Sanığın Savunmasını Değiştirmesi ve Önceki İfadenin Okunması (CMK 213, 148/4): Müdafisiz Kolluk İfadesi, Doğrulama ve Yasak Usuller
24 Temmuz 2026

Sanığın Savunmasını Değiştirmesi ve Önceki İfadenin Okunması (CMK 213, 148/4): Müdafisiz Kolluk İfadesi, Doğrulama ve Yasak Usuller

Sanığın önceki ifadeleri duruşmada ancak aralarında çelişki bulunması hâlinde okunabilir. Okunabilecek olanlar; sanığın hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar, Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifade ve müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesidir (CMK m.213). Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme huzurunda sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez (m.148/3). Sanık savunmasını değiştirebilir; susma hakkı her aşamada vardır (m.147/1-e, 191/3-c; AY m.38). Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder (m.217/1). Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması kanun yolunda bozma sebebidir (m.289/1-i).

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: İfade Verme ve Susma Hakkı: Şüphelinin Temel Hakları (CMK 147-148). Bu sayfa, sanığın savunmasını değiştirmesi ve önceki ifadelerin duruşmada okunmasını Anayasa m.38 ile CMK m.147, 148, 191, 196, 206, 210-217, 230 ve 289 metinleri üzerinden ele alır. Önceki ifadenin okunma şartları, müdafisiz kolluk ifadesi, savcılık ifadesi, yasak usuller, doğrulama ve “önceki ifademi tekrar ederim” beyanı, tanık ifadelerinin okunmasından farkı, hâkimin takdir yetkisi, gerekçe zorunluluğu ve kanun yolu anlatılır.

Kollukta verdiğiniz ifade ile savunmanız çelişiyor mu?
İfade tutanaklarını ve okunabilirlik şartlarını ilk celseden önce birlikte inceleyelim: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Okuma şartı (CMK m.213): çelişki + ifadenin kaynağı. Okunabilir: hâkim veya mahkeme huzurundaki açıklama; savcılık ifadesi; müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesi. Müdafisiz kolluk ifadesi: hâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). Yasak usuller: kötü davranma, yorma, aldatma, cebir, tehdit, kanuna aykırı yarar vaadi; bu ifadeler rızayla verilse bile delil olamaz (m.148/1-3). Aynı olayda yeniden ifade yalnız savcı tarafından (m.148/5). Susma hakkı: her aşamada (m.147/1-e, 191/3-c; AY m.38). Tanıktan farkı: tanık ifadesi hatırlatma ve çelişki gidermek için okunur (m.212); tek delil tanıksa mutlaka dinlenir (m.210/1). Takdir: yalnız duruşmada tartışılan deliller (m.217/1). Gerekçe: hükme esas alınan ve reddedilen deliller, hukuka aykırı deliller ayrıca gösterilir (m.230/1-b). Bozma: hukuka aykırı delile dayanma (m.289/1-i).

CMK m.213/1: Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.

Hangi İfade Okunabilir, Hangisi Hükme Esas Alınabilir?

Önceki ifadelerin durumu
İfadeÇelişkide okunabilir mi?Hükme esas alınabilir mi?Dayanak
Hâkim veya mahkeme huzurundaki açıklamaEvetEvet, diğer delillerle birlikteCMK m.213
Cumhuriyet savcısının aldığı ifadeEvetEvet, diğer delillerle birlikteCMK m.213
Müdafi huzurunda alınan kolluk ifadesiEvetEvet, diğer delillerle birlikteCMK m.213
Müdafisiz alınan kolluk ifadesim.213’te sayılmamışHâkim önünde doğrulanmadıkça hayırCMK m.148/4
Yasak usulle alınan ifadeDelil değeri yokRıza olsa bile hayırCMK m.148/3

Önceki ifadenin duruşmada okunabilmesi için iki koşul birlikte aranır. İlk koşul çelişkidir: sanığın duruşmadaki açıklamaları ile önceki açıklamaları arasında bir çelişki bulunmalıdır. İkinci koşul ifadenin kaynağıdır: okunabilecek olanlar, sanığın hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklardır (CMK m.213). Kanunun sayımında müdafiin hazır bulunmadığı kolluk ifadesi yer almaz. Bu sayım, müdafisiz kolluk ifadesinin hükme esas alınamayacağına ilişkin kuralla birlikte okunmalıdır: müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). Savcılık ifadesi bakımından ise kanun müdafiin hazır bulunmasını okunabilirlik şartı olarak aramaz; bu nedenle savcılıkta müdafisiz verilen bir ifade de çelişki hâlinde okunabilir. Bu fark, soruşturmada savcılık ifadesinin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Kolluk ifadesinden sonra aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması gerektiğinde, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir (CMK m.148/5); dolayısıyla şüphelinin savcılıkta vereceği ifade, çoğu zaman dosyanın en önemli beyanı hâline gelir. İfade verme sürecindeki haklar için ifade verme ve susma hakkı, emniyette ve savcılıkta ifade için emniyette ve savcılıkta ifade verme rehberi rehberlerine bakabilirsiniz.

İfadeniz avukatsız mı alındı?
Doğrulama tuzağına düşmeden savunmanızı birlikte kuralım: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Duruşmada Sanık Sorgusu Nasıl İlerler?

Duruşma, sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı ve çağrılan tanıkların gelip gelmediği saptanarak başlar; mahkeme başkanı veya hâkim, iddianamenin kabulü kararını okuyarak duruşmanın başladığını açıklar (CMK m.191/1). Ardından sırasıyla sanığın açık kimliği saptanır ve kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır; iddianamedeki suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır; sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu ve diğer hakları bildirilir; sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde sorgusu yapılır (m.191/3). Delillerin ortaya konulmasına sanığın sorgusundan sonra başlanır (m.206/1). Bu sıralama, sanığın önceki ifadeleriyle ilk kez duruşmada, kendi sorgusu sırasında karşılaşacağını gösterir. Önceki ifade ile duruşmadaki anlatım arasında çelişki doğarsa, m.213 kapsamındaki tutanaklar bu aşamada okunabilir.

Susma Hakkı: Ne Zaman Kullanılmalı?

Sanık, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına sahiptir (CMK m.147/1-e, 191/3-c). Anayasa da hiç kimsenin kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamayacağını güvence altına alır (AY m.38). Susma hakkının kullanılması aleyhe bir karine oluşturmaz. Uygulamada susma hakkı özellikle şu durumlarda önem kazanır: sanık dosyanın içeriğini henüz bilmiyorsa, müdafiiyle görüşme imkânı bulamamışsa veya önceki ifadeleriyle çelişkili bir durumun nasıl değerlendirileceği henüz netleşmemişse. Ancak susma, sanığın kendi lehine olan olguları mahkemeye aktarma imkânını da kısıtlar. Bu nedenle susma hakkının ne zaman ve hangi kapsamda kullanılacağı, dosyanın bütünü görülerek müdafiiyle birlikte belirlenmelidir. Sanık bazı sorulara cevap verip bazılarına vermeme hakkına da sahiptir.

Yasak Usuller: Rıza Bile Kurtarmaz

Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz (CMK m.148/1). Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez (m.148/2). Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3). Anayasa da kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini öngörür (AY m.38). Bu nedenle “ifadeyi imzaladım” demek savunmanın sonu değildir. İfadenin gece geç saatte, uzun süren bir sorgunun sonunda, ilaç etkisi altında veya “kabul edersen serbest kalırsın” gibi bir vaatle alındığı iddia ediliyorsa, bu durum tutanaktaki saatler, gözaltı kayıtları, sağlık raporları ve tanık anlatımlarıyla ortaya konulmalıdır. Ortaya konulması istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur (m.206/2-a). Gözaltı sürecindeki haklar için gözaltına alınan yakınıma nasıl ulaşırım rehberine bakabilirsiniz.

“Önceki İfademi Tekrar Ederim” Demek

Duruşmada sıkça duyulan “önceki ifademi tekrar ederim” cümlesi, müdafisiz alınmış kolluk ifadesi bakımından çok önemli bir sonuç doğurabilir. Kanun, müdafisiz kolluk ifadesinin hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını öngörür (CMK m.148/4). Sanığın duruşmada bu ifadeyi benimsemesi, doğrulama olarak değerlendirilebilir ve ifadenin hükme esas alınmasının önündeki engeli kaldırabilir. Bu nedenle ilk celseden önce müdafiin, sanıkla birlikte bütün ifade tutanaklarını satır satır gözden geçirmesi, hangi ifadenin müdafi huzurunda, hangisinin müdafisiz alındığını tespit etmesi gerekir. Sanık, önceki ifadesinin bir kısmını benimseyip bir kısmını reddediyorsa bunu açıkça ve ayrı ayrı belirtmelidir. “Okunsun” veya “diyeceğim yok” gibi kısa beyanlar, savunmanın esasını ortaya koymaz; savunma, duruşmada sanığın kendi anlatımıyla ayrıca yapılmalıdır. Sanığa duruşmada yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu ve diğer hakları bildirilir; sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde sorgusu yapılır (m.191/3-c, d).

Savunma Neden Değişir? Mahkeme Neye Bakar?

Savunma değişikliğinde mahkemenin değerlendirdiği hususlar
HususSoru
İfadenin alınma koşullarıSaat, süre, müdafi, tercüman, sağlık durumu, tutanaktaki imzalar
Diğer delillerle uyumHangi beyan tanık, kamera, HTS, bilirkişi raporlarıyla örtüşüyor?
Değişikliğin gerekçesiSanık ifadesini neden değiştirdiğini somut olarak açıklıyor mu?
TutarlılıkYeni beyan kendi içinde tutarlı mı, her celsede değişiyor mu?
ZamanlamaDeğişiklik, hangi delil ortaya çıktıktan sonra yapıldı?

Savunmanın değişmesi tek başına sanığın yalan söylediği anlamına gelmez. İfadenin gece geç saatte alınması, kişinin hukuki durumunu anlamaması, isnadın kendisine açıklanmaması, tercüman bulunmaması, sağlık durumu, korku veya baskı iddiası ya da olayın hukuki nitelendirmesini bilmeden “kabul ediyorum” demek, ifadenin değişmesinin anlaşılabilir sebepleri olabilir. Mahkeme ise değişikliğin gerekçesini, ifadelerin alınma koşullarını ve hangi beyanın dosyadaki diğer delillerle örtüştüğünü değerlendirir. Deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir (CMK m.217/1). Bu nedenle savunma değiştirilecekse, değişikliğin gerekçesiyle birlikte, somut olarak ve tek seferde ortaya konması gerekir. Her celsede farklılaşan bir savunma, inandırıcılığını yitirir. Değişikliğin sebebi belgelerle desteklenebiliyorsa, bu belgeler savunmayla birlikte sunulmalıdır. İlk ifadenin önemi için ifade ve sorgu: ilk ifadenin önemi rehberine bakabilirsiniz.

İfadenin Alınma Koşullarını Belgelemek

Önceki ifadeye itirazda kullanılabilecek belgeler
BelgeNeyi gösterir?
İfade tutanağıSaat, süre, hazır bulunanlar, müdafi imzası, hakların hatırlatılması
Yakalama ve gözaltı tutanaklarıYakalama saati ile ifade saati arasındaki süre
Nezarethane kayıtlarıDinlenme, yemek, ilaç ve ziyaret bilgileri
Sağlık raporlarıGözaltına giriş ve çıkıştaki sağlık durumu
Tercüman bilgisiTürkçe bilmeyen şüpheliye tercüman atanıp atanmadığı
Ses ve görüntü kayıtlarıİfadenin gerçek akışı ve söylenenlerin tutanağa doğru geçip geçmediği

Önceki ifadenin değerine itiraz edilecekse, ifadenin alınma koşulları belgelerle ortaya konulmalıdır. İfade tutanağında müdafiin adı ve imzası bulunup bulunmadığı, ifadenin hangi saatte başlayıp bittiği ve hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığı ilk incelenmesi gereken hususlardır. Yakalama saati ile ifade saati arasındaki süre, uzun süre dinlendirilmeden ifade alınıp alınmadığını gösterebilir. Şüpheli meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa, soruşturma evresinde de tercüman atanması gerekir (CMK m.202/1, 3). Tercüman olmadan alınan bir ifadenin değeri ciddi biçimde tartışmalıdır. İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanıldığından (m.147/1-h), ses veya görüntü kaydı varsa bunun da dosyaya getirilmesi istenebilir.

Suç Ortağının İfadesi

Birden fazla sanığın bulunduğu dosyalarda, bir sanığın diğerleri aleyhine verdiği ifade de özel bir değerlendirme gerektirir. Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş, akıl hastalığına tutulmuş veya bulunduğu yer öğrenilemiyorsa ya da duruşmada hazır bulunması belirsiz bir süre için mümkün değilse, önceki dinleme sırasında düzenlenmiş tutanaklar okunabilir (CMK m.211/1). Bunun dışında suç ortağının önceki ifadesinin okunması, kural olarak doğrudan dinleme yerine geçmez. Suç ortağının ifadesinin dinlenmesinden sonra sanık ve müdafiine bu ifadeye karşı diyecekleri sorulur (m.215). Suç ortağının kendi cezasını azaltmak amacıyla diğerleri aleyhine beyanda bulunma ihtimali bulunduğundan, bu tür ifadelerin diğer delillerle desteklenip desteklenmediği dikkatle incelenmelidir. Mahkeme, bu değerlendirmeyi gerekçede göstermek zorundadır (m.230/1-b).

Tanık İfadelerinden Farkı

Sanık ve tanık ifadelerinin okunması
KonuSanıkTanık
Okuma amacıÇelişki hâlinde önceki açıklamanın ortaya konulmasıHatırlatma veya çelişkiyi giderme
DayanakCMK m.213CMK m.212
SınırMüdafisiz kolluk ifadesi sayılmamış; doğrulanmadıkça hükme esas alınamazTek delil tanıksa mutlaka dinlenir; tutanak okuma dinlemenin yerini tutmaz
ÇekinmeSusma hakkıTanıklıktan çekinirse önceki ifadesi okunamaz
Okumayla yetinme—Ölüm, akıl hastalığı, adresin bulunamaması gibi hâllerde

Tanık ifadelerinin okunması farklı kurallara tabidir. Tanık bir hususu hatırlayamadığını söylerse, önceki ifadesini içeren tutanağın ilgili kısmı okunarak hatırlamasına yardım edilir; tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda ise evvelce alınmış ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır (CMK m.212). Olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaretse, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir; önceki tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinlemenin yerine geçemez (m.210/1). Tanıklıktan çekinebilecek kişi duruşmada tanıklıktan çekinirse önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz (m.210/2). Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş, akıl hastalığına tutulmuş veya bulunduğu yer öğrenilemiyorsa ya da duruşmada hazır bulunması belirsiz bir süre için mümkün değilse, önceki dinleme tutanakları okunabilir (m.211/1). Bu hükümler, sanığın suç ortağının ifadesinin de hangi koşullarda okunabileceğini belirler. Tanıkların gerçeğe aykırı beyanı için yalan tanıklık suçu rehberine bakabilirsiniz.

Müdafiin Rolü

Önceki ifadelerin değerlendirilmesinde müdafiin rolü belirleyicidir. Avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (CMK m.149/3). Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir (m.154/1). Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerin örneğini alabilir (m.153/1); bu yetki, belirli katalog suçlarda hâkim kararıyla kısıtlanabilir (m.153/2). Kollukta ifade alınırken müdafiin hazır bulunması, ifadenin sonradan okunabilirliğini ve hükme esas alınabilirliğini doğrudan etkiler. Bu nedenle şüphelinin ifade vermeden önce müdafiiyle görüşmesi, hem ifadenin içeriği hem de hukuki sonuçları bakımından büyük önem taşır. Duruşmada ise müdafi, sanığın sorgusu sırasında önceki ifadelerin kaynağını ve alınma koşullarını hatırlatarak doğrulama riskini yönetir. Şüphelinin hakları için şüpheli ve sanığın hakları, ifadeye çağrılan kişinin hakları için ifadeye çağrıldım, haklarım neler rehberlerine bakabilirsiniz.

İstinabe ve Hazır Bulunmaktan Bağışıklık

Sanığın sorgusu, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla, yani başka bir yerdeki mahkeme aracılığıyla yapılabilir; sorgusundan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur (CMK m.196/2). Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya yetkili kıldığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir (m.196/1). İstinabe yoluyla verilen savunmalar da hâkim huzurunda yapılmış açıklama niteliğinde olduğundan, çelişki hâlinde m.213 kapsamında okunabilir. Bu nedenle istinabe yoluyla savunma verilirken de dosyanın içeriğinin bilinmesi ve savunmanın özenle hazırlanması gerekir.

Tanığın İfadesini Değiştirmesi

Önceki ifadeyle çelişki yalnızca sanık bakımından değil, tanıklar bakımından da sık karşılaşılan bir durumdur. Tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, önceki ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır (CMK m.212/2). Tanık çelişkiyi açıklayamazsa, hangi beyanın esas alınacağı diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılırsa yalan tanıklık suçu gündeme gelebilir. Savunma açısından, aleyhe tanığın önceki ve sonraki ifadeleri arasındaki çelişkiler, beyanın güvenilirliğini sorgulamak için önemli bir araçtır. Bu çelişkilerin duruşmada ortaya konulması ve tutanağa geçirilmesi istenmelidir.

Hâkimin Takdiri ve Gerekçe Zorunluluğu

Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder (CMK m.217/1). Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (m.217/2). Her delilin ortaya konulmasından sonra taraflara bu delile karşı bir diyecekleri olup olmadığı sorulur (m.215); delillerin tartışılmasında söz sırasıyla katılana, savcıya, sanığa ve müdafiine verilir ve hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir (m.216). Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ve dosyada bulunan hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir (m.230/1-b). Bu nedenle mahkemenin, sanığın hangi ifadesini neden esas aldığını ve müdafisiz kolluk ifadesini değerlendirme dışı bırakıp bırakmadığını gerekçede açıkça göstermesi gerekir. Delillerin değerlendirilmesi için hukuka aykırı deliller ve delillerin değerlendirilmesi rehberine bakabilirsiniz.

Önceki İfade Tek Başına Yeterli mi?

Okunabilir ve hükme esas alınabilir bir önceki ifade bulunsa bile, bu ifade diğer delillerden bağımsız olarak değerlendirilmez. Hâkim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır ve bunları vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder (CMK m.217/1). Bu nedenle sanığın önceki ifadesindeki kabulün, olay yerindeki bulgular, tanık anlatımları, kamera kayıtları veya bilirkişi raporlarıyla örtüşüp örtüşmediği incelenir. Önceki ifade dosyadaki diğer delillerle çelişiyorsa veya olayın bilinen ayrıntılarıyla uyuşmuyorsa, bu durum ifadenin güvenilirliğini zayıflatır. Mahkeme gerekçede, hangi delili neden esas aldığını ve hangisini neden reddettiğini açıkça göstermelidir (m.230/1-b).

Tutanak ve Kayıt

İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır (CMK m.147/1-h). İfade veya sorgu tutanağında işlemin yapıldığı yer ve tarih, hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile yapılması gereken işlemlerin yerine getirilip getirilmediği yer alır. Bu bilgiler, önceki ifadenin okunabilirliği ve hükme esas alınabilirliği bakımından belirleyicidir: tutanakta müdafiin adı ve imzası var mı, ifade saat kaçta alındı, haklar hatırlatıldı mı? Duruşmada verilen beyanların tutanağa doğru geçirilmesi de ayrı bir önem taşır; beyan yanlış yazılmışsa derhâl düzeltme istenmelidir. Duruşma tutanağı ve SEGBİS kayıtları için duruşma tutanağı ve SEGBİS kaydı rehberine bakabilirsiniz.

Kanun Yolunda Bu Mesele

Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, temyiz incelemesinde hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında sayılır (CMK m.289/1-i). İlk derece mahkemesinin kararında m.289’da belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde bölge adliye mahkemesi de hükmün bozulmasına karar verir (m.280/1-e). Bu nedenle müdafisiz alınıp duruşmada doğrulanmayan bir kolluk ifadesinin hükme esas alınması veya yasak usullerle alınan bir ifadenin mahkûmiyete dayanak yapılması, istinaf ve temyiz dilekçesinde öncelikle ileri sürülmesi gereken bir hukuka aykırılıktır. Kanun yolu için istinaf nasıl yapılır rehberine bakabilirsiniz.

Örnek Durumlar

Önceki ifade örnekleri
DurumSonuçDayanak
Kollukta avukatsız “suçu kabul ediyorum”, duruşmada inkârKolluk ifadesi hükme esas alınamazCMK m.148/4
Aynı durumda duruşmada “önceki ifademi tekrar ederim”Doğrulama sayılabilir; ifade değerlendirilebilirCMK m.148/4
Savcılıkta avukatsız ikrar, duruşmada inkârÇelişkide okunabilir; diğer delillerle değerlendirilirCMK m.213
Kollukta avukat huzurunda ifade, duruşmada farklı anlatımÇelişkide okunabilirCMK m.213
Gece yarısı, 14 saat sonra, ilaçsız alınan ifadeYasak usul iddiası belgelerle tartışılırCMK m.148/1-3
Türkçe bilmeyen şüpheliden tercümansız ifadeDeğeri ciddi biçimde tartışmalıCMK m.202
Tek tanık duruşmaya gelmiyor, eski ifadesi okunuyorTek delil tanıksa okuma yetmezCMK m.210/1
Tanık duruşmada çekinme hakkını kullanıyorÖnceki ifadesi okunamazCMK m.210/2

Adım Adım: İlk Celseye Hazırlık

  1. Dosyanın tamamını inceleyin: Bütün ifade tutanakları ve delil listesi.
  2. Her ifadenin kaynağını belirleyin: Kolluk mu, savcılık mı, hâkim mi; müdafi var mı?
  3. Alınma koşullarını kontrol edin: Saat, süre, haklar, tercüman, sağlık.
  4. Çelişkileri listeleyin: Önceki ifadeler ile bugünkü savunma arasındaki farklar.
  5. Gerekçeyi hazırlayın: Değişikliğin somut sebebi ve destekleyen deliller.
  6. Doğrulama riskini yönetin: Müdafisiz ifadeyi benimseyen kalıp cümlelerden kaçının.
  7. Beyanın doğru tutanağa geçmesini sağlayın: Yanlış yazılan beyanın düzeltilmesini hemen isteyin.

Kesinleşmiş Hükümlerde Durum

Hüküm kesinleştikten sonra, önceki ifadenin baskıyla alındığını gösteren yeni bir delil ortaya çıkarsa veya hükmün dayandığı bir tanık beyanının gerçeğe aykırı olduğu anlaşılırsa, yargılamanın yenilenmesi yolu gündeme gelebilir. Kanun, beraati veya daha hafif bir cezayı gerektirecek yeni olay veya delillerin ortaya çıkmasını ve yeminli tanığın hükümlü aleyhine gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını yenileme sebepleri arasında sayar. Yargılamanın yenilenmesi için yargılamanın yenilenmesi rehberine bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Önceki ifademi tekrar ederim” demek: Müdafisiz kolluk ifadesini doğrulama sayılabilir.
  • İfade tutanaklarını incelememek: Hangi ifadede müdafi bulunduğu ilk celseden önce tespit edilmelidir.
  • Savcılık ifadesini hafife almak: Müdafisiz olsa bile çelişkide okunabilir.
  • Gerekçesiz ve parça parça değişiklik: Her celsede değişen savunma inandırıcılığını yitirir.
  • Yasak usul iddiasını belgelememek: Saatler, sağlık raporları ve kayıtlar talep edilmelidir.
  • Kanun yolunda ileri sürmemek: Hukuka aykırı delile dayanma bozma sebebidir.

⚠️ İlk celseden önce ifade tutanaklarını okuyun: Duruşmada söyleyeceğiniz her cümle, önceki ifadelerinizin hukuki değerini değiştirebilir. Özellikle kollukta avukatsız verdiğiniz bir ifadeyi duruşmada benimserseniz, bu ifade hükme esas alınabilir hâle gelebilir. Savunmanızı avukatınızla birlikte, dosyanın tamamını görerek hazırlayın.

Önceki ifadelerin değerlendirilmesi, müdafisiz kolluk ifadesine itiraz, yasak usul iddiaları, savunma stratejisi ve kanun yolu başvuruları için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Müdafisiz Kolluk İfadesine İlişkin Beyan Dilekçesi Örneği

ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNEDOSYA NO: 2026/… Esas SANIK: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … KONU: Sanığın kolluk ifadesinin hükme esas alınamayacağına ilişkin beyanlarımızın sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- CMK m.148/4 bakımından: Müvekkilin … tarihli ifadesi, … Emniyet Müdürlüğünde saat … ile … arasında, müdafi hazır bulunmaksızın alınmıştır. İfade tutanağında müdafiin adı ve imzası yoktur. Müvekkil bu ifadeyi mahkemeniz huzurunda doğrulamamış, ilk celsede ifadenin kendisine okunmadan imzalatıldığını ve içeriğini kabul etmediğini açıkça beyan etmiştir. Bu nedenle söz konusu ifade hükme esas alınamaz.2- CMK m.213 bakımından: Duruşmada okunabilecek önceki ifadeler, hâkim veya mahkeme huzurunda yapılan açıklamalar, savcılık ifadesi ve müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesiyle sınırlıdır. Müvekkilin kolluk ifadesi bu kapsamda değildir. İddia makamının mütalaasında bu ifadeye dayanılması hukuka aykırıdır.3- CMK m.148/1-3 bakımından: İfade, müvekkilin yakalandığı saatten itibaren yaklaşık on dört saat sonra, gece yarısından sonra ve müvekkilin kullandığı ilaçları alamadığı bir sırada alınmıştır. Nezarethane kayıtları ve müvekkilin ilaç kullanımını gösteren sağlık raporu ektedir. Bu koşullar, beyanın özgür iradeye dayanmadığını göstermektedir.4- CMK m.217/1 bakımından: Dosyada müvekkilin savunmasını çürüten başka bir delil bulunmamaktadır. Tanık …, olay anında müvekkilin başka bir yerde olduğunu doğrulamıştır.5- CMK m.230/1-b bakımından: Hüküm kurulması hâlinde, müvekkilin kolluk ifadesinin neden değerlendirme dışı bırakıldığının gerekçede ayrıca ve açıkça gösterilmesini talep ediyoruz.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.38; 5271 sayılı CMK m.147, 148, 213, 217, 230 ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Kolluk ifade tutanağı, nezarethane kayıtları, sağlık raporu, tanık beyanı, duruşma tutanakları.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle müvekkilin müdafisiz alınan kolluk ifadesinin hükme esas alınmamasına ve müvekkilin beraatine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. … /… /2026Sanık Müdafii Av. …

Sık Sorulan Sorular

Önceki ifadem duruşmada okunabilir mi?

Çelişki varsa; hâkim önündeki, savcılıktaki ve müdafi huzurundaki kolluk ifadeleri okunabilir (CMK m.213).

Avukatsız kolluk ifadem ne olacak?

Hâkim önünde doğrulamadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).

Savcılıktaki avukatsız ifadem okunabilir mi?

Evet; m.213 savcılık ifadesi için müdafi şartı aramaz.

“Önceki ifademi tekrar ederim” dersem?

Müdafisiz kolluk ifadesini doğrulamış sayılabilirsiniz.

Savunmamı değiştirebilir miyim?

Evet; ancak gerekçeli ve tutarlı olmalıdır.

Susma hakkım var mı?

Evet, her aşamada (CMK m.147/1-e, 191/3-c; AY m.38).

Baskıyla alınan ifade ne olur?

Rıza olsa bile delil olamaz (CMK m.148/3).

Kanuna aykırı yarar vaadi yasak mı?

Evet (CMK m.148/2).

Kollukta yeniden ifade alınabilir mi?

Aynı olayda yeniden ifade ancak savcı tarafından alınır (CMK m.148/5).

Tanığın önceki ifadesi okunabilir mi?

Hatırlatma ve çelişkiyi gidermek için (CMK m.212).

Tek delil tanıksa ne olur?

Tanık mutlaka dinlenir; tutanak okunması yetmez (CMK m.210/1).

Tanık çekinirse eski ifadesi okunur mu?

Hayır (CMK m.210/2).

Hâkim hangi delillere dayanabilir?

Duruşmada tartışılmış delillere (CMK m.217/1).

Gerekçede ne gösterilmeli?

Esas alınan ve reddedilen deliller; hukuka aykırı deliller ayrıca (CMK m.230/1-b).

Hukuka aykırı delile dayanan hüküm bozulur mu?

Evet (CMK m.289/1-i, 280/1-e).

İfade tutanağında neye bakmalıyım?

Müdafi imzası, saatler, hakların hatırlatılması.

Son söz hakkım var mı?

Evet; hükümden önce hazır bulunan sanığa verilir (CMK m.216/3).

Türkçe bilmiyorsam tercüman hakkım var mı?

Evet; soruşturmada da (CMK m.202/1, 3).

Suç ortağımın aleyhime ifadesi okunabilir mi?

Kural olarak dinlenmelidir; ölüm, bulunamama gibi hâllerde okunabilir (CMK m.211/1).

İstinabe ile verdiğim savunma okunabilir mi?

Hâkim huzurunda yapılmış açıklama olduğundan çelişkide okunabilir (CMK m.213).

Avukat ifadeye girebilir mi?

Evet; bu hak engellenemez ve kısıtlanamaz (CMK m.149/3).

Önceki ifadedeki kabul tek başına mahkûmiyet için yeterli mi?

Diğer delillerle birlikte değerlendirilir (CMK m.217/1).

İstinabe ile sorgu mümkün mü?

Alt sınırı 5 yıl ve fazlası suçlar hariç (CMK m.196/2).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Önceki ifade: çelişki, kaynak, müdafi ve doğrulama
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa ve CMK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk