Kötü Muamele Suçu (TCK 232): Aynı Konutta Kötü Muamele, Terbiye Hakkının Sınırı, Eziyet ve Yaralama Farkı, Usul ve 6284 Koruması (2026)
24 Temmuz 2026

Kötü Muamele Suçu (TCK 232): Aynı Konutta Kötü Muamele, Terbiye Hakkının Sınırı, Eziyet ve Yaralama Farkı, Usul ve 6284 Koruması (2026)

Kanun, aynı çatı altında yaşayan insanların birbirine karşı davranışına bir alt sınır çizer: aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kişi iki aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.232/1). Aynı madde ikinci bir suç daha düzenler: çocuğu büyütmek, okutmak, bakmak veya bir meslek öğretmekle yükümlü olanların terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanması bir yıla kadar hapis gerektirir (m.232/2). Ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimi konusunda karar alma yetkisi medeni hukuktan doğar (TMK m.339-340); ancak bu yetki, çocuğun bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimini koruma yükümlülüğüyle sınırlıdır. Kötü muamele; eziyet (m.96), aile içinde kasten yaralama (m.86/3-a) ve aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali (m.233) suçlarından ayrılır ve bu ayrım cezayı birkaç kat değiştirebilir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında da değildir. Bu yazıda iki fıkranın unsurlarını, terbiye hakkının sınırını, komşu suçlardan farkını, usul kurallarını, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerini ve bir suç duyurusu örneğini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: Aynı konutta yaşayan birine kötü muamele: 2 ay – 1 yıl hapis (TCK m.232/1). Terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması: 1 yıla kadar hapis (m.232/2). Fiziksel ceza ve yaralama terbiye hakkı kapsamında değildir; yaralama varsa TCK m.86 uygulanır. Süreklilik ve sistematiklik varsa eziyet (m.96: 2 – 5 yıl; aile içinde 3 – 8 yıl) gündeme gelir. Şikâyet aranmaz; uzlaştırma ve önödeme yoktur. Mağdur 6284 s.K. kapsamında koruma isteyebilir. Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Aile İçinde Şiddet ve 6284 Sayılı Kanun. Aile içi şiddette koruma kararları ve uzaklaştırma tedbirleri orada ayrıntılı anlatılıyor.

Kanun Metni: İki Ayrı Suç

“(1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.” (TCK m.232)

TCK m.232’nin iki fıkrası
Unsurm.232/1m.232/2
FailAynı konutta birlikte yaşayan kişiİdare, büyütme, okutma, bakma, muhafaza veya meslek öğretme yükümlüsü
MağdurAynı konutta birlikte yaşanan kişiİdare veya gözetim altındaki kişi
FiilMerhamet ve şefkatle bağdaşmayan kötü muameleDisiplin yetkisinin kötüye kullanılması
Ceza2 ay – 1 yıl hapis1 yıla kadar hapis
ŞikâyetAranmazAranmaz

Suç, kanunun aile düzenine karşı suçlar bölümünde yer alır. İnternette ikinci fıkra için farklı ceza miktarlarının dolaştığı görülmektedir; kanun metnindeki ceza bir yıla kadar hapistir. Her iki fıkrada da ceza, kötü muamelenin yaralama, hakaret veya eziyet gibi daha ağır bir suç oluşturmadığı durumlar için öngörülmüştür; fiil daha ağır bir suç oluşturuyorsa o suçun hükümleri ayrıca veya öncelikle uygulanır. Kötü muamele suçu, mülga 765 sayılı Kanundaki aile bireylerine kötü muamele ile terbiye ve disiplin araçlarının kötüye kullanılması suçlarının tek maddede birleştirilmesiyle düzenlenmiştir; korunan değer, aile düzeninin yanında birlikte yaşayan kişinin onuru, vücut bütünlüğü ve özgürlüğüdür.

Birinci Fıkra: Aynı Konutta Birlikte Yaşama

Birinci fıkranın uygulanabilmesi için fail ile mağdurun aynı konutta birlikte yaşaması zorunludur. Bu şart gerçekleşmiyorsa, örneğin eşler ayrı yaşıyorsa, bu fıkra uygulanmaz; fiil duruma göre yaralama, hakaret veya tehdit suçunu oluşturur. Kapsam yalnızca eşler ve çocuklarla sınırlı değildir: aynı konutta yaşayan anne ve baba, kardeşler, büyükanne ve büyükbaba, evde bakım gören yaşlı veya hasta yakınlar ve aynı konutu paylaşan diğer kişiler de bu kapsamdadır. Her olumsuz davranış suç değildir; sıradan tartışmalar, gerginlikler ve fikir ayrılıkları bu suçu oluşturmaz. Kötü muamelenin, merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak nitelikte bulunması gerekir. Uygulamada aç veya susuz bırakmak, uyutmamak, bedensel kapasiteyle orantısız ağır işler yaptırmak, soğukta veya uygun olmayan koşullarda bırakmak, eve almamak ve temel ihtiyaçlardan yoksun bırakmak gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilir. Davranışın ağırlığı değerlendirilirken mağdurun yaşı, sağlık durumu, fail ile arasındaki ilişki ve davranışın mağdur üzerindeki etkisi birlikte göz önünde tutulur; aynı davranış, bir yetişkin için katlanılabilir kabul edilebilirken küçük bir çocuk veya yaşlı bir kişi bakımından ağır bir kötü muamele niteliği taşıyabilir. Aile içindeki tartışmaların suça dönüşmesi için aile içi tartışma suça dönüştü yazımıza bakabilirsiniz.

Aile içinde kötü muameleye mi maruz kalıyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın
“Aynı konutta birlikte yaşama” şartı
DurumDeğerlendirme
Aynı evde yaşayan eşlerKapsamda
Aynı evde yaşayan anne, baba, çocuklar, kardeşlerKapsamda
Evde bakım gören yaşlı veya hasta yakınKapsamda
Aynı konutu paylaşan akraba olmayan kişilerBirlikte yaşama varsa kapsamda değerlendirilebilir
Ayrı evlerde yaşayan eşler veya aile bireylerim.232/1 uygulanmaz; yaralama, hakaret, tehdit tartışılır
Kısa süreli misafirlikBirlikte yaşama şartı somut olaya göre değerlendirilir

İkinci Fıkra: Terbiye Hakkı Nereye Kadar?

Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular; çocuk da ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür (TMK m.339). Ancak aynı kanun, ana ve babaya çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlama ve koruma yükümlülüğü de yükler (m.340). Terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin sınırı bu yükümlülüktür. TCK m.232’nin gerekçesinde de disiplin yetkisinin eğitim hakkının doğal bir sonucu olduğu, ancak bu yetkinin kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabileceği belirtilmiştir.

Terbiye hakkının sınırı
DavranışDeğerlendirme
Makul kurallar koymak, izin kısıtlamak, ödülü geri almakTerbiye yetkisi kapsamında
Aşağılayıcı, sürekli tahkir edici söz ve davranışlarKötüye kullanma veya hakaret tartışılır
Fiziksel ceza, dayakTerbiye hakkı kapsamında değil; yaralama hükümleri gündeme gelir
Aç bırakma, eve almama, uyutmamaKötü muamele; süreklilik varsa eziyet
Sistematik ve süreklilik gösteren ağır davranışlarEziyet (m.96/2-a: 3 – 8 yıl)

Uygulamanın en net sonucu şudur: fiziksel ceza ve dayak hiçbir koşulda terbiye hakkı kapsamında değildir. Bir velinin veya öğretmenin çocuğa vurması, bu yetkiyle meşrulaştırılamaz; kişide basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana gelmişse kasten yaralama suçundan ceza verilir. Hakaret oluşturan davranışlar da disiplin yetkisi kapsamına girmez ve ayrıca hakaret suçunu oluşturabilir. İkinci fıkra yalnızca ana ve babayı değil, öğretmenleri, usta ve çırak ilişkisindeki ustaları, bakım kurumlarında görevli olanları ve çocuğu idaresi altında bulunduranları da kapsar. Terbiye yetkisinin varlığı, bu kişilerin çocuk üzerindeki her türlü davranışını meşru kılmaz; yetkinin amacı çocuğun eğitimi ve gelişimidir ve bu amaca aykırı her davranış yetkinin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Aile içinde çocuğa yönelik şiddet ve ihmal için aile içinde çocuğa şiddet rehberimize bakabilirsiniz.

Kötü Muamele, Eziyet ve Yaralama Farkı

Komşu suçlarla karşılaştırma
SuçAyırt edici unsurCeza
Kötü muamele (m.232/1)Aynı konut; süreklilik ve sistematiklik aranmaz2 ay – 1 yıl
Disiplin yetkisinin kötüye kullanılması (m.232/2)Terbiye yükümlülüğü1 yıla kadar
Eziyet (m.96/1)Eziyet çektirmeye yönelik süreklilik gösteren davranışlar2 – 5 yıl; kadına karşı alt sınır 2 yıl 6 ay
Eziyet, aile içinde veya çocuğa (m.96/2)Çocuk, savunamayacak kişi, gebe kadın, üstsoy, altsoy, eş3 – 8 yıl
Basit yaralama (m.86/2)Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir; kural olarak şikâyete bağlı6 ay – 1 yıl 6 ay veya adli para
Kasten yaralama (m.86/1)Vücuda acı veya sağlığın bozulması1 yıl 6 ay – 3 yıl
Aile içinde yaralama (m.86/3-a)Üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eş, kardeşŞikâyet aranmaz; ceza yarı oranında artırılır
Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali (m.233/1)Bakım, eğitim, destek yükümlülüğünü yerine getirmeme; şikâyete bağlı3 ay – 2 yıl

Bu ayrım dosyanın en belirleyici noktasıdır. Kötü muamele ile eziyet arasındaki temel fark, davranışların süreklilik ve sistematiklik gösterip göstermediği ve kişinin ruh sağlığı üzerinde tahrip edici bir etki bırakıp bırakmadığıdır; eziyet, aile içinde işlendiğinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis gerektirir. Kötü muamele ile yaralama arasındaki fark ise vücuda acı verme veya sağlığın bozulmasının bulunup bulunmadığıdır. Uygulamada aynı olayda birden fazla suçun unsurları bir arada bulunabilir; örneğin kişiyi eve almamakla birlikte darp etmek hem kötü muamele hem kasten yaralama tartışmasını doğurur. Bu durumda her fiilin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve hangi suçların oluştuğunun belirlenmesi gerekir. 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunla kasten yaralamanın cezaları artırılmıştır: temel hâl bir yıl altı aydan üç yıla, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hâl altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Aile içinde yaralamada şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır. Nitelendirme yanlış yapıldığında, örneğin süreklilik gösteren ağır davranışlar yalnızca kötü muamele olarak değerlendirildiğinde, mağdur korumasız kalabilir; tersine, tek seferlik bir olayın eziyet olarak nitelendirilmesi de sanık aleyhine hatalı bir sonuca yol açar. Eziyet için eziyet suçu, kasten yaralama için kasten yaralama suçu rehberlerimize bakabilirsiniz.

Fiilin nitelendirmesi cezayı kat kat değiştirir; dosyanızı birlikte değerlendirelim
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali ve 2026 Değişikliği

Kötü muameleyle sık karıştırılan bir başka suç, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmemektir (TCK m.233/1). Bu suç şikâyete bağlıdır ve üç aydan iki yıla kadar hapis gerektirir. Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu kullanımı veya onur kırıcı tavır ve hareketler sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba ise bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır (m.233/3). 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla eklenen ve 18/8/2026 tarihinde yürürlüğe giren dördüncü fıkraya göre, bu fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın faile verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. Bu hüküm fail aleyhine olduğundan 18/8/2026 öncesinde işlenen fiillere uygulanamaz. Bu suç için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali yazımıza bakabilirsiniz.

Yaşlılara ve Bakıma Muhtaç Kişilere Yönelik Kötü Muamele

Kötü muamele suçunun sık görülen ama az bilinen bir görünümü, aynı konutta yaşayan yaşlı veya bakıma muhtaç aile bireylerine yöneliktir. İlaçların düzenli verilmemesi, beslenmenin ihmal edilmesi, kişinin odaya kapatılması veya eve alınmaması gibi davranışlar m.232/1 kapsamında değerlendirilebilir. Bu kişilerin kendilerini ifade etme veya şikâyette bulunma imkânları sınırlı olduğundan, suçun ortaya çıkması çoğu zaman diğer aile bireylerinin, komşuların veya sağlık çalışanlarının bildirimine bağlıdır. Yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki ve koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaki bir kişinin kendi hâline terk edilmesi ise ayrı bir suç olan terk suçunu oluşturur ve üç aydan iki yıla kadar hapis gerektirir; terk sonucunda kişi hastalanmış, yaralanmış veya ölmüşse neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri uygulanır (TCK m.97). Bakımevlerinde veya evde bakım hizmeti verenlerin bakımları altındaki kişilere yönelik davranışları ise m.232/2 kapsamında da değerlendirilebilir. Yaşlı bireyin mal varlığının kendi rızası dışında yönetilmesi veya kullanılması ise ekonomik şiddet boyutuyla birlikte ayrıca güveni kötüye kullanma gibi malvarlığı suçlarını gündeme getirebilir.

Uygulamadan senaryolar
SenaryoDeğerlendirme
Eş, diğer eşi gece eve almıyorAynı konut şartıyla m.232/1
Anne çocuğunu cezalandırmak için bir gün yemek vermiyorKötü muamele; süreklilik varsa eziyet
Baba çocuğuna tokat atıyor, iz kalıyorTerbiye hakkı kapsamında değil; aile içinde kasten yaralama (m.86/3-a)
Öğretmen öğrenciyi sınıf önünde sürekli aşağılıyorm.232/2 ve hakaret tartışılır
Yaşlı babanın ilaçları aylardır düzenli verilmiyorKötü muamele; sistematikse eziyet; terk hâlinde m.97
Ayrı evde yaşayan eşe tehdit mesajlarım.232 değil; tehdit

Psikolojik ve Ekonomik Şiddet

Kötü muamele her zaman fiziksel olmak zorunda değildir. Sürekli aşağılama, tehdit, korkutma, kişiyi aile ve arkadaşlarından yalıtma veya temel ihtiyaçlarını karşılamasına imkân vermeyecek biçimde ekonomik olarak kısıtlama da merhamet ve şefkatle bağdaşmayan davranışlar olarak değerlendirilebilir. 6284 sayılı Kanun, şiddeti kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel her türlü tutum ve davranış olarak geniş biçimde tanımlar (m.2). Bu tanım, ceza hukukundaki suç tanımlarından daha geniştir; bu nedenle ceza soruşturması açılmasa bile, psikolojik veya ekonomik şiddete maruz kalan kişi koruyucu ve önleyici tedbirlerden yararlanabilir. Psikolojik şiddetin ispatında mesajlar, tanık beyanları ve ruh sağlığı değerlendirmeleri önem taşır; ekonomik şiddette ise banka kayıtları ve harcama belgeleri kişinin temel ihtiyaçlarından nasıl yoksun bırakıldığını gösterir. Ekonomik şiddet için ekonomik şiddet yazımıza bakabilirsiniz.

Okul, Bakım Kurumları ve Çalışma İlişkileri

İkinci fıkra aile dışındaki ilişkileri de kapsar. Öğretmenler, okul yöneticileri, yurt ve pansiyon görevlileri, bakım kurumlarında çalışanlar, usta ve çırak ilişkisindeki ustalar ve bir kişiyi idaresi altında bulunduran diğer kişiler, bu kişiler üzerindeki disiplin yetkilerini kötüye kullandıklarında m.232/2 kapsamında sorumlu olabilir. Bu ilişkilerde disiplin yetkisi, ilgili mevzuatın ve kurum kurallarının çizdiği sınırlar içinde ve kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını koruyacak biçimde kullanılmalıdır. Kamu görevlisi niteliğindeki bir öğretmenin eylemi, ayrıca disiplin soruşturmasına da konu olur. Okulda bir çocuğun kötü muameleye uğradığını düşünen veli, okul yönetimine ve milli eğitim müdürlüğüne başvurmanın yanında, suç şüphesi varsa Cumhuriyet başsavcılığına da bildirimde bulunabilir. Çocuğun anlatımı, sınıf arkadaşlarının gözlemleri ve varsa okul kayıtları bu başvurularda önemli delillerdir.

Usul Kuralları

Kötü muamele suçunda usul
KonuKuralDayanak
ŞikâyetAranmaz; resen soruşturulurTCK m.232
UzlaştırmaYok; şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma listesinde yer almazCMK m.253/1
ÖnödemeYok; üst sınır altı ayı aşarTCK m.75/1
TutuklamaTutuklama yasağı kapsamındadır; yaralama birlikte işlenmişse bu yasak uygulanmazCMK m.100/4
Görevli mahkemeAsliye ceza5235 s.K.
HAGB ve ertelemeŞartları varsa mümkündürCMK m.231; TCK m.51

Suç resen soruşturulduğundan mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya kovuşturmayı sona erdirmez. Bu özellik, aile içi baskı nedeniyle şikâyetini geri almak zorunda hissedebilecek mağdurlar bakımından önemli bir güvencedir. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir ve dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak uygulanır. Soruşturma sırasında mağdurun ve tanıkların, özellikle aynı konutta yaşayan çocukların dinlenmesinde, şüpheliyle yüz yüze gelmemeleri ve gerekirse uzman eşliğinde dinlenmeleri için gerekli tedbirlerin alınması istenebilir. Üst sınırı bir yıl olan bu suçta tutuklama kararı verilemez; çünkü kanun, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklamayı yasaklar (CMK m.100/4). Kötü muameleyle birlikte kasten yaralama da işlenmişse, yaralama vücut dokunulmazlığına karşı bir suç olduğundan bu yasak uygulanmaz. Aile içi olaylarda mağdurun güvenliği ise çoğu zaman ceza muhakemesinden çok, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerle sağlanır.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma

Aynı konutta kötü muameleye maruz kalan kişi, ceza soruşturmasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep edebilir. Hâkim, şiddet uygulayan hakkında; şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmaması, müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesi, korunan kişiye ve bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması gibi önleyici tedbirlere karar verebilir (6284 s.K. m.5/1). Bu tedbirler, kötü muamelenin tekrarlanmasını önlemenin en hızlı yoludur ve ceza davasının sonucunu beklemeden uygulanır. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına ilişkin delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir (6284 s.K. m.8/3). Tedbir kararının tebliğinde, karara aykırılık hâlinde zorlama hapsinin uygulanacağı ihtar edilir (m.8/5). Tedbirler, çocuklar ve aynı konutta yaşayan diğer aile bireyleri bakımından da istenebilir. Koruma kararı talebi için koruma kararı talebi dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

Deliller

Kötü muamele çoğu zaman evin içinde, tanık bulunmadan gerçekleştiği için ispatı güçtür. Bu nedenle olayların tarih sırasıyla kaydedilmesi, komşu, akraba veya diğer aile bireylerinin tanıklığı, doktor ve hastane kayıtları, okul rehberlik servisinin gözlemleri, yazışmalar ve ses kayıtları önemli delillerdir. Yaralama varsa derhâl adli rapor alınmalıdır. Sosyal hizmet kurumlarının, okul rehberlik servislerinin veya şiddet önleme merkezlerinin hazırladığı raporlar da, özellikle çocuklar ve yaşlılar bakımından mağdurun durumunu ve olayların sürekliliğini gösteren önemli belgelerdir. Kayıtların hukuka uygun biçimde elde edilmesine dikkat edilmelidir; aile bireyinin telefonuna izinsiz erişerek elde edilen kayıtlar delil olarak kullanılamayabilir ve ayrı bir sorumluluk doğurabilir. Kolluğa yapılan önceki başvuruların, 6284 kapsamında daha önce verilmiş tedbir kararlarının ve şiddet önleme merkezlerine yapılan başvuruların kayıtları da süreklilik iddiasını destekleyen önemli belgelerdir. Aile içi şiddet davalarında delil toplama için aile içi şiddet davasında delil, adli rapor için darp raporu nasıl alınır yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bildirim

Kötü muamele özellikle çocuklar, yaşlılar ve bakıma muhtaç kişiler bakımından çoğu zaman dışarıdan fark edilir. Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirtiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubu, durumu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür (TCK m.280). Öğretmenler ve diğer kamu görevlileri de göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği suçları bildirmekle yükümlüdür. Komşular ve yakınlar da şüpheli bir durumda Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurabilir; suç resen soruşturulduğundan bildirim için mağdurun ayrıca şikâyetçi olması gerekmez. Bildirimde gözlemlenen olguların tarih ve saatleriyle birlikte, yorum katılmadan aktarılması, soruşturmanın doğru yönlendirilmesini sağlar. Acil bir tehlike varsa doğrudan kolluğa haber verilmelidir.

Boşanma ve Aile Hukuku Etkileri

Eşler arasındaki kötü muamele, ceza sorumluluğunun yanında boşanma davasında da önemli sonuçlar doğurur. Eşlerden her biri, hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir (TMK m.162); bu dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır ve affeden eşin dava hakkı yoktur. Kötü muamele bu kapsamda değerlendirilebilir; ayrıca kusur tespitinde, tazminat ve nafaka taleplerinde belirleyici olabilir. Çocuğa yönelik kötü muamele ise velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde doğrudan dikkate alınır; çocuğun üstün yararı, velayetin kötü muameleyi uygulayan ebeveyne bırakılmamasını ve kişisel ilişkinin gerekirse sınırlandırılmasını veya refakatçi eşliğinde kurulmasını gerektirebilir. Aile içi şiddette ceza davası ile boşanmanın ilişkisi için aile içi şiddette ceza davası ve boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Şüpheli Açısından

Kötü muamele isnadıyla karşılaşan kişi bakımından savunmanın temel noktaları, aynı konutta birlikte yaşama şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, iddia edilen davranışın merhamet ve şefkatle bağdaşmayacak ağırlıkta olup olmadığı ve olayın aile içindeki olağan bir tartışmanın ötesine geçip geçmediğidir. İkinci fıkra bakımından ise davranışın terbiye yetkisinin makul sınırları içinde kalıp kalmadığı değerlendirilir. Aile içi uyuşmazlıklarda, özellikle boşanma süreçlerinde, karşılıklı iddiaların delillerle desteklenip desteklenmediği dikkatle incelenmelidir. Tek bir tartışmanın veya gerginliğin, merhamet ve şefkatle bağdaşmayan bir muamele düzeyine ulaşmadığı durumlarda suçun unsurları oluşmaz. Şüpheli, lehine delillerin toplanmasını isteyebilir ve susma hakkı dahil bütün savunma haklarından yararlanır. Hakkında 6284 kapsamında tedbir kararı verilen kişinin bu karara itiraz hakkı da bulunmaktadır; tedbir kararı ceza sorumluluğunun tespiti anlamına gelmez.

Zamanaşımı ve Sık Yapılan Hatalar

Kötü muamele suçunun üst sınırı bir yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Mağdur tarafında en sık yapılan hata, aile içindeki davranışları olağan kabul edip yıllarca bildirmemek ve delilleri kaydetmemektir; zamanaşımı süresi geniş olsa da, geçen zaman delillerin kaybolmasına ve tanıkların hatırlamamasına yol açar. İkinci hata, yaralama gibi daha ağır bir fiil varken bunun ayrıca adli raporla belgelenmemesidir. Üçüncü hata, ceza soruşturmasının sonucunu beklemek ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerine başvurmamaktır. Şüpheli tarafında ise en sık hata, terbiye hakkının fiziksel cezayı da kapsadığını düşünmek ve bu yöndeki beyanlarla savunmayı zayıflatmaktır. Son olarak, olayların süreklilik gösterdiği durumlarda eziyet suçunun gündeme gelebileceği ve bunun cezayı belirgin biçimde artırdığı gözden kaçırılmamalıdır.

Dilekçe Örneği: Aynı Konutta Yaşayan Yaşlı Babaya Kötü Muamele

Aşağıdaki örnek, aynı konutta yaşayan yaşlı ve bakıma muhtaç babasına kardeşi tarafından kötü muamele yapıldığını tespit eden bir kişi tarafından, babası adına suç duyurusu ve koruma talebiyle hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINAİHBAR EDEN: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) VEKİLİ: Av. … MAĞDUR: Ad Soyad (… yaşında), ihbar edenin babası ŞÜPHELİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), mağdurun oğlu SUÇ: Kötü muamele (TCK m.232/1); ayrıca değerlendirilmek üzere eziyet (TCK m.96/2-b) KONU: Suç duyurusu ile koruma tedbirleri istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- TCK m.232/1 bakımından: Mağdur, yaşı ve sağlık durumu nedeniyle bakıma muhtaç olup … tarihinden bu yana şüpheliyle aynı konutta yaşamaktadır. Şüphelinin, mağdurun ilaçlarını düzenli vermediği, mağduru gün boyu yemeksiz bıraktığı ve …/…/2026 tarihinde gece saatlerinde eve almadığı; mağdurun komşu …’nin evinde sabahladığı tespit edilmiştir. Bu davranışlar merhamet ve şefkatle bağdaşmayan kötü muamele niteliğindedir.2- TCK m.96/2-b bakımından: Olaylar tek seferlik değildir; ekte sunulan komşu beyanları ve aile sağlığı merkezi kayıtları, benzer davranışların … aydır süregeldiğini ve mağdurun kilo kaybı ile ruhsal durumunun bozulduğunu göstermektedir. Davranışların süreklilik ve sistematiklik göstermesi nedeniyle fiilin eziyet suçu kapsamında da değerlendirilmesi gerekmektedir.3- TCK m.280 ve delil durumu bakımından: Mağdurun aile hekiminin … tarihli kayıtları ve komşular … ile …’nin tanıklığı, olayların ispatı için önemlidir. Tanıkların dinlenmesini, sağlık kayıtlarının getirtilmesini ve mağdurun uzman eşliğinde dinlenmesini talep ederiz.4- 6284 sayılı Kanun m.5/1 bakımından: Mağdurun güvenliği için şüphelinin müşterek konuttan uzaklaştırılması ve mağdura yaklaşmaması yönünde önleyici tedbir kararı verilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz.EKLER: Komşu beyanları, aile sağlığı merkezi kayıtları, nüfus kayıt örneği.HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı TCK m.96, m.232; 6284 sayılı Kanun m.5 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yapılmasına, delillerin toplanmasına ve mağdurun korunması için önleyici tedbirlerin alınmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026İhbar Eden Vekili Av. … İmza

Dilekçede olayların tarih sırasıyla ve somut olarak anlatılması, tek seferlik davranışlar ile süreklilik gösteren davranışların ayrılmasını sağlar; bu ayrım, fiilin kötü muamele mi eziyet mi olarak nitelendirileceğini belirler. Mağdurun yaşı ve sağlık durumu nedeniyle ifade veremeyecek durumda olması hâlinde, mağdurun beyanının uygun bir ortamda ve gerekirse uzman eşliğinde alınması istenmelidir. Koruma tedbiri talebi, ceza soruşturmasından bağımsız olarak aile mahkemesine veya kolluğa doğrudan da yapılabilir; aciliyet varsa bu yolun ayrıca kullanılması önerilir.

Ev içindeki baskı eşi evde kilitleme veya dışarı çıkarmama boyutuna ulaştıysa Eşim Beni Evde Kilitliyor: Hürriyetten Yoksun Kılma ve Boşanma rehberine bakın.

Sık Sorulan Sorular

Kötü muamele suçunun cezası nedir?

Aynı konutta yaşayana kötü muamelede 2 ay – 1 yıl hapis (TCK m.232/1).

Terbiye hakkını kötüye kullanmanın cezası nedir?

Bir yıla kadar hapis (TCK m.232/2).

Anne baba çocuğuna vurabilir mi?

Hayır; fiziksel ceza terbiye hakkı kapsamında değildir, yaralama hükümleri uygulanabilir.

Öğretmen öğrenciye vurursa hangi suç oluşur?

Terbiye hakkıyla meşrulaştırılamaz; kasten yaralama ve duruma göre m.232/2 tartışılır.

Ayrı evde yaşayan eşe kötü muamele m.232 mi?

Hayır; aynı konut şartı yoksa yaralama, hakaret veya tehdit gündeme gelir.

Kötü muamele ile eziyet farkı nedir?

Eziyette süreklilik ve sistematiklik vardır; ceza 2 – 5 yıl, aile içinde 3 – 8 yıldır (m.96).

Suç şikâyete bağlı mı?

Hayır; resen soruşturulur.

Uzlaştırma var mı?

Hayır.

Önödeme var mı?

Hayır; üst sınır altı ayı aşar.

Tutuklama olur mu?

Kötü muamelede tutuklama yasağı vardır; yaralama birlikte işlenmişse yasak uygulanmaz (CMK m.100/4).

Kasten yaralamanın cezası nedir?

7550 sonrası temel hâlde 1 yıl 6 ay – 3 yıl; aile içinde şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artar.

Koruma kararı alabilir miyim?

Evet; 6284 s.K. m.5 kapsamında uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbirleri istenebilir.

Yaşlı ebeveyne kötü muamele de bu suç mu?

Aynı konutta yaşıyorsa evet; süreklilik varsa eziyet de gündeme gelir.

Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali nedir?

Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmemek; şikâyete bağlı, 3 ay – 2 yıl (m.233/1).

2026’da m.233’te ne değişti?

7593 ile, yükümlülük ihlali nedeniyle çocuğun ağır bir suç işlemesi hâlinde ebeveynin cezası artırılır (m.233/4).

Ana babanın terbiye yetkisinin dayanağı nedir?

TMK m.339-340; sınırı çocuğun gelişimini koruma yükümlülüğüdür.

Komşu olarak ihbar edebilir miyim?

Evet; suç resen soruşturulduğundan mağdurun şikâyeti aranmaz.

Kötü muamele boşanma sebebi midir?

Pek kötü veya ağır onur kırıcı davranış özel boşanma sebebidir (TMK m.162).

Yaşlı yakını kendi hâline bırakmak suç mu?

Koruma ve gözetim yükümlülüğü varsa terk suçu oluşabilir (TCK m.97).

Zamanaşımı ne kadar?

Sekiz yıl (TCK m.66/1-e).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK, TMK ve 6284 sayılı Kanun hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

İlgili Rehberler

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk