Nafaka Artırım ve Birikmiş Fark Hesaplama Aracı — TMK m.176/4
05 Eylül 2026

Nafaka Artırım ve Birikmiş Fark Hesaplama Aracı — TMK m.176/4

Nafakada iki ayrı durum vardır ve karıştırılmamalıdır. Kararda “her yıl TÜFE oranında artırılır” gibi bir hüküm varsa nafaka kendiliğinden güncellenir; ayrıca dava açmak gerekmez ve fark doğrudan icra takibine konu edilebilir. Böyle bir hüküm yoksa her artış için TMK m.176/4 uyarınca yeniden dava açmak zorunludur. Aşağıdaki araç, endeks oranlarını yıl yıl bileşik olarak uygulayarak güncel nafakayı bulur ve eksik ödeme varsa birikmiş farkı hesaplar.

Kararda otomatik artış hükmü yoksa her yıl dava gerekir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Nafaka Artırım ve Birikmiş Fark Hesaplama (TMK m.176/4-5, m.331)

Artış yılları ve aylık vadeler bu tarihten sayılır.

Her ayın borcuyla arasındaki fark birikmiş alacaktır.

Hesap tarihine kadar vadesi gelen son aylardan geriye doğru sayılır.

Boş bırakılırsa bugünün tarihi kullanılır.

Yıllık artış oranları (%) — en fazla 10 yıl

Oranları TÜİK verilerinden alınız. Boş bırakılan yıldan sonrası hesaplanmaz.

Not: Artış oranları bileşik uygulanır; her yılın oranı bir önceki yılın güncellenmiş tutarına işler. Birikmiş fark her ay için o ayın vadesinde yürürlükte olan tutar üzerinden ayrı ayrı hesaplanır. Kararda hangi endeksin öngörüldüğü esas alınmalıdır.

Dört Nafaka Türü, Dört Ayrı Dayanak

Nafaka artırımı denildiğinde tek bir kurumdan söz edilmez. Türk Medeni Kanunu dört ayrı nafaka türü tanır ve her birinin artırımı farklı maddeye dayanır.

Nafaka türüKimeArtırım dayanağı
Tedbir nafakasıDava sürerken eşe veya çocuğaTMK m.169
İştirak nafakasıVelayeti alan tarafa çocuk içinTMK m.331
Yoksulluk nafakasıBoşanmayla yoksulluğa düşecek eşeTMK m.176/4
Yardım nafakasıAltsoy, üstsoy ve kardeşlereTMK m.364-365

Artırımın genel dayanağı olan TMK m.176/4 şu ifadeyi taşır: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. İştirak nafakasında ise m.331 devreye girer ve durumun değişmesi hâlinde hâkimin istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyeceğini öngörür.

İki hükmün ortak noktası değişiklik ölçütüdür. Artırım için tek başına zamanın geçmiş olması yeterli görülmez; nafaka alacaklısının ihtiyaçlarında veya nafaka borçlusunun ödeme gücünde bir değişiklik gerekir. Enflasyon nedeniyle alım gücünün düşmesi, uygulamada bu değişikliğin en sık ileri sürülen biçimidir.

Artırım talebi azaltma talebiyle aynı hükme dayanır. Nafaka borçlusunun ödeme gücü ciddi biçimde azalmışsa, o da aynı maddeye dayanarak nafakanın indirilmesini isteyebilir.

Otomatik Artış Hükmü: Davadan Kurtaran Cümle

Nafaka kararında veya boşanma protokolünde yer alan tek bir cümle, alacaklıyı her yıl dava açma külfetinden kurtarır: nafakanın her yıl belirli bir oranda kendiliğinden artırılmasına ilişkin hüküm.

Bu hüküm bulunduğunda nafaka otomatik olarak güncellenir. Ayrıca dava açmak gerekmez, mahkeme kararı aranmaz ve artmış tutar doğrudan icra takibine konu edilebilir. Nafaka borçlusu eski tutarı ödemeye devam ederse aradaki fark birikmiş alacak hâline gelir.

Hüküm bulunmadığında ise durum tamamen değişir: nafaka kendiliğinden artmaz, enflasyon ne kadar yüksek olursa olsun tutar aynı kalır ve her artış için yeniden dava açılması gerekir. Bu, hem zaman hem masraf kaybı demektir.

Dava dilekçesinde otomatik artış açıkça talep edilmelidir. Hâkim, talep edilmeyen bir konuda kendiliğinden hüküm kuramaz. Nafaka artırım davası açılırken yalnızca yeni tutar değil, “her yıl TÜFE oranında artırılmasına” şeklindeki talebin de neticei talep kısmında yer alması gerekir. Aksi hâlde dava kazanılsa dahi bir yıl sonra aynı sorun tekrar eder. Dilekçe için nafaka artırım dilekçesi örneğimize bakabilir, dosyanız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.

Kanuni Dayanak: TMK m.176/5 ve m.330/3 — «Gelecek Yıllar» Hükmü

Otomatik artış hükmü uygulamanın icadı değildir; doğrudan kanuna dayanır. Türk Medeni Kanununun 176. maddesinin beşinci fıkrasına göre hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. İştirak nafakası için aynı imkân TMK m.330’un üçüncü fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir.

İki hüküm aynı yapıyı paylaşır: artış hükmü ancak talep üzerine kurulabilir ve ölçütü tarafların sosyal ve ekonomik durumudur. Endeks oranı, kanunun öngördüğü bu ölçütün uygulamada en kolay izlenebilen karşılığı olarak kullanılır. Kanun belirli bir endeks adı saymaz; TÜFE, Yİ-ÜFE veya sabit oran seçimi talebe ve hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Talep şartının yaptırımı Yargıtay kararlarında da görülür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Kasım 2023’te basına yansıyan bir kanun yararına bozma kararında, davacının ileriki yıllar için yıllık artış talebi bulunmadığı hâlde Denizli 2. Aile Mahkemesince yoksulluk ve iştirak nafakalarına yıllık artış uygulanmasına karar verilmesini, hâkimin taleple bağlılığını düzenleyen HMK m.26’ya aykırı bularak bozmuştur. Bozma kanun yararına olduğu için tarafların hukuki durumunu değiştirmemiştir; ancak ilke açıktır: dilekçede istenmeyen artış hükmü kurulamaz.

HükümNe sağlarTalep şartıAraçla ilişkisi
TMK m.176/4Mali durumun değişmesi veya hakkaniyet hâlinde iradın artırılması ya da azaltılmasıDava ile istenirDavada istenecek tutar için endekse göre olması gereken düzeyi gösterir
TMK m.176/5Gelecek yıllarda ödenecek miktarın önceden karara bağlanması«İstem hâlinde»Karardaki artış hükmünü yıl yıl uygular
TMK m.330/3İştirak nafakasında gelecek yıllar hükmü«İstem hâlinde»Karardaki artış hükmünü yıl yıl uygular
TMK m.331Durum değişince iştirak nafakasının yeniden belirlenmesi veya kaldırılmasıİstem üzerineDavada istenecek tutar için ölçü verir
HMK m.26Hâkimin talep sonuçlarıyla bağlılığı—İstenmeyen artış hükmü kurulamaz

Hangi Endeks? TÜFE, ÜFE ve Sabit Oran

Otomatik artış hükmünde kullanılabilecek ölçüt tek değildir. Uygulamada üç yöntem görülür ve hangisinin seçildiği yıllar içinde ciddi fark yaratır.

ÖlçütNiteliğiDeğerlendirme
TÜFE (tüketici fiyat endeksi)Hanehalkı tüketim sepetindeki fiyat değişimiNafakanın amacına en yakın ölçüt
Yİ-ÜFE (yurt içi üretici fiyat endeksi)Üretici fiyatlarındaki değişimDönemsel olarak TÜFE’den sapabilir
Sabit yüzdeKararda belirlenen değişmez oranÖngörülebilir ancak enflasyonu izlemez

Nafaka, alacaklının geçim ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğundan tüketici fiyatlarıyla ilişkilendirilmesi amaca daha uygundur. Buna karşılık uygulamada her iki endeksin de kullanıldığı görülür; kararda hangisi yazılıysa taraflar onunla bağlıdır.

Sabit yüzde yöntemi öngörülebilirlik sağlar ancak riski büyüktür. Enflasyonun sabit oranı aştığı dönemlerde nafaka alım gücünü hızla kaybeder ve alacaklı yeniden dava açmak zorunda kalır.

Aracın yıllık oran alanları bu nedenle boş bırakılmıştır: kararda hangi endeks öngörülmüşse, o endeksin ilgili yıllardaki oranları Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden alınarak girilmelidir. Araç uydurma bir oran kullanmaz.

Endeks Hükmü Nasıl Yazılmalı? Dört Belirsizlik

«Her yıl TÜFE oranında artırılsın» cümlesi ilk bakışta yeterli görünür; icra aşamasında ise dört soruyu cevapsız bırakabilir. Bu sorular cevaplanmadığında borçlu ile alacaklı aynı karardan farklı tutarlar hesaplar ve uyuşmazlık icra mahkemesine taşınır.

BelirsizlikSeçeneklerDilekçede sağlanacak açıklık
Hangi endeks?TÜFE, Yİ-ÜFE veya sabit yüzdeEndeksin adı açıkça yazılmalı
Hangi değişim oranı?TÜİK bültenindeki yıllık değişim veya on iki aylık ortalamalara göre değişimHangi oranın esas alınacağı belirtilmeli
Hangi ayın verisi?Artış tarihinden önce açıklanan son ay veya belirli bir ayEsas alınacak ay yazılmalı
Hangi tarihten itibaren?Dava, karar veya kesinleşme tarihiYıldönümünün hangi tarihe göre işleyeceği belirtilmeli

Kanun koyucunun benzer bir artışı nasıl tanımladığına kira hukukunda örnek vardır: TBK m.344, yenilenen kira dönemlerindeki artışı «bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı» ile sınırlar. Bu hüküm nafakaya uygulanmaz; ancak ölçütün ne kadar açık tanımlanabileceğini gösterir. Nafaka dilekçesinde de aynı açıklıkla talepte bulunmak, karardan sonra çıkacak hesap tartışmalarını baştan önler.

Aracı kullanırken de aynı sorulara cevap vermek gerekir: girilecek oran, kararda yazan endeksin ve değişim türünün ilgili yıldaki değeridir. Kararda ölçüt belirsizse hangi oranın uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Örnek hüküm cümleleri için nafakaya her yıl otomatik artış klozu rehberimize, döviz veya altın üzerinden belirleme tartışması için nafakanın döviz veya altın olarak belirlenmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Artış Bileşik Uygulanır

Çok yıllı hesaplarda en sık yapılan hata, yılların oranlarını toplayıp tek seferde uygulamaktır. Doğru yöntem bileşik hesaptır: her yılın oranı, bir önceki yılın güncellenmiş tutarına işler.

Fark önemsiz değildir. Beş bin liralık bir nafakada ardışık iki yıl yüzde elli ve yüzde kırk artış uygulandığında sonuç, oranların toplanmasıyla bulunacak dokuz bin lira değil, on bin beş yüz liradır. Yıl sayısı arttıkça fark hızla büyür.

Artışın uygulanacağı tarih de belirlidir: kararda aksi öngörülmedikçe artış, kararın verildiği tarihin yıldönümünde işler. Aracın hesabı bu esasa göre kurulmuştur; karardan itibaren tam bir yıl dolmadan artış uygulanmaz.

Bu nedenle karar tarihinin doğru girilmesi kritiktir. Karar tarihi ile kesinleşme tarihi farklıysa, kararda hangisinin esas alındığına bakılmalıdır.

Aracın Hesap Yöntemi: Yıldönümü, Vade ve Dönem Dönem Fark

Araç üç kurala göre çalışır. Bu kuralları bilmek, sonucu kendi dosyanızdaki hesapla karşılaştırmanızı kolaylaştırır.

Birinci kural: artış yıldönümünde işler. Her yılın oranı, karar tarihinin yıldönümünde uygulanır. Karar tarihi 29 Şubat ise artık yıl olmayan yıllarda yıldönümü 28 Şubat kabul edilir; ayın 29, 30 veya 31’ine denk gelen tarihlerde de o ayın son günü esas alınır.

İkinci kural: nafaka aylık ve peşin ödenir. TMK m.330/2 iştirak nafakasının her ay peşin ödeneceğini öngörür. Araç bütün nafaka türlerinde aylık vadeleri karar tarihinin her aydaki karşılığı olarak alır. Böylece her yıldönümü bir vade tarihine denk gelir ve artışın hangi aydan itibaren işlediği tartışmalı olmaz. Kararınızda farklı bir ödeme günü belirlenmişse sonuç birkaç günlük kayma gösterebilir.

Üçüncü kural: birikmiş fark her ay için ayrı hesaplanır. Eksik ödenen her ay, o ayın vadesinde yürürlükte olan tutarla karşılaştırılır. En son yılın tutarını geçmiş aylara uygulamak alacağı olduğundan yüksek gösterir ve takipte itiraz konusu olur.

Vade aralığıAyÖdenmesi gerekenAylık farkDönem farkı
01.02.2024 – 01.12.2024117.500 TL (1. yıl, örnek oran %50)2.500 TL27.500 TL
01.01.2025 – 01.07.2025710.500 TL (2. yıl, örnek oran %40)5.500 TL38.500 TL
Toplam18——66.000 TL

Tablodaki örnekte kararla belirlenen nafaka 5.000 TL, karar tarihi 01.01.2023, hesap tarihi 01.07.2025’tir; borçlu son on sekiz ay 5.000 TL ödemiştir. Oranlar yalnızca hesabı göstermek için seçilmiştir, gerçek endeks değeri değildir. Aynı örnekte son yılın 10.500 TL’lik tutarı on sekiz ayın tamamına uygulansaydı fark 99.000 TL çıkardı; alacak 33.000 TL fazla gösterilmiş olurdu. Aracın önceki sürümü bu basit çarpımı kullanıyordu; hesap 13 Ekim 2026’da dönem dönem yönteme geçirilmiştir.

Kararda otomatik artış hükmü yoksa araç birikmiş farkı endekse göre bulunan tutar üzerinden değil, kararla belirlenen tutar üzerinden hesaplar. Endeksli tutar bu durumda yalnızca dava için ölçü niteliğindedir ve kendiliğinden istenebilir bir alacak doğurmaz.

Artırılan nafaka hangi tarihten işler?

Dava yoluyla artırılan nafaka, uygulamada kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde hükme bağlanır; bu durumda dava tarihi ile karar tarihi arasındaki aylar için de artırılmış tutar üzerinden fark doğar. Nafaka sonradan bir artırım kararıyla yeniden belirlenmişse araca eski kararı değil, en son kararı ve bu kararda artışın başladığı tarihi girmek gerekir. Dava sürerken bağlanan tedbir nafakasının başlangıcı için tedbir nafakasının başlangıç tarihi yazımıza, artırım ve azaltım davasının bütün şartları için nafaka artırım ve azaltım davası rehberimize bakabilirsiniz.

Birikmiş Nafaka Farkı ve Takibi

Otomatik artış hükmü bulunmasına rağmen nafaka borçlusunun eski tutarı ödemeye devam etmesi sık görülür. Bu hâlde aradaki fark her ay birikir ve alacaklının hakkı olarak kalır.

Birikmiş fark için ayrıca dava açmaya gerek yoktur. Nafaka kararı ilam niteliğinde olduğundan doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir. Takipte hem birikmiş fark hem de işleyecek aylar talep edilir.

Nafaka alacaklarının tahsilinde özel bir güvence bulunur: nafaka alacakları, haciz sırasında diğer alacaklara göre öncelikli konumdadır ve maaş haczinde nafaka alacağı için özel bir rejim uygulanır. Maaş haczi hesabı için maaş haczi hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Nafaka alacakları dönemsel edim niteliği taşıdığından zamanaşımı bakımından ayrı bir değerlendirme gerektirir. Geçmişe dönük uzun süreli taleplerde bu konunun dosya bazında incelenmesi gerekir; her ay ayrı bir edim olarak doğduğundan sürelerin başlangıcı da aylık olarak belirlenir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nafaka artırım davası aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla yürütür.

Yetki bakımından nafaka alacaklısı lehine bir kural vardır. TMK m.177’ye göre boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kesin değildir; HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi de genel yetkili mahkeme olarak kullanılabilir. Kural, alacaklının borçlunun bulunduğu şehre gitme külfetinden kurtulmasını sağlar.

Nafaka artırım davası nispi harca tabidir; uygulamada harca esas değer, talep edilen artış miktarının bir yıllık tutarıdır. Yani aylık bin liralık artış talebinde harca esas değer on iki bin liradır. Harç hesabı için dava harcı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Vekalet ücreti de benzer esasa göre belirlenir. 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesine göre nafaka davalarında ücret, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır ve davanın görüldüğü mahkeme için ikinci kısımda belirlenen ücretten az olamaz. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez. Ayrıntı için nispi vekalet ücreti hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Dava Ne Zaman Açılabilir?

Kanunda nafaka artırım davası için öngörülmüş bir bekleme süresi bulunmaz. Koşullarda değişiklik olduğunda dava her zaman açılabilir; bir yıl beklemek zorunlu değildir.

Buna karşılık uygulamada, önceki karardan kısa süre sonra açılan davalarda değişiklik şartı daha titiz incelenir. Kararın üzerinden birkaç ay geçmişken açılan davada, bu kısa sürede ne değiştiğinin somut biçimde ortaya konması beklenir.

Kararda otomatik artış hükmü varsa artırım davası açmaya gerek yoktur; nafaka zaten güncellenmektedir. Ancak endeks artışının ihtiyaçları karşılamadığı hâllerde, endeksin üzerinde bir artış talebiyle yine dava açılabilir.

Davada ispat yükü davacıdadır. İhtiyaçların arttığı ve karşı tarafın ödeme gücünün buna elverdiği ortaya konmalıdır. Çocuğun okula başlaması, eğitim kademesinin değişmesi, sağlık giderlerinin artması gibi somut olgular bu ispatın omurgasını oluşturur.

Delil Olarak Sunulacak Belgeler

Nafaka artırım davasında sonuç, büyük ölçüde sunulan belgelerin gücüne bağlıdır. Genel ifadelerle yapılan başvurular, hâkimin takdirini destekleyecek somut veri sunmadığı için sınırlı sonuç verir.

BelgeNeyi ispatlar
Önceki nafaka kararının kesinleşmiş örneğiMevcut tutar ve artış hükmünün varlığı
TÜİK enflasyon verileriAlım gücündeki düşüş
Okul, dershane ve kurs ödeme belgeleriÇocuğun eğitim giderlerindeki artış
Sağlık harcaması belgeleri ve raporlarÖzel ihtiyaçların doğması
Kira sözleşmesi ve faturalarZorunlu giderlerdeki artış
Karşı tarafın SGK ve gelir kayıtlarıÖdeme gücündeki iyileşme
Tapu ve araç kayıtlarıMal varlığındaki değişim

Altıncı satırdaki bilgiler doğrudan elde edilemez; mahkemeden bu kayıtların ilgili kurumlardan getirtilmesi talep edilir. Dilekçede bu talebin açıkça yer alması gerekir.

İştirak nafakasında çocuğun büyümesi başlı başına bir değişiklik sebebi sayılır. Okul öncesi dönemdeki bir çocuğun ihtiyaçları ile lise çağındaki bir çocuğun ihtiyaçları arasındaki fark, ayrıca ispat gerektirmeyecek kadar açıktır.

Yoksulluk Nafakasında Süre Tartışması

Yoksulluk nafakası, nafaka türleri içinde en çok tartışılanıdır. Bunun sebebi TMK m.175’in nafakayı bir süreyle sınırlamamasıdır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

13 Ekim 2026 itibarıyla güncel durum: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175’in birinci fıkrasındaki «süresiz olarak» ibaresini iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış; iptal hükmü dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar m.175 bugünkü metniyle uygulanır ve artırım davaları TMK m.176/4’e göre görülür. İptal edilen yalnızca bu ibaredir; iştirak nafakası kararın konusu değildir. Ayrıntı için AYM kararı ve dokuz aylık erteleme yazımıza bakabilirsiniz.

Süresizlik, nafakanın sonsuza kadar aynı şekilde süreceği anlamına gelmez. TMK m.176/3’te nafakanın sona ereceği hâller sayılmıştır: nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü ve nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi.

Bu hâllerden ilk ikisi kendiliğinden sonuç doğurur; diğerleri ise mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılmasını gerektirir. Nafaka borçlusu, bu sebeplerden birinin gerçekleştiğini ileri sürerek nafakanın kaldırılması davası açabilir.

Artırım talebi bakımından önemli bir sonuç doğar: nafakanın kaldırılması sebeplerinden biri gerçekleşmişse, artırım davası açılmadan önce bu durumun değerlendirilmesi gerekir. Aksi hâlde artırım davası, nafakanın tümüyle kaldırılmasıyla sonuçlanabilir.

Kusur oranı da belirleyicidir. Yoksulluk nafakası isteyebilmek için nafaka isteyenin kusurunun daha ağır olmaması gerekir. Eşit kusur hâlinde nafaka istenebilir; ancak daha ağır kusurlu eş bu hakka sahip değildir.

İştirak Nafakasında Yaş ve Eğitim Sınırı

İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan tarafın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünden doğar. Bu yükümlülük kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer.

Ancak eğitim devam ediyorsa yükümlülük sürebilir. Çocuk ergin olmasına rağmen eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde bakım borcunu sürdürmekle yükümlüdür. Bu hâlde nafaka, iştirak nafakası olmaktan çıkıp yardım nafakası niteliği kazanır.

Nitelik değişikliği usul bakımından sonuç doğurur: ergin çocuk, artık velayet sahibi ana veya baba aracılığıyla değil, kendi adına dava açmak zorundadır. Bu ayrımın atlanması, davanın husumet yokluğundan reddine yol açabilir.

İştirak nafakası talebi için ayrıca bir kusur değerlendirmesi yapılmaz. Çocuğun bakım ihtiyacı ve ana babanın ödeme gücü esas alınır; boşanmadaki kusur durumu bu nafakayı etkilemez.

Uygulamada Sık Yapılan Beş Hata

Nafaka artırımında hak kaybı çoğunlukla usulden ve talebin kurulmasından doğar. Beş hata düzenli olarak tekrarlanır.

Birincisi otomatik artış talep etmemektir. Hâkim talep edilmeyen konuda hüküm kuramaz. Dilekçede yalnızca yeni tutar istenirse, dava kazanılsa dahi bir yıl sonra aynı sorun geri döner.

İkincisi oranları toplamaktır. Artış bileşik uygulanır. Ardışık yılların oranlarını toplayıp tek seferde uygulamak, tutarı olduğundan düşük gösterir.

Üçüncüsü ergin çocuk adına dava açmaktır. Çocuk ergin olduktan sonra nafaka yardım nafakasına dönüşür ve dava çocuğun kendisi tarafından açılmalıdır.

Dördüncüsü genel ifadelerle yetinmektir. “Hayat pahalılığı arttı” cümlesi tek başına yeterli görülmez; okul, sağlık ve barınma giderlerine ilişkin somut belgeler sunulmalıdır.

Beşincisi birikmiş fark için dava açmaktır. Otomatik artış hükmü varsa fark için dava gerekmez; nafaka kararı ilam niteliğinde olduğundan doğrudan icra takibi başlatılabilir.

Nafakanın Ödenmemesi: İcra ve Tazyik Hapsi

Nafaka alacağı, diğer para alacaklarından farklı bir korumaya sahiptir. Ödenmemesi hâlinde yalnızca icra takibi değil, ayrıca bir yaptırım süreci de gündeme gelebilir.

İcra ve İflas Kanununun 344. maddesine göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Şikâyet icra ceza mahkemesine yapılır; dilekçe için nafaka ödememe şikâyet dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

Bu yaptırımın niteliği cezalandırma değil zorlamadır. Kanun, hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlunun tahliye edileceğini açıkça öngörür. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde tutularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Şikâyet süreye tabidir: İİK m.347 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.04.2005 tarihli ve 2005/17-7 E., 2005/37 K. sayılı kararında sayılan şartlar arasında, icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında en az bir aylık cari nafaka borcunun işlemiş olması da bulunur. Bu nedenle şikâyetin konusu işleyen nafakadır; birikmiş nafaka alacakları bu yolun konusu olmaz, onlar için genel icra yolları işletilir. Süre hesabı için nafaka şikâyetinde üç aylık süre yazımıza bakabilirsiniz.

Maaş haczinde de nafaka lehine özel bir düzen vardır. Uygulamada işleyen aylık nafaka, maaş haczindeki dörtte bir sınırı aranmaksızın doğrudan maaştan kesilebilir; birikmiş nafaka alacakları için ise Yargıtay uygulamasında İİK m.83’teki genel haciz sınırları gözetilir. Emekli aylığı bakımından 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi, bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların nafaka borçları dışında haczedilemeyeceğini öngörür; emekli aylığı bu nedenle nafaka için haczedilebilir (ayrıntı: emekli maaşına nafaka için haciz). Hesap için maaş haczi hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Konuİşleyen (cari) nafakaBirikmiş fark
Takip yoluİlamlı icra takibiİlamlı icra takibi
Tazyik hapsi (İİK m.344)Şartları varsa şikâyetle istenebilirUygulanmaz; haciz yoluyla takip edilir
Şikâyet süresi (İİK m.347)Öğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl—
Maaştan kesintiDörtte bir sınırı aranmadan aylık tutar kesilebilirUygulamada genel haciz sınırları gözetilir

Takip adımlarının tamamı için ödenmeyen nafaka için icra takibi ve birikmiş nafaka ile işleyecek nafaka farkı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yurt Dışındaki Borçludan Nafaka

Nafaka borçlusunun yurt dışında bulunması, alacağın tahsilini imkânsız kılmaz. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler bu konuda mekanizmalar öngörür.

Nafaka alacaklarının yabancı ülkelerde tahsiline ilişkin sözleşmeler uyarınca, Adalet Bakanlığı aracılığıyla ilgili ülkenin merkezi makamına başvurulabilir. Başvuru üzerine yabancı ülkede tanıma ve tenfiz ile tahsil işlemleri yürütülür.

Bu yolun işleyebilmesi için Türk mahkemesince verilmiş nafaka kararının bulunması ve kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması gerekir. Ayrıca borçlunun bulunduğu ülkedeki adres bilgilerinin tespiti önem taşır.

Süreç uzun sürebildiğinden, borçlunun Türkiye’de mal varlığı bulunup bulunmadığının araştırılması genellikle daha hızlı sonuç verir. İki yol birlikte yürütülebilir.

Nafaka ve Vergi

Nafaka ödemelerinin vergisel durumu da sorulan konulardandır. Alınan nafaka, alacaklı bakımından gelir vergisine tabi bir kazanç sayılmaz; nafaka bir gelir unsuru değil, bakım yükümlülüğünün karşılığıdır.

Ödeyen bakımından ise nafaka, kural olarak gelir vergisi matrahından indirilebilecek bir gider niteliği taşımaz. Bu, nafakanın kişisel bir yükümlülük olmasından kaynaklanır.

Nafaka ödemesinin belgelendirilmesi ayrı bir konudur ve ispat bakımından önem taşır. Elden yapılan ödemelerin sonradan ispatı güç olduğundan, banka yoluyla ve açıklama düşülerek ödeme yapılması önerilir.

Açıklamada hangi aya ait ödeme olduğunun belirtilmesi, birikmiş fark tartışmalarında belirleyici olur. Açıklamasız yapılan ödemeler, alacaklı tarafından en eski borca mahsup edilebilir. Ankara ve çevresindeki dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Mevzuat Çerçevesi

HükümNeyi düzenlerPratik sonucu
TMK m.4Hâkimin takdir yetkisiHakkaniyete göre belirleme
TMK m.169Tedbir nafakasıDava sürerken geçici düzenleme
TMK m.175Yoksulluk nafakası«Süresiz olarak» ibaresi AYM kararıyla 30.06.2027’de yürürlükten kalkacak
TMK m.176/3Nafakanın sona ermesiEvlenme ve ölümde kendiliğinden, diğer hâllerde kararla
TMK m.176/4Artırma ve azaltmaMali durum değişikliği veya hakkaniyet
TMK m.176/5Gelecek yıllar için nafakaİstem hâlinde otomatik artış hükmü
TMK m.177Yetkili mahkemeBoşanmadan sonra açılan davada alacaklının yerleşim yeri
TMK m.330İştirak nafakasının takdiriAylık peşin ödeme (f.2), gelecek yıllar hükmü (f.3)
TMK m.331Durumun değişmesiNafakanın yeniden belirlenmesi
TMK m.364-365Yardım nafakasıAltsoy, üstsoy ve kardeşler
HMK m.6Genel yetkiDavalının yerleşim yeri
HMK m.26Taleple bağlılıkİstenmeyen artış hükmü kurulamaz
İİK m.344Nafaka kararına uymamaÜç aya kadar tazyik hapsi
İİK m.347Şikâyet süresiÖğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl
5510 s.K. m.93Gelir ve aylıkların hacziNafaka borcu için haczedilebilir
4787 s.K.Aile mahkemeleriGörevli mahkeme
AAÜT m.9Nafakada vekalet ücretiBir yıllık tutar; reddedilen kısım için ücret yok

Aracın sınırı: Araç, girdiğiniz oranları bileşik olarak uygular; güncel nafakayı ve birikmiş farkı her ayın vadesindeki tutara göre dönem dönem hesaplar. En fazla on artış yılını kapsar. Endeks oranlarını kendisi bilmez; oranlar kararda öngörülen endekse göre TÜİK verilerinden alınarak girilmelidir. Araç ayrıca artırım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmez; mali durum değişikliği ve hakkaniyet takdiri mahkemeye aittir. Kararda otomatik artış hükmü bulunmadığında araç endekse göre olması gereken düzeyi yalnızca ölçü olarak gösterir ve birikmiş farkı kararla belirlenen tutar üzerinden hesaplar. Nafaka alacaklarında zamanaşımı ve faiz değerlendirmesi kapsam dışıdır. Araç bir ön hesap sunar, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka her yıl otomatik artar mı?

Yalnızca kararda veya boşanma protokolünde otomatik artış hükmü varsa artar. Böyle bir hüküm yoksa nafaka kendiliğinden artmaz ve her artış için TMK m.176/4 uyarınca dava açılması gerekir.

Nafaka artırım davası hangi maddeye dayanır?

Genel dayanak TMK m.176/4’tür: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına karar verilebilir. İştirak nafakasında ayrıca TMK m.331, yardım nafakasında m.364-365 uygulanır.

Artış oranı nasıl hesaplanır?

Kararda öngörülen endeksin yıllık oranları bileşik olarak uygulanır; her yılın oranı bir önceki yılın güncellenmiş tutarına işler. Oranların toplanıp tek seferde uygulanması yanlış sonuç verir.

TÜFE mi ÜFE mi uygulanır?

Kararda hangisi öngörülmüşse o uygulanır ve taraflar bununla bağlıdır. Nafaka geçim ihtiyacına yönelik olduğundan tüketici fiyat endeksi amaca daha uygun görülür; ancak uygulamada her iki endeks de kullanılmaktadır.

Nafaka artırım davası için bir yıl beklemek gerekir mi?

Kanunda bekleme süresi öngörülmemiştir; koşullarda değişiklik olduğunda dava her zaman açılabilir. Ancak önceki karardan kısa süre sonra açılan davalarda değişiklik şartı daha titiz incelenir.

Otomatik artış hükmü varsa yine dava açılabilir mi?

Evet. Endeks artışı ihtiyaçları karşılamıyorsa, endeksin üzerinde bir artış talebiyle yeniden dava açılabilir.

Nafaka artmasına rağmen eski tutar ödeniyorsa ne yapılır?

Aradaki fark birikmiş alacak hâline gelir. Nafaka kararı ilam niteliğinde olduğundan ayrıca dava açmaya gerek kalmadan ilamlı icra takibi başlatılabilir.

Nafaka artırım davası nerede açılır?

Aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. TMK m.177 uyarınca boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; bu yetki kesin değildir, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir.

Dava harcı neye göre hesaplanır?

Dava nispi harca tabidir; uygulamada harca esas değer, talep edilen artış miktarının bir yıllık tutarıdır. Aylık bin liralık artış talebinde harca esas değer on iki bin liradır.

Hangi belgeler sunulmalıdır?

Önceki nafaka kararının kesinleşmiş örneği, TÜİK enflasyon verileri, eğitim ve sağlık gider belgeleri, kira sözleşmesi ve faturalar ile karşı tarafın gelir kayıtlarının getirtilmesi talebi sunulmalıdır.

Çocuğun büyümesi tek başına artırım sebebi olur mu?

İştirak nafakasında çocuğun büyümesi ve eğitim kademesinin değişmesi başlı başına bir değişiklik sebebi sayılır; ihtiyaçlardaki artış bu hâlde açıktır.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz tutar ve tarihler sunucuya gönderilmez.

Otomatik artış hükmünün kanuni dayanağı nedir?

TMK m.176/5’tir: hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. İştirak nafakası için aynı imkân TMK m.330/3’te düzenlenmiştir.

Hâkim talep olmadan yıllık endeks artışına karar verebilir mi?

Hayır. TMK m.176/5 ve m.330/3 artış hükmünü istem şartına bağlar; HMK m.26 da hâkimi talep sonuçlarıyla bağlı tutar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, talep bulunmadığı hâlde ileriki yıllar için yıllık artış uygulanmasına hükmeden bir kararı bu gerekçeyle kanun yararına bozmuştur.

Artırılan nafaka hangi tarihten itibaren geçerli olur?

Dava yoluyla artırılan nafaka uygulamada kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde hükme bağlanır. Sonradan verilmiş bir artırım kararı varsa hesapta en son karar ve artışın başladığı tarih esas alınmalıdır.

Birikmiş fark neden her ay için ayrı hesaplanır?

Çünkü nafaka her yıldönümünde değişir ve her ayın borcu o ayın vadesinde yürürlükte olan tutardır. Son yılın tutarını geçmiş aylara uygulamak alacağı olduğundan yüksek gösterir; sayfadaki örnekte bu yöntem 66.000 TL yerine 99.000 TL sonucunu verir.

Birikmiş nafaka farkı için tazyik hapsi istenebilir mi?

İİK m.344’teki tazyik hapsi uygulamada işleyen (cari) nafaka için kullanılır; birikmiş nafaka alacakları haciz yollarıyla takip edilir; Yargıtay, birikmiş olmasının nafakayı alelade alacağa dönüştürmediğini kabul eder (Yargıtay 12. HD, 15.01.2019, E.2018/4928, K.2019/242). İşleyen nafaka için şikâyet, öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (İİK m.347).

Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka kararı artırım davasını etkiler mi?

Bugün için hayır. Anayasa Mahkemesi TMK m.175’teki «süresiz olarak» ibaresini iptal etmiş, ancak iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar m.175 bugünkü metniyle uygulanır ve artırım davaları TMK m.176/4’e göre görülür. İptal, iştirak nafakasını etkilemez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Artış oranları kararda öngörülen endekse göre TÜİK verilerinden alınmalıdır.

Dilekçede otomatik artış talep edilmezse bir yıl sonra aynı sorun

Nafaka artırım davası ve birikmiş fark takibi için Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

Randevu Talep Edin



Post by Av. Fatma Öztürk