- 1. Nasıl şikâyetçi olurum?
- 2. İfadeye çağrıldım, ne söylemeliyim?
- 3. Evimde arama yapıldı, hukuka uygun mu?
- 4. Tutuklanır mıyım? Adli kontrol
- 5. Bana uzlaşma teklif edildi
- 6. Seri muhakeme teklif edildi
- 7. Mahkeme kararına itiraz ← buradasınız
- 8. Bana HAGB verildi, ne demek?
- 10. Sabıka kaydım nasıl silinir?
Ne yaşandı?
Bir ceza davasında ilk derece mahkemesi karar veriyor; taraflardan biri (sanık ya da katılan) bu kararı haksız buluyor ve nasıl itiraz edebileceğini, hangi mercie başvuracağını merak ediyor.
Kanun yolu süresi kısadır — dosyanızı hemen değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Hukuki durum
İlk derece mahkemesi kararlarına karşı kural olarak önce istinaf yoluna başvurulur. İstinaf incelemesini bölge adliye mahkemeleri (istinaf mahkemeleri) yapar ve kararı hem hukuka uygunluk hem de maddi olay (vakıa) yönünden inceler; gerekirse yeniden yargılama yaparak kendisi karar verebilir. İstinaf üzerine verilen bazı kararlara karşı ise, kanunda öngörülen sınırlar dahilinde temyiz yoluna gidilir; temyiz incelemesini Yargıtay yapar ve kararı kural olarak yalnızca hukuka uygunluk yönünden denetler.
Bu yollara başvuru için kanunda belirli süreler (kararın öğrenilmesi/tebliğinden itibaren) ve şekil şartları öngörülmüştür; süre kaçırılırsa karar kesinleşir. Ayrıca belirli ceza miktarlarının altındaki kararlar için temyiz yolu kapalı olabilir; bu nedenle hangi yolun açık olduğunun önceden belirlenmesi gerekir.
İstinaf ve temyiz dilekçesinde açıkça ileri sürülmeyen bazı hususlar sonradan incelenemeyebileceğinden, başvuru gerekçelerinin baştan eksiksiz ve somut biçimde yazılması önemlidir.
Ne yapmalısınız?
Kararın gerekçesini inceleyip başvuru süresini ve hangi kanun yolunun açık olduğunu belirleyin; süreyi kaçırmayın. Başvuru dilekçesini bir avukatla hazırlamanız, itirazın etkili olması açısından önemlidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Ceza hukuku alanında süreler ve haklar kısa olup hak kaybına yol açabilir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Hangi Yol Açık? Üç Ayrı Kanun Yolu
| Yol | Nereye | Ne incelenir | Süre |
|---|---|---|---|
| İstinaf | Bölge adliye mahkemesi | Maddi olay + hukuk | 2 hafta |
| Temyiz | Yargıtay | Yalnızca hukuka aykırılık | 2 hafta |
| İtiraz | Kararı veren merciin bağlı olduğu mahkeme | Ara karar / bazı nihai kararlar | 7 gün (genellikle) |
Halk arasında hepsine “itiraz” denir ama üçü farklıdır. Yanlış yola başvurmak süre kaybına yol açar; başvuru genellikle görevli mercie gönderilir ancak zaman kaybedilir ve bazı hâllerde hak düşer.
Sürenin Başlangıcı
İstinaf ve temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler. Duruşmada kısa kararın açıklanması süreyi başlatmaz. Bu nedenle duruşma sonrası beklenmesi gereken şey gerekçeli kararın tebliğidir.
Elektronik tebligat kullanılıyorsa, tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı kuralı gözden kaçırılmamalıdır. Uygulamada en sık hak kaybı bu noktada yaşanır.
Kesinlik Sınırı: Bazı Kararlara İstinaf Kapalıdır
Parasal değeri belirli bir sınırın altında kalan kararlar kesindir ve istinafa götürülemez. Aynı biçimde temyiz için de ayrı ve daha yüksek bir sınır vardır. Bu sınırlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir; dosyanızda hangi sınırın uygulanacağı dava tarihine göre belirlenir.
Bazı dava türlerinde ise miktar aranmaksızın kanun yolu açıktır. Kararın kesin olup olmadığı, gerekçeli kararın sonuç kısmında genellikle belirtilir; belirtilmemişse ilgili yılın parasal sınır tablosuyla karşılaştırılmalıdır.
Dilekçede Bulunması Gerekenler
- Kararı veren mahkeme, dosya numarası ve karar tarihi
- Tebliğ tarihi (sürenin hesabı için)
- Hangi hükümlere karşı başvurulduğunun açıkça belirtilmesi
- Sebeplerin ayrı ayrı ve gerekçeli gösterilmesi
- Talep sonucu: kaldırma, bozma, düzeltme
- İstinafta yeni delil ileri sürme sınırlarına dikkat
İstinaf incelemesi, dilekçede gösterilen sebeplerle sınırlı yapılır; kamu düzenine ilişkin hususlar bunun dışındadır. Bu nedenle “kararı kabul etmiyorum” biçimindeki gerekçesiz dilekçeler sonuç doğurmaz.
Kararın İcrası Durur mu?
Kanun yoluna başvurmak, kural olarak kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. İcranın geri bırakılması (tehiri icra) için ayrıca talep edilmesi ve genellikle teminat gösterilmesi gerekir. Bu talep yapılmadığında, siz istinafta beklerken karşı taraf icra takibi başlatabilir.
Süre Kaçırıldıysa
- Tebligat usulsüzse süre hiç işlemeye başlamamış olabilir; usulsüzlük iddiası ileri sürülür.
- Eski hâle getirme: Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamadığında talep edilebilir.
- Kesinleşmiş karara karşı sınırlı hâllerde yargılamanın yenilenmesi yolu bulunur.
İstinaf İncelemesinde Ne Olur?
Bölge adliye mahkemesi dosyayı hem maddi olay hem hukuk yönünden inceler. Sonuçlanma biçimleri:
| Karar | Sonuç |
|---|---|
| Başvurunun esastan reddi | İlk derece kararı yerinde bulunur |
| Kararın kaldırılması + yeniden karar | Bölge adliye mahkemesi kendisi hüküm kurar |
| Kaldırma + dosyanın geri gönderilmesi | Sınırlı hâllerde, ilk derece yeniden yargılar |
| Usulden ret | Süre, harç veya kesinlik nedeniyle esasa girilmez |
İstinafta kural olarak yeni delil ileri sürülemez; ancak ilk derecede usulüne uygun ileri sürüldüğü hâlde değerlendirilmemiş deliller ile sonradan ortaya çıkan deliller bakımından istisna vardır.
Duruşma İstenebilir mi?
İstinaf incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır. Bölge adliye mahkemesi gerekli görürse duruşma açar. Duruşma talebini dilekçede gerekçeli olarak ileri sürmek, özellikle tanık beyanının yeniden değerlendirilmesi gereken dosyalarda önemlidir.
Temyizde İnceleme Sınırlıdır
Yargıtay maddi olayı yeniden değerlendirmez; yalnızca hukuka aykırılık denetimi yapar. Bu nedenle temyiz dilekçesinde “olay şöyle gerçekleşti” anlatımı değil, hangi hukuk kuralının nasıl yanlış uygulandığı gösterilmelidir.
Temyiz sebepleri: kanunun yanlış uygulanması, usul kurallarına aykırılık, gerekçesizlik, delillerin değerlendirilmesinde hukuka aykırılık, görev ve yetki kurallarının ihlali.
Harç ve Gider
Kanun yolu başvurusu harç ve gider avansına tabidir. Harcın eksik yatırılması, tamamlanması için süre verilmesini gerektirir; verilen süre içinde tamamlanmazsa başvuru reddedilir. Adli yardım kararı varsa harçtan geçici muafiyet uygulanır.
Karşı Tarafın Başvurusu: Katılma Yolu
Karşı taraf istinafa başvurmuşsa, siz de süresi içinde katılma yoluyla başvuruda bulunabilirsiniz. Bu imkân, kendi başvuru süreniz geçmiş olsa dahi belirli şartlarla kullanılabilir. Karşı tarafın dilekçesi tebliğ edildiğinde bu ihtimalin değerlendirilmesi gerekir.
Kesinleşme ve Sonrası
Kanun yolları tükendiğinde karar kesinleşir ve icra edilebilir hâle gelir. Kesinleşmiş karara karşı olağanüstü yollar sınırlıdır: yargılamanın yenilenmesi ve kanun yararına temyiz. Ayrıca iç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelebilir; başvuru süresi kesinleşmenin öğrenilmesinden itibaren otuz gündür.
Başvuru Öncesi Beş Dakikalık Kontrol
Dilekçe yazmadan önce yapılacak kontroller, yıllar sürecek bir yolun boşa gitmesini önler.
| Kontrol | Neden? |
|---|---|
| Tebliğ tarihi | Süre buradan işler; tebligat parçası saklanmalıdır |
| Gerekçeli karar | Kısa karar değil, gerekçeli kararın tebliği esastır |
| Kesinlik sınırı | Karardaki dava değeri, o yıl için geçerli sınırla karşılaştırılmalı |
| Karar tarihi | Sınırlar karar tarihine göre uygulanır; güncel rakam değil |
| Harç | Eksik harç, başvurunun yapılmamış sayılmasına yol açabilir |
| Kimin aleyhine | Kısmen kazanılmışsa hangi bölüme başvurulacağı netleştirilmeli |
Dördüncü satır sık yapılan hatadır. Kesinlik sınırları her yıl yeniden belirlenir; ancak uygulanacak olan, başvuru yapılan yılın değil kararın verildiği tarihte geçerli olan tutardır. Güncel rakama bakarak “benim davam sınırın altında, istinafa gidemem” sonucuna varmak hatalı olabilir. Bu nedenle karar tarihi tespit edilmeli ve o döneme ait sınır esas alınmalıdır. Tereddüt hâlinde başvurmak, süreyi kaybetmekten daha güvenlidir.
Dilekçede Sebeplerin Yazılması
İnceleme, kural olarak ileri sürülen sebeplerle sınırlı yapılır. Bu nedenle sebepler eksiksiz yazılmalıdır.
- Maddi hata. Delillerin eksik veya yanlış değerlendirildiği noktalar somut olarak gösterilmeli.
- Hukuki hata. Hangi hükmün yanlış uygulandığı, doğrusunun ne olması gerektiğiyle birlikte.
- Usul aykırılığı. Tebligat, süre, görev veya yetkiye ilişkin sakatlıklar.
- Toplanmayan delil. Talep edilip toplanmayan deliller ve bunların sonuca etkisi.
- Talep sonucu. Kararın hangi bölümünün ne yönde değiştirilmesi istendiği.
Beşinci madde çoğu dilekçede belirsiz bırakılır. “Kararın kaldırılmasını talep ederim” ifadesi tek başına yeterli değildir; hangi bölümün kaldırılması, yerine ne hükmedilmesi istendiği açıkça yazılmalıdır. Kısmen lehe kısmen aleyhe kararlarda bu netlik daha da önemlidir. Aksi hâlde inceleme, talep edilen kapsamla sınırlı kalır ve yazılmayan husus değerlendirilmez.
Bireysel Başvuru: Son Halka
Olağan kanun yolları tükendiğinde gündeme gelen bu yolun kendine özgü kuralları vardır.
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| Süre | Kesinleşmenin öğrenilmesinden itibaren otuz gün |
| Tüketme şartı | Olağan yollar usulünce tüketilmiş olmalıdır |
| Konu | Anayasa ve Sözleşme kapsamındaki hak ihlali iddiası |
| Sınır | Kararın hukuka uygunluk denetimi yapılmaz; ihlal incelenir |
| Sonuç | İhlal tespit edilirse yeniden yargılama gündeme gelebilir |
İkinci satır başvuruların en sık reddedilme sebebidir. Olağan kanun yollarının yalnızca kullanılmış olması yetmez; süresinde ve usulüne uygun kullanılmış olması aranır. Süresi geçtiği için reddedilen bir istinaf başvurusunun ardından yapılan bireysel başvuru, “yollar usulünce tüketilmedi” gerekçesiyle kabul edilemez bulunabilir. Bu nedenle her aşamada süreye uyulması, yalnızca o aşama için değil sonraki tüm yollar için belirleyicidir.
Yargılamanın yenilenmesi ise ayrı bir yoldur: kanunda sayılan sınırlı sebeplere dayanır ve kesinleşmiş karara karşı işletilir. Sahte belge, sonradan ele geçen belge veya hükme etkili bir suç gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir. Genel memnuniyetsizlik bu yolun konusu değildir.
İcra takibine itiraz ve kaldırma yolları için itirazın kaldırılması rehberimize, haksız takip hâlinde tazminat için icra inkâr tazminatı rehberimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İstinaf ve temyiz süresi ne zaman işlemeye başlar?
Süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler; duruşmada kısa kararın açıklanması süreyi başlatmaz. İstinaf ve temyizde süre iki haftadır. Elektronik tebligat kullanılıyorsa tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Uygulamada en sık hak kaybı tam bu noktada yaşanır.
İstinaf, temyiz ve itiraz aynı şey midir?
Hayır. İstinaf başvurusu bölge adliye mahkemesine yapılır ve karar hem maddi olay hem hukuk yönünden incelenir; süre iki haftadır. Temyiz incelemesini Yargıtay yapar ve kural olarak yalnızca hukuka aykırılık denetlenir; süre iki haftadır. İtiraz ise ara kararlar ile bazı nihai kararlara karşıdır ve süresi genellikle yedi gündür. Yanlış yola başvurmak zaman kaybına, bazı hâllerde hak kaybına yol açar.
Kanun yoluna başvurmak kararın icrasını durdurur mu?
Kural olarak durdurmaz. İcranın geri bırakılması (tehiri icra) için ayrıca talepte bulunulması ve genellikle teminat gösterilmesi gerekir. Bu talep yapılmazsa, siz istinaf sonucunu beklerken karşı taraf icra takibi başlatabilir.
İstinaf dilekçesinde ‘kararı kabul etmiyorum’ demek yeterli midir?
Yeterli değildir. İstinaf incelemesi, dilekçede gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; kamu düzenine ilişkin hususlar bunun dışındadır. Bu nedenle sebeplerin ayrı ayrı ve gerekçeli gösterilmesi, hangi hükümlere karşı başvurulduğunun açıkça belirtilmesi gerekir.
İstinafta yeni delil ileri sürebilir miyim?
Kural olarak sürülemez. İki istisna vardır: ilk derece yargılamasında usulüne uygun biçimde ileri sürüldüğü hâlde değerlendirilmemiş deliller ile sonradan ortaya çıkan deliller. Tanık beyanının yeniden değerlendirilmesi gereken dosyalarda duruşma talebinin dilekçede gerekçeli olarak ileri sürülmesi önemlidir.
Başvuru süresini kaçırdıysam yapabileceğim bir şey var mı?
Birkaç ihtimal değerlendirilir. Tebligat usulsüzse süre hiç işlemeye başlamamış olabilir ve usulsüz tebligat iddiası ileri sürülür. Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamamışsa eski hâle getirme talep edilebilir. Karar kesinleşmişse sınırlı hâllerde yargılamanın yenilenmesi ve kanun yararına temyiz yolları gündeme gelir.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik Yargılama Usulü ve Ortak Konular alanındadır.
Yargılama Usulü ve Ortak Konular Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


