Boşanmada Tazminat ve Nafaka Talebinde 1 Yıllık Zamanaşımı (TMK m.178)
27 Haziran 2026

Boşanmada Tazminat ve Nafaka Talebinde 1 Yıllık Zamanaşımı (TMK m.178)

Boşanma davasında talep etmeyi unuttuğunuz tazminat veya nafaka hakkı tümüyle kaybolmuş değildir — ama bir saat işlemeye başlamıştır. TMK m.178, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Bu yazıda sürenin ne zaman başladığı, hangi taleplere uygulandığı ve mal rejimi davalarındaki içtihat farklılığı ele alınmaktadır.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

1) Kanun Metni ve Kapsamı

TMK m.178: “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”

Madde, boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin taleplere uygulanır. Kapsamına giren başlıca talepler:

  • Maddî tazminat (TMK m.174/1),
  • Manevî tazminat (TMK m.174/2),
  • Yoksulluk nafakası (TMK m.175),
  • Boşanma sebebiyle doğan diğer malî talepler.

2) Süre Ne Zaman Başlar?

Başlangıç anı boşanma davasının açıldığı veya karar verildiği tarih değil, hükmün kesinleştiği tarihtir. Bu ayrım pratikte kritiktir: istinaf ve temyiz aşamaları uzayan dosyalarda kesinleşme tarihi çok sonra doğar ve süre o andan itibaren işlemeye başlar.

⚠️ Kısmî kesinleşmeye dikkat

Bir hüküm bütün yönleriyle aynı anda kesinleşmeyebilir. Örneğin manevî tazminat yönünden temyiz edilen bir kararda, diğer hususlar daha erken kesinleşebilir. Yargıtay uygulamasında bir yıllık süre, ilgili talep bakımından kesinleşmenin gerçekleştiği tarihe göre değerlendirilir. Bu nedenle dosyadan kesinleşme şerhi alınıp tarih tam olarak tespit edilmelidir.

3) Boşanma Davasında Talep Edilmemişse Ne Olur?

Boşanma dava veya cevap dilekçesinde ileri sürülmemiş tazminat ve nafaka talepleri, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava ile istenebilir. Bu davada:

  • Görevli mahkeme: aile mahkemesi,
  • Yetkili mahkeme: genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesi,
  • Harç: nispî harca tâbidir.

Süre kaçırıldığında talep, zamanaşımı defi ileri sürülmesi hâlinde reddedilir. Uygulamada bu, boşanma sonrası en sık yaşanan hak kayıplarından biridir.

Boşanmanız kesinleştiyse kalan taleplerinizde süre kaybetmeyin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

4) Zamanaşımı Defi İleri Sürülmeli

Zamanaşımı, hak düşürücü süreden farklı olarak mahkemece re’sen gözetilmez; davalının süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde defi olarak ileri sürmesi gerekir. Defi ileri sürülmezse mahkeme esasa girerek karar verir. Bu, hem davacı hem davalı bakımından belirleyici bir usul noktasıdır.

5) Mal Rejimi Davalarında Durum: İçtihat Farklılığı

Burada dürüst bir uyarı gerekir: mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar bakımından uygulanacak sürenin ne olduğu yargı kararlarında yeknesak değildir.

  • Bazı kararlarda, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılabilecek ve mal rejiminden kaynaklanan davalarda TMK m.178’deki bir yıllık sürenin uygulanacağı belirtilmiştir.
  • Buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, katkı payı alacağına ilişkin bir uyuşmazlıkta, eşler arasında evlilik süresince zamanaşımının işlemeyeceğinden hareketle boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık sürenin işleyeceğini kabul etmiştir (YHGK, E. 2010/8-231).

Bu nedenle mal rejimi tasfiyesine ilişkin talepler bakımından süreyi bir yıl varsayarak beklememek, aksine en kısa süreye göre hareket etmek güvenli yaklaşımdır. Somut dosyanın niteliğine göre değerlendirme yapılması gerekir.

6) Süre Yönetimi Kontrol Listesi

  • ☑ Boşanma hükmünün kesinleşme tarihi nedir? (Kesinleşme şerhi alındı mı?)
  • ☑ Hangi talepler boşanma dosyasında ileri sürüldü, hangileri açıkta kaldı?
  • ☑ Açıkta kalan talepler için bir yıl doldu mu?
  • ☑ Mal rejimi tasfiyesi talebi var mı? (Ayrı ve tartışmalı süre rejimi)
  • ☑ İştirak nafakası talebi var mı? (Çocuğun hakkı olduğundan ayrı değerlendirilir)

Kanun Metni ve Başlangıç Anı

TMK m. 178 tek cümledir ama hak kaybettiren bir cümledir: “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”

Sürenin başlangıcı bakımından en sık yapılan hata, tarihlerin karıştırılmasıdır:

  • Karar tarihi değil
  • Tebliğ tarihi değil
  • Kesinleşme tarihi — kanun yolu süreleri geçtikten veya feragat edildikten sonra kararın kesinleştiği an

Bu nedenle boşanma kararının kesinleşme şerhi mutlaka alınmalı ve tarih takvime işlenmelidir.

Madde Neyi Kapsıyor?

Kapsamı belirleyen şey madde gerekçesidir. Gerekçede amaç şöyle açıklanmıştır: evliliğin boşanma nedeniyle son bulmasına rağmen eşlerin yıllar sonra maddî ya da manevî tazminat ya da ilk kez istenilen yoksulluk nafakası dolayısıyla karşı karşıya gelmeleri önlenmek istenmiştir.

Yani bir yıllık süre, boşanmanın fer’î sonuçları için öngörülmüştür:

  • Maddi tazminat (TMK m. 174/1)
  • Manevi tazminat (TMK m. 174/2)
  • Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) — boşanma davasında istenmemişse

Zamanaşımı Neden Evlilik Sürerken İşlemez? TBK m.153

“Evlilik devam ederken zamanaşımı işlemez” kuralı TMK’da değil, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerinde yer alır. TBK m.153, zamanaşımının durduğu hâlleri sayar ve bunlardan ikisi aile hukuku dosyalarını doğrudan ilgilendirir.

Maddenin birinci bendine göre velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımı durur. Üçüncü bendine göre ise evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez.

Bu bendin gerekçesi açıktır: aile birliğinin korunması ve eşler arasındaki huzurun sağlanması amacıyla, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirine dava açmaları beklenmez. Boşanma veya eşlerden birinin ölümü ile bu durma hâli sona erer ve zamanaşımı işlemeye başlar.

Maddede sayılan diğer hâller de dosyalarda karşımıza çıkabilir: vesayet süresince vesayet altındakilerin vasiden veya Devletten olan alacakları, borçlunun alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu süre ve alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülme imkânının bulunmadığı süre.

Durma sebebiKimin alacağı için
Velayet süresinceÇocukların ana ve babalarından
Vesayet süresinceVesayet altındakilerin vasiden veya Devletten
Evlilik devam ettiği süreceEşlerin diğerinden
İntifa hakkı süresinceBorçlunun intifa hakkı bulunan alacak
Dava imkânının bulunmamasıTürk mahkemelerinde ileri sürülemeyen alacak

Durma ile Kesilme Aynı Şey Değildir — TBK m.154

Uygulamada en sık karıştırılan iki kavram budur ve sonuçları tamamen farklıdır.

Durma, sürenin işlemeye ara vermesidir; engel ortadan kalktığında süre kaldığı yerden devam eder. Yani daha önce işlemiş kısım korunur.

Kesilme ise TBK m.154’te düzenlenmiştir ve sonucu farklıdır: kesilme hâlinde süre tamamen sıfırlanır ve yeni bir süre işlemeye başlar. Maddeye göre kesilme sebeplerinden biri borçlunun borcu ikrar etmesidir — özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması bu kapsamdadır. Bir diğeri ise alacaklının dava açmasıdır.

Kesilmenin önemli bir sınırı vardır: zamanaşımının kesilmesi sadece dava konusu alacak için söz konusudur. Yani maddî tazminat için açılan dava, aynı dosyada istenmemiş manevî tazminat talebi bakımından zamanaşımını kesmez.

Bu ayrımın TMK m.178 bakımından pratik değeri şudur: boşanma hükmü kesinleştikten sonra karşı tarafın kısmî ödeme yapması veya borcu kabul eden bir beyanda bulunması, bir yıllık süreyi yeniden başlatabilir. Bu nedenle ödeme ve yazışma kayıtları saklanmalıdır.

 Durma (m.153)Kesilme (m.154)
EtkisiSüre ara verirSüre sıfırlanır
Engel kalkıncaKaldığı yerden devamYeni süre başlar
SebepleriEvlilik, velayet, vesayet vb.İkrar, kısmî ifa, faiz ödeme, dava
Kapsamİlgili alacakYalnız dava konusu alacak

Def’i Ne Zaman İleri Sürülebilir? HMK m.141

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun def’i olarak ileri sürmesi gerekir. Ancak bu def’inin ne zaman ileri sürülebileceği de sınırlıdır ve süre kaçırıldığında def’i dinlenmez.

Kural şudur: zamanaşımı def’i dilekçeler teatisinde serbestçe ileri sürülebilir. Yani cevap dilekçesi ve ikinci dilekçe aşamasında herhangi bir kısıt yoktur.

Ön inceleme duruşmasında ise def’i, ancak karşı tarafın muvafakat göstermesi hâlinde ileri sürülebilir. Bir istisnası vardır: karşı taraf ön inceleme duruşmasına mazeretsiz olarak katılmazsa mahkeme muvafakat aramaz.

Bunların dışında kalan hâllerde def’i, HMK m.141’deki iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına takılır. Bu durumda tek çıkış yolu ıslahtır; borçlu ıslah yoluyla da hâkimin zamanaşımı def’ini dikkate almasını sağlayabilir.

AşamaDef’i ileri sürülebilir mi?
Dilekçeler teatisiSerbestçe
Ön inceleme duruşmasıKarşı tarafın muvafakatiyle
Karşı taraf mazeretsiz katılmazsaMuvafakat aranmaz
Sonraki aşamalarHMK m.141 yasağı; ancak ıslah ile

Zamanaşımından Feragat Mümkündür

Def’inin borçluya ait olması, ondan vazgeçilebileceği anlamına da gelir. Bu, alacaklı bakımından süre geçmiş dosyalarda dahi bir ihtimal bırakır.

Zamanaşımından feragat hukuken geçerlidir ve birden çok biçimde gerçekleşebilir. Borçlu, ileride dava açılması hâlinde zamanaşımı def’inde bulunmayacağını karşılıklı bir feragat anlaşmasıyla ya da tek yanlı iradesini açıkça bildirmesiyle ortaya koyabilir. Bu anlama gelecek bir işlem yapması da yeterlidir.

Daha önemlisi, feragat dava sırasında da gerçekleşebilir: açılmış bir davada borçlunun zamanaşımı def’inde bulunmaması veya ileri sürdüğü def’i geri alması feragat sayılır.

Bunun iki pratik sonucu vardır. Alacaklı bakımından: süre geçmiş görünse dahi dava açmak anlamsız olmayabilir; karşı taraf def’i ileri sürmezse hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz. Borçlu bakımından: cevap dilekçesinde def’i ileri sürmeyi atlamak, sonradan telafisi zor bir kayıptır.

Feragat biçimiSonucu
Karşılıklı feragat anlaşmasıDef’i ileri sürülemez
Tek yanlı açık bildirimDef’i ileri sürülemez
Davada def’ide bulunmamaZamanaşımı dikkate alınmaz
Def’i geri almaFeragat sayılır

Bir Yıllık Süre İçinde Ne Yapılmalı?

TMK m.178’deki süre kısa olduğundan, boşanma hükmü kesinleştiği anda bir takvim kurmak gerekir. Aşağıdaki sıra, sürenin kaçırılmasına yol açan tipik hataları önlemeye yöneliktir.

Birinci adım kesinleşme tarihini belgelemektir. Süre karar tarihinden değil, boşanma hükmünün kesinleşmesinden işlemeye başlar. Bu nedenle kesinleşme şerhli karar örneği alınmalı ve tarih üzerinden geri sayım yapılmalıdır.

İkinci adım taleplerin envanterini çıkarmaktır. Maddî tazminat, manevî tazminat ve yoksulluk nafakası ayrı taleplerdir; biri için açılan dava diğerleri bakımından zamanaşımını kesmez. Boşanma dosyasında hangi kalemlerin istendiği ve hangilerinin saklı tutulduğu karardan tek tek kontrol edilmelidir.

Üçüncü adım kesme sebeplerini kayda geçirmektir. Karşı taraf kısmî ödeme yapmış, faiz ödemiş veya borcu kabul eden bir beyanda bulunmuşsa süre yeniden başlamış olabilir. Banka dekontları ve yazışmalar bu yüzden saklanmalıdır.

Dördüncü adım beklememektir. Sürenin son günlerine bırakılan davalarda harç eksikliği veya adres tespiti gibi usulî engeller telafisi olmayan kayıplara yol açabilir.

AdımYapılacak
1Kesinleşme şerhli karar örneği alınması
2Talep envanteri: hangi kalem istendi, hangisi saklı
3Kesme sebeplerinin belgelenmesi (ödeme, ikrar)
4Son güne bırakmamak

Tazminat kalemlerinin şartları için boşanmada maddî tazminat ve kusurun rolü yazımıza, mal rejimi tarafındaki süre tartışması için mal rejimi tasfiyesi davası yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada tazminat isteme süresi ne kadar?

TMK m. 178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre maddi tazminat, manevi tazminat ve ilk kez istenen yoksulluk nafakası için geçerlidir.

Süre ne zaman başlar?

Karar tarihinden veya tebliğ tarihinden değil, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten başlar. Bu nedenle kesinleşme şerhinin alınması ve tarihin takip edilmesi gerekir.

Mal paylaşımı da bir yıl içinde mi istenmeli?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2016 tarihli, E. 2016/1061, K. 2016/959 sayılı kararında katılma alacağının boşanmanın fer’î olmadığı belirtilerek zamanaşımının TBK m. 146 uyarınca on yıl olarak uygulanacağı sonucuna varılmıştır. Katkı payı alacağı için de on yıllık süre kabul edilmektedir.

Evlilik süresince zamanaşımı işler mi?

İşlemez. Eşler arasındaki alacaklar bakımından evlilik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeye başlamaz; süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler. Bu nedenle yıllar önce yapılan bir katkı için dahi süre kesinleşmeden itibaren sayılır.

Çocuğun nafakası da bu süreye tabi mi?

Madde gerekçesi kapsamı tazminat ve ilk kez istenen yoksulluk nafakasıyla açıklamaktadır. Çocuğun bakım giderlerine ilişkin iştirak nafakası eşler arasındaki bir fer’î talep değil çocuğun yararına olan bir yükümlülük olduğundan, uygulamada çocuk küçük olduğu sürece talep edilebilir.

Mevcut nafakanın artırılması bir yıla tabi mi?

Hayır. Bir yıllık süre nafakanın ilk kez istenmesi hâliyle ilgilidir; mevcut bir yoksulluk nafakasının koşulların değişmesi üzerine artırılması talebi bu süreye tabi değildir.

Süre geçtiyse hâkim davayı kendiliğinden reddeder mi?

Etmez. Zamanaşımı re’sen dikkate alınmaz; karşı taraf süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürmezse dava görülmeye devam eder. Davalı bakımından zamanaşımı savunması en geç ön inceleme duruşmasında ileri sürülmelidir.

Anlaşmalı boşandım, sonradan tazminat isteyebilir miyim?

Kural olarak isteyemezsiniz. Yargıtay uygulamasına göre taraflar mahkeme huzurunda boşanmanın malî sonuçları hakkında uzlaşmış ve imzalı beyanları tutanağa geçirilmişse, anlaşmalı boşanmadan sonra TMK m. 174 uyarınca maddi ve manevi tazminat istenemez; çünkü bu hükümde kusura ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.

Mal paylaşımı bu süreye tabi değil: 10 yıl

Bu ayrım çok sayıda dosyanın kaderini belirler ve yanlış bilindiğinde insanlar hakkından vazgeçer.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2016 tarihli, E. 2016/1061, K. 2016/959 sayılı kararında; katılma alacağının niteliği itibarıyla eşler arasında bir alacak olduğu ve boşanmanın fer’î olmadığı belirtilerek, zamanaşımı süresinin TMK m. 178’e göre belirlenemeyeceği ve TBK m. 146 uyarınca on yıl olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Aynı yaklaşım katkı payı alacağı için de geçerlidir: Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2010/8-231 sayılı kararında, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımının işleyeceği kabul edilmiştir.

Gerekçe nettir: TMK m. 178’in salt boşanmanın fer’î niteliğindeki tazminat ve nafakayı kapsadığı madde gerekçesinde açıkça vurgulanmıştır; kapsamı genişletmek zamanaşımında kıyas yasağına takılır.

Özet Tablo

TalepSüreBaşlangıç
Maddi ve manevi tazminat1 yılKesinleşme
Yoksulluk nafakası — ilk kez isteniyorsa1 yılKesinleşme
Katılma alacağı10 yılKesinleşme
Katkı payı alacağı10 yılKesinleşme

Evlilik Sürerken Zamanaşımı İşlemez

Bir başka önemli kural, sürelerin evlilik boyunca durmasıdır. Eşler arasındaki alacaklar bakımından, evlilik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeye başlamaz.

Hukuk Genel Kurulu’nun katkı payına ilişkin kararında bu husus açıkça uygulanmıştır: katkının sağlandığı ileri sürülen taşınmazın satın alındığı tarih ile boşanma kararının kesinleştiği tarih arasında, yani evlilik süresince zamanaşımı işlemez; on yıllık süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.

Yani yirmi yıl önce yapılan bir katkı için dahi süre, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren sayılır.

İştirak Nafakası Ayrı Değerlendirilir

Madde gerekçesi sürenin amacını “eşlerin karşı karşıya gelmesini önlemek” olarak açıklar ve kapsam olarak tazminat ile yoksulluk nafakasını sayar.

Çocuğun bakım giderlerine ilişkin iştirak nafakası ise eşler arasındaki bir fer’î talep değil, çocuğun yararına olan bir yükümlülüktür. Bu nedenle uygulamada çocuk küçük olduğu sürece talep edilebilir ve koşullar değiştiğinde artırımı istenebilir.

Aynı şekilde mevcut bir yoksulluk nafakasının artırılması talebi de bu bir yıllık süreye tabi değildir; süre, nafakanın ilk kez istenmesi hâliyle ilgilidir.

Zamanaşımı Kendiliğinden Dikkate Alınmaz

Bu, hem davacı hem davalı için belirleyici bir usul kuralıdır.

  • Hâkim zamanaşımını re’sen dikkate almaz. Süre geçmiş olsa dahi karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürmezse dava görülmeye devam eder.
  • Davalı için: Zamanaşımı savunması en geç ön inceleme duruşmasında ileri sürülmelidir. Sonradan ileri sürülen def’i dinlenmeyebilir.
  • Davacı için: Süre geçmiş olsa bile dava açmaktan peşinen vazgeçmek yerine hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Anlaşmalı Boşanmada Kritik Sınır

Anlaşmalı boşanmada tablo farklıdır ve sonradan talep imkânı büyük ölçüde kapanır.

Yargıtay uygulamasına göre; taraflar mahkeme huzurunda boşanma ve boşanmanın malî sonuçları hakkında uzlaşmış, bu husustaki imzalı beyanları tutanağa geçirilmiş ve TMK m. 166/3’e dayalı olarak boşanma kararı verilmişse, anlaşmalı boşanmadan sonra artık TMK m. 174/1 ve 174/2 uyarınca maddi ve manevi tazminat istenemez.

Bunun sebebi, anlaşmalı boşanmada kusura ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olmasıdır. Tazminat kusura dayandığından, kusur tespiti içermeyen bir hükümden sonra tazminat talebinin dayanağı kalmaz.

Pratik sonuç: anlaşmalı boşanma protokolü imzalanırken malî talepler eksiksiz düzenlenmelidir. “Sonra isterim” yaklaşımı bu yolda işlemez.

En Güvenli Yol

  • Talebi boşanma dilekçesinde ileri sürün. Tazminat ve nafaka talepleri boşanma davası içinde istenirse ayrıca zamanaşımı sorunu doğmaz.
  • Kesinleşme şerhini alın. Süre tebliğden değil kesinleşmeden işler; şerh olmadan tarih belirsiz kalır.
  • Takvime işleyin. Kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl, ayrı dava için son tarihtir.
  • Mal rejimi talebini karıştırmayın. Tazminat ile katılma alacağı ayrı hukuki zeminlerdedir; aynı dilekçede karıştırmak her ikisini de zayıflatabilir.
  • Bir yıl geçtiyse mal rejimi yolunu değerlendirin. Tazminat hakkı düşmüş olsa dahi katılma ve katkı payı alacakları on yıllık süreye tabidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Süreyi tebliğ tarihinden saymak: Başlangıç kesinleşme tarihidir.
  • Mal paylaşımını da bir yıl sanmak: Katılma ve katkı payı alacaklarında zamanaşımı on yıldır.
  • Bir yıl geçti diye tüm haklardan vazgeçmek: Mal rejimi alacakları ayrı süreye tabidir.
  • Zamanaşımı def’ini geç ileri sürmek: Savunma en geç ön inceleme duruşmasında yapılmalıdır.
  • Anlaşmalı boşanmada talebi sonraya bırakmak: Kusur değerlendirmesi yapılmadığından sonradan tazminat istenemez.
  • Kesinleşme şerhi almamak: Sürenin başlangıcı belgelenemez.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada tazminat zamanaşımı kaç yıldır?

TMK m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Süre ne zaman başlar?

Süre, boşanma davasının açıldığı veya karar verildiği tarihten değil, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren işler. Bu nedenle dosyadan kesinleşme şerhi alınarak tarih tam olarak tespit edilmelidir.

Boşanma davasında tazminat istemedim, hâlâ isteyebilir miyim?

Evet, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava ile talep edilebilir. Görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir ve dava nispî harca tâbidir.

Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınır mı?

Hayır. Zamanaşımı hak düşürücü süreden farklıdır ve mahkemece re’sen gözetilmez; davalının süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde defi olarak ileri sürmesi gerekir.

Mal paylaşımı davası da bir yıl içinde mi açılmalı?

Bu konu yargı kararlarında yeknesak değildir. Bazı kararlarda TMK m.178’deki bir yıllık süre esas alınırken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu katkı payı alacağına ilişkin bir uyuşmazlıkta boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıllık süreyi kabul etmiştir. Güvenli yaklaşım, en kısa süreye göre hareket etmektir.

Süre geçtiyse talebim kesin olarak reddedilir mi?

Zamanaşımı defi ileri sürülürse talep reddedilir. Defi ileri sürülmezse mahkeme esasa girerek karar verebilir; bu nedenle sonuç davalının usulî tutumuna da bağlıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Boşanma sonrası açıkta kalan taleplerinizi birlikte gözden geçirelim
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Post by Av. Fatma Öztürk