Nafakada iki ayrı durum vardır ve karıştırılmamalıdır. Kararda “her yıl TÜFE oranında artırılır” gibi bir hüküm varsa nafaka kendiliğinden güncellenir; ayrıca dava açmak gerekmez ve fark doğrudan icra takibine konu edilebilir. Böyle bir hüküm yoksa her artış için TMK m.176/4 uyarınca yeniden dava açmak zorunludur. Aşağıdaki araç, endeks oranlarını yıl yıl bileşik olarak uygulayarak güncel nafakayı bulur ve eksik ödeme varsa birikmiş farkı hesaplar.
Kararda otomatik artış hükmü yoksa her yıl dava gerekir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
Nafaka Artırım ve Birikmiş Fark Hesaplama (TMK m.176/4, m.331)
Yıllık artış oranları (%)
Dört Nafaka Türü, Dört Ayrı Dayanak
Nafaka artırımı denildiğinde tek bir kurumdan söz edilmez. Türk Medeni Kanunu dört ayrı nafaka türü tanır ve her birinin artırımı farklı maddeye dayanır.
| Nafaka türü | Kime | Artırım dayanağı |
|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Dava sürerken eşe veya çocuğa | TMK m.169 |
| İştirak nafakası | Velayeti alan tarafa çocuk için | TMK m.331 |
| Yoksulluk nafakası | Boşanmayla yoksulluğa düşecek eşe | TMK m.176/4 |
| Yardım nafakası | Altsoy, üstsoy ve kardeşlere | TMK m.364-365 |
Artırımın genel dayanağı olan TMK m.176/4 şu ifadeyi taşır: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. İştirak nafakasında ise m.331 devreye girer ve durumun değişmesi hâlinde hâkimin istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyeceğini öngörür.
İki hükmün ortak noktası değişiklik ölçütüdür. Artırım için tek başına zamanın geçmiş olması yeterli görülmez; nafaka alacaklısının ihtiyaçlarında veya nafaka borçlusunun ödeme gücünde bir değişiklik gerekir. Enflasyon nedeniyle alım gücünün düşmesi, uygulamada bu değişikliğin en sık ileri sürülen biçimidir.
Artırım talebi azaltma talebiyle aynı hükme dayanır. Nafaka borçlusunun ödeme gücü ciddi biçimde azalmışsa, o da aynı maddeye dayanarak nafakanın indirilmesini isteyebilir.
Otomatik Artış Hükmü: Davadan Kurtaran Cümle
Nafaka kararında veya boşanma protokolünde yer alan tek bir cümle, alacaklıyı her yıl dava açma külfetinden kurtarır: nafakanın her yıl belirli bir oranda kendiliğinden artırılmasına ilişkin hüküm.
Bu hüküm bulunduğunda nafaka otomatik olarak güncellenir. Ayrıca dava açmak gerekmez, mahkeme kararı aranmaz ve artmış tutar doğrudan icra takibine konu edilebilir. Nafaka borçlusu eski tutarı ödemeye devam ederse aradaki fark birikmiş alacak hâline gelir.
Hüküm bulunmadığında ise durum tamamen değişir: nafaka kendiliğinden artmaz, enflasyon ne kadar yüksek olursa olsun tutar aynı kalır ve her artış için yeniden dava açılması gerekir. Bu, hem zaman hem masraf kaybı demektir.
Dava dilekçesinde otomatik artış açıkça talep edilmelidir. Hâkim, talep edilmeyen bir konuda kendiliğinden hüküm kuramaz. Nafaka artırım davası açılırken yalnızca yeni tutar değil, “her yıl TÜFE oranında artırılmasına” şeklindeki talebin de neticei talep kısmında yer alması gerekir. Aksi hâlde dava kazanılsa dahi bir yıl sonra aynı sorun tekrar eder. Dilekçe için nafaka artırım dilekçesi örneğimize bakabilir, dosyanız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.
Hangi Endeks? TÜFE, ÜFE ve Sabit Oran
Otomatik artış hükmünde kullanılabilecek ölçüt tek değildir. Uygulamada üç yöntem görülür ve hangisinin seçildiği yıllar içinde ciddi fark yaratır.
| Ölçüt | Niteliği | Değerlendirme |
|---|---|---|
| TÜFE (tüketici fiyat endeksi) | Hanehalkı tüketim sepetindeki fiyat değişimi | Nafakanın amacına en yakın ölçüt |
| Yİ-ÜFE (yurt içi üretici fiyat endeksi) | Üretici fiyatlarındaki değişim | Dönemsel olarak TÜFE’den sapabilir |
| Sabit yüzde | Kararda belirlenen değişmez oran | Öngörülebilir ancak enflasyonu izlemez |
Nafaka, alacaklının geçim ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğundan tüketici fiyatlarıyla ilişkilendirilmesi amaca daha uygundur. Buna karşılık uygulamada her iki endeksin de kullanıldığı görülür; kararda hangisi yazılıysa taraflar onunla bağlıdır.
Sabit yüzde yöntemi öngörülebilirlik sağlar ancak riski büyüktür. Enflasyonun sabit oranı aştığı dönemlerde nafaka alım gücünü hızla kaybeder ve alacaklı yeniden dava açmak zorunda kalır.
Aracın yıllık oran alanları bu nedenle boş bırakılmıştır: kararda hangi endeks öngörülmüşse, o endeksin ilgili yıllardaki oranları Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden alınarak girilmelidir. Araç uydurma bir oran kullanmaz.
Artış Bileşik Uygulanır
Çok yıllı hesaplarda en sık yapılan hata, yılların oranlarını toplayıp tek seferde uygulamaktır. Doğru yöntem bileşik hesaptır: her yılın oranı, bir önceki yılın güncellenmiş tutarına işler.
Fark önemsiz değildir. Beş bin liralık bir nafakada ardışık iki yıl yüzde elli ve yüzde kırk artış uygulandığında sonuç, oranların toplanmasıyla bulunacak dokuz bin lira değil, on bin beş yüz liradır. Yıl sayısı arttıkça fark hızla büyür.
Artışın uygulanacağı tarih de belirlidir: kararda aksi öngörülmedikçe artış, kararın verildiği tarihin yıldönümünde işler. Aracın hesabı bu esasa göre kurulmuştur; karardan itibaren tam bir yıl dolmadan artış uygulanmaz.
Bu nedenle karar tarihinin doğru girilmesi kritiktir. Karar tarihi ile kesinleşme tarihi farklıysa, kararda hangisinin esas alındığına bakılmalıdır.
Birikmiş Nafaka Farkı ve Takibi
Otomatik artış hükmü bulunmasına rağmen nafaka borçlusunun eski tutarı ödemeye devam etmesi sık görülür. Bu hâlde aradaki fark her ay birikir ve alacaklının hakkı olarak kalır.
Birikmiş fark için ayrıca dava açmaya gerek yoktur. Nafaka kararı ilam niteliğinde olduğundan doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir. Takipte hem birikmiş fark hem de işleyecek aylar talep edilir.
Nafaka alacaklarının tahsilinde özel bir güvence bulunur: nafaka alacakları, haciz sırasında diğer alacaklara göre öncelikli konumdadır ve maaş haczinde nafaka alacağı için özel bir rejim uygulanır. Maaş haczi hesabı için maaş haczi hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Nafaka alacakları dönemsel edim niteliği taşıdığından zamanaşımı bakımından ayrı bir değerlendirme gerektirir. Geçmişe dönük uzun süreli taleplerde bu konunun dosya bazında incelenmesi gerekir; her ay ayrı bir edim olarak doğduğundan sürelerin başlangıcı da aylık olarak belirlenir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nafaka artırım davası aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla yürütür.
Yetki bakımından nafaka alacaklısı lehine bir kural vardır: dava, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Bu, alacaklının borçlunun bulunduğu şehre gitme külfetinden kurtulmasını sağlar.
Davada harç, talep edilen artış miktarının bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanır. Yani aylık bin liralık artış talebinde harca esas değer on iki bin liradır. Harç hesabı için dava harcı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
Vekalet ücreti de aynı esasa göre belirlenir: nafaka davalarında ücret, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanır. Reddedilen kısım için ise avukatlık ücretine hükmedilemez. Ayrıntı için nispi vekalet ücreti hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
Dava Ne Zaman Açılabilir?
Kanunda nafaka artırım davası için öngörülmüş bir bekleme süresi bulunmaz. Koşullarda değişiklik olduğunda dava her zaman açılabilir; bir yıl beklemek zorunlu değildir.
Buna karşılık uygulamada, önceki karardan kısa süre sonra açılan davalarda değişiklik şartı daha titiz incelenir. Kararın üzerinden birkaç ay geçmişken açılan davada, bu kısa sürede ne değiştiğinin somut biçimde ortaya konması beklenir.
Kararda otomatik artış hükmü varsa artırım davası açmaya gerek yoktur; nafaka zaten güncellenmektedir. Ancak endeks artışının ihtiyaçları karşılamadığı hâllerde, endeksin üzerinde bir artış talebiyle yine dava açılabilir.
Davada ispat yükü davacıdadır. İhtiyaçların arttığı ve karşı tarafın ödeme gücünün buna elverdiği ortaya konmalıdır. Çocuğun okula başlaması, eğitim kademesinin değişmesi, sağlık giderlerinin artması gibi somut olgular bu ispatın omurgasını oluşturur.
Delil Olarak Sunulacak Belgeler
Nafaka artırım davasında sonuç, büyük ölçüde sunulan belgelerin gücüne bağlıdır. Genel ifadelerle yapılan başvurular, hâkimin takdirini destekleyecek somut veri sunmadığı için sınırlı sonuç verir.
| Belge | Neyi ispatlar |
|---|---|
| Önceki nafaka kararının kesinleşmiş örneği | Mevcut tutar ve artış hükmünün varlığı |
| TÜİK enflasyon verileri | Alım gücündeki düşüş |
| Okul, dershane ve kurs ödeme belgeleri | Çocuğun eğitim giderlerindeki artış |
| Sağlık harcaması belgeleri ve raporlar | Özel ihtiyaçların doğması |
| Kira sözleşmesi ve faturalar | Zorunlu giderlerdeki artış |
| Karşı tarafın SGK ve gelir kayıtları | Ödeme gücündeki iyileşme |
| Tapu ve araç kayıtları | Mal varlığındaki değişim |
Altıncı satırdaki bilgiler doğrudan elde edilemez; mahkemeden bu kayıtların ilgili kurumlardan getirtilmesi talep edilir. Dilekçede bu talebin açıkça yer alması gerekir.
İştirak nafakasında çocuğun büyümesi başlı başına bir değişiklik sebebi sayılır. Okul öncesi dönemdeki bir çocuğun ihtiyaçları ile lise çağındaki bir çocuğun ihtiyaçları arasındaki fark, ayrıca ispat gerektirmeyecek kadar açıktır.
Yoksulluk Nafakasında Süre Tartışması
Yoksulluk nafakası, nafaka türleri içinde en çok tartışılanıdır. Bunun sebebi TMK m.175’in nafakayı bir süreyle sınırlamamasıdır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Süresizlik, nafakanın sonsuza kadar aynı şekilde süreceği anlamına gelmez. Kanunda nafakanın kendiliğinden kalkacağı hâller sayılmıştır: nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü ve nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi.
Bu hâllerden ilk ikisi kendiliğinden sonuç doğurur; diğerleri ise mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılmasını gerektirir. Nafaka borçlusu, bu sebeplerden birinin gerçekleştiğini ileri sürerek nafakanın kaldırılması davası açabilir.
Artırım talebi bakımından önemli bir sonuç doğar: nafakanın kaldırılması sebeplerinden biri gerçekleşmişse, artırım davası açılmadan önce bu durumun değerlendirilmesi gerekir. Aksi hâlde artırım davası, nafakanın tümüyle kaldırılmasıyla sonuçlanabilir.
Kusur oranı da belirleyicidir. Yoksulluk nafakası isteyebilmek için nafaka isteyenin kusurunun daha ağır olmaması gerekir. Eşit kusur hâlinde nafaka istenebilir; ancak daha ağır kusurlu eş bu hakka sahip değildir.
İştirak Nafakasında Yaş ve Eğitim Sınırı
İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan tarafın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünden doğar. Bu yükümlülük kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer.
Ancak eğitim devam ediyorsa yükümlülük sürebilir. Çocuk ergin olmasına rağmen eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde bakım borcunu sürdürmekle yükümlüdür. Bu hâlde nafaka, iştirak nafakası olmaktan çıkıp yardım nafakası niteliği kazanır.
Nitelik değişikliği usul bakımından sonuç doğurur: ergin çocuk, artık velayet sahibi ana veya baba aracılığıyla değil, kendi adına dava açmak zorundadır. Bu ayrımın atlanması, davanın husumet yokluğundan reddine yol açabilir.
İştirak nafakası talebi için ayrıca bir kusur değerlendirmesi yapılmaz. Çocuğun bakım ihtiyacı ve ana babanın ödeme gücü esas alınır; boşanmadaki kusur durumu bu nafakayı etkilemez.
Uygulamada Sık Yapılan Beş Hata
Nafaka artırımında hak kaybı çoğunlukla usulden ve talebin kurulmasından doğar. Beş hata düzenli olarak tekrarlanır.
Birincisi otomatik artış talep etmemektir. Hâkim talep edilmeyen konuda hüküm kuramaz. Dilekçede yalnızca yeni tutar istenirse, dava kazanılsa dahi bir yıl sonra aynı sorun geri döner.
İkincisi oranları toplamaktır. Artış bileşik uygulanır. Ardışık yılların oranlarını toplayıp tek seferde uygulamak, tutarı olduğundan düşük gösterir.
Üçüncüsü ergin çocuk adına dava açmaktır. Çocuk ergin olduktan sonra nafaka yardım nafakasına dönüşür ve dava çocuğun kendisi tarafından açılmalıdır.
Dördüncüsü genel ifadelerle yetinmektir. “Hayat pahalılığı arttı” cümlesi tek başına yeterli görülmez; okul, sağlık ve barınma giderlerine ilişkin somut belgeler sunulmalıdır.
Beşincisi birikmiş fark için dava açmaktır. Otomatik artış hükmü varsa fark için dava gerekmez; nafaka kararı ilam niteliğinde olduğundan doğrudan icra takibi başlatılabilir.
Nafakanın Ödenmemesi: İcra ve Tazyik Hapsi
Nafaka alacağı, diğer para alacaklarından farklı bir korumaya sahiptir. Ödenmemesi hâlinde yalnızca icra takibi değil, ayrıca bir yaptırım süreci de gündeme gelebilir.
İcra ve İflas Kanunu, nafakaya ilişkin kararlara uymayan borçlu için tazyik hapsi öngörmüştür. Nafaka hükmüne uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince tazyik hapsiyle cezalandırılabilir.
Bu yaptırımın niteliği cezalandırma değil zorlamadır. Borç ödendiğinde tazyik hapsi kendiliğinden düşer; amacı borçluyu ödemeye zorlamaktır. Bu nedenle klasik bir hapis cezasından farklıdır.
Şikâyet süreye tabidir ve süresinde kullanılmalıdır. Ayrıca şikâyetin konusu yalnızca işleyen nafakadır; birikmiş nafaka alacakları bu yolun konusu olmaz, onlar için genel icra yolları işletilir.
Maaş haczinde de nafaka lehine özel bir düzenleme vardır. Maaşın haczedilemeyen kısmına ilişkin sınırlama, nafaka alacakları bakımından uygulanmaz; nafaka alacağı için maaşın tamamı üzerinden hesap yapılabilir. Ayrıntı için maaş haczi hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
Yurt Dışındaki Borçludan Nafaka
Nafaka borçlusunun yurt dışında bulunması, alacağın tahsilini imkânsız kılmaz. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler bu konuda mekanizmalar öngörür.
Nafaka alacaklarının yabancı ülkelerde tahsiline ilişkin sözleşmeler uyarınca, Adalet Bakanlığı aracılığıyla ilgili ülkenin merkezi makamına başvurulabilir. Başvuru üzerine yabancı ülkede tanıma ve tenfiz ile tahsil işlemleri yürütülür.
Bu yolun işleyebilmesi için Türk mahkemesince verilmiş nafaka kararının bulunması ve kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması gerekir. Ayrıca borçlunun bulunduğu ülkedeki adres bilgilerinin tespiti önem taşır.
Süreç uzun sürebildiğinden, borçlunun Türkiye’de mal varlığı bulunup bulunmadığının araştırılması genellikle daha hızlı sonuç verir. İki yol birlikte yürütülebilir.
Nafaka ve Vergi
Nafaka ödemelerinin vergisel durumu da sorulan konulardandır. Alınan nafaka, alacaklı bakımından gelir vergisine tabi bir kazanç sayılmaz; nafaka bir gelir unsuru değil, bakım yükümlülüğünün karşılığıdır.
Ödeyen bakımından ise nafaka, kural olarak gelir vergisi matrahından indirilebilecek bir gider niteliği taşımaz. Bu, nafakanın kişisel bir yükümlülük olmasından kaynaklanır.
Nafaka ödemesinin belgelendirilmesi ayrı bir konudur ve ispat bakımından önem taşır. Elden yapılan ödemelerin sonradan ispatı güç olduğundan, banka yoluyla ve açıklama düşülerek ödeme yapılması önerilir.
Açıklamada hangi aya ait ödeme olduğunun belirtilmesi, birikmiş fark tartışmalarında belirleyici olur. Açıklamasız yapılan ödemeler, alacaklı tarafından en eski borca mahsup edilebilir. Ankara ve çevresindeki dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Mevzuat Çerçevesi
| Hüküm | Neyi düzenler | Pratik sonucu |
|---|---|---|
| TMK m.4 | Hâkimin takdir yetkisi | Hakkaniyete göre belirleme |
| TMK m.169 | Tedbir nafakası | Dava sürerken geçici düzenleme |
| TMK m.175-176 | Yoksulluk nafakası | Süresiz nafaka ve artırım imkânı |
| TMK m.176/4 | Artırma ve azaltma | Mali durum değişikliği veya hakkaniyet |
| TMK m.177 | Yetkili mahkeme | Nafaka alacaklısının yerleşim yeri |
| TMK m.330 | İştirak nafakasının takdiri | Çocuğun ihtiyaçlarına göre |
| TMK m.331 | Durumun değişmesi | Nafakanın yeniden belirlenmesi |
| TMK m.364-365 | Yardım nafakası | Altsoy, üstsoy ve kardeşler |
| 4787 s.K. | Aile mahkemeleri | Görevli mahkeme |
| AAÜT m.9 | Nafakada vekalet ücreti | Bir yıllık tutar üzerinden |
Aracın sınırı: Araç, girdiğiniz oranları bileşik olarak uygular ve güncel nafaka ile birikmiş farkı hesaplar. Endeks oranlarını kendisi bilmez; oranlar kararda öngörülen endekse göre TÜİK verilerinden alınarak girilmelidir. Araç ayrıca artırım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmez; mali durum değişikliği ve hakkaniyet takdiri mahkemeye aittir. Kararda otomatik artış hükmü bulunmadığında araç yalnızca endekse göre olması gereken düzeyi gösterir; bu tutar kendiliğinden talep edilebilir hâle gelmez. Nafaka alacaklarında zamanaşımı değerlendirmesi de kapsam dışıdır. Araç bir ön hesap sunar, hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka her yıl otomatik artar mı?
Yalnızca kararda veya boşanma protokolünde otomatik artış hükmü varsa artar. Böyle bir hüküm yoksa nafaka kendiliğinden artmaz ve her artış için TMK m.176/4 uyarınca dava açılması gerekir.
Nafaka artırım davası hangi maddeye dayanır?
Genel dayanak TMK m.176/4’tür: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına karar verilebilir. İştirak nafakasında ayrıca TMK m.331, yardım nafakasında m.364-365 uygulanır.
Artış oranı nasıl hesaplanır?
Kararda öngörülen endeksin yıllık oranları bileşik olarak uygulanır; her yılın oranı bir önceki yılın güncellenmiş tutarına işler. Oranların toplanıp tek seferde uygulanması yanlış sonuç verir.
TÜFE mi ÜFE mi uygulanır?
Kararda hangisi öngörülmüşse o uygulanır ve taraflar bununla bağlıdır. Nafaka geçim ihtiyacına yönelik olduğundan tüketici fiyat endeksi amaca daha uygun görülür; ancak uygulamada her iki endeks de kullanılmaktadır.
Nafaka artırım davası için bir yıl beklemek gerekir mi?
Kanunda bekleme süresi öngörülmemiştir; koşullarda değişiklik olduğunda dava her zaman açılabilir. Ancak önceki karardan kısa süre sonra açılan davalarda değişiklik şartı daha titiz incelenir.
Otomatik artış hükmü varsa yine dava açılabilir mi?
Evet. Endeks artışı ihtiyaçları karşılamıyorsa, endeksin üzerinde bir artış talebiyle yeniden dava açılabilir.
Nafaka artmasına rağmen eski tutar ödeniyorsa ne yapılır?
Aradaki fark birikmiş alacak hâline gelir. Nafaka kararı ilam niteliğinde olduğundan ayrıca dava açmaya gerek kalmadan ilamlı icra takibi başlatılabilir.
Nafaka artırım davası nerede açılır?
Aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. TMK m.177 uyarınca yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.
Dava harcı neye göre hesaplanır?
Talep edilen artış miktarının bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanır. Aylık bin liralık artış talebinde harca esas değer on iki bin liradır.
Hangi belgeler sunulmalıdır?
Önceki nafaka kararının kesinleşmiş örneği, TÜİK enflasyon verileri, eğitim ve sağlık gider belgeleri, kira sözleşmesi ve faturalar ile karşı tarafın gelir kayıtlarının getirtilmesi talebi sunulmalıdır.
Çocuğun büyümesi tek başına artırım sebebi olur mu?
İştirak nafakasında çocuğun büyümesi ve eğitim kademesinin değişmesi başlı başına bir değişiklik sebebi sayılır; ihtiyaçlardaki artış bu hâlde açıktır.
Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?
Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz tutar ve tarihler sunucuya gönderilmez.
Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Artış oranları kararda öngörülen endekse göre TÜİK verilerinden alınmalıdır.
Aile hukuku araçları
📘 İlgili Rehberler
Dilekçede otomatik artış talep edilmezse bir yıl sonra aynı sorun
Nafaka artırım davası ve birikmiş fark takibi için Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

