Ceza yargılamasının görünmeyen bir maliyeti vardır: bilirkişi ücreti, tanık gideri, keşif masrafı, posta ve tebligat ücreti. Kanunun kurduğu denge basittir — mahkûm olan öder, beraat eden ödemez. Ancak ayrıntıda önemli istisnalar vardır: beraat eden yalnızca kendi kusurundan doğan giderleri öder, önceden ödediği giderleri Hazine üstlenir ve tercüman gideri hiçbir hâlde sanığa yüklenmez.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Hükümde size yüklenen yargılama giderleri hatalı mı hesaplanmış?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Yargılama Gideri Nedir? Kapsamı
Kanun yargılama giderlerini şöyle tanımlar: harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.
Uygulamada bir ceza dosyasında karşımıza çıkan başlıca kalemler şunlardır:
- Bilirkişi ve uzman incelemesi ücretleri (adli tıp, adli bilişim, trafik, mali müşavir raporları).
- Tanıklara ödenen ücret ve yol giderleri.
- Keşif ve olay yeri incelemesi masrafları.
- Posta, tebligat ve müzekkere giderleri.
- Otopsi, tahlil ve laboratuvar giderleri.
- Harçlar ve tarifeye göre hesaplanan avukatlık ücreti.
Bu kalemler dosya boyunca birikir ve hüküm kurulurken tek kalemde hükme yazılır. Gerekçeli kararda giderin dökümünün gösterilmesi, itiraz edilebilmesi bakımından önemlidir.
Genel Kural: Mahkûm Olan Öder
Kanunun koyduğu temel kural açıktır: cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir.
Buradaki kritik ayrıntı “güvenlik tedbiri” ibaresidir. Ceza verilmesine yer olmadığına karar verilse dahi, sanık hakkında bir güvenlik tedbirine hükmedilmişse yargılama giderleri yine sanığa yükletilebilir. Uygulamada akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmeyip güvenlik tedbiri uygulanan dosyalar bunun tipik örneğidir.
Bir esneklik hükmü daha vardır: yargılamanın değişik evrelerinde yapılan araştırma veya işlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş, sonuç sanık lehine çıkmış ve bu giderlerin sanığa yüklenmesi hakkaniyete aykırı görülüyorsa mahkeme, giderlerin kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verebilir. Bu hüküm, gereksiz yere yapılan bilirkişi incelemeleri veya sonuçsuz keşifler bakımından savunmanın talep edebileceği somut bir imkândır.
Beraat Eden Ne Öder? Kendi Kusuru Kuralı
Kanun bu konuda da açıktır: hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. Ayrıca bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.
“Kendi kusurundan ileri gelen gider” nedir? Uygulamada bu, sanığın kendi davranışıyla gereksiz masrafa yol açtığı hâlleri anlatır: mazeretsiz gelmemek nedeniyle ertelenen duruşmanın tebligat masrafı, dayanaksız çıkan ve yalnızca kendi talebiyle yapılan bir inceleme gibi. Sanığın basitçe savunma yapmış olması kusur değildir.
Beraat kararında bütün yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi hukuka aykırıdır ve bu husus tek başına bir kanun yolu sebebidir. Beraat sonrası avukatlık ücreti ve masrafların iadesi konusu, ayrı bir rehberimizde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Hiçbir Hâlde Sanığa Yüklenmeyen Gider: Tercüman
Kanun bir kalemi tamamen sistemin dışına çıkarır: Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.
Yani mahkûmiyet hâlinde dahi tercüman gideri sanığa yükletilemez. Hükümde bu kalemin sanığa yüklendiğini görüyorsanız, doğrudan bir hukuka aykırılık söz konusudur.
Benzer bir yaklaşım zorunlu müdafi ve zorunlu vekil ücreti bakımından da geçerlidir. Talebi aranmaksızın kendisine müdafi atanan ve mali imkânı bulunmayan bir sanığın, savunma yardımından ücretsiz yararlanma hakkı bulunduğundan, zorunlu müdafi ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmemesi gerektiği yargı uygulamasında kabul edilmektedir. Aynı şekilde mağdur için baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekilin ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği de belirtilmektedir.
Haksız Şikâyet ve Katılanın Sorumluluğu
Giderler her zaman sanığın üzerinde kalmaz. Kanunda, suçtan zarar gören sıfatıyla davayı yürüten kişinin davada haksız çıkması hâline ilişkin düzenlemeler de bulunur. Bu, dayanaksız şikâyetlerin maliyetsiz olmadığını gösteren bir dengedir.
Ayrıca beraat eden sanığın, kendisini vekille temsil ettirmişse lehine hükmedilecek avukatlık ücreti bakımından, şikâyetin haksızlığı ve katılanın konumu ayrıca değerlendirilir. Bu konuda uygulamada farklı yönde kararlar bulunduğundan, hükmün gider ve vekâlet ücreti kısmının ayrıca incelenmesi ve gerekiyorsa yalnızca bu kısma yönelik kanun yoluna başvurulması mümkündür.
Gider Nasıl Tahsil Edilir? Ödeyemeyecek Durumdaysanız
Hüküm kesinleştiğinde yargılama gideri, ilamla birlikte tahsil sürecine girer. Devlete ait yargılama giderleri, kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat çerçevesinde takip edilir; uygulamada dosya ilgili vergi dairesine gönderilir ve tebligat oradan gelir.
Ödeme güçlüğü içindeyseniz izlenecek yol şudur:
- Tebligattaki idareye başvurun. Kamu alacaklarına ilişkin mevzuat, koşulları varsa taksitlendirme imkânı tanır; başvuru yazılı yapılmalıdır.
- Hesaba itiraz edin. Gider dökümünde size ait olmayan kalemler, tercüman gideri veya zorunlu müdafi ücreti yer alıyorsa bu husus ileri sürülmelidir.
- Hükümdeki gider kısmını denetleyin. Beraat ettiğiniz suçlara ilişkin giderlerin de yüklenip yüklenmediği, birden fazla suç bulunan dosyalarda sık rastlanan bir hatadır.
- Zamanaşımını gözden kaçırmayın. Kamu alacaklarının tahsilinde süreler vardır; çok eski bir gider için gelen tebligatta bu husus incelenmelidir.
Sık Yapılan Üç Hata
1) Giderin miktarına odaklanıp kalemine bakmamak. Toplam rakam küçük görünse de, içinde hukuken yüklenemeyecek kalemler bulunabilir. Dökümü isteyin.
2) Gider kısmını temyiz etmeyi unutmak. Hükmün esasına itiraz edilirken gider ve vekâlet ücreti kısmı çoğu zaman atlanır. Oysa bu kısım ayrıca denetlenebilir ve düzeltilebilir.
3) Kısmi beraatte tüm giderin yüklenmesine sessiz kalmak. Birden fazla suçtan yargılanıp bir kısmından beraat eden sanığa, beraat ettiği suçlara ilişkin giderlerin yüklenmesi hukuka aykırıdır; ayrıştırma talep edilmelidir.
Kim Ne Öder? Karara Göre Gider Tablosu
Yargılama gideri, verilen karara ve tarafın konumuna göre değişir. Kanun her durum için ayrı bir kural koymuştur; hükmün gider kısmı bu kurallara uygun mu, ayrıca kontrol edilmelidir.
| Durum | Kural |
|---|---|
| Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûmiyet | Bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir |
| Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı | Kişi sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. Önceden ödemek zorunda kaldığı giderler Devlet Hazinesince üstlenilir |
| Birden fazla suçtan yargılanıp bir kısmından mahkûmiyet | Beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemekle yükümlü tutulmaz |
| İştirak hâlinde işlenmiş suçta birleştirilmiş dava | Mahkûm edilenlere sebebiyet verdikleri giderler ayrı ayrı yüklenir — toplu yükleme yapılmaz |
| Hüküm kesinleşmeden sanığın ölümü | Giderlerin ödenmesi için mirasçılar yükümlü tutulmaz |
Tercüman gideri hiçbir hâlde yüklenmez. Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz ve Devlet Hazinesince karşılanır. Bu kural, mahkûmiyet hâlinde dahi geçerlidir. Hükümde tercüman ücretinin sanığa yüklendiği görülüyorsa, bu doğrudan bir hukuka aykırılıktır ve kanun yolunda düzeltilmesi istenmelidir.
Kapsam bakımından ise gider kalemi geniştir: harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderlerindendir.
Beraat Edenin Lehine Vekâlet Ücreti
Uygulamada en sık atlanan kalem budur. Beraat eden ve kendisini müdafi ile temsil ettiren sanık yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ve bunun Hazineden alınarak sanığa verilmesi gerekir.
Bu husus hükümde yer almamışsa, yargı uygulamasında bunun yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir eksiklik olduğu kabul edilmektedir. Yani kanun yolunda bu tek kalem için dosyanın bozulup geri gönderilmesi gerekmez; hüküm fıkrasına ilgili ibare eklenerek düzeltilir.
Buna karşılık bir sınır vardır: kamu davasının reddine karar verilmiş olması hâlinde sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilemez. Karar türü ile gider sonucunun birbirine bağlı olduğu bu ayrım, hüküm incelenirken gözetilmelidir.
Küçük Tutar Kuralı ve Tahsil
Gider tutarı çok düşükse, tahsil için işlem yapılması hem masraflı hem anlamsızdır. Kanun bunu ayrıca düzenlemiştir: Devlete ait yargılama giderlerinin, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’daki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması hâlinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.
Bu kural uygulamada sıkça gözden kaçar. Yargı uygulamasında, terkin sınırının altında kalan küçük bir davetiye veya posta giderinin sanığa yüklenmesi bozma sebebi olarak değerlendirilmiştir. Hükmün gider kısmında düşük tutarlı bir kalem sanığa yüklenmişse, bu husus kanun yolunda ileri sürülmelidir — düzeltilerek onama ile giderilebilecek bir eksikliktir.
Tahsil usulü de kalemin niteliğine göre ayrılır:
- Devlete ait yargılama giderleri — Harçlar Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir.
- Kişisel haklara ilişkin kararlar — İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir.
Ödeme güçlüğü bulunanlar bakımından: gider alacağı bir kamu alacağı olarak takip edildiğinden, ilgili vergi dairesine başvurularak taksitlendirme talep edilebilir. Bu talep, ceza dosyasına değil tahsil merciine yöneltilir.
Hükmün gider ve vekâlet ücreti kısmına yönelik itirazlar, esasa ilişkin itirazlardan bağımsız olarak da ileri sürülebilir. Kanun yollarının süreleri ve hangi eksikliklerin düzeltilerek giderilebileceği için istinaf ve temyiz rehberimize, haksız koruma tedbirlerinden doğan tazminat talebinin ayrı işleyişi için tutuklama ve adli kontrol rehberimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza davasında yargılama giderleri nelerdir?
Harçlar, tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ve yargılamanın yürütülmesi amacıyla Hazineden yapılan her türlü harcama ile taraflarca yapılan ödemelerdir. Bilirkişi, tanık, keşif ve posta giderleri bu kapsamdadır.
Mahkûm olursam bütün masrafları ben mi öderim?
Kural olarak evet. Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilme hâlinde bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. Ancak sonuç sanık lehine çıkan işlemlerin giderleri hakkaniyet gereği Hazineye yüklenebilir.
Beraat edersem masrafları geri alabilir miyim?
Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi yalnızca kendi kusurundan ileri gelen giderleri öder; önceden ödemek zorunda kaldığı giderler Devlet Hazinesince üstlenilir.
Tercüman ücreti sanığa yüklenir mi?
Hayır. Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz ve Devlet Hazinesince karşılanır.
Zorunlu müdafi ücreti benden tahsil edilir mi?
Mali imkânı bulunmayan ve talebi aranmaksızın kendisine müdafi atanan sanığın savunma yardımından ücretsiz yararlanma hakkı bulunduğundan, zorunlu müdafi ücretinin sanığa yükletilmemesi gerektiği yargı uygulamasında kabul edilmektedir.
Yargılama giderini ödeyemiyorum, taksit yapılır mı?
Devlete ait yargılama giderleri kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat çerçevesinde takip edilir ve koşulları varsa taksitlendirme talep edilebilir. Başvuru, tebligatı gönderen idareye yazılı olarak yapılmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
Gider kalemine yönelik temyiz, hükmün diğer kısımlarından bağımsız sonuç doğurabilir
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
- ▸ Hazine Arazisinde Ceza Boyutu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154) ve İmar Kirliliği (TCK 184)
- ▸ Çarpıp Kaçan Sürücü: Mağdurun Yapacakları ve Dilekçe Örnekleri (2026) — KTK m. 81, TCK m. 98
- ▸ Meraya Müdahalenin Yaptırımları: Otlatma Hakkının Kaldırılması, Eski Hâle Getirme ve Üç Ayrı Süreç
Bu konuda hukuki destek almak için


