İcra takiplerinde itiraz mekanizması borçluya önemli bir savunma hakkı tanır; ancak bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla iki temel tazminat kurumu düzenlenmiştir: icra inkâr tazminatı ve kötüniyet tazminatı. Bu iki tazminat, haksız itirazın ya da kötüniyetli takibin mali yaptırımlarını düzenleyerek taraflar arasında denge kurar. Bu yazıda icra inkâr tazminatının ne olduğu, koşulları, oranı, kötüniyet tazminatı ile farkı, her iki tazminatın birlikte uygulanması ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
1) Kanuni Dayanak — İİK m.67
İcra inkâr tazminatı İİK m.67 hükmünde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “itiraz eden borçlunun borcu olmadığını mahkemede ispat edememesi veya borcunu ödemeden kaçmak maksadıyla itiraz ettiğinin anlaşılması hâlinde, mahkeme alacaklının talebi üzerine borçluyu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm eder.” Bu düzenleme, itirazın iptali davası kapsamında borçlunun asılsız itirazına karşı alacaklıya yüzde yirmi oranında asgari tazminat güvencesi sunar.
İcra inkâr tazminatının amacı çift yönlüdür. Birincisi, borçluları asılsız itiraz yapmaktan caydırmak: yüzde yirmi gibi önemli bir tazminat tehdidi, dayanaksız itirazları azaltır. İkincisi, alacaklıyı asılsız itiraz nedeniyle yaşanan gecikme ve ek masraflardan korumak: alacağını tahsil edemeyen ve ayrıca dava açmak zorunda kalan alacaklıya ek bir tazminat güvencesi sağlanır. Bu denge, icra takip sisteminin sağlıklı işlemesi için kritik öneme sahiptir.
2) İcra İnkâr Tazminatının Koşulları
İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için bazı koşulların bir arada bulunması gerekir. Birinci koşul, alacaklının itirazın iptali davası açmış ve bu davayı kazanmış olmasıdır. Dava açılmadan tazminat istenemez; tazminat talebi itirazın iptali davasıyla birlikte ya da hüküm aşamasında ileri sürülmelidir. İkinci koşul, borçlunun itirazın haksız olduğunun mahkemece tespiti: mahkeme, borçlunun itirazının dayanaksız olduğuna karar vermelidir. Borçlunun borçlu olmadığını ispat edememesi ya da borcundan kaçmak kastıyla itiraz ettiğinin anlaşılması yeterlidir.
Üçüncü koşul alacaklının açıkça tazminat talebinde bulunmuş olmasıdır; mahkeme re’sen tazminata hükmedemez. Dördüncü koşul, borçlunun kötüniyetle hareket etmesi ya da en azından itirazın dayanaksız olmasıdır. Tazminat için bilinçli kötüniyet aranmaz; dayanaksız itiraz yeterlidir. Beşinci koşul ise alacak tutarının belirsiz olmayıp somut bir miktara bağlanmış olmasıdır. Belirsiz ya da tartışmalı alacaklar için tazminat koşulları farklı değerlendirilebilir.
3) İcra İnkâr Tazminatının Oranı ve Hesaplanması
İİK m.67 uyarınca icra inkâr tazminatı, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Bu yüzde yirmi alt sınırdır; mahkeme somut koşullara göre daha yüksek oranda tazminata da hükmedebilir. Ancak uygulamada mahkemeler çoğunlukla asgari oran olan yüzde yirmiyi esas alır. Tazminat hesabında esas alınan tutar, takip konusu alacak miktarıdır; yani asıl alacak üzerinden yüzde yirmi hesaplanır.
Örneğin 100.000 TL alacak için başlatılan ve itiraz edilen takipte itirazın iptali davası alacaklı tarafından kazanılırsa borçlu asgari 20.000 TL icra inkâr tazminatı ödemek zorunda kalır. Bu ek yük, özellikle büyük tutarlı alacaklarda son derece önemli mali sonuçlar doğurur. Tazminatın faizi meselesine gelince; tazminata hükmedilen tarihten itibaren yasal faiz işlemeye başlar. Ayrıca mahkeme, yargılama giderleri ve vekâlet ücretiyle birlikte tazminat kararı verir; bunlar da haksız itiraz yapan borçlunun üzerine kalır.
4) Kötüniyet Tazminatı ve Farkı
Kötüniyet tazminatı, alacaklının kötüniyetle borçlu hakkında icra takibi başlatması durumunda borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebildiği bir tazminattır. İİK m.170/a ve m.67/son hükümleri çerçevesinde değerlendirilen bu tazminat, borçlunun haksız takipten korunmasını sağlar. İtirazın geçici ya da kesin kaldırılması davalarında alacaklı davayı kaybederse borçlu kötüniyet tazminatı talep edebilir.
İki tazminat arasındaki temel fark taraflardır. İcra inkâr tazminatı, haksız itiraz eden borçlunun alacaklıya ödediği tazminattır. Kötüniyet tazminatı ise haksız ya da kötüniyetli icra takibi başlatan alacaklının borçluya ödediği tazminattır. Her iki tazminatın da asgari oranı yüzde yirmidir; ancak koşullar ve talep eden taraf farklıdır. Kötüniyet tazminatı talebinin da ayrıca ve açıkça dava dilekçesinde ya da cevap dilekçesinde belirtilmesi gerekir; re’sen hükmedilemez. Ayrıca kötüniyet tazminatında gerçek anlamda kötüniyetin — yani alacak bulunmadığını bilerek ya da kabul edilmez düzeyde ihmal göstererek takip başlatıldığının — ispat edilmesi gerekir.
5) Tazminatların Birlikte Uygulanması
Bazı durumlarda her iki tazminat kurumu da aynı davada gündeme gelebilir. Örneğin alacaklı itirazın iptali davasını kazanırsa borçludan icra inkâr tazminatı alır; buna karşılık borçlu karşılık dava ya da ayrı davayla alacaklıyı kötüniyetle hareket ettiğini iddia ederse kötüniyet tazminatı da tartışmaya açılır. Her iki tazminat talebi aynı yargılama çerçevesinde birlikte ele alınabilir ya da ayrı davalarda görülebilir.
Uygulamada genellikle şu tablo ortaya çıkar: alacak gerçek ve borçlunun itirazı dayanaksızsa → icra inkâr tazminatı borçluya yüklenir; alacak gerçek değilse veya alacaklı kötüniyetle takip başlatmışsa → kötüniyet tazminatı alacaklıya yüklenir. Bu tablo, tarafların takip başlatmadan ya da itiraz etmeden önce konuyu dikkatle değerlendirmesini zorunlu kılar. Haksız itiraz ya da haksız takibin mali yaptırımı olan bu tazminatlar, sistemi dengede tutan önemli caydırıcı araçlardır.
6) İtirazın Kaldırılması Davalarında Tazminat
İtirazın kesin kaldırılması (İİK m.68) ve geçici kaldırılması (İİK m.69) davalarında da benzer tazminat mekanizmaları işler. Alacaklı bu davalarda başarılı olursa borçlunun yüzde yirmi oranında inkâr tazminatı ödemesine karar verilir. Borçlunun kötüniyetle hareket ettiği saptanırsa tazminat oranı daha yüksek tutulabilir. Bu davalarda da tazminat talebi açıkça ileri sürülmelidir; mahkeme resen tazminata hükmedemez.
Geçici kaldırma davalarında ise mahkeme yeterli delil olmaksızın itirazı reddedebilir; bu durumda borçlu yüzde on oranında tazminata mahkûm edilebilir (İİK m.69/2). Bu daha düşük oran, geçici kaldırmanın daha hızlı ve kısmi bir inceleme içerdiğini yansıtır. Tüm bu tazminat kanallarında alacaklı, tazminat talebini hangi davada ileri süreceğini stratejik olarak değerlendirmelidir; yanlış davada ileri sürülen tazminat talebi reddedilebilir.
7) Pratik Öneriler
Alacaklı için öneriler: itirazın iptali davasını açarken açıkça icra inkâr tazminatı talep etmek; alacağı belgeleyen güçlü delilleri hazırlamak; tazminat oranının artırılması için borçlunun kötüniyetini gösteren delilleri sunmak. Borçlu için öneriler: itiraz öncesinde alacağın gerçekte mevcut olup olmadığını dikkatle değerlendirmek; dayanaksız itirazın yüzde yirmi tazminat riskini doğurabileceğini göz önünde bulundurmak; alacak gerçekten tartışmalıysa itirazı hukuki dayanaklarla desteklemek.
Her iki taraf için de icra hukukunda uzman avukat desteği alınması hayati önem taşır. Tazminat talebi zamanında ve doğru hukuki çerçevede ileri sürülmezse hak kayıplarına yol açabilir. Özellikle büyük tutarlı alacaklarda yüzde yirmi tazminat önemli miktarlara ulaşabileceğinden, bu konuda uzman danışmanlık alınması mali açıdan büyük önem taşır.
Likit Alacak Şartı: Tazminatın Kapısı
İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın belirli nitelikte olması aranır.
| Alacak türü | Değerlendirme |
|---|---|
| Senede bağlı alacak | Tutar bellidir; likit kabul edilir |
| Fatura alacağı | Kabul edilmiş ve itiraz edilmemişse likit sayılabilir |
| Cari hesap | Mutabakat varsa likit; yoksa tartışmalıdır |
| Tazminat alacağı | Miktar yargılamayla belirleniyorsa likit değildir |
| Bilirkişi gereken | Hesap incelemesi gerektiren alacaklarda tazminat şartı zorlaşır |
Dördüncü satır talebin reddedilme sebebidir. Alacağın miktarı ancak yargılama sonunda, bilirkişi incelemesiyle belirlenebiliyorsa; borçlunun itiraz etmesi kötüniyet göstergesi sayılmaz ve inkâr tazminatına hükmedilmez. Bu nedenle takip başlatılırken alacağın niteliği değerlendirilmeli; miktar tartışmalıysa tazminat beklentisi kurulmamalı, asıl alacağa odaklanılmalıdır. Tersine, senede dayalı net bir alacakta bu talep güçlü biçimde ileri sürülebilir.
Her İki Taraf İçin Risk Haritası
Tazminat riski tek yönlü değildir; itiraz eden de takip başlatan da risk taşır.
- Haksız itiraz. Borçlu haksız çıkarsa, alacaklı lehine tazminata hükmedilebilir.
- Haksız takip. Alacaklı haksız çıkarsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatı gündeme gelir.
- Kısmi kabul. Alacağın bir bölümü kabul edilirse tazminat da o oranda hesaplanır.
- Talep şartı. Tazminat kendiliğinden hükmedilmeyebilir; açıkça istenmelidir.
- Kötüniyet ayrımı. Kötüniyet tazminatı için ayrıca kötüniyetin ortaya konması aranır.
Üçüncü madde hesap yaparken gözden kaçar. Takip tutarının tamamı değil, yalnızca haklı çıkılan bölüm üzerinden tazminat hesaplanır. Örneğin alacağın yarısı kabul edilirse, tazminat da o yarı üzerinden belirlenir. Bu nedenle takip tutarı şişirilmemeli; dayanağı bulunmayan kalemler eklendiğinde hem tazminat oranı düşer hem de karşı taraf lehine talep gündeme gelebilir.
Savunma Tarafında Ne Yapılmalı?
Tazminatla karşılaşmamak için itirazın nasıl kurulduğu önemlidir.
| Yaklaşım | Etkisi |
|---|---|
| Belgeye dayalı itiraz | Ödeme dekontu veya ibraname sunulması riski azaltır |
| Kısmi kabul | Gerçekten borçlu olunan kısım kabul edilerek itiraz sınırlanır |
| Gerekçe yazma | İtirazın sebebi açıklandığında iyiniyet ortaya konur |
| Sırf geciktirme | Dayanaksız itiraz, tazminat riskini artırır |
| Faiz itirazı | Yalnızca faize itiraz ediliyorsa bu açıkça belirtilmelidir |
İkinci satır en etkili savunma tekniğidir. Borcun tamamına itiraz etmek yerine, gerçekten tartışmalı olan kısma itiraz edilmesi hem süreci kısaltır hem de tazminat riskini daraltır. Örneğin asıl borç kabul edilip yalnızca hesaplanan faize itiraz edildiğinde, inkâr tazminatı yalnızca itiraz edilen bölüm üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle itiraz dilekçesinde; hangi kaleme ne ölçüde itiraz edildiği kalem kalem yazılmalıdır.
Hesaplama bakımından: tazminat, hükmedilen alacak üzerinden ve kanunda öngörülen asgari orandan az olmamak üzere belirlenir. Mahkeme, dosyanın özelliklerine göre bu oranı artırabilir. Bu nedenle talep dilekçesinde yalnızca “tazminat isterim” denmemeli; hangi tutar üzerinden ve hangi oranda istendiği gösterilmelidir.
İtiraz üzerine izlenecek yollar ve süreler için itirazın kaldırılması rehberimize, borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit rehberimize bakabilirsiniz.
Hangi Yolda Tazminata Hükmedilir?
İcra inkâr tazminatı her dosyada gündeme gelmez; talebin hangi yolda ileri sürüldüğü belirleyicidir.
| Yol | Tazminat | Kimin lehine? |
|---|---|---|
| İtirazın iptali davası | Gündeme gelir | Haksız çıkan tarafın karşısındakine |
| İtirazın kaldırılması | Gündeme gelir | İcra mahkemesince hükmedilir |
| Menfi tespit | Ayrı rejim işler | Tedbir koşuluna bağlı olabilir |
| İlamlı takip | Kural olarak gündeme gelmez | — |
| İstihkak | Kendine özgü tazminat rejimi | Haksız çıkan tarafa karşı |
Dördüncü satır sık karıştırılır. İcra inkâr tazminatı, itiraz üzerine duran ilamsız takiplere özgü bir yaptırımdır; mahkeme ilamına dayalı takiplerde borçlu ödeme emrine bu şekilde itiraz edemeyeceğinden bu tazminat kural olarak söz konusu olmaz. İlamlı takipte borçlunun yolu icra mahkemesine başvurmaktır ve orada farklı bir değerlendirme yapılır. Bu nedenle takip başlatılırken; elde ilam var mı sorusu, tazminat beklentisini de belirler.
Talep Usulü: Ne Zaman ve Nasıl İstenir?
Tazminat çoğu zaman kendiliğinden hükmedilmez; usulüne uygun talep gerekir.
- Dava dilekçesinde. Talep, açıkça ve rakamsal olarak dilekçede yer almalıdır.
- Sonradan. İleri sürülmemişse, usul kuralları çerçevesinde ıslah yoluyla eklenmesi gündeme gelebilir.
- Oran. Kanunda öngörülen asgari orandan az olmamak üzere belirlenir.
- Matrah. Asıl alacak esas alınır; ferîlerin dahil edilip edilmeyeceği ayrıca değerlendirilir.
- Karşı talep. Borçlu da kendi lehine tazminat isteyebilir; bu talep de dilekçede bulunmalıdır.
Beşinci madde savunma tarafında sürekli atlanır. Borçlu yalnızca davanın reddini istediğinde, takibin haksız olduğu sonucuna varılsa dahi lehine tazminata hükmedilmeyebilir; çünkü böyle bir talep bulunmamaktadır. Bu nedenle cevap dilekçesinde; davanın reddi talebinin yanı sıra, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ileri sürülerek tazminat talebi ayrıca yazılmalıdır. Bu tek cümle, dosyanın sonucunu maddi olarak değiştirir.
Kısmen Haklılık Hâlinde Hesap
Alacağın bir kısmının kabul edilmesi, tazminat hesabını doğrudan etkiler.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Tamamen kabul | Tazminat, kabul edilen alacak üzerinden hesaplanır |
| Kısmen kabul | Tazminat, kabul edilen kısım üzerinden belirlenir |
| Likit olmayan kısım | Bu kısım bakımından tazminata hükmedilmeyebilir |
| Yargılama gideri | Kabul/ret oranına göre paylaştırılır |
| Faiz | Tazminat, faizden bağımsız bir kalemdir |
Üçüncü satır talebi baştan şekillendirmelidir. Alacağın tazminata konu olabilmesi için likit, yani hesaplanabilir ve tartışmasız nitelikte olması aranır. Miktarı yargılamayı gerektiren kalemler — örneğin takdiri değerlendirme isteyen zarar tutarları — bu ölçütü karşılamaz. Bu nedenle takip talebinde; likit kalemler ile tartışmalı kalemler ayrı ayrı gösterilmeli, tazminat talebi likit kısım bakımından ileri sürülmelidir. Karışık tek bir tutar, talebin tümüyle reddine yol açabilir.
Kötüniyet tazminatı bakımından ayrım: bu kalem, takibin veya itirazın kötüniyetle yapılmış olmasına bağlıdır ve ayrı bir değerlendirme gerektirir. Kötüniyet, dosyadaki somut davranışlarla — örneğin ödendiği bilinen bir borcun takibe konması veya dayanaksız itiraz ısrarıyla — ortaya konmalıdır.
Haksız takibe karşı açılacak dava, tedbir ve teminat için menfi tespit rehberimize, itirazın kaldırılması ile iptali arasındaki seçim için itirazın kaldırılması rehberimize bakabilirsiniz.
🗺️ İcra Takibi Konu Haritası
İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
🔒 Haciz İşlemleri
- Banka Hesabına Haciz ve E-Haciz: Bloke Nasıl Kaldırılır?
- Borç Ödendikten Sonra Haczin Kaldırılması (Haciz Fekki)
- Haciz İhbarnamesi (89/1) Geldi: Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Maaş Haczi: 1/4 Kuralı ve Haczedilemeyen Ödemeler
- Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası
- İhtiyati Haciz Nedir? Şartları ve Uygulanması (İİK 257)
📁 Takip Süreci
- İcra Dosyası Nasıl Kapatılır? Kapak Hesabı ve Tahsil Harcı
- İcra Takibinden Vazgeçme (Feragat) ve Haricen Tahsil
- İcra Borcunda Zamanaşımı: 10, 5 ve 3 Yıl Kuralları
- İcra Dosyasının Yenilenmesi: Düşen Dosya Nasıl Canlanır?
- İcra Takibinde Yetki İtirazı: Hangi Daire Yetkili?
- Adıma İcra Takibi Var mı? e-Devlet ve UYAP Sorgulama
⚖️ İtiraz ve Dava
- İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde İtiraz
- Ödeme Emrine İtiraz: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz
- İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma (İİK 68)
- İtirazın İptali Davası (İİK 67)
- İstihkak Davası: Başkasının Malı Haczedilirse
- Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark
💰 Ödeme, Harç ve Faiz
- Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirimi
- İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri
- İcra Borcunu Taksitle Ödeme (İİK m.111)
- İcra Harç ve Masrafları: Kim Öder, Ne Kadar?
- Ödeme Emri Geldi, Ne Yapmalı? 7 Günde 3 Seçenek
- Mal Beyanı Nedir? Vermezsem Ne Olur? (İİK 74)
🏛️ Satış ve Paraya Çevirme
- UYAP e-Satıştan İcradan Ev veya Araç Nasıl Alınır?
- İcra İhalesi ve İhalenin Feshi
- Satış Talebi Süresi: Hacizde 1 Yıl, Rehinde 6 Ay
- Kıymet Takdirine İtiraz: Malım Düşük Değerlendiyse
- İhale Bedelini Ödemezsem Ne Olur?
- Mehil Vesikası ve Satışın Durdurulması (İİK m.36)
📌 Özel Alacak Türleri
- 2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek
- Kira Borcu ve Tahliye: İcra Yoluyla Kiracı Tahliyesi
- Kredi Kartı Borcum İcraya Verildi: Takip Süreci
- Kambiyo Senedi (Çek-Bono) Takibi: 5 Günde Ne Yapılır?
- Yabancı Para (Döviz) Alacağında İcra Takibi
- Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi: MTS Takibi
📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Tazminatın Doğduğu Dava Yolları
İcra inkâr ve kötü niyet tazminatı, farklı dava yollarında ve farklı taraflar lehine gündeme gelir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İtirazın iptali | Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açabilir | İİK m.67 |
| İcra inkâr tazminatı | Haksız çıkan borçlu aleyhine kanunda öngörülen oranda tazminata hükmedilebilir | İİK m.67 |
| Talep şartı | Tazminata ancak talep hâlinde hükmedilir | |
| Likit alacak | Alacağın belirli veya belirlenebilir olması aranır | |
| Karşı tazminat | Davanın reddi hâlinde alacaklı aleyhine tazminat gündeme gelir | İİK m.67 |
| İtirazın kaldırılması | Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde başvurabilir | İİK m.68 |
| Bu yolda tazminat | Talep hâlinde haksız çıkan aleyhine tazminat | İİK m.68 |
| Menfi tespit | Haksız takipte borçlu lehine tazminat | İİK m.72 |
Dördüncü satır, tazminat taleplerinin en sık reddedildiği gerekçedir: alacak likit değilse, borçlunun itirazı haksız çıksa dahi tazminata hükmedilmez. Bu nedenle dilekçede alacağın nasıl hesaplandığı ve neden belirlenebilir nitelikte olduğu ayrıca açıklanmalıdır.
Talep edilmeyen tazminata hükmedilmez. İcra inkâr tazminatı, dava dilekçesinde açıkça istenmedikçe kendiliğinden hükmedilmez. Aynı şekilde borçlu lehine kötü niyet tazminatı da savunma dilekçesinde talep edilmelidir. Talebin miktar ve dayanak gösterilerek yazılması; ıslah ihtiyacını ve sonradan hak kaybını önler.
İki Tazminatın Karşılaştırması
Aynı dosyada her iki tazminat da gündeme gelebilir; şartları ve lehtarı farklıdır.
| Ölçüt | İcra inkâr tazminatı | Kötü niyet tazminatı |
|---|---|---|
| Lehtar | Alacaklı | Borçlu |
| Şart | Borçlunun itirazında haksız çıkması | Takibin haksız ve kötü niyetli olması |
| Alacak | Likit olması aranır | Bu şart aranmaz |
| Talep | Açıkça istenmesi gerekir | Açıkça istenmesi gerekir |
| Dava | İtirazın iptali veya kaldırılması | Menfi tespit veya istirdat |
| Dayanak | İİK m.67, m.68 | İİK m.67, m.72 |
| Oran | Kanunda öngörülen asgari oran | Kanunda öngörülen oran |
| Hesap | Kabul veya ret edilen kısım üzerinden | Aynı esas geçerlidir |
Üçüncü satır, iki tazminat arasındaki en önemli farktır: likit alacak şartı yalnızca icra inkâr tazminatı bakımından aranır. Borçlu lehine tazminatta bu şart aranmadığından, haksız takibe karşı açılan davada tazminat talebi daha geniş bir alanda ileri sürülebilir.
Menfi tespit için haksız icra takibi rehberimize bakabilirsiniz.
Tazminatın Hesaplanması
Tazminatın hangi tutar üzerinden hesaplanacağı, davanın sonucuna göre belirlenir.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Esas | Kabul veya ret edilen alacak tutarı |
| Kısmi kabul | Yalnızca kabul edilen kısım üzerinden hesaplanması |
| Faiz | Tazminata faiz işletilip işletilmeyeceğinin talep edilmesi |
| Oran | Kanunda öngörülen asgari oranın altına inilememesi |
| Talep | Talep edilmeyen tazminata hükmedilmemesi |
| Yargılama gideri | Tazminattan ayrı olarak gider ve vekâlet ücreti |
| Karşı taraf | Ret hâlinde karşı tarafın tazminat talebi |
| Belge | Alacağın likit olduğunu gösteren belgeler |
İkinci satır, kısmen kabul edilen davalarda sonucu belirler: tazminat, davanın tamamı üzerinden değil kabul edilen kısım üzerinden hesaplanır. Bu nedenle dava değerinin gerçekçi belirlenmesi, tazminat tutarını da doğrudan etkiler.
İki tazminat aynı dosyada birlikte gündeme gelebilir. Davanın kısmen kabul kısmen reddi hâlinde, kabul edilen kısım bakımından alacaklı lehine, reddedilen kısım bakımından ise şartları varsa borçlu lehine tazminat değerlendirilir. Bu nedenle her iki tarafın da kendi talebini dilekçesinde açıkça ileri sürmesi gerekir.
Takip Dosyasındaki Hazırlık
Tazminat talebinin kabulü, takip dosyasındaki verilerin düzgün kurulmasına bağlıdır.
| Konu | Ne kontrol edilir |
|---|---|
| Takip talebi | Alacak kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesi |
| Belge | Alacağın dayanağı olan belgelerin dosyada bulunması |
| İtiraz | İtirazın kapsamı ve tarihi |
| Tebliğ | İtirazın alacaklıya tebliğ tarihi |
| Süre | Bir yıl veya altı aylık sürelerin hesaplanması |
| Likidite | Alacağın belirlenebilir olduğunun gösterilmesi |
| Talep | Tazminatın dilekçede açıkça istenmesi |
| Hesap | Talep edilen tutarın hesabının sunulması |
Dördüncü satır, sürelerin başlangıcını belirler: hem bir yıllık hem altı aylık süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten işler. İtiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse süre işlemeye başlamaz.
Likidite, belgeye dayanır. Alacağın belirli veya belirlenebilir olduğu iddiası; sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi veya mutabakat gibi belgelerle desteklenmelidir. Tutarın hesaplanması yargılama sırasında bilirkişi incelemesi gerektiriyorsa, alacağın likit olmadığı sonucuna varılabilir ve tazminat talebi reddedilir.
İtirazın Kaldırılması Yolunda Tazminat
Tazminat yalnızca itirazın iptali davasına özgü değildir; itirazın kaldırılması yolunda da gündeme gelir.
| Ölçüt | İtirazın iptali (m.67) | İtirazın kaldırılması (m.68) |
|---|---|---|
| Merci | Genel mahkeme | İcra mahkemesi |
| Süre | Bir yıl | Altı ay |
| Talep | Açıkça istenmesi | Açıkça istenmesi |
| Likidite | Aranır | Aranır |
| Karar | Alacağın esası hakkında | Yalnızca itirazın kaldırılması |
| Kesin hüküm | Oluşturur | Oluşturmaz |
| Karşı tazminat | Ret hâlinde gündeme gelir | Ret hâlinde gündeme gelir |
| İnceleme | Tam yargılama | Belge üzerinden dar inceleme |
Altıncı satır, iki yol arasındaki en önemli farktır: itirazın kaldırılması kararı alacağın esası bakımından kesin hüküm oluşturmadığından, taraflar sonradan genel mahkemede dava açabilir. Bu ihtimal, tazminat kararının etkisini de sınırlar.
Tazminat kararı, esas hakkındaki sonuca bağlıdır. Alacağın varlığı sonradan genel mahkemede farklı biçimde tespit edilirse, önceki aşamada hükmedilen tazminatın akıbeti de tartışma konusu olur. Bu nedenle itirazın kaldırılması yolunda alınan tazminat kararına güvenerek dosyanın kapatılmaması; esas hakkında dava açılma ihtimalinin gözetilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra inkâr tazminatı nedir?
İİK m.67 uyarınca borçlunun haksız itirazı nedeniyle açılan itirazın iptali davasını kaybeden borçlunun, alacaklıya ödemek zorunda olduğu asgari yüzde yirmi oranındaki tazminattır.
İcra inkâr tazminatının koşulları nelerdir?
İtirazın iptali davasının açılmış ve kazanılmış olması, borçlunun itirazının dayanaksız olduğunun tespiti, alacaklının açıkça tazminat talebinde bulunması ve somut bir alacak tutarının bulunması gerekir.
Tazminat ne kadar?
İİK m.67 uyarınca alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Bu alt sınırdır; mahkeme koşullara göre daha yüksek oranda da hükmedebilir. Uygulamada çoğunlukla yüzde yirmi esas alınır.
Kötüniyet tazminatı nedir?
Alacaklının haksız ya da kötüniyetle icra takibi başlatması durumunda borçlunun talep edebildiği tazminattır. Alacak gerçekte yokken ya da kabul edilemez ihmal içinde takip başlatıldığını ispat eden borçlu bu tazminatı alabilir.
İcra inkâr tazminatı ile kötüniyet tazminatı farkı nedir?
İcra inkâr tazminatı haksız itiraz eden borçlunun alacaklıya ödediği tazminattır. Kötüniyet tazminatı ise haksız takip başlatan alacaklının borçluya ödediği tazminattır. Her iki tazminatın asgari oranı yüzde yirmidir.
Tazminat talebini mahkeme re’sen değerlendirir mi?
Hayır. Her iki tazminat türünde de talepte bulunulması zorunludur; mahkeme re’sen tazminata hükmedemez. Tazminat talebi dava dilekçesinde ya da uygun aşamada açıkça ileri sürülmelidir.
Borçlu itiraz etmeden önce ne yapmalıdır?
Alacağın gerçekte mevcut olup olmadığını dikkatle değerlendirmelidir. Dayanaksız itiraz yüzde yirmi tazminat riskini doğurur. Alacak tartışmalıysa itirazı hukuki dayanaklarla desteklemek; gerekirse uzman ceza/icra avukatından görüş almak önerilir.
⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk
📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz

