İfade Verirken Avukat İstemek Zorunlu mu? Susma Hakkı Nedir?
27 Haziran 2026

İfade Verirken Avukat İstemek Zorunlu mu? Susma Hakkı Nedir?

Müdafi yardımı kural olarak bir haktır; belirli hâllerde ise istem aranmaksızın zorunludur. Susma hakkı ise sınırsız değildir: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, kimlik sorularını bu hakkın dışında bırakmıştır.

KonuDayanak
İfade ve sorgunun tarzıCMK m.147
Yasak usullerCMK m.148
Müdafi seçimiCMK m.149
Müdafiin görevlendirilmesiCMK m.150
Kendini suçlamamaAnayasa m.38

1) İfadeden Önce Bildirilmesi Gerekenler (m.147)

Kanun, ifade alma ve sorgunun nasıl yapılacağını tek tek saymıştır. Bunlar tavsiye değil, uyulması zorunlu kurallardır.

BentYapılması gereken
aKimlik saptanır; kişi kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür
bYüklenen suç anlatılır
cMüdafi seçme hakkı ve hukukî yardımdan yararlanabileceği, müdafiin hazır bulunabileceği bildirilir
dYakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir
eAçıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir
fSomut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır; lehine hususları ileri sürme olanağı tanınır
gKişisel ve ekonomik durum hakkında bilgi alınır
hKayıtta teknik imkânlardan yararlanılır

Beşinci satır susma hakkının kaynağıdır; hatırlatılmaması başlı başına bir usul aykırılığıdır.

Altıncı satır ise çoğu kişinin bilmediği bir haktır: şüpheli, yalnızca susmakla kalmaz, lehine delil toplanmasını da isteyebilir.

Müdafi seçecek durumda değilse

Kanun aynı bentte devam eder: kişi müdafi seçecek durumda olmadığını beyan eder ve bir müdafi yardımından faydalanmak isterse, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

Şartİçeriği
1Müdafi seçecek durumda olmadığını beyan
2Müdafi yardımından faydalanmak istemesi

Bu iki şart birlikte aranır; bu nedenle talebin açıkça dile getirilmesi gerekir. Gözaltı süreleri için CMK m.91 incelememize bakabilirsiniz.

2) Susma Hakkının Sınırı: Kimlik Soruları

Maddenin ilk bendi, susma hakkının kapsamını doğrudan daraltır.

Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.

Soru türüSusma hakkı
Kimlik bilgileriKapsam dışı — cevaplamak zorunludur
Yüklenen suçKapsam içi — açıklama yapmama hakkı

Birinci satırdaki yükümlülük yalnızca cevap vermeyi değil, doğru cevap vermeyi kapsar.

İkinci satır ise maddenin (e) bendine dayanır ve isnat edilen fiile ilişkindir.

Anayasal dayanak

Hiç kimse, kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

UnsurKapsam
KişiKendisi ve kanunda gösterilen yakınları
Yasak 1Suçlayıcı beyana zorlanamama
Yasak 2Delil göstermeye zorlanamama

Üçüncü satır, korumayı sözlü beyanın ötesine taşır: kişi, aleyhine delil göstermeye de zorlanamaz. Dijital kayıtların durumu için dijital deliller incelememize bakabilirsiniz.

3) Yasak Usuller (m.148/1-2)

Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.

YasakNiteliği
Kötü davranmaBedensel veya ruhsal
İşkenceBedensel veya ruhsal
İlâç vermeBedensel
YormaRuhsal
AldatmaRuhsal
Cebir veya tehditBedensel veya ruhsal
Bazı araçları kullanmaBedensel veya ruhsal

Dördüncü ve beşinci satır özellikle önemlidir: yorma ve aldatma da yasak usul sayılmıştır.

Maddedeki “gibi” ifadesi listeyi örnekleyici kılar; sayılanlar dışındaki müdahaleler de kapsama girebilir.

İkinci fıkra ayrı bir yasak getirir: kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.

4) Rıza Kurtarmaz (m.148/3)

Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.

UnsurKural
Ölçütİfadenin elde ediliş biçimi
RızaSonucu değiştirmez
SonuçDelil olarak değerlendirilemez

İkinci satır bu fıkranın çekirdeğidir: sonradan verilen bir rıza, yasak usulün sonucunu geçerli hâle getirmez.

Üçüncü satırdaki ifade mutlaktır; hâkimin takdirine bırakılmış bir değerlendirme söz konusu değildir.

İfade sürecinizde yanınızda olalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

5) Müdafisiz Kollukta Alınan İfade (m.148/4)

Bu fıkra, yazının merkezindeki hükümdür.

Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

UnsurKural
KapsamKollukça alınan ifade
ŞartMüdafiin hazır bulunmaması
Geçerlilik koşuluHâkim veya mahkeme huzurunda doğrulama
Doğrulayacak kişiŞüpheli veya sanığın kendisi
SonuçHükme esas alınamaz

Birinci satır kapsamı daraltır: fıkra kolluk ifadesine ilişkindir.

Üçüncü ve dördüncü satır birlikte okunmalıdır: doğrulama başkası tarafından değil, ifade sahibi tarafından ve yargı mercii önünde yapılmalıdır.

Beşinci satırdaki ifade “geçersizdir” değil “hükme esas alınamaz”dır; yani belge dosyada kalır ancak mahkûmiyete dayanak yapılamaz.

Pratik sonuç

DurumSonuç
Müdafi hazır, ifade alındıFıkra uygulanmaz
Müdafi yok, mahkemede doğrulandıHükme esas alınabilir
Müdafi yok, doğrulanmadıHükme esas alınamaz

İkinci satır sıkça gözden kaçar: müdafisiz ifade kendiliğinden yok sayılmaz, sonraki doğrulama onu hükme esas alınabilir hâle getirir.

Bu nedenle mahkemedeki beyan, kolluk ifadesinin kaderini belirler.

6) Yeniden İfade Yalnızca Savcı Tarafından (m.148/5)

Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.

UnsurKural
ŞartAynı olay hakkında yeniden ifade ihtiyacı
YetkiliYalnızca Cumhuriyet savcısı
KollukYetkisiz

Bu hüküm, aynı kişiden aynı olay için tekrar tekrar ifade alınmasını engeller.

Üçüncü satır doğrudan bir itiraz dayanağıdır: aynı olayda ikinci kez kollukça alınan ifade, yetki yönünden sakattır.

7) Müdafi Seçme Hakkı (m.149)

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

UnsurKural
AşamaHer aşamada
SayıBir veya birden fazla
SeçenKendisi veya kanunî temsilcisi
İfade almada sınırSoruşturma evresinde en çok üç avukat hazır bulunabilir

Dördüncü satır bir sayı sınırıdır ve yalnızca soruşturma evresindeki ifade alma işlemine ilişkindir.

Engellenemez ve kısıtlanamaz

Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

HakKapsam
GörüşmeHer aşamada
Yanında olmaİfade alma veya sorgu süresince
Hukukî yardımHer aşamada

Fıkradaki “engellenemez, kısıtlanamaz” ifadesi iki ayrı yasağı birlikte getirir: hak tamamen kaldırılamayacağı gibi daraltılamaz da.

Zorunlu müdafi hakkınızı değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

8) Zorunlu Müdafi (m.150)

Kanun üç kademe öngörmüştür.

FıkraDurumİstem
1Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyanİstem gerekir
2Çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsizİstem aranmaz
3Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarİstem aranmaz

İkinci ve üçüncü satır, müdafi yardımını haktan zorunluluğa dönüştürür.

Üçüncü satırdaki ölçüt alt sınırdır; verilmesi muhtemel ceza değil, kanundaki asgarî hapis cezası esas alınır.

Ayrıca ölçüt “beş yıldan fazla” olduğundan, alt sınırı tam beş yıl olan bir suç bu kapsamda değildir.

Zorunlu müdafi olmadan yapılan işlem

DurumDeğerlendirme
Zorunlu hâl var, müdafi yokUsul aykırılığı
Kolluk ifadesim.148/4 ayrıca işler
DoğrulamaMahkeme huzurunda tartışılır

İkinci satır iki hükmün birlikte uygulanacağını gösterir; zorunlu müdafilik ihlali ile müdafisiz kolluk ifadesi ayrı ayrı ileri sürülebilir.

9) İfade Tutanağı ve Denetim Aracı (m.147)

Maddenin son bendi, yukarıdaki bütün kuralların denetlenmesini sağlayan mekanizmayı kurar.

İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır.

SıraTutanakta yer alacak husus
1İşlemin yapıldığı yer ve tarih
2Hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade verenin açık kimliği
3Yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, getirilmemişse nedenleri
4Tutanak içeriğinin ifade veren ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı
5İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri

Üçüncü satır bu maddenin en güçlü hükmüdür: tutanak, hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığını kaydetmek zorundadır.

Bu sayede sonraki aşamada usul aykırılığı, tanık beyanına değil tutanağın kendisine dayanılarak ileri sürülebilir.

Beşinci satır ise imzalamama hakkını dolaylı olarak tanır: çekinme hâlinde tutanak kapanmaz, nedeni yazılır.

Tutanak imzalanmadan önce

  • Hakların hatırlatıldığı yazılmış mı,
  • Müdafi talebi kaydedilmiş mi,
  • Hazır bulunanlar doğru yazılmış mı,
  • Beyan söylendiği gibi mi,
  • Eksik işlem varsa nedeni yazılmış mı,
  • Saat ve süre doğru mu.

İkinci madde en kritik olanıdır: talep tutanağa geçirilmemişse, sonradan ispatı güçleşir.

Beşinci madde ise doğrudan maddenin üçüncü bendine dayanır ve eksikliğin gerekçelendirilmesini zorunlu kılar.

10) İfade ile Sorgu Aynı Şey Değildir

İki kavram Kanunun tanımlar maddesinde ayrı ayrı düzenlenmiştir ve farkı sonuç doğurur.

KavramKim dinlerHangi aşama
İfade almaKolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısıSoruşturma
SorguHâkim veya mahkemeSoruşturma veya kovuşturma

Birinci satır, m.148/4‘ün kapsamını da açıklar: o fıkra yalnızca kollukça alınan ifadeye ilişkindir.

İkinci satırdaki sorgu, hâkim veya mahkeme önünde yapıldığından doğrulama aşamasının da gerçekleştiği yerdir.

Farkın pratik sonuçları

KonuİfadeSorgu
m.148/4UygulanırUygulanmaz
Aynı olayda tekrarYalnızca savcıYargı mercii
MüdafiHazır bulunabilirHazır bulunabilir

Birinci satır belirleyicidir: hâkim veya mahkeme önündeki beyan bakımından müdafisizlik ayrı bir rejime tabidir.

Üçüncü satır ise her iki aşamada da aynıdır; m.149 müdafiin yanında olma hakkını her aşama için tanır.

11) Çağrı ve Zorla Getirme

İfade alma işlemi kural olarak davetle başlar.

İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.

UnsurKural
YöntemDavetiye
İçerik 1Çağrılma nedeni açıkça
İçerik 2Gelmezse zorla getirileceği

İkinci satır önemli bir haktır: kişi, neden çağrıldığını davetiyeden öğrenir ve hazırlığını buna göre yapar.

Nedeni belirtilmeyen bir çağrı, savunma hakkı bakımından eksiktir.

Zorla getirme

UnsurKural
Şart 1Tutuklama kararı veya yakalama emri için yeterli nedenlerin bulunması
Şart 2Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeme
SüreDerhâl; olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat
Kime götürülürHâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı

Üçüncü satırdaki “yol süresi hariç” kaydı hesaba katılmalıdır: yirmi dört saat, nakil süresini içermez.

Bu süre aşılmışsa, işlem usul yönünden tartışılabilir.

12) Susma Hakkını Kullanmanın Sonuçları

Susma hakkı kanunî bir haktır; ancak kullanımı stratejik bir tercihtir.

DurumDeğerlendirme
Dosya içeriği bilinmiyorBeklemek korunaklıdır
Somut ve lehe delil varAçıklama yararlı olabilir
Çelişkili beyan riskiSusma güvenlidir
Müdafi yokÖnce müdafi talep edilir

Dördüncü satır her hâlde önceliklidir: müdafi talebi, susma tercihinden önce gelir.

Birinci satır ise pratik bir gerçeği yansıtır: soruşturma evresinde dosya içeriği her zaman bilinmez.

Susma kalıcı bir tercih değildir

Aşamaİmkân
KollukSusma tercih edilebilir
SavcılıkYeniden değerlendirilir
SorguYeniden değerlendirilir
KovuşturmaYeniden değerlendirilir

Her aşamada tercih yeniden yapılabilir; bir aşamada susmak, sonraki aşamalarda konuşmaya engel değildir.

Aynı şekilde, bir aşamada verilen beyan sonraki aşamada değiştirilebilir; ancak çelişki, dosyada ayrıca değerlendirilir.

13) Müdafi Talebi Karşılanmazsa

Adımİşlem
1Talebi açıkça yineleyin
2Tutanağa geçirilmesini isteyin
3Geçirilmezse imzadan çekinin
4Çekinme nedenini belirtin
5Savcılık aşamasında yineleyin
6Sorguda durumu bildirin

Üçüncü ve dördüncü adım m.147‘nin son bendine dayanır: imzadan çekinme hâlinde nedeni tutanağa yazılır.

Altıncı adım ise m.148/4 bakımından belirleyicidir: kolluk ifadesinin doğrulanıp doğrulanmadığı burada ortaya çıkar.

Sonraki aşamada ileri sürülecekler

  • Hakların hatırlatılmadığı,
  • Müdafi talebinin karşılanmadığı,
  • Zorunlu müdafi hâlinde görevlendirme yapılmadığı,
  • İfadenin doğrulanmadığı,
  • Aynı olayda kollukça ikinci ifade alındığı,
  • Yasak usul uygulandığı.

Üçüncü madde, m.150‘deki hâllerde tek başına güçlü bir itirazdır.

Dördüncü madde ise m.148/4‘ün doğrudan sonucudur ve kolluk ifadesinin hükme esas alınmasını engeller.

14) Üç Senaryo

DurumUygulanacak hükümSonuç
Çocuk, müdafi görevlendirilmedim.150/2İstem aranmaksızın zorunluydu
Alt sınırı yedi yıl olan suç, müdafisiz kolluk ifadesim.150/3 ve m.148/4İki ayrı aykırılık
Kollukta ifade verildi, savcılıkta yeniden kollukça alındım.148/5Yetki yönünden sakat

İkinci satır iki hükmün birlikte ileri sürülebileceğini gösterir.

Üçüncü satır ise sıkça karşılaşılan ama nadiren itiraz edilen bir hâldir.

15) Mevzuat Haritası

KonuDayanak
İfade ve sorgu tanımlarıCMK m.2
ÇağrıCMK m.145
Zorla getirmeCMK m.146
İfade ve sorgunun tarzıCMK m.147
Yasak usullerCMK m.148
Müdafi seçimiCMK m.149
Müdafiin görevlendirilmesiCMK m.150
Kendini suçlamamaAnayasa m.38

Dördüncü ve beşinci satır birlikte okunmalıdır: biri ne yapılacağını, diğeri ne yapılamayacağını söyler.

Yedinci satır ise hakkı zorunluluğa dönüştüren hükümdür.

Sayıların tamamı bir arada

KonuSayıDayanak
Zorla getirmede azami süreYirmi dört saat (yol süresi hariç)m.146
İfade almada avukat sayısıEn çok üçm.149
Zorunlu müdafide ölçütBeş yıldan fazla alt sınırm.150
Tutanakta kayıtBeş hususm.147

Üçüncü satırdaki ölçüt alt sınırdır; dosyada istenen veya beklenen ceza değil.

İkinci satırdaki sınır ise yalnızca soruşturma evresindeki ifade alma işlemi içindir.

Tek cümlelik özet

İfade sürecinde iki cümle her şeyi belirler: “Müdafi istiyorum” ve “Bunun tutanağa geçirilmesini talep ediyorum.”

Birincisi hakkı doğurur, ikincisi onu ispatlanabilir kılar.

16) Maddenin Kelime Kelime Okunması (m.148/4)

Tek cümlelik bu fıkrada her ibare ayrı bir şart doğurur.

İbareDoğurduğu şart
“Müdafi hazır bulunmaksızın”Müdafi fiilen yanında olmamalı
“kollukça”Savcılık ve yargı ifadeleri kapsam dışı
“alınan ifade”Konu ifade, sorgu değil
“hâkim veya mahkeme huzurunda”Doğrulama yargı mercii önünde
“şüpheli veya sanık tarafından”Doğrulayan kişinin kendisi
“doğrulanmadıkça”Doğrulama olumlu olmalı
“hükme esas alınamaz”Belge durur, dayanak olmaz

İkinci satır kapsamı daraltır ve sıkça yanlış bilinir: fıkra savcılıkta alınan ifadeye uygulanmaz.

Beşinci satır bir başka yanılgıyı giderir: müdafiin veya başka bir kişinin doğrulaması yeterli değildir.

Yedinci satır ise sonucun niteliğini gösterir: tutanak dosyadan çıkarılmaz, yalnızca hükme dayanak yapılamaz.

17) Müdafiin İfadedeki Rolü

Müdafiin hazır bulunması pasif bir gözlemcilik değildir.

YetkiDayanak
Görüşmem.149/3
Yanında olmam.149/3
Hukukî yardımda bulunmam.149/3
Tutanağı okuma ve imzalamam.147

Dördüncü satır önemlidir: tutanak içeriğinin hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzasının alındığı tutanağa yazılır.

Dolayısıyla müdafi, tutanağın doğruluğunu denetleyen ikinci bir süzgeçtir.

İfade öncesi görüşme

KonuNeden önemli
İsnadın kapsamıSavunma yönü
Susma tercihiStrateji
Lehe delillerm.147 talebi
Tutanak diliBeyanın doğru yazılması

Bu görüşme hakkı m.149/3‘te açıkça sayılmıştır ve engellenemez, kısıtlanamaz.

Üçüncü satır çoğu dosyada kullanılmaz; oysa lehe delil talebi ifade aşamasında ileri sürülebilir.

18) Hakların Bildirilmemesi

Kanun, bildirimi bir seçenek olarak değil zorunluluk olarak düzenlemiştir.

BildirilmeyenSonuç
Müdafi seçme hakkıUsul aykırılığı
Susma hakkıUsul aykırılığı
Yüklenen suçSavunma hakkı ihlali
Lehe delil talebiUsul aykırılığı

Üçüncü satır özellikle ağırdır: kişi, neyle suçlandığını bilmeden savunma yapamaz.

Dört hâlin de tutanakta kaydedilmesi gerektiğinden, eksiklik belgeyle gösterilebilir.

Tutanağın üçüncü bendi neden kritik?

Madde, tutanakta “yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri” kaydının bulunmasını arar.

Bu, idareye bir gerekçelendirme yükü getirir: eksiklik varsa nedeni yazılmalıdır.

Tutanakta ne bildirim kaydı ne de gerekçe varsa, eksiklik doğrudan ileri sürülebilir.

19) Kapanış

AşamaKritik noktaKaçırılırsa
ÇağrıNeden belirtilmiş miHazırlıksız gidilir
Bildirimm.147‘deki haklarUsul aykırılığı fark edilmez
MüdafiTalep ve tutanak kaydıİspat güçleşir
Zorunlulukm.150 hâlleriGüçlü itiraz kaçar
Kolluk ifadesim.148/4 doğrulamasıİfade hükme esas alınır
Tekrar ifadem.148/5 yetkisiYetki itirazı kaçar

Üçüncü satır bu yazının en pratik uyarısıdır: talep tutanağa geçirilmezse sonradan ispatı güçleşir.

Beşinci satır ise sonraki aşamada verilecek beyanın geriye dönük etkisini gösterir.

Tek cümlelik özet

Kanun, ifade sürecini bir bildirim zinciri olarak kurmuştur: haklar hatırlatılır, tutanağa yazılır, imzalanır.

Zincirin bir halkası eksikse, bu eksiklik tutanağın kendisinden okunabilir.

20) Tanık Sıfatıyla Çağrıldıysanız

Aynı olayda kişi tanık olarak da çağrılabilir. İki sıfatın yükümlülükleri farklıdır.

ÖlçütŞüpheliTanık
BeyanZorunlu değilKural olarak yükümlülük
Kimlik sorularıDoğru cevaplama yükümlülüğüAynı
Müdafim.149 ve m.150Farklı rejim
Kendini suçlamaZorlanamazÇekinme hakkı vardır

Dördüncü satır iki sıfatı birbirine yaklaştırır: tanık da, kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir.

Bu hak, Anayasa m.38‘deki güvencenin muhakeme hukukundaki karşılığıdır.

Sıfat değişirse

DurumSonuç
Tanık iken şüpheli konumuna geçmem.147 hakları hatırlatılmalı
HatırlatılmazsaUsul aykırılığı
Tereddüt varsaÇekinme hakkı kullanılır

Birinci satır pratikte kritiktir: dinleme tanık olarak başlayıp şüpheli konumuna dönüşüyorsa, haklar o anda hatırlatılmalıdır.

Üçüncü satır ise en güvenli yoldur: sıfatın belirsiz olduğu hâllerde çekinme hakkı kullanılabilir ve müdafi talep edilir.

21) İfade Sonrası Dosya Nereye Gider?

İfade, soruşturmanın sonu değil bir aşamasıdır. Süreç iki olasılıkla kapanır.

SonuçŞartDayanak
İddianameToplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsaCMK m.170
Kovuşturmaya yer olmadığıYeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmamasıCMK m.172

Birinci satırdaki ölçüt “yeterli şüphe”dir; kesin kanaat değil.

İkinci satır iki ayrı sebep içerir ve bunlar farklı şeylerdir: biri delil yetersizliği, diğeri hukuki engeldir.

Karara itiraz

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

Bu süre tebliğden işler; öğrenmeden değil.

İfade aşamasında verilen beyanlar ve talep edilen lehe deliller, bu kararın dayanağını oluşturduğundan tutanağın içeriği burada da sonuç doğurur.

AşamaTutanağın etkisi
SoruşturmaDelil değerlendirmesi
KararYeterli şüphe ölçütü
İtirazEksik araştırma iddiası
Kovuşturmam.148/4 doğrulaması

Üçüncü satır doğrudan ifade tutanağına dayanır: talep edilip de toplanmayan lehe deliller, itiraz dilekçesinde eksik araştırma olarak ileri sürülebilir.

22) Sık Yapılan Sekiz Hata

  • Kimlik sorularında susmak. Doğru cevaplamak yükümlülüktür.
  • Susma hakkını itiraf sanmak. Kanunî bir haktır.
  • Müdafi talebini sözlü bırakmak. Tutanağa geçirilmelidir.
  • Delil toplanmasını istememek. Madde bu hakkı sayar.
  • Müdafisiz ifadeyi geçersiz sanmak. Doğrulanırsa esas alınabilir.
  • Mahkemede doğrulamanın sonucunu bilmemek. Kolluk ifadesini canlandırır.
  • İkinci kolluk ifadesine itiraz etmemek. Yalnızca savcı alabilir.
  • Beş yıl ölçütünü yanlış anlamak. Alt sınır esastır.

23) Kontrol Listesi

  • Haklarınızın hatırlatıldığını teyit edin.
  • Müdafi talebini açıkça söyleyin.
  • Tutanağa geçirtin.
  • Suçun anlatıldığını kontrol edin.
  • Kimlik sorularını cevaplayın.
  • İsnat hakkında tercihinizi belirtin.
  • Lehe delil talebinizi yazdırın.
  • Tutanağı imzalamadan okuyun.

İlgili incelemelerimiz: Ceza Hukuku Rehberi, gözaltı süreleri ve haklar (CMK m.91) ve yakalama emri ve teslim olma (CMK m.98).

Dosyanız için hukuki değerlendirme alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

İfade verirken avukat bulundurmak zorunlu mu?

Kural olarak haktır. CMK m.150’de sayılan hâllerde ise istem aranmaksızın zorunludur.

Hangi hâllerde zorunlu?

Şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise; ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

Beş yıl ölçütü neye göre hesaplanır?

Kanundaki alt sınıra göre; verilmesi muhtemel cezaya göre değil.

Alt sınırı tam beş yıl olan suç kapsamda mı?

Hayır. Ölçüt “beş yıldan fazla” olduğundan alt sınırı tam beş yıl olan suç bu kapsamda değildir.

İfadeden önce bana ne söylenmeli?

CMK m.147 uyarınca kimlik saptanır, yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme hakkı bildirilir, yakınlarına haber verileceği söylenir, açıklamada bulunmamanın kanunî hak olduğu hatırlatılır ve lehe delil toplanmasını isteyebileceği bildirilir.

Susma hakkı her soruyu kapsıyor mu?

Hayır. Madde, kişinin kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlü olduğunu düzenler.

Kimlik sorularında yanlış cevap verebilir miyim?

Hayır. Yükümlülük yalnızca cevap vermeyi değil, doğru cevap vermeyi kapsar.

Susma hakkının anayasal dayanağı var mı?

Evet. Anayasa m.38 uyarınca hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

Bu koruma sadece sözlü beyanı mı kapsar?

Hayır. Kişi aleyhine delil göstermeye de zorlanamaz.

Lehime delil toplanmasını isteyebilir miyim?

Evet. CMK m.147 uyarınca şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve lehine hususları ileri sürme olanağı tanınır.

Ücretsiz avukat nasıl görevlendirilir?

Kişi müdafi seçecek durumda olmadığını beyan eder ve müdafi yardımından faydalanmak isterse, baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

İki şart birlikte mi aranır?

Evet. Hem seçecek durumda olmadığını beyan etmek hem de müdafi istemek gerekir; bu nedenle talep açıkça dile getirilmelidir.

İfade alırken hangi usuller yasak?

CMK m.148 uyarınca kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.

Bu liste sınırlı mı?

Hayır. Maddedeki “gibi” ifadesi listeyi örnekleyici kılar; sayılanlar dışındaki müdahaleler de kapsama girebilir.

Yorma ve aldatma da yasak mı?

Evet, madde bunları açıkça sayar.

Bana bir menfaat vaat edilebilir mi?

Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.

Rıza gösterirsem yasak usul geçerli olur mu?

Hayır. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.

Avukatım yokken karakolda verdiğim ifade ne olur?

CMK m.148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Bu ifade kendiliğinden geçersiz mi?

Hayır. Madde “geçersizdir” değil “hükme esas alınamaz” der; belge dosyada kalır ancak mahkûmiyete dayanak yapılamaz.

Mahkemede doğrularsam ne olur?

Doğrulama hâlinde kolluk ifadesi hükme esas alınabilir hâle gelir. Bu nedenle mahkemedeki beyan belirleyicidir.

Doğrulamayı avukatım yapabilir mi?

Hayır. Madde doğrulamanın şüpheli veya sanık tarafından yapılmasını arar.

Aynı olayda ikinci kez ifade alınabilir mi?

CMK m.148/5 uyarınca şüphelinin aynı olayla ilgili yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı doğduğunda bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.

Kolluk ikinci ifadeyi alabilir mi?

Hayır. Aynı olayda ikinci kez kollukça alınan ifade yetki yönünden sakattır.

Kaç avukatım olabilir?

CMK m.149 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanılabilir.

İfade alınırken kaç avukat hazır bulunabilir?

Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

Avukatımla görüşmem engellenebilir mi?

Hayır. Avukatın görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

Kısıtlama da yasak mı?

Evet. Madde iki ayrı yasağı birlikte getirir: hak kaldırılamayacağı gibi daraltılamaz da.

Kanuni temsilcim avukat seçebilir mi?

Evet. Kanunî temsilci varsa o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

Zorunlu müdafi olmadan ifade alınırsa ne olur?

Usul aykırılığı doğar; ayrıca kolluk ifadesi bakımından CMK m.148/4 birlikte işler ve iki husus ayrı ayrı ileri sürülebilir.

Susmak aleyhime yorumlanır mı?

Susma hakkı CMK m.147’de kanunî bir hak olarak düzenlenmiştir ve hatırlatılması zorunludur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk