (TBK m.49, 58).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
Suç uydurma ve suç üstlenme: unsurlar, yakın indirimi ve savunma
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK ve TBK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Bahis Davasında Tanık, Gizli Tanık ve İtirafçı Beyanları 2026: Aile Üyelerinin Tanıklıktan Çekinmesi, CMK 58 ve 5726 Sayılı Kanun, Müdafisiz Kolluk İfadesi, TCK 221 ve Beyan Dilekçesi Örneği
- ▸ Yurt Dışındaki Şüpheli ve Bahis Soruşturması 2026: Yakalama Emri, Kaçak ve Gaip Farkı, Güvence Belgesi (CMK 246), İstinabe ile Sorgu, Yokluğunda Beraat, 6706 Sayılı Kanunla İade ve Dilekçe Örneği
- ▸ Bahis Soruşturmasında Ödeme Kuruluşu ve Şirket 2026: Tüzel Kişiye Güvenlik Tedbiri (TCK 60, 7258 m.5), TCMB İzni (6493), MASAK Yükümlülükleri, Yönetici Sorumluluğu, Kayyım (CMK 133) ve İtiraz Dilekçesi
- ▸ Yasa Dışı Bahis Suçunda Zamanaşımı 2026: 7258, Aklama ve Örgüt İsnadına Göre Süreler (TCK 66-67), Kesilme ve Durma, Nitelendirmenin Etkisi, Oyuncu İçin Kabahat Zamanaşımı ve Dilekçe Örneği
Bu konuda hukuki destek almak için


