Tutuklama ve Adli Kontrol (CMK 100-112): Şartlar, Katalog Suçlar, Azami Süreler, Mahsup ve İtiraz
30 Mart 2026

Tutuklama ve Adli Kontrol (CMK 100-112): Şartlar, Katalog Suçlar, Azami Süreler, Mahsup ve İtiraz

Tutuklama, ceza muhakemesinin en ağır koruma tedbiridir ve ancak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin, yani kaçma şüphesi ya da delil karartma veya tanık, mağdur üzerinde baskı tehlikesinin bulunması hâlinde, ölçülülük gözetilerek hâkim kararıyla uygulanabilir (CMK m.100). Adli kontrol ise tutuklama sebepleri bulunsa bile kişinin serbest kalarak yurt dışı yasağı, imza, konutu terk etmeme gibi yükümlülüklere tabi tutulmasıdır (CMK m.109). Tutuklama isteminde ve kararında adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilmelidir. Tutukluluk süresi ağır ceza görevindeki işlerde en çok iki yıldır ve uzatmalarla toplam beş yılı, terör ve devletin güvenliğine karşı suçlarda yedi yılı geçemez; soruşturma evresinde ayrıca altı ay ve bir yıllık tavanlar vardır. Tutukluluk en geç otuz günde bir incelenir; tutuklama ve adli kontrol kararlarına iki hafta içinde itiraz edilebilir ve itirazı asliye ceza hâkimi inceler. Konutu terk etmeme yükümlülüğünde geçen her iki gün cezadan bir gün olarak mahsup edilir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: Ceza Hukuku Rehberi. Bu sayfa tutuklama ve adli kontrolün bütün çerçevesini tek yerde toplar: şartlar ve katalog suçlar, tutuklama yasağı, karar ve gerekçe, azami süreler, inceleme ve tahliye, adli kontrol yükümlülükleri ve mahsup, ihlal, itiraz ve tazminat. Tutuklamaya itirazın ayrıntıları için tutuklama kararına itiraz rehberine bakabilirsiniz.

10 Saniyede Hukuk · Ceza Hukuku

Tutuklama yerine adli kontrol nedir?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Yakınınız tutuklandı mı?
İtiraz süresi iki haftadır ve doğru gerekçe tahliye şansını belirler. Hemen arayın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Tutuklama şartları: kuvvetli şüpheyi gösteren somut deliller + tutuklama nedeni (kaçma veya delil karartma, tanığa baskı) + ölçülülük (CMK m.100/1-2). Katalog suçlarda tutuklama nedeni var sayılabilir, ama somut delillere dayanan kuvvetli şüphe yine gerekir (m.100/3). Tutuklama yasağı: yalnızca adli para cezası veya üst sınırı iki yılı aşmayan hapis gerektiren suçlar (vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç) (m.100/4). Karar hâkimindir; gerekçede adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gösterilir (m.101). Azami süre: ağır ceza dışı 1 yıl + 6 ay; ağır ceza 2 yıl + uzatma, toplam 5 yıl; terör ve devlet güvenliği suçlarında 7 yıl. Soruşturma evresi tavanı: 6 ay / 1 yıl (m.102). İnceleme en geç 30 günde bir (m.108). İtiraz iki hafta; merci asliye ceza hâkimi (m.268). Adli kontrol süresi kural olarak mahsup edilmez; konutu terk etmemede iki gün bir gün sayılır (m.109/6).

Anayasal Çerçeve ve Kanun Metni

Anayasa m.19’a göre suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hâllerde hâkim kararıyla tutuklanabilir; tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. CMK bu anayasal güvenceyi somutlaştırır.

“CMK m.100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. […] (4) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”

Tutuklamanın Üç Şartı

Tutuklama şartları
ŞartİçeriğiDayanak
Kuvvetli suç şüphesiSuçun işlendiğini gösteren somut deliller; soyut iddia yeterli değilCMK m.100/1
Tutuklama nedeni (kaçma)Kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgularCMK m.100/2-a
Tutuklama nedeni (karartma)Delil yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık ve mağdura baskı hususunda kuvvetli şüpheCMK m.100/2-b
Ölçülülükİşin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile orantıCMK m.100/1
Adli kontrolün yetersizliğiİstem ve kararda somut olgularla gösterilmesi zorunluCMK m.101/1-2

Tutuklama nedenlerinin her biri “somut olgulara” veya “kuvvetli şüpheye” bağlanmıştır. Yerleşik bir adresi, düzenli işi ve ailesi olan bir kişi bakımından yalnızca cezanın ağırlığından hareketle kaçma şüphesi kurulamaz; deliller zaten toplanmış ve dosyada korunuyorsa delil karartma tehlikesinin somut olarak gösterilmesi gerekir. Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tedbirin ölçülü olduğunu ve adli kontrolün yetersiz kalacağını gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir (CMK m.101/2). “Mevcut delil durumu”, “suçun niteliği” gibi kalıp ifadeler bu şartı karşılamaz.

Katalog Suçlar ve Tutuklama Yasağı

CMK m.100/3’te sayılan suçlarda, suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Katalogda soykırım, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, kasten öldürme, nitelikli kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu ticareti, örgüt kurma (ikinci, yedinci ve sekizinci fıkralar hariç), devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile silah kaçakçılığı, kasten orman yakma gibi özel kanun suçları yer alır. 7406 sayılı Kanunla kadına karşı ve sağlık personeline karşı işlenen kasten yaralama, 7528 sayılı Kanunla da öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya sebebiyle işlenen kasten yaralama kataloğa eklenmiştir.

Katalog, otomatik tutuklama anlamına gelmez: kanun “var sayılabilir” ifadesini kullanır ve kuvvetli şüphenin somut delillere dayanmasını açıkça arar. Ölçülülük şartı ve adli kontrolün yetersizliğinin gerekçelendirilmesi katalog suçlarda da geçerlidir. Tutuklama yasağı ise kesin bir sınırdır: yalnızca adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4). Tutuklama yasağının bulunduğu hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (m.109/2).

Tutuklama kararında gerekçe kalıp ifadelerden mi ibaret?
İtiraz dilekçenizi somut olgular üzerinden birlikte hazırlayalım: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Tutuklama Kararı Nasıl Verilir?

Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise savcının istemi üzerine veya resen mahkeme karar verir (CMK m.101/1). Savcının tutuklama kararı verme yetkisi yoktur. Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (m.101/3); yani tutuklama sorgusunda müdafi zorunludur. Tutuklama kararı verilmezse kişi derhâl serbest bırakılır (m.101/4). Kararın içeriği şüpheliye sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı olarak verilir (m.101/2). Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir (m.107/1). Gözaltı sürecindeki haklar için gözaltına alınınca haklarınız rehberine bakabilirsiniz.

Gözaltı, Tutukluluk ve Hükümlülük Arasındaki Fark

Özgürlüğü kısıtlayan üç durum
DurumKim karar verir?SüreDayanak
GözaltıCumhuriyet savcısıKural olarak 24 saat; toplu suçlarda uzatmayla 4 günCMK m.91
TutuklulukSulh ceza hâkimi veya mahkemeAzami süreler: 1 yıl 6 ay, 5 yıl veya 7 yılCMK m.100-102
HükümlülükKesinleşmiş mahkûmiyet hükmüHükmedilen cezanın infazı5275 s.K.

Tutuklu kişi henüz hükümlü değildir ve masumiyet karinesinden yararlanır; tutuklama bir ceza değil, soruşturma ve kovuşturmanın güvenliğini sağlamaya yönelik geçici bir koruma tedbiridir. Bu nedenle tutukluluğun her aşamada yeniden değerlendirilmesi, ölçülülüğün sürekli denetlenmesi ve adli kontrolün öncelikle düşünülmesi gerekir. Tutuklulukta geçen süre, mahkûmiyet hâlinde hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK m.63/1).

Azami Tutukluluk Süreleri

CMK m.102’ye göre azami süreler
İş türüTemel süreUzatmaToplam tavanSoruşturma evresi tavanı
Ağır ceza görevine girmeyen işler1 yılZorunlu hâlde gerekçeyle 6 ay1 yıl 6 ay6 ay
Ağır ceza görevine giren işler2 yılZorunlu hâlde gerekçeyle; toplam 3 yıl5 yıl1 yıl
TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. Bölüm suçları ve 3713 s.K. kapsamındaki suçlar2 yılToplam 5 yıl7 yıl1 yıl 6 ay + gerekçeyle 6 ay
Toplu olarak işlenen suçlar (soruşturma evresi)———1 yıl 6 ay + gerekçeyle 6 ay
Fiil sırasında 15 yaşından küçük çocuklarSüreler yarı oranında
Fiil sırasında 18 yaşından küçük çocuklarSüreler dörtte üç oranında

Tablonun üçüncü satırı sık yanlış aktarılan bir noktayı netleştirir: kanun, ağır cezalık işlerde uzatma süresinin toplam üç yılı, devletin güvenliğine, anayasal düzene, millî savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlar ile terör suçlarında beş yılı geçemeyeceğini söyler. Temel süreye eklendiğinde azami süre ağır cezalık işlerde beş, bu suç gruplarında yedi yıldır. Uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir (m.102/3). Soruşturma evresi için ayrı tavanlar 7188 sayılı Kanunla eklenmiştir (m.102/4). Uzun tutukluluk dosyalarında ilk yapılacak teknik inceleme, uzatma kararlarının tarihleri ile görüş alınıp alınmadığının karşılaştırılmasıdır. Sürelerin ayrıntılı hesabı için tutukluluk süresi ve uzatılması rehberine ve tutukluluk süresi hesaplama aracı sayfasına bakabilirsiniz.

İnceleme, Tahliye Talebi ve İtiraz

Tutukluluğa karşı başvurulabilecek yollar
YolİçeriğiSüre veya sıklıkDayanak
Resen incelemeSoruşturmada savcının istemiyle sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme tutukluluğun devamını incelerEn geç 30 günde birCMK m.108
Tahliye talebiHer aşamada salıverilme istenebilir; savcı ve müdafiin görüşü alınarak karar verilir3 gün içinde; örgüt suçlarında 7 günCMK m.104, m.105
Adli kontrolle serbest bırakma istemiSavcı, şüpheli veya müdafii adli kontrol altında serbest bırakılmayı isteyebilirHer aşamadaCMK m.103/1
İtirazTutuklama, devam ve tahliye reddi kararlarınaÖğrenmeden itibaren 2 haftaCMK m.101/5, m.104/2, m.268
İtiraz merciiSulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı yargı çevresindeki asliye ceza hâkimi inceler—CMK m.268/3-b
Savcının resen serbest bırakmasıSoruşturmada tutuklama gereksizleşirse; kovuşturmaya yer olmadığı kararında kişi serbest kalır—CMK m.103/2
Anayasa MahkemesiOlağan yollar tüketildikten sonra bireysel başvuru—Anayasa m.148

İtiraz dilekçesinde en etkili yol, kararın gerekçesindeki eksikliği somut olarak göstermektir: hangi delilin kuvvetli şüpheyi oluşturduğu, kaçma veya karartma tehlikesinin hangi olguya dayandığı ve adli kontrolün neden yetersiz görüldüğü kararda gösterilmemişse, bu durum doğrudan CMK m.101/2’ye aykırılıktır. İtiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanla yapılır (CMK m.268/1). Hazır bir yapı için tutuklamaya itiraz ve tahliye talebi dilekçesi sayfasına, Anayasa Mahkemesine başvuru için AYM bireysel başvuru rehberine bakabilirsiniz.

Adli Kontrol: Yükümlülükler

Tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir; kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (CMK m.109/1-2). Ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettiremediği tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli hakkında da tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (m.109/4).

CMK m.109/3’teki adli kontrol yükümlülükleri
BentYükümlülük
aYurt dışına çıkamamak
bHâkimin belirlediği yerlere belirtilen sürelerde düzenli olarak başvurmak (imza)
cHâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve kontrol tedbirlerine uymak
dTaşıt kullanamamak, gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmek
eBağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak
fHâkimin belirleyeceği güvenceyi yatırmak
gSilah bulunduramamak veya taşıyamamak, silahları adli emanete teslim etmek
hMağdurun haklarını güvence altına almak üzere belirlenen parayı aynî veya kişisel güvenceye bağlamak
iAile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve nafakayı ödeyeceğine dair güvence vermek
jKonutunu terk etmemek
kBelirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek
lBelirlenen yer veya bölgelere gitmemek

Adli kontrol kararını soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme verir; hâkim yükümlülükleri kaldırabilir, değiştirebilir veya kişiyi bunlardan geçici olarak muaf tutabilir (CMK m.110). Şüpheli veya sanığın istemi üzerine hâkim beş gün içinde karar verir ve adli kontrol kararlarına itiraz edilebilir (m.111). Yükümlülüklerin ayrıntıları için adli kontrol tedbirleri, kaldırılması için adli kontrol kaldırma talebi, yurt dışı yasağı için yurt dışı çıkış yasağı rehberlerine bakabilirsiniz.

Mahsup: Hangi Süre Cezadan Düşülür?

Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK m.63/1); tutuklulukta geçen süre bu nedenle tam olarak mahsup edilir. Adli kontrol bakımından ise kanun açık bir kural koymuştur: adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez; ancak bu kural bağımlılık tedavisi için hastaneye yatma dahil tedavi yükümlülüğü (m.109/3-e) ve konutunu terk etmeme (m.109/3-j) hâllerinde uygulanmaz ve konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (CMK m.109/6).

Mahsup kuralları
TedbirMahsupDayanak
Gözaltı ve tutuklulukTam olarak mahsup edilirTCK m.63/1
Konutunu terk etmeme (ev hapsi)Her iki gün bir gün olarakCMK m.109/6
Tedavi yükümlülüğü (hastaneye yatma dahil)Genel yasak uygulanmazCMK m.109/6
İmza, yurt dışı yasağı ve diğer yükümlülüklerMahsup edilmezCMK m.109/6

Eski kaynaklarda elektronik kelepçe ve ev hapsinin “uygulamada” tamamen mahsup edildiği yazılır; bugünkü hüküm kanunda açıkça yer alır ve ev hapsinde iki gün bir gün olarak sayılır. Elektronik izleme, konutu terk etmeme yükümlülüğünün denetim aracı olarak uygulanıyorsa bu yükümlülüğe ilişkin kurala tabidir. Ayrıntılar için elektronik kelepçe, ev hapsi ve mahsup rehberine bakabilirsiniz.

Adli Kontrol İhlali ve Süre Dolduktan Sonra Adli Kontrol

Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m.112/1). “İsteyerek” ifadesi önemlidir: hastalık veya mücbir sebep gibi kişinin iradesi dışındaki nedenlerle yükümlülüğün yerine getirilememesi bu hükmün kapsamında değildir ve belgelenmelidir. Kanuni tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adli kontrol uygulanabilir (m.109/7); bu adli kontrolün ihlali hâlinde de tutuklama kararı verilebilir, ancak bu durumda tutuklama süresi ağır ceza görevindeki işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz (m.112/2). Adli kontrol kararına itiraz için adli kontrol kararına itiraz rehberine bakabilirsiniz.

Salıverilme, Güvence ve Yabancılar

Tahliye edilen şüpheli veya sanık, salıverilmeden önce yetkili yargı merciine veya tutukevi müdürüne adresini ve varsa telefon numarasını bildirmekle yükümlüdür; adres değişikliklerini bildirmesi ihtar edilir ve bu ihtara uymazsa tebligatın önceden bildirdiği adrese yapılacağı hatırlatılır (CMK m.106). Bu kural, tahliyeden sonra duruşmalardan habersiz kalmanın ve yakalama emri çıkmasının önüne geçmek bakımından önemlidir.

Adli kontrol yükümlülüklerinden biri olan güvence, şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde ve hükmün infazında hazır bulunmasını ve sırasıyla katılanın masrafları ile zararın giderilmesi, kamusal giderler ve para cezalarının ödenmesini sağlar (CMK m.113). Hâkim, şüpheli veya sanığın rızasıyla güvencenin mağdurun haklarını karşılayan kısmının mağdura verilmesini emredebilir (m.114/1). Şüpheli veya sanık yabancıysa tutuklanma durumu, yazılı olarak karşı çıkmadıkça vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (CMK m.107/3).

Makul Süre ve Ölçülülük: Uzun Tutukluluğa Karşı

Anayasa, tutuklanan kişilere makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkı tanır (Anayasa m.19). Kanuni azami süreler bir üst sınırdır; bu sürelerin altında kalan bir tutukluluk da somut olayda ölçüsüz hâle gelebilir. Tanıkların dinlenmiş, bilirkişi raporlarının alınmış ve delillerin toplanmış olması, delil karartma tehlikesinin ortadan kalktığını gösterir; bu değişiklikler her inceleme ve tahliye talebinde ayrıca ileri sürülmelidir. Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişi tazminat da isteyebilir (CMK m.141/1-d).

Haksız Tutuklama ve Tazminat

Kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, kanuni hakları hatırlatılmadan tutuklanan, kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu sürede hakkında hüküm verilmeyen ya da kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler, maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1). İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (m.142/1). Ayrıntılar için haksız tutuklama tazminatı rehberine bakabilirsiniz.

Tutuklama Sorgusunda ve Sonrasında Yapılacaklar

  1. Sorguya müdafi ile girin. Tutuklama istenen sorguda müdafi zorunludur.
  2. Kaçma şüphesini çürüten belgeleri hazırlayın: ikametgâh, iş belgesi, aile durumu, önceki çağrılara uyum.
  3. Adli kontrolün yeterliliğini somutlaştırın: hangi yükümlülüğün hangi tehlikeyi gidereceğini gösterin.
  4. Kararın yazılı örneğini alın ve gerekçesini dört unsur bakımından denetleyin.
  5. İki haftalık itiraz süresini kaçırmayın; koşullar değiştikçe tahliye talebini yenileyin.
  6. Uzatma kararlarını takip edin; müdafi görüşü alınmadan verilen uzatmaya itiraz edin.

Tutuklama sorgusu, itiraz ve tahliye süreçlerinde Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Tutuklama veya adli kontrol kararı verildikten sonraki ilk adımlar için hakkımda tutuklama veya adli kontrol kararı verildi rehberine de bakabilirsiniz.

⚠️ Adli kontrol yükümlülüğünü aksatmayın: İmza gününü kaçırmak veya konutu izinsiz terk etmek, cezanın süresi ne olursa olsun tutuklama sonucunu doğurabilir. Hastalık veya zorunlu bir neden varsa önceden mahkemeye bildirin ve belgeleyin.

Kanun Yolu Aşamasında Tutukluluk

Mahkûmiyet hükmü verildikten sonra dosya istinaf veya temyiz aşamasındayken de tutukluluk devam edebilir. Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, ilgili daire veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir ve resen de verilebilir (CMK m.104/3). Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve kanun yoluna başvurulmuş kişi bakımından, hükmü veren ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarını inceleyerek adli kontrol kararı verebilir (m.109/4). Bu aşamada da azami süreler ve ölçülülük tartışılabilir; hükmolunan cezanın süresi ile tutuklulukta geçen süre arasındaki oran, tahliye talebinin temel dayanaklarından biridir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Katalog suçu otomatik tutuklama sanmak: Katalog yalnızca tutuklama nedenini var sayar; kuvvetli şüphe ve ölçülülük yine aranır.
  • Azami süreyi yanlış hesaplamak: Ağır cezalık işlerde 5, terör ve devlet güvenliği suçlarında 7 yıldır; soruşturma evresi tavanları ayrıca vardır.
  • İtiraz süresini kaçırmak: Süre kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır.
  • Genel gerekçeyi kabullenmek: Kararda dört unsurun somut olgularla gösterilmemesi başlı başına itiraz sebebidir.
  • Adli kontrolü önermemek: Hangi yükümlülüğün hangi tehlikeyi gidereceği somut olarak gösterilmelidir.
  • Mahsubu yanlış bilmek: Ev hapsinde iki gün bir gün sayılır; diğer adli kontrol yükümlülükleri mahsup edilmez.
  • Adres değişikliğini bildirmemek: Tahliyeden sonra tebligatlar eski adrese yapılır ve duruşmadan habersiz kalınabilir.

Dilekçe Örneği: Tutuklama Kararına İtiraz

Aşağıdaki örnek, hırsızlık iddiasıyla tutuklanan, sabıkasız ve düzenli işi bulunan bir şüpheli adına müdafii tarafından hazırlanmıştır. Olay ve dosya bilgileri dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA … SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE Gönderilmek üzere ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNESORUŞTURMA NO: … ŞÜPHELİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), halen … Cezaevinde tutuklu MÜDAFİİ: Av. … İTİRAZ EDİLEN KARAR: Ankara … Sulh Ceza Hâkimliğinin … tarihli ve … değişik iş sayılı tutuklama kararı KONU: Tutuklama kararına itirazımızın sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- CMK m.101/2 bakımından: İtiraz edilen kararda kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği yalnızca “suçun niteliği, mevcut delil durumu ve kaçma şüphesi” ifadesiyle gerekçelendirilmiştir. Hangi delilin kuvvetli şüphe oluşturduğu, kaçma şüphesinin hangi somut olguya dayandığı ve adli kontrolün neden yetersiz görüldüğü gösterilmemiştir. Kanun bu dört hususun somut olgularla açıkça gösterilmesini zorunlu tutmaktadır.2- CMK m.100/1 bakımından: Müvekkil hakkındaki tek delil, olay yerine yakın bir kameradaki görüntüde müvekkile benzediği ileri sürülen bir kişidir; görüntü netlik bakımından teşhise elverişli değildir ve bu konuda henüz bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Somut delillere dayanan kuvvetli bir suç şüphesinden söz edilemez.3- CMK m.100/2 bakımından: Müvekkil … yıldır aynı adreste ailesiyle birlikte oturmakta, … işyerinde sigortalı olarak çalışmaktadır; ikametgâh belgesi ve SGK kaydı ektedir. Hakkında daha önce yakalama emri çıkarılmamış, çağrıldığı her işleme katılmıştır. Kamera kayıtları savcılık tarafından elde edildiğinden müvekkilin delillere etki imkânı da yoktur. Olayın niteliği gereği kaçma şüphesinin bulunduğu düşünülebilir; ancak kanun kaçma şüphesinin cezanın ağırlığına değil somut olgulara dayanmasını aramaktadır ve dosyada böyle bir olgu yoktur.4- CMK m.109 bakımından: Soruşturmanın amacı, yurt dışına çıkış yasağı ve haftalık imza yükümlülüğü ile tamamen sağlanabilecektir. Adli kontrol tedbirlerine uyulmaması hâlinde CMK m.112 uyarınca her zaman tutuklama kararı verilebileceği de gözetildiğinde tutuklama ölçülü değildir.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.19; 5271 sayılı CMK m.100, m.101, m.109, m.112, m.268 ve ilgili mevzuat.DELİLLER: İkametgâh belgesi, SGK kaydı, işveren yazısı, soruşturma dosyası.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulü ile müvekkilin tahliyesine, gerekli görülürse CMK m.109 uyarınca uygun adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. … /… /2026Şüpheli Müdafii Av. … İmza

Sık Sorulan Sorular

Tutuklama kararı hangi şartlarda verilir?

Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni (kaçma veya delil karartma, tanığa baskı) ve ölçülülük birlikte bulunmalıdır; kararda adli kontrolün neden yetersiz kaldığı da somut olgularla gösterilmelidir (CMK m.100, m.101).

Katalog suçta tutuklama zorunlu mu?

Hayır. Katalog suçlarda tutuklama nedeni var sayılabilir; ancak somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği yine aranır (CMK m.100/3).

Hangi suçlarda tutuklama yapılamaz?

Yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı aşmayan hapis gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4).

Tutuklama kararını kim verir?

Soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme verir; savcının tutuklama yetkisi yoktur. Tutuklama sorgusunda müdafi zorunludur (CMK m.101).

Tutuklulukta en fazla ne kadar kalınır?

Ağır ceza görevine girmeyen işlerde en çok 1 yıl 6 ay; ağır ceza görevindeki işlerde toplam 5 yıl; devlet güvenliği, anayasal düzen ve terör suçlarında toplam 7 yıl. Soruşturma evresinde ayrıca 6 ay ve 1 yıllık tavanlar vardır (CMK m.102).

Tutukluluk ne sıklıkla incelenir?

En geç otuz günlük sürelerle tutukluluğun devamı resen incelenir; bu inceleme şüpheli tarafından da istenebilir (CMK m.108).

Tutuklamaya itiraz süresi ne kadar?

Kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır; itiraz kararı veren mercie yapılır, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı asliye ceza hâkimi inceler (CMK m.268).

Tahliye talebine ne kadar sürede karar verilir?

Tahliye istemlerine savcı ve müdafiin görüşü alınarak üç gün içinde karar verilir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür (CMK m.105).

Adli kontrol nedir?

Tutuklama sebepleri bulunsa bile kişinin serbest kalarak yurt dışı yasağı, imza, konutu terk etmeme, belirli yerlere gitmeme, güvence gibi yükümlülüklere tabi tutulmasıdır (CMK m.109).

Ev hapsinde geçen süre cezadan düşülür mü?

Konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (CMK m.109/6). İmza ve yurt dışı yasağı gibi diğer yükümlülükler mahsup edilmez.

Adli kontrole uymazsam ne olur?

Yükümlülükleri isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında cezanın süresi ne olursa olsun hemen tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112). Hastalık gibi zorunlu nedenler belgelenmelidir.

Azami süre dolunca ne olur?

Kişi salıverilir; hakkında adli kontrol uygulanabilir. Bu adli kontrolün ihlalinde verilecek tutuklama ağır cezalık işlerde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (CMK m.109/7, m.112/2).

Haksız tutuklama için tazminat alabilir miyim?

Kanuna aykırı tutuklama, makul sürede hüküm verilmemesi veya tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilmesi hâllerinde maddi ve manevi tazminat istenebilir (CMK m.141); süre üç ay ve her hâlde bir yıldır (m.142/1).

Tahliye olduktan sonra neye dikkat etmeliyim?

Adresinizi ve telefonunuzu bildirmekle yükümlüsünüz; adres değişikliğini bildirmezseniz tebligat eski adrese yapılır (CMK m.106). Adli kontrol yükümlülüklerine de eksiksiz uymalısınız.

Yargıtay aşamasında tahliye istenebilir mi?

Evet. Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkında ilgili daire dosya üzerinden karar verir; bu karar resen de verilebilir (CMK m.104/3).

Gebe kadın tutuklanabilir mi?

Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli hakkında tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK m.109/4).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Tutuklama, tahliye ve adli kontrol süreçlerinde 7/24 müdafilik
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, TCK ve CMK hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk