Yardım veya Bildirim Yükümlülüğü (TCK 98) ve Terk (TCK 97): Cezası, TCK 83 Farkı, Kaçan Sürücüye 7574 ile Hapis ve Dilekçe (2026)
24 Temmuz 2026

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğü (TCK 98) ve Terk (TCK 97): Cezası, TCK 83 Farkı, Kaçan Sürücüye 7574 ile Hapis ve Dilekçe (2026)

Türk hukuku, yardıma muhtaç bir insanın karşısında kayıtsız kalmayı iki ayrı suçla cezalandırır. Terk (TCK m.97), yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi hâline bırakmaktır; yalnızca bu yükümlülüğü taşıyan kişi tarafından işlenebilir ve cezası üç aydan iki yıla kadar hapistir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (TCK m.98) ise herkesi bağlar: kendini idare edemeyecek durumdaki bir kimseye hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla, kişinin ölmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Trafik kazalarında ise 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanunla önemli bir değişiklik yapılmıştır: 27/2/2026’dan itibaren ölümlü veya yaralanmalı kazada zabıtanın izni olmadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. Bu yazıda üç kurumu, TCK m.83 ile ilişkilerini ve bir suç duyurusu dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: Terk (TCK m.97): koruma ve gözetim yükümlüsünün kişiyi kendi hâline bırakması, 3 ay – 2 yıl hapis; netice ağırlaşırsa ceza artar. Yardım veya bildirim yükümlülüğü (m.98): herkes için, hâl ve koşullar elverdiği ölçüde yardım etmemek ya da derhâl bildirmemek, 1 yıla kadar hapis veya adli para; ölüm hâlinde 1 – 3 yıl. 27/2/2026’dan itibaren yaralanmalı veya ölümlü kazada izinsiz olay yerinden ayrılan sürücüye 1 – 3 yıl hapis ve 2 yıl ehliyet geri alma (KTK m.81/3). Hepsi resen soruşturulur, uzlaştırma yoktur. Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Ceza Hukuku Rehberi. Hayata ve vücut dokunulmazlığına karşı suçlar ile ihmali davranışla işlenen suçlara ilişkin diğer rehberler orada toplanıyor.

Kanun Metinleri: TCK m.97 ve m.98

“(1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur.” (TCK m.97)

“(1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” (TCK m.98)

Terk Suçu (TCK m.97): Unsurlar

Terk suçunun unsurları
UnsurKanundaki karşılığıUygulamadaki anlamı
MağdurYaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan kişiKüçük çocuk, ileri yaştaki kişi, yatağa bağımlı hasta veya engelli; salt yaşlılık yetmez, kendini idare edememe aranır
FailMağdur hakkında koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan kişiEbeveyn, vasi, bakımı sözleşmeyle veya fiilen üstlenen kişi, bakım kurumu personeli
FiilKendi hâline terkFiziken bırakıp gitmek veya bakım ve gözetimi tümüyle kesmek
Manevi unsurKastMağdurun kendi hâline kaldığını bilerek hareket etmek
Ağırlaşan neticeHastalık, yaralanma veya ölümNetice bakımından en azından taksir aranır (TCK m.23)

Terkin özü, koruma ve gözetim yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük kanundan, sözleşmeden veya fiilen üstlenilen bir bakım ilişkisinden doğabilir. Kanundan doğan yükümlülüğün tipik örneği vesayettir: vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür (TMK m.447). Sözleşmeden doğan yükümlülük bakıcılar ve bakım kurumları bakımından söz konusudur. Aynı ölçütler ihmali davranışla öldürmede de kullanılır: kişinin sorumlu tutulabilmesi için kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması ya da önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı bakımından tehlikeli bir durum oluşturması gerekir (TCK m.83/2). Yaşlı veya hasta bir yakın için vasi atanması süreci için yaşlı veya hasta ebeveyn için vasi atanması rehberimize bakabilirsiniz.

Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri uygulanır (m.97/2). Bir fiilin kastedilenden daha ağır bir neticeye sebebiyet vermesi hâlinde kişinin bundan sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir (TCK m.23). Dolayısıyla ağırlaşan netice, failin öngörebileceği ve özen gösterseydi önleyebileceği bir sonuç olmalıdır.

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğü (TCK m.98): Herkesi Bağlar

TCK m.98’in unsurları
UnsurİçerikUygulamadaki anlamı
FailHerkesKoruma yükümlülüğü aranmaz; yoldan geçen kişi de fail olabilir
MağdurYaşı, hastalığı, yaralanması veya başka bir nedenle kendini idare edemeyecek durumdaki kişiKaza geçiren, bayılan, sokakta kalmış, tehlike altındaki kişi
Seçimlik hareketYardım etmek ya da derhâl ilgili makamlara bildirmekİkisinden birini yapmak yeterlidir; acil çağrı merkezini aramak bildirimdir
ÖlçüHâl ve koşulların elverdiği ölçüdeKimseden kendi hayatını tehlikeye atması beklenmez
Ağırlaşan neticeKişinin ölmesi1 – 3 yıl hapis (m.98/2)

“Hâl ve koşulların elverdiği ölçüde” ibaresi suçun sınırını çizer. Kanun kahramanlık beklemez; makul ve mümkün olanı bekler. Değerlendirmede kişinin fiziksel imkânı, yardımın kendisi için yaratacağı tehlike, durumu fark edip etmediği ve doğrudan yardım mümkün değilse bildirimde bulunup bulunmadığı dikkate alınır. Yüzme bilmeyen bir kişiden suya atlaması beklenemez; ancak aynı kişiden yardım çağırması veya durumu derhâl bildirmesi beklenir. Bu nedenle suçun savunmasında en güçlü iki argüman, yardımın fiilen mümkün olmadığı ve bildirimin yapıldığıdır; arama kayıtları bu noktada belirleyicidir.

Yakınınız bakımsız mı bırakıldı ya da yardımsız mı kaldı?
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın
Hâl ve koşulların elverdiği ölçüde: senaryolar
SenaryoBeklenen davranışOlası değerlendirme
Yolda bilinci kapalı bir kişi görmekAcil çağrı merkezini aramak, mümkünse güvenli ilk yardımHiçbir şey yapmadan geçip gitmek m.98 kapsamında değerlendirilebilir
Suda boğulmak üzere olan kişi, yüzme bilmeyen tanıkSuya atlamak beklenmez; yardım çağırmak ve bildirmek beklenirBildirim yapılmışsa sorumluluk doğmaz
Trafik kazasında yaralı, kazaya karışmamış sürücüİlk yardım önlemleri ve zabıtaya veya sağlık kuruluşuna haberAykırılıkta KTK m.82 ve m.98
Yangın veya çöküntü altında kalan kişiKendi hayatını tehlikeye atmadan itfaiye ve acil çağrıya bildirimTehlikeli müdahale beklenmez
Komşunun günlerdir haber alınamayan yaşlı yakınıKolluğa veya acil çağrıya bildirimDurumu fark edip bildirmemek m.98 kapsamında değerlendirilebilir

Tablonun ortak mesajı, kanunun herkesten doğrudan müdahale değil, mümkün olan en asgari davranışı, yani çoğu durumda bir telefon araması kadar basit bir bildirimi beklemesidir. Bildirim yükümlülüğünün “derhâl” yerine getirilmesi gerekir; durumun fark edilmesinden sonra uzun süre beklenmesi, sonradan yapılan bildirimin suçu ortadan kaldırıp kaldırmadığı tartışmasını doğurur.

Üç Suç, Üç Ağırlık: m.98, m.97 ve m.83

TCK m.98, m.97 ve m.83 karşılaştırması
Ölçütm.98 Yardım veya bildirimm.97 Terkm.83 İhmali öldürme
FailHerkesKoruma ve gözetim yükümlüsüKanun, sözleşme veya önceki tehlikeli davranıştan doğan yükümlülüğü olan
Manevi unsurKastKastÖlüm neticesine yönelik kast (olası kast dahil)
Temel ceza1 yıla kadar hapis veya adli para3 ay – 2 yıl hapisKasten öldürme cezası; indirim yapılırsa müebbet yerine 15 – 20 yıl
Ölüm hâlinde1 – 3 yıl hapisNeticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleriKasten öldürme olarak cezalandırılır
DayanakTCK m.98TCK m.97TCK m.83

İhmali davranışla öldürmede kanun hâkime bir seçim tanır: temel ceza olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine yirmi ila yirmi beş yıl, müebbet hapis yerine on beş ila yirmi yıl, diğer hâllerde on ila on beş yıl hapis cezasına hükmolunabileceği gibi cezada indirim de yapılmayabilir (TCK m.83/3). Kasten öldürmenin temel cezası müebbet hapis olduğundan, ihmali davranışla kasten öldürmede indirim uygulanırsa ceza on beş ila yirmi yıl, uygulanmazsa müebbet hapistir. Garantör sorumluluğunun ayrıntıları için ihmali davranışla kasten öldürme (TCK 83) rehberimize bakabilirsiniz. “Benim bakma yükümlülüğüm yoktu” savunması m.97 ve m.83 bakımından sonuç doğurabilir, ancak genel nitelikteki m.98 bakımından sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Trafik Kazası: 7574 Sayılı Kanunla Gelen Yeni Suç

Trafik kazasında yaralıyı bırakıp olay yerinden kaçan sürücünün durumu, 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanunla Karayolları Trafik Kanununun 81. maddesinin üçüncü fıkrasında yeniden düzenlenmiştir. Bu değişiklik 27/2/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Düzenlemeye göre ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve bu sürücülerin sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. Anlaşma hâli dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazalarda izinsiz olay yerinden ayrılan veya kaza yerindeki durumu değiştirmeme yükümlülüğüne uymayan sürücülere ayrıca 46.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Son ihlalden geriye doğru beş yıl içinde bu madde kapsamında sürücü belgesi ikinci kez geri alınanların belgesi iptal edilir.

Trafik kazasında sürücünün yükümlülükleri ve yaptırımları
Yükümlülük veya davranışYaptırımDayanak
Durmak, güvenlik tedbirlerini almak, kazayı bildirmek, izinsiz ayrılmamakKanuni yükümlülükKTK m.81/1-a, d
Kaza yerinden geçen veya kazaya karışan sürücünün ilk yardım önlemlerini alması ve zabıtaya veya sağlık kuruluşuna haber vermesiKanuni yükümlülük; aykırılıkta idari para cezasıKTK m.82/1-a
Ölümlü veya yaralanmalı kazada izinsiz olay yerinden ayrılma (27/2/2026 sonrası)1 – 3 yıl hapis; sürücü belgesinin 2 yıl geri alınmasıKTK m.81/3
İzinsiz ayrılma veya kaza yerindeki durumu değiştirme46.000 TL idari para cezasıKTK m.81/3
Yaralıya yardım etmeme veya bildirmeme1 yıla kadar hapis veya adli para; ölümde 1 – 3 yılTCK m.98
Kazaya taksirle sebep olmaTaksirle yaralama veya öldürmeTCK m.85, m.89

Bu suç, failin lehine olmayan yeni bir düzenleme olduğundan 27/2/2026 tarihinden önceki kazalara uygulanamaz (TCK m.7/2); bu tarihten önceki olaylarda yardım etmeyen sürücü bakımından TCK m.98 ve koşulları varsa m.83 değerlendirilir. Olay yerinden ayrılma suçunun oluşması için kazaya kusurla sebep olmak şart değildir; kanun “ölümlü veya yaralanmalı trafik kazası” ile “zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılma”yı arar. Zaruret hâli, örneğin sürücünün kendi yaralanması nedeniyle hastaneye kaldırılması veya linç tehlikesi, savunmada ayrıca değerlendirilir. Kazaya sebebiyet veren sürücünün taksir sorumluluğu için taksirle öldürme ve yaralama, kaçan sürücünün cezası için olay yerini terk eden sürücünün cezası, mağdurun yapacakları için çarpıp kaçan sürücü dilekçe örneği yazılarımıza bakabilirsiniz.

Çarpıp kaçan sürücü veya yardımsız bırakılma mı yaşadınız?
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Kaçan Sürücünün Ehliyeti: Geri Alma, İade ve İptal

7574 sayılı Kanunla getirilen düzenleme, hapis cezasının yanında sürücü belgesine ilişkin ağır idari sonuçlar da öngörür. Ölümlü veya yaralanmalı kazada izinsiz olay yerinden ayrılan sürücünün belgesi Kanunun 6. maddesinde sayılan görevliler tarafından iki yıl süreyle geri alınır. Geri alınan belgenin iade edilebilmesi için Karayolları Trafik Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru beş yıl içinde bu madde kapsamında sürücü belgesi ikinci kez geri alınanların belgesi ise iptal edilir; bu kişilerin yeniden sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir (KTK m.81/3).

Zaruret kavramı bu suçun en önemli savunma alanıdır. Kanun “zaruret dışında” olay yerinden ayrılmayı cezalandırır; sürücünün kendi yaralanması nedeniyle hastaneye götürülmesi, yaralıyı en yakın sağlık kuruluşuna kendisinin ulaştırması veya olay yerinde can güvenliğini tehdit eden bir durumun bulunması zaruret hâli olarak ileri sürülebilir. Bu hâllerde sürücünün ilk fırsatta zabıtaya başvurması ve kazayı bildirmesi, ayrılmanın kaçma değil zorunluluk olduğunu gösteren en güçlü delildir; başvurunun saati ve yeri tutanağa geçirilmelidir.

Aile İçinde Bakım İhmali

Terk suçunun uygulamada en sık karşılaşıldığı alan, bakıma muhtaç yaşlı veya hasta yakınların ihmalidir. Bu alanda birbirine yakın birkaç suç tipi bulunur ve doğru nitelendirme hem cezayı hem usulü belirler. Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi şikâyet üzerine cezalandırılır (TCK m.233/1); bu suç şikâyete bağlıdır ve konusu yükümlülüğün ihlalidir. Terk ise kendini idare edemeyecek durumdaki kişinin kendi hâline bırakılmasıdır ve şikâyet aranmaz. Bakım ihmaline şiddet, aç bırakma veya sistematik aşağılama eşlik ediyorsa eziyet (m.96) veya aile içinde kötü muamele (m.232) suçları ayrıca gündeme gelir. Bu ayrımlar için eziyet suçu (TCK 96) ve kötü muamele suçu (TCK 232) yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bakım yükümlülüğünü yerine getiremeyecek durumdaki kişi için hukuken doğru yol, bakıma muhtaç kişiyi kaderine bırakmak değil, resmî yollara başvurmaktır: vasi atanması, kurum bakımı veya evde bakım desteği için başvuru bu yolların başında gelir. Maddi imkânsızlık, failin kendi hastalığı veya bakımın fiilen üstlenilemeyecek olması savunmada değerlendirilir; ancak bu durumlarda da beklenen davranış, durumu ilgili sosyal hizmet birimlerine bildirmektir. Evde bakım desteğinin şartları için evde bakım maaşı şartları, bakım kurumlarının sorumluluğu için özel huzurevi ve yaşlı bakım merkezleri yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bakım Kurumları ve Bakıcılar

Koruma ve gözetim yükümlülüğü yalnızca aile üyelerine özgü değildir. Bakımı sözleşmeyle üstlenen bakıcılar, huzurevi ve bakım merkezi personeli, hastane çalışanları ve kreş görevlileri de sorumluluklarındaki kişiler bakımından bu yükümlülük altındadır. Bir bakım kurumunda yatağa bağımlı bir hastanın uzun süre ilgisiz bırakılması, beslenmesinin veya temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, sorumlu personel bakımından terk suçunu gündeme getirebilir. Kurumun işleticisi ve sorumlu müdürünün idari sorumluluğu ise ayrıca bakım kurumlarına ilişkin mevzuata göre değerlendirilir. Bu kurumların açılış izni ve denetimi için özel huzurevi ve yaşlı bakım merkezleri yazımıza bakabilirsiniz.

Huzurevinde ihmal ve ceza sorumluluğu: İzmir’deki özel bir yaşlı bakımevinde, hemşirenin yaraların fotoğrafını göndererek aramasına rağmen 86 yaşındaki kadını görmeye gelmeyen ve sağlık kuruluşuna yönlendirmeyen hekim ilk derece mahkemesince taksirle ölüme neden olmaktan mahkûm edilmiş, karar istinafa taşınmıştır; aynı dosyada iki hemşirenin mahkûmiyeti kesinleşmiştir (DHA, 23.06.2026). Huzurevi ve bakım merkezlerinde ihmalin hukuki ve cezai sonuçları için huzurevi ihmali rehberimize bakabilirsiniz.

Yeni Doğan Bebeğin Terki

Yeni doğan bir bebeğin bırakılması, terk suçunun en ağır sonuçlar doğurabilen görünümlerinden biridir. Belirleyici olan terkin gerçekleştiği koşullardır: bebeğin bulunma ihtimalinin yüksek olduğu, korunaklı bir yere bırakılması ile hayati tehlike yaratan koşullarda bırakılması hukuken farklı değerlendirilir. Ölüm veya ağır zarar meydana gelmişse, failin ölüm neticesine yönelik kastının bulunup bulunmadığına göre neticesi sebebiyle ağırlaşmış terk ile kasten öldürme arasında ayrım yapılır. Annenin doğum sonrasındaki ruhsal durumu ve kusur yeteneği ayrıca incelenir ve bu husus adli tıp raporuyla tespit edilir. Bu tür olaylarda nitelendirme olayın ayrıntılarına göre değiştiğinden, soruşturmanın başından itibaren hukuki destek alınması önemlidir.

Çocuklar Bakımından Terk ve İhmal

Küçük çocuklar yaşları gereği kendilerini idare edemeyecek durumdaki kişilerin tipik örneğidir ve anne babaları başta olmak üzere çocuğun bakımını üstlenen kişiler koruma ve gözetim yükümlülüğü altındadır. Küçük bir çocuğun uzun süre evde yalnız bırakılması, kalabalık bir yerde bırakılıp gidilmesi veya bakımının tümüyle kesilmesi terk suçunu oluşturabilir; neticede çocuk yaralanmış veya hastalanmışsa ceza neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre belirlenir. Çocuğa yönelik ihmalin fark edilmesi hâlinde durumun ilgili makamlara bildirilmesi, m.98 bakımından da beklenen davranıştır. Aile içinde çocuğa yönelik ihmal ve korunma yolları için aile içinde çocuğa şiddet ve ihmal rehberimize bakabilirsiniz.

Sağlık Personeli ve Suçu Bildirme Yükümlülüğü

Yardım veya bildirim yükümlülüğü, suçu bildirme yükümlülüklerinden farklıdır. m.98 kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye yardım edilmesini veya durumun bildirilmesini amaçlar. Buna karşılık işlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi ayrıca bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.278/1). Sağlık mesleği mensupları bakımından ise özel bir hüküm vardır: görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler bu kapsamdadır (m.280). Bakımsızlık veya ihmal belirtileri taşıyan bir yaşlıyı ya da çocuğu muayene eden hekim, bu nedenle hem hastaya yardım etmek hem de suç belirtisini bildirmekle yükümlüdür. Bildirim suçlarının ayrıntıları için suçu bildirmeme (TCK 278-280) yazımıza bakabilirsiniz.

Usul: Şikâyet, Uzlaştırma ve Hüküm Sonrası

Terk ve yardım etmeme suçlarında usul
KonuKuralDayanak
ŞikâyetAranmaz; resen soruşturulurTCK m.97, m.98
UzlaştırmaKapsamda değildirCMK m.253
Ön ödemeUygulanmaz; hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşarTCK m.75/1
Dava zamanaşımıTemel hâllerde sekiz yılTCK m.66/1-e
HAGBİki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında şartları varsaCMK m.231/5
Kaçan sürücü1 – 3 yıl hapis; ehliyetin 2 yıl geri alınması; 27/2/2026 sonrasıKTK m.81/3

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün temel hâlinde ceza hapis veya adli para cezası olarak seçimlidir; bu nedenle mahkûmiyet hâlinde adli para cezası tercih edilebilir ve şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilir. HAGB şartları için HAGB nedir rehberimize bakabilirsiniz.

Delil: Neyin Peşine Düşülmeli?

Terk ve yardım etmeme dosyalarında deliller
DelilNe gösterir?Dikkat edilecek husus
Sağlık kayıtları ve raporlarMağdurun kendini idare edemeyecek durumda olduğunu ve ihmalin sonuçlarınıÖnceki ve sonraki tıbbi kayıtlar birlikte değerlendirilmeli
Arama ve ihbar kayıtlarıBildirimin yapılıp yapılmadığınıHem suçlama hem savunma bakımından kritik
Kamera kayıtlarıOlay yerinde kimin bulunduğunu ve ne yaptığınıSaklama süreleri kısa; derhâl muhafaza talebi
Tanık beyanlarıBakım koşullarını ve olayın akışınıKomşular, bakım personeli, sağlık görevlileri
Vesayet ve bakım belgeleriKoruma ve gözetim yükümlülüğünün kaynağınıVesayet kararı, bakım sözleşmesi, kurum kayıtları
Sosyal inceleme raporuBakım koşullarını ve failin imkânlarınıTalep edilebilir

Mağdurun Yakınları Ne Yapmalı? Adım Adım

Birinci adım, mağdurun güvenliğini sağlamaktır: acil bir durum varsa önce acil çağrı merkezi aranmalı, mağdur sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır. İkinci adım, mağdurun durumunu ve ihmalin sonuçlarını gösteren sağlık kayıtlarının alınmasıdır. Üçüncü adım, koruma ve gözetim yükümlülüğünün kimde olduğunu gösteren belgelerin, örneğin vesayet kararının veya bakım sözleşmesinin toplanmasıdır. Dördüncü adım, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak ve kamera ile arama kayıtlarının muhafazasını istemektir. Beşinci adım, mağdurun korunmasının sürekli hâle getirilmesi için vesayet makamına, sosyal hizmet birimlerine veya bakım kurumuna başvurmaktır. Son olarak, ihmal nedeniyle uğranılan zararlar için hukuk mahkemesinde tazminat yolu ayrıca değerlendirilmelidir. Bakım bir kurum tarafından üstlenilmişse kurumun sözleşmeden doğan sorumluluğu da bu değerlendirmeye dahil edilmeli, kurumun kayıtları ve nöbet çizelgeleriyle personel listeleri de delil olarak istenmelidir.

Savunma Tarafından Bakış

Terk isnadında ilk soru, failin gerçekten koruma ve gözetim yükümlülüğü altında olup olmadığıdır; bu yükümlülük kanundan, sözleşmeden veya fiilen üstlenilen bir bakımdan doğmalıdır. İkinci soru, mağdurun kendini idare edemeyecek durumda olup olmadığıdır; salt yaşlılık veya hastalık yetmez, bunun kişinin kendini idare etmesini fiilen imkânsız kılması gerekir. Üçüncü soru terkin varlığıdır: bakımın başka bir yakın veya kurum tarafından üstlenildiğinin bilinmesi, kısa süreli bir ayrılık veya bakımın başkasına devredilmesi terk sayılmayabilir. Yardım etmeme isnadında ise yardımın hâl ve koşullar gereği mümkün olup olmadığı ve bildirimin yapılıp yapılmadığı belirleyicidir. Trafik kazasında olay yerinden ayrılan sürücü bakımından zaruret hâlinin varlığı ve ayrılmanın zabıtanın izniyle olup olmadığı ayrıca tartışılmalıdır. Kazanın 27/2/2026 tarihinden önce gerçekleştiği dosyalarda ise KTK m.81/3’teki hapis cezasının uygulanamayacağı ayrıca ileri sürülmelidir.

Dilekçe Örneği: Vasinin Yatalak Anneyi Terk Etmesi Nedeniyle Suç Duyurusu

Aşağıdaki örnek, kısıtlanan ve yatağa bağımlı annesine vasi olarak atanan kardeşin, anneyi günlerce evde yalnız bırakması sonucunda annenin hastaneye kaldırıldığı bir olayda, diğer kardeş tarafından hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINAİHBARDA BULUNAN: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), adres … VEKİLİ: Av. … MAĞDUR: Ad Soyad (ihbarda bulunanın annesi) ŞÜPHELİ: Ad Soyad (mağdurun vasisi) SUÇ: Terk (TCK m.97) SUÇ TARİHİ: …/…/2026 – …/…/2026 KONU: Şüpheli hakkında suç duyurusu ve delillerin toplanması istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- TCK m.97/1 bakımından: Müvekkilin annesi, ileri derecede demans ve yatağa bağımlılık nedeniyle Ankara … Sulh Hukuk Mahkemesinin …/… Esas, …/… Karar sayılı kararıyla kısıtlanmış ve müvekkilin kardeşi olan şüpheli vasi olarak atanmıştır. Mağdurun kendini idare edemeyecek durumda olduğu, dosyada bulunan sağlık kurulu raporuyla sabittir. Kanun, bu durumda olan ve koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi hâline terk eden kişiyi cezalandırmaktadır.2- TMK m.447 bakımından: Vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür. Şüphelinin mağdur üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğü, bu kanuni düzenlemeden ve vesayet kararından doğmaktadır. Şüpheli, …/…/2026 tarihinde mağduru evde yalnız bırakarak şehir dışına gitmiş, bu süre içinde bakım için başka bir kişi görevlendirmemiş ve durumu ne diğer aile bireylerine ne de sosyal hizmet birimlerine bildirmiştir.3- TCK m.97/2 ve m.23 bakımından: Mağdur, …/…/2026 tarihinde kapıcının durumu fark edip acil çağrı merkezini araması üzerine susuz ve bakımsız hâlde bulunmuş, … Hastanesine kaldırılmış ve yoğun bakımda tedavi altına alınmıştır. Terk dolayısıyla mağdurun hastalığa yakalanması ve yaralanması nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri uygulanmalıdır. Mağdurun yatağa bağımlı olduğunu bilen şüphelinin bu sonucu öngörmesi mümkün olup, netice bakımından en azından taksirle hareket ettiği açıktır.4- CMK m.160/2 bakımından: Mağdurun hastane kayıtları ile acil çağrı kayıtlarının getirtilmesini, olayı ilk fark eden kapıcı … ile komşular …’nin tanık olarak dinlenmesini, vesayet dosyasının getirtilmesini ve mağdurun bakım koşullarına ilişkin sosyal inceleme raporu alınmasını talep ederiz. Ayrıca durumun vesayet makamına bildirilerek vasinin görevden alınması yönünde gereğinin yapılmasını arz ederiz.DELİLLER: Vesayet kararı, sağlık kurulu raporu, hastane ve acil çağrı kayıtları, tanıklar, sosyal inceleme raporu ve her türlü yasal delil.HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı TCK m.23, m.97; 4721 sayılı TMK m.447; 5271 sayılı CMK m.158, m.160 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, şüpheli hakkında TCK m.97 uyarınca soruşturma başlatılmasına, talep edilen delillerin toplanmasına ve kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026İhbarda Bulunan Vekili Av. … İmza

Suç duyurusuyla birlikte vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine de başvurularak vasinin görevden alınması ve mağdurun korunması için gerekli önlemlerin alınması istenmelidir. Ceza soruşturması cezai sorumluluğu belirler; mağdurun güvenliği ise vesayet makamının acil önlemleriyle sağlanır. Aynı olayda yardım çağıran kapıcı veya komşuların beyanları hem terkin süresini hem de mağdurun bulunduğu koşulları gösterdiğinden, bu kişilerin iletişim bilgileri dilekçede eksiksiz verilmelidir. Mağdurun tedavi sürecine ilişkin raporlar ise neticenin ağırlığını ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyeceğinden, taburcu olana kadar düzenli olarak dosyaya sunulmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Yardım etmemek suç mu?

Evet. Kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmemek ya da derhâl bildirmemek suçtur (TCK m.98).

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün cezası nedir?

Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası; kişinin ölmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis (TCK m.98).

Yardım etmek yerine sadece 112’yi aramak yeterli mi?

Evet. Kanun yardım etmeyi veya durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyi seçimlik olarak arar.

Kendi hayatımı tehlikeye atmam gerekir mi?

Hayır. Yükümlülük hâl ve koşulların elverdiği ölçüdedir.

Terk suçunun cezası nedir?

Üç aydan iki yıla kadar hapis; netice ağırlaşırsa neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri uygulanır (TCK m.97).

Terk suçunu kim işleyebilir?

Yalnızca mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi.

Koruma ve gözetim yükümlülüğü nereden doğar?

Kanundan (örneğin vesayet, TMK m.447), sözleşmeden veya fiilen üstlenilen bakımdan.

Terk ile TCK 233 arasındaki fark nedir?

m.233 aile hukukundan doğan bakım yükümlülüğünün ihlalidir ve şikâyete bağlıdır; terk ise kişinin kendi hâline bırakılmasıdır ve resen soruşturulur.

İhmali öldürmenin cezası nedir?

Kasten öldürmede indirim uygulanırsa müebbet yerine 15 – 20 yıl, uygulanmazsa müebbet hapis (TCK m.83/3).

Kazadan kaçan sürücünün cezası nedir?

27/2/2026 sonrası ölümlü veya yaralanmalı kazada izinsiz ayrılana 1 – 3 yıl hapis ve ehliyetin 2 yıl geri alınması (KTK m.81/3).

2026 öncesi kazalarda kaçan sürücüye bu ceza uygulanır mı?

Hayır. Aleyhe düzenleme olduğundan yürürlükten önceki kazalara uygulanmaz (TCK m.7/2).

Kaza yerinden geçen sürücünün yükümlülüğü var mı?

Evet. İlk yardım önlemlerini almak ve zabıtaya veya sağlık kuruluşuna haber vermekle yükümlüdür (KTK m.82/1-a).

Olay yerinden izinsiz ayrılmanın idari cezası nedir?

46.000 TL idari para cezası (KTK m.81/3).

Doktor suç belirtisini bildirmek zorunda mı?

Evet. Bildirmeyen veya geciktiren sağlık mesleği mensubu bir yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.280).

Bu suçlar şikâyete bağlı mı?

Hayır. Terk ve yardım etmeme resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamında değildir.

Yaşlı annemi bakamıyorum, ne yapmalıyım?

Kendi hâline bırakmak yerine vasi atanması, kurum bakımı veya sosyal hizmet birimlerine başvuru gibi resmî yolları kullanmalısınız.

Küçük çocuğu evde yalnız bırakmak suç mu?

Kendini idare edemeyecek yaştaki çocuğun kendi hâline bırakılması terk suçunu oluşturabilir (TCK m.97).

Mahkûmiyette HAGB mümkün mü?

İki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında şartları varsa (CMK m.231/5).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK, Karayolları Trafik Kanunu ve TMK hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk