CİMER’e Şikayet Suç Duyurusu Yerine Geçer mi?
27 Haziran 2026

CİMER’e Şikayet Suç Duyurusu Yerine Geçer mi?

Kısa cevap: Hayır. CİMER başvurusu, hukuken bir suç duyurusu (şikâyet) yerine geçmez. Ceza Muhakemesi Kanununun 158. maddesi ihbar ve şikâyetin yapılabileceği makamları tek tek sayar ve CİMER bu listede yoktur. Ancak başvurunuz da boşa gitmez: içeriği suç ihbarı niteliğindeyse ilgili kurum tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmesi gerekir. Sorun şudur ki bu yol dolaylıdır, süresi belirsizdir ve şikâyete bağlı suçlarda altı aylık hak düşürücü sürenin kesildiğini garanti etmez.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Suç Duyurusu Hangi Makamlara Yapılır? (CMK m.158)

Ceza muhakemesinde ihbar ve şikâyetin nereye yapılacağı takdire bırakılmamış, kanunla belirlenmiştir. Maddenin kurduğu düzen şudur: şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar ve şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir; yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlarda elçilik ve konsolosluklara da başvurulabilir. Ayrı bir fıkra, bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen suçlarda ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar ve şikâyetin gecikmeksizin ilgili başsavcılığa gönderilmesini emreder. İhbar veya şikâyet yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

Başvurulan yerDayanakSonuç
Cumhuriyet BaşsavcılığıCMK m.158/1Soruşturma doğrudan başlar. Asıl ve en güvenli yol.
Kolluk (polis / jandarma)CMK m.158/1Tutanağa bağlanır, savcılığa iletilir.
Valilik veya kaymakamlıkCMK m.158/2İlgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
MahkemeCMK m.158/2İlgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
Elçilik / konsoloslukCMK m.158/3Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar için.
İlgili kurum ve kuruluş idaresiCMK m.158/4Kamu göreviyle bağlantılı suçlarda; gecikmeksizin başsavcılığa gönderilir.
CİMER3071 ve 4982 sayılı Kanunlar (dilekçe ve bilgi edinme hakkı)CMK m.158’de sayılmamıştır. Başvuru ilgili kuruma havale edilir; o kurum suç ihbarı görürse CMK m.158/4 uyarınca savcılığa iletir. Dolaylı ve süresi belirsiz bir yoldur.

Tablonun son satırı meselenin özüdür. CİMER bir iletişim ve havale platformudur; adli bir makam değildir, soruşturma yürütmez, savcı görevlendiremez, delil toplayamaz. Başvurunuz sistem üzerinden ilgili kamu kurumuna havale edilir ve o kurumun değerlendirmesine kalır. Suç duyurusu sürecinin adım adım nasıl işlediği için şikâyet, soruşturma ve kovuşturma rehberimize bakabilirsiniz.

CİMER Neye Dayanır ve Ne Kadar Sürede Cevap Verir?

CİMER’in hukuki temeli ceza kanunlarında değil, iki idari kanundadır. Birincisi 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun: bu Kanun, vatandaşların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara başvurma hakkını düzenler ve yapılan işlemin sonucu ya da safahatı hakkında en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilmesini öngörür. İkincisi 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunudur; bilgi edinme başvuruları için uygulamada on beş iş günü hedef süre olarak duyurulur.

Burada iki kritik nokta vardır. Birincisi, bu süreler idari sürelerdir; aşılmasının cezai bir yaptırımı yoktur, yalnızca idari sorumluluk doğurabilir. İkincisi, 3071 sayılı Kanun kural olarak Türk vatandaşlarına tanınmış bir hakkı düzenler; karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar da kendileriyle ilgili dilekçe verebilir. Buna karşılık ceza şikâyeti bakımından böyle bir sınır yoktur: suçtan zarar gören herkes, vatandaşlığına bakılmaksızın savcılığa başvurabilir.

Dilekçenizin kanuni şartları taşıması da gerekir: konu, istem, ad-soyad, imza ve adres. Bu unsurları taşımayan dilekçeler incelenmeksizin işleme konulmayabilir. Bu, aşağıda göreceğimiz üzere memur şikâyetlerinde çok daha katı bir hâle gelir.

CİMER Başvurusu Savcılığa Nasıl Ulaşır?

“Boşa gitmez” derken kastedilen mekanizma şudur: CİMER başvurunuz ilgili kamu kurumuna havale edilir. O kurum, başvuruda bir kamu göreviyle bağlantılı suç iddiası görürse, CMK m.158/4 uyarınca evrakı gecikmeksizin Cumhuriyet Başsavcılığına göndermek zorundadır. Başvurunuz valilik veya kaymakamlığa havale edilmişse, CMK m.158/2 doğrudan devreye girer ve evrak yine başsavcılığa gider.

Ancak bu zincirin üç zayıf halkası vardır:

  • Değerlendirme kurumdadır. Başvurunuzu okuyan idari personel olayı “idari şikâyet” olarak nitelendirirse dosya adli makama hiç ulaşmaz; yalnızca kurumsal bir cevapla kapanır.
  • Süre garantisi yoktur. Havale, değerlendirme ve gönderme aşamalarının her biri zaman alır. Şikâyete bağlı bir suçta bu gecikme telafi edilemez.
  • Şikâyet iradesi belirsiz kalır. Savcılığa ulaşan evrakta sizin açıkça “şikâyetçiyim, cezalandırılmasını talep ediyorum” beyanınız yoksa, dosya ihbar olarak işlem görür ve şikâyete bağlı suçlarda kovuşturma imkânı doğmaz.

Bu nedenle doğru strateji şudur: CİMER’i idari sonuç için kullanın, ceza sonucu istiyorsanız aynı gün savcılığa ayrı bir dilekçe verin. İkisi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

En Kritik Risk: Şikâyet Süresi (TCK m.73)

Türk Ceza Kanunu, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda altı aylık bir süre öngörür. Bu süre, hak sahibinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar ve hak düşürücü niteliktedir; geçtikten sonra şikâyet hakkı ortadan kalkar, savcılık dosyayı kapatır. Hakaret, tehdit’in bazı hâlleri, konut dokunulmazlığını ihlal, güveni kötüye kullanma ve mala zarar verme gibi günlük hayatta en sık karşılaşılan suçların önemli bir bölümü şikâyete bağlıdır.

İşte CİMER’in en tehlikeli tarafı buradadır. CMK m.158, süreyi koruyacak makamları saymıştır; CİMER bu listede yer almaz. Başvurunuzun bir gün savcılığa ulaşması ihtimali, altı aylık süre içinde ulaşacağı garantisi anlamına gelmez. Süre dolduktan sonra “ben CİMER’e zamanında yazmıştım” savunması, kanunun saydığı makamlara başvurulmadığı gerekçesiyle sonuç doğurmayabilir. Bu risk, tek başına, ceza şikâyetini doğrudan savcılığa yapmak için yeterli sebeptir.

Şikâyete bağlı olmayan suçlarda (kasten öldürme, hırsızlık, uyuşturucu ticareti, iftira gibi) altı aylık süre işlemez; savcılık suçu öğrendiği anda re’sen harekete geçer. Ancak bu suçlarda da dava zamanaşımı süreleri vardır. Süre kaçırılmışsa mazerete dayalı olarak eski hâle getirme (CMK m.40-42) değerlendirilebilir. Somut suç tiplerinde şikâyet süresinin nasıl işlediğine örnek olarak hakaret suçu ve özel hayatın gizliliğini ihlal yazılarımız incelenebilir.

Memur Şikâyetinde Bambaşka Bir Rejim: 4483 Sayılı Kanun

CİMER’e yapılan başvuruların büyük çoğunluğu bir memur veya kamu görevlisi hakkındadır. Burada 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun devreye girer ve tablo tamamen değişir. Bu Kanunun uygulanabilmesi için iki şart birliktedir: failin memur olması ve suçun görevinden doğması veya görev sırasında işlenmiş olması. Bu durumda savcılık doğrudan soruşturma açamaz; önce soruşturma izni alınması gerekir.

Kanunun 4. maddesi, ihbar ve şikâyetin taşıması gereken şartları çok net sayar. Buna göre ihbar ve şikâyetlerin:

  • soyut ve genel nitelikte olmaması,
  • ihbar veya şikâyette kişi veya olay belirtilmesi,
  • iddiaların ciddî bulgu ve belgelere dayanması,
  • dilekçede doğru ad, soyad ve imza ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması

zorunludur. Bu şartları taşımayan ihbar ve şikâyetler Cumhuriyet başsavcıları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz ve durum başvurana bildirilir. Tek istisna, iddiaların sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmuş olmasıdır; bu hâlde ad, soyad, imza ve adres şartı aranmaz. Ayrıca başsavcılar ve yetkili merciler, ihbarcı veya şikâyetçinin kimlik bilgilerini gizli tutmak zorundadır — yani isim vermek, kimliğin şikâyet edilen memura açıklanacağı anlamına gelmez.

Pratik sonuç şudur: “Şu müdürlükte işler kötü yürüyor” tarzında soyut bir CİMER başvurusu, 4483 bakımından işleme konulmayacak bir metindir. Sonuç almak için kimin, ne zaman, nerede, hangi fiili işlediğini yazmak ve belge eklemek şarttır. Aynı ölçüt ceza muhakemesinde de vardır: CMK m.158/6, ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması hâlinde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesini öngörür.

İzin süreci de kanunla bağlanmıştır: yetkili merci, ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde soruşturma izni konusundaki kararını verir; bu süre zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabilir. Memurun fiili suç değil disiplin ihlali niteliğindeyse süreç ayrı yürür — bu ayrım için disiplin soruşturması usulü yazımız yol gösterir. Kamu görevlisine karşı işlenen suçlar bakımından ise görevi yaptırmamak için direnme başlığına bakılabilir.

Soruşturma Açılmazsa Ne Yapılır? SYOK ve KYOK’a İtiraz

Savcılığa ulaşan bir şikâyet iki noktada kapanabilir ve her ikisine de itiraz edilebilir:

  • Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar (SYOK — CMK m.158/6): İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbarın soyut ve genel nitelikte olması hâlinde verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez; işlemler yalnızca savcı, hâkim veya mahkemenin görebileceği ayrı bir sisteme kaydedilir. Karar ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve CMK m.173’teki usule göre itiraz edilebilir; itirazın kabulü hâlinde başsavcılık soruşturma işlemlerini başlatır.
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK — CMK m.172): Soruşturma yapıldıktan sonra yeterli şüphe oluşmazsa verilir. Suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

Bu iki karar birbirine benzer ama farklıdır: SYOK’ta bir soruşturma hiç yapılmamıştır; KYOK’ta soruşturma yapılmış ve sonuçlanmıştır. İtiraz reddedilirse Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelebilir. Kanun yollarının genel işleyişi için itiraz, istinaf ve temyiz rehberimiz, dosyanın tipik takvimi için ceza davası ne kadar sürer yazımız kullanılabilir.

Asılsız Başvurunun Bedeli: İftira ve Suç Uydurma

Kanal ne olursa olsun, gerçeğe aykırı isnadın ceza sorumluluğu vardır. İftira (TCK m.267), hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için, bir kimseye hukuka aykırı bir fiili işlemediğini bilerek isnat etmektir; temel hâlinde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür. Suçun oluşması için iki unsur şarttır: doğrudan kast ve isnadın somut ve belirli olması. “Herkes biliyor, o adam yolsuzluk yapıyor” gibi genel ifadeler bu suçu oluşturmaz; “X kişisi, Y tarihinde, Z işini karşılığında para alarak yaptı” biçimindeki belirli isnat oluşturur.

İkinci unsur “yetkili makam”dır. Uygulamada yetkili makam kavramı CMK m.158’de sayılan merciler üzerinden okunur; BİMER ve CİMER gibi kamu kurumlarına yönelen başvuru kanallarının da bu kapsamda değerlendirildiği kabul edilmektedir. Yani “CİMER’e yazdım, mahkemeye gitmedim” demek koruma sağlamaz. Ayrıca isnat edilen fiilin disiplin yaptırımını gerektiren bir fiil olması da suçun oluşmasına engel değildir.

İftira şikâyete bağlı bir suç değildir; yetkili makamlar öğrendikleri anda re’sen harekete geçer. Gerçekte var olmayan bir kişiye isnat söz konusuysa fiil suç uydurma (TCK m.271) olarak nitelendirilebilir. 4483 sayılı Kanun da paralel bir hüküm içerir: memurlar hakkındaki ihbar ve şikâyetlerin, ihbar veya şikâyet edileni mağdur etmek amacıyla ve uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı anlaşılırsa, haksız isnatta bulunanlar hakkında yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığınca re’sen soruşturmaya geçilir.

Kendisi hakkında asılsız başvuru yapılanlar için haklar ayrı bir başlıktır: asılsız suç duyurusuna karşı haklar ve lekelenmeme hakkı yazılarımıza bakılabilir. Kimlik bilgileri kullanılarak yapılan sahte başvurular bakımından ise kimlik bilgilerimin kullanılması başlığı incelenmelidir.

Hangi Durumda Hangi Kanal? Karar Tablosu

DurumunuzDoğru kanal
Failin cezalandırılmasını istiyorumCumhuriyet Başsavcılığı — şikâyet dilekçesi
Şikâyete bağlı bir suç var, süre işliyorCumhuriyet Başsavcılığı — süreyi kesecek tek güvenli yol
Suç işleniyor / az önce işlendi155-156 veya en yakın kolluk; sonra savcılığa dilekçe
Memurun görevi sebebiyle işlediği bir suçSavcılık veya ilgili kurum; 4483 usulü işler
Memurun disiplin ihlali (kabalık, ihmal, geciktirme)CİMER veya kurumun teftiş birimi
Kamu hizmetinin işleyişinden şikâyetCİMER
Bir bilgi veya belge talebiCİMER — bilgi edinme başvurusu (4982 s.K.)
Kurum cevap vermiyor / süreyi aşıyorCİMER üzerinden ikinci başvuru; gerekirse idari yargı

Altın kural: idari sonuç istiyorsanız CİMER, cezai sonuç istiyorsanız savcılık. İkisini aynı anda kullanmak da mümkündür ve çoğu olayda en doğrusudur — CİMER kurumu harekete geçirirken savcılık ceza sürecini başlatır. İnternet üzerinden işlenen suçlarda ayrıca ilgili siber suçlarla mücadele şube müdürlüğüne başvurulabilir; örnek bir senaryo için internetten dolandırıldım yazımıza bakabilirsiniz.

Sonuç Alan Bir Suç Duyurusu Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Şikâyet dilekçesinin sonucu, üslubundan çok yapısına bağlıdır. Asgari unsurlar şunlardır:

  • Muhatap: “… Cumhuriyet Başsavcılığına” (suçun işlendiği yer veya failin bulunduğu yer).
  • Taraflar: Müşteki ad-soyad, T.C. kimlik numarası, adres, telefon; şüpheli biliniyorsa kimlik ve adres bilgileri, bilinmiyorsa “kimliği tespit edilecek şüpheli”.
  • Olay: Tarih, saat, yer ve fiil; anlatım kronolojik ve somut olmalıdır. Duygusal nitelemeler değil, olgular yazılır.
  • Deliller: Ekran görüntüsü, mesaj kaydı, fatura, dekont, sağlık raporu, kamera kaydının bulunduğu yer, tanık ad-soyad ve adresleri. Kamera kayıtlarının silinme süresi kısadır; kayıtların muhafazası talebi dilekçede açıkça yazılmalıdır.
  • Talep: “Şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını, kamu davası açılmasını ve cezalandırılmasını, şikâyetçi ve katılan sıfatıyla …” biçiminde açık bir irade beyanı. Şikâyete bağlı suçlarda bu cümlenin varlığı belirleyicidir.
  • Tarih ve imza. Dilekçe elden verilirse havale ve kayıt tarihini gösteren nüsha mutlaka alınmalıdır; süre tartışmasında tek dayanağınız budur.

Adım adım örnek için savcılığa şikâyet dilekçesi rehberimiz, müşteki sıfatının doğurduğu haklar için şikâyet ve müşteki hakları, mağdur destek hizmetleri için mağdur hakları ve adli destek yazımıza bakabilirsiniz. Soruşturma sırasında size önödeme teklif edilirse önödeme teklifi, gözaltına alınırsanız gözaltı hakları rehberimiz devreye girer. Sürecin sonunda ortaya çıkan statülerin ne anlama geldiği için şüpheli, sanık, tutuklu ve hükümlü farkı yazımızı okuyabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

CİMER’e şikâyet suç duyurusu yerine geçer mi?

Hayır. CMK m.158 ihbar ve şikâyetin yapılabileceği makamları sayar: Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk, valilik, kaymakamlık, mahkeme ve yurt dışında elçilik/konsolosluk. CİMER bu listede yoktur; idari bir başvuru ve havale kanalıdır. Cezai sonuç istiyorsanız doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet dilekçesi verin.

CİMER’e yaptığım suç ihbarı savcılığa ulaşır mı?

Ulaşabilir. Başvuru ilgili kuruma havale edilir; o kurum kamu göreviyle bağlantılı bir suç iddiası görürse CMK m.158/4 uyarınca evrakı gecikmeksizin Cumhuriyet Başsavcılığına göndermek zorundadır. Ancak bu değerlendirme kurumdadır, süresi belirsizdir ve şikâyet iradenizin evrakta açıkça yer alması gerekir.

CİMER başvurusu altı aylık şikâyet süresini keser mi?

Bunu garanti etmez ve riskli bir varsayımdır. TCK m.73’teki altı aylık süre hak düşürücüdür ve kanunun saydığı makamlara başvuruyla korunur. CİMER bu makamlar arasında sayılmadığından, süre işlerken tek güvenli yol doğrudan savcılığa başvurmaktır.

CİMER kaç günde cevap verir?

3071 sayılı Dilekçe Hakkı Kanunu, dilek ve şikâyetler bakımından en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilmesini öngörür; bilgi edinme başvurularında uygulamada on beş iş günü hedef süredir. Bu süreler idari niteliktedir ve aşılmasının cezai bir yaptırımı yoktur.

Memur hakkında CİMER’e yazdım, soruşturma açılır mı?

Memurun görevi sebebiyle işlediği suçlarda 4483 sayılı Kanun uygulanır ve önce soruşturma izni gerekir. Bu Kanunun 4. maddesi, ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olmamasını, kişi veya olay belirtilmesini, iddiaların ciddî bulgu ve belgelere dayanmasını, dilekçede doğru ad, soyad, imza ve adres bulunmasını zorunlu kılar. Bu şartları taşımayan başvurular işleme konulmaz.

İsimsiz veya genel bir şikâyet sonuç verir mi?

Kural olarak hayır. 4483 sayılı Kanun bu tür başvuruların işleme konulmayacağını açıkça söyler; tek istisna iddiaların sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmasıdır. Ceza muhakemesinde de CMK m.158/6, soyut ve genel nitelikteki ihbarlarda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesini öngörür.

Şikâyetim için soruşturma açılmazsa ne yapabilirim?

İki karar tipine göre değişir. Hiç soruşturma yapılmadan verilen SYOK’a (CMK m.158/6) ve soruşturma sonunda verilen KYOK’a (CMK m.172) itiraz edilebilir. KYOK’ta itiraz, tebliğden itibaren on beş gün içinde, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.

CİMER üzerinden iftira suçu işlenebilir mi?

Evet. İftira (TCK m.267), bir kimseye işlemediğini bilerek somut ve belirli bir hukuka aykırı fiil isnat etmektir; temel hâlinde bir yıldan dört yıla kadar hapis öngörülür. Uygulamada BİMER ve CİMER gibi kamu başvuru kanalları da yetkili makam kapsamında değerlendirilmektedir. İftira şikâyete bağlı değildir, re’sen soruşturulur.

Hem CİMER’e hem savcılığa başvurabilir miyim?

Evet ve çoğu olayda en doğrusu budur. İkisi alternatif değil tamamlayıcıdır: CİMER kurumu idari olarak harekete geçirir, savcılık ceza sürecini başlatır. Aynı olay için iki kanalı birlikte kullanmanın hukuki bir engeli yoktur.

Bu içerik Av. Fatma Öztürk tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/AYM içtihatları esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayınız için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk