Kanun Yararına Bozma (CMK 309-310): İtirazsız Kesinleşen Kararlara Karşı Yol, Dört Bozma Sonucu ve Başvuru
23 Temmuz 2026

Kanun Yararına Bozma (CMK 309-310): İtirazsız Kesinleşen Kararlara Karşı Yol, Dört Bozma Sonucu ve Başvuru

Kanun yararına bozma, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi için öngörülmüş olağanüstü bir kanun yoludur. Yolu Adalet Bakanlığı işletir. Hukuka aykırılığı öğrenen Bakanlık, bozma istemini yasal nedenleriyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Başsavcılık bu istemi ilgili ceza dairesine iletir. Daire nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar (CMK m.309/1-3). Bozmanın sonucu, bozulan kararın niteliğine göre değişir. Ceza kaldırılması veya daha hafif bir ceza gerekiyorsa Yargıtay doğrudan hükmeder. Yeniden yargılama yapılırsa yeni hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz. Esası çözen mahkûmiyet dışı hükümlerde bozma aleyhe sonuç doğurmaz (m.309/4). Bozma kararına direnilemez (m.309/5). Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da, yalnızca cezanın kaldırılması veya hafifletilmesi hâllerinde bu yolu kendiliğinden kullanabilir (m.310). Kanunda başvuru için bir süre öngörülmemiştir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

2026 güncel: Kesinleşmiş yasa dışı bahis ve aklama mahkûmiyetlerinde yeni delile dayalı yargılamanın yenilenmesi (CMK m.311/1-e), infazın durdurulması (CMK m.312), kanun yararına bozma (CMK m.309) ve yenileme istemi dilekçesi örneği için Bahis Mahkûmiyetinde Yargılamanın Yenilenmesi rehberine bakabilirsiniz.

2026 güncel: Yasa dışı bahis veya aklama davasında bölge adliye mahkemesi kararına karşı Yargıtay yolunun açık olup olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen hapis cezasının beş yılı aşıp aşmadığına bağlıdır (CMK m.286/2-a ve b). Bahis isnatlarına göre temyiz edilebilirlik, hukuka kesin aykırılık hâlleri, iki haftalık süre, kesin kararlara karşı CMK m.308/A itiraz istemi ve Word ile PDF temyiz dilekçesi örneği Bahis Davasında Temyiz rehberinde anlatılmıştır.

📌 Ana rehber: Ceza Davalarında Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz. Bu sayfa, kanun yararına bozmayı CMK m.309 ve 310 metinleri üzerinden fıkra fıkra ele alır. Hangi kararların bu yolun konusu olduğu, Adalet Bakanlığının ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının rolü, dört ayrı bozma sonucu ve aleyhe bozma sınırları anlatılır. Başvuru dilekçesinin içeriği ile yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü itiraz ve AYM bireysel başvurusu arasındaki farklar da açıklanır. 7589 sayılı Kanunla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazında yapılan son değişikliklere de yer verilir.

İtiraz edilmeden kesinleşen hatalı bir karar mı var?
Kanun yararına bozma talebini somut hukuka aykırılıklarla hazırlayalım: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Konu: hâkim veya mahkeme kararı; istinaf veya temyizden geçmeden kesinleşmiş; hukuka aykırılık içeren (CMK m.309/1). Başvuran: Adalet Bakanlığı; ilgili kişi Bakanlığa başvurarak harekete geçirir. Yol: Bakanlık → Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı → ilgili ceza dairesi (m.309/1-3). Sonuç: (a) esası çözmeyen kararda mahkeme yeniden karar verir; (b) mahkûmiyetin usul yönünde yeniden yargılama, önceki cezadan ağır ceza verilemez; (c) mahkûmiyet dışı esas hükümlerde aleyhe sonuç yok; (d) ceza kaldırılması veya hafifletilmesi gerekiyorsa Yargıtay doğrudan hükmeder (m.309/4). Direnme yok (m.309/5). Başsavcı re’sen: yalnız (d) hâlleri; Bakanlık başvurmuşsa kullanamaz (m.310). Süre: kanunda öngörülmemiş. Sicil: bozma sonucu beraat veya CVYO kesinleşirse kayıt tamamen silinir (5352 m.12/3).

CMK m.309/1: Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

Hangi Kararlar Kanun Yararına Bozmanın Konusu Olur?

Kanun yararına bozmanın şartları (CMK m.309/1)
Şartİçerik
Hâkim veya mahkeme kararıSulh ceza hâkimliği, asliye ceza, ağır ceza, icra ceza gibi mercilerin kararları
KesinleşmeKarar veya hüküm kesinleşmiş olmalı
Üst denetimden geçmemiş olmaİstinaf veya temyiz incelemesinden geçmemiş olmalı
Hukuka aykırılıkBir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması
Başvuru merciiAdalet Bakanlığı (ilgili kişi doğrudan Yargıtay’a başvuramaz)
SüreKanunda öngörülmemiş

Kanun yararına bozmanın alanı, üst denetimden hiç geçmemiş kararlardır. Bu kararlar birkaç grupta toplanabilir. Birincisi, kanun yolu kapalı veya itirazla kesinleşen kararlardır; sulh ceza hâkimliklerinin itiraz üzerine verdiği kesin kararlar bunun tipik örneğidir. İkincisi, süresinde istinaf veya temyiz yoluna başvurulmadığı için kesinleşen hükümlerdir. Üçüncüsü ise istinaf sınırının altında kalan kararlardır. Kanun “hâkim veya mahkeme tarafından verilen” kararlardan söz ettiği için Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararı doğrudan bu yolun konusu değildir. Ancak bu karara yapılan itiraz üzerine sulh ceza hâkimliğinin verdiği karar kanun yararına bozmaya konu olabilir. İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmiş kararlar ise bu yolun dışındadır. Bu kararlara karşı olağanüstü itiraz yolları ayrıca düzenlenmiştir (m.308, 308/A). KYOK itirazları için takipsizlik kararına itiraz, sulh ceza hâkimliği için sulh ceza hâkimliğinin görevleri rehberlerine bakabilirsiniz.

Kanun Yararına Bozmanın Amacı

Kanun yararına bozma, olağan kanun yollarının denetiminden geçmeyen kararlarda hukukun birlik içinde uygulanmasını sağlamak için öngörülmüştür. Kanunun adı da bu amacı gösterir: bozma, öncelikle “kanunun yararına” yapılır. Bu nedenle bazı hâllerde bozma, yalnızca hukukun doğru uygulanmasının tespiti niteliğinde kalır ve kişinin durumunu değiştirmez. Mahkûmiyet dışındaki esas hükümlere, örneğin bir beraat kararına ilişkin bozmanın aleyhe sonuç doğurmaması bu anlayışın sonucudur (CMK m.309/4-c). Buna karşılık bozma hükümlünün lehine sonuç doğuracaksa, örneğin cezanın kaldırılmasını gerektiriyorsa, kanun doğrudan sonuç doğurmasını öngörür (m.309/4-d). Bu yönüyle kanun yararına bozma, kesinleşmiş bir hükümdeki açık hataya karşı hükümlü için de önemli bir güvencedir.

Hangi Kararlar Üst Denetime Hiç Gitmez?

Olağan kanun yolu denetimine kapalı veya sınırlı kararlar
Karar türüDurumDayanak
Hapisten çevrilenler hariç, sonuç olarak 15.000 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyetİstinaf edilemezCMK m.272/3-a
Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezası gerektiren suçlardan beraatİstinaf edilemezCMK m.272/3-b
Kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümlerİstinaf edilemezCMK m.272/3-c
5 yıl veya daha az hapiste istinafın esastan reddiTemyiz edilemezCMK m.286/2-a
İtiraz üzerine merciin verdiği kararlar (ör. sulh ceza hâkimliği kararlarına itiraz)Kesin; ilk defa mercice verilen tutuklama kararı hariçCMK m.271/4
Süresinde kanun yoluna başvurulmayan hükümlerKesinleşirGenel kural

İstinaf edilemeyen hükümler olağan kanun yolu denetiminden tamamen geçmez. Bu nedenle kanun yararına bozmanın en sık kullanıldığı alanı oluşturur. İstinafın esastan reddedildiği ancak temyiz edilemeyen kararlar ise istinaf incelemesinden geçmiş sayıldığından bu yolun dışındadır. Bu kararlar için bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itirazı değerlendirilir (m.308/A). İtiraz üzerine verilen sulh ceza hâkimliği kararları da kesindir ve kanun yararına bozmanın tipik konusudur. Bu kararlar arasında tutuklama, adli kontrol, elkoyma ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz sayılabilir.

Hukuka Aykırılık Ne Demektir?

Kanun yararına bozmanın tek sebebi hukuka aykırılıktır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır (CMK m.288/2). Bu nedenle yol, delillerin yeniden değerlendirilmesi veya hâkimin takdirine itiraz için değil, açık bir hukuki hatanın düzeltilmesi için öngörülmüştür. Yanlış kanun maddesinin uygulanması, ceza hesabında aritmetik hata yapılması ve dolmuş bir zamanaşımının gözetilmemesi uygulamada sık karşılaşılan örneklerdir. Lehe kanun hükmünün uygulanmaması (TCK m.7/2) da bu kapsamdadır. Görevsiz bir merciin karar vermesi ve derhâl beraat kararı verilebilecek bir hâlde düşme veya durma kararı verilmesi (CMK m.223/9) de sayılabilir. “Karar adil değil” veya “tanıklar yanlış değerlendirildi” gibi takdire ilişkin iddialar ise bu yolla ileri sürülemez.

Zamanaşımı dolmuş ama mahkûmiyet mi kurulmuş?
Bu tür açık hukuka aykırılıklar için kanun yararına bozma yolunu değerlendirelim: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Süreç Nasıl İşler?

  1. İlgili kişinin başvurusu: Hükümlü, müdafii veya ilgili kişi, hukuka aykırılığı gösteren yazılı bir dilekçeyle Adalet Bakanlığına başvurur. Bu başvuru, Bakanlığın hukuka aykırılığı “öğrenmesini” sağlayan bir bildirim niteliğindedir.
  2. Bakanlığın değerlendirmesi: Bakanlık hukuka aykırılık bulunduğu kanaatine varırsa, bozma istemini yasal nedenleriyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir (m.309/1).
  3. Başsavcılığın iletimi: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Bakanlığın nedenlerini aynen yazarak istemi ilgili ceza dairesine verir (m.309/2).
  4. Dairenin kararı: Daire, ileri sürülen nedenleri yerinde görürse kararı veya hükmü kanun yararına bozar (m.309/3).
  5. Sonuç: Bozmanın niteliğine göre mahkeme yeniden karar verir, yeniden yargılama yapılır ya da Yargıtay doğrudan hükmeder (m.309/4).

Bu süreçte ilgili kişinin doğrudan Yargıtay’a başvurma hakkı yoktur. Bakanlığın başvurusu da bir zorunluluk değil, hukuka aykırılık kanaatine bağlı bir yetkidir. Bu nedenle dilekçenin, Bakanlığın ve Başsavcılığın hukuka aykırılığı ilk okumada görebileceği biçimde, somut kanun maddelerine dayanarak yazılması gerekir. Dilekçeye kararın örneği, kesinleşme şerhi ve hukuka aykırılığı gösteren belgeler eklenmelidir. Kanunda başvurunun hükmün infazını kendiliğinden durduracağına ilişkin bir hüküm de yoktur. İnfaz aşamasındaki bir hükümde, bu nedenle, gecikmeden hareket edilmesi önemlidir.

Bozmanın Sonuçları: Dört İhtimal (CMK m.309/4)

Kanun yararına bozmanın sonuçları
Bozulan kararSonuçAleyhe sonuç
(a) Davanın esasını çözmeyen karar (m.223’teki düşme, durma gibi)Kararı veren merci gerekli inceleme ve araştırmadan sonra yeniden karar verirKanunda ayrıca bir aleyhe bozma yasağı öngörülmemiştir
(b) Mahkûmiyetin esası çözmeyen yönü veya savunma hakkını kısıtlayan usul işlemiKararı veren merci yeniden yargılama yaparYeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz
(c) Esası çözen, mahkûmiyet dışındaki hüküm (ör. beraat)Yeniden yargılama gerekmezAleyhe sonuç doğurmaz
(d) Cezanın kaldırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren durumYargıtay ceza dairesi doğrudan hükmederLehe sonuç

Eski metnimizde kanun yararına bozmanın “kural olarak sanık aleyhine sonuç doğurmadığı” genel bir kural olarak ifade ediliyordu. Kanun bu konuda ayrım yapar. Esası çözen ve mahkûmiyet dışındaki hükümlere, örneğin hukuka aykırı bir beraat kararına ilişkin bozma aleyhe sonuç doğurmaz (m.309/4-c). Bu durumda bozma yalnızca hukukun doğru uygulanması amacıyla yapılır ve beraat eden kişinin durumu değişmez. Mahkûmiyet hükmünün usul yönüne ilişkin bozmada yeniden yargılama yapılır, ancak yeni hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz (m.309/4-b). Davanın esasını çözmeyen kararlara ilişkin bozmada ise mahkeme gerekli inceleme ve araştırmayı yaparak yeniden karar verir (m.309/4-a). Bu bentte ayrıca bir aleyhe bozma yasağı öngörülmemiştir. Cezanın kaldırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren hâllerde Yargıtay ceza dairesi yeniden yargılamaya gerek olmaksızın doğrudan hükmeder (m.309/4-d). Bu, yolun hükümlü bakımından en etkili sonucudur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Yetkisi (CMK m.310)

Kanun yararına bozma yetkisi, yalnızca m.309/4-d’deki hâllere, yani cezanın kaldırılmasını veya daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren durumlara özgü olmak üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da re’sen kullanılabilir (CMK m.310/1). Ancak Adalet Bakanlığı m.309 uyarınca başvurmuşsa, bu yetki artık Başsavcı tarafından kullanılamaz (m.310/2). Bu düzenleme, özellikle hükümlünün lehine olan açık hataların Bakanlık süreci beklenmeden giderilmesine imkân tanır. Eski metnimizde bu yetkiden hiç söz edilmiyordu.

Bozma Kararına Direnilemez

Kanun yararına bozma kararına karşı direnilemez (CMK m.309/5). Olağan kanun yollarında ilk derece mahkemesinin veya bölge adliye mahkemesinin bozma kararına direnme imkânı bulunurken, bu yolda böyle bir imkân yoktur. Yeniden yargılama yapılması gereken hâllerde mahkeme bozma kararına uymak zorundadır. Bozma sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşirse, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir (5352 s.K. m.12/3). Bu sonuç, eski metnimizdeki “adli sicil karara göre düzeltilir, talep edilmeli” ifadesinden daha açık bir kanuni sonuçtur.

Kanun Yolu Aşamasında Giderler ve Kayıt

CMK m.309’da kanun yararına bozma başvurusu için ayrı bir harç veya gider öngörülmemiştir. Başvuru bir dilekçeyle yapılır ve dilekçeye kararın kesinleşme şerhli örneği ile hukuka aykırılığı gösteren belgeler eklenir. Bozma sonucunda yeniden yargılama yapılması hâlinde, bu yargılamanın giderleri genel hükümlere göre değerlendirilir. Bozma sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir ve bu karar kesinleşirse, önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı kendiliğinden tamamen silinir (5352 s.K. m.12/3). Bu nedenle bozma sonrası kararın kesinleşme tarihinin takip edilmesi ve adli sicil kaydının güncellendiğinin kontrol edilmesi önerilir.

Diğer Olağanüstü Yollarla Karşılaştırma

Kesinleşmiş veya kesin kararlara karşı yollar
YolKim başvururKonu ve süreDayanak
Kanun yararına bozmaAdalet Bakanlığı (Başsavcı yalnız m.309/4-d hâllerinde)İstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen kararlar; süre yokCMK m.309-310
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazıBaşsavcı, re’sen veya istem üzerineYargıtay ceza dairesi kararları; 3 ay; sanık lehine süre yokCMK m.308 (7589)
BAM Cumhuriyet başsavcılığının itirazıBAM Cumhuriyet başsavcılığıBAM ceza dairelerinin kesin kararları; 1 ay; sanık lehine süre yokCMK m.308/A
Yargılamanın yenilenmesiHükümlü, savcı, ilgililerYeni olay ve delil, sahte belge gibi kanunda sayılan sebeplerCMK m.311 vd.
Lehe kanunun uygulanması (uyarlama)HükümlüSonradan yürürlüğe giren lehe kanun; hükmü veren mahkemeye5275 s.K. m.98/1-a
AYM bireysel başvuruHakkı ihlal edilen kişiBaşvuru yolları tükendikten sonra 30 gün6216 s.K. m.45/2, 47/5

Kanun yararına bozma ile yargılamanın yenilenmesi farklı sorunlara çözüm getirir. Yenileme, genellikle hükmün dayandığı olguların sonradan değişmesine, örneğin yeni bir delilin ortaya çıkmasına dayanır. Kanun yararına bozma ise hükmün kurulduğu andaki bir hukuk kuralının yanlış uygulanmasını düzeltir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Başsavcı, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç Yargıtay ceza dairelerinin tüm kararlarına karşı, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz (m.308/1). İtiraz istemi sanık, katılan ve suçtan zarar görenler tarafından yapılabilir (m.308/4). Yargılamanın yenilenmesi için hükmüm kesinleşti, yargılamanın yenilenmesi ve yargılamanın yenilenmesi (CMK 311) rehberlerine bakabilirsiniz.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarına Karşı İtiraz (CMK m.308/A)

İstinaf incelemesinden geçmiş kararlar kanun yararına bozmanın konusu olmadığından, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin kararlarına karşı ayrı bir olağanüstü yol öngörülmüştür. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz (m.308/A-1). Sanık aleyhine itiraz için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunludur ve bu itiraz sanığa veya müdafiine tebliğ edilir. İlgililer tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap verebilir. Anayasa Mahkemesi bu fıkranın birinci cümlesini 26/1/2022 tarihli kararıyla “sanığın aleyhine itirazlar” yönünden iptal etmiş, düzenleme 7445 sayılı Kanunla yeniden yapılmıştır. Daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı başkanlar kuruluna gönderir. Kurulun kararları kesindir. İstinaf incelemesinden geçmiş bir karardaki hukuka aykırılık için başvurulacak yol, kanun yararına bozma değil bu itirazdır.

AYM Bireysel Başvurusuyla İlişki

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (6216 s.K. m.45/2). Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (m.47/5). Kanun yararına bozma, ilgili kişinin doğrudan kullanabileceği bir yol değildir; Adalet Bakanlığının takdirine bağlıdır. Bu nedenle kanun yararına bozma başvurusunun sonucunu beklemek, bireysel başvuru süresinin kaçırılmasına yol açabilir. Hak ihlali iddiası bulunan dosyalarda iki yol birlikte değerlendirilmeli ve bireysel başvuru süresi ayrıca takip edilmelidir. Bireysel başvuru için AYM bireysel başvuru rehberine bakabilirsiniz.

Örnek Durumlar

Kanun yararına bozmanın gündeme geldiği tipik hâller
DurumDeğerlendirme
Dava zamanaşımı dolduğu hâlde mahkûmiyet kurulmuş, istinaf yapılmamışAçık hukuka aykırılık; düşme gerektiği için ceza kaldırılabilir (m.309/4-d)
Lehe kanun uygulanmamış, hüküm temyiz sınırının altında kesinleşmişHukuka aykırılık; daha hafif cezaya doğrudan hükmedilebilir
Sulh ceza hâkimliğinin itiraz üzerine verdiği kesin karar hukuka aykırıKanun yararına bozmanın konusu olabilir
Ceza hesabında aritmetik hata, süresinde istinaf edilmemişHukuka aykırılık; doğru ceza doğrudan belirlenebilir
Sanık savunma hakkı tanınmadan mahkûm edilmişUsul yönünden bozma; yeniden yargılama, ceza ağırlaştırılamaz
Hukuka aykırı beraat kararıBozma yapılabilir ama beraat edenin aleyhine sonuç doğurmaz
Tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiği iddiasıTakdire ilişkin; bu yolun konusu değil
İstinaf incelemesinden geçmiş kararBu yolun dışında; m.308/A veya diğer yollar değerlendirilir

Zamanaşımı ve lehe kanun gibi hatalar bu yolun en güçlü örnekleridir. Zamanaşımının dolup dolmadığı ve hangi kanunun lehe olduğu, hesaplamaya dayalı ve kanıtlanabilir hususlardır. Zamanaşımı hesaplaması için dava ve ceza zamanaşımı, temyiz edilemeyen kararlar için temyiz sınırı rehberlerine bakabilirsiniz.

En Sık Örnek: Zamanaşımının Gözetilmemesi

Kanun yararına bozmanın en açık ve en sık rastlanan örneği, dava zamanaşımının dolduğu hâlde mahkûmiyet hükmü kurulmasıdır. Dava zamanaşımı, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Zamanaşımı; şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı verilmesiyle kesilir (m.67/2). Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar. Ancak toplam süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir (m.67/3-4). Bu kurallar gereği sekiz yıllık zamanaşımı, kesilmelerle birlikte en fazla on iki yıla ulaşabilir. Mahkeme bu süre dolduktan sonra mahkûmiyet hükmü kurmuşsa, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirdi (CMK m.223/8). Bu hata, hesaplamayla kanıtlanabildiği için kanun yararına bozma başvurusunda en güçlü dayanaklardan biridir.

Lehe Kanun Uygulanmamışsa

Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklıysa, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur (TCK m.7/2). Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan lehe bir kanunun uygulanmaması, hükmü veren mahkemenin hukuk kuralını uygulamaması anlamına gelir. Bu durum kanun yararına bozma sebebidir. Hüküm kesinleştikten sonra yürürlüğe giren lehe bir kanun ise farklı bir yolla değerlendirilir. Bu durumda hükmü veren mahkemeden TCK m.7 kapsamında değerlendirme istenir (5275 s.K. m.98/1-a). Son yıllarda uzlaştırma, önödeme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması alanlarında sık değişiklik yapıldığından, kesinleşmiş hükümlerde bu iki yol birlikte gözden geçirilmelidir.

Bakanlık Başvuruyu Kabul Etmezse

Kanun, Adalet Bakanlığının hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenmesi hâlinde bozma istemini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmesini düzenler. Ancak Bakanlığın başvuruyu yerinde görmemesi hâlinde ilgili kişiye tanınmış özel bir itiraz yolu kanunda öngörülmemiştir. Cezanın kaldırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren hâllerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının re’sen başvuru yetkisi de bulunduğundan (CMK m.310/1), bu tür durumlarda talebin Başsavcılığın bilgisine de sunulması değerlendirilebilir. Ancak Bakanlık başvurmuşsa Başsavcı bu yetkiyi artık kullanamaz (m.310/2). Başvuru reddedilirse hak ihlali iddiaları bakımından bireysel başvuru ve yargılamanın yenilenmesi gibi diğer yollar ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Olağan yolu beklemeden kullanmak: İstinaf veya itiraz süresi devam ediyorsa önce olağan yol kullanılmalıdır.
  • İstinaftan geçmiş kararı konu yapmak: Bu kararlar kanun yararına bozmanın dışındadır.
  • Takdire yönelik itiraz: “Deliller yanlış değerlendirildi” iddiası bu yolla ileri sürülemez.
  • Soyut dilekçe: Hangi kanun maddesinin nasıl yanlış uygulandığı gösterilmelidir.
  • Hesap tablosu sunmamak: Zamanaşımı ve ceza hesabı hatalarında karşılaştırmalı tablo ikna edicidir.
  • Bireysel başvuru süresini kaçırmak: Kanun yararına bozmanın sonucu beklenirken 30 günlük süre işleyebilir.

Başvuru Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

  • Kesinleşme ve üst denetim: Kararın hangi tarihte kesinleştiği ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmediği açıkça belirtilmelidir.
  • Somut hukuka aykırılık: Hangi kanun maddesinin uygulanmadığı veya yanlış uygulandığı gösterilmelidir.
  • Sonuca etkisi: Doğru uygulama yapılsaydı hangi sonuca ulaşılacağı açıklanmalıdır.
  • Hesap tabloları: Zamanaşımı veya ceza hesabı hatalarında karşılaştırmalı hesap sunulmalıdır.
  • Belgeler: Kararın onaylı örneği, kesinleşme şerhi ve ilgili tutanaklar eklenmelidir.
  • Takdir itirazlarından kaçınma: Delil değerlendirmesine yönelik genel itirazlar başvuruyu zayıflatır.

⚠️ Olağan kanun yolunu kaçırmayın: Kanun yararına bozma, Bakanlığın takdirine bağlı ve sonucu belirsiz bir olağanüstü yoldur. Bir karara karşı istinaf, temyiz veya itiraz süresi hâlâ devam ediyorsa, öncelikle bu olağan yollar kullanılmalıdır. Kanun yararına bozma, bu yollar kapandıktan sonra açık bir hukuka aykırılığın giderilmesi için başvurulacak yoldur.

Kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılıklar için kanun yararına bozma, yargılamanın yenilenmesi ve bireysel başvuru seçeneklerinin değerlendirilmesi için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Kanun Yararına Bozma Talep Dilekçesi Örneği

T.C. ADALET BAKANLIĞINATALEP EDEN (HÜKÜMLÜ): Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) VEKİLİ: Av. … İLGİLİ KARAR: Ankara … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarihli ve 2025/… Esas, 2025/… Karar sayılı hükmü (Kesinleşme tarihi: …) KONU: Kararın CMK m.309 uyarınca kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi talebidir.AÇIKLAMALAR1- CMK m.309/1 bakımından: Müvekkil hakkında verilen … ay hapis cezasına ilişkin hüküm, istinaf yoluna başvurulmadan … tarihinde kesinleşmiştir. Hüküm istinaf veya temyiz incelemesinden geçmemiştir. Kesinleşme şerhli karar örneği ektedir.2- TCK m.66/1-e ve CMK m.223/8 bakımından: Müvekkile yüklenen suç, kanunda beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezası gerektiren suçlardandır ve dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Suç tarihi …’dir. Dosyada zamanaşımını kesen son işlem … tarihli iddianamenin düzenlenmesidir (TCK m.67/2-c). Kesilme hâlinde süre kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar (m.67/4). Bu uzamış süre dahil, dava zamanaşımı hükmün verildiği … tarihinden önce, … tarihinde dolmuştur. Zamanaşımı hesap tablosu ektedir. Mahkemenin davanın düşmesine karar vermesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurması, bir hukuk kuralının uygulanmaması niteliğinde açık bir hukuka aykırılıktır.3- CMK m.309/4-d bakımından: Bu hukuka aykırılık, hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmektedir. Bu durumda Yargıtay ceza dairesinin yeniden yargılamaya gerek olmaksızın doğrudan cezanın kaldırılmasına hükmetmesi mümkündür.4- 5352 sayılı Kanun m.12/3 bakımından: Bozma sonucunda verilecek karar kesinleştiğinde, önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi gerekecektir.HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı CMK m.223, 288, 309, 310; 5237 sayılı TCK m.66, 67; 5352 sayılı Kanun m.12 ve ilgili mevzuat.EKLER: Kesinleşme şerhli karar örneği, iddianame ve ifade tutanağı örnekleri, zamanaşımı hesap tablosu, vekâletname.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle anılan hükmün kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. … /… /2026Talep Eden Vekili Av. …

Sık Sorulan Sorular

Kanun yararına bozma nedir?

İstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen hâkim ve mahkeme kararlarındaki hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından giderilmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur (CMK m.309).

Kim başvurur?

Adalet Bakanlığı; ilgili kişi Bakanlığa dilekçe vererek bu yolu harekete geçirmesini ister.

Doğrudan Yargıtay’a başvurabilir miyim?

Hayır. Yol Bakanlık ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden işler (CMK m.309/1-2).

Başvuru süresi var mı?

Kanunda bir süre öngörülmemiştir.

İstinaf incelemesinden geçmiş karar için başvurulabilir mi?

Hayır. Bu yol üst denetimden geçmemiş kararlar içindir; BAM kararları için m.308/A değerlendirilir.

Savcının takipsizlik kararına karşı kullanılabilir mi?

Doğrudan hayır; ancak itiraz üzerine sulh ceza hâkimliğinin verdiği karar bu yolun konusu olabilir.

Bozma kararı sanığın aleyhine sonuç doğurur mu?

Mahkûmiyet dışı esas hükümlerde doğurmaz; usul yönünden yeniden yargılamada ceza önceki cezadan ağır olamaz (CMK m.309/4-b, c).

Yargıtay doğrudan karar verebilir mi?

Evet. Cezanın kaldırılması veya daha hafif ceza gerekiyorsa doğrudan hükmeder (CMK m.309/4-d).

Bozma kararına direnilebilir mi?

Hayır (CMK m.309/5).

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendiliğinden bozma isteyebilir mi?

Yalnızca cezanın kaldırılması veya hafifletilmesi hâllerinde; Bakanlık başvurmuşsa kullanamaz (CMK m.310).

Başvuru cezanın infazını durdurur mu?

Kanunda infazı kendiliğinden durduracağına dair hüküm yoktur; gecikmeden hareket edilmelidir.

Hangi hatalar bu yolla düzeltilir?

Zamanaşımının gözetilmemesi, lehe kanunun uygulanmaması, yanlış kanun maddesi, ceza hesabı hatası gibi hukuka aykırılıklar.

Delillerin yanlış değerlendirildiği iddiası kabul edilir mi?

Hayır. Takdire ilişkin itirazlar bu yolun konusu değildir; hukuka aykırılık aranır (CMK m.288/2).

Adli sicil kaydım silinir mi?

Bozma sonucunda beraat veya CVYO kesinleşirse önceki mahkûmiyet kaydı tamamen silinir (5352 m.12/3).

Yargılamanın yenilenmesinden farkı nedir?

Yenileme yeni olay veya delil gibi sebeplere, kanun yararına bozma ise hukuk kuralının yanlış uygulanmasına dayanır.

7589 sayılı Kanun neyi değiştirdi?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresini 3 ay olarak düzenledi ve itiraz isteminde bulunabilecekleri belirledi (CMK m.308/1, 4).

AYM’ye başvurmadan önce kanun yararına bozmayı beklemeli miyim?

Bu yol kişinin doğrudan kullanabileceği bir yol olmadığından, 30 günlük bireysel başvuru süresi ayrıca takip edilmelidir (6216 m.47/5).

İstinaf edilemeyen kararlar hangileri?

Hapisten çevrilenler hariç 15.000 TL dahil APC mahkûmiyetleri, üst sınırı 500 günü geçmeyen APC suçlarından beraatler ve kesin olduğu yazılı hükümler (CMK m.272/3).

Zamanaşımı hesabında iddianamenin kabulü mü, düzenlenmesi mi esas alınır?

Kanun iddianamenin düzenlenmesini kesme sebebi sayar (TCK m.67/2-c).

Bakanlık başvurumu reddederse ne yapabilirim?

Kanunda özel itiraz yolu yoktur; lehe hâllerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının re’sen yetkisi ile diğer olağanüstü yollar değerlendirilir.

İstinaftan geçmiş bir karardaki hata için ne yapılabilir?

BAM Cumhuriyet başsavcılığının itirazı değerlendirilir; sanık lehine süre aranmaz (CMK m.308/A).

Başvuru ücretli mi?

CMK m.309’da ayrı bir harç veya gider öngörülmemiştir.

Lehe kanun değişikliği için başka yol var mı?

Hükmü veren mahkemeden TCK m.7 kapsamında değerlendirme istenebilir (5275 m.98/1-a).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Kanun yararına bozma: somut hukuka aykırılık, doğru başvuru
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki CMK, TCK, 5275, 5352 ve 6216 sayılı Kanunlar hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk