Tahkim yargılamasının güvenilirliği büyük ölçüde hakemlerin bağımsızlığına ve tarafsızlığına dayanmaktadır. Potansiyel çıkar çatışmaları zamanında açıklanmadığında ya da ret talebiyle karşılaşıldığında nasıl hareket edileceği kritik bir soru oluşturmaktadır. Bu yazıda hakemin reddi prosedürü, ret gerekçeleri ve IBA Kılavuzu’nun pratik yansımaları ele alınmaktadır.
1) Bağımsızlık ve Tarafsızlık Yükümlülüğü
MTK m.12/2 hakemlerin bağımsız ve tarafsız olmasını zorunlu kılmaktadır. “Bağımsızlık” dışsal faktörlerden özgürlüğü; “tarafsızlık” ise önyargıdan arınmışlığı ifade eder. Her iki kavram da hakem açıklamasının (disclosure) temelini oluşturur.
Hakem adayı atanmadan önce her iki tarafla olası bağlantılarını açıklamakla yükümlüdür. Açıklamanın kapsamı: ticari ilişkiler, ortak davalar, kişisel tanışıklık ve mesleki bağlar.
2) IBA Çıkar Çatışması Kılavuzu
IBA (Uluslararası Baro Birliği) Çıkar Çatışmaları Kılavuzu (2014 revizyonu) üç kategori öngörür: (i) Kırmızı Liste (Vazgeçilemeyen) — hakem ile taraf arasında mali ya da yakın kişisel ilişki; mutlak ret sebebidir; (ii) Kırmızı Liste (Vazgeçilebilen) — açıklanması halinde tarafların onayıyla devam edilebilir; (iii) Turuncu Liste — açıklanmalı ama itiraz edilmezse sorun yok; (iv) Yeşil Liste — açıklama gerektirmez.
Bu kılavuz bağlayıcı değildir; ancak ICC, İSTAÇ ve LCIA dahil pek çok kurumsal tahkim kuralında referans olarak kullanılmaktadır.
3) Ret Prosedürü
MTK m.14 uyarınca ret talebi, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması ret hakkının yitirilmesi anlamına gelir.
Ret aşamaları: (1) ret gerekçesi yazılı olarak hakem kuruluna bildirilir; (2) kurulun ret kararına karşı 30 gün içinde İstanbul BAM’a başvurulabilir; (3) nihai hakem kararında ret gerekçesi iptal davası argümanı olarak da kullanılabilir.
4) Yaygın Ret Gerekçeleri
Uygulamada en sık ileri sürülen ret gerekçeleri: (i) hakem ile taraflardan birinin avukatı arasında aynı hukuk bürosunda çalışma ilişkisi; (ii) hakem ile taraflardan birinin yatırımcı olan ortağı arasında mali ilişki; (iii) hakemin benzer konumda başka bir davada karşı tarafı temsil etmesi; (iv) hakemin daha önce aynı konuda kamuoyuna görüş bildirmiş olması.
Önemsiz ya da dolaylı bağlar ret sebebi oluşturmaz. “Aynı mezuniyet yılı, aynı bar üyeliği, ortak bir konferansa katılım” türünden ilişkiler IBA Yeşil Listesi kapsamında değerlendirilir ve açıklama gerektirmez.
5) Ret Talebinin Zamanlaması
Ret talebini beklenmedik bir anda yapmak prosedürel taktik olarak kullanılabilir; ancak bu yol çoğunlukla geri tepecektir: hakem kurulunun ret talebini reddetmesi halinde aynı talep iptal davasında yeniden değerlendirilir.
En sağlıklı yaklaşım: ret sebebini öğrendiğinizde 15 günlük süreyi kaçırmadan derhal başvurun. Gecikmeli başvuru hem hak kaybına hem masraf kararında olumsuz değerlendirmeye yol açar.
6) Pratik Öneriler
Ret prosedüründe öneriler: (i) hakem atanırken özgeçmişini ve açıklamasını dikkatlice okuyun; (ii) potansiyel çıkar çatışması hakkında hakem adayından ek açıklama talep edin; (iii) ret sebebi öğrenildiğinde 15 günlük süreyi takip edin; (iv) ret ile iptal davasını karıştırmayın — ikisi farklı mekanizmalardır; (v) avukatınızla birlikte ret gerekçesini değerlendirin.
Sıkça Sorulan Sorular
Hakemin reddi için ne gerekir?
Ret sebebinin öğrenilmesinden 15 gün içinde yazılı ret talebinin hakem kuruluna iletilmesi gerekir (MTK m.14).
IBA Kılavuzu bağlayıcı mı?
Hayır, tavsiye niteliğindedir; ancak ICC ve İSTAÇ dahil birçok kurum pratik referans olarak kullanmaktadır.
Her bağ ret sebebi midir?
Hayır. IBA Kılavuzu önemsiz bağları Yeşil Listede tutar; bunlar açıklama ya da ret gerektirmez.
Ret süresi kaçırılırsa ne olur?
Hak büyük ölçüde yitirilir. Nihai karardan sonra iptal davasında gerekçe olarak kullanmak daha güçleşir.
Kurulun ret kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. MTK m.14/3 kapsamında 30 gün içinde İstanbul BAM’a başvurulabilir.
Açıklama ile ret aynı şey mi?
Hayır. Açıklama hakem adayının zorunlu bildirimidir; ret ise tarafın başlattığı prosedürdür.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman görüş esas alınmalıdır.


