Af, devletin cezalandırma yetkisinden vazgeçtiği istisnai bir kurumdur. Ancak “af” tek bir şey değildir: genel af ve özel af, sonuçları bakımından birbirinden çok farklıdır. Bu rehberde ikisinin farkını ve cezaya etkilerini sade bir dille açıklıyoruz.
Genel Af
Türk Ceza Kanunu’nun 65. maddesine göre genel af hâlinde, açılmış kamu davası düşer; hükmolunan cezalar bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalkar. Yani sadece ceza değil, cezaya bağlı tüm hukuki sonuçlar da sona erer. Genel af, hükümlüye uygulanan güvenlik tedbirini de kaldırır ve ödenmemiş yargılama giderleri artık istenemez. Bu yönüyle genel af, suçun cezai sonuçlarını âdeta silen en geniş kapsamlı aftır.
Özel Af
Özel af ise çok daha sınırlıdır ve yalnızca hapis cezasıyla ilgilidir. TCK 65/2’ye göre özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir, infazda çektirilecek süre kısaltılabilir ya da hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Önemli fark şudur: özel af, suçu ve mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz; yalnızca cezanın infazına ilişkin sonuç doğurur.
Hak Yoksunlukları Devam Eder
Özel affın en kritik sonucu, hak yoksunlukları bakımındandır. TCK 65/3 uyarınca, cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini sürdürür. Yani seçme ve seçilme hakkı, kamu görevine girme yasağı gibi kısıtlamalar özel af nedeniyle kendiliğinden kalkmaz. Buna karşılık genel afta bu sonuçlar da ortadan kalkar.
Yetki, Usul ve Geri Alma
Af çıkarma yetkisi TBMM’ye aittir (Anayasa m. 87); özel af kanunu için üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. Af kanununda aksine özel bir düzenleme yoksa af, ilgililer için kendiliğinden uygulanır; ayrıca dilekçe vermeye gerek olmadan Cumhuriyet savcılığı, mahkeme veya infaz hâkimliği tarafından resen uygulanır. Son olarak, genel af veya özel af; müsadere edilen şeylerin ya da ödenmiş adli para cezasının geri alınmasını gerektirmez ve tazminat gibi şahsi hak taleplerini etkilemez.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.


