İşkence, Türk hukukunda mutlak bir yasağın konusudur: Anayasa kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağını, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağını öngörür (m.17/3). TCK m.94, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisini üç yıldan on iki yıla kadar hapisle cezalandırır; suç kadına karşı işlenirse alt sınır beş yıldır. Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez, suça iştirak eden kamu görevlisi olmayan kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır, ihmali davranışla işlenmesi cezada indirim sebebi sayılmaz. Usulde de özel kurallar vardır: kolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarını Cumhuriyet savcısı bizzat soruşturur, soruşturma izni aranmaz ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmaz. Bu yazıda işkence suçunun unsurlarını, cezalarını, eziyet ve zor kullanma sınırının aşılmasından farkını, usul kurallarını, başvuru yollarını ve bir suç duyurusu dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
⚡ Net Cevap: İşkence yalnızca kamu görevlisince işlenebilen bir suçtur: 3 – 12 yıl hapis; kadına karşı alt sınır 5 yıl; çocuğa, savunamayacak kişiye, gebe kadına, avukata veya görevi dolayısıyla kamu görevlisine karşı 8 – 15 yıl; cinsel taciz şeklinde 10 – 15 yıl (TCK m.94). Zamanaşımı işlemez (m.94/6). İştirak eden sivil de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Soruşturma izni aranmaz, savcı bizzat soruşturur (CMK Ek m.1), HAGB uygulanmaz (CMK m.231/14). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.
Kanun Metni ve Suçun Unsurları
“(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.” (TCK m.94/1)
İşkence özgü bir suçtur: fail ancak kamu görevlisi olabilir. Kanun davranışı sonuçları üzerinden tanımlar; fiziksel acı çektirme kadar, ruhsal acıya, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmaya yol açan davranışlar da suçun kapsamındadır. Bu nedenle uykusuz bırakma, tehdit ve korkutma, aşağılayıcı muamele veya ilaç verme gibi fiziksel iz bırakmayan davranışlar da işkence oluşturabilir. İkinci cümle 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.
| Unsur | Kanundaki karşılığı | Uygulamadaki anlamı |
|---|---|---|
| Fail | Kamu görevlisi | Özgü suç; iştirak edenler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (m.94/4) |
| Mağdur | Bir kişi | Gözaltındaki, tutuklu veya hükümlü olanlar başta olmak üzere herkes |
| Fiil | İnsan onuruyla bağdaşmayan davranışlar | Fiziksel veya ruhsal; iz bırakması şart değil |
| Netice | Acı çekme, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesi, aşağılanma | Bu sonuçlardan birine yol açacak nitelik yeterli |
| Manevi unsur | Kast | Ölçü dışı kuvvet kullanımında sınır için m.256 ayrıca değerlendirilir |
| İhmal | İhmali davranışla işlenebilir | İndirim yapılmaz (m.94/5) |
Cezalar: Nitelikli ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hâller
| Hâl | Ceza | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel şekil | 3 – 12 yıl hapis | TCK m.94/1 |
| Kadına karşı | Alt sınır 5 yıl | TCK m.94/1 (7406 s.K.) |
| Çocuğa, savunamayacak kişiye veya gebe kadına karşı | 8 – 15 yıl hapis | TCK m.94/2-a |
| Avukata veya diğer kamu görevlisine görevi dolayısıyla | 8 – 15 yıl hapis | TCK m.94/2-b |
| Cinsel yönden taciz şeklinde | 10 – 15 yıl hapis | TCK m.94/3 |
| Organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, hayati tehlike, erken doğum | Ceza yarı oranında artırılır | TCK m.95/1 |
| İyileşmesi olanaksız hastalık, organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliği, çocuğun düşmesi | Ceza bir kat artırılır | TCK m.95/2 |
| Kemik kırılması | Kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre 8 – 15 yıl | TCK m.95/3 |
| Ölüm | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | TCK m.95/4 |
Cezanın üst sınırı on yılı aştığından işkence davalarında ağır ceza mahkemesi görevlidir (5235 s.K. m.12). Suç şikâyete bağlı olmadığından savcılık resen harekete geçer ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez; uzlaştırma yoluna da gidilemez. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerde adli raporlar ve bilirkişi incelemesi cezanın belirlenmesinde belirleyici olur; kemik kırığı ve kalıcı zararlar için yapılacak değerlendirmelerde kasten yaralama rehberindeki ölçütlerden de yararlanılabilir.
Gözaltında veya cezaevinde kötü muameleye mi maruz kaldınız?
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
İşkence, Eziyet, Zor Kullanma Sınırının Aşılması ve Kötü Muamele
Aynı olay, failin sıfatına ve fiilin niteliğine göre dört ayrı suçun konusu olabilir. Doğru nitelendirme, hem cezayı hem zamanaşımı ve usul kurallarını belirler.
| Ölçüt | İşkence (m.94) | Eziyet (m.96) | Zor kullanma sınırının aşılması (m.256) | Kötü muamele (m.232) |
|---|---|---|---|---|
| Fail | Kamu görevlisi | Herkes | Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisi | Aynı konutta birlikte yaşayan kişi |
| Fiil | İnsan onuruyla bağdaşmayan, acı veya aşağılanmaya yol açan davranış | Eziyet çekmeye yol açan davranış | Görevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet | Aile içi kötü muamele |
| Ceza | 3 – 12 yıl (nitelikli hâllerde daha ağır) | 2 – 5 yıl (nitelikli hâlde 3 – 8 yıl) | Kasten yaralama hükümleri | Kendi hükmüne göre |
| Zamanaşımı | İşlemez | Genel hükümler | Genel hükümler | Genel hükümler |
| HAGB | Uygulanmaz | Uygulanmaz | Görev sebebiyle kötü muamele sayılırsa uygulanmaz | Genel hükümler |
Zor kullanma sınırının aşılması ile işkence arasındaki ayrım, uygulamada en çok tartışılan konudur. Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin görevi sırasında görevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK m.256). Buna karşılık kuvvet, bir direnişi kırmak veya görevi yerine getirmek için değil, kişiyi cezalandırmak, aşağılamak veya ondan bilgi almak amacıyla ya da kişi kontrol altına alındıktan sonra kullanılıyorsa, fiil işkence olarak değerlendirilebilir. Eziyetin ayrıntıları için eziyet suçu (TCK 96), yakalamada zor kullanmanın sınırları için yakalamada zor kullanma ve kelepçe, aile içi kötü muamele için kötü muamele suçu (TCK 232) yazılarına bakabilirsiniz.
Hangi Davranışlar İşkence Sayılabilir?
Kanun işkenceyi belirli yöntemlerle değil, davranışın niteliği ve yol açtığı sonuçlarla tanımlar. Aşağıdaki tablo, uygulamada sık karşılaşılan davranışların hangi hükümler kapsamında değerlendirilebileceğini göstermektedir; kesin nitelendirme somut olayın koşullarına, failin amacına ve fiilin süresine bağlıdır.
| Davranış | Olası nitelendirme | Değerlendirmede belirleyici olan |
|---|---|---|
| İfade almak amacıyla darp | İşkence | Amaç, kişinin kontrol altında olması, bulgular |
| Uykusuz bırakma, uzun süre ayakta bekletme | İşkence | Süre, sistematiklik, ruhsal etki |
| Aşağılayıcı sözler ve muamele, soyundurma | İşkence veya eziyet | Aşağılanmaya yol açma niteliği ve yoğunluğu |
| Kişi kontrol altına alındıktan sonra kuvvet kullanma | İşkence veya zor kullanma sınırının aşılması | Direnişin sona erip ermediği |
| Yakalama sırasında direnişi kırmak için ölçüyü aşan kuvvet | Zor kullanma sınırının aşılması | Görevin gerektirdiği ölçü |
| Cinsel yönden taciz niteliğindeki davranışlar | Nitelikli işkence | Fiilin cinsel niteliği (m.94/3) |
| Sağlık hizmetinin kasten engellenmesi | İşkence veya kötü muamele | Acıya yol açma ve kast |
Zamanaşımı İşlemez (m.94/6)
“Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.” (TCK m.94/6)
Bu fıkra 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunla eklenmiş ve 30/4/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Suçun üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin soruşturma yürütülebilir ve dava açılabilir. Düzenlemenin gerekçesi açıktır: işkence fiilleri çoğu zaman uzun yıllar sonra ortaya çıkar, mağdurlar korku ve baskı altında susmak zorunda kalabilir; zamanaşımı işleseydi sistematik olarak gizlenen fiiller cezasız kalırdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de işkence iddialarına ilişkin ceza yargılamalarının zamanaşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasını Sözleşmenin 3. maddesindeki usul yükümlülüğü bakımından ihlal nedeni saymaktadır.
Fıkranın yürürlüğünden önce işlenen fiiller bakımından ayrı bir soru doğar. Zamanaşımına ilişkin hükümler kural olarak maddi ceza hukukuna ilişkin kabul edildiğinden, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). Bu nedenle 30/4/2013 tarihinden önce işlenen işkence fiillerinde zamanaşımının durumu, fiil tarihindeki hükümler ve lehe kanun ilkesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Bu tarihten sonra işlenen fiillerde ise zamanaşımı hiçbir hâlde işlemez.
İştirak, İhmal ve Amirin Emri
Kanun işkence suçunda sorumluluğu genişletir. Suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (TCK m.94/4); böylece fiile katılan kamu görevlisi olmayan kişi de işkence suçundan sorumlu tutulur ve daha hafif olan eziyet hükümlerine sığınamaz. Suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz (m.94/5). İşkenceye engel olma yükümlülüğü altındaki bir amirin veya nezarethane görevlisinin müdahale etmemesi hafifletici bir durum sayılmaz.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez; aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (TCK m.24/3). Bu nedenle “amirin talimatıyla hareket ettim” savunması işkence suçunda failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; emri veren amir de ayrıca sorumlu olur.
Usul: Soruşturma İzni, Savcının Bizzat Soruşturması ve HAGB Yasağı
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Soruşturma izni | 4483 sayılı Kanun uygulanmaz; izin aranmaz | 4483 s.K. m.2; 5252 s.K. m.3/1 |
| Soruşturmayı yapan | Kolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarında Cumhuriyet savcısı bizzat ve öncelikle | CMK Ek m.1 |
| Dava ve kanun yolu | Acele işlerden sayılır; kanun yolu incelemesi öncelikli | CMK Ek m.1 |
| Şikâyet | Aranmaz; resen soruşturulur | TCK m.94 |
| HAGB | Uygulanmaz | CMK m.231/14 (7589 s.K.) |
| Zamanaşımı | İşlemez | TCK m.94/6 |
| Görevli mahkeme | Ağır ceza mahkemesi | 5235 s.K. m.12 |
Soruşturma izni bakımından dayanak, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 2. maddesinin son cümlesidir. 2/1/2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla eklenen bu cümleye göre, mülga 765 sayılı TCK’nın işkence ve kötü muameleyi düzenleyen 243 ve 245. maddeleri kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Mevzuatta mülga TCK’ya yapılan yollamalar, 5237 sayılı TCK’da bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayıldığından (5252 s.K. m.3/1), bu istisna bugün işkence suçunu düzenleyen hükümler bakımından uygulanır.
16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen CMK m.231/14’e göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz. Bu hüküm, işkence suçunun yanında zor kullanma sınırının aşılması gibi kamu görevlisinin görevi sırasında gerçekleştirdiği kötü muamele niteliğindeki fiilleri de kapsar. Cezanın alt sınırı üç yıl olduğundan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi de işkence suçunda kural olarak gündeme gelmez.
İşkence iddiasında suç duyurusu ve delil toplama desteği
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15
Etkili Soruşturma Yükümlülüğü
İşkence yasağının yalnızca cezalandırma yönü yoktur; devletin iddiaları etkili biçimde soruşturma yükümlülüğü de bu yasağın ayrılmaz parçasıdır. Anayasa m.17/3 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 bakımından etkili bir soruşturma; ivedilikle başlatılmalı, olayla bağlantısı olmayan bağımsız kişilerce yürütülmeli, delilleri eksiksiz toplamalı, failleri tespit etmeye elverişli olmalı ve mağdurun sürece katılımına imkân tanımalıdır. Türk mevzuatındaki usul kuralları bu ilkelerin karşılığıdır: kolluk görevlileri hakkındaki iddiaları savcının bizzat soruşturması, soruşturma izninin aranmaması, davaların acele işlerden sayılması ve zamanaşımının işlememesi.
Soruşturmanın bu ölçütleri karşılamaması, ayrı bir hak ihlali iddiasının konusu olabilir. Örneğin kamera kayıtlarının zamanında istenmemesi nedeniyle silinmesi, şüpheli görevlilerin ifadesinin alınmaması ya da soruşturmanın yıllarca sonuçsuz bekletilmesi, olağan yollar tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde usul yönünden ihlal iddiası olarak ileri sürülebilir. Bu nedenle mağdur tarafın soruşturma evresinde delil toplanmasına ilişkin taleplerini yazılı olarak ve tarihleriyle dosyaya sunması, sonradan etkili soruşturma eksikliğini göstermek bakımından da önemlidir.
Gözaltında Kötü Muameleye Uğrarsanız: İlk Adımlar
İlk ve en önemli adım, gözaltından çıkışta yapılan sağlık kontrolünde tüm şikâyetleri hekime açıkça söylemek ve rapora geçirtmektir; çıkış raporunda yer almayan bulgunun sonradan ispatı güçleşir. İkinci adım, çıkıştan hemen sonra bağımsız bir sağlık kuruluşunda muayene olmak ve görünür izlerin tarihli fotoğraflarını almaktır. Üçüncü adım, avukat aracılığıyla derhal Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak ve dilekçede kamera kayıtlarının muhafazasını açıkça istemektir; bu kayıtların saklama süresi sınırlıdır. Dördüncü adım, olayın yeri, saati, görevlilerin görünümü ve konuşmaları gibi hatırlanan ayrıntıların tarihli bir notla kayda geçirilmesidir. Son olarak, ceza soruşturmasına paralel olarak TİHEK başvurusu ve idareye tazminat başvurusu gibi yolların süreleri takvime işlenmelidir. Cezaevinde yaşanan olaylarda ise infaz hâkimliğine şikâyet süresinin öğrenmeden itibaren on beş gün olduğu unutulmamalıdır.
İşkenceyle Alınan İfade Delil Olamaz
İşkence yasağının ceza muhakemesindeki en önemli sonucu, zorla alınan beyanların hükme esas alınamamasıdır. Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır; kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz (CMK m.148/1). Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3). Bu nedenle kötü muamele sonucunda alınan bir ifade, hem işkence suçunun delili hem de ceza dosyasındaki hukuka aykırı delil itirazının dayanağıdır. Hukuka aykırı delilin genel kuralları için hukuka aykırı delil yasağı rehberimize bakabilirsiniz.
Mağdurun Hakları
İşkence mağduru, soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir ve kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237/1). Vekili bulunmayan mağdur, kadına karşı işlenen işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m.234). İşkencenin çocuğa, savunamayacak kişiye, gebe kadına, avukata veya görevi dolayısıyla kamu görevlisine karşı işlendiği ya da cinsel taciz şeklinde gerçekleştiği hâllerde cezanın alt sınırı beş yılı aştığından bu hak doğrudan gündeme gelir. Sıfatlar arasındaki farklar için müşteki, katılan ve müdahil farkı yazısına bakabilirsiniz.
Delil: Neyin Peşine Düşülmeli?
| Delil | Ne gösterir? | Dikkat edilecek husus |
|---|---|---|
| Gözaltına giriş ve çıkış raporları | Gözaltı süresince oluşan bulguları | İki rapor arasındaki fark en objektif delildir |
| Bağımsız adli rapor | Bulguların niteliğini ve yaşını | Gecikmeden alınmalı; tüm şikâyetler hekime söylenmeli |
| Kamera kayıtları | Nezarethane, koridor ve araç içi olayları | Saklama süresi sınırlıdır; derhal muhafaza talebi |
| Nezarethane ve nöbet defterleri | Kimin ne zaman görevde olduğunu | Görevli listesi faillerin tespitini sağlar |
| Tanık beyanları | Aynı yerde bulunan diğer kişilerin gözlemlerini | Diğer gözaltındakiler, avukat, sağlık personeli |
| Psikolojik değerlendirme | Ruhsal etkileri | Fiziksel iz bırakmayan yöntemlerde önem kazanır |
Adli muayenede şikâyetlerin hekime açıkça söylenmesi ve rapora geçirtilmesi gerekir; bulgular zamanla kaybolduğundan geç alınan raporların değeri azalır. Gözaltındaki kişinin hakları ve gözaltı süreleri için gözaltına alındım, haklarım neler ve gözaltı süresi kaç saattir rehberlerimize bakabilirsiniz.
Başvuru Yolları
| Yol | Nereye | İşlevi ve dayanağı |
|---|---|---|
| Suç duyurusu | Cumhuriyet başsavcılığı | Ceza sorumluluğu; savcı bizzat soruşturur (CMK m.158/1, Ek m.1) |
| Adli muayene | Sağlık kuruluşu | En temel delil |
| İnfaz hâkimliğine şikâyet | Ceza infaz kurumundaysa | Öğrenmeden itibaren 15 gün, her hâlde 30 gün (4675 s.K. m.5) |
| Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu | Ulusal önleme mekanizması | Özgürlüğünden mahrum bırakılanların başvurularını inceler (6701 s.K. m.9) |
| Tazminat | İdare aleyhine tam yargı davası | Kamu görevlisine değil idareye (Anayasa m.129/5); idareye başvuru 1 yıl / 5 yıl (İYUK m.13) |
| Bireysel başvuru | Anayasa Mahkemesi | Olağan yollar tüketildikten sonra |
| Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi | Strazburg | İç hukuk yolları tüketildikten sonra |
Bu yollar birbirine alternatif değildir ve paralel işletilebilir. Tazminat bakımından kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129/5); işkence gibi idari eylemlerden hakları ihlal edilenler dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmalıdır (İYUK m.13). Cezaevindeki olaylarda izlenecek yol için cezaevinde kötü muamele ve işkence iddiasında başvuru yolları, infaz hâkimliği için infaz hâkimliğine şikâyet, bireysel başvuru için AYM bireysel başvuru rehberlerimize bakabilirsiniz.
Kovuşturma Aşamasında Dikkat Edilecekler
İddianamenin kabulüyle dava ağır ceza mahkemesinde görülür ve kolluk görevlileri hakkındaki bu davalar acele işlerden sayılır (CMK Ek m.1). Mağdurun katılan sıfatını alması, delil sunma, tanıklara soru yöneltme ve hükme karşı kanun yoluna başvurma imkânı sağlar. Yargılamada en çok tartışılan konular; failin kimliğinin kesin olarak belirlenmesi, adli raporlardaki bulguların iddia edilen yöntemle uyumu ve fiilin işkence mi yoksa zor kullanma sınırının aşılması mı olduğudur. Mahkûmiyet hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olmadığından, verilen ceza sanık için doğrudan sonuç doğurur; bu nedenle nitelendirme tartışması, sanık bakımından da cezanın türünü ve infazını belirleyen temel mesele hâline gelir. Katılan vekilinin esas hakkındaki beyanında nitelendirmeyi somut delillerle ayrıca ve ayrıntılı olarak göstermesi bu nedenle önemlidir.
Şüpheli Konumundaki Kamu Görevlisi Açısından
İşkence iddiasıyla karşılaşan kamu görevlisi bakımından ilk tartışma, fiilin nitelendirilmesidir: kuvvet kullanımının görevin gerektirdiği ölçü içinde kalıp kalmadığı, ölçü aşılmışsa bunun zor kullanma sınırının aşılması mı yoksa işkence mi olduğu. İkinci olarak failin tespiti tartışılır: görevli listeleri, kamera kayıtları ve tanık beyanları, iddia edilen fiili kimin gerçekleştirdiğini göstermelidir. Üçüncü olarak adli raporlardaki bulguların olay tarihiyle ve iddia edilen yöntemle uyumlu olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla incelenebilir. Ancak savunmada bazı yollar kapalıdır: amirin emri sorumluluğu kaldırmaz, ihmali davranış indirim sebebi sayılmaz, zamanaşımı işlemez ve mahkûmiyet hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün değildir.
Uluslararası Çerçeve
İşkence yasağı iç hukukun yanında uluslararası hukukta da mutlak niteliktedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3, hiçbir istisna tanımaksızın kimsenin işkenceye, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağını öngörür. Türkiye ayrıca Birleşmiş Milletlerin İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmesi ile bu Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolün tarafıdır; Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu bu Protokol çerçevesinde ulusal önleme mekanizması olarak görev yapar (6701 s.K. m.9). Bu çerçeve, iç hukuktaki zamanaşımı yasağı, HAGB yasağı ve soruşturma izninin aranmaması gibi kuralların yorumunda da yol göstericidir.
Dilekçe Örneği: Gözaltında İşkence İddiasıyla Suç Duyurusu
Aşağıdaki örnek, gözaltında kaldığı süre içinde ifade vermeye zorlanmak amacıyla darp edildiğini ve aşağılayıcı muameleye maruz kaldığını belirten bir kişi adına hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.
Suç duyurusu yapılırken şüphelilerin kimliklerinin bilinmemesi başvuruya engel değildir; dilekçede olayın yeri, tarihi ve saat aralığı belirtilerek görevli listesinin getirtilmesi istenebilir. Kamera kayıtlarının muhafazası talebi, suç duyurusuyla aynı gün ve ayrıca idareye de yazılı olarak iletilmelidir. Tazminat için idareye başvuru süresi ceza soruşturmasının sonucunu beklemeden işlemeye başladığından, bu süre ayrıca takip edilmelidir. Ceza soruşturmasında toplanan raporlar, kamera kayıtları ve tanık beyanları, idareye karşı açılacak tam yargı davasında da delil olarak kullanılabilir; iki sürecin birlikte yürütülmesi bu nedenle hem zaman hem ispat bakımından avantaj sağlar.
Sık Sorulan Sorular
İşkence suçunun cezası nedir?
Temel şekilde 3 – 12 yıl hapis; kadına karşı alt sınır 5 yıl (TCK m.94/1). Nitelikli hâllerde 8 – 15 yıl, cinsel taciz şeklinde 10 – 15 yıl.
İşkence suçunu kimler işleyebilir?
Yalnızca kamu görevlisi; ancak suça iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (TCK m.94/4).
İşkence suçunda zamanaşımı var mı?
Hayır. Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez (TCK m.94/6); hüküm 30/4/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
2013 öncesi işkence fiillerinde zamanaşımı işler mi?
Zamanaşımı hükümleri maddi ceza hukukuna ilişkin kabul edildiğinden bu fiillerde lehe kanun ilkesi (TCK m.7/2) çerçevesinde ayrıca değerlendirme gerekir.
İşkence ile eziyet arasındaki fark nedir?
İşkencenin faili kamu görevlisidir ve zamanaşımı işlemez; eziyet herkes tarafından işlenebilir ve genel zamanaşımı kurallarına tabidir (TCK m.96).
Polisin ölçüsüz kuvvet kullanması işkence mi?
Görevin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanımında kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK m.256); amaç ve koşullara göre fiil işkence de olabilir.
İşkence için soruşturma izni gerekir mi?
Hayır. İşkence ve kötü muamele soruşturmalarında 4483 sayılı Kanun uygulanmaz (4483 s.K. m.2; 5252 s.K. m.3/1).
İşkence iddiasını kim soruşturur?
Kolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarını Cumhuriyet savcısı bizzat ve öncelikle soruşturur (CMK Ek m.1).
İşkence suçunda HAGB verilir mi?
Hayır. HAGB işkence ve eziyet suçlarında uygulanmaz (CMK m.231/14).
Amirin emriyle yapılan işkence cezalandırılır mı?
Evet. Konusu suç teşkil eden emir yerine getirilemez; yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (TCK m.24/3).
İşkenceye seyirci kalan görevli sorumlu mu?
Evet. Suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde cezada bu nedenle indirim yapılmaz (TCK m.94/5).
İşkence sonucu ölüm olursa ceza nedir?
Ağırlaştırılmış müebbet hapis (TCK m.95/4).
İşkenceyle alınan ifade delil olur mu?
Hayır. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (CMK m.148/3).
Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?
Hayır. İşkence suçu şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür.
İşkence mağduru avukat talep edebilir mi?
Kadına karşı işkencede ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren hâllerde barodan avukat istenebilir (CMK m.234).
Tazminat kime karşı istenir?
Kamu görevlisine değil, rücu kaydıyla idareye karşı (Anayasa m.129/5); idareye başvuru süresi 1 yıl, her hâlde 5 yıldır (İYUK m.13).
Cezaevinde işkence gördüm, nereye başvurmalıyım?
Savcılığa suç duyurusu yanında infaz hâkimliğine 15 gün içinde şikâyet (4675 s.K. m.5) ve TİHEK’e başvuru yapılabilir.
TİHEK işkence başvurusunu inceler mi?
Evet. Kurum ulusal önleme mekanizması olarak özgürlüğünden mahrum bırakılanların başvurularını inceler (6701 s.K. m.9).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- Cezaevinde Kötü Muamele ve İşkence İddiasında Başvuru Yolları
- Eziyet Suçu (TCK 96)
- Yakalamada Zor Kullanma ve Kelepçe Sınırları
- Kötü Muamele Suçu (TCK 232)
- Gözaltına Alındım: Haklarım Neler?
- Gözaltı Süresi ve Gözaltındaki Kişinin Hakları
- İnfaz Hâkimliğine Şikâyet (4675)
- AYM Bireysel Başvuru (Ceza Dosyası)
- Hukuka Aykırı Delil Yasağı
- Müşteki, Katılan ve Müdahil Farkı
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, TCK, CMK, 4483, 5252, 5235, 4675, 6701 sayılı Kanunlar ve İYUK hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Bahis Soruşturmasında Banka Kayıtları 2026: Savcılık Hesap Hareketlerimi İsteyebilir mi? CMK 161, 332 ve 128/A-7, Banka Sırrı (5411 m.73), MASAK Bildirimi (5549 m.4, 7), KVKK m.11 ve 28, Lehe Delil Talebi ve Dilekçe Örneği
- ▸ Sahte Fatura İhbarı ve Suç Duyurusu 2026: Vergi Dairesine ve GİB Kanallarına İhbar, Savcılığa Suç Duyurusu (CMK 158) ve VUK 367, İhbarın Pişmanlık ve İzaha Davete Etkisi (VUK 370, 371), Muhbirin Adının Bildirilmesi (VUK 142), İftira ve Suç Uydurma (TCK 267, 271), İhbar Edilen Şirketin Hakları ve Dilekçe Örnekleri
- ▸ Bahis İdari Para Cezasına İtiraz 2026: On Beş Gün İçinde Sulh Ceza Hâkimliği (5326 m.27), 7258 m.5/1-d, Yeniden Değerlemeyle 103-413 Bin TL, Fiil Yılı, Ödeme İndirimi ve Dilekçe Örneği
- ▸ Sahte Fatura Riskine Karşı Tedarikçi Kontrolü 2026: Basiretli Tacir, VUK 3/B, KDVK 29-34, İdarenin Yoklama Ölçütleri (KDV GUT IV/A2-3), Bankadan Ödeme ve 30.000 TL Sınırı, Sevk İrsaliyesi (VUK 230), İsteğe Bağlı Tam Tevkifat (KDV GUT I/C-2.1.2.5), Belge Saklama ve Sözleşme Maddeleri
Bu konuda hukuki destek almak için


