Ceza Soruşturma ve Yargılamasında Tercüman Hakkı (CMK 202)
24 Temmuz 2026

Ceza Soruşturma ve Yargılamasında Tercüman Hakkı (CMK 202)

Anlamadığınız bir dilde yürüyen yargılama, savunma değil sessizliktir. Bu yüzden tercüman hakkı bir kolaylık değil, adil yargılanma hakkının parçasıdır. Kanun ölçütü vatandaşlık değil, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilip bilmemektir; hak yalnızca duruşmada değil soruşturma evresinde de geçerlidir ve tercüman giderleri kural olarak Devlet Hazinesince karşılanır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Kimler İçin Tercüman Sağlanır?

Tercüman hakkı yalnızca yabancılara özgü değildir; kanun meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen herkes ile engelli kişileri kapsar.

Tercüman hakkının kapsamı (CMK m.202)
KişiKapsamNot
Türkçe bilmeyen sanıkTercüman atanırMeramını anlatabilecek ölçüde
Türkçe bilmeyen mağdurTercüman atanırAynı ölçüt
Engelli sanık veya mağdurEsaslı noktalar anlayabilecekleri biçimde anlatılırİşitme ve konuşma engeli dâhil
Soruşturma evresindeŞüpheli, mağdur ve tanıklarHâkim veya savcı atar
Kovuşturma evresindeMahkeme atar
KapsamDuruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalarTümü değil
GiderDevlet Hazinesince karşılanırYargılama gideri sayılmaz
Mahkûmiyet hâlindeYine yükletilmezKanunda açık
Tercüman seçimiAdli yargı komisyonlarınca düzenlenen listedenUsul

Yedinci ve sekizinci satırlar en değerli bilgidir: Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz ve Devlet Hazinesince karşılanır. Bu gider, mahkûmiyet hâlinde dahi kişiye yükletilmez.

Dördüncü satır ise kapsamı genişletir; tercüman hakkı yalnızca duruşmada değil, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar bakımından da geçerlidir.

Savunmanın Kendi Dilinde Yapılması

Kanun ayrıca, Türkçe bilse dahi kendini başka bir dilde daha iyi ifade edeceğini beyan eden sanığa özel bir imkân tanır. Ancak bunun kapsamı ve mali rejimi farklıdır.

Kendi dilinde savunma (CMK m.202/4)
KonuKuralNot
Kapsamİddianamenin okunması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmaİki aşama
ŞartKendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan etmesiBeyan yeterli
TercümanListeden sanığın kendisinin seçeceği tercümanSeçim hakkı
GiderDevlet Hazinesince karşılanmazÖnemli fark
SınırYargılamanın sürüncemede bırakılması amacıyla kötüye kullanılamazKanunda açık
Diğer aşamalarBu imkân kapsamında değilİki aşama ile sınırlı
Türkçe bilmeyen sanıkFarklı rejimGider Hazinece karşılanır
Karıştırılmamalıİki düzenleme ayrıdırKapsam ve gider farklı
TalepDuruşmada beyan edilirTutanağa geçirilir

Dördüncü ve yedinci satırlar arasındaki fark sık karıştırılır: Türkçe bilmeyen kişi için tercüman gideri Devletçe karşılanırken, Türkçe bildiği hâlde kendini başka dilde daha iyi ifade edeceğini beyan eden sanık bakımından bu giderler Hazinece karşılanmaz. İki düzenleme kapsam ve mali rejim bakımından ayrıdır.

Birinci satır ise kapsamı sınırlar; bu imkân yargılamanın tamamını değil, yalnızca iddianamenin okunması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine yapılacak sözlü savunmayı kapsar.

Tercüman Sağlanmazsa Ne Olur?

Tercüman hakkı savunma hakkının bir parçası olduğundan, ihlali usul yönünden ciddi sonuçlar doğurur.

Tercüman hakkının ihlali
DurumSonuçNasıl ileri sürülür
Tercüman atanmadıSavunma hakkının kısıtlanmasıTutanağa geçirtin
Yetersiz tercümeİşlemin sağlıklı yapılmadığıDuruşmada itiraz
Tercümanın tarafsızlığıİtiraz edilebilirGerekçe gösterilerek
Esaslı noktalar aktarılmadıUsul eksikliğiKanun yolunda
İfade tutanağıTercüman bilgisi yer almalıKontrol edin
Engelli kişiAnlayabileceği biçimde anlatılmalıYöntem kaydedilmeli
Soruşturmada eksiklikBeyanın değeri tartışılırİleri sürülebilir
Kanun yoluSavunma hakkının kısıtlanmasıBozma sebebi olabilir
BelgelemeTutanak ve talep kaydıSonraki itirazın dayanağı

Birinci ve sekizinci satırlar birlikte savunmanın dayanağını oluşturur: tercüman talebinin ve bu talebe verilen cevabın tutanağa geçirilmesi, sonradan ileri sürülecek her itirazın temelidir. Savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran usul işlemleri kanun yolunda ileri sürülebilir. Beşinci satır ise pratik kontroldür; ifade tutanağında tercümanın adı ve hangi dilde tercüme yapıldığı yer almalıdır.

Zorlama ve savunma hakları rehberlerimiz: borcu zorla tahsil · yediemin ve muhafaza görevi · tercüman hakkı · işkence suçu · izinsiz ses kaydı · dilekçe hakkı

Özetle: Ücretsiz Hak, İki Ayrı Rejim

Tercüman hakkı yalnızca yabancılara özgü değildir: meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen sanık, mağdur ve tanıklar ile engelli kişiler bu haktan yararlanır. Hak yalnızca duruşmada değil, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar bakımından da geçerlidir.

En değerli bilgi mali rejimdedir: Türkçe bilmeyen ya da engelli kişi için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz ve Devlet Hazinesince karşılanır — bu gider mahkûmiyet hâlinde dahi kişiye yükletilmez.

Bundan ayrı bir düzenleme daha vardır ve karıştırılmamalıdır: Türkçe bildiği hâlde kendini başka bir dilde daha iyi ifade edebileceğini beyan eden sanık, iddianamenin okunması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını o dilde yapabilir; ancak bu hâlde tercüme giderleri Hazinece karşılanmaz ve bu imkân yargılamayı sürüncemede bırakmak için kullanılamaz.

Hakkın ihlali savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu nedenle tercüman talebi ile bu talebe verilen cevabın tutanağa geçirilmesi gerekir; sonradan ileri sürülecek her itirazın dayanağı bu kayıttır.

Türkçe bilmeyen bir yakınınız hakkında ceza soruşturması mı var?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kim Tercüman Hakkından Yararlanır? Ölçüt: “Meramını Anlatabilmek”

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202. maddesine göre sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa; mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir.

Buradaki ölçüt dikkatle okunmalıdır. Kanun “Türkçe bilmemek” demez; meramını anlatabilecek ölçüde bilmemekten söz eder. Günlük hayatta alışveriş yapabilecek kadar Türkçe bilen bir kişi, hukuki bir isnadı anlamaya ve kendini savunmaya yetecek düzeyde Türkçe bilmiyor olabilir. İnsan hakları hukukundaki yaklaşım da aynı yöndedir: belirleyici olan kişinin uyruğu değil, yargılamada kullanılan dili anlayıp anlamadığı ve konuşup konuşamadığıdır.

Bu nedenle “Türk vatandaşı olduğu için tercüman verilmedi” veya “biraz Türkçe biliyordu” şeklindeki gerekçeler, hakkın ölçütüne uymaz.

Hak Yalnızca Duruşmada mı Geçerli? Soruşturma Evresi

Hayır, en sık yapılan hata budur. Maddenin üçüncü fıkrası açıktır: birinci ve ikinci fıkra hükümleri, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanır. Bu evrede tercüman, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.

Yani kolluktaki ifade alma aşamasında da tercüman hakkı vardır. Uygulamada karşılaşılan sorunlar genellikle şunlardır: tercüman yerine “biraz Türkçe bilen” bir yakının veya birlikte yakalanan bir başka şüphelinin çevirmen gibi kullanılması; tercümanın yalnızca soruları çevirip cevapları özetlemesi; tutanağın Türkçe yazılıp okunmadan imzalatılması. Bunların her biri ayrı bir hukuka aykırılık iddiasının konusudur ve ifadenin alındığı anda tutanağa geçirilmesi gerekir.

Engelli Şüpheli, Sanık ve Mağdur Bakımından

Kanun yalnızca dil engelini değil, iletişim engelini de kapsar: engelli olan sanığa veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar anlayabilecekleri biçimde anlatılır. Bu hüküm de soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar hakkında uygulanır.

İşitme engelli bir kişi bakımından bunun karşılığı işaret dili tercümanıdır. Görme engelli bir kişi bakımından belgelerin okunması, okuma-yazma bilmeyen bir kişi bakımından tutanağın sesli okunması ve anlatılması gerekir. “Okudu, anladı, imzaladı” ibaresi, fiilen okunmamış bir tutanakta gerçeği yansıtmaz ve bu husus sonradan ileri sürülebilir.

Tercüman Ücretini Kim Öder?

Bu, uygulamada en çok merak edilen sorudur ve cevabı nettir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yargılama giderlerini düzenleyen 324. maddesinin beşinci fıkrasına göre; Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.

Bunun anlamı şudur: mahkûm olsanız dahi bu tercüman gideri size yüklenmez. İlgili yönetmelik de aynı kuralı tekrarlar.

Tek istisna, aşağıda açıklanan “kendini daha iyi ifade edebileceği dilde savunma” hâlidir: bu kapsamda sanığın kendi seçtiği tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz.

Kendini Daha İyi İfade Edebileceği Dilde Savunma Hakkı

Kanun, Türkçe bilen bir sanık bakımından da ayrı bir imkân tanır. Sanık; iddianamenin okunması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir.

Bu hakkın çerçevesi dardır ve iyi bilinmelidir:

  • Yalnızca iki aşamada ve yalnızca sözlü savunma için geçerlidir; yargılamanın tamamının başka dilde yürütülmesini sağlamaz.
  • Tercüman, komisyonlarca oluşturulan listeden sanığın kendisi tarafından seçilir.
  • Bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz; sanığa aittir.

Bu düzenleme, meramını anlatamayan kişi için öngörülen ücretsiz tercüman hakkından tamamen ayrı bir kurumdur; ikisinin karıştırılması hak kaybına yol açar.

Tercümanın Nitelikleri, Reddi ve Yeminli Olması

Tercüman, ceza muhakemesinde bilirkişi benzeri bir konumdadır ve tarafsız olmak zorundadır. Bu nedenle:

  • Mağdurun veya şüphelinin yakını, dosyanın tanığı ya da menfaat ilişkisi bulunan bir kişi tercüman olarak görevlendirilmemelidir.
  • Bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyonlarınca her yıl tercüman listeleri oluşturulur; görevlendirmenin kural olarak bu listeden yapılması esastır.
  • Tercümanın hangi dil ve lehçede çeviri yaptığı tutanağa yazılmalıdır. Aynı dilin farklı lehçesini konuşan bir tercümanla yapılan çeviri, anlaşılırlığı sağlamayabilir.
  • Tercümanın tarafsızlığından şüphe edilen hâllerde reddi talep edilebilir; bilirkişinin reddine ilişkin kurallar kıyasen tartışılır.

Bu itirazlar duruşmada sözlü olarak dile getirilip tutanağa geçirilmedikçe, kanun yolu aşamasında dayanaksız kalır.

Tercümansız Alınan İfade ve Kanun Yolu

Tercüman hakkı ihlal edilerek alınan bir beyanın hükme esas alınması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur ve bu bir bozma sebebi olarak ileri sürülebilir. İzlenecek yol şudur:

  • Duruşmada eksikliği açıkça belirtin ve tutanağa geçirtin: kolluk ifadesinde tercüman yoktu, tutanak Türkçe okunmadı, tercüman yalnızca özetledi vb.
  • Önceki beyanların okunmasına ve hükme esas alınmasına itiraz edin.
  • Gerekiyorsa ifade tutanağının çevirisinin yaptırılmasını ve tercümanın tanık olarak dinlenmesini talep edin.
  • İstinaf ve temyiz dilekçenizde bu hususu ayrı bir başlık hâlinde ileri sürün; genel ifadelerle geçiştirilen aykırılıklar incelemede kaybolur.

Aynı çerçeve mağdur bakımından da geçerlidir: anlamadığı bir dilde alınan mağdur beyanının güvenilirliği de tartışmaya açıktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tercüman hakkı sadece yabancılar için mi?

Hayır. Ölçüt uyruk değil, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilip bilmemektir. Türk vatandaşı olan ancak kendini Türkçe ifade edemeyen kişi de bu haktan yararlanır.

Soruşturma aşamasında tercüman hakkı var mı?

Evet. Kanun, tercümana ilişkin hükümlerin soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanacağını düzenler; bu evrede tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.

Tercüman ücretini sanık öder mi?

Hayır. Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz ve Devlet Hazinesince karşılanır.

İşitme engelli sanık için ne yapılır?

Engelli olan sanığa veya mağdura, iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar anlayabilecekleri biçimde anlatılır; işitme engelli kişi bakımından bunun karşılığı işaret dili tercümanı görevlendirilmesidir.

Türkçe bilsem de kendi dilimde savunma yapabilir miyim?

İddianamenin okunması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmanızı, kendinizi daha iyi ifade edebileceğinizi beyan ettiğiniz başka bir dilde yapabilirsiniz. Bu hâlde tercümanı listeden siz seçersiniz ve gideri Hazinece karşılanmaz.

Yakınım tercümanlık yapabilir mi?

Tarafsızlık gereği yakınların, dosyanın tanıklarının veya menfaat ilişkisi bulunan kişilerin tercüman olarak görevlendirilmemesi gerekir. Görevlendirmenin komisyonlarca oluşturulan listelerden yapılması esastır.

Tercümansız alınan bir ifade, dosyanın tamamını tartışmalı hâle getirebilir
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk