İfade ve Sorgu: İlk İfadenin Önemi (CMK 2, 147, 148, 213): Okunabilen Tutanaklar, Susma Hakkı, Yasak Usuller
04 Nisan 2026

İfade ve Sorgu: İlk İfadenin Önemi (CMK 2, 147, 148, 213): Okunabilen Tutanaklar, Susma Hakkı, Yasak Usuller

Kanun ifade ile sorguyu, beyanı kimin aldığına göre ayırır. İfade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir. Sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim ya da mahkeme tarafından dinlenmesidir (CMK m.2/1-g, h). İlk ifadenin önemi, sonraki beyanlarla çelişki olduğunda hangi tutanakların duruşmada okunabileceğini düzenleyen CMK m.213’ten kaynaklanır. Hâkim önündeki açıklamalar, Cumhuriyet savcısının aldığı ifade ve müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesi duruşmada okunabilir. Müdafi olmadan kollukta alınan ifade ise hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). Bu nedenle savcılıkta verilen ifade, avukat olmasa bile kolluk ifadesinden daha kalıcı sonuç doğurur. Her ifadede kimlik soruları dışında susma hakkı, müdafi hakkı ve lehe delil toplanmasını isteme hakkı hatırlatılır (m.147). Yasak usullerle alınan ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3).

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: İfade Verme ve Susma Hakkı: Şüphelinin Temel Hakları (CMK 147-148). Bu sayfa, ifade ve sorgunun kanuni tanımlarını ve bu beyanların yargılamada hangi koşullarla kullanılabildiğini ele alır. Çağrı ve zorla getirme, CMK m.147’deki güvenceler ve tutanağın zorunlu içeriği, yasak usuller, müdafi, tercüman ve tanık sıfatıyla dinlenme ayrımı da anlatılır. Hukuka aykırı alınan ifadenin kanun yolundaki sonuçları kanun metinleri üzerinden açıklanır.

İfadeye mi çağrıldınız?
İlk ifadeyi hazırlıklı ve müdafi eşliğinde verelim: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: İfade: kolluk veya savcı dinler (CMK m.2/1-g). Sorgu: hâkim veya mahkeme dinler (m.2/1-h). Okunabilecek tutanaklar: hâkim önündeki açıklama, savcının aldığı ifade, müdafi eşliğindeki kolluk ifadesi (m.213). Müdafisiz kolluk ifadesi: hâkim önünde doğrulanmazsa hükme esas alınamaz (m.148/4). Haklar: kimlik dışında susma, müdafi ve baro müdafii, yakınına haber, lehe delil isteme (m.147). Zorunlu müdafi: çocuk, malul, sağır-dilsiz ve alt sınırı 5 yıldan fazla suçlar (m.150). Yasak usuller: kötü davranma, işkence, ilaç, yorma, aldatma, cebir, tehdit, kanuna aykırı yarar vaadi; rızayla bile olsa delil olmaz (m.148). Aynı olay için yeniden ifadeyi yalnızca savcı alır (m.148/5). Hukuka aykırı delile dayanan hüküm: kesin hukuka aykırılık (m.289/1-i).

İfade ile Sorgunun Kanuni Tanımı

İfade ve sorgu karşılaştırması
Konuİfade almaSorgu
TanımŞüphelinin kolluk veya savcı tarafından dinlenmesiŞüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesi
DayanakCMK m.2/1-gCMK m.2/1-h
EvreSoruşturmaSoruşturma (sulh ceza) ve kovuşturma
Uygulanan güvencelerCMK m.147-148CMK m.147-148; duruşmada ayrıca m.191/3
Duruşmada okunabilirlikSavcı ifadesi okunabilir; kolluk ifadesi yalnız müdafi hazırsaOkunabilir (m.213)
Tipik örnekKarakolda veya savcılıkta ifadeTutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğinde sorgu; duruşmada sanık sorgusu

Günlük dilde “sorgu” kelimesi polisin soru sorması için de kullanılır. Kanuni anlamda ise kolluk ve savcılık “ifade alır”, hâkim ve mahkeme “sorgu yapar”. Bu ayrım yalnızca terminolojik değildir. Beyanın kim tarafından ve hangi güvencelerle alındığı, yargılamada o beyanın okunup okunamayacağını ve hükme esas alınıp alınamayacağını belirler. Şüphelinin haklarına ilişkin genel çerçeve için ifade verme ve susma hakkı rehberine bakabilirsiniz.

İlk İfade Neden Bu Kadar Önemli? CMK m.213 ve m.148/4

CMK m.213/1: Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.

İlk ifadenin belirleyiciliği bu hükümden kaynaklanır. Sanık duruşmada farklı bir anlatımda bulunursa mahkeme, önceki beyanıyla arasındaki çelişkiyi gidermek için bu tutanakları okuyabilir ve sanıktan açıklama isteyebilir. Kanun, okunabilecek tutanakları üçe ayırır: hâkim veya mahkeme huzurundaki açıklamalar, Cumhuriyet savcısının aldığı ifade ve müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesi. Müdafi olmadan kollukta alınan ifade bu listede yer almaz. Ayrıca bu ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4).

Beyanın alındığı yere göre yargılamadaki değeri
BeyanMüdafiDuruşmada okunabilir mi?Hükme esas alınabilir mi?
Kolluk ifadesiYokHayır (m.213)Doğrulanmadıkça hayır (m.148/4)
Kolluk ifadesiVarEvet (m.213)Diğer delillerle birlikte değerlendirilir
Savcılık ifadesiYok veya varEvet (m.213)Diğer delillerle birlikte değerlendirilir
Sulh ceza hâkimliğinde sorguYok veya varEvet (m.213)Diğer delillerle birlikte değerlendirilir
Yasak usulle alınan beyanÖnemsizDelil olarak değerlendirilemezHayır (m.148/3)

Eski metnimizde “savcılık aşamasında avukat eşliğinde verilmemiş bir ifade mahkemede değiştirilebilir” şeklinde, kolluk ile savcılık ifadesini ayırmayan bir anlatım bulunuyordu. m.148/4’teki koruma yalnızca kollukça alınan ifadeye ilişkindir. Savcılıkta müdafi olmadan verilen ifade bu korumadan yararlanmaz ve m.213 uyarınca duruşmada okunabilir. Sanık elbette duruşmada savunmasını değiştirebilir. Ancak savcılıktaki ifadesiyle çelişkinin nedenini açıklaması beklenir. Bu nedenle savcılık ifadesinin de müdafi eşliğinde ve hazırlıklı verilmesi büyük önem taşır. Önceki ifadenin okunması ve savunmanın değiştirilmesi için sanığın savunmasını değiştirmesi rehberine bakabilirsiniz.

Kollukta avukatsız ifade mi verdiniz?
Duruşmada doğrulamama hakkınızı ve savunmanızı birlikte planlayalım: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

İfadeye Çağrı ve Zorla Getirme

İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır (CMK m.145). Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan ya da çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir (m.146/1). Zorla getirme kararıyla çağrılan kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve ifadesi alınır ya da sorgusu yapılır (m.146/4). Bu nedenle davetiyeye uyulması, hem zorla getirilme riskini ortadan kaldırır hem de ifade öncesinde bir avukatla görüşme imkânı verir. Davetiyede çağrı nedeninin yazılması, kişinin hangi sıfatla (şüpheli mi, tanık mı) çağrıldığını anlaması bakımından önemlidir. Savcılıktan gelen çağrıya ilişkin pratik bilgiler için savcılıktan ifadeye çağrıldım rehberine bakabilirsiniz.

Tanık Olarak mı, Şüpheli Olarak mı Çağrıldınız?

Şüpheli ile tanığın hukuki durumu farklıdır. Şüpheli, yüklenen suç hakkında susma hakkına sahiptir ve müdafi yardımından yararlanır. Tanık ise kural olarak gerçeği söylemekle yükümlüdür. Ancak tanık da kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hak kendisine önceden bildirilir (CMK m.48/1). Tanık sıfatıyla çağrılan kişiye yöneltilen sorular, kendisinin şüpheli olduğunu gösterecek bir nitelik kazanırsa, bu hakkın kullanılması ve gerekirse tutanağa geçirilmesi önemlidir. Bu durumda kişinin şüpheli sıfatıyla ve m.147’deki güvencelerle dinlenmesi gerekir. Tanık olarak dinlenmenin kuralları için tanık olarak çağrıldım rehberine bakabilirsiniz.

İfade ve Sorguda Uyulması Gereken Usul (CMK m.147)

CMK m.147/1 bentleri
BentKuralUygulamadaki anlamı
aKimlik saptanır; kimlik sorularına doğru cevap yükümlülüğüSusma hakkı kimliği kapsamaz
bYüklenen suç anlatılırNeyle suçlandığınızı öğrenmeden cevap vermeyin
cMüdafi seçme hakkı ve baro müdafiiMüdafi ifade süresince hazır bulunabilir
dYakalanan kişinin istediği yakınına derhâl bildirimm.95 ile birlikte uygulanır
eSusma hakkının bildirilmesiKısmen veya tamamen kullanılabilir
fLehe somut delil toplanmasını isteme ve şüpheyi giderme olanağıKamera, tanık, belge talepleri
gKişisel ve ekonomik durum hakkında bilgi alınmasıCezanın bireyselleştirilmesi
hTeknik imkânlardan yararlanılarak kayıtSes ve görüntü kaydı
iTutanak ve zorunlu içeriğiYer, tarih, hazır bulunanlar, hakların yerine getirilip getirilmediği, okunma ve imza

Tutanağın zorunlu içeriği m.147/1-i’de ayrıca sayılmıştır. Tutanakta işlemin yapıldığı yer ve tarih, hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları, ifade verenin açık kimliği yer alır. Ayrıca hakların hatırlatılması gibi işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, getirilmemişse nedenleri gösterilir. Tutanağın ifade veren ve hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı da yazılır; imzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri belirtilir. Eski metnimizde bu hakların hatırlatılmasının tutanağa geçirilmesi doğrudan bir “geçerlilik şartı” olarak nitelendiriliyordu. Kanun, bu işlemlerin yapılıp yapılmadığının ve yapılmamışsa nedenlerinin tutanakta gösterilmesini ister. Hakların bildirilmemesinin sonucu, somut olayda elde edilen beyanın hukuka aykırı delil niteliğine göre değerlendirilir (m.206/2-a, m.217/2).

⚠️ Tutanağı imzalamadan önce: Tutanağı baştan sona okuyun. Söylemediğiniz bir cümle veya eksik aktarılmış bir açıklama varsa düzeltilmesini isteyin. Düzeltilmezse imzadan çekinme hakkınızı kullanın; imzadan çekinme hâlinde bunun nedeni tutanağa yazılır (m.147/1-i-5). İfade sırasında baskı, yorgunluk veya tehdit varsa bunun tutanağa geçirilmesini talep edin.

Yasak İfade Alma Usulleri (CMK m.148)

Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz (m.148/1). Kanuna aykırı bir yarar da vaat edilemez (m.148/2). Örneğin “ifade verirsen hemen bırakılırsın” veya “itiraf edersen ceza almazsın” gibi yetki dışı vaatler bu kapsamdadır. Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3). Uzun süre dinlendirilmeden sürdürülen ifade alma işlemi “yorma” kapsamında tartışılabilir. İfadenin alındığı saat ve süre bu nedenle tutanaktan ve gözaltı kayıtlarından kontrol edilmelidir.

Yasak usullerin bir kamu görevlisi tarafından uygulanması aynı zamanda suç oluşturabilir. İnsan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmeye, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmaya yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür (TCK m.94/1). Aynı olayla ilgili olarak şüphelinin yeniden ifadesinin alınması gerektiğinde, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir (m.148/5); kolluk aynı olay için ikinci kez ifade alamaz. İşkence suçu için işkence suçu rehberine bakabilirsiniz.

Müdafi: Seçme, Zorunlu Müdafi ve Görüşme Gizliliği

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m.149/1-2). Avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz (m.149/3). Şüpheli, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz (m.154/1). Kanunda sayılan terör, örgütlü uyuşturucu ticareti ve devlet güvenliğine ilişkin bazı suçlarda gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı hâkim kararıyla yirmi dört saat süreyle kısıtlanabilir; bu süre içinde ifade alınamaz (m.154/2).

Müdafi görevlendirilmesi (CMK m.150)
DurumKural
Şüpheli müdafi seçemeyeceğini beyan ederseİstemi hâlinde baro müdafi görevlendirir
Çocukİstem aranmaksızın müdafi görevlendirilir
Kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsizİstem aranmaksızın müdafi görevlendirilir
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçİstem aranmaksızın müdafi görevlendirilir

Eski metnimizde baro tarafından görevlendirilen müdafiin “ücretsiz” olduğu belirtiliyordu. Kanunda bu konuda ayrıntılı bir düzenleme vardır. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde Devlet Hazinesinden yapılan harcamalar yargılama gideridir (CMK m.324/1). Sanık cezaya mahkûm edilirse veya hakkında HAGB ya da erteleme kararı verilirse yargılama giderleri kendisine yüklenir (m.325/1-2). Türkçe bilmeyen veya engelli şüpheli için görevlendirilen tercümanın giderleri ise yargılama gideri sayılmaz ve Devlet Hazinesince karşılanır (m.324/5). Müdafilik ve görüşme hakkı için müdafi ve zorunlu müdafilik ile müdafi ile görüşme hakkı rehberlerine bakabilirsiniz.

Tercüman Hakkı

Meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen şüpheli, mağdur veya tanık soruşturma evresinde de tercüman yardımından yararlanır. Bu evrede tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır (CMK m.202/3). Engelli şüpheliye de işlemler anlayabileceği biçimde anlatılır. Kişinin anlamadığı bir dilde veya yeterli tercüme olmadan alınan ifade, beyanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı ve hakların gerçekten öğrenilip öğrenilmediği bakımından tartışmalı hâle gelir. Tercüme sırasında yaşanan eksiklikler de tutanağa geçirilmelidir. Ayrıntılar için tercüman hakkı rehberine bakabilirsiniz.

İfade Tutanağına ve Dosyaya Erişim

Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerin örneğini alabilir. Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse ve yalnızca kanunda sayılan suçlarda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir (CMK m.153/2). Ancak yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar bu kısıtlamanın kapsamı dışındadır (m.153/3). Bu nedenle dosyada kısıtlama kararı bulunsa bile müdafi, şüphelinin ifade tutanağını inceleyebilir ve örneğini alabilir. İddianamenin kabulünden sonra ise dosya içeriğinin ve muhafaza altına alınmış delillerin tamamı incelenebilir (m.153/4). İfade tutanağının bir örneğinin alınması, sonraki aşamalarda çelişki iddialarına karşı hazırlıklı olmak için gereklidir.

Ses ve Görüntü Kaydı

İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır (CMK m.147/1-h). Ses ve görüntü kaydı, tutanakta yazılanlarla gerçekte söylenenler arasında fark bulunduğu iddialarında belirleyici bir delildir. Tutanağın eksik veya hatalı düzenlendiği düşünülüyorsa, kaydın dosyaya getirtilmesi ve incelenmesi talep edilmelidir. Aynı şekilde ifadenin hangi saatte başladığı, ne kadar sürdüğü ve ara verilip verilmediği de kayıttan tespit edilebilir. Bu bilgiler m.148/1’deki yorma yasağının değerlendirilmesinde önem taşır.

Çocukların İfadesi

Müdafii bulunmayan çocuk şüpheli için istem aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2). Kanuni temsilci de şüpheliye müdafi seçebilir (m.149/1). Çocuğun ifadesi bu nedenle müdafi olmadan alınamaz. Müdafi eşliğinde alınmamış bir çocuk ifadesi, zorunlu müdafilik kuralına aykırılık nedeniyle hukuka aykırı delil tartışmasını gündeme getirir. Çocuğun ifadesinin alınmasında ayrıca Çocuk Koruma Kanunundaki özel usuller uygulanır. Ailelerin, çocuklarının ifadesinin nerede, kim tarafından ve hangi müdafi eşliğinde alındığını takip etmeleri önemlidir.

Kısmen Susma, Sonradan Beyan ve Yazılı Savunma

Susma hakkı “ya hep ya hiç” şeklinde kullanılmak zorunda değildir. Şüpheli bazı sorulara cevap verip bazılarında susma hakkını kullanabilir. Susma hakkını kullanan şüpheli, müdafii ile dosyayı inceledikten sonra savcılığa yazılı bir beyan dilekçesi sunabilir veya yeniden ifade vermek istediğini bildirebilir. Aynı olayla ilgili yeniden ifadeyi yalnızca Cumhuriyet savcısı alabilir (m.148/5). Yazılı savunmada da ilk ifadede olduğu gibi olay kronolojik anlatılmalı ve lehe delillerin toplanması somut olarak istenmelidir. Susma hakkının kullanılması aleyhe bir karine oluşturmaz; bu hak kanunun açıkça tanıdığı bir güvencedir (m.147/1-e).

Gözaltında İfade

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Bu zorunlu süre de on iki saatten fazla olamaz (CMK m.91/1). Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir (m.91/3). Şüpheli yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir (m.95/1). Gözaltında alınan ifade çoğu zaman kişinin yorgun, uykusuz ve olayın etkisi altında olduğu bir anda alınır. Bu nedenle müdafi gelmeden ifade vermeme ve susma hakkını kullanma seçenekleri özellikle değerlendirilmelidir. Gözaltı süreleri ve haklar için gözaltı süresi ve haklar rehberine bakabilirsiniz.

İfadeden Sonra: Sulh Ceza Hâkimliğinde Sorgu

Cumhuriyet savcısı ifadeden sonra şüpheliyi serbest bırakabilir, adli kontrol veya tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edebilir. Sulh ceza hâkimliğinde yapılan işlem kanuni anlamda “sorgu”dur ve m.147-148’deki güvenceler burada da uygulanır. Bu sorgu tutanağı, m.213 uyarınca ileride duruşmada okunabilecek tutanaklardandır. Tutuklama veya adli kontrol kararına karşı, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (m.268/1). Sulh ceza hâkimliği önündeki sorguda, savcılıktaki ifadeyle çelişen bir anlatım yapılacaksa bunun nedeninin de açıklanması gerekir.

Duruşmada Sanığın Sorgusu

Kovuşturma evresinde duruşma, sanığın açık kimliğinin saptanması ve kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınmasıyla başlar. Ardından iddianamedeki suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler, deliller ve suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır. Sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu ve m.147’de belirtilen diğer hakları bildirilir. Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde usulüne göre sorgusu yapılır (CMK m.191/3). Duruşmadaki sorgu, müdafisiz kolluk ifadesinin doğrulanıp doğrulanmayacağının da belirlendiği aşamadır. Sanık bu ifadeyi doğrulamazsa, o ifade hükme esas alınamaz (m.148/4). Duruşmaya uzaktan katılım için SEGBİS ile ifade ve duruşma rehberine bakabilirsiniz.

Hukuka Aykırı Alınan İfadenin Sonuçları

Hukuka aykırı ifadenin yargılamadaki sonuçları
AşamaKuralDayanak
Delil ikamesiKanuna aykırı elde edilen delilin ortaya konulması istemi reddolunurCMK m.206/2-a
Delil değerlendirmesiSuç yalnızca hukuka uygun delille ispat edilebilirCMK m.217/2
Yasak usulRızayla verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemezCMK m.148/3
Müdafisiz kolluk ifadesiHâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamazCMK m.148/4
GerekçeHukuka aykırı deliller gerekçede ayrıca ve açıkça gösterilirCMK m.230/1-b
TemyizHukuka aykırı delile dayanan hüküm kesin hukuka aykırılıktırCMK m.289/1-i

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, hukuka aykırı alınan bir ifade yalnızca “zayıf delil” değil, hükümde kullanılamayacak bir delildir. Mahkeme gerekçesinde hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delilleri ayrıca ve açıkça göstermek zorundadır. Temyiz incelemesinde, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması temyiz dilekçesinde gösterilmemiş olsa da kesin hukuka aykırılık sayılır. Bu nedenle ifadenin hukuka aykırılığına ilişkin itiraz, ilk derece mahkemesinde açıkça ileri sürülmeli ve tutanağa geçirilmelidir. Hukuka aykırı delil yasağının ayrıntıları için delil ve hukuka aykırı delil yasağı rehberine bakabilirsiniz.

İfadede Sık Yapılan Hatalar

  • Suçlamayı öğrenmeden konuşmak: Önce yüklenen suçun ne olduğu sorulmalıdır (m.147/1-b).
  • “Tanık olarak çağrıldım, sorun olmaz” düşüncesi: Sorular şüpheli konumuna işaret ediyorsa çekinme hakkı kullanılmalıdır (m.48/1).
  • Müdafi gelmeden kollukta ayrıntılı anlatım: Bu ifade doğrulanmazsa hükme esas alınamaz, ancak soruşturmanın yönünü belirleyebilir.
  • Savcılıkta hazırlıksız ifade: Savcılık ifadesi, avukatsız olsa bile duruşmada okunabilir (m.213).
  • Tahmine dayalı cevaplar: Emin olunmayan saat, yer veya kişi bilgileri “hatırlamıyorum” şeklinde belirtilmelidir.
  • Tutanağı okumadan imzalamak: Yanlış aktarılan cümleler sonradan çelişki olarak karşınıza çıkar.
  • Lehe delil istememek: Kamera kayıtları gibi deliller belirli süre sonra silinebilir.

İlk İfadede Pratik Yol Haritası

İlk ifade öncesi ve sırasında yapılacaklar
AşamaYapılacakNeden
ÇağrıDavetiyedeki çağrı nedenini ve sıfatınızı öğreninŞüpheli mi, tanık mı?
HazırlıkAvukatla görüşün; belge ve delilleri toplayınLehe delil isteme hakkı (m.147/1-f)
BaşlangıçYüklenen suçun ne olduğunu öğreninm.147/1-b
BeyanHazır değilseniz susma hakkını kullanın; kimlik sorularını cevaplayınm.147/1-a, e
TaleplerKamera, tanık, HTS gibi delillerin toplanmasını isteyinm.147/1-f
TutanakOkuyun, düzeltme isteyin, gerekirse imzadan çekininm.147/1-i
SonrasıTutanağın bir örneğini ve dosya durumunu müdafi aracılığıyla takip edinm.153

Susma hakkının kullanılması, sonradan beyanda bulunmaya engel değildir. Kişi, müdafii ile hazırlandıktan sonra savcılığa yazılı veya sözlü beyanda bulunabilir. Buna karşılık hazırlıksız verilen ve sonradan değiştirilen bir ifade, m.213 uyarınca okunarak çelişki olarak değerlendirilebilir. İfade verilecekse olay kronolojik ve eksiksiz anlatılmalıdır. Meşru savunma, haksız tahrik veya hata gibi hukuki değerlendirmeyi etkileyecek olgular ilk ifadede eksik bırakılmamalıdır. Sonradan eklenmeleri inandırıcılığı zayıflatabilir. Emniyet ve savcılıkta ifade süreci için emniyette ve savcılıkta ifade verme, avukat konusundaki sorular için ifade verirken avukat zorunlu mu rehberlerine bakabilirsiniz.

İfade öncesi hazırlık, ifade sırasında müdafilik ve kolluk ifadesine itiraz için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Kolluk İfadesinin Hükme Esas Alınmaması Talepli Beyan Dilekçesi Örneği

ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNEDOSYA NO: 2026/… Esas SANIK: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … KONU: Kolluk ifadesini doğrulamadığımızın bildirilmesi ve bu ifadenin hükme esas alınmaması talebidir.AÇIKLAMALAR1- CMK m.148/4 bakımından: Müvekkilin … tarihli kolluk ifadesi müdafi hazır bulunmaksızın alınmıştır. Müvekkil, bugünkü sorgusunda bu ifadeyi doğrulamamıştır. Bu nedenle söz konusu ifade hükme esas alınamaz. Aynı nedenle, CMK m.213’te okunabilecek tutanaklar arasında sayılmayan bu ifade, çelişki gerekçesiyle de duruşmada okunamaz.2- CMK m.147/1-c ve m.147/1-i-3 bakımından: İfade tutanağında müvekkile müdafi seçme hakkının bildirildiğine ilişkin matbu bir ibare bulunmaktadır. Ancak müvekkilin barodan müdafi istemediğine dair bir beyanı ve imzası yoktur. Tutanakta, müdafi talebinin neden karşılanmadığı da gösterilmemiştir. Müvekkil, ifadesi alınmadan önce avukat istediğini, kendisine avukatın geleceğini beklemesi hâlinde gözaltının uzayacağının söylendiğini beyan etmektedir.3- CMK m.148/1-2 bakımından: Gözaltı kayıtlarına göre müvekkil … saatinde yakalanmış, ifadesi ertesi gün saat 03.10’da alınmıştır. Müvekkilin uzun süre uykusuz bırakıldıktan sonra ve “ifade verirsen bırakılırsın” denilerek ifadeye yönlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum yorma ve kanuna aykırı yarar vaadi niteliğindedir. Bu şekilde alınan beyan, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3).4- CMK m.206/2-a, m.217/2 ve m.230/1-b bakımından: Kanuna aykırı olarak elde edilen delil ortaya konulamaz, hükme esas alınamaz ve gerekçeli kararda hukuka aykırı delil olarak ayrıca ve açıkça gösterilmelidir. Dosyada müvekkilin kolluk ifadesi dışında, atılı suçu işlediğini gösteren başka bir delil bulunmamaktadır.HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı CMK m.147, 148, 206, 213, 217, 230, 289 ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Kolluk ifade tutanağı, yakalama ve gözaltı kayıtları, nezarethane kayıtları ve dosya kapsamı.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle müvekkilin … tarihli kolluk ifadesinin hükme esas alınmamasına, bu ifadenin hukuka aykırı delil olarak gerekçeli kararda gösterilmesine ve müvekkilin beraatine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. … /… /2026Sanık Müdafii Av. …

Sık Sorulan Sorular

İfade ile sorgu arasındaki fark nedir?

İfade kolluk veya savcı tarafından, sorgu hâkim veya mahkeme tarafından alınır (CMK m.2/1-g, h); ikisinde de m.147-148 güvenceleri uygulanır.

İlk ifade neden önemlidir?

Hâkim önündeki açıklamalar, savcının aldığı ifade ve müdafi eşliğindeki kolluk ifadesi çelişki hâlinde duruşmada okunabilir (CMK m.213).

Poliste avukatsız verdiğim ifade geçerli mi?

Hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulamazsanız hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).

Savcılıkta avukatsız ifade de aynı koruma altında mı?

Hayır. m.148/4 yalnız kolluk ifadesi içindir; savcılık ifadesi m.213 uyarınca okunabilir.

Susma hakkım var mı?

Evet. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkınız bildirilir (m.147/1-e); kimlik sorularına ise doğru cevap vermek zorunludur (m.147/1-a).

İfadeye gitmezsem ne olur?

Davetiyede yazıldığı üzere zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.145, m.146/1).

Zorla getirilen kişi ne kadar tutulabilir?

Derhâl, olanak yoksa yol süresi hariç en geç 24 saat içinde çağıran merci önüne çıkarılır (m.146/4).

Avukat parası yoksa ne olur?

Müdafi seçemeyeceğinizi beyan ederseniz baro müdafi görevlendirir (m.147/1-c, m.150/1).

Hangi durumlarda avukat zorunlu?

Çocuk, malul veya sağır ve dilsiz şüpheliler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda (m.150/2-3).

İfadede kaç avukat bulunabilir?

Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (m.149/2).

Avukatla görüşmem dinlenebilir mi?

Hayır. Müdafiinizle başkalarının duyamayacağı ortamda görüşürsünüz; yazışmalar denetlenemez (m.154/1). Bazı suçlarda gözaltıda 24 saat kısıtlama mümkündür (m.154/2).

Yasak ifade alma yöntemleri nelerdir?

Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir, tehdit ve kanuna aykırı yarar vaadi (m.148/1-2).

Baskıyla alınan ifade geçerli mi?

Hayır. Yasak usullerle alınan ifade rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3).

Polis ikinci kez ifade alabilir mi?

Aynı olayla ilgili yeniden ifade gerekirse bunu yalnızca Cumhuriyet savcısı alabilir (m.148/5).

Tanık olarak çağrıldım, kendimi suçlayacak sorulara cevap vermek zorunda mıyım?

Hayır. Kendinizi veya yakınlarınızı kovuşturmaya uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilirsiniz (CMK m.48/1).

Tercüman ücreti bana yüklenir mi?

Hayır. Tercüman giderleri yargılama gideri sayılmaz ve Hazinece karşılanır (m.324/5).

Tutanağı imzalamak zorunda mıyım?

Tutanak içeriği yanlışsa düzeltme isteyebilir, düzeltilmezse imzadan çekinebilirsiniz; nedeni tutanağa yazılır (m.147/1-i-5).

İfade tutanağımın örneğini alabilir miyim?

Evet. Dosyada kısıtlama kararı olsa bile şüphelinin ifadesini içeren tutanak kısıtlama kapsamı dışındadır (CMK m.153/3).

Çocuğun ifadesi avukatsız alınabilir mi?

Hayır. Müdafii olmayan çocuk için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2).

Susma hakkını kullandıktan sonra beyan verebilir miyim?

Evet. Müdafiinizle hazırlandıktan sonra yazılı beyan sunabilir veya savcılıkta yeniden ifade verebilirsiniz (m.148/5).

Hukuka aykırı ifadeye dayanan karar bozulur mu?

Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması kesin hukuka aykırılıktır (CMK m.289/1-i).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

İfade öncesi hazırlık ve müdafilik
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki CMK ve TCK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk