TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Örneği: Hangi Mahkemeye, Nasıl Yazılır?
02 Ağustos 2026

TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Örneği: Hangi Mahkemeye, Nasıl Yazılır?

Dolandırıcılıktan kesinleşmiş cezası olan ve infaz aşamasındaki kişiler, 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren TCK 158/4 karşısında hükmün uyarlanmasını ve cezanın yarı oranında indirilmesini isteyebilir. Bu yazıda dilekçenin hangi mahkemeye verileceğini, hangi talepleri içermesi gerektiğini ve dolaşımdaki örneklerdeki yaygın dayanak hatasını ele alıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Dilekçedeki talep sırası sonucu doğrudan etkiliyor.

Yanlış mercie verilen veya kanunun izin vermediği talepleri içeren dilekçeler reddediliyor. Dosyanızı değerlendirip doğru metni birlikte kuralım.

WhatsApp’tan Avukata Sorun

Bu Dilekçe Kime Gerekir?

Uyarlama dilekçesi her dosyada gerekmez. İhtiyacı belirleyen şey, dosyanın hangi aşamada olduğudur.

Dosyanız ilk derece mahkemesinde görülüyorsa ayrı bir uyarlama dilekçesine gerek yoktur. Fıkra yürürlükte olduğu için yargılama sırasında doğrudan uygulanır; yapılması gereken, katkının hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kaldığını savunmada ortaya koymaktır.

Dosyanız kanun yolu incelemesindeyse geçiş hükmü ayrı bir yol öngörmüştür: bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan ve fıkranın uygulanacağı sanıklara ait dosyalar hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.

Hükmünüz kesinleşmiş ve infaz aşamasındaysa bu dilekçe tam olarak sizin içindir. Kesinleşmiş bir hükümde lehe kanunun uygulanması, uyarlama yargılaması adı verilen ayrı bir usulle olur ve talep hükmü veren mahkemeye yöneltilir.

Düzenlemenin kapsamı, kimin yararlanıp kimin yararlanamayacağı ve üç yolun ayrıntısı için İBAN Mağduru Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Hangi Mahkemeye Verilir?

Kesinleşmiş hükümlerde muhatap, hükmü veren mahkemedir. Bunun dayanağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesidir.

Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.5275 sayılı Kanun m. 98/1

Bu madde, bir ceza normunun hüküm kesinleştikten sonra değişmesi hâlinde yapılacak uyarlama yargılamasına ilişkin genel düzenlemedir. Dilekçe, dosyanın esas ve karar numarasıyla birlikte hükmü veren mahkemeye hitaben yazılır. Hükümlü cezaevindeyse dilekçe kurum idaresi aracılığıyla da gönderilebilir.

Lehe kanunun belirlenmesi ve uygulanmasının genel çerçevesi için TCK m. 7 — lehe olan kanunun uygulanması yazısına, kesinleşmiş hükümlerin yeni yasadan nasıl etkilendiği için kesinleşmiş cezam var, yeni yasa çıktı yazısına bakabilirsiniz.

İnternetteki Örneklerdeki Yaygın Hata: “İnfazın Durdurulması” Talebi

Dolaşımdaki bazı dilekçe örnekleri, uyarlama talebiyle birlikte rutin olarak cezanın infazının durdurulmasını istiyor ve bunu 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesinin ikinci fıkrasına dayandırıyor. Bu dayanak yanlıştır.

Maddenin ikinci fıkrası infazın durdurulmasını düzenlemez; aynı Kanun’un 16. maddesi gereğince cezanın ertelenmesi isteminin reddi hâlinde birinci fıkradaki usulün uygulanacağını belirtir. Dahası, maddenin üçüncü fıkrası açıkça şunu söyler: yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez.

Buna ek olarak 7589 sayılı Kanun’un geçici hükmü, etkin pişmanlık için tanınan altı aylık süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar o fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini düzenlemektedir.

Sonuç olarak, zarar giderilmeden ve yanlış maddeye dayanılarak yazılan infaz durdurma talebi, kanunun izin vermediği bir sonucu istemektedir. Böyle bir talep dilekçenin tümüne yönelik güveni zayıflatır. Doğru yaklaşım, uyarlama ve indirim taleplerini net biçimde sıralamak; etkin pişmanlıktan yararlanmak isteniyorsa ihtar talebini ayrıca yazmaktır.

Dilekçede Mutlaka Bulunması Gerekenler

Mahkemenin talebi hızlı değerlendirebilmesi için dilekçenin şu unsurları eksiksiz taşıması gerekir:

  • Hükmü veren mahkemenin adı ile dosyanın esas ve karar numarası
  • Hükümlünün kimlik ve adres bilgileri, varsa vekilin bilgileri
  • Mahkûmiyetin TCK 157 mi yoksa 158 kapsamında mı kurulduğu ve kesinleşme tarihi
  • Suça iştirakin yalnızca hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kaldığına dair somut ve maddelenmiş anlatım
  • Bu anlatımı destekleyen delillerin dosyadaki karşılıklarına atıf (HTS kayıtları, mesaj dökümleri, hesap hareketleri)
  • Hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesi
  • Taleplerin numaralandırılmış ve birbirinden ayrılmış biçimde sıralanması
  • IBAN Dosyasında Beraat mi, TCK 158/4 İndirimi mi?

Katkının sınırlı kaldığını gösteren delillerin nasıl kurgulanacağı için aracı (mule) hesap ve IBAN kiralama yazısındaki savunma bölümü yol gösterici olacaktır.

TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalar için hazırlanmış bir örnektir. Köşeli parantez içindeki alanlar kendi dosyanıza göre doldurulmalı, size uymayan seçenekler çıkarılmalıdır. Bu metin bir şablondur; dosyanızın özelliklerine göre uyarlanması gerekir.

TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi

Kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalar içindir. Alanları doldurdukça metin aşağıda güncellenir.

[…] […]'NE

DOSYA NO: […] E. — […] K.

TALEPTE BULUNAN (HÜKÜMLÜ): […]
T.C. KİMLİK NO: […]
ADRES: […]

KONU: 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra karşısında, TCK m. 7/2 ve 5275 sayılı Kanun m. 98/1 uyarınca hükmün uyarlanması ve yerine getirilecek cezanın yeniden belirlenmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosyasında hakkımda 5237 sayılı TCK'nın […]. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmuş, hüküm […] tarihinde kesinleşmiş olup ceza hâlen infaz edilmektedir.

2. Hükmün kesinleşmesinden sonra, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle TCK'nın 158. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir. Fıkra hükmü şöyledir:

"Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir."

3. Dosya kapsamı incelendiğinde, atılı suça iştirakimin yalnızca banka hesabımın/kartımın veya hesap erişim bilgilerimin başkasına verilmesi fiiliyle sınırlı kaldığı görülecektir. Şöyle ki:

   a) Dolandırıcılık organizasyonunu kurmadım, yönetmedim ve organizasyon içinde herhangi bir görev üstlenmedim.
   b) Dosyadaki mağdurların hiçbiriyle doğrudan veya dolaylı iletişim kurmadım.
   c) İlan verme, internet sitesi oluşturma, sahte belge düzenleme gibi hileli davranışların hiçbirini gerçekleştirmedim.
   d) Hesaba gelen paraları çekme veya başka hesaplara aktarma işlemlerini yürütmedim.

4. TCK'nın 7. maddesinin ikinci fıkrası, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanunun uygulanacağını ve infaz olunacağını amir hüküm olarak düzenlemektedir. Bu kural kesinleşmiş hükümler bakımından da geçerlidir.

5. 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlünün lehine olduğunda, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir. İşbu talebimizin hukuki dayanağı bu hükümdür.

6. TCK m. 158/4'teki yarı oranındaki indirim herhangi bir ödeme şartına bağlanmamış olup, koşulları oluştuğunda uygulanması zorunludur.

HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı TCK m. 7/2, m. 158/4, m. 168/2; 5275 sayılı Kanun m. 98, m. 101; 7589 sayılı Kanun m. 13 ve geçici hükümleri.

DELİLLER: […] sayılı dava dosyası, mahkûmiyet ilamı ve kesinleşme şerhi, müddetname, HTS kayıtları, mesaj dökümleri, banka hesap hareketleri ve sair deliller.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Hakkımda kurulan hükmün, 7589 sayılı Kanun'la TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra karşısında TCK m. 7/2 ve 5275 sayılı Kanun m. 98/1 uyarınca UYARLANMASINA,
2. Suça iştirakimin TCK m. 158/4 kapsamında kaldığının tespitiyle cezanın YARI ORANINDA İNDİRİLMESİNE ve yerine getirilecek cezanın yeniden belirlenmesine,
3. TCK m. 168/2 kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için tarafıma İHTARDA BULUNULMASINA,
4. Yeniden belirlenecek cezaya göre MÜDDETNAMENİN DÜZENLENMESİNE

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. […]

Talepte Bulunan (Hükümlü)
[…]
İmza

Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir şablondur ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Dosyanızın özelliklerine göre uyarlanması gerekir.

Dilekçeye Eklenecek Belgeler

Dosyanın hızlı bulunması ve talebin hemen değerlendirilebilmesi için şu belgelerin eklenmesi yararlıdır: mahkûmiyet ilamının bir örneği, kararın kesinleştiğini gösteren şerh, infaz durumunu gösteren müddetname ve avukat aracılığıyla başvuruluyorsa vekaletname örneği. Katkının sınırlı kaldığını destekleyen belgeler dosyada zaten mevcutsa, bunlara dilekçede atıf yapmak yeterlidir.

Yeniden belirlenecek cezanın infaza etkisini görmek için infaz süresi hesaplama yazısındaki koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik açıklamalarına bakabilirsiniz.

Zarar Giderme ve Etkin Pişmanlık: İkinci İndirim

TCK 158/4’teki yarı oranındaki indirim ödeme şartına bağlı değildir. Ödeme, TCK 168/2’de düzenlenen ayrı ve ek etkin pişmanlık indiriminin şartıdır. 7589 sayılı Kanun’un geçici hükmü, infaz aşamasındaki ve haklarında TCK 168 uygulanmamış hükümlüler için mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı aylık bir süre öngörmüştür; bu süre içinde mağdurun uğradığı zarar aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilirse etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

Buradaki kritik ayrıntı “tamamen giderme” şartıdır. Çok mağdurlu dosyalarda her bir mağdurun zararının ayrı ayrı hesaplanması gerekir; kısmi ödeme şartı karşılamaz. Bu nedenle ihtar talebi yazılmadan önce toplam zararın ödenebilir olup olmadığı gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir. Ayrıntı için zararı gidersem ceza azalır mı ve etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi yazılarına bakabilirsiniz.

Karardan Sonra: İtiraz Yolu

5275 sayılı Kanun, cezanın infazı sırasında bu kapsamda alınacak kararların kural olarak duruşma yapılmaksızın verileceğini ve bu kararların itiraza tabi olduğunu düzenler. Hükmün konusu inceleme, araştırma, delil tartışması veya takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa duruşma açılması da mümkündür.

Talebin reddi hâlinde süresi içinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtirazın da reddedilerek kararın kesinleşmesi durumunda, koşulları varsa kanun yararına bozma yolunun değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Uyarlama kararı olumlu sonuçlanırsa yeniden belirlenen cezaya göre müddetnamenin düzenlenmesi gerekir; bu nedenle müddetname talebinin dilekçede yer alması pratik açıdan önemlidir.

Dilekçe şablonu tek başına yeterli değil.

Mahkeme talebi dilekçedeki anlatıma göre değil dosya kapsamına göre değerlendiriyor. Dosyanızdaki delillerin nasıl ilişkilendirileceğini birlikte belirleyelim.

WhatsApp’tan Avukata Sorun

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 158/4 uyarlama dilekçesi hangi mahkemeye verilir?

Kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalarda dilekçe, hükmü veren mahkemeye verilir. 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesinin birinci fıkrası, sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlünün lehine olduğunda yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar isteneceğini düzenler. Dosya hâlen ilk derece mahkemesinde görülüyorsa ayrı bir uyarlama dilekçesine gerek yoktur; fıkra doğrudan uygulanır.

Dilekçede infazın durdurulmasını istemeli miyim?

Hayır. 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesinin üçüncü fıkrası, bu kapsamda yapılan başvuruların cezanın infazını ertelemeyeceğini açıkça belirtir. Ayrıca 7589 sayılı Kanun’un geçici hükmü, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar o fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini düzenler. Kanunun izin vermediği bir talebi yazmak dilekçenin ciddiyetini zayıflatır.

İndirimden yararlanmak için zararı ödemem gerekir mi?

TCK 158/4’teki yarı oranındaki indirim ödeme şartına bağlı değildir; koşulları taşıyan herkese uygulanır. Ödeme, TCK 168/2’de düzenlenen ayrı ve ek etkin pişmanlık indiriminin şartıdır. Geçiş hükmü bu ek indirim için mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı aylık bir süre öngörmüştür.

Dilekçemi avukatsız verebilir miyim?

Hükümlü dilekçeyi kendisi hazırlayıp mahkemeye sunabilir. Ancak katkının hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kaldığını dosyadaki delillerle ilişkilendirerek anlatmak teknik bir iştir; mahkeme talebi dilekçedeki iddiaya göre değil dosya kapsamına göre değerlendirir.

Mahkeme duruşma açar mı, karar ne zaman çıkar?

5275 sayılı Kanun, infaz sırasında bu kapsamda alınacak kararların kural olarak duruşma yapılmaksızın verileceğini öngörür. Hükmün konusu inceleme, araştırma, delil tartışması veya takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa duruşma açılması mümkündür. Kanunda kesin bir karar süresi yoktur; süre mahkemenin iş yüküne ve dosya kapsamına göre değişir.

Talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Bu kapsamda verilen kararlar itiraza tabidir. Ret kararına karşı süresi içinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtirazın da reddedilmesi ve kararın kesinleşmesi hâlinde, koşulları varsa kanun yararına bozma yolu değerlendirilebilir.

Bu sayfadaki dilekçe örneği genel bilgilendirme amaçlı bir şablondur ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. TCK 158/4’ün uygulanması dosyadaki somut delillere göre değerlendirilir; metnin kendi dosyanıza uyarlanması için bir avukata başvurunuz.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk