Ücretsiz Avukat Nasıl Alınır? Baro Adli Yardımı ve CMK Görevlendirmesi
24 Temmuz 2026

Ücretsiz Avukat Nasıl Alınır? Baro Adli Yardımı ve CMK Görevlendirmesi

Avukat ücretini karşılayamamak savunmasız kalmayı gerektirmez. Türk hukukunda birbirine karıştırılan üç ayrı yol vardır: ceza dosyalarında CMK m. 150, 234 ve 239 uyarınca barodan müdafi/vekil görevlendirilmesi; hukuk davalarında HMK m. 334-340 uyarınca mahkemeden adli yardım; ve Avukatlık Kanunu m. 176-181 uyarınca baronun adli yardım bürosuna başvuru. Birincisinde mali durum aranmaz, diğer ikisinde aranır. Bu yazıda üç yolun şartlarını, sürelerini ve ücretin kime yükleneceğini madde numaralarıyla açıklıyoruz.

10 Saniyede Hukuk · Ceza Hukuku

Avukat tutamıyorum, ücretsiz olur mu?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Avukat tutacak durumunuz yok ama bir ceza dosyasının içinde misiniz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Anayasal ve Sözleşmesel Temel

Ücretsiz hukuki yardımın dayanağı yalnızca kanun değildir. Anayasa’nın 36. maddesi herkese meşru vasıta ve yollardan yararlanarak yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkı tanır. Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalar esas alınır; bu çerçevede Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi, avukat tutacak maddi olanaktan yoksun olan kişiye adaletin selameti gerektirdiğinde ücretsiz olarak avukat atanmasını öngörür.

Yargıtay kararlarında zorunlu müdafi ücretinin sanığa yükletilemeyeceği sonucuna varılırken tam olarak bu iki hükme — Anayasa m. 90/son ve AİHS m. 6/3-c’ye — dayanılmaktadır. Bu, aşağıda ayrıntılandırılan “ücreti kim öder” sorusunun anahtarıdır.

Üç Ayrı Sistem: Karşılaştırmalı Tablo

Ücretsiz hukuki yardımın üç yolu
ÖlçütCMK görevlendirmesiBaro adli yardımıHMK adli yardımı
DayanakCMK m. 150, 156, 234, 239Avukatlık Kanunu m. 176-181HMK m. 334-340
KapsamCeza soruşturma ve kovuşturmasıAvukatlık hizmeti gerektiren her işHukuk yargılamasındaki giderler
Mali durum aranır mı?HayırEvet, belgelenirEvet, ispat edilir
Başvuru yeriİfadeyi alan merci, hâkim veya mahkeme aracılığıyla baroBaro Adli Yardım Bürosu veya temsilcisiDavaya bakan mahkeme (kanun yolunda Yargıtay da)
Ücreti kim öder?Adalet Bakanlığı bütçesi (CMK tarifesi)Baro adli yardım ödeneğiAvukat ücreti yargılama gideri olarak Hazineden (m. 340)
Geri istenebilir mi?Kural olarak hayırGerçeğe aykırı beyanda evetEvet, m. 339 çerçevesinde

Bu üç yol birbirini dışlamaz (genel çerçeve için ceza hukuku rehberimize bakabilirsiniz). Ceza dosyasında CMK müdafii bulunan bir kişi, aynı olaydan doğan tazminat davası için HMK adli yardımına veya baro adli yardım bürosuna başvurabilir.

Şüpheli ve Sanık İçin: CMK m. 150

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesi üç fıkrada iki ayrı rejim kurar:

Birinci fıkra — istem üzerine: “Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir.” Burada mali durumun belgelenmesi değil, beyan esastır; fakirlik belgesi aranmaz.

İkinci fıkra — istem aranmaksızın: “Şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malûl olur ve bir müdafi de bulunmazsa istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.”

Üçüncü fıkra — suçun ağırlığına göre: “Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.”

Üçüncü fıkradaki eşik, uygulamada en çok hata yapılan noktadır. Maddenin ilk hâli “üst sınırı en az beş yıl” derken, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la ölçüt alt sınıra çevrilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik yorumuna göre “alt sınırı beş yıl” olan suçlar bu kapsamın dışındadır; zorunlu müdafilik için alt sınırın beş yılı aşması gerekir. Buna karşılık Ceza Genel Kurulu, cezada zorunlu artırım öngören nitelikli hâllerin de hesaba katılması gerektiğini kabul etmiştir: örneğin gece vakti işlenen nitelikli hırsızlıkta TCK m. 142/2-h uyarınca beş yıldan on yıla kadar hapis öngörülmesi ve TCK m. 143 gereği yarı oranında zorunlu artırım yapılması karşısında, alt sınır beş yılı aştığından istem aranmaksızın müdafi atanması gerekir.

Maddenin dördüncü fıkrası, zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususların Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğini belirtir. Bu yönetmelik, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’tir; zorunlu müdafilik kurumunu ayrı bir yazıda ele aldık ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 177, CMK m. 150, 234 ve 239 ile 5320 sayılı Kanun m. 13’e dayanılarak hazırlanmıştır.

Görevlendirme Usulü: CMK m. 156

Müdafiin kim tarafından ve nasıl görevlendirileceğini 156. madde düzenler. Buna göre 150. maddede yazılı hâllerde müdafi; soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine, kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilir. Görevlendirme, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca yapılır.

Maddenin son cümlesi pratikte önemlidir: şüpheli veya sanığın sonradan kendisi müdafi seçmesi hâlinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer. Yani kendi avukatınızı tuttuğunuzda görevlendirme kendiliğinden biter; ayrıca bir azil işlemi gerekmez.

Anılan Yönetmelik de kovuşturma evresi için bir usul öngörür: sanık, “tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde müdafii olup olmadığını bildirmesi, bildirimde bulunmadığı takdirde barodan müdafi görevlendirilmesinin isteneceği” açıklamasını içeren bir davetiye ile duruşmaya çağrılır. Bu davetiyeyi alan sanığın yedi günlük süreyi boş geçirmemesi gerekir.

Mağdur, Şikâyetçi ve Katılan İçin: CMK m. 234 ve 239

Az bilinen ama en değerli haklardan biri budur. CMK m. 234, mağdur ve şikâyetçinin haklarını soruşturma ve kovuşturma evresi için ayrı ayrı sayar. Avukat isteme hakkı, her iki evrede de aynı metinle düzenlenmiştir:

Vekili bulunmaması hâlinde; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme.

Bu hak soruşturma evresi için m. 234/1-a-3’te, kovuşturma evresi için m. 234/1-b-5’te yer alır. Katılan bakımından aynı imkân 239. maddede düzenlenmiştir; katılma usulü için davaya katılma (müdahillik) yazımıza bakabilirsiniz.

İstem aranmayan hâl (m. 234/2): “Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.” Yönetmeliğin 5. maddesi bunu tekrarlar ve bir şart ekler: bunun için mağdurun veya suçtan zarar görenin vekilinin olmaması şarttır. Yargıtay, kanuni temsilcinin küçük adına zaten bir vekil görevlendirmiş olması hâlinde barodan avukat istenemeyeceğini; sonradan vekil görevlendirilirse baroca atanan vekilin görevinin sona ereceğini kabul etmektedir.

Bildirim yükümlülüğü (m. 234/3): “Bu haklar, suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu husus tutanağa yazılır.” Uygulamada bu bildirim çoğu zaman şeklen yapıldığından, talebi bizzat dile getirip tutanağa geçirtmek güvenlidir; mağdur haklarının bütünü için şikâyet, soruşturma ve mağdur-katılan hakları yazımıza bakabilirsiniz.

Az bilinen bir hak (m. 234/4): 7188 sayılı Kanun’la eklenen bu fıkraya göre soruşturma veya kovuşturma evresinde, dava nakli veya adli tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitme zorunluluğu doğarsa, mağdurun yaptığı konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.

Bir uyarı da gereklidir: kanunun aradığı şartlar yoksa yapılan görevlendirme usulsüzdür. Yargıtay, tehdit suçunda öngörülen ceza miktarı itibarıyla katılanın vekil isteme hakkı bulunmadığı hâlde vekil atanmasını kanuna aykırı bulmuş ve gerekçeli kararın katılana bizzat tebliğ edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Mağdur olarak da barodan ücretsiz vekil isteme hakkınız olabilir
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Baro Adli Yardımı: Avukatlık Kanunu m. 176-181

Tanım (m. 176): “Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.”

Büro (m. 177): Adli yardım hizmeti, baro merkezlerinde baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim kurulu, baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde de bir avukatı büro temsilcisi olarak görevlendirebilir. Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışır.

İstem (m. 178): “Adlî yardım istemi, Adlî Yardım Bürosuna veya temsilcilerine yapılır. İstek sahibi, isteminde haklı olduğunu gösterdiği delillerle kanıtlamak zorundadır. Yardım isteminin reddi hâlinde, ilgilisi yazı veya sözle Baro Başkanına başvurabilir. Baro Başkanının vereceği karar kesindir.” Bu son cümle çok önemlidir: ret kararına karşı itiraz mercii baro başkanıdır ve bu karar kesin olduğundan, başvuru dosyasının ilk seferde eksiksiz hazırlanması gerekir.

Yardımın yapılışı (m. 179): İstemin kabulü hâlinde büro, gerekli işlemleri yapmak üzere bir veya birkaç avukat görevlendirir. Görevlendirilen avukat, görev yazısının kendisine ulaşmasıyla avukatlık hizmetlerini yerine getirme yükümlülüğü altına girer. Bu yükümlülük, ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi veya vekâletname vermekten kaçınmasıyla sona erer. Yani başvurucunun da yükümlülükleri vardır; iletişimi kesmek görevlendirmeyi düşürür.

Görevlendirmeler artık elektronik ortamda yürür: Kanun’un 177. maddesi uyarınca yargı mercilerinin bildirimi üzerine yapılacak avukat görevlendirmeleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından oluşturulan elektronik bilişim sistemi üzerinden, ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır. Ayrıntılar, Kanun’un 176 ilâ 181. maddeleri uyarınca çıkarılan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin amaç maddesi, adli yardımın amacını “bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımında eşitliği sağlamak” olarak tanımlar.

Baro adli yardım başvurusunda genellikle istenen belgeler
BelgeAmacı
Kimlik belgesi ve yerleşim yeri belgesiKimlik ve yetkili baronun tespiti
SGK hizmet dökümü veya kaydının bulunmadığına dair belgeGelir durumunun tespiti
Muhtarlıktan alınan fakirlik/muhtaçlık belgesiMali durumun elverişsizliğinin ispatı
Tapu ve araç kaydı sorgusuMal varlığının tespiti
Sosyal yardım alındığına dair belgeDestekleyici delil
Dava dilekçesi, tebligat, dosya numarasıİşin niteliğinin ve haklılığın gösterilmesi (m. 178/1)

Belgeler baroya göre farklılık gösterebilir; başvurudan önce ilgili baronun adli yardım bürosundan güncel liste alınması yerinde olur.

Hukuk Davalarında Adli Yardım: HMK m. 334-340

Bu yol, baro adli yardımından ayrıdır ve çoğu zaman gözden kaçar. Hukuk yargılamasında adli yardım, davaya bakan mahkemeden istenir.

Kimler yararlanır (m. 334): Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir. Maddenin ikinci fıkrası tüzel kişilerden yalnızca kamuya yararlı dernek ve vakıflara adli yardım imkânı tanıyordu; Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı iptal etmiş (AYM, 24.09.2024, E.2024/78, K.2024/164) ve iptal 21 Ağustos 2025’te yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra şirketler de dahil tüzel kişilerin talepleri mali durumlarına göre değerlendirilmektedir.

İki şart: Yargıtay uygulamasında bu iki koşul “yoksulluk şartı” ve “haklı olma şartı” olarak adlandırılır ve mali yetersizliğin ispatında tam ispat ölçüsü aranır; hâkimin talepte bulunanın mali gücü konusunda tam bir kanaate sahip olması gerekir.

Kapsam (m. 335): Adli yardım kararının sağladığı imkânlardan biri de (ç) bendindeki “davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini”dir. Yargıtay, bu konuda mahkemenin ayrıca ve açıkça karar vermesi gerektiğini belirtmektedir; dolayısıyla adli yardım talebinde avukat temini ayrıca istenmelidir.

Talep ve inceleme (m. 336-337): Talepte bulunan kişi, yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır (m. 336/2). Talep, kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir (m. 336/3) ve duruşma yapılmaksızın karara bağlanabilir (m. 337/1). Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir (süre, 7499 sayılı Kanunun 37. maddesiyle 1 Haziran 2024’ten itibaren bir haftadan iki haftaya çıkarılmıştır). Üçüncü fıkraya göre sonradan kabul edilen adli yardım, daha önce yapılmış yargılama giderlerini kapsamaz; bu nedenle talebin dava açılırken yapılması gerekir.

Avukat ücreti (m. 340): Adli yardım talebi dilekçesi örneğine de bakabilirsiniz. Adli yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.

Ücreti Kim Öder? Sonradan İstenir mi?

CMK görevlendirmesinde: Ücret, CMK ücret tarifesi üzerinden Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır. Tarife, 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesi gereğince Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilir ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nden ayrık olarak uygulanır. 2026 yılı tarifesinde soruşturma evresinde takip edilen işler için 4.027 TL, sulh ceza hâkimliklerinde 6.273 TL, asliye ceza mahkemelerinde 6.904 TL, ağır ceza mahkemelerinde 12.387 TL, seri muhakeme usulünde 2.883 TL ödeme öngörülmüştür; tarife 1 Ocak 2026’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Sanığa yükletilebilir mi? Yargıtay’ın yerleşik uygulaması nettir: Anayasa m. 90/son ve AİHS m. 6/3-c ışığında, ilgili Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafi ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemez; bu ücret Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır. Yargıtay, hükümde böyle bir yükleme bulunan dosyalarda kararı bozmuş ve çoğu kez hüküm fıkrasından zorunlu müdafi ücretine ilişkin bölümü çıkararak düzelterek onamıştır. Aynı ilke, mağdur için görevlendirilen zorunlu vekil ücreti bakımından da uygulanmaktadır. Hükmünüzde böyle bir yükleme varsa kanun yoluna başvurulmalıdır.

Baro adli yardımında: Hizmet ücretsizdir; yargılama giderlerinin genel rejimi için ceza davasında yargılama giderleri yazımıza bakabilirsiniz; ücret baronun adli yardım ödeneğinden karşılanır. Ancak Avukatlık Kanunu m. 178/1 gereği haklılığını kanıtlama yükümlülüğü başvurucudadır ve gerçeğe aykırı beyan hâlinde yapılan giderlerin geri istenmesi gündeme gelebilir.

HMK adli yardımında: Avukat ücreti m. 340 uyarınca yargılama gideri olarak Hazineden ödenir; muafiyetin sonradan geri alınması ve giderlerin tahsili ise m. 339 çerçevesinde değerlendirilir.

Görevlendirilen Avukatın Statüsü ve Haklarınız

Türkiye Barolar Birliği’nin CMK tarifesine ilişkin değerlendirmesinde vurgulandığı üzere, seçilmiş ve görevlendirilmiş müdafiin hak ve sorumlulukları arasında fark yoktur; görevlendirilen müdafi, seçilmiş müdafi ile aynı görevi aynı şartlarda yerine getirir. Bunun pratik sonuçları şunlardır:

1. Vekâletname aranmaz. CMK kapsamında görevlendirilen müdafi, görevlendirme yazısına dayanarak yetkilidir; sizden vekâletname alması şart değildir. Müdafi ile görüşme hakkınız (CMK m. 154) da aynen geçerlidir.

2. Kanun yoluna başvurabilir. CMK m. 261’e göre avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak şartıyla kanun yollarına başvurabilir. Yargıtay, bu maddedeki “avukat” ibaresine baro tarafından görevlendirilen avukatların da dâhil olduğunu kabul etmektedir.

3. Mağdur vekilinin yetkisi sınırlıdır. Şüpheli ve sanık bakımından müdafi ayrıca bir karara gerek olmaksızın kanun yoluna başvurabilirken, mağdur vekilinin mağdur adına kanun yoluna başvurabilmesi mağdurun katılan sıfatı almasına bağlıdır (CMK m. 234/1-b-6 ve m. 260).

4. Kendi avukatınızı tutabilirsiniz. CMK m. 156 son cümlesi gereği, sonradan müdafi seçmeniz hâlinde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.

5. Şikâyet yolu açıktır. Görevini gereği gibi yerine getirmediğini düşünüyorsanız baroya şikâyette bulunabilir ve mahkemeden yeni bir görevlendirme talep edebilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

1) Talebi sözlü bırakmak. “Avukat istiyorum” beyanınız tutanağa geçmemişse sonradan ispatı zordur. CMK m. 150/1 istemi esas aldığından, beyanın yazıya geçtiğini görmek gerekir.

2) Yedi günlük davetiye süresini kaçırmak. Kovuşturma evresinde gönderilen davetiyedeki yedi günlük bildirim süresi boş geçirilirse barodan müdafi görevlendirilmesi istenir; kendi avukatınızı seçecekseniz bu süre içinde bildirmeniz gerekir.

3) Mağdur olarak hakkı bilmemek. CMK m. 234/3 bu hakkın anlatılmasını emreder; anlatılmadıysa talebi kendiniz dile getirin ve tutanağa geçirtin.

4) HMK adli yardımını dava açıldıktan sonra istemek. HMK m. 337/3 gereği sonradan kabul edilen adli yardım, daha önce yapılmış giderleri kapsamaz.

5) Avukat temini talebini ayrıca yazmamak. HMK m. 335/1-ç kapsamındaki avukat temini için mahkemenin ayrıca ve açıkça karar vermesi gerekir; dilekçede ayrıca istenmelidir.

6) Baro ret kararını kesin sanmamak veya süresini kaçırmak. Avukatlık Kanunu m. 178 gereği ret kararına karşı baro başkanına başvurulur ve baro başkanının kararı kesindir.

7) Belgesiz başvuru. Hem Avukatlık Kanunu m. 178/1 hem HMK m. 336/2 belgeyle ispat yükü getirir; eksik belge, başvurunun reddine yol açar.

Ücretsiz Avukat Başvurusu: Adım Adım

  1. Hangi yol size uygun, belirleyin — Ceza soruşturması veya davası varsa CMK m. 150/234/239; hukuk davası varsa HMK m. 334 vd.; avukatlık hizmeti gerektiren diğer işlerde Avukatlık Kanunu m. 176 vd. kapsamında baro adli yardımı.
  2. Ceza dosyasında talebinizi kayda geçirtin — CMK m. 150/1 gereği beyanınızın tutanağa yazılmasını isteyin. m. 150/2 ve 150/3 kapsamındaki hâllerde talep aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
  3. Mağdursanız vekil talebinizi ayrıca belirtin — CMK m. 234/1-a-3 ve 234/1-b-5 kapsamındaki suçlarda barodan vekil isteme hakkınızı dilekçeyle veya tutanağa geçirterek kullanın.
  4. Hukuk davasında adli yardımı dilekçeyle isteyin — HMK m. 336 gereği mali durumu gösteren belgeleri mahkemeye sunun; avukat temini talebini m. 335/1-ç’ye atıfla ayrıca yazın.
  5. Baro adli yardım bürosuna başvurun — Avukatlık Kanunu m. 177-178 uyarınca bulunduğunuz ildeki baronun adli yardım bürosuna veya temsilcisine başvurun.
  6. Belgeleri eksiksiz hazırlayın — Kimlik, yerleşim yeri, SGK kaydı, fakirlik belgesi, tapu-araç sorgusu ve işin niteliğini gösteren evrak; m. 178/1 gereği haklılığı da kanıtlamanız gerekir.
  7. Ret hâlinde itiraz edin — Baro adli yardımında baro başkanına (m. 178), HMK adli yardımında tebliğden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye (m. 337/2).
  8. Görevlendirmeyi ve ücret hükmünü takip edin — Görevlendirme yazısının bir örneğini isteyin; hükümde zorunlu müdafi/vekil ücretinin size yükletilmesi hâlinde kanun yoluna başvurun.

Fon krizinden zarar gören yatırımcılar ve şirketler için adli yardımın özel yönleri fon mağduru adli yardım alabilir mi rehberimizde ele alındı.

Aile içi şiddet mağduruysanız kadına karşı yaralama ve ısrarlı takipte baro avukatı, davaya katılma ve Bakanlığın katılması için Aile İçi Şiddet Mağduruna Ücretsiz Avukat yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Ücretsiz avukat nasıl alınır?

Üç yol vardır: ceza dosyalarında CMK m. 150, 234 ve 239 uyarınca barodan müdafi veya vekil görevlendirilmesi; hukuk davalarında HMK m. 334-340 uyarınca mahkemeden adli yardım; diğer işlerde Avukatlık Kanunu m. 176-181 uyarınca baronun adli yardım bürosuna başvuru.

CMK müdafi ataması için fakirlik belgesi gerekir mi?

Hayır. CMK m. 150/1, şüpheli veya sanığın müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan etmesini yeterli görür; belge aranmaz. m. 150/2 ve 150/3 kapsamındaki hâllerde ise istem dahi aranmaz.

Hangi suçlarda talep aranmaksızın müdafi atanır?

CMK m. 150/2 gereği şüpheli veya sanığın on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da kendisini savunamayacak derecede malûl olması hâlinde; m. 150/3 gereği ise alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Alt sınırı tam beş yıl olan suçlar bu kapsamın dışındadır.

Mağdur olarak ücretsiz avukat isteyebilir miyim?

Vekiliniz yoksa; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda CMK m. 234 uyarınca barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilirsiniz. Katılan için aynı imkân m. 239’da düzenlenmiştir.

Mağdur çocuksa ne olur?

CMK m. 234/2 gereği mağdur on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın vekil görevlendirilir. Kanuni temsilcinin zaten vekil görevlendirmiş olması hâlinde barodan avukat istenmez.

Zorunlu müdafi ücreti sanıktan tahsil edilir mi?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre hayır. Anayasa m. 90/son ve AİHS m. 6/3-c ışığında, ilgili Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafi ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemez; ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Hükümde böyle bir yükleme varsa kanun yoluna başvurulmalıdır.

2026 yılında CMK görevlendirmelerinde ne kadar ödeniyor?

1 Ocak 2026’dan geçerli tarifeye göre soruşturma evresinde takip edilen işler için 4.027 TL, sulh ceza hâkimliklerinde 6.273 TL, asliye ceza mahkemelerinde 6.904 TL, ağır ceza mahkemelerinde 12.387 TL, seri muhakeme usulünde 2.883 TL ödeme yapılır. Bu tutarlar avukata Devlet tarafından ödenir; sizden ayrıca ücret istenemez.

Hukuk davasında adli yardım nasıl istenir?

HMK m. 336 gereği davaya bakan mahkemeye, mali durumu gösteren belgelerle birlikte başvurulur. Talep kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir ve duruşma yapılmaksızın karara bağlanabilir. Ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye itiraz edilir.

Şirketler adli yardımdan yararlanabilir mi?

Eski HMK m.334/2 tüzel kişilerden yalnızca kamuya yararlı dernek ve vakıflara adli yardım imkânı tanıyordu. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı iptal etmiştir (AYM, 24.09.2024, E.2024/78, K.2024/164); iptal 21 Ağustos 2025’te yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra şirketlerin talepleri mali durumlarına göre değerlendirilmektedir; uygulama henüz yenidir.

Baro adli yardım talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Avukatlık Kanunu m. 178 gereği yazı veya sözle Baro Başkanına başvurabilirsiniz; Baro Başkanının vereceği karar kesindir. Bu nedenle ilk başvuruda belgelerin eksiksiz sunulması önemlidir.

Görevlendirilen avukatı değiştirebilir miyim?

Görevini gereği gibi yerine getirmediğini düşünüyorsanız baroya şikâyet edebilir ve mahkemeden yeni görevlendirme talep edebilirsiniz. Ayrıca CMK m. 156 gereği kendiniz müdafi seçtiğinizde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi kendiliğinden sona erer.

Sonuç

Ücretsiz hukuki yardım, tek bir kapı değil üç ayrı kapıdır ve hangisinin çalınacağını uyuşmazlığın türü belirler. Ceza dosyasında kapı CMK m. 150, 234 ve 239’dur ve mali durum sorulmaz; hukuk davasında kapı HMK m. 334 vd.’dır ve belgeyle ispat gerekir; diğer işlerde kapı Avukatlık Kanunu m. 176 vd. uyarınca baronun adli yardım bürosudur. Üçünde de belirleyici olan, talebin zamanında ve yazılı yapılmasıdır: ifade tutanağına geçirilmeyen bir talep, dava açıldıktan sonra istenen bir adli yardım ya da belgesiz sunulan bir başvuru, hakkın kendisini değil kullanılabilirliğini ortadan kaldırır. Durumunuza uygun yolu belirlemek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Atıf yapılan başlıca mevzuat: Anayasa m. 36 ve 90; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6/3-c; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150, 156, 234, 239, 260, 261; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 176, 177, 178, 179, 180, 181; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 334, 335, 336, 337, 339, 340; 5320 sayılı Kanun m. 13; Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik m. 5 ve 8; Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği; 2026 Yılı CMK Ücret Tarifesi. Tarife tutarları her yıl güncellenir; başvuru sırasında yürürlükteki metnin teyidi gerekir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir; her somut durum için avukat görüşü esastır.

İlk ifade öncesinde müdafi talebini kayda geçirtmek en kritik adımdır
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın


Post by Av. Fatma Öztürk