Eziyet Suçu (TCK 96): Yaralamadan ve Kötü Muameleden Farkı
24 Temmuz 2026

Eziyet Suçu (TCK 96): Yaralamadan ve Kötü Muameleden Farkı

Eziyet, tek bir darbenin değil, bir sürecin suçudur. Kanun eziyeti tanımlamaz; ancak yargı uygulaması ölçütü nettir: fiillerin süreklilik ve sistematiklik göstermesi ve kişinin ruh sağlığı üzerinde tahrip edici bir etki bırakması gerekir. Temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır iki yıl altı aydan az olamaz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Sistematik şiddet, hakaret veya baskıya mı maruz kalıyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kanunun Metni ve Ceza

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesine göre; bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. 12 Mayıs 2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunla eklenen cümleyle birlikte: suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.

Maddenin ikinci fıkrası nitelikli hâlleri düzenler. Fiillerin;

  • Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
  • Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı

işlenmesi hâlinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis olur. “Boşandığı eş” ibaresi de 2022 değişikliğiyle eklenmiştir; bu, boşanma sonrası devam eden şiddet olaylarında doğrudan sonuç doğuran bir eklemedir.

Uyarı: internette bu suçun nitelikli hâli için farklı rakamlar dolaşmaktadır. Kanun metnindeki oran üç yıldan sekiz yıla kadardır.

Eziyeti Ayıran Ölçüt: Süreklilik ve Sistematiklik

Kanun “eziyet” sayılan davranışları tek tek saymaz. Maddenin gerekçesinde eziyet; bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması olarak açıklanır.

Ayırt edici unsur şudur: bu fiiller ani olarak değil, bir süreç içinde ve süreklilik arz eder tarzda işlenir. Yargı uygulamasında vurgulanan nokta, eziyetin işkence gibi kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerinde tahrip edici etkiler bırakması ve bu etkilerin uzun süre devam edebilmesidir. Suçun daha ağır yaptırıma bağlanmasının sebebi budur.

Bu nedenle tek seferlik bir darp olayı kural olarak eziyet değil, kasten yaralama olarak nitelendirilir. Ayrımın pratik sonucu büyüktür: basit yaralama şikâyete tabi ve uzlaştırma kapsamındayken, eziyet şikâyete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.

Fiziksel Şiddet Şart mı? Psikolojik Eziyet

Hayır. Kanun “eziyet çekmesine yol açacak davranışlar” der; fiilin fiziksel olması aranmaz. Uygulamada eziyet kapsamında değerlendirilen davranışlar:

  • Süreklilik gösteren dövme, itip kakma, saç çekme, soğuk suya sokma gibi fiiller.
  • Aç veya susuz bırakma, uyutmama, tuvalete gitmesine engel olma.
  • Sürekli hakaret, aşağılama, küçük düşürme.
  • Sistematik tehdit ve korku yaratma.
  • Eve kapatma, dışarıyla iletişimini kesme, telefonuna el koyma.
  • Sürekli takip ve kontrol altında tutma.

Psikolojik eziyette ispat daha zordur; bu yüzden delil toplama biçimi belirleyicidir. Mesaj ve arama kayıtları, tanık beyanları, psikiyatrik başvuru ve rapor kayıtları, komşu ve iş yeri tanıkları ile varsa kamera görüntüleri bir arada değerlendirilir.

Eziyet mi, İşkence mi? Belirleyici Fark

İki suç unsurları bakımından benzerdir; ikisi de insan onuruyla bağdaşmayan, acı çektiren ve aşağılayan fiilleri cezalandırır. Ayrım failin sıfatındadır:

  • İşkence suçu yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilir. Ayrı bir maddede düzenlenmiştir ve cezası çok daha ağırdır.
  • Eziyet suçu ise herkes tarafından işlenebilir; failin kamu görevlisi olması aranmaz.

Bir ayrım daha vardır: işkence uygulamada bilgi alma, itiraf ettirme veya cezalandırma gibi bir amaca bağlı olarak karşımıza çıkarken, eziyette böyle bir amaç aranmaz.

Kamu görevlisinin fiilleri söz konusuysa dosyanın işkence olarak nitelendirilmesi gerekir; bu, zamanaşımı bakımından da hayati fark doğurur ve ilgili rehberimizde ele alınmıştır.

Eziyet ile Kötü Muamele Arasındaki Sınır

Aile içi olaylarda sık karışan bir ayrım daha vardır. Kötü muamele suçu, fail ile mağdur arasında özel bir ilişki (aynı konutta yaşama, terbiye ve gözetim yükümlülüğü gibi) bulunmasını gerektirir ve eylemin sistematik ve sürekli olmadığı hâllerde uygulanır.

Eziyette ise fail ile mağdur arasında özel bir ilişki bulunabileceği gibi, tarafların birbirini hiç tanımaması da mümkündür. Belirleyici olan ilişki değil, fiillerin sistematik ve sürekli olmasıdır.

Pratik sonuç: aile içinde tek tek, aralıklı ve sistematik olmayan olaylar kötü muamele kapsamında değerlendirilirken; süreklilik gösteren bir örüntü ortaya konabildiğinde nitelendirme eziyete döner ve ceza belirgin biçimde ağırlaşır. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde olayların tarih sırasıyla ve bir bütün olarak anlatılması, tek bir olayı öne çıkarmaktan çok daha etkilidir.

Diğer Suçlarla İlişkisi: Yaralama, Hakaret, Tehdit

Eziyet kapsamındaki davranışların çoğu aynı zamanda başka suçları da oluşturur. Yargı uygulamasında benimsenen yaklaşım şudur:

  • Yaralama, hakaret ve tehdit gibi fiiller kural olarak eziyet suçunun içinde erir; ayrıca ceza verilmez.
  • Buna karşılık cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı bakımından ayrıca ceza verilir.
  • Fiiller neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama boyutuna ulaşmışsa, fikri içtima kuralları çerçevesinde daha ağır cezayı gerektiren hüküm uygulanır.

Bu nedenle savunmada ve şikâyette “hangi suç” sorusunun doğru kurulması, sonucu doğrudan belirler.

Usul: Şikâyet, Görevli Mahkeme ve Koruma Tedbirleri

Şikâyet: eziyet suçu şikâyete tabi değildir; savcılık öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Şikâyetten vazgeçme dosyayı düşürmez.

Uzlaştırma: kapsam dışındadır.

Görevli mahkeme: öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında nitelikli hâllerde ağır ceza mahkemesi gündeme gelir; somut nitelendirmeye göre değişir.

Koruma tedbirleri: aile içi veya kadına yönelik şiddet söz konusuysa, ceza soruşturmasından bağımsız ve çok daha hızlı işleyen bir yol vardır: 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma kararı. Bu karar için delil standardı daha düşüktür ve beyan esas alınabilir. Ceza şikâyetiyle eş zamanlı olarak mutlaka bu yola da başvurulmalıdır.

Delil: Süreci Belgelemek

Eziyet dosyalarında en sık yaşanan kayıp, olayların tek tek anlatılması ve süreklilik unsurunun ortaya konamamasıdır. Toplanması gerekenler:

  • Kronoloji. Tarih, saat, yer ve olay özeti içeren bir liste; hafızaya güvenmeyin, yazın.
  • Adli raporlar. Her olaydan sonra alınan darp raporları, sürecin en güçlü kanıtıdır.
  • Sağlık kayıtları. Psikiyatri başvuruları, reçeteler, tedavi kayıtları.
  • Mesaj ve arama kayıtları. Tehdit, hakaret ve baskı içeren yazışmalar.
  • Tanıklar. Komşular, iş arkadaşları, aile üyeleri, öğretmenler.
  • Önceki başvurular. Kolluğa yapılmış ancak sonuçlanmamış şikâyetler ve 6284 kararları da süreci gösterir.

Bu konuyla doğrudan bağlantılı bir diğer rehberimiz: İşkence Suçu.

Üç Kavramın Karşılaştırması: İşkence, Eziyet, Kötü Muamele

Bu üç suç tipi birbirine benzeyen fiilleri kapsar; ancak fail sıfatı, aranan unsurlar ve ceza ağırlığı bakımından belirgin biçimde ayrılır. Nitelendirmenin doğru yapılması, dosyanın hangi mahkemede ve hangi usulle yürüyeceğini de belirler.

Ölçütİşkence (TCK 94)Eziyet (TCK 96)Kötü muamele (TCK 232)
FailYalnızca kamu görevlisiHerkes olabilirAynı konutta birlikte yaşayan kişi veya terbiye yetkisi sahibi
SüreklilikSistematik ve süreç içindeSistematik ve süreç içindeSistematiklik aranmaz
Korunan değerİnsan onuru; kişinin ruh ve beden sağlığıAile düzeni ve birlikte yaşama olgusu
Kanundaki yeri“İşkence ve Eziyet” bölümü“Aile Düzenine Karşı Suçlar” bölümü

Kamu görevlisi olmak tek başına yeterli değil. Kişi kamu görevlisi olsa dahi, gerçekleştirilen davranış kamu görevi nedeniyle değilse işkence değil eziyet suçu oluşur. Örneğin bir kamu görevlisinin kendi ailesine yönelik sistematik kötü davranışı TCK 94 kapsamında değil, TCK 96 kapsamında değerlendirilir. Fail sıfatı ile görevle bağlantı ayrı ayrı aranır.

Eziyet suçunun nitelikli hâli, mağdurun konumuna bağlanmıştır. Fiillerin; çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı, yahut üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı işlenmesi hâlinde ceza artırılır. Bu, aile içi şiddet dosyalarında maddenin neden sıkça gündeme geldiğini açıklar.

İçtima Sorunu: Ayrıca Yaralamadan Ceza Verilir mi?

Eziyet, kendi içinde kasten yaralama, hakaret, tehdit gibi fiilleri barındırır. Bu durumda aynı olaydan hem eziyet hem de bu suçlardan ayrı ayrı ceza verilip verilemeyeceği, dosyanın en teknik tartışmasıdır.

Yargı uygulamasındaki yaklaşım şudur: eziyet suçunda — işkencede olduğu gibi — neticesi sebebiyle ağırlaşmış eziyet kabul edilmemiş; cezanın artırılacağı hâller maddede sınırlı olarak sayılmıştır. Bu nedenle eziyetin unsurunu oluşturan basit yaralama bakımından ayrıca yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Buna karşılık, eziyetin unsuru sayılabilecek basit yaralamanın ötesinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu doğmuşsa, fikri içtima kuralları (TCK m.44) gözetilerek değerlendirme yapılması; fiilin süreklilik arz etmesi ve yaralama dışında başka kötü muamelelerin de bulunması dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Savunma açısından bunun anlamı: aynı olay örgüsünden hem eziyet hem de basit yaralamadan ayrı ayrı ceza verilmişse, bu bir içtima hatasıdır ve kanun yolunda ileri sürülmelidir.

Usul Rejimi ve Delil Kurulumu

Eziyet, mağdur odaklı bir suç gibi görünse de usul bakımından kamu düzenine ilişkin bir suçtur:

  • Şikâyet: Şikâyete tabi değildir; savcılık tarafından re’sen soruşturulur. Şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
  • Uzlaştırma: Kapsam dışındadır.
  • Görevli mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi. Yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Bu üç kural birlikte okunduğunda ortaya şu tablo çıkar: eziyet nitelendirmesi kabul edildiğinde dosya, mağdurun iradesinden bağımsız olarak yürür. Aile içi şiddet dosyalarında mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi sık görülen bir durumdur; nitelendirme eziyet olduğunda bu vazgeçme sonuç doğurmaz.

Delil kurulumunun ekseni “süreklilik”tir. Eziyeti kasten yaralamadan ayıran tek şey, fiillerin ani değil belli bir süreç içinde ve sistematik biçimde işlenmiş olmasıdır. Bu nedenle delil toplama tek bir olaya değil, zaman çizgisine odaklanmalıdır: farklı tarihlere ait sağlık başvuru kayıtları, tarih içeren mesajlaşmalar, komşu ve çevre tanık beyanları, varsa daha önce alınmış koruma kararları ve ihbar kayıtları. Tek bir olaya ilişkin güçlü delil, süreklilik unsurunu tek başına kurmaz.

Aralarında bütünlük bulunan birden fazla hareketin sistematik biçimde işlenmesi hâlinde tek bir eziyet suçu söz konusu olur; her davranış için ayrı suç oluşmaz. Bu, hem ceza hesabı hem de zamanaşımının başlangıcı bakımından önemlidir.

Sistematiklik unsurunun bulunmadığı, aynı konutta yaşanan tek seferlik veya süreklilik göstermeyen kötü davranışlarda nitelendirmenin nasıl yapılacağı için kötü muamele rehberimize, ortaya çıkan yaralanmanın adli raporla nasıl belgeleneceği için darp raporu rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Eziyet suçunun cezası nedir?

Temel hâlde iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz; kanunda sayılan nitelikli hâllerde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Eziyet ile işkence arasındaki fark nedir?

İşkence suçu yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilir; eziyet suçu ise herkes tarafından işlenebilir. Ayrıca işkence uygulamada bilgi alma veya cezalandırma gibi bir amaca bağlıyken eziyette böyle bir amaç aranmaz.

Tek bir dayak olayı eziyet sayılır mı?

Kural olarak hayır. Eziyet, fiillerin süreklilik ve sistematiklik göstermesini gerektirir. Tek seferlik olaylar kasten yaralama olarak nitelendirilir.

Psikolojik baskı da eziyet olur mu?

Evet. Kanun fiziksel şiddet şartı aramaz. Sürekli hakaret, aşağılama, tehdit, aç bırakma ve izole etme gibi davranışlar da eziyet kapsamında değerlendirilebilir; ancak somut delille ortaya konması gerekir.

Eziyet suçu şikâyete tabi mi?

Hayır. Savcılık öğrendiği anda resen soruşturma başlatır; şikâyetten vazgeçme dosyayı düşürmez. Suç uzlaştırma kapsamında da değildir.

Eziyet ile kötü muamele arasındaki sınır nedir?

Kötü muamele suçu fail ile mağdur arasında özel bir ilişki bulunmasını gerektirir ve eylemin sistematik olmadığı hâllerde uygulanır. Fiiller süreklilik gösteriyorsa nitelendirme eziyete döner.

Eziyet dosyalarında delil, tek bir olayın değil sürecin kaydıdır
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk