İşkence Suçu (TCK 94): Cezası, Zamanaşımı İşlememesi, Soruşturma İzni, HAGB Yasağı ve Suç Duyurusu (2026)
24 Temmuz 2026

İşkence Suçu (TCK 94): Cezası, Zamanaşımı İşlememesi, Soruşturma İzni, HAGB Yasağı ve Suç Duyurusu (2026)

İşkence, Türk hukukunda mutlak bir yasağın konusudur: Anayasa kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağını, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağını öngörür (m.17/3). TCK m.94, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisini üç yıldan on iki yıla kadar hapisle cezalandırır; suç kadına karşı işlenirse alt sınır beş yıldır. Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez, suça iştirak eden kamu görevlisi olmayan kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır, ihmali davranışla işlenmesi cezada indirim sebebi sayılmaz. Usulde de özel kurallar vardır: kolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarını Cumhuriyet savcısı bizzat soruşturur, soruşturma izni aranmaz ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmaz. Bu yazıda işkence suçunun unsurlarını, cezalarını, eziyet ve zor kullanma sınırının aşılmasından farkını, usul kurallarını, başvuru yollarını ve bir suç duyurusu dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: İşkence yalnızca kamu görevlisince işlenebilen bir suçtur: 3 – 12 yıl hapis; kadına karşı alt sınır 5 yıl; çocuğa, savunamayacak kişiye, gebe kadına, avukata veya görevi dolayısıyla kamu görevlisine karşı 8 – 15 yıl; cinsel taciz şeklinde 10 – 15 yıl (TCK m.94). Zamanaşımı işlemez (m.94/6). İştirak eden sivil de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Soruşturma izni aranmaz, savcı bizzat soruşturur (CMK Ek m.1), HAGB uygulanmaz (CMK m.231/14). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Ceza Hukuku Rehberi. Ceza yargılamasının genel akışı ve kişilere karşı suçlara ilişkin diğer rehberler orada toplanıyor.

Kanun Metni ve Suçun Unsurları

“(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.” (TCK m.94/1)

İşkence özgü bir suçtur: fail ancak kamu görevlisi olabilir. Kanun davranışı sonuçları üzerinden tanımlar; fiziksel acı çektirme kadar, ruhsal acıya, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmaya yol açan davranışlar da suçun kapsamındadır. Bu nedenle uykusuz bırakma, tehdit ve korkutma, aşağılayıcı muamele veya ilaç verme gibi fiziksel iz bırakmayan davranışlar da işkence oluşturabilir. İkinci cümle 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.

İşkence suçunun unsurları
UnsurKanundaki karşılığıUygulamadaki anlamı
FailKamu görevlisiÖzgü suç; iştirak edenler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (m.94/4)
MağdurBir kişiGözaltındaki, tutuklu veya hükümlü olanlar başta olmak üzere herkes
Fiilİnsan onuruyla bağdaşmayan davranışlarFiziksel veya ruhsal; iz bırakması şart değil
NeticeAcı çekme, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesi, aşağılanmaBu sonuçlardan birine yol açacak nitelik yeterli
Manevi unsurKastÖlçü dışı kuvvet kullanımında sınır için m.256 ayrıca değerlendirilir
İhmalİhmali davranışla işlenebilirİndirim yapılmaz (m.94/5)

Cezalar: Nitelikli ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hâller

İşkence suçunun cezaları
HâlCezaDayanak
Temel şekil3 – 12 yıl hapisTCK m.94/1
Kadına karşıAlt sınır 5 yılTCK m.94/1 (7406 s.K.)
Çocuğa, savunamayacak kişiye veya gebe kadına karşı8 – 15 yıl hapisTCK m.94/2-a
Avukata veya diğer kamu görevlisine görevi dolayısıyla8 – 15 yıl hapisTCK m.94/2-b
Cinsel yönden taciz şeklinde10 – 15 yıl hapisTCK m.94/3
Organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, hayati tehlike, erken doğumCeza yarı oranında artırılırTCK m.95/1
İyileşmesi olanaksız hastalık, organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliği, çocuğun düşmesiCeza bir kat artırılırTCK m.95/2
Kemik kırılmasıKırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre 8 – 15 yılTCK m.95/3
ÖlümAğırlaştırılmış müebbet hapisTCK m.95/4

Cezanın üst sınırı on yılı aştığından işkence davalarında ağır ceza mahkemesi görevlidir (5235 s.K. m.12). Suç şikâyete bağlı olmadığından savcılık resen harekete geçer ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez; uzlaştırma yoluna da gidilemez. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerde adli raporlar ve bilirkişi incelemesi cezanın belirlenmesinde belirleyici olur; kemik kırığı ve kalıcı zararlar için yapılacak değerlendirmelerde kasten yaralama rehberindeki ölçütlerden de yararlanılabilir.

Gözaltında veya cezaevinde kötü muameleye mi maruz kaldınız?
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

İşkence, Eziyet, Zor Kullanma Sınırının Aşılması ve Kötü Muamele

Aynı olay, failin sıfatına ve fiilin niteliğine göre dört ayrı suçun konusu olabilir. Doğru nitelendirme, hem cezayı hem zamanaşımı ve usul kurallarını belirler.

Benzer suçların karşılaştırması
Ölçütİşkence (m.94)Eziyet (m.96)Zor kullanma sınırının aşılması (m.256)Kötü muamele (m.232)
FailKamu görevlisiHerkesZor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisiAynı konutta birlikte yaşayan kişi
Fiilİnsan onuruyla bağdaşmayan, acı veya aşağılanmaya yol açan davranışEziyet çekmeye yol açan davranışGörevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvetAile içi kötü muamele
Ceza3 – 12 yıl (nitelikli hâllerde daha ağır)2 – 5 yıl (nitelikli hâlde 3 – 8 yıl)Kasten yaralama hükümleriKendi hükmüne göre
ZamanaşımıİşlemezGenel hükümlerGenel hükümlerGenel hükümler
HAGBUygulanmazUygulanmazGörev sebebiyle kötü muamele sayılırsa uygulanmazGenel hükümler

Zor kullanma sınırının aşılması ile işkence arasındaki ayrım, uygulamada en çok tartışılan konudur. Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin görevi sırasında görevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK m.256). Buna karşılık kuvvet, bir direnişi kırmak veya görevi yerine getirmek için değil, kişiyi cezalandırmak, aşağılamak veya ondan bilgi almak amacıyla ya da kişi kontrol altına alındıktan sonra kullanılıyorsa, fiil işkence olarak değerlendirilebilir. Eziyetin ayrıntıları için eziyet suçu (TCK 96), yakalamada zor kullanmanın sınırları için yakalamada zor kullanma ve kelepçe, aile içi kötü muamele için kötü muamele suçu (TCK 232) yazılarına bakabilirsiniz.

Hangi Davranışlar İşkence Sayılabilir?

Kanun işkenceyi belirli yöntemlerle değil, davranışın niteliği ve yol açtığı sonuçlarla tanımlar. Aşağıdaki tablo, uygulamada sık karşılaşılan davranışların hangi hükümler kapsamında değerlendirilebileceğini göstermektedir; kesin nitelendirme somut olayın koşullarına, failin amacına ve fiilin süresine bağlıdır.

Davranış türlerine göre nitelendirme
DavranışOlası nitelendirmeDeğerlendirmede belirleyici olan
İfade almak amacıyla darpİşkenceAmaç, kişinin kontrol altında olması, bulgular
Uykusuz bırakma, uzun süre ayakta bekletmeİşkenceSüre, sistematiklik, ruhsal etki
Aşağılayıcı sözler ve muamele, soyundurmaİşkence veya eziyetAşağılanmaya yol açma niteliği ve yoğunluğu
Kişi kontrol altına alındıktan sonra kuvvet kullanmaİşkence veya zor kullanma sınırının aşılmasıDirenişin sona erip ermediği
Yakalama sırasında direnişi kırmak için ölçüyü aşan kuvvetZor kullanma sınırının aşılmasıGörevin gerektirdiği ölçü
Cinsel yönden taciz niteliğindeki davranışlarNitelikli işkenceFiilin cinsel niteliği (m.94/3)
Sağlık hizmetinin kasten engellenmesiİşkence veya kötü muameleAcıya yol açma ve kast

Zamanaşımı İşlemez (m.94/6)

“Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.” (TCK m.94/6)

Bu fıkra 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunla eklenmiş ve 30/4/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Suçun üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin soruşturma yürütülebilir ve dava açılabilir. Düzenlemenin gerekçesi açıktır: işkence fiilleri çoğu zaman uzun yıllar sonra ortaya çıkar, mağdurlar korku ve baskı altında susmak zorunda kalabilir; zamanaşımı işleseydi sistematik olarak gizlenen fiiller cezasız kalırdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de işkence iddialarına ilişkin ceza yargılamalarının zamanaşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasını Sözleşmenin 3. maddesindeki usul yükümlülüğü bakımından ihlal nedeni saymaktadır.

Fıkranın yürürlüğünden önce işlenen fiiller bakımından ayrı bir soru doğar. Zamanaşımına ilişkin hükümler kural olarak maddi ceza hukukuna ilişkin kabul edildiğinden, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). Bu nedenle 30/4/2013 tarihinden önce işlenen işkence fiillerinde zamanaşımının durumu, fiil tarihindeki hükümler ve lehe kanun ilkesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Bu tarihten sonra işlenen fiillerde ise zamanaşımı hiçbir hâlde işlemez.

İştirak, İhmal ve Amirin Emri

Kanun işkence suçunda sorumluluğu genişletir. Suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (TCK m.94/4); böylece fiile katılan kamu görevlisi olmayan kişi de işkence suçundan sorumlu tutulur ve daha hafif olan eziyet hükümlerine sığınamaz. Suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz (m.94/5). İşkenceye engel olma yükümlülüğü altındaki bir amirin veya nezarethane görevlisinin müdahale etmemesi hafifletici bir durum sayılmaz.

Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez; aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (TCK m.24/3). Bu nedenle “amirin talimatıyla hareket ettim” savunması işkence suçunda failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; emri veren amir de ayrıca sorumlu olur.

Usul: Soruşturma İzni, Savcının Bizzat Soruşturması ve HAGB Yasağı

İşkence suçunda usul kuralları
KonuKuralDayanak
Soruşturma izni4483 sayılı Kanun uygulanmaz; izin aranmaz4483 s.K. m.2; 5252 s.K. m.3/1
Soruşturmayı yapanKolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarında Cumhuriyet savcısı bizzat ve öncelikleCMK Ek m.1
Dava ve kanun yoluAcele işlerden sayılır; kanun yolu incelemesi öncelikliCMK Ek m.1
ŞikâyetAranmaz; resen soruşturulurTCK m.94
HAGBUygulanmazCMK m.231/14 (7589 s.K.)
ZamanaşımıİşlemezTCK m.94/6
Görevli mahkemeAğır ceza mahkemesi5235 s.K. m.12

Soruşturma izni bakımından dayanak, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 2. maddesinin son cümlesidir. 2/1/2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla eklenen bu cümleye göre, mülga 765 sayılı TCK’nın işkence ve kötü muameleyi düzenleyen 243 ve 245. maddeleri kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Mevzuatta mülga TCK’ya yapılan yollamalar, 5237 sayılı TCK’da bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayıldığından (5252 s.K. m.3/1), bu istisna bugün işkence suçunu düzenleyen hükümler bakımından uygulanır.

16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen CMK m.231/14’e göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz. Bu hüküm, işkence suçunun yanında zor kullanma sınırının aşılması gibi kamu görevlisinin görevi sırasında gerçekleştirdiği kötü muamele niteliğindeki fiilleri de kapsar. Cezanın alt sınırı üç yıl olduğundan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi de işkence suçunda kural olarak gündeme gelmez.

İşkence iddiasında suç duyurusu ve delil toplama desteği
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Etkili Soruşturma Yükümlülüğü

İşkence yasağının yalnızca cezalandırma yönü yoktur; devletin iddiaları etkili biçimde soruşturma yükümlülüğü de bu yasağın ayrılmaz parçasıdır. Anayasa m.17/3 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 bakımından etkili bir soruşturma; ivedilikle başlatılmalı, olayla bağlantısı olmayan bağımsız kişilerce yürütülmeli, delilleri eksiksiz toplamalı, failleri tespit etmeye elverişli olmalı ve mağdurun sürece katılımına imkân tanımalıdır. Türk mevzuatındaki usul kuralları bu ilkelerin karşılığıdır: kolluk görevlileri hakkındaki iddiaları savcının bizzat soruşturması, soruşturma izninin aranmaması, davaların acele işlerden sayılması ve zamanaşımının işlememesi.

Soruşturmanın bu ölçütleri karşılamaması, ayrı bir hak ihlali iddiasının konusu olabilir. Örneğin kamera kayıtlarının zamanında istenmemesi nedeniyle silinmesi, şüpheli görevlilerin ifadesinin alınmaması ya da soruşturmanın yıllarca sonuçsuz bekletilmesi, olağan yollar tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde usul yönünden ihlal iddiası olarak ileri sürülebilir. Bu nedenle mağdur tarafın soruşturma evresinde delil toplanmasına ilişkin taleplerini yazılı olarak ve tarihleriyle dosyaya sunması, sonradan etkili soruşturma eksikliğini göstermek bakımından da önemlidir.

Gözaltında Kötü Muameleye Uğrarsanız: İlk Adımlar

İlk ve en önemli adım, gözaltından çıkışta yapılan sağlık kontrolünde tüm şikâyetleri hekime açıkça söylemek ve rapora geçirtmektir; çıkış raporunda yer almayan bulgunun sonradan ispatı güçleşir. İkinci adım, çıkıştan hemen sonra bağımsız bir sağlık kuruluşunda muayene olmak ve görünür izlerin tarihli fotoğraflarını almaktır. Üçüncü adım, avukat aracılığıyla derhal Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak ve dilekçede kamera kayıtlarının muhafazasını açıkça istemektir; bu kayıtların saklama süresi sınırlıdır. Dördüncü adım, olayın yeri, saati, görevlilerin görünümü ve konuşmaları gibi hatırlanan ayrıntıların tarihli bir notla kayda geçirilmesidir. Son olarak, ceza soruşturmasına paralel olarak TİHEK başvurusu ve idareye tazminat başvurusu gibi yolların süreleri takvime işlenmelidir. Cezaevinde yaşanan olaylarda ise infaz hâkimliğine şikâyet süresinin öğrenmeden itibaren on beş gün olduğu unutulmamalıdır.

İşkenceyle Alınan İfade Delil Olamaz

İşkence yasağının ceza muhakemesindeki en önemli sonucu, zorla alınan beyanların hükme esas alınamamasıdır. Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır; kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz (CMK m.148/1). Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3). Bu nedenle kötü muamele sonucunda alınan bir ifade, hem işkence suçunun delili hem de ceza dosyasındaki hukuka aykırı delil itirazının dayanağıdır. Hukuka aykırı delilin genel kuralları için hukuka aykırı delil yasağı rehberimize bakabilirsiniz.

Mağdurun Hakları

İşkence mağduru, soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir ve kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237/1). Vekili bulunmayan mağdur, kadına karşı işlenen işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m.234). İşkencenin çocuğa, savunamayacak kişiye, gebe kadına, avukata veya görevi dolayısıyla kamu görevlisine karşı işlendiği ya da cinsel taciz şeklinde gerçekleştiği hâllerde cezanın alt sınırı beş yılı aştığından bu hak doğrudan gündeme gelir. Sıfatlar arasındaki farklar için müşteki, katılan ve müdahil farkı yazısına bakabilirsiniz.

Delil: Neyin Peşine Düşülmeli?

İşkence iddiasında deliller
DelilNe gösterir?Dikkat edilecek husus
Gözaltına giriş ve çıkış raporlarıGözaltı süresince oluşan bulgularıİki rapor arasındaki fark en objektif delildir
Bağımsız adli raporBulguların niteliğini ve yaşınıGecikmeden alınmalı; tüm şikâyetler hekime söylenmeli
Kamera kayıtlarıNezarethane, koridor ve araç içi olaylarıSaklama süresi sınırlıdır; derhal muhafaza talebi
Nezarethane ve nöbet defterleriKimin ne zaman görevde olduğunuGörevli listesi faillerin tespitini sağlar
Tanık beyanlarıAynı yerde bulunan diğer kişilerin gözlemleriniDiğer gözaltındakiler, avukat, sağlık personeli
Psikolojik değerlendirmeRuhsal etkileriFiziksel iz bırakmayan yöntemlerde önem kazanır

Adli muayenede şikâyetlerin hekime açıkça söylenmesi ve rapora geçirtilmesi gerekir; bulgular zamanla kaybolduğundan geç alınan raporların değeri azalır. Gözaltındaki kişinin hakları ve gözaltı süreleri için gözaltına alındım, haklarım neler ve gözaltı süresi kaç saattir rehberlerimize bakabilirsiniz.

Başvuru Yolları

İşkence iddiasında başvuru yolları
YolNereyeİşlevi ve dayanağı
Suç duyurusuCumhuriyet başsavcılığıCeza sorumluluğu; savcı bizzat soruşturur (CMK m.158/1, Ek m.1)
Adli muayeneSağlık kuruluşuEn temel delil
İnfaz hâkimliğine şikâyetCeza infaz kurumundaysaÖğrenmeden itibaren 15 gün, her hâlde 30 gün (4675 s.K. m.5)
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik KurumuUlusal önleme mekanizmasıÖzgürlüğünden mahrum bırakılanların başvurularını inceler (6701 s.K. m.9)
Tazminatİdare aleyhine tam yargı davasıKamu görevlisine değil idareye (Anayasa m.129/5); idareye başvuru 1 yıl / 5 yıl (İYUK m.13)
Bireysel başvuruAnayasa MahkemesiOlağan yollar tüketildikten sonra
Avrupa İnsan Hakları MahkemesiStrazburgİç hukuk yolları tüketildikten sonra

Bu yollar birbirine alternatif değildir ve paralel işletilebilir. Tazminat bakımından kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129/5); işkence gibi idari eylemlerden hakları ihlal edilenler dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmalıdır (İYUK m.13). Cezaevindeki olaylarda izlenecek yol için cezaevinde kötü muamele ve işkence iddiasında başvuru yolları, infaz hâkimliği için infaz hâkimliğine şikâyet, bireysel başvuru için AYM bireysel başvuru rehberlerimize bakabilirsiniz.

Kovuşturma Aşamasında Dikkat Edilecekler

İddianamenin kabulüyle dava ağır ceza mahkemesinde görülür ve kolluk görevlileri hakkındaki bu davalar acele işlerden sayılır (CMK Ek m.1). Mağdurun katılan sıfatını alması, delil sunma, tanıklara soru yöneltme ve hükme karşı kanun yoluna başvurma imkânı sağlar. Yargılamada en çok tartışılan konular; failin kimliğinin kesin olarak belirlenmesi, adli raporlardaki bulguların iddia edilen yöntemle uyumu ve fiilin işkence mi yoksa zor kullanma sınırının aşılması mı olduğudur. Mahkûmiyet hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olmadığından, verilen ceza sanık için doğrudan sonuç doğurur; bu nedenle nitelendirme tartışması, sanık bakımından da cezanın türünü ve infazını belirleyen temel mesele hâline gelir. Katılan vekilinin esas hakkındaki beyanında nitelendirmeyi somut delillerle ayrıca ve ayrıntılı olarak göstermesi bu nedenle önemlidir.

Şüpheli Konumundaki Kamu Görevlisi Açısından

İşkence iddiasıyla karşılaşan kamu görevlisi bakımından ilk tartışma, fiilin nitelendirilmesidir: kuvvet kullanımının görevin gerektirdiği ölçü içinde kalıp kalmadığı, ölçü aşılmışsa bunun zor kullanma sınırının aşılması mı yoksa işkence mi olduğu. İkinci olarak failin tespiti tartışılır: görevli listeleri, kamera kayıtları ve tanık beyanları, iddia edilen fiili kimin gerçekleştirdiğini göstermelidir. Üçüncü olarak adli raporlardaki bulguların olay tarihiyle ve iddia edilen yöntemle uyumlu olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla incelenebilir. Ancak savunmada bazı yollar kapalıdır: amirin emri sorumluluğu kaldırmaz, ihmali davranış indirim sebebi sayılmaz, zamanaşımı işlemez ve mahkûmiyet hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün değildir.

Uluslararası Çerçeve

İşkence yasağı iç hukukun yanında uluslararası hukukta da mutlak niteliktedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3, hiçbir istisna tanımaksızın kimsenin işkenceye, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağını öngörür. Türkiye ayrıca Birleşmiş Milletlerin İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmesi ile bu Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolün tarafıdır; Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu bu Protokol çerçevesinde ulusal önleme mekanizması olarak görev yapar (6701 s.K. m.9). Bu çerçeve, iç hukuktaki zamanaşımı yasağı, HAGB yasağı ve soruşturma izninin aranmaması gibi kuralların yorumunda da yol göstericidir.

Dilekçe Örneği: Gözaltında İşkence İddiasıyla Suç Duyurusu

Aşağıdaki örnek, gözaltında kaldığı süre içinde ifade vermeye zorlanmak amacıyla darp edildiğini ve aşağılayıcı muameleye maruz kaldığını belirten bir kişi adına hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINAMÜŞTEKİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), adres … VEKİLİ: Av. … ŞÜPHELİLER: … İlçe Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde …/…/2026 tarihinde görevli olan ve kimlikleri tespit edilecek kamu görevlileri SUÇ: İşkence (TCK m.94) SUÇ TARİHİ: …/…/2026 KONU: Şüpheliler hakkında suç duyurusu ve delillerin derhal muhafaza altına alınması istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- TCK m.94/1 bakımından: Müvekkil …/…/2026 tarihinde saat … sularında gözaltına alınmış ve … İlçe Emniyet Müdürlüğü nezarethanesine götürülmüştür. Aynı gece saat … ile … arasında, ifade vermeye zorlanmak amacıyla sorgu odasında darp edilmiş, saatlerce ayakta bekletilmiş ve hakaret içeren sözlerle aşağılanmıştır. Bu davranışlar müvekkilin bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine ve aşağılanmasına yol açmış olup kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilmiştir.2- TCK m.94/4, m.94/5 ve m.24/3 bakımından: Olay sırasında nezarethane sorumlusu ve diğer görevliler müdahale etmemiştir. Kanun, suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde cezada indirim yapılmayacağını ve konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilemeyeceğini açıkça öngörmektedir. Fiile katılan veya engel olmayan tüm görevlilerin sorumluluğunun araştırılması gerekmektedir.3- Delil durumu bakımından: Müvekkilin gözaltına giriş sırasında alınan …/…/2026 tarihli raporunda herhangi bir darp bulgusu bulunmadığı hâlde, çıkışta alınan …/…/2026 tarihli raporda … bulguları tespit edilmiştir. İki rapor arasındaki fark, bulguların gözaltı süresi içinde oluştuğunu göstermektedir. Müvekkil ayrıca …/…/2026 tarihinde … Devlet Hastanesinde muayene olmuş ve rapor almıştır.4- CMK Ek m.1 ile 4483 sayılı Kanun m.2 ve 5252 sayılı Kanun m.3/1 bakımından: Kolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarına ilişkin soruşturmanın Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat ve öncelikle yapılmasını talep ederiz. İşkence iddialarında 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmadığından soruşturma izni aranmaması gerekmektedir.5- CMK m.160/2 ve m.234 bakımından: Nezarethane, koridor ve sorgu odası kamera kayıtlarının olay tarihini kapsayacak şekilde derhal muhafaza altına alınmasını, nezarethane ve nöbet defterleri ile görevli personel listesinin getirtilmesini, gözaltı giriş ve çıkış raporlarının asıllarının istenmesini, müvekkilin Adli Tıp Kurumunda muayenesinin yaptırılmasını, aynı dönemde nezarethanede bulunan … ve …’nin tanık olarak dinlenmesini talep ederiz. Müvekkil adına baro tarafından avukat görevlendirilmesi hakkı saklıdır.DELİLLER: Gözaltı giriş ve çıkış raporları, hastane raporu, kamera kayıtları, nezarethane ve nöbet defterleri, görevli listesi, tanıklar ve her türlü yasal delil.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.17; 5237 sayılı TCK m.24, m.94, m.95; 5271 sayılı CMK m.148, m.158, m.160, m.234, Ek m.1; 4483 sayılı Kanun m.2; 5252 sayılı Kanun m.3 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, şüpheliler hakkında TCK m.94 uyarınca soruşturma başlatılmasına, talep edilen delillerin derhal toplanmasına ve muhafaza altına alınmasına, sonuçta kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Müşteki Vekili Av. … İmza

Suç duyurusu yapılırken şüphelilerin kimliklerinin bilinmemesi başvuruya engel değildir; dilekçede olayın yeri, tarihi ve saat aralığı belirtilerek görevli listesinin getirtilmesi istenebilir. Kamera kayıtlarının muhafazası talebi, suç duyurusuyla aynı gün ve ayrıca idareye de yazılı olarak iletilmelidir. Tazminat için idareye başvuru süresi ceza soruşturmasının sonucunu beklemeden işlemeye başladığından, bu süre ayrıca takip edilmelidir. Ceza soruşturmasında toplanan raporlar, kamera kayıtları ve tanık beyanları, idareye karşı açılacak tam yargı davasında da delil olarak kullanılabilir; iki sürecin birlikte yürütülmesi bu nedenle hem zaman hem ispat bakımından avantaj sağlar.

Sık Sorulan Sorular

İşkence suçunun cezası nedir?

Temel şekilde 3 – 12 yıl hapis; kadına karşı alt sınır 5 yıl (TCK m.94/1). Nitelikli hâllerde 8 – 15 yıl, cinsel taciz şeklinde 10 – 15 yıl.

İşkence suçunu kimler işleyebilir?

Yalnızca kamu görevlisi; ancak suça iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (TCK m.94/4).

İşkence suçunda zamanaşımı var mı?

Hayır. Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez (TCK m.94/6); hüküm 30/4/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2013 öncesi işkence fiillerinde zamanaşımı işler mi?

Zamanaşımı hükümleri maddi ceza hukukuna ilişkin kabul edildiğinden bu fiillerde lehe kanun ilkesi (TCK m.7/2) çerçevesinde ayrıca değerlendirme gerekir.

İşkence ile eziyet arasındaki fark nedir?

İşkencenin faili kamu görevlisidir ve zamanaşımı işlemez; eziyet herkes tarafından işlenebilir ve genel zamanaşımı kurallarına tabidir (TCK m.96).

Polisin ölçüsüz kuvvet kullanması işkence mi?

Görevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanımında kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK m.256); amaç ve koşullara göre fiil işkence de olabilir.

İşkence için soruşturma izni gerekir mi?

Hayır. İşkence ve kötü muamele soruşturmalarında 4483 sayılı Kanun uygulanmaz (4483 s.K. m.2; 5252 s.K. m.3/1).

İşkence iddiasını kim soruşturur?

Kolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarını Cumhuriyet savcısı bizzat ve öncelikle soruşturur (CMK Ek m.1).

İşkence suçunda HAGB verilir mi?

Hayır. HAGB işkence ve eziyet suçlarında uygulanmaz (CMK m.231/14).

Amirin emriyle yapılan işkence cezalandırılır mı?

Evet. Konusu suç teşkil eden emir yerine getirilemez; yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (TCK m.24/3).

İşkenceye seyirci kalan görevli sorumlu mu?

Evet. Suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde cezada bu nedenle indirim yapılmaz (TCK m.94/5).

İşkence sonucu ölüm olursa ceza nedir?

Ağırlaştırılmış müebbet hapis (TCK m.95/4).

İşkenceyle alınan ifade delil olur mu?

Hayır. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (CMK m.148/3).

Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?

Hayır. İşkence suçu şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür.

İşkence mağduru avukat talep edebilir mi?

Kadına karşı işkencede ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren hâllerde barodan avukat istenebilir (CMK m.234).

Tazminat kime karşı istenir?

Kamu görevlisine değil, rücu kaydıyla idareye karşı (Anayasa m.129/5); idareye başvuru süresi 1 yıl, her hâlde 5 yıldır (İYUK m.13).

Cezaevinde işkence gördüm, nereye başvurmalıyım?

Savcılığa suç duyurusu yanında infaz hâkimliğine 15 gün içinde şikâyet (4675 s.K. m.5) ve TİHEK’e başvuru yapılabilir.

TİHEK işkence başvurusunu inceler mi?

Evet. Kurum ulusal önleme mekanizması olarak özgürlüğünden mahrum bırakılanların başvurularını inceler (6701 s.K. m.9).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, TCK, CMK, 4483, 5252, 5235, 4675, 6701 sayılı Kanunlar ve İYUK hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk