Ceza Davalarında Kanun Yolları: İtiraz, İstinaf, Temyiz ve Olağanüstü Yollar — Süreler, Merciler ve 2024-2026 Değişiklikleri (Rehber)
19 Mayıs 2026

Ceza Davalarında Kanun Yolları: İtiraz, İstinaf, Temyiz ve Olağanüstü Yollar — Süreler, Merciler ve 2024-2026 Değişiklikleri (Rehber)

Bir ceza davasında verilen karar çoğu zaman son söz değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu, hatalı olduğu düşünülen kararların üst mercilerce denetlenmesi için olağan ve olağanüstü kanun yolları öngörür. Olağan kanun yolları itiraz, istinaf ve temyizdir: itiraz hâkim kararlarına ve kanunun gösterdiği mahkeme kararlarına karşı (CMK m.267), istinaf ilk derece mahkemesi hükümlerine karşı bölge adliye mahkemesine (m.272), temyiz ise bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay’a başvurulan yollardır (m.286). Bu üç yolda süre, 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlar için iki haftadır ve istinaf ile temyizde gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren işler. Kesinleşmiş kararlara karşı ise Cumhuriyet başsavcılarının itirazı, kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü yollar ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru vardır. Son iki yılda bu alanda önemli değişiklikler yapılmıştır: sulh ceza kararlarına itirazı artık asliye ceza hâkimi incelemekte, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz değil istinaf yoluna gidilmekte, bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisi genişlemiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi üç aya çıkmıştır. Bu rehberde bütün kanun yollarını bir harita hâlinde, süreleri ve güncel değişiklikleriyle anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

2026 güncel: Yasa dışı bahis veya aklama davasında bölge adliye mahkemesi kararına karşı Yargıtay yolunun açık olup olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen hapis cezasının beş yılı aşıp aşmadığına bağlıdır (CMK m.286/2-a ve b). Bahis isnatlarına göre temyiz edilebilirlik, hukuka kesin aykırılık hâlleri, iki haftalık süre, kesin kararlara karşı CMK m.308/A itiraz istemi ve Word ile PDF temyiz dilekçesi örneği Bahis Davasında Temyiz rehberinde anlatılmıştır.

2026 güncel: Yasa dışı bahis veya aklama mahkûmiyetine karşı istinaf; iki haftalık süre, bölge adliye mahkemesinin karar seçenekleri, 7571 sayılı Kanunla genişleyen bozma hâlleri ve Word ve PDF olarak indirilebilen istinaf dilekçesi örneğiyle birlikte Bahis Mahkûmiyetine Karşı İstinaf Dilekçesi rehberinde.

⚡ Net Cevap: Olağan yollar: itiraz (2 hafta, öğrenmeden), istinaf (2 hafta, gerekçeli hükmün tebliğinden), temyiz (2 hafta, gerekçeli hükmün tebliğinden). Süreler 1/6/2024 ve sonrası kararlar için geçerlidir. HAGB kararına karşı istinaf yoluna gidilir. Olağanüstü yollar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (3 ay), BAM başsavcılığının itirazı (1 ay), kanun yararına bozma, yargılamanın yenilenmesi. Son iç hukuk yolu: AYM bireysel başvuru (30 gün). Süre kaçtıysa: eski hâle getirme (2 hafta). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Ceza Hukuku Rehberi. İstinaf ve temyizin karşılaştırmalı ayrıntıları ve kesinlik sınırları için istinaf ve temyiz (CMK 272-308) yazımıza bakabilirsiniz.

Kanun Yolları Haritası

Ceza muhakemesinde kanun yolları
YolNeye karşı?SüreMerci
İtirazHâkim kararları; kanunun gösterdiği mahkeme kararlarıÖğrenmeden itibaren 2 hafta (m.268)Kanunda gösterilen üst merci
İstinafİlk derece hükümleri ve HAGB kararlarıGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta (m.273)Bölge adliye mahkemesi
TemyizBölge adliye mahkemesi kararlarıGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta (m.291)Yargıtay
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazıYargıtay ceza dairesi kararlarıDosya tesliminden itibaren 3 ay; lehe süre yok (m.308)Ceza Genel Kurulu
BAM başsavcılığının itirazıBölge adliye mahkemesinin kesin kararları1 ay; lehe süre yok (m.308/A)Kararı veren daire
Kanun yararına bozmaİstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen kararlarSüre yok (m.309)Yargıtay
Yargılamanın yenilenmesiKesinleşmiş hükümlerKural olarak süre yok; AİHM hâlinde 1 yıl (m.311)Hükmü veren mahkeme
AYM bireysel başvuruİç hukuk yolları tüketildikten sonra30 gün (6216 s.K. m.47/5)Anayasa Mahkemesi

Bu harita, bir kararın hangi aşamada ve hangi yolla denetlenebileceğini gösterir. Olağan kanun yolları, karar kesinleşmeden önce işletilen ve süreye bağlı yollardır; olağanüstü kanun yolları ise kesinleşmiş kararlara karşı, sınırlı sebeplerle ve çoğu zaman belirli makamların başvurusuyla işletilir. Bireyin kendi başvurusuyla kullanabileceği başlıca olağanüstü yol yargılamanın yenilenmesidir; başsavcılık itirazları ve kanun yararına bozma için ise ilgili makama istemde bulunulabilir. Kararın niteliği, kanun yolunu belirler: hükümden önce verilen tutuklama, adli kontrol ve elkoyma gibi kararlar ile kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına karşı itiraz; esas hakkındaki hükümlere karşı istinaf ve temyiz yoluna gidilir. İstinaf ve temyizin karşılaştırmalı ayrıntıları için istinaf ve temyiz, sürelerin ve kesinlik sınırlarının hesaplanması için istinaf ve temyiz süre ve kesinlik hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Kararın türüne göre kanun yolu
KararYolNot
Tutuklama, tutukluluğun devamıİtirazSulh ceza kararında asliye ceza hâkimi inceler
Adli kontrolİtirazKaldırma talebi her zaman yapılabilir
ElkoymaİtirazHâkimden her zaman karar istenebilir (m.127/4)
Kovuşturmaya yer olmadığı kararıİtirazTebliğden itibaren 2 hafta; sulh ceza hâkimliği (m.173)
Hükme esas ara kararlarHükümle birlikte istinafCMK m.272/2
Mahkûmiyet ve beraat hükümleriİstinafKesin hükümler hariç (m.272/3)
HAGB kararıİstinaf1/6/2024 öncesi kararlarda itiraz
Bölge adliye mahkemesi kararıTemyizm.286/2’deki istisnalar hariç

Genel İlkeler: Kim, Nasıl Başvurur?

Kanun yollarına ilişkin genel kurallar
KuralİçerikDayanak
Başvuru hakkıSavcı, şüpheli, sanık, katılan ve katılma hakkı olan suçtan zarar görenCMK m.260/1
Yasal temsilci ve eşŞüpheli veya sanığa açık kanun yollarına kendiliklerinden başvurabilirCMK m.262/1
TutukluZabıt kâtibine veya cezaevi müdürüne beyan veya dilekçe; süre işlem anında kesilirCMK m.263
YanılmaKabul edilebilir başvuruda kanun yolu veya merci yanılgısı hakkı ortadan kaldırmazCMK m.264/1
Savcının lehe başvurusuYeni hüküm önceki cezadan ağır olamazCMK m.265
VazgeçmeKarar verilinceye kadar mümkün; müdafi için özel yetki gerekirCMK m.266

Kanun yoluna başvuru hakkı yalnızca sanığa değil, katılan sıfatını almış olanlara ve katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılabilecek durumdaki suçtan zarar görenlere de tanınmıştır (CMK m.260/1). Sanığın yasal temsilcisi ve eşi de sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir (m.262/1). Tutuklu sanığın cezaevi müdürüne verdiği dilekçe, işleme alındığı anda süreyi keser (m.263/4); bu nedenle dilekçenin mahkemeye geç ulaşması hak kaybına yol açmaz. Kanun yoluna başvuru dilekçeyle yapılabileceği gibi, zabıt kâtibine beyanda bulunularak da yapılabilir; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır (m.273/1, m.291/1). Kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, kabul edilebilir bir başvuruda hakkı ortadan kaldırmaz (m.264/1). Kanun yolundan vazgeçme, merci karar verinceye kadar mümkündür; ancak müdafi veya vekilin vazgeçebilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunması gerekir (m.266).

Kararınıza karşı hangi yol, hangi süre? Birlikte belirleyelim
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

İtiraz

Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.267). İtiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle yapılır (m.268/1). İtiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz; ancak kararı veren makam veya inceleyecek merci geri bırakılmasına karar verebilir (m.269). İtiraz kural olarak duruşma yapılmaksızın incelenir ve itiraz yerinde görülürse merci aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir (m.271/1-2). Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.271/4).

İtiraz mercileri (CMK m.268/3)
Kararı verenİtirazı inceleyen
Sulh ceza hâkimliği (genel)Numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği
Sulh ceza hâkimliği (tutuklama ve adli kontrol)Yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi (7331 ile, 1/1/2022’den beri)
Asliye ceza mahkemesiYargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi
Ağır ceza mahkemesiNumara olarak izleyen ağır ceza dairesi

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı yapılan itirazları, 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla 1/1/2022’den itibaren numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği değil, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m.268/3-b). Uygulamada en sık itiraz edilen kararlar tutuklama, adli kontrol, elkoyma ve kovuşturmaya yer olmadığı kararlarıdır. İtiraz dilekçesinde kararın hangi yönden hukuka aykırı olduğunun somut olarak gösterilmesi gerekir; merci itirazı genellikle dosya üzerinden ve kısa sürede incelediğinden, dilekçenin ekleriyle birlikte eksiksiz sunulması önemlidir. Kovuşturma evresinde mahkemelerin verdiği ara kararlara karşı ise kural olarak ayrı bir itiraz yolu bulunmaz; bu kararlar hükümle birlikte istinaf incelemesine konu edilir. Tutuklamaya itiraz için tutuklama kararına itiraz, adli kontrole itiraz için adli kontrol kararına itiraz, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz için KYOK kararına itiraz rehberlerimize bakabilirsiniz.

İstinaf

İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir; on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler ise bölge adliye mahkemesince resen incelenir (CMK m.272/1). Sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dahil doğrudan adli para cezaları, üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezalı suçlardan beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler istinaf edilemez (m.272/3). İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek yapılır (m.273/1) ve süresinde yapılan başvuru hükmün kesinleşmesini engeller (m.275/1). Bölge adliye mahkemesi hem maddi olayı hem hukuku inceler; 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla, hukuka kesin aykırılık hâllerinin tamamında, gerekçesizlik ve savunma hakkının kısıtlanması da dahil, hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine gönderme yetkisi kazanmıştır (m.280/1-e). Yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz (m.283). Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir (m.272/2); bu nedenle istinaf dilekçesinde reddedilen delil istemleri gibi ara kararlara da ayrıca itiraz edilmelidir. İstinaf başvurusunun nasıl yapılacağı için ceza davasında istinaf nasıl yapılır, duruşma için istinafta duruşma açılır mı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Temyiz

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümleri temyiz edilebilir; ancak kanun birçok kararı temyiz dışında tutar (CMK m.286). En önemli istisna, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlardır (m.286/2-a). Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır (m.288/1) ve süre, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (m.291/1). Temyiz eden, hükmün neden bozulmasını istediğini göstermek zorundadır; sebep gösterilmeyen temyiz istemi reddedilir (m.294, m.298). Yalnız sanık lehine temyizde ceza ağırlaştırılamaz (m.307/5). Yargıtay bozmasına uyulduktan sonra verilen hükme karşı ise istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir; ilk derece veya bölge adliye mahkemesi bozmaya direnirse dosya sonunda Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gider. Temyizin ayrıntıları için istinaf ve temyiz rehberimize bakabilirsiniz.

İstinaf veya temyiz dilekçenizi kanun yolunun sınırlarına göre hazırlayalım
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

HAGB Kararlarına Karşı: Artık İstinaf

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yıllarca itiraz yoluna gidilmiştir. 7499 ve 7589 sayılı Kanunlarla bu değişmiş; bugün m.272/3 hükümleri saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulur ve bölge adliye mahkemesinin kararları hakkında temyize ilişkin m.286 uygulanır (CMK m.231/12). 1/6/2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları hakkında ise itiraz yolu uygulanmaya devam eder (Geçici Madde 6/2). Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kurallar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş ve yeni hükümler 31/7/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir; kurum kaldırılmış değildir. HAGB için hükmün açıklanmasının geri bırakılması rehberimize bakabilirsiniz.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz

Soruşturma evresinde verilen en önemli karar, kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır. Suçtan zarar gören, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173/1). İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir (m.173/2). Sulh ceza hâkimliği, gerekirse soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder (m.173/3). Bu nedenle itirazın somut delillerle desteklenmesi hem başarı şansı hem de gider riski bakımından önemlidir. KYOK kararına itiraz için KYOK kararına itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Katılan ve Suçtan Zarar Gören Açısından

Kanun yolları yalnızca sanığa değil, mağdur ve suçtan zarar görene de açıktır. Katılan sıfatını almış olanlar hükme karşı istinaf ve temyize başvurabilir; katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek durumdaki suçtan zarar görenler de kanun yoluna başvurma hakkına sahiptir (CMK m.260/1). Bu nedenle kovuşturma aşamasında katılma talebinde bulunmamış bir mağdur da, hükmü öğrendiğinde süresi içinde kanun yoluna başvurabilir. Mağdurun başvurusu sanık aleyhine olduğundan, bu durumda aleyhe değiştirme yasağı uygulanmaz. Mağdur ve katılan, beraat kararlarına, eksik ceza verildiği iddiasına veya suçun yanlış nitelendirildiğine karşı kanun yoluna başvurabilir; ancak kesinlik sınırları onlar için de geçerlidir. Soruşturma aşamasında ise suçtan zarar görenin en önemli kanun yolu, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazdır.

Tebliğ, Öğrenme ve Sürenin Başlangıcı

Kanun yolu sürelerinin başlangıcı, yolun türüne göre değişir. İtirazda süre, ilgililerin kararı öğrendiği günden başlar (m.268/1); duruşmada yüzüne karşı verilen kararlarda bu an, kararın açıklandığı andır. İstinaf ve temyizde ise süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başlar. Kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir (m.34/2); kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmeyen kişi, süreyi kaçırmışsa kusursuz sayılır ve eski hâle getirme isteyebilir (m.40/2). Elektronik tebligatta tebliğ, bildirimin adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Tutanağa geçen bilgilerin ve tebliğ tarihlerinin doğru tespiti, sürelerin güvenli hesaplanması bakımından belirleyicidir; duruşma tutanağı için duruşma tutanağı yazımıza bakabilirsiniz.

Sürelerde 2024 Değişikliği ve Geçiş Kuralı

2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla itiraz, istinaf, temyiz ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süreleri iki haftaya çıkarılmış; istinaf ve temyizde sürenin gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren işlemesi esası getirilmiştir. Bu değişiklikler 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında önceki hükümler uygulanmaya devam eder (CMK Geçici Madde 6/1-c). Önceki düzende süreler yollara göre farklıydı: istinaf süresi hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün, temyiz süresi hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün, itiraz süresi yedi gün ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi on beş gündü. Bu nedenle eski tarihli bir karara karşı başvuru yapılacaksa, hem sürenin uzunluğu hem de başlangıcı ayrıca kontrol edilmelidir. Eski hâle getirme süresi de aynı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır; bu değişiklik 1/6/2024 ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Süre kusursuz olarak kaçırılmışsa eski hâle getirme rehberimize bakabilirsiniz.

Aleyhe Değiştirme Yasağı: Bütün Yollarda

Aleyhe değiştirme yasağının dayanakları
DurumKuralDayanak
Yalnız sanık lehine istinafYeni hüküm önceki cezadan ağır olamazCMK m.283
Yalnız sanık lehine temyizYeni hüküm önceki cezadan ağır olamazCMK m.307/5
Savcının sanık lehine başvurusuYeni hüküm önceki cezadan ağır olamazCMK m.265
Kanun yararına bozma (mahkûmiyet)Yeniden verilen hüküm önceki cezadan ağır olamazCMK m.309/4-b

Aleyhe değiştirme yasağı, sanığın kanun yoluna başvururken daha ağır bir ceza alma korkusu taşımamasını sağlayan temel bir güvencedir. Kural, yalnız sanık lehine başvurulmuş olmasına bağlıdır; Cumhuriyet savcısı veya katılan da sanık aleyhine kanun yoluna başvurmuşsa uygulanmaz. Bu nedenle kanun yoluna başvurmadan önce karşı tarafın da başvurup başvurmadığının takip edilmesi önemlidir. Yasak, hükmolunan cezanın miktarına ilişkindir; uygulamada nitelendirmenin değişmesi hâlinde de önceki cezanın aşılamayacağı kabul edilmektedir. Karşı tarafın başvurusu yoksa sanık, cezasının ağırlaşması riski olmadan kanun yolunu kullanabilir; karşı tarafın başvurusu varsa ise kendi başvurusundan vazgeçse bile karşı tarafın başvurusu incelenmeye devam edilir. Bu nedenle vazgeçme kararı, karşı tarafın başvurusu dosyadan dikkatle kontrol edildikten sonra verilmelidir.

Kesinleşme ve İnfaz

Kanun yolu süresi içinde başvuru yapılmazsa karar kesinleşir. Süresi içinde yapılan istinaf ve temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller (CMK m.275/1, m.293/1); hüküm kesinleşmedikçe mahkûmiyet infaz edilmez. İtiraz ise kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz; örneğin tutuklama kararına itiraz edilmesi, itiraz incelenene kadar tutukluluğun devam etmesine engel değildir (m.269/1). Elkoyma gibi koruma tedbirlerine karşı ise itiraz yolunun yanında, eşyasına elkonulan kişi hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir (m.127/4). Kesinleşmiş bir mahkûmiyete karşı ancak olağanüstü kanun yollarına veya Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruya gidilebilir; bu yolların infazı durdurması kural olarak kendiliğinden değildir.

Olağanüstü Kanun Yolları

Kesinleşmiş kararlara karşı yollar
YolKim başvurur?Sonuç
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (m.308)Başsavcı; ilgililer istemde bulunabilir (7589)Ceza Genel Kurulu karar verir
BAM başsavcılığının itirazı (m.308/A)BAM Cumhuriyet başsavcılığı; resen veya istem üzerineSanık aleyhine itiraz için esaslı hata şartı
Kanun yararına bozma (m.309)Adalet Bakanlığının istemiyle Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcısıMahkûmiyette aleyhe sonuç yok; Yargıtay doğrudan hafif ceza verebilir
Yargılamanın yenilenmesi (m.311, m.314)Hükümlü lehine veya aleyhineHükmü veren mahkeme kabule değer olup olmadığına karar verir

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla değiştirilen düzenleme uyarınca, Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir; sanık lehine itirazda süre aranmaz (m.308). Bölge adliye mahkemesinin kesin kararlarına karşı ise bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı bir ay içinde itiraz edebilir (m.308/A). İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar için Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunabilir; mahkûmiyete ilişkin hükümlerde yeniden yargılama sonucu verilecek hüküm önceki cezadan ağır olamaz ve mahkûmiyet dışındaki hükümlerde bozma aleyhe sonuç doğurmaz (m.309/4). Kanun yararına bozma için kanun yararına bozma, yargılamanın yenilenmesi için yargılamanın yenilenmesi rehberlerimize bakabilirsiniz.

Yargılamanın Yenilenmesi

Kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanmış dava, kanunda sayılan hâllerde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla yeniden görülür (CMK m.311). Bu hâller arasında duruşmada kullanılan bir belgenin sahteliği, tanık veya bilirkişinin gerçek dışı beyanı, hâkimin görev kusuru, ceza hükmünün dayandığı hukuk hükmünün ortadan kalkması, yeni olay veya yeni delillerin ortaya çıkması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı yer alır. Kanun, belirli hâllerde sanık veya hükümlü aleyhine yenilemeyi de düzenler (m.314). Yenileme istemi hükmü veren mahkemeye sunulur ve mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına duruşma yapmaksızın karar verir (m.318). İstem kabule değer bulunursa, bir diyeceği varsa iki hafta içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısına ve ilgili tarafa tebliğ edilir; mahkeme gerekirse delilleri toplar ve ardından yeniden yargılamaya karar verir. Yeni delil iddiasına dayanan istemlerde, bu delilin neden önceki yargılamada sunulamadığının ve hükmü nasıl etkileyeceğinin somut olarak açıklanması gerekir. Kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yasal neden ve delil gösterilmemiş istem reddedilir; bu karara itiraz edilebilir (m.319).

Son Yol: Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

Kanun yolları tüketildikten sonra, Anayasa’da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki bir hakkın ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru için ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (6216 s.K. m.45/2). Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (m.47/5). Haklı bir mazeret nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir (m.47/5). Olağan kanun yollarında, özellikle son olağan yol niteliğindeki istinaf veya temyiz dilekçesinde, anayasal hak ihlallerinin açıkça ileri sürülmesi gerekir; iç hukukta hiç ileri sürülmemiş bir iddianın bireysel başvuruda incelenmesi güçleşir. Bireysel başvuru için AYM bireysel başvuru rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

En sık yapılan hata, sürelerin eski yedi günlük düzene göre hesaplanması veya tersine 1/6/2024 öncesindeki bir karar için iki haftalık sürenin uygulanabileceğinin sanılmasıdır; kararın tarihi, hangi sürenin geçerli olduğunu belirler. İkinci hata, HAGB kararına eski alışkanlıkla itiraz edilmesidir; bugün doğru yol istinaftır. Üçüncü hata, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazın numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliğine yöneltilmesidir; itirazı asliye ceza hâkimi inceler, ancak yanılma kabul edilebilir bir başvuruda hakkı ortadan kaldırmaz. Dördüncü hata, beş yıl veya daha az hapis cezalarında istinafın çoğu zaman son olağan yol olduğunu gözden kaçırıp istinaf dilekçesini yüzeysel hazırlamaktır. Beşinci hata, anayasal hak ihlallerini iç hukukta ileri sürmeyip doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurmaktır. Son olarak, müdafiin özel yetki olmadan kanun yolundan vazgeçemeyeceği ve tutuklu sanığın cezaevi müdürlüğüne verdiği dilekçenin süreyi kestiği unutulmamalıdır.

Dilekçe Örneği: Tutuklama Kararına İtiraz

Aşağıdaki örnek, sulh ceza hâkimliğince verilen tutuklama kararına karşı, 7331 sayılı Kanunla değişen itiraz mercii gözetilerek hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE Gönderilmek Üzere ANKARA … SULH CEZA HÂKİMLİĞİNESORUŞTURMA NO: …/… ŞÜPHELİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … İTİRAZ EDİLEN KARAR: …/…/2026 tarihli ve …/… değişik iş sayılı tutuklama kararı KONU: Tutuklama kararına itirazımızın sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- CMK m.268/1 ve 268/3-b bakımından: Tutuklama kararı …/…/2026 tarihinde müvekkilin huzurunda verilmiş olup itirazımız iki haftalık süre içindedir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklamaya ilişkin kararlarına yapılan itirazları yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi incelemektedir.2- CMK m.100/1 bakımından: Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Kararda, müvekkilin kaçacağı veya delilleri karartacağı şüphesini doğuran somut hiçbir olgu gösterilmemiş, gerekçe kalıp ifadelerle yazılmıştır. Müvekkilin sabit ikametgâhı, düzenli işi ve iki çocuğu bulunmakta olup deliller toplanmıştır.3- CMK m.109 bakımından: Tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağı kararda tartışılmamıştır. Yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza yükümlülüğü, soruşturmanın amacını sağlamaya yeterlidir.4- CMK m.271 bakımından: Merciin itirazı yerinde görmesi hâlinde itiraz konusu hakkında da karar vermesi gerektiğinden, müvekkilin tutuklanmasına ilişkin kararın kaldırılarak serbest bırakılmasını, olmadığı takdirde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep ederiz.HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı CMK m.100, m.101, m.109, m.267-271 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, tutuklama kararının kaldırılarak müvekkilin serbest bırakılmasına, bu talebimiz yerinde görülmezse adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Şüpheli Müdafii Av. … İmza

İtiraz dilekçesinde tutuklama kararının gerekçesinin somut olarak eleştirilmesi, yani hangi tutuklama nedeninin hangi olguya dayanılarak kabul edildiğinin ve bu olgunun neden yetersiz olduğunun gösterilmesi, itirazın başarısı bakımından belirleyicidir. Şüphelinin ikametgâhını, işini ve aile durumunu gösteren belgelerin dilekçeye eklenmesi, kaçma şüphesinin bulunmadığını somutlaştırır. Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesin olduğundan, itirazın ilk seferde eksiksiz hazırlanması önemlidir; ancak tutukluluğun devamına ilişkin sonraki incelemelerde ve salıverilme taleplerinde yeni olgular her zaman ileri sürülebilir.

Sık Sorulan Sorular

Ceza davasında hangi kanun yolları var?

Olağan: itiraz, istinaf, temyiz. Olağanüstü: başsavcılık itirazları, kanun yararına bozma, yargılamanın yenilenmesi. Ayrıca AYM bireysel başvuru.

İtiraz süresi nedir?

Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta (CMK m.268/1).

İstinaf süresi nedir?

Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta (m.273/1).

Temyiz süresi nedir?

Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta (m.291/1).

1/6/2024 öncesi kararlarda süre farklı mı?

Evet; istinafta 7 gün ve temyizde 15 gün, hükmün açıklanmasından itibaren (Geçici Madde 6/1-c).

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı kim inceler?

Yargı çevresindeki asliye ceza hâkimi (m.268/3-b).

İtiraz infazı durdurur mu?

Hayır; ancak merci geri bırakılmasına karar verebilir (m.269).

İtiraz üzerine verilen karara tekrar itiraz edilebilir mi?

Kural olarak hayır; ilk kez merci tarafından verilen tutuklama kararı hariç (m.271/4).

HAGB kararına itiraz mı istinaf mı?

İstinaf (m.231/12); 1/6/2024 öncesi kararlarda itiraz.

Hangi hükümler istinaf edilemez?

15.000 TL dahil doğrudan adli para cezaları, 500 günü geçmeyen APC’li suçlarda beraat ve kanunen kesin hükümler (m.272/3).

5 yıl hapis temyiz edilebilir mi?

İstinaf başvurusu esastan reddedilmişse hayır (m.286/2-a).

Eşim benim adıma kanun yoluna başvurabilir mi?

Evet; sanığın eşi ve yasal temsilcisi kendiliğinden başvurabilir (m.262).

Avukatım başvurudan vazgeçebilir mi?

Vekâletnamede özel yetki varsa (m.266/2).

Yanlış mahkemeye başvurursam ne olur?

Kabul edilebilir başvuruda merci yanılması hakkı ortadan kaldırmaz (m.264).

Yargıtay Başsavcısının itiraz süresi nedir?

7589 ile üç ay; sanık lehine süre yok (m.308).

Kanun yararına bozma nedir?

İstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen kararlara karşı Adalet Bakanlığı istemiyle yapılan olağanüstü yol (m.309).

Yargılamanın yenilenmesi için süre var mı?

Hükümlü lehine kural olarak yok; AİHM kararı hâlinde 1 yıl.

AYM’ye ne zaman başvurabilirim?

Kanun yolları tüketildikten sonra 30 gün içinde (6216 s.K. m.45/2, 47/5).

KYOK kararına kim, ne zaman itiraz eder?

Suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine (CMK m.173/1).

Kararda kanun yolu yazmıyorsa ne olur?

Süreyi kaçırmanız hâlinde kusursuz sayılırsınız ve eski hâle getirme isteyebilirsiniz (m.40/2).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki CMK ve 6216 sayılı Kanun hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk