Kurumlar Vergisi (5520): Mükellefiyet, Matrah, Oran ve Beyan Takvimi
01 Nisan 2026

Kurumlar Vergisi (5520): Mükellefiyet, Matrah, Oran ve Beyan Takvimi

Kurumlar vergisi, 5520 sayılı Kanun’da sayılan kurumların bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden alınır. Kanun’un kurduğu düzende iki eşik belirleyicidir: kim mükelleftir ve hangi kazançlar vergilendirilir. İkincisinin cevabı tek bir bağlaçta saklıdır — tam mükellefiyette kanunî veya iş merkezinin Türkiye’de bulunması yeterliyken, dar mükellefiyet için her ikisinin de Türkiye’de bulunmaması gerekir. Bu ayrım, dünya çapındaki kazancın mı yoksa yalnızca Türkiye kaynaklı kazancın mı vergilendirileceğini belirler.

Mükellefiyet türü, matrah veya indirim uygulaması mı tartışmalı?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Verginin Konusu ve Mükellefler — m.1 ve m.2

Kanun’un 1 inci maddesi mükellefleri beş başlıkta sayar:

  • Sermaye şirketleri — anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar,
  • Kooperatifler,
  • İktisadî kamu kuruluşları,
  • Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler,
  • İş ortaklıkları.

Maddenin ikinci fıkrası kapsamı belirler: “Kurum kazancı, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşur.” Yani kurumlar vergisinin konusu, Gelir Vergisi Kanunu’ndaki yedi gelir unsurudur; fark, verginin kimden alındığındadır.

İktisadî işletmede belirleyici ölçüt: kâr amacı değil

Dernek, vakıf ve kamu kuruluşları bakımından en çok yanılgıya düşülen nokta budur. Kanun açıkça düzenler: “Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.”

Yani bir dernek iktisadî işletmesi zarar etse dahi, elde ettiği geliri tamamen amacına harcasa dahi mükellefiyet doğar. “Kâr amacı gütmüyoruz” savunması bu hükme karşı sonuç vermez.

İş ortaklığında mükellefiyet ihtiyaridir

Kanun’un 2 nci maddesinin yedinci fıkrasına göre iş ortaklıkları; yukarıda sayılan kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenlerdir.

İki sonuç doğar: mükellefiyet talebe bağlıdır — otomatik değildir; ve “tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.” Ortak girişimlerde bu tercih, vergisel sonuçları baştan belirlediğinden sözleşme aşamasında kararlaştırılmalıdır.

Tam ve Dar Mükellefiyet — m.3’teki Bağlaç Farkı

Kanun’un 3 üncü maddesi, kurumlar vergisinin en belirleyici ayrımını yapar ve bunu iki farklı bağlaçla kurar:

  • Tam mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.
  • Dar mükellefiyet: Kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.

Bağlaç farkı pratikte şu anlama gelir: iki merkezden birinin Türkiye’de olması tam mükellefiyet için yeterlidir. Yurt dışında kurulmuş ama iş merkezi fiilen Türkiye’de olan bir şirket tam mükelleftir ve dünya çapındaki kazancı üzerinden vergilendirilir. Bu, sınır ötesi yapılarda en sık gözden kaçan ve en yüksek riskli tespittir.

Dar mükellefiyette ticarî kazanç ve ihracat istisnası

Dar mükellefiyette kurum kazancının ilk unsuru, Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak Türkiye’de iş yeri olan veya daimî temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticarî kazançlardır.

Kanun burada önemli bir istisna getirir: “Bu şartları taşısalar bile kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye’de satın aldıkları malları Türkiye’de satmaksızın yabancı ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye’de elde edilmiş sayılmaz.”

Peki “Türkiye’de satmak” ne demektir? Kanun bunu da tanımlar: alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye’de olması veya satış sözleşmesinin Türkiye’de yapılması. Bu tanım, ihracat aracılığı yapan yabancı kurumların vergisel konumunu belirleyen ölçüttür. Yabancı yatırım rejiminin bütünü için: Doğrudan Yabancı Yatırımlar (4875).

Muafiyetler ve İstisnalar — m.4 ve m.5

Kanun iki ayrı koruma tanır: muafiyet mükellefiyeti tümden kaldırır, istisna ise belirli bir kazancı vergi dışında bırakır. Her ikisi de kapalı listedir.

Başlıca hükümler
KonuKapsamDayanak
MuafiyetKamu idarelerine ait kreş, huzurevi, okul, sağlık kuruluşu gibi kazanç amacı gütmeyen işletmeler ile kanunda sayılan diğer kuruluşlar kurumlar vergisinden muaftırKVK m.4
İştirak kazançları istisnasıTam mükellef başka bir kurumun sermayesine katılım nedeniyle elde edilen kazançlar istisnadırKVK m.5/1-a
Yurt dışı iştirak kazancıKanunda sayılan şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde istisna uygulanırKVK m.5/1-b
Emisyon primiAnonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermaye artırımında payların itibari değerin üzerinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar istisnadırKVK m.5/1-ç
Yatırım fon ve ortaklıklarıKanunda sayılan fon ve ortaklıkların portföy işletmeciliğinden doğan kazançları istisnadırKVK m.5/1-d
Taşınmaz ve iştirak hissesi satışıİştirak hisselerinin satışından doğan kazançlarda, kanunda öngörülen şartlarla kısmi istisna uygulanır; taşınmazlara ilişkin istisna 7456 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştirKVK m.5/1-e
Yurt dışı şube ve inşaat kazançlarıYurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanıp Türkiye’de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar istisnadırKVK m.5/1-h
Hizmet ihracatı indirimiYurt dışına verilen kanunda sayılan hizmetlerden elde edilen kazancın bir kısmı indirim konusu yapılırKVK m.10/1-ğ
Kısmi istisnada giderİstisna kazançlara ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı kurum kazancından indirilemezKVK m.5/3

Son satır uygulamada en çok tarhiyat üreten kuraldır: istisna kazanca ilişkin giderlerin diğer kazançtan düşülmesi kabul edilmez. Bu nedenle istisna kapsamındaki faaliyetin gelir ve giderlerinin muhasebe düzeninde ayrıştırılması gerekir.

Matrah: Safî Kurum Kazancı — m.6

Kanun’un 6 ncı maddesi hesabın temelini koyar: “Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır.” Safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır.

Matrah üç katmanda oluşur:

  1. Ticarî bilanço kârı — muhasebe kaydı.
  2. Kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesi — vergi hukuku düzeltmesi.
  3. İstisna ve indirimlerin düşülmesi — Kanun’un 5 inci maddesindeki istisnalar ve 10 uncu maddesindeki diğer indirimler.

Bu üçlü yapı, aynı zamanda yurt içi asgari kurumlar vergisi hesabının da çıkış noktasıdır — ancak orada düşülebilecek istisna ve indirimler sınırlı sayıdadır: Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi (KVK m.32/C).

Zarar mahsubunda devir ve bölünme şartları

Devralınan kurumların zararlarının mahsubu, Kanun’da iki ek şarta bağlanmıştır:

  • Son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanunî süresinde verilmiş olması,
  • Devralınan kurumun faaliyetine, devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi.

Yaptırım ağırdır: “Bu şartların ihlâli hâlinde, zarar mahsupları nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler için vergi ziyaı doğmuş sayılır.” Birleşme ve devralma işlemlerinde zarar mahsubu planlanıyorsa, beş yıllık faaliyet taahhüdü ticari kararların önüne geçen bir kısıt oluşturur.

Giderler ve Kabul Edilmeyen İndirimler — m.8, m.10 ve m.11

Matrahın iki yönü
KonuKuralDayanak
Ticari kazanç hükümleriSafi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanırKVK m.6; GVK m.40
Kuruma özgü giderlerMenkul kıymet ihraç giderleri, kuruluş ve örgütlenme giderleri, genel kurul toplantı giderleri, birleşme, devir, bölünme ve tasfiye giderleri ile sigorta teknik karşılıkları indirilirKVK m.8
Diğer indirimlerAr-Ge indirimi, sponsorluk harcamaları, bağış ve yardımlar, girişim sermayesi fonu, korumalı işyeri indirimi ve nakdi sermaye artırımında faiz indirimi beyanname üzerinde ayrıca gösterilerek indirilirKVK m.10
Öz sermaye faiziÖz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler indirilemezKVK m.11/1-a
Örtülü sermaye faiziÖrtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderler indirilemezKVK m.11/1-b
Örtülü kazanç dağıtımıTransfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar indirilemezKVK m.11/1-c
Yedek akçelerHer ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan yedek akçeler indirilemezKVK m.11/1-ç
Vergi ve cezalarHesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları, gecikme zamları ve faizler indirilemezKVK m.11/1-d
Binek otomobil kısıtıKiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan binek otomobillere ilişkin gider ve amortismanlarda kanunda öngörülen sınırlamalar uygulanırGVK m.40; KVK m.6

Dördüncü ve sekizinci satırlar birlikte okunduğunda, kurumun ödediği vergi ve cezaların matrahı azaltmadığı görülür. Bu kalemler ticari kârdan düşülmüş olsa dahi beyannamede kanunen kabul edilmeyen gider olarak eklenir.

Grup İçi İşlemler: Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Kontrol Edilen Yabancı Kurum

Üç güvenlik müessesesi
KurumÖlçütDayanak
Örtülü sermayeOrtaklardan veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin edilerek işletmede kullanılan borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılırKVK m.12
SonucuÖrtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz ve benzeri ödemeler, gizli kâr dağıtımı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılırKVK m.12/7
Transfer fiyatlandırmasıKurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılırKVK m.13
Emsallere uygunlukİlişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişki bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olması esastırKVK m.13/3
YöntemlerKarşılaştırılabilir fiyat, maliyet artı ve yeniden satış fiyatı yöntemleri ile kanunda öngörülen diğer yöntemler uygulanırKVK m.13/4
Peşin fiyatlandırma anlaşmasıMükellefler, uygulanacak yöntemin tespiti için idareye başvurabilir; anlaşma sağlanırsa bu yöntem belirlenen süre boyunca değiştirilemezKVK m.13/5
Kontrol edilen yabancı kurumKanunda sayılan şartları taşıyan yurt dışı iştiraklerin kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulurKVK m.7
BelgelendirmeTransfer fiyatlandırmasına ilişkin form ve raporların süresinde hazırlanması ve saklanması zorunludurKVK m.13; ilgili tebliğler

Bu üç müessese, aynı ekonomik sonucu farklı yollardan denetler: sermaye yerine borç kullanımı, ilişkili kişilerle fiyat belirleme ve düşük vergili ülkelerde kazanç biriktirme. Üçünün de yaptırımı aynıdır: ilgili tutar kanunen kabul edilmeyen gider sayılır ve dağıtılmış kâr olarak yeniden nitelendirilir.

Oran ve İndirimler — m.32

Genel kurumlar vergisi oranı yüzde 25‘tir. Gelir İdaresi Başkanlığı rehberinde bu yapının 2023 ve izleyen vergilendirme dönemleri için geçerli olduğu belirtilmektedir.

Belirli kurumlar için daha yüksek bir oran uygulanır. Bu kapsamda sayılanlar şunlardır: bankalar, finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri. Bu gruba uygulanan güncel oran için ilgili yılın Gelir İdaresi Başkanlığı rehberi esas alınmalıdır.

Puan indirimleri

Kanun’un 32 nci maddesinin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları üç indirim öngörür:

  • İhracattan elde edilen kazançlara 5 puan indirimli oran,
  • Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyeti yürüten kurumların üretimden elde ettikleri kazançlara 1 puan indirimli oran,
  • Payları Borsa İstanbul’da ilk defa işlem görmek üzere belirli oranda halka arz edilen kurumlarda 2 puan indirim.

Bu indirimler yalnızca ilgili faaliyetten elde edilen kazanca uygulanır; kurumun tüm kazancına yaygınlaştırılamaz. Bu nedenle kazancın kaynağına göre ayrıştırılması ve belgelendirilmesi gerekir.

Tarihsel not: Oran uzun süre yüzde 20 olarak uygulanmış; 22 Nisan 2021 tarihli ve 31462 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7316 sayılı Kanun’la eklenen geçici 13 üncü madde ile 2021 yılı kurum kazançları için yüzde 25, 2022 yılı kurum kazançları için yüzde 23 olarak uygulanmıştır. Geçmiş döneme ilişkin bir uyuşmazlıkta o dönemde yürürlükte olan oran esas alınmalıdır.

Oranlar ve Uygulama Tablosu

Kurumlar vergisinde oran yapısı
KapsamOranDayanak
Genel oranYüzde 25KVK m.32/1
Finans kurumlarıBankalar, finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinde yüzde 30KVK m.32/1 (7394 sayılı Kanunla değişik)
İhracat kazancı5 puan indirimli oranKVK m.32/7
Üretim kazancıSanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumlarda 1 puan indirimli oranKVK m.32/8
Halka arzPayları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumlarda beş hesap dönemi boyunca 2 puan indirimKVK m.32/6
İndirimli kurumlar vergisiTeşvik belgeli yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar indirimli oran uygulanırKVK m.32/A
Yurt içi asgari kurumlar vergisiHesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde 10’undan az olamazKVK m.32/C
Geçmiş dönemlerOran uzun süre yüzde 20 uygulanmış; 7316 sayılı Kanunla eklenen geçici m.13 uyarınca 2021 kazançları için yüzde 25, 2022 kazançları için yüzde 23 olarak uygulanmıştırKVK geçici m.13

Puan indirimleri ile asgari vergi birlikte değerlendirilmelidir: indirimli oran uygulamaları nedeniyle alınmayan vergiler, asgari kurumlar vergisi hesabında indirim olarak dikkate alınır. Ayrıntı için yurt içi asgari kurumlar vergisi rehberine bakılabilir.

Beyan ve Ödeme — m.14

Kanun’un 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası takvimi belirler: “Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir.”

Aynı maddenin diğer fıkraları üç pratik kural içerir:

  • Tek beyanname ilkesi: mükelleflerin şubeleri, ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri veya kendilerine bağlı diğer iş yerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış sermayeleri olsa dahi ayrı beyanname verilmez.
  • Kooperatiflerde istisna: kooperatiflerin gelirlerinin vergi kesintisine tâbi tutulan taşınmaz kira gelirlerinden ibaret olması hâlinde bu gelirler için beyanname verilmez.
  • Yetkili vergi dairesi: mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi, kurumun kanunî veya iş merkezinin bulunduğu yerin vergi dairesidir.

Beyan, Geçici Vergi, Ödeme ve Mahsup

Takvim ve hesap
KonuKuralDayanak
Vergilendirme dönemiHesap dönemi; kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde bu dönem esas alınırKVK m.16
Beyanname süresiHesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadarKVK m.14/3
ÖdemeKurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenirKVK m.21
Geçici vergiKurumlar vergisi mükellefleri, cari dönem kazançları üzerinden kurumlar vergisi oranında geçici vergi öderKVK m.32/2; GVK mükerrer m.120
Geçici vergi beyanıÜçer aylık dönemleri izleyen ikinci ayın on yedinci günü akşamına kadar beyan edilir ve aynı sürede ödenirGVK mükerrer m.120
MahsupÖdenen geçici vergiler, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilirKVK m.32/2
Kesinti mahsubuYıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergiler beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilir; artan tutar iade edilirKVK m.34
Tasfiye dönemiTasfiyeye giren kurumlarda vergilendirme dönemi tasfiye dönemidir; tasfiye beyannameleri kanunda öngörülen sürelerde verilirKVK m.17

Hesap dönemi takvim yılı olan kurumlarda takvim nettir: beyanname 1–25 Nisan arasında verilir ve vergi Nisan ayı sonuna kadar ödenir. Özel hesap dönemi kullanan kurumlarda ise aynı kural kendi dönemlerine göre işler.

Tasfiye, Birleşme, Devir ve Bölünme

Yeniden yapılanma rejimi
İşlemKuralDayanak
TasfiyeTasfiyeye giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerlidir; tasfiye kârı üzerinden vergilendirme yapılırKVK m.17
Tasfiye memurlarının sorumluluğuTasfiye memurları, kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergilerden sorumludurKVK m.17/7
BirleşmeBir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesi, birleşme nedeniyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmündedirKVK m.18
DevirKanunda sayılan şartlar dâhilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir ve vergisiz gerçekleştirilirKVK m.19/1
BölünmeTam bölünme ve kısmi bölünme, maddede yazılı şartlarla vergisiz yapılabilirKVK m.19/3
Devirde beyanDevre ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi, birleşmenin ticaret sicilinde tescil edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde verilirKVK m.20
Zarar mahsubuDevralınan kurumların zararları, kanunda öngörülen sınırlar ve şartlarla mahsup edilebilirKVK m.9
Şart ihlaliŞartların ihlali hâlinde zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler için vergi ziyaı doğmuş sayılırKVK m.9

Devir ve bölünme hükümlerinin tamamı şarta bağlıdır: şartlardan biri sağlanmazsa işlem vergisiz olmaktan çıkar ve devir tarihindeki değer artışı üzerinden vergileme gündeme gelir. Bu nedenle yapı değişiklikleri, hukuki ve vergisel planlamanın birlikte yürütülmesini gerektirir.

Vergi Kesintisi — m.15

Kurumlar vergisi yalnızca beyan üzerine değil, kaynakta da alınır. Kanun’un 15 inci maddesi uyarınca kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar ve bunların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı ile bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre kazanç tespit eden çiftçiler; kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları belirli ödemeler üzerinden, istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben kesinti yapmak zorundadır.

Kesinti, ödemeyi yapan bakımından bir sorumluluktur; yapılmaması hâlinde vergi aslı ve cezası ödeyiciden aranır. Serbest meslek ödemelerinde kesinti mekaniği için: Serbest Meslek Kazancı ve Stopaj.

Dar Mükellefiyette Matrah ve Kesinti

Yabancı kurumların vergilendirilmesi
KonuKuralDayanak
Safi kurum kazancıDar mükellefiyette safi kurum kazancının tespitinde, kazanç unsurlarına göre Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanırKVK m.22
Ulaştırma kazançlarıYabancı ulaştırma kurumlarında kurum kazancı, kanunda öngörülen ortalama emsal oranları uygulanmak suretiyle bulunurKVK m.23
Yıllık beyanDar mükellef kurumlar, ticari ve zirai kazançları bakımından yıllık beyanname verirKVK m.24
Özel beyanDiğer kazanç ve iratlar bakımından, kazancın elde edilme tarihinden itibaren on beş gün içinde özel beyanname verilirKVK m.26
KesintiDar mükellef kurumlara yapılan ve kanunda sayılan ödemeler üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılırKVK m.30
Ana merkeze aktarımTürkiye’de elde edilen kazançların ana merkeze aktarılan tutarı üzerinden ayrıca kesinti yapılırKVK m.30/6
Çifte vergilendirmeTürkiye’nin taraf olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, iç hukuk hükümlerine göre öncelikle uygulanırAnayasa m.90; ilgili anlaşmalar

Sınır ötesi işlemlerde son satır belirleyicidir: iç mevzuattaki kesinti oranı, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında daha düşük bir oran öngörülmüşse anlaşma hükmüne göre uygulanır. Bunun için mukimlik belgesinin temin edilmesi gerekir.

Kontrol Listesi

  • Kurum, m.1’de sayılan beş kategoriden hangisine giriyor?
  • Dernek veya vakıf iktisadî işletmesi söz konusuysa: kâr amacı bulunmaması mükellefiyeti kaldırmaz.
  • Ortak girişim varsa iş ortaklığı mükellefiyeti talep edildi mi? Bu tercih vergisel sonuçları baştan belirler.
  • Kanunî veya iş merkezinden biri Türkiye’de mi? Öyleyse tam mükellefiyet ve dünya çapında kazanç.
  • Dar mükellefse, Türkiye’de iş yeri veya daimî temsilci var mı?
  • İhraç edilmek üzere alınıp Türkiye’de satılmadan gönderilen mallardan doğan kazanç mı? Türkiye’de elde edilmiş sayılmaz.
  • Matrah üçlü yapıya göre mi kuruldu: ticarî bilanço kârı + KKEG − istisna ve indirimler?
  • Devir veya bölünmede zarar mahsubu yapılacaksa beş yıllık beyanname ve beş yıllık faaliyet şartları sağlanıyor mu?
  • İhracat, üretim veya halka arz indirimi uygulanacaksa kazanç kaynağına göre ayrıştırıldı mı?
  • Beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın 1-25 aralığında verildi mi?
  • Şubeler için ayrı beyanname verilmedi, değil mi?
  • Yapılan ödemelerde kesinti yükümlülüğü doğdu mu?

Sık Sorulan Sorular

Finans kurumlarında kurumlar vergisi oranı nedir?

Bankalar, finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinde kurumlar vergisi oranı yüzde 30’dur. Genel oran ise yüzde 25’tir (KVK m.32).

Örtülü sermaye sınırı nedir?

KVK m.12 uyarınca, ortaklardan veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan ya da dolaylı olarak temin edilerek işletmede kullanılan borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır. Bu tutara isabet eden faiz ve benzeri giderler kurum kazancından indirilemez.

İstisna kazanca ilişkin giderler diğer kazançtan düşülebilir mi?

Hayır. KVK m.5/3 uyarınca, iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez.

Kurumlar vergisinin mükellefleri kimlerdir?

5520 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadî kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisine tâbidir.

Tam mükellefiyet ile dar mükellefiyet arasındaki fark nedir?

Kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar tam mükelleftir ve Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilir. Kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar dar mükelleftir ve sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir.

Kâr amacı gütmeyen dernek işletmesi mükellef olur mu?

Evet. Kanun uyarınca mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.

İş ortaklığı mükellefiyeti zorunlu mudur?

Hayır. İş ortaklıkları, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurulan ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenlerdir. Tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.

Kurumlar vergisi oranı nedir?

Genel oran yüzde 25’tir ve Gelir İdaresi Başkanlığı rehberine göre bu yapı 2023 ve izleyen vergilendirme dönemleri için geçerlidir. Bankalar, finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için daha yüksek bir oran uygulanır.

İhracat ve üretim indirimi nasıl uygulanır?

İhracattan elde edilen kazançlara 5 puan, sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların üretimden elde ettikleri kazançlara 1 puan indirimli oran uygulanır. Halka arz kapsamında ise belirli şartları sağlayan kurumlarda 2 puan indirim söz konusu olabilir.

Beyanname ne zaman verilir?

Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir.

Şubeler için ayrı beyanname verilir mi?

Hayır. Mükelleflerin şubeleri, ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri veya kendilerine bağlı diğer iş yerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış sermayeleri olsa dahi ayrı beyanname verilmez.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Kanunî VEYA iş merkezinden biri Türkiye’deyse tam mükellefsiniz — dünya çapında kazanç.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın
Post by Av. Fatma Öztürk