İcra İnkâr Tazminatı ve Kötüniyet Tazminatı
31 Ekim 2025

İcra İnkâr Tazminatı ve Kötüniyet Tazminatı

İcra takiplerinde itiraz mekanizması borçluya önemli bir savunma hakkı tanır; ancak bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla iki temel tazminat kurumu düzenlenmiştir: icra inkâr tazminatı ve kötüniyet tazminatı. Bu iki tazminat, haksız itirazın ya da kötüniyetli takibin mali yaptırımlarını düzenleyerek taraflar arasında denge kurar. Bu yazıda icra inkâr tazminatının ne olduğu, koşulları, oranı, kötüniyet tazminatı ile farkı, her iki tazminatın birlikte uygulanması ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) Kanuni Dayanak — İİK m.67

İcra inkâr tazminatı İİK m.67 hükmünde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “itiraz eden borçlunun borcu olmadığını mahkemede ispat edememesi veya borcunu ödemeden kaçmak maksadıyla itiraz ettiğinin anlaşılması hâlinde, mahkeme alacaklının talebi üzerine borçluyu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm eder.” Bu düzenleme, itirazın iptali davası kapsamında borçlunun asılsız itirazına karşı alacaklıya yüzde yirmi oranında asgari tazminat güvencesi sunar.

İcra inkâr tazminatının amacı çift yönlüdür. Birincisi, borçluları asılsız itiraz yapmaktan caydırmak: yüzde yirmi gibi önemli bir tazminat tehdidi, dayanaksız itirazları azaltır. İkincisi, alacaklıyı asılsız itiraz nedeniyle yaşanan gecikme ve ek masraflardan korumak: alacağını tahsil edemeyen ve ayrıca dava açmak zorunda kalan alacaklıya ek bir tazminat güvencesi sağlanır. Bu denge, icra takip sisteminin sağlıklı işlemesi için kritik öneme sahiptir.

2) İcra İnkâr Tazminatının Koşulları

İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için bazı koşulların bir arada bulunması gerekir. Birinci koşul, alacaklının itirazın iptali davası açmış ve bu davayı kazanmış olmasıdır. Dava açılmadan tazminat istenemez; tazminat talebi itirazın iptali davasıyla birlikte ya da hüküm aşamasında ileri sürülmelidir. İkinci koşul, borçlunun itirazın haksız olduğunun mahkemece tespiti: mahkeme, borçlunun itirazının dayanaksız olduğuna karar vermelidir. Borçlunun borçlu olmadığını ispat edememesi ya da borcundan kaçmak kastıyla itiraz ettiğinin anlaşılması yeterlidir.

Üçüncü koşul alacaklının açıkça tazminat talebinde bulunmuş olmasıdır; mahkeme re’sen tazminata hükmedemez. Dördüncü koşul, borçlunun kötüniyetle hareket etmesi ya da en azından itirazın dayanaksız olmasıdır. Tazminat için bilinçli kötüniyet aranmaz; dayanaksız itiraz yeterlidir. Beşinci koşul ise alacak tutarının belirsiz olmayıp somut bir miktara bağlanmış olmasıdır. Belirsiz ya da tartışmalı alacaklar için tazminat koşulları farklı değerlendirilebilir.

3) İcra İnkâr Tazminatının Oranı ve Hesaplanması

İİK m.67 uyarınca icra inkâr tazminatı, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Bu yüzde yirmi alt sınırdır; mahkeme somut koşullara göre daha yüksek oranda tazminata da hükmedebilir. Ancak uygulamada mahkemeler çoğunlukla asgari oran olan yüzde yirmiyi esas alır. Tazminat hesabında esas alınan tutar, takip konusu alacak miktarıdır; yani asıl alacak üzerinden yüzde yirmi hesaplanır.

Örneğin 100.000 TL alacak için başlatılan ve itiraz edilen takipte itirazın iptali davası alacaklı tarafından kazanılırsa borçlu asgari 20.000 TL icra inkâr tazminatı ödemek zorunda kalır. Bu ek yük, özellikle büyük tutarlı alacaklarda son derece önemli mali sonuçlar doğurur. Tazminatın faizi meselesine gelince; tazminata hükmedilen tarihten itibaren yasal faiz işlemeye başlar. Ayrıca mahkeme, yargılama giderleri ve vekâlet ücretiyle birlikte tazminat kararı verir; bunlar da haksız itiraz yapan borçlunun üzerine kalır.

4) Kötüniyet Tazminatı ve Farkı

Kötüniyet tazminatı, alacaklının kötüniyetle borçlu hakkında icra takibi başlatması durumunda borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebildiği bir tazminattır. İİK m.170/a ve m.67/son hükümleri çerçevesinde değerlendirilen bu tazminat, borçlunun haksız takipten korunmasını sağlar. İtirazın geçici ya da kesin kaldırılması davalarında alacaklı davayı kaybederse borçlu kötüniyet tazminatı talep edebilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

İki tazminat arasındaki temel fark taraflardır. İcra inkâr tazminatı, haksız itiraz eden borçlunun alacaklıya ödediği tazminattır. Kötüniyet tazminatı ise haksız ya da kötüniyetli icra takibi başlatan alacaklının borçluya ödediği tazminattır. Her iki tazminatın da asgari oranı yüzde yirmidir; ancak koşullar ve talep eden taraf farklıdır. Kötüniyet tazminatı talebinin da ayrıca ve açıkça dava dilekçesinde ya da cevap dilekçesinde belirtilmesi gerekir; re’sen hükmedilemez. Ayrıca kötüniyet tazminatında gerçek anlamda kötüniyetin — yani alacak bulunmadığını bilerek ya da kabul edilmez düzeyde ihmal göstererek takip başlatıldığının — ispat edilmesi gerekir.

5) Tazminatların Birlikte Uygulanması

Bazı durumlarda her iki tazminat kurumu da aynı davada gündeme gelebilir. Örneğin alacaklı itirazın iptali davasını kazanırsa borçludan icra inkâr tazminatı alır; buna karşılık borçlu karşılık dava ya da ayrı davayla alacaklıyı kötüniyetle hareket ettiğini iddia ederse kötüniyet tazminatı da tartışmaya açılır. Her iki tazminat talebi aynı yargılama çerçevesinde birlikte ele alınabilir ya da ayrı davalarda görülebilir.

Uygulamada genellikle şu tablo ortaya çıkar: alacak gerçek ve borçlunun itirazı dayanaksızsa → icra inkâr tazminatı borçluya yüklenir; alacak gerçek değilse veya alacaklı kötüniyetle takip başlatmışsa → kötüniyet tazminatı alacaklıya yüklenir. Bu tablo, tarafların takip başlatmadan ya da itiraz etmeden önce konuyu dikkatle değerlendirmesini zorunlu kılar. Haksız itiraz ya da haksız takibin mali yaptırımı olan bu tazminatlar, sistemi dengede tutan önemli caydırıcı araçlardır.

6) İtirazın Kaldırılması Davalarında Tazminat

İtirazın kesin kaldırılması (İİK m.68) ve geçici kaldırılması (İİK m.69) davalarında da benzer tazminat mekanizmaları işler. Alacaklı bu davalarda başarılı olursa borçlunun yüzde yirmi oranında inkâr tazminatı ödemesine karar verilir. Borçlunun kötüniyetle hareket ettiği saptanırsa tazminat oranı daha yüksek tutulabilir. Bu davalarda da tazminat talebi açıkça ileri sürülmelidir; mahkeme resen tazminata hükmedemez.

Geçici kaldırma davalarında ise mahkeme yeterli delil olmaksızın itirazı reddedebilir; bu durumda borçlu yüzde on oranında tazminata mahkûm edilebilir (İİK m.69/2). Bu daha düşük oran, geçici kaldırmanın daha hızlı ve kısmi bir inceleme içerdiğini yansıtır. Tüm bu tazminat kanallarında alacaklı, tazminat talebini hangi davada ileri süreceğini stratejik olarak değerlendirmelidir; yanlış davada ileri sürülen tazminat talebi reddedilebilir.

7) Pratik Öneriler

Alacaklı için öneriler: itirazın iptali davasını açarken açıkça icra inkâr tazminatı talep etmek; alacağı belgeleyen güçlü delilleri hazırlamak; tazminat oranının artırılması için borçlunun kötüniyetini gösteren delilleri sunmak. Borçlu için öneriler: itiraz öncesinde alacağın gerçekte mevcut olup olmadığını dikkatle değerlendirmek; dayanaksız itirazın yüzde yirmi tazminat riskini doğurabileceğini göz önünde bulundurmak; alacak gerçekten tartışmalıysa itirazı hukuki dayanaklarla desteklemek.

Her iki taraf için de icra hukukunda uzman avukat desteği alınması hayati önem taşır. Tazminat talebi zamanında ve doğru hukuki çerçevede ileri sürülmezse hak kayıplarına yol açabilir. Özellikle büyük tutarlı alacaklarda yüzde yirmi tazminat önemli miktarlara ulaşabileceğinden, bu konuda uzman danışmanlık alınması mali açıdan büyük önem taşır.

Likit Alacak Şartı: Tazminatın Kapısı

İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın belirli nitelikte olması aranır.

Alacak türüDeğerlendirme
Senede bağlı alacakTutar bellidir; likit kabul edilir
Fatura alacağıKabul edilmiş ve itiraz edilmemişse likit sayılabilir
Cari hesapMutabakat varsa likit; yoksa tartışmalıdır
Tazminat alacağıMiktar yargılamayla belirleniyorsa likit değildir
Bilirkişi gerekenHesap incelemesi gerektiren alacaklarda tazminat şartı zorlaşır

Dördüncü satır talebin reddedilme sebebidir. Alacağın miktarı ancak yargılama sonunda, bilirkişi incelemesiyle belirlenebiliyorsa; borçlunun itiraz etmesi kötüniyet göstergesi sayılmaz ve inkâr tazminatına hükmedilmez. Bu nedenle takip başlatılırken alacağın niteliği değerlendirilmeli; miktar tartışmalıysa tazminat beklentisi kurulmamalı, asıl alacağa odaklanılmalıdır. Tersine, senede dayalı net bir alacakta bu talep güçlü biçimde ileri sürülebilir.

Her İki Taraf İçin Risk Haritası

Tazminat riski tek yönlü değildir; itiraz eden de takip başlatan da risk taşır.

  1. Haksız itiraz. Borçlu haksız çıkarsa, alacaklı lehine tazminata hükmedilebilir.
  2. Haksız takip. Alacaklı haksız çıkarsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatı gündeme gelir.
  3. Kısmi kabul. Alacağın bir bölümü kabul edilirse tazminat da o oranda hesaplanır.
  4. Talep şartı. Tazminat kendiliğinden hükmedilmeyebilir; açıkça istenmelidir.
  5. Kötüniyet ayrımı. Kötüniyet tazminatı için ayrıca kötüniyetin ortaya konması aranır.

Üçüncü madde hesap yaparken gözden kaçar. Takip tutarının tamamı değil, yalnızca haklı çıkılan bölüm üzerinden tazminat hesaplanır. Örneğin alacağın yarısı kabul edilirse, tazminat da o yarı üzerinden belirlenir. Bu nedenle takip tutarı şişirilmemeli; dayanağı bulunmayan kalemler eklendiğinde hem tazminat oranı düşer hem de karşı taraf lehine talep gündeme gelebilir.

Savunma Tarafında Ne Yapılmalı?

Tazminatla karşılaşmamak için itirazın nasıl kurulduğu önemlidir.

YaklaşımEtkisi
Belgeye dayalı itirazÖdeme dekontu veya ibraname sunulması riski azaltır
Kısmi kabulGerçekten borçlu olunan kısım kabul edilerek itiraz sınırlanır
Gerekçe yazmaİtirazın sebebi açıklandığında iyiniyet ortaya konur
Sırf geciktirmeDayanaksız itiraz, tazminat riskini artırır
Faiz itirazıYalnızca faize itiraz ediliyorsa bu açıkça belirtilmelidir

İkinci satır en etkili savunma tekniğidir. Borcun tamamına itiraz etmek yerine, gerçekten tartışmalı olan kısma itiraz edilmesi hem süreci kısaltır hem de tazminat riskini daraltır. Örneğin asıl borç kabul edilip yalnızca hesaplanan faize itiraz edildiğinde, inkâr tazminatı yalnızca itiraz edilen bölüm üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle itiraz dilekçesinde; hangi kaleme ne ölçüde itiraz edildiği kalem kalem yazılmalıdır.

Hesaplama bakımından: tazminat, hükmedilen alacak üzerinden ve kanunda öngörülen asgari orandan az olmamak üzere belirlenir. Mahkeme, dosyanın özelliklerine göre bu oranı artırabilir. Bu nedenle talep dilekçesinde yalnızca “tazminat isterim” denmemeli; hangi tutar üzerinden ve hangi oranda istendiği gösterilmelidir.

İtiraz üzerine izlenecek yollar ve süreler için itirazın kaldırılması rehberimize, borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit rehberimize bakabilirsiniz.

Hangi Yolda Tazminata Hükmedilir?

İcra inkâr tazminatı her dosyada gündeme gelmez; talebin hangi yolda ileri sürüldüğü belirleyicidir.

YolTazminatKimin lehine?
İtirazın iptali davasıGündeme gelirHaksız çıkan tarafın karşısındakine
İtirazın kaldırılmasıGündeme gelirİcra mahkemesince hükmedilir
Menfi tespitAyrı rejim işlerTedbir koşuluna bağlı olabilir
İlamlı takipKural olarak gündeme gelmez
İstihkakKendine özgü tazminat rejimiHaksız çıkan tarafa karşı

Dördüncü satır sık karıştırılır. İcra inkâr tazminatı, itiraz üzerine duran ilamsız takiplere özgü bir yaptırımdır; mahkeme ilamına dayalı takiplerde borçlu ödeme emrine bu şekilde itiraz edemeyeceğinden bu tazminat kural olarak söz konusu olmaz. İlamlı takipte borçlunun yolu icra mahkemesine başvurmaktır ve orada farklı bir değerlendirme yapılır. Bu nedenle takip başlatılırken; elde ilam var mı sorusu, tazminat beklentisini de belirler.

Talep Usulü: Ne Zaman ve Nasıl İstenir?

Tazminat çoğu zaman kendiliğinden hükmedilmez; usulüne uygun talep gerekir.

  1. Dava dilekçesinde. Talep, açıkça ve rakamsal olarak dilekçede yer almalıdır.
  2. Sonradan. İleri sürülmemişse, usul kuralları çerçevesinde ıslah yoluyla eklenmesi gündeme gelebilir.
  3. Oran. Kanunda öngörülen asgari orandan az olmamak üzere belirlenir.
  4. Matrah. Asıl alacak esas alınır; ferîlerin dahil edilip edilmeyeceği ayrıca değerlendirilir.
  5. Karşı talep. Borçlu da kendi lehine tazminat isteyebilir; bu talep de dilekçede bulunmalıdır.

Beşinci madde savunma tarafında sürekli atlanır. Borçlu yalnızca davanın reddini istediğinde, takibin haksız olduğu sonucuna varılsa dahi lehine tazminata hükmedilmeyebilir; çünkü böyle bir talep bulunmamaktadır. Bu nedenle cevap dilekçesinde; davanın reddi talebinin yanı sıra, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ileri sürülerek tazminat talebi ayrıca yazılmalıdır. Bu tek cümle, dosyanın sonucunu maddi olarak değiştirir.

Kısmen Haklılık Hâlinde Hesap

Alacağın bir kısmının kabul edilmesi, tazminat hesabını doğrudan etkiler.

DurumSonuç
Tamamen kabulTazminat, kabul edilen alacak üzerinden hesaplanır
Kısmen kabulTazminat, kabul edilen kısım üzerinden belirlenir
Likit olmayan kısımBu kısım bakımından tazminata hükmedilmeyebilir
Yargılama gideriKabul/ret oranına göre paylaştırılır
FaizTazminat, faizden bağımsız bir kalemdir

Üçüncü satır talebi baştan şekillendirmelidir. Alacağın tazminata konu olabilmesi için likit, yani hesaplanabilir ve tartışmasız nitelikte olması aranır. Miktarı yargılamayı gerektiren kalemler — örneğin takdiri değerlendirme isteyen zarar tutarları — bu ölçütü karşılamaz. Bu nedenle takip talebinde; likit kalemler ile tartışmalı kalemler ayrı ayrı gösterilmeli, tazminat talebi likit kısım bakımından ileri sürülmelidir. Karışık tek bir tutar, talebin tümüyle reddine yol açabilir.

Kötüniyet tazminatı bakımından ayrım: bu kalem, takibin veya itirazın kötüniyetle yapılmış olmasına bağlıdır ve ayrı bir değerlendirme gerektirir. Kötüniyet, dosyadaki somut davranışlarla — örneğin ödendiği bilinen bir borcun takibe konması veya dayanaksız itiraz ısrarıyla — ortaya konmalıdır.

Haksız takibe karşı açılacak dava, tedbir ve teminat için menfi tespit rehberimize, itirazın kaldırılması ile iptali arasındaki seçim için itirazın kaldırılması rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Tazminatın Doğduğu Dava Yolları

İcra inkâr ve kötü niyet tazminatı, farklı dava yollarında ve farklı taraflar lehine gündeme gelir.

Tazminat rejimi
KonuKuralDayanak
İtirazın iptaliAlacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açabilirİİK m.67
İcra inkâr tazminatıHaksız çıkan borçlu aleyhine kanunda öngörülen oranda tazminata hükmedilebilirİİK m.67
Talep şartıTazminata ancak talep hâlinde hükmedilir
Likit alacakAlacağın belirli veya belirlenebilir olması aranır
Karşı tazminatDavanın reddi hâlinde alacaklı aleyhine tazminat gündeme gelirİİK m.67
İtirazın kaldırılmasıAlacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde başvurabilirİİK m.68
Bu yolda tazminatTalep hâlinde haksız çıkan aleyhine tazminatİİK m.68
Menfi tespitHaksız takipte borçlu lehine tazminatİİK m.72

Dördüncü satır, tazminat taleplerinin en sık reddedildiği gerekçedir: alacak likit değilse, borçlunun itirazı haksız çıksa dahi tazminata hükmedilmez. Bu nedenle dilekçede alacağın nasıl hesaplandığı ve neden belirlenebilir nitelikte olduğu ayrıca açıklanmalıdır.

Talep edilmeyen tazminata hükmedilmez. İcra inkâr tazminatı, dava dilekçesinde açıkça istenmedikçe kendiliğinden hükmedilmez. Aynı şekilde borçlu lehine kötü niyet tazminatı da savunma dilekçesinde talep edilmelidir. Talebin miktar ve dayanak gösterilerek yazılması; ıslah ihtiyacını ve sonradan hak kaybını önler.

İki Tazminatın Karşılaştırması

Aynı dosyada her iki tazminat da gündeme gelebilir; şartları ve lehtarı farklıdır.

Karşılaştırma
Ölçütİcra inkâr tazminatıKötü niyet tazminatı
LehtarAlacaklıBorçlu
ŞartBorçlunun itirazında haksız çıkmasıTakibin haksız ve kötü niyetli olması
AlacakLikit olması aranırBu şart aranmaz
TalepAçıkça istenmesi gerekirAçıkça istenmesi gerekir
Davaİtirazın iptali veya kaldırılmasıMenfi tespit veya istirdat
DayanakİİK m.67, m.68İİK m.67, m.72
OranKanunda öngörülen asgari oranKanunda öngörülen oran
HesapKabul veya ret edilen kısım üzerindenAynı esas geçerlidir

Üçüncü satır, iki tazminat arasındaki en önemli farktır: likit alacak şartı yalnızca icra inkâr tazminatı bakımından aranır. Borçlu lehine tazminatta bu şart aranmadığından, haksız takibe karşı açılan davada tazminat talebi daha geniş bir alanda ileri sürülebilir.

Menfi tespit için haksız icra takibi rehberimize bakabilirsiniz.

Tazminatın Hesaplanması

Tazminatın hangi tutar üzerinden hesaplanacağı, davanın sonucuna göre belirlenir.

Hesap esasları
KonuDeğerlendirme
EsasKabul veya ret edilen alacak tutarı
Kısmi kabulYalnızca kabul edilen kısım üzerinden hesaplanması
FaizTazminata faiz işletilip işletilmeyeceğinin talep edilmesi
OranKanunda öngörülen asgari oranın altına inilememesi
TalepTalep edilmeyen tazminata hükmedilmemesi
Yargılama gideriTazminattan ayrı olarak gider ve vekâlet ücreti
Karşı tarafRet hâlinde karşı tarafın tazminat talebi
BelgeAlacağın likit olduğunu gösteren belgeler

İkinci satır, kısmen kabul edilen davalarda sonucu belirler: tazminat, davanın tamamı üzerinden değil kabul edilen kısım üzerinden hesaplanır. Bu nedenle dava değerinin gerçekçi belirlenmesi, tazminat tutarını da doğrudan etkiler.

İki tazminat aynı dosyada birlikte gündeme gelebilir. Davanın kısmen kabul kısmen reddi hâlinde, kabul edilen kısım bakımından alacaklı lehine, reddedilen kısım bakımından ise şartları varsa borçlu lehine tazminat değerlendirilir. Bu nedenle her iki tarafın da kendi talebini dilekçesinde açıkça ileri sürmesi gerekir.

Takip Dosyasındaki Hazırlık

Tazminat talebinin kabulü, takip dosyasındaki verilerin düzgün kurulmasına bağlıdır.

Hazırlık listesi
KonuNe kontrol edilir
Takip talebiAlacak kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesi
BelgeAlacağın dayanağı olan belgelerin dosyada bulunması
İtirazİtirazın kapsamı ve tarihi
Tebliğİtirazın alacaklıya tebliğ tarihi
SüreBir yıl veya altı aylık sürelerin hesaplanması
LikiditeAlacağın belirlenebilir olduğunun gösterilmesi
TalepTazminatın dilekçede açıkça istenmesi
HesapTalep edilen tutarın hesabının sunulması

Dördüncü satır, sürelerin başlangıcını belirler: hem bir yıllık hem altı aylık süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten işler. İtiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse süre işlemeye başlamaz.

Likidite, belgeye dayanır. Alacağın belirli veya belirlenebilir olduğu iddiası; sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi veya mutabakat gibi belgelerle desteklenmelidir. Tutarın hesaplanması yargılama sırasında bilirkişi incelemesi gerektiriyorsa, alacağın likit olmadığı sonucuna varılabilir ve tazminat talebi reddedilir.

İtirazın Kaldırılması Yolunda Tazminat

Tazminat yalnızca itirazın iptali davasına özgü değildir; itirazın kaldırılması yolunda da gündeme gelir.

İki yolda tazminat
Ölçütİtirazın iptali (m.67)İtirazın kaldırılması (m.68)
MerciGenel mahkemeİcra mahkemesi
SüreBir yılAltı ay
TalepAçıkça istenmesiAçıkça istenmesi
LikiditeAranırAranır
KararAlacağın esası hakkındaYalnızca itirazın kaldırılması
Kesin hükümOluştururOluşturmaz
Karşı tazminatRet hâlinde gündeme gelirRet hâlinde gündeme gelir
İncelemeTam yargılamaBelge üzerinden dar inceleme

Altıncı satır, iki yol arasındaki en önemli farktır: itirazın kaldırılması kararı alacağın esası bakımından kesin hüküm oluşturmadığından, taraflar sonradan genel mahkemede dava açabilir. Bu ihtimal, tazminat kararının etkisini de sınırlar.

Tazminat kararı, esas hakkındaki sonuca bağlıdır. Alacağın varlığı sonradan genel mahkemede farklı biçimde tespit edilirse, önceki aşamada hükmedilen tazminatın akıbeti de tartışma konusu olur. Bu nedenle itirazın kaldırılması yolunda alınan tazminat kararına güvenerek dosyanın kapatılmaması; esas hakkında dava açılma ihtimalinin gözetilmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra inkâr tazminatı nedir?

İİK m.67 uyarınca borçlunun haksız itirazı nedeniyle açılan itirazın iptali davasını kaybeden borçlunun, alacaklıya ödemek zorunda olduğu asgari yüzde yirmi oranındaki tazminattır.

İcra inkâr tazminatının koşulları nelerdir?

İtirazın iptali davasının açılmış ve kazanılmış olması, borçlunun itirazının dayanaksız olduğunun tespiti, alacaklının açıkça tazminat talebinde bulunması ve somut bir alacak tutarının bulunması gerekir.

Tazminat ne kadar?

İİK m.67 uyarınca alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Bu alt sınırdır; mahkeme koşullara göre daha yüksek oranda da hükmedebilir. Uygulamada çoğunlukla yüzde yirmi esas alınır.

Kötüniyet tazminatı nedir?

Alacaklının haksız ya da kötüniyetle icra takibi başlatması durumunda borçlunun talep edebildiği tazminattır. Alacak gerçekte yokken ya da kabul edilemez ihmal içinde takip başlatıldığını ispat eden borçlu bu tazminatı alabilir.

İcra inkâr tazminatı ile kötüniyet tazminatı farkı nedir?

İcra inkâr tazminatı haksız itiraz eden borçlunun alacaklıya ödediği tazminattır. Kötüniyet tazminatı ise haksız takip başlatan alacaklının borçluya ödediği tazminattır. Her iki tazminatın asgari oranı yüzde yirmidir.

Tazminat talebini mahkeme re’sen değerlendirir mi?

Hayır. Her iki tazminat türünde de talepte bulunulması zorunludur; mahkeme re’sen tazminata hükmedemez. Tazminat talebi dava dilekçesinde ya da uygun aşamada açıkça ileri sürülmelidir.

Borçlu itiraz etmeden önce ne yapmalıdır?

Alacağın gerçekte mevcut olup olmadığını dikkatle değerlendirmelidir. Dayanaksız itiraz yüzde yirmi tazminat riskini doğurur. Alacak tartışmalıysa itirazı hukuki dayanaklarla desteklemek; gerekirse uzman ceza/icra avukatından görüş almak önerilir.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk