Ne yaşandı?
Boşanma davası sonunda mahkeme, kusurlu eş aleyhine maddi ya da manevi tazminata hükmetmiş. Karar kesinleşmiş, ancak borçlu eş tazminatı gönüllü olarak ödemiyor. Lehine tazminat çıkan taraf, kâğıt üzerindeki bu hakkı nasıl tahsil edeceğini bilemiyor.
Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Hukuki durum
Boşanmayla birlikte hükmedilen tazminat, kesinleşmiş bir mahkeme ilamına dayandığından ilamlı icra yoluyla zorla tahsil edilebilir. Borçlunun ödememesi hâlinde, ilam icra dairesine verilerek takip başlatılır; borçlunun maaşına, banka hesaplarına ve haczi mümkün mallarına icra yoluyla başvurulabilir.
Tazminat alacağı para alacağı niteliğinde olduğundan, nafakadaki gibi tazyik hapsi söz konusu değildir; tahsil, haciz ve satış gibi klasik icra yollarıyla sağlanır. Bu nedenle borçlunun gelir ve malvarlığının tespiti, tahsilatın hızı bakımından önemlidir.
Ne yapmalısınız?
- Kararın kesinleşmiş suretini alın ve ilamlı icra takibi başlatın.
- Borçlunun maaş, banka hesabı, taşınmaz ve araç gibi malvarlığını araştırarak haciz taleplerinizi buna göre yönlendirin.
- İcra emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğinden emin olun.
- Tahsilatı geciktirmemek için kesinleşmenin ardından icra adımlarını zamanında atın.
Dikkat
Tazminat kararı tek başına ödemeyi sağlamaz; hakkınızı fiilen elde etmek için icra sürecini işletmek gerekir. Borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı, gerektiğinde araştırma ve haciz adımlarını hızlı atmak tahsilat şansınızı artırır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
En sık yapılan hata: kesinleşmeden takip başlatmak
Tazminat bir para alacağı olduğu için hemen icraya konulabileceği düşünülür. Bu, uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir ve takibin iptaline yol açar.
HMK m.367/2: “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.”
Boşanma davası bu maddedeki “aile hukuku” kategorisinde yer alır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre; boşanma kararının “eklentisi” niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakası ile vekâlet ücreti de aynı kurala tabidir ve icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir.
Erken başlatılan takibin sonucu ağırdır: borçlu icra mahkemesine başvurduğunda takip — ya da tazminata ilişkin kısmı — iptal edilir. Dahası bu aykırılık süresiz şikâyete tabidir; borçlu bunu her zaman ileri sürebilir.
Uygulamada görülen bozma örneği: boşanma ilamı kesinleşmeden başlatılan takipte icra mahkemesi, maddi ve manevi tazminat kalemleri ile bunlara işletilen faiz ve vekâlet ücretini icra emrinden çıkarmış ve icra emrini bu şekilde düzeltmiştir.
İlk yapılacak iş bu nedenle bellidir: ilamın kesinleşme şerhini mahkeme kalemi̇nden almak. Şerh olmadan takip başlatmak zaman ve masraf kaybıdır.
İnce ayrım: “boşanma yönünden” kesinleşme yeterli
Bu, alacaklının en çok işine yarayan ve çoğu zaman bilinmeyen noktadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarında açıkça belirtildiği üzere: “Boşanma hükmü kesinleşmiş ise eklentilerin (yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez.“
Somut anlamı şudur: taraflar hükmü boşanma yönünden istinaf veya temyiz etmemiş; yalnızca kusur belirlemesi, tazminat miktarı ya da nafaka yönünden kanun yoluna başvurmuşsa — boşanma bu yönden kesinleşir ve tazminat kalemleri derhâl icraya konulabilir. Tazminata ilişkin çekişmenin sürüyor olması engel değildir.
Uygulamadan bir örnek: boşanma hükmünün 02.06.2015’te kesinleşmesi nedeniyle, fer’î kalemler yönünden 19.06.2015’te başlatılan takipte usulsüzlük bulunmadığına hükmedilmiştir.
Bu nedenle kesinleşme şerhini dikkatle okuyun: “boşanma yönünden kesinleşmiştir” ibaresi bulunuyorsa beklemeye gerek yoktur. Karşı taraf yalnızca tazminat miktarını yüksek bularak kanun yoluna gitmişse, siz tahsile başlayabilirsiniz.
Tedbir nafakası mutlak istisnadır. Tedbir nafakası, niteliği gereği boşanma davası devam ederken ödenmesi gereken bir nafakadır ve karar kesinleşmeden de icra edilebilir. Yargıtay, hem tedbir nafakası hem tazminat içeren bir takipte, takibin tedbir nafakası yönünden devamına, yalnızca maddi ve manevi tazminat yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğini; takibin tümden iptalinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
İlamlı icra süreci ve nafakadan farkı
Takip nasıl yürür? Kesinleşme şerhli ilam icra dairesine verilir ve borçluya icra emri tebliğ edilir. İcra emrinde hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir; borçluya ödeme için kanunda öngörülen kısa süre tanınır. Bu süre içinde ödenmezse haciz aşamasına geçilir.
İlamlı icrada itiraz takibi durdurmaz. İlamsız takipteki gibi basit bir itirazla takip durmaz; borçlunun yapabileceği, icranın geri bırakılması talebinde bulunmaktır ve bu ancak kanunda sayılan sebeplere dayanabilir. Bu, alacaklı bakımından önemli bir avantajdır.
Nafakada ayrıca bir koruma vardır: HMK m.350/1 ve m.367/1 uyarınca nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Tazminat alacakları bu korumadan yararlanmaz.
Ve kritik bir fark: nafaka borcunu ödemeyen borçlu bakımından İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen tazyik hapsi yaptırımı, tazminat alacakları bakımından uygulanmaz. Manevi tazminatı ödemeyen eş hakkında hapis yaptırımı gündeme gelmez; elinizdeki araç yalnızca haciz ve satış yoluyla tahsildir.
Haczedilebilecekler:
- Maaş — kural olarak dörtte biri oranında; nafaka alacaklarındaki öncelikli rejim tazminatta uygulanmaz.
- Banka hesapları — tüm bankalara haciz müzekkeresi gönderilebilir.
- Taşınmazlar ve araçlar — tapu ve trafik kaydına haciz şerhi.
- Üçüncü kişilerdeki alacaklar — kira geliri, ticari alacaklar, emekli ikramiyesi gibi.
- Ortaklık payları ve menkul kıymetler.
Mal varlığı araştırması yaptırın. İcra dairesi aracılığıyla tapu, trafik, SGK, banka ve vergi kayıtları sorgulanabilir. Borçlunun çalıştığı işyeri biliniyorsa maaş haczi en istikrarlı tahsil yoludur.
Mal kaçırma, faiz ve süreler
Borçlu mal kaçırıyorsa. Tazminata hükmedileceğini öngören eş, malvarlığını yakınlarına devredebilir. Bu hâlde tasarrufun iptali davası gündeme gelir; alacaklının, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufların iptalini isteme hakkı vardır. Devir tarihleri ve şüpheli dönem hesabı bu davada belirleyicidir.
Ayrıca ihtiyati haciz düşünülmelidir. Tahsil riski görünüyorsa, koşulları varsa ihtiyati haciz talebiyle borçlunun malvarlığı önceden güvence altına alınabilir. Bu, dava sürerken dahi değerlendirilebilecek bir yoldur.
Faiz talebini eksiksiz kurun. İcra takibinde asıl alacağın yanında işlemiş faiz ve işleyecek faiz ayrı ayrı gösterilmelidir. Faizin hangi tarihten işletileceği ilamda belirtilmişse ona göre, belirtilmemişse genel kurallara göre hesaplanır. Uygulamada faiz kaleminin eksik veya hatalı gösterilmesi, borçlunun şikâyeti üzerine icra emrinin düzeltilmesine yol açmaktadır.
Süreyi kaçırmayın. İlama dayalı takip hakkı süresiz değildir; ilamların icrası bakımından kanunda öngörülen zamanaşımı süresi işler ve son işlem tarihinden itibaren hesaplanır. Dosyayı işlemsiz bırakmamak, süre bakımından da önemlidir.
Yapılacaklar sırası:
- Kesinleşme şerhini alın ve şerhin “boşanma yönünden” mi yoksa tümüyle mi verildiğini kontrol edin.
- İlamın onaylı örneğiyle icra dairesine başvurun ve ilamlı takip başlatın.
- Faiz kalemlerini doğru hesaplatın.
- Malvarlığı sorgusu yaptırın — tapu, trafik, SGK, banka, vergi.
- Maaş haczi ve banka hesap haczi için müzekkere çıkarttırın.
- Mal kaçırma varsa tasarrufun iptali davasını değerlendirin.
- Dosyayı işlemsiz bırakmayın; düzenli olarak yenileyin.
Tek bakışta: en sık yapılan hata
Karar elinizde diye hemen icraya vermek, bu dosyalarda en sık yapılan hatadır — ve takibin iptaliyle sonuçlanır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | “İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını DURDURMAZ“ | HMK m.350/1 |
| Temyizde | “Temyiz, kararın icrasını durdurmaz” | HMK m.367/1 |
| AMA İSTİSNA VAR | “Kişiler hukuku, AİLE HUKUKU ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar KESİNLEŞMEDİKÇE YERİNE GETİRİLEMEZ“ | HMK m.350/2 · m.367/2 |
| Kapsam | Kişinin doğrudan şahsı ya da ailevi yapısıyla ilgili hukuki durumunda DEĞİŞİKLİK YARATAN ilamlar ile bu ilamların FERİ niteliğindeki hükümler | Yargıtay · öğreti |
| Örnekler | Boşanma · isim, soyisim ve yaş tashihi · velayetin nez’i · babalık davası · nesep tashihi · çocuk teslimi ve kişisel ilişki | Yargıtay 12. HD |
| Boşanmanın eklentileri | Boşanma kararının EKLENTİSİ olan alacak kalemleri de aynı kurala tabidir: maddi-manevi tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakası | Yargıtay 12. HD |
| Yaptırım | Kesinleşmeden infaz edilemeyecek bir ilamın icraya konulması hâlinde bu husus KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN olduğundan RE’SEN gözetilir ve TAKİBİN İPTALİNE karar verilir | Yargıtay 12. HD |
| Sonuç | Erken başlatılan takip iptal edilir; harç ve masraf kaybedilir, süreç baştan başlar | — |
| NAFAKA İSTİSNASI | Nafaka kararlarında İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA karar verilemez | HMK m.350/1 · m.367/1 |
| Tedbir nafakası | Tedbir nafakası ilama bağlanmışsa ilamlı takip yapılabilir | Yargıtay 12. HD |
| Konu | Kural | Künye |
|---|---|---|
| İNCE AYRIM | Boşanma kararının eklentilerinin icraya konulabilmesi için YALNIZCA BOŞANMA HÜKMÜNÜN KESİNLEŞMESİ YETERLİDİR; eklentiler yönünden AYRICA KESİNLEŞME ARANMAZ | Yargıtay uygulaması |
| Somut örnek | “Hükme bağlanan maddi-manevi tazminat ve diğer alacaklar ilamın ferileri niteliğinde olup boşanma hükmünün kesinleşmesi ile takibe konulabilir hâle gelirler“ | Yargıtay 12. HD 2022/9269 E., 2022/9422 K. |
| Uygulaması | Boşanma hükmü 18.03.2015‘te kesinleşmiş; 13.07.2015‘te ferî kalemler yönünden yapılan takipte usulsüzlük bulunmadığına hükmedilmiştir | Aynı karar |
| Pratik anlamı | Karşı taraf yalnız tazminat miktarına itiraz edip boşanmaya itiraz etmemişse, boşanma yönünden kesinleşme sağlanır ve tazminat takibe konulabilir | HMK m.350/2 · Yargıtay |
| AMA DİKKAT | Taraflar BOŞANMA KARARINA KARŞI da kanun yoluna başvurmuşsa, hükmün TAMAMI bakımından kesinleşme ve icra ERTELENİR | öğreti · uygulama |
| Nasıl kontrol edilir? | Mahkemeden “boşanma yönünden kesinleşme şerhi” talep edin; istinaf/temyiz dilekçesinin hangi yönlere ilişkin olduğunu inceleyin | Pratik |
| Ayrı dava hâli | Boşanma kararı kesinleştikten SONRA açılan tazminat davasında hükmedilen maddî ve manevî tazminat alacaklarının takibe konulabilmesi için ayrıca kesinleşme GEREKLİ DEĞİLDİR | öğreti |
| Sonraki nafakalar | Boşanma kesinleştikten sonra açılan yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası davalarındaki hükümlerin icrası için kesinleşme ŞART DEĞİLDİR | HMK m.350/1 · m.367/1 |
| Aşama | Yapılacak | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Mahkemeden KESİNLEŞME ŞERHLİ ilam örneği alın | Takibin ön koşulu |
| 2 | İcra dairesine İLAMLI TAKİP talebi verin | İİK m.24 vd. |
| 3 | Borçluya icra emri tebliğ edilir | İİK m.32 |
| 4 | Ödeme yapılmazsa HACİZ aşamasına geçilir: maaş, banka, tapu, araç, hisse | İİK |
| NAFAKADAN FARKI 1 | Tazminat alacağında maaş haczi DÖRTTE BİRLE SINIRLIDIR | İİK m.83 |
| Nafakada | Nafaka alacaklarında dörtte bir sınırı UYGULANMAZ ve nafaka ÖNCELİKLİDİR | İİK m.83 · İş K. m.35 |
| NAFAKADAN FARKI 2 | Tazminat ödenmemesi TAZYİK HAPSİ doğurmaz — İİK m.344 YALNIZCA NAFAKA içindir | İİK m.344 |
| Sonucu | Tazminatta tek yol malvarlığı üzerinden tahsil | İİK |
| Malvarlığı araştırması | Tapu, araç, banka, SGK, vergi, MERSİS sorguları | İcra dairesi aracılığıyla |
| Faiz | Talep dilekçesinde faiz türü ve BAŞLANGIÇ TARİHİ açıkça belirtilmelidir | HMK m.26 · TBK m.117 |
| 2026 faiz rejimi | 7589 s.K. m.10 ile 3095 s.K. m.1 yeniden düzenlendi; yasal faiz TCMB reeskont oranına endeksli — güncel oran teyit edilmelidir | RG 31.07.2026, S.33326 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mal kaçırma riski | Kesinleşmeyi beklerken borçlu malvarlığını devredebilir — bu, bu dosyaların en büyük riskidir | — |
| Önlem 1 — ihtiyati haciz | Şartları varsa ihtiyati haciz talep edilebilir | İİK m.257 vd. |
| Önlem 2 — ihtiyati tedbir | Dava sırasında malvarlığı üzerine tedbir istenebilir | HMK m.389 vd. |
| Önlem 3 — tasarrufun iptali | Devir yapılmışsa tasarrufun iptali davası açılabilir | İİK m.277 vd. |
| Mal rejimi yolu | Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızasız karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler hesaba eklenir | TMK m.229 |
| Üçüncü kişiye başvuru | Malvarlığı yetmezse yararlanan üçüncü kişilerden — öğrenmeden bir yıl, her hâlde beş yıl | TMK m.241 |
| Manevi tazminat kişisel maldır | Manevî tazminat alacakları KİŞİSEL MALDIR; mal rejimi tasfiyesine girmez | TMK m.220 |
| Zamanaşımı | Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden BİR YIL geçmekle zamanaşımına uğrar | TMK m.178 |
| İlamın zamanaşımı | İlama bağlanmış alacak, kesinleşmeden itibaren ON YILLIK zamanaşımına tabidir | TBK m.156 |
| Beklemeyin | Kesinleşir kesinleşmez takip başlatın; gecikme mal kaçırma riskini artırır | — |
Borçlu Takibi Nasıl Durdurabilir? İİK m.33
İlamlı icrada borçlunun elindeki imkânlar sınırlıdır ve bu sınırı bilmek, alacaklı bakımından beklentiyi doğru kurmayı sağlar.
Öncelikle temel kural: ilamlı icrada icra dairesine itiraz edilerek takip durdurulamaz. Genel haciz yolundaki gibi bir “ödeme emrine itiraz” mekanizması burada işlemez. Borçlunun başvurabileceği yol icranın geri bırakılmasıdır ve bu talep icra dairesine değil icra mahkemesine yöneltilir.
İİK m.33’e göre icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir.
Görüldüğü gibi sebepler sınırlı sayıdadır: itfa (borcun ödenmiş olması), imhal (alacaklının süre vermiş olması) ve zamanaşımı. Bunların dışında bir gerekçeyle — örneğin “karar haksız” ya da “ödeyecek durumum yok” — icranın geri bırakılması istenemez.
| Konu | Kural |
|---|---|
| İcra dairesine itiraz | Takibi durdurmaz |
| Başvurulacak merci | İcra mahkemesi |
| Süre | Yedi gün |
| Sebepler | İtfa, imhal, zamanaşımı — sınırlı sayıda |
| Kapsam dışı | Kararın haksızlığı, ödeme güçlüğü |
İspat Rejimi Katıdır
Sebeplerin sınırlı olması kadar, bunların nasıl ispatlanacağı da dardır. Bu, alacaklı bakımından en güçlü koruma noktasıdır.
Maddeye göre itfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.
Bunun anlamı şudur: iddia yalnız resmî veya onaylı belge ya da ikrar ile ispatlanabilir. Adi belgeyle veya tanıkla ispat kural olarak mümkün değildir. Dolayısıyla “elden ödedim”, “aramızda anlaştık” gibi savunmalar, belgeye bağlanmadıkça sonuç doğurmaz.
İcra emrinin tebliğinden sonraki döneme ilişkin iddialar için ise ispat çıtası daha da yükselir: bu iddialar mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına dayandırılmalıdır.
Alacaklı bakımından pratik sonuç: tahsilat sırasında yapılan kısmî ödemeler icra dosyası üzerinden yürütülmelidir. Dosya dışında yapılan ödemeler sonradan tartışma yaratır; buna karşılık dosyaya yapılan ödemeler icra zaptına geçtiğinden her iki taraf için de kesinlik sağlar.
| Delil | Kabul durumu |
|---|---|
| Resmî veya usulüne göre tasdikli belge | Kabul edilir |
| İcra dairesinde veya mahkemede ikrar | Kabul edilir |
| Adi belge | Kural olarak yetersiz |
| Tanık | Kural olarak yetersiz |
| Tebliğ sonrası iddialar | Noter belgesi veya icra zaptı |
Tebliğ Öncesi ve Sonrası Ayrımı
İİK m.33’ün en teknik yönü, iddianın hangi döneme ait olduğuna göre süre rejiminin değişmesidir.
Tebliğden önceki döneme ilişkin itfa, imhal veya zamanaşımı iddiaları, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde ileri sürülmelidir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçirildiğinde borçlu, tebliğ öncesi sebepleri artık ileri süremez ve borcu ödemek durumunda kalır.
Tebliğden sonraki devrede gerçekleşen itfa, imhal veya zamanaşımı iddiaları ise farklıdır: maddeye göre bu istekler her zaman yapılabilir; takip sona erinceye kadar ileri sürülebilir.
Alacaklı bakımından bu ayrımın sonucu şudur: yedi günlük süre geçtiğinde takip önemli ölçüde güvenceye kavuşur; sonraki dönemde ise ancak gerçekten yapılmış bir ödeme veya verilmiş bir süre iddiaya konu olabilir ve bu da belgeye bağlıdır.
| Dönem | Süre | İspat |
|---|---|---|
| Tebliğden önce | 7 gün — hak düşürücü | Resmî/tasdikli belge veya ikrar |
| Tebliğden sonra | Her zaman | Noter belgesi veya icra zaptı |
Şikayet Yolu ve İcra Müdürlüğünün Sınırı
Borçlunun başvurabileceği ikinci yol şikayettir ve bu yol icranın geri bırakılmasından ayrı işler.
İcra memurunun ilama veya usule aykırı bir işlem yapması hâlinde, işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayette bulunulur. Kamu düzenine aykırılık hâllerinde şikayet süresizdir ve her zaman ileri sürülebilir.
Şikayetin konusu, alacağın varlığı değil işlemin hukuka uygunluğudur: örneğin ilamda yer almayan bir kalemin takibe konulması, hesaplama hatası ya da usule aykırı bir haciz işlemi.
Bir yetki sınırı da burada belirginleşir: icra müdürlüğünün, mahkeme yerine geçerek ilamlı takibi iptal etme yetkisi bulunmamaktadır; bu yetki yalnızca icra mahkemesine aittir. Ayrıca gerek icra dairesi gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yoluyla belirleme yetkisine sahip değildir.
Bu son kural alacaklı için önemli bir uyarı içerir: takip talebi, ilamın hüküm bölümüyle birebir örtüşmelidir. Hükümde yer almayan veya yorumla genişletilen kalemler, şikayet üzerine takipten çıkarılır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Şikayetin konusu | İşlemin hukuka uygunluğu |
| Süre | Öğrenmeden 7 gün |
| Kamu düzenine aykırılık | Şikayet süresizdir |
| Takibi iptal yetkisi | Yalnız icra mahkemesi |
| İlamın yorumu | İcra dairesi yorum yapamaz |
Üçüncü Yol: Tehiri İcra — İİK m.36
Borçlunun elindeki son imkân tehiri icradır ve tazminat alacakları bakımından bu yol, nafakadan farklı olarak açıktır. Bu fark, iki alacağın neden farklı hızlarda tahsil edildiğini de açıklar.
Genel kural olarak İİK m.36 çerçevesinde borçlu, kanun yoluna başvurmakla birlikte teminat göstererek icranın geri bırakılmasını (tehiri icra) isteyebilir. Bu talep kabul edilirse takip, kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya kadar durur.
Nafaka bakımından ise durum tamamen farklıdır: nafaka verilmesine ilişkin bir hükmün temyiz edilmesi ilamın icrasını durdurmaz ve teminat karşılığında dahi nafaka ilamının icrasının durdurulmasına karar verilemez (İİK m.36). Kanun ayrıca nafaka hükümlerinde m.36’daki sürenin verilemeyeceğini öngörmüştür.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: aynı boşanma kararında hem nafakaya hem tazminata hükmedilmişse, nafaka kalemi kanun yolundan etkilenmeden tahsil edilebilirken, tazminat kalemi için borçlu teminat göstererek süreci durdurabilir.
Alacaklı bakımından buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, teminat gösterilmişse alacak güvence altındadır; kanun yolu aleyhe sonuçlanırsa tahsilat teminattan yapılabilir. İkincisi, süreci hızlandırmak için yapılacak şey takibi zorlamak değil, kanun yolu incelemesinin bir an önce sonuçlanmasını sağlamaktır.
| Tazminat | Nafaka | |
|---|---|---|
| Tehiri icra | Mümkün (teminatla) | Mümkün değil |
| Temyizin etkisi | Teminatla durdurulabilir | İcrayı durdurmaz |
| Süre verilmesi | Mümkün | Verilemez |
| Alacaklının güvencesi | Gösterilen teminat | Takibin devam etmesi |
Nafaka alacaklarının bu ayrıcalıklı konumu ve ödenmemesi hâlindeki yaptırımlar için nafaka borcu ve tazyik hapsi yazımıza bakabilirsiniz.
Takibin baştan doğru kurulması için ilamlı icra takibi yazımıza, tazminat kalemlerinin şartları için maddî tazminat ve kusurun rolü yazımıza, süreler için bir yıllık zamanaşımı yazımıza, mal kaçırma riskine karşı tasarruf yetkisinin sınırlanması yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminatı hemen icraya koyabilir miyim?
Hayır. HMK m.367/2 uyarınca aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Yargıtay uygulamasına göre boşanma kararının eklentisi olan maddi ve manevi tazminat da aynı kurala tabidir ve takibe konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir.
Kesinleşmeden takip başlatırsam ne olur?
Borçlu icra mahkemesine başvurduğunda takip ya da tazminata ilişkin kısmı iptal edilir; icra emrinden tazminat, faiz ve vekâlet ücreti kalemleri çıkarılır. Bu aykırılık süresiz şikâyete tabidir ve borçlu her zaman ileri sürebilir.
Tazminat yönünden istinafa gidildi, beklemek zorunda mıyım?
Hayır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarına göre boşanma hükmü kesinleşmişse eklentilerin infazı için eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez. Boşanma yönünden kesinleşme varsa, tazminat miktarına ilişkin çekişme sürse dahi takip başlatılabilir.
Tedbir nafakası için de beklemek gerekir mi?
Hayır. Tedbir nafakası niteliği gereği boşanma davası devam ederken ödenen bir nafakadır ve karar kesinleşmeden icra edilebilir. Yargıtay, hem tedbir nafakası hem tazminat içeren takipte, takibin tedbir nafakası yönünden devamına ve yalnızca tazminat yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
İlamlı icrada borçlu itiraz ederse takip durur mu?
Hayır. İlamlı icrada basit bir itirazla takip durmaz; borçlunun yapabileceği, kanunda sayılan sebeplere dayanarak icranın geri bırakılmasını talep etmektir. Ayrıca HMK m.350/1 ve m.367/1 uyarınca nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
Ödemeyen eş hapse girer mi?
Nafaka borcuna özgü tazyik hapsi yaptırımı tazminat alacakları bakımından uygulanmaz. Manevi tazminatı ödemeyen eş hakkında hapis yaptırımı gündeme gelmez; tahsil yalnızca haciz ve satış yoluyla yapılır.
Neler haczedilebilir?
Maaş kural olarak dörtte biri oranında, banka hesapları, taşınmazlar ve araçlar, üçüncü kişilerdeki alacaklar ile ortaklık payları ve menkul kıymetler haczedilebilir. İcra dairesi aracılığıyla tapu, trafik, SGK, banka ve vergi kayıtları sorgulanabilir.
Eşim mallarını devrediyor, ne yapabilirim?
Tasarrufun iptali davası gündeme gelir; borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufların iptali istenebilir. Ayrıca koşulları varsa ihtiyati haciz talebiyle malvarlığının önceden güvence altına alınması değerlendirilmelidir.
İlgili Rehberler
- Maaş Haczi ve Sınırları
- Yurt Dışındaki Eşten Nafaka Tahsili
- Yurt Dışındaki Eşten Boşanma
- Boşanma ve Aile Hukuku Davaları (Ana Kategori)
- Çocuğun Yurt Dışına Kaçırılması: 1980 Lahey Sözleşmesi Ne Sağlar?
- Fiziksel Şiddet Yok Ama Sürekli Aşağılanıyorum, Boşanabilir miyim?
- Mal Rejiminde Kişisel Mallar Nelerdir? (TMK 220)
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki 324 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime Geçin

