Süreyi Kaçırdım: Eski Hâle Getirme (CMK 40-42) — Süre Artık İki Hafta, Kusursuzluk, Yokluğunda Verilen Hükümler, İnfazın Ertelenmesi ve Dilekçe (2026)
24 Temmuz 2026

Süreyi Kaçırdım: Eski Hâle Getirme (CMK 40-42) — Süre Artık İki Hafta, Kusursuzluk, Yokluğunda Verilen Hükümler, İnfazın Ertelenmesi ve Dilekçe (2026)

Ceza muhakemesinde süreler serttir: kaçırılan bir itiraz, istinaf veya temyiz süresi çoğu zaman hakkın kaybı demektir. Kanun bu sertliği eski hâle getirme kurumuyla yumuşatır: kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir ve kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemiş olan kişi de kusursuz sayılır (CMK m.40). En önemli güncel değişiklik süreyle ilgilidir: 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla eski hâle getirme dilekçesinin verilme süresi yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır (CMK m.41/1). Yeni süre 1/6/2024 ve sonrasında kalkan engellere uygulanır; bu tarihten önce kalkan engellerde eski yedi günlük süre geçerlidir (Geçici Madde 6/1-a). Dilekçe engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde verilir, kusursuzluğu gösteren olgular ve belgeler açıklanır ve kaçırılan işlem, örneğin istinaf dilekçesi, aynı anda yapılır. Bu yazıda kurumun şartlarını, sürenin başlangıcını, sanığın yokluğunda verilen hükümlere ilişkin özel kuralları, usulsüz tebligatla ilişkisini ve bir dilekçe örneğini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: Kusurunuz olmadan bir süreyi kaçırdıysanız eski hâle getirme isteyebilirsiniz; kanun yolu size bildirilmemişse kusursuz sayılırsınız (CMK m.40). Dilekçe, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, işlemi yapacak mahkemeye verilir; 1/6/2024 öncesinde kalkan engellerde süre yedi gündür. Kaçırılan işlem aynı anda yapılmalıdır (m.41). Kabul kararı kesin, ret kararı itiraza açıktır; istem infazı kendiliğinden durdurmaz (m.42). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Ceza Davalarında Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz. Kanun yollarının süreleri ve genel işleyişi orada ayrıntılı anlatılıyor.

Kanun Metni

“(1) Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir. (2) Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.” (CMK m.40) “(1) Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. (2) Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.” (CMK m.41)

Yedi Gün Değil, İki Hafta: 2024 Değişikliği

Eski hâle getirme süresi
Engelin kalktığı tarihSüreDayanak
1/6/2024 öncesi7 günCMK m.41/1 (önceki metin), Geçici Madde 6/1-a
1/6/2024 ve sonrası2 haftaCMK m.41/1 (7499 s.K.)

7499 sayılı Kanun ceza muhakemesindeki birçok süreyi uzatmış ve bu kapsamda eski hâle getirme süresini de yedi günden iki haftaya çıkarmıştır. Yeni süre 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun, geçiş dönemine ilişkin açık bir kural koyar: değişiklik 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır; bu tarihten önce kalkan engeller bakımından eski hükümler uygulanmaya devam eder (CMK Geçici Madde 6/1-a). Bugün başvuracak olanların büyük çoğunluğu için süre iki haftadır. Hâlâ yedi günlük süreden söz eden kaynaklar güncel değildir ve buna göre hareket eden bir kişi, aslında devam eden hakkını kullanmaktan gereksiz yere vazgeçebilir. Aynı Kanunla istinaf, temyiz, itiraz ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süreleri de iki haftaya çıkarılmıştır; bu nedenle eski tarihli kararlarda gösterilen sürelerin güncel olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Özellikle 1/6/2024 öncesinde verilmiş ve kanun yolu süresini yedi gün olarak gösteren kararlarda, bu bilginin kararın verildiği tarihte doğru olduğu, ancak sonraki bir engel bakımından yeni sürenin uygulanacağı unutulmamalıdır.

Bir süreyi mi kaçırdınız? İki haftalık süre işlemeye başlamış olabilir
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Kusursuzluk: Hangi Durumlar Kabul Görür?

Kusursuzluk değerlendirmesi
DurumDeğerlendirmeBelge
Kanun yolunun kararda hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesiKanun gereği kusursuz sayılırKarar örneği
Ağır hastalık, yoğun bakım, bilinç kaybıİşlem yapmayı fiilen imkânsız kılıyorsa kabul görebilirEpikriz, yatış ve taburcu belgesi
Doğal afet, ulaşımın kesilmesiAdliyeye erişimi fiilen engellemişse kabul görebilirResmî duyurular, afet belgeleri
Tutukluyken verilen dilekçenin iletilmemesiKurum kayıtlarıyla gösterilirse kabul görebilirKurum dilekçe kayıtları
Yurt dışında bulunmaHaberdar olmayı fiilen engelleyen koşullarla birlikteGiriş-çıkış kayıtları, tebligat belgeleri
“Unuttum”, “işlerim yoğundu”Kural olarak kabul görmez—
Vekilin veya müdafiin ihmaliUygulamada katı değerlendirilir—

Kanun kusursuzluk hâllerini tek tek saymamıştır; her olay kendi koşullarında değerlendirilir. Belirleyici ölçüt, kişinin makul bir özeni göstermesine rağmen süreye uymasının fiilen imkânsız olup olmadığıdır. Bu nedenle kusursuzluk soyut bir beyanla değil, belgelerle ortaya konulmalıdır. Kanunun doğrudan kusursuz saydığı hâl ise kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesidir (CMK m.40/2): hâkim ve mahkemelerin kararlarında başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir (m.34/2); bu bilgilerin hiç verilmemesi veya yanlış verilmesi hâlinde kişi ayrıca bir kusursuzluk ispatı yapmak zorunda kalmaz. Diğer hâllerde ise engelin süreye uyulmasını gerçekten engelleyecek ağırlıkta olup olmadığı değerlendirilir; örneğin kısa süreli bir rahatsızlık veya işlem yapmaya engel olmayan bir tedavi süreci çoğu zaman yeterli görülmez. Engelin başlangıç ve bitiş tarihleri ile sürenin tam olarak bu aralığa denk geldiği belgelerle gösterilmelidir.

Süre Ne Zaman Başlar?

Engelin kalktığı an
EngelSürenin başlangıcı
Hastanede yatışTaburcu olunan veya işlem yapabilecek duruma gelinen gün
Kanun yolunun bildirilmemesiDoğru kanun yolunun öğrenildiği gün
Tebligattan haberdar olmamaKararın fiilen öğrenildiği gün
Doğal afetUlaşımın ve adliyeye erişimin yeniden sağlandığı gün
Yurt dışında bulunmaDurumdan haberdar olunan gün

Süre, sürenin kaçırıldığı tarihten değil, engelin kalktığı tarihten itibaren işler. Hafta olarak belirlenen süreler, başlangıç gününün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer; son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter (CMK m.39). Örneğin engelin bir pazartesi günü kalkması hâlinde süre, iki hafta sonraki pazartesi günü mesai bitiminde sona erer. Engelin kalktığı tarih belgeyle gösterilebilmelidir: taburcu belgesi, dosyanın UYAP üzerinden ilk görüntülendiği tarih, uçak bileti veya tebligat zarfı bu noktada belirleyicidir. Engelin kalktığı tarih konusunda tereddüt varsa, en erken tarih esas alınarak hareket edilmesi ve dilekçenin bu tarihe göre hesaplanan sürenin içinde verilmesi, sonradan doğabilecek tartışmaları önler.

Dilekçe: Nereye, Ne Zaman, Ne ile?

Eski hâle getirme dilekçesinin unsurları
UnsurKuralDayanak
SüreEngelin kalkmasından itibaren iki haftaCMK m.41/1
Verileceği yerSüreye uyulsaydı usul işlemini yapacak mahkemeCMK m.41/1
İçerikKusursuzluğu gösteren olgular ve belgelerCMK m.41/2
Kaçırılan işlemDilekçeyle aynı anda yapılır (istinaf, itiraz vb.)CMK m.41/2
Karar merciiEsasa hükmedecek mahkemeCMK m.42/1
Kabul kararıKesindirCMK m.42/2
Ret kararıİtiraz edilebilirCMK m.42/2
İnfazKendiliğinden durmaz; mahkeme erteleyebilirCMK m.42/3

Uygulamada en sık yapılan ve telafisi en güç hata, eski hâle getirme dilekçesini verip kaçırılan işlemi yapmamaktır. Kanun açıktır: dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir (CMK m.41/2). İstinaf süresi kaçırılmışsa istinaf dilekçesi, itiraz süresi kaçırılmışsa itiraz dilekçesi aynı anda sunulmalıdır. İki merci arasındaki ayrım da önemlidir: dilekçe, süreye uyulsaydı usul işlemini yapacak mahkemeye, yani istinafta hükmü veren ilk derece mahkemesine verilir; karar ise esasa hükmedecek mahkeme, yani istinafta bölge adliye mahkemesi tarafından verilir (m.42/1).

Eski hâle getirme ve kaçırılan kanun yolu dilekçenizi birlikte hazırlayalım
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Sanığın Yokluğunda Verilen Kararlar

Kanun, sanığın yokluğunda verilen kararlar bakımından eski hâle getirmeyi ayrıca düzenler. Duruşma sanık hazır bulunmaksızın yapılırsa, sanık mahkemenin karar ve işlemlerinin kendisine tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde, sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek için kanuni nedenlere dayanarak eski hâle getirme isteminde bulunabilir (CMK m.198/1). Ancak sanık kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuş veya müdafii aracılığıyla temsil edilmek yetkisini kullanmışsa bu yola başvuramaz (m.198/2).

Yokluğunda aleyhine verilen hükümler bakımından ise sanık eski hâle getirme isteminde bulunabilir; ancak eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler (CMK m.274/1). Bu nedenle sanığın eski hâle getirme isteminde bulunduğu hâllerde ayrıca istinaf isteminde bulunması gerekir; istinafa ilişkin işler, eski hâle getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir (m.274/1). Aynı kurallar temyiz bakımından da uygulanır (m.292). Uygulamadaki anlamı açıktır: eski hâle getirme istemine güvenerek istinaf veya temyiz süresinin geçmesine izin verilmemeli, iki istem birlikte ve süresinde yapılmalıdır.

Usulsüz Tebligat ile Eski Hâle Getirme Farkı

Eski hâle getirme ile usulsüz tebligat sıkça karıştırılır. Tebligat usule aykırı yapılmışsa, örneğin yanlış adrese veya kanuna aykırı biçimde bir başkasına bırakılmışsa, çoğu zaman eski hâle getirmeye gerek kalmaz: tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliği öğrenmişse geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir (7201 s.K. m.32). Bu durumda kanun yolu süresi, kişinin kararı gerçekten öğrendiği tarihten başlar. Bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu durumlarda öncelikle tebligatın usulsüzlüğü ve öğrenme tarihi ileri sürülmeli, eski hâle getirme ise ikinci bir güvence olarak terditli biçimde istenmelidir. Böylece mahkeme tebligatın usulsüz olmadığı sonucuna varsa bile, kişinin kusursuzluğu ayrıca değerlendirilebilir ve hak kaybı yaşanmaz. Bu ayrım için tebligat usulsüzse ceza kesinleşir mi yazımıza bakabilirsiniz.

Önce Başka Bir Yol Var mı? Eski Hâle Getirmeye Gerek Kalmayan Hâller

Eski hâle getirmeden önce kontrol edilecek güvenceler
DurumKuralSonuç
Tebligat usulsüzMuhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılırSüre öğrenmeden başlar (7201 s.K. m.32)
Elektronik tebligatAdrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılırSüre bu tarihten başlar (7201 s.K. m.7/a)
Tutuklunun cezaevinden başvurusuZabıt kâtibi veya kurum müdürünün işlemiyle süreler kesilirGeç ulaşma süreyi kaçırtmaz (CMK m.263/4)
Yanlış kanun yolu veya merciKabul edilebilir başvuruda yanılma hakları ortadan kaldırmazBaşvuru yetkili mercie gönderilir (CMK m.264)
Süre hesabında hataSon gün tatile rastlarsa süre ertesi gün biterSüre aslında kaçırılmamış olabilir (CMK m.39/4)

Eski hâle getirmeye başvurmadan önce sürenin gerçekten kaçırılıp kaçırılmadığı dikkatle incelenmelidir. Elektronik tebligatta süre, bildirimin görüldüğü günden değil, adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonundan itibaren işler. Tutuklu veya hükümlünün cezaevi müdürlüğüne verdiği dilekçe, mahkemeye geç ulaşsa bile işleme alındığı anda süreyi keser. Yanlış mahkemeye veya yanlış kanun yoluna yapılan başvuru da kural olarak hakkı ortadan kaldırmaz. Bu hâllerde başvuru zaten süresindedir ve bu durum dilekçede asıl olarak, eski hâle getirme ise terditli olarak ileri sürülmelidir.

Kanun Yolunun Yanlış Gösterilmesi

Kanunun doğrudan kusursuz saydığı hâl, kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesidir (CMK m.40/2). Uygulamada bu hâl yalnızca kanun yolunun hiç gösterilmemesini değil, yanlış gösterilmesini de kapsar: kararda sürenin eski düzenlemeye göre yedi gün olarak yazılması, kesin olmayan bir hükmün “kesin” olarak gösterilmesi veya yanlış bir merciin belirtilmesi bu kapsamda değerlendirilir. Bu durumda kişi, kararda yazan bilgiye güvenerek hareket ettiği için kusursuz sayılır ve eski hâle getirme süresi, doğru kanun yolunun öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kararın bu yönüyle incelenmesi, özellikle 1/6/2024 öncesinde verilmiş ve yedi günlük süreleri gösteren kararlarda önemlidir.

Hangi Sürelerde Kullanılır?

Ceza muhakemesindeki başlıca süreler
İşlemSüreDayanak
İstinafGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.273/1
TemyizGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.291/1
Hâkim ve mahkeme kararlarına itirazÖğrenmeden itibaren 2 haftaCMK m.268/1
KYOK’a itirazTebliğden itibaren 2 haftaCMK m.173/1
Sanığın yokluğunda yapılan duruşmaTebliğden itibaren 1 haftaCMK m.198/1
Eski hâle getirmeEngelin kalkmasından itibaren 2 haftaCMK m.41/1

Eski hâle getirme, ceza muhakemesindeki usul sürelerine ilişkin bir kurumdur. İstinaf, temyiz, itiraz ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süreleri tipik uygulama alanlarıdır. Buna karşılık dava ve ceza zamanaşımı gibi maddi ceza hukukuna ait süreler eski hâle getirmenin konusu değildir. Şikâyet süresi gibi hak düşürücü nitelikteki sürelerin eski hâle getirmeye konu olup olamayacağı tartışmalıdır; güvenli yol, bu süreleri riske atmamaktır. Hukuk yargılamasındaki eski hâle getirme ise ayrı hükümlere tabidir; bu konuda HMK\’da süreler ve eski hâle getirme yazımıza bakabilirsiniz. İlgili kanun yolları için ceza davasında istinaf ve KYOK kararına itiraz rehberlerimize bakabilirsiniz.

Katılan, Mağdur ve Diğer Kişiler

Eski hâle getirme yalnızca sanığa tanınmış bir hak değildir; kanun “kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi” ifadesini kullanır. Bu nedenle katılan, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya kanun yoluna başvurma hakkı bulunan diğer kişiler de şartları varsa bu yola başvurabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresini kaçıran suçtan zarar görendir: karar kendisine usulüne uygun tebliğ edilmemişse veya tebliğ sırasında hastanede yatıyorsa, eski hâle getirme ile birlikte itiraz dilekçesi sunulabilir. Katılanın hükmü istinaf süresini kaçırması da aynı kurallara tabidir. Katılan vekille temsil ediliyorsa, tebligatın vekile yapılıp yapılmadığı ve sürenin vekile tebliğden itibaren işleyip işlemediği ayrıca kontrol edilmelidir. KYOK kararına itiraz için KYOK kararına itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Vekil veya Müdafiin Kusuru

Uygulamada en tartışmalı konulardan biri, sürenin vekil veya müdafiin ihmali nedeniyle kaçırılmasıdır. Kural olarak vekilin ihmali, temsil edilen kişiye yüklenir ve kusursuzluk olarak kabul edilmez. Ancak zorunlu müdafi atanmış bir sanıkta müdafiin kanun yoluna başvurmaması veya sanığın kanun yoluna başvurma iradesini açıkça bildirmesine rağmen müdafiin bunu yerine getirmemesi gibi durumlar, somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir. Bu tür durumlarda sanığın kanun yoluna gitme iradesini ne zaman ve nasıl bildirdiğini gösteren yazışmalar ve beyanlar önem taşır. En güvenli yol, vekille takip edilen dosyalarda da kişinin kendi sürelerini bizzat izlemesidir. Vekil ile müvekkil arasındaki yazışmaların saklanması da bu açıdan önemlidir; çünkü kanun yoluna başvurma iradesinin ne zaman bildirildiği, kusursuzluk tartışmasında belirleyici bir delil olabilir.

İnfazın Ertelenmesi

Eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz; ancak mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir (CMK m.42/3). Bu nedenle kesinleştiği kabul edilerek infazına başlanmış veya başlanmak üzere olan bir hükümde, eski hâle getirme dilekçesinde infazın ertelenmesi ayrıca ve açıkça talep edilmelidir. Talepte, eski hâle getirme isteminin kabul edilmesi hâlinde hükmün kesinleşmemiş sayılacağı ve bu süre içinde infazın telafisi güç sonuçlar doğuracağı vurgulanmalıdır. Özellikle hapis cezasını içeren hükümlerde bu talep, kişinin cezaevine alınmasını önleyebilecek ilk adımdır. Erteleme talebinin eski hâle getirme dilekçesinin içinde ayrı bir istem olarak yer alması ve talebin gerekçesinin somut olarak, örneğin kişinin çalıştığı iş, bakmakla yükümlü olduğu aile üyeleri veya sağlık durumu gibi olgularla desteklenmesi, mahkemenin hızlı karar vermesini kolaylaştırır. Mahkeme erteleme talebini reddederse, bu karara karşı da itiraz yolu açıktır.

Ret Kararına İtiraz

Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı ise itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.42/2). İtiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle yapılır (m.268/1). İtiraz dilekçesinde ret kararının gerekçesi ayrıntılı olarak karşılanmalıdır: kusursuzluğun hangi belgeyle gösterildiği, engelin kalktığı tarihin nasıl tespit edildiği ve iki haftalık sürenin nasıl hesaplandığı tek tek açıklanmalıdır. Ret kararı, engelin kalktığı tarihin yanlış belirlenmesine dayanıyorsa, bu tarihin doğru tespitine ilişkin yeni belgeler de itiraz dilekçesine eklenebilir. İtiraz süresi de iki hafta olduğundan, ret kararı öğrenilir öğrenilmez itiraz hazırlığına başlanmalı; aksi hâlde aynı hak kaybı ikinci kez yaşanabilir.

Soruşturma Aşamasında Eski Hâle Getirme

Eski hâle getirme yalnızca hüküm sonrası kanun yollarında değil, soruşturma aşamasındaki süreler bakımından da uygulanabilir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz, tutuklama veya adli kontrol kararına itiraz ve elkoyma kararına itiraz gibi işlemlerde de süreler iki haftadır ve kusursuz olarak kaçırılan bir süre için eski hâle getirme istenebilir. Bu işlemlerde tedbir kararlarının çoğu zaman her aşamada yeniden gözden geçirilebildiği de unutulmamalıdır: örneğin adli kontrol kararına itiraz süresi kaçırılmışsa, kaldırma talebi her zaman yapılabileceğinden eski hâle getirmeye gerek kalmayabilir. Buna karşılık kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz gibi bir kez kullanılabilen haklarda eski hâle getirme, hakkın korunması için tek yol olabilir. Bu yol için yurt dışı çıkış yasağı nasıl kaldırılır yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım: Süreyi Kaçırdığınızı Fark Ettiğinizde

Birinci adım, sürenin gerçekten kaçırılıp kaçırılmadığını kontrol etmektir: tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, elektronik tebligatta beşinci günün hesaba katılıp katılmadığı, son günün tatile rastlayıp rastlamadığı ve kararda kanun yolunun doğru gösterilip gösterilmediği incelenmelidir. İkinci adım, engelin ne olduğunu ve ne zaman kalktığını belirlemek ve bunu gösteren belgeleri toplamaktır. Üçüncü adım, iki haftalık sürenin son gününü hesaplamak ve dilekçeyi bu tarihten önce vermektir. Dördüncü adım, kaçırılan işlemi, örneğin istinaf dilekçesini, eksiksiz hazırlayıp eski hâle getirme dilekçesiyle aynı anda sunmaktır. Son adım, hüküm infaz ediliyorsa infazın ertelenmesini ayrıca talep etmektir. Dilekçenin verildiğine ilişkin alındı belgesinin veya UYAP gönderim kaydının saklanması da unutulmamalıdır; bu belgeler, istemin süresinde yapıldığının en güçlü ispatıdır ve bir örneğinin kendi dosyanızda da ayrıca ve özenle, tarihiyle birlikte saklanması önerilir.

Giderler

Eski hâle getirme isteminden doğan giderler, karşı tarafın esassız karşı koymasından meydana gelmiş değilse, bu istemi ileri sürene yükletilir (CMK m.330/4). Bu hüküm, istemin kabul edilmesi hâlinde de giderlerin kural olarak istemde bulunana ait olacağı anlamına gelir. Giderlerin genellikle sınırlı olduğu düşünüldüğünde bu kural, eski hâle getirme istemini caydırıcı bir etki doğurmamalıdır; ancak istemin ciddi ve belgelere dayalı olarak hazırlanması, gereksiz giderlerin önüne geçer. Karşı taraf esassız biçimde isteme karşı koymuşsa, bu nedenle doğan giderlerin karşı tarafa yükletilmesi de istenebilir.

Süre Kaçırmamak İçin Önlemler

Eski hâle getirme bir güvenlik ağıdır, plan değildir. Adres değişikliklerinin mahkemeye ve kayıtlara bildirilmesi, tebligat zarfının ve mazbatanın saklanması, dosyanın UYAP üzerinden düzenli olarak takip edilmesi ve kanun yolu dilekçelerinin son güne bırakılmaması, süre kaybını büyük ölçüde önler. Vekil veya müdafi ile takip edilen dosyalarda da tarafın süreleri bizzat izlemesi yararlıdır; çünkü vekilin ihmali uygulamada çoğu zaman kusursuzluk olarak kabul edilmez. Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz gibi kısa süreli işlemler için tutuklama kararına itiraz ve adli kontrol kararına itiraz rehberlerimize bakabilirsiniz.

Uygulamadan senaryolar
SenaryoDeğerlendirme
Gerekçeli karar tebliğ edildiğinde sanık yoğun bakımdaBelgelerle kusursuzluk; taburcu tarihinden itibaren iki hafta
Kararda istinaf süresi “yedi gün” olarak yazılmışKanun yolunun yanlış bildirilmesi; kusursuz sayılır
Tebligat yanlış adrese yapılmış, karar UYAP’tan görülmüşÖnce usulsüz tebligat ve öğrenme tarihi; terditli eski hâle getirme
Tutuklu, istinaf dilekçesini cezaevi müdürlüğüne vermiş, dilekçe geç ulaşmışSüre işlem anında kesilmiştir; eski hâle getirmeye gerek yok
“Tatildeydim, unuttum”Kural olarak kusursuzluk sayılmaz
Süre bir pazar günü doluyor, dilekçe pazartesi verilmişSon gün tatile rastladığından süre pazartesi biter; süresindedir

Sık Yapılan Hatalar

En sık yapılan hata, eski hâle getirme süresinin hâlâ yedi gün olduğunu düşünerek süresi devam eden bir hakkı kullanmaktan vazgeçmektir. İkinci hata, eski hâle getirme dilekçesini verip kaçırılan işlemi, örneğin istinaf dilekçesini, aynı anda sunmamaktır. Üçüncü hata, kusursuzluğu soyut ifadelerle anlatıp belgelememektir. Dördüncü hata, infazın kendiliğinden duracağını düşünerek erteleme talebinde bulunmamaktır. Son olarak, usulsüz tebligat veya tutuklunun cezaevinden başvurusu gibi, sürenin aslında kaçırılmadığı hâllerde bu güvencelerin ileri sürülmeyip doğrudan eski hâle getirmeye başvurulması, istemin gereksiz yere kusursuzluk ispatına bağlanmasına yol açar.

Dilekçe Örneği: Hastanede Yatış Nedeniyle Kaçırılan İstinaf Süresi

Aşağıdaki örnek, gerekçeli kararın tebliğ edildiği dönemde yoğun bakımda yatan ve bu nedenle istinaf süresini kaçıran bir sanık adına hazırlanmıştır. Dilekçe, istinafa ilişkin usul işlemini yapacak olan ilk derece mahkemesine verilir; istinaf dilekçesi de aynı anda sunulur. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE Gönderilmek Üzere ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNEDOSYA NO: …/… Esas, …/… Karar SANIK: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … KONU: İstinaf süresine ilişkin eski hâle getirme istemimiz ile infazın ertelenmesi talebimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- CMK m.40/1 bakımından: Mahkemenizin …/…/2026 tarihli gerekçeli kararı, müvekkilin adresinde …/…/2026 tarihinde birlikte oturan annesine tebliğ edilmiştir. Müvekkil ise …/…/2026 ile …/…/2026 tarihleri arasında … Hastanesinde yoğun bakımda yatmış, bu süre boyunca bilinci kapalı olarak tedavi görmüştür. Ekte sunulan epikriz ve yatış belgeleri, müvekkilin istinaf süresi boyunca kararı öğrenmesinin ve istinaf yoluna başvurmasının fiilen imkânsız olduğunu göstermektedir. Süre müvekkilin kusuru olmaksızın geçmiştir.2- CMK m.41/1 ve Geçici Madde 6/1-a bakımından: Müvekkil …/…/2026 tarihinde taburcu edilmiş ve engel bu tarihte kalkmıştır. Engelin 1/6/2024 tarihinden sonra kalkmış olması nedeniyle iki haftalık süre uygulanır ve istemimiz bu süre içinde yapılmaktadır.3- CMK m.41/2 bakımından: Süreye uyulduğunda yapılması gereken istinaf istemi, bu dilekçeyle eş zamanlı olarak ayrı bir dilekçeyle sunulmuştur. İstinaf dilekçemizde hükmün hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu ayrıca açıklanmıştır.4- CMK m.42/1 bakımından: Süresi içinde istinaf yoluna başvurulsaydı esasa ilişkin incelemeyi bölge adliye mahkemesi yapacağından, eski hâle getirme istemimiz hakkında da bölge adliye mahkemesinin karar vermesi gerekmektedir.5- CMK m.42/3 bakımından: Hüküm kesinleşmiş kabul edilerek infaz işlemlerine başlanmıştır. Eski hâle getirme istemimizin kabulü hâlinde hüküm kesinleşmemiş sayılacağından, bu süre içinde cezanın infazı telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. Hükmün yerine getirilmesinin istemimiz hakkında karar verilinceye kadar ertelenmesini talep ederiz.EKLER: Epikriz ve yatış-taburcu belgeleri, tebligat mazbatası örneği, istinaf dilekçesi.HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı CMK m.39, m.40, m.41, m.42, Geçici Madde 6 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; istinaf süresine ilişkin eski hâle getirme istemimizin kabulüne, istinaf dilekçemizin süresinde verilmiş sayılarak incelenmesine ve istemimiz hakkında karar verilinceye kadar hükmün yerine getirilmesinin ertelenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Sanık Müdafii Av. … İmza

Dilekçeye eklenecek sağlık belgelerinin yatış ve taburcu tarihlerini, bilinç durumunu ve işlem yapma ehliyetini etkileyen tedavi sürecini açıkça göstermesi önemlidir. Tebligatın kime ve hangi tarihte yapıldığını gösteren mazbata örneği de eklenmelidir; tebligatın bir yakına yapılmış olması, sanığın o tarihte hastanede bulunduğu gerçeğini değiştirmez. İstinaf dilekçesinin ayrı ve eksiksiz olarak hazırlanması, eski hâle getirme isteminin kabulü hâlinde esasa ilişkin incelemenin gecikmeden başlamasını sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Eski hâle getirme nedir?

Kusuru olmaksızın bir süreyi kaçıran kişinin, sürenin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak için başvurduğu kurumdur (CMK m.40).

Eski hâle getirme süresi kaç gün?

Engelin kalkmasından itibaren iki hafta (CMK m.41/1); 1/6/2024 öncesinde kalkan engellerde yedi gün.

Yedi gün değil miydi?

7499 sayılı Kanunla iki haftaya çıkarıldı; 1/6/2024 ve sonrasında kalkan engellere uygulanır.

Kanun yolu kararda yazmıyorsa ne olur?

Kusursuz sayılırsınız (CMK m.40/2).

Dilekçeyi nereye veririm?

Süreye uyulsaydı usul işlemini yapacak mahkemeye; istinafta hükmü veren mahkemeye (CMK m.41/1).

Kim karar verir?

Esasa hükmedecek mahkeme; istinafta bölge adliye mahkemesi (CMK m.42/1).

Kaçırdığım istinaf dilekçesini ayrıca vermeli miyim?

Evet. Kaçırılan işlem eski hâle getirme dilekçesiyle aynı anda yapılır (CMK m.41/2).

Kabul kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. Kabul kararı kesindir (CMK m.42/2).

Ret kararına itiraz edilebilir mi?

Evet (CMK m.42/2).

Eski hâle getirme infazı durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz; mahkeme erteleyebilir (CMK m.42/3).

Hastalık kusursuzluk sayılır mı?

İşlem yapmayı fiilen imkânsız kılan ağır hastalık belgelerle gösterilirse kabul görebilir.

Avukatım süreyi kaçırdı, eski hâle getirme olur mu?

Uygulamada vekilin ihmali çoğu zaman kusursuzluk sayılmaz.

Usulsüz tebligatta ne yapmalıyım?

Öncelikle usulsüzlüğü ve öğrenme tarihini ileri sürün; muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır (7201 s.K. m.32).

Yokluğumda karar verildi, ne yapabilirim?

Eski hâle getirme isteyebilirsiniz; ancak istinaf süresi de işlediğinden istinaf isteminde de bulunmalısınız (CMK m.274).

Duruşmaya katılamadım, eski hâle getirme için süre nedir?

Karar ve işlemlerin tebliğinden itibaren bir hafta (CMK m.198/1).

Zamanaşımı için eski hâle getirme olur mu?

Hayır. Maddi ceza hukukuna ilişkin süreler eski hâle getirmenin konusu değildir.

Süre hafta olarak nasıl hesaplanır?

Başlangıç gününün son haftadaki isim karşılığı olan günün mesai bitiminde sona erer; son gün tatilse ertesi gün biter (CMK m.39).

Giderleri kim öder?

Karşı tarafın esassız karşı koymasından doğmadıkça istemde bulunan (CMK m.330/4).

Tutukluyken verdiğim dilekçe mahkemeye geç ulaştı, süre kaçtı mı?

Hayır. Kurum müdürü veya zabıt kâtibi işlem yaptığında süreler kesilmiş sayılır (CMK m.263/4).

Yanlış mahkemeye başvurdum, hakkım düşer mi?

Kabul edilebilir bir başvuruda merci yanılması hakkı ortadan kaldırmaz (CMK m.264).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki CMK ve Tebligat Kanunu hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk