Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurluysa, eşit kusurlu eş lehine maddi veya manevi tazminata hükmedilmez. Çünkü TMK m. 174, tazminat için talep edenin “kusursuz veya daha az kusurlu” olmasını arar. Ancak kusurlu da olsa daha az kusurlu eş tazminat alabilir; ayrıca eşit kusur, yoksulluk nafakası hakkını engellemez. Bu rehberde eşit kusurda tazminatı açıklıyoruz.
Boşanmada kusur durumunuz tazminat hakkınızı mı belirliyor?
Kusur dağılımınızı ve tazminat ihtimalinizi birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihinde TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdiğini açıklamıştır. Kamuoyuna yansıyan bilgiye göre iptal hükmü, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
Eşit kusurda tazminat alınır mı?
Hayır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu bulunursa, eşit kusurlu eş lehine maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Çünkü Türk Medeni Kanunu m. 174, tazminat talep eden tarafın “kusursuz veya daha az kusurlu” olmasını arar; eşit kusur bu şartı karşılamaz. Bu nedenle her iki tarafın da eşit derecede kusurlu olduğu tespit edilirse, taraflar birbirinden tazminat alamaz.
Neden eşit kusurda tazminata hükmedilmez?
TMK m. 174/1 maddi tazminat için “kusursuz veya daha az kusurlu taraf”, m. 174/2 manevi tazminat için ise “kusurlu olan diğer taraftan” ifadesini kullanır. Bu ifadeler, tazminat alacak tarafın diğerinden daha az kusurlu (veya kusursuz), tazminat ödeyecek tarafın ise daha kusurlu olmasını gerektirir. Eşit kusur durumunda hiçbir taraf diğerinden “daha az kusurlu” sayılamayacağından, kanunun aradığı temel koşul gerçekleşmez ve tazminat talebi reddedilir.
Kanun Metni: TMK m.174 ve Tazminatın İki Türü
TMK m.174’ün birinci fıkrasına göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. İkinci fıkraya göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
İki fıkra arasındaki lafzi fark dikkat çekicidir. “Kusursuz veya daha az kusurlu” ölçütü yalnızca birinci fıkrada açıkça yazılıdır; ikinci fıkra ise karşı tarafın “kusurlu” olmasından söz eder. Manevi tazminatta da talep edenin daha az kusurlu olmasının aranması, hakkaniyet ilkesine (TMK m.4) dayanan yerleşik Yargıtay uygulamasının sonucudur. Bu nedenle eşit kusur tespiti, uygulamada iki tazminat türünü birlikte kapatır. Manevi tazminat bakımından ayrıca kişilik hakkına yönelik bir saldırının varlığı gerekir; daha az kusurlu olmak tek başına manevi tazminat için yeterli değildir.
Ödeme biçimi de iki türde farklıdır. Maddi tazminatın toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir; manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine ise karar verilemez (TMK m.176). İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar.
Boşanmada maddi ve manevi tazminatın karşılaştırılması
| Konu | Maddi tazminat | Manevi tazminat |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | TMK m.174/1 | TMK m.174/2 |
| Korunan değer | Mevcut veya beklenen menfaat | Kişilik hakkı |
| Talep edenin kusuru | Kusursuz veya daha az kusurlu olmak (Kanunda açıkça) | Daha az kusurlu olmak (Yargıtay uygulaması) |
| Karşı tarafın kusuru | Kusurlu olmak | Kusurlu olmak |
| Ek koşul | Menfaatin boşanma yüzünden zedelenmesi | Boşanmaya sebep olan olayların kişilik hakkına saldırı oluşturması |
| Ödeme biçimi | Toptan veya irat (TMK m.176) | Yalnızca toptan; irat olamaz (TMK m.176) |
| Eşit kusurda | Reddedilir | Reddedilir |
| Zamanaşımı | Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl (TMK m.178) | Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl (TMK m.178) |
Daha az kusurlu eş tazminat alabilir
Tazminat için tam kusursuzluk şart değildir; talep edenin kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması yeterlidir. Yani bir eş kusurlu olsa dahi, diğerine kıyasla daha az kusurluysa tazminat talep edebilir. Örneğin bir tarafın hafif, diğer tarafın ağır kusurlu olduğu bir boşanmada, daha az kusurlu (hafif kusurlu) eş, ağır kusurlu eşten tazminat isteyebilir. Belirleyici olan mutlak kusursuzluk değil, kusurların karşılaştırılmasıdır.
Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
TMK m.174 miktar için “uygun” ölçüsünü kullanır ve bir hesaplama formülü öngörmez. Kanunun hâkimin takdirine bıraktığı durumlarda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Türk Medeni Kanunu’nda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uygun düştüğü ölçüde uygulanır (TMK m.5). Bu yolla tazminatın belirlenmesine ilişkin iki genel kural boşanma tazminatında da yol gösterir: hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutarak belirler (TBK m.51); zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir (TBK m.52).
Bu iki kural, kusur dengesinin yalnızca tazminatın varlığını değil miktarını da etkilediğini gösterir. Talep eden eş daha az kusurlu olsa bile kendi kusuru, tazminatın indirilmesinde dikkate alınabilir. Maddi tazminatta zedelenen menfaatin somut olarak gösterilmesi gerekir: evlilik süresince diğer eşin sağladığı geçim desteğinin kaybı, eş sıfatıyla yararlanılan sağlık güvencesinin sona ermesi veya sağ kalan eş olarak yasal mirasçılık beklentisinin (TMK m.499) ortadan kalkması bu tür menfaatlerdir. Manevi tazminatta ise kişilik hakkına yönelik saldırının ağırlığı ve süresi belirleyicidir.
Boşanma tazminatının miktarını etkileyen ölçütler
| Ölçüt | Etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Karşı tarafın kusurunun ağırlığı | Kusur ağırlaştıkça tazminat artabilir | TMK m.5 yollamasıyla TBK m.51 |
| Talep edenin kendi kusuru | Daha az kusurlu olsa da indirim sebebi olabilir | TMK m.5 yollamasıyla TBK m.52 |
| Tarafların sosyal ve ekonomik durumu | Uygun miktarın belirlenmesinde gözetilir | TMK m.4 |
| Zedelenen menfaatin niteliği | Geçim desteği, sosyal güvence ve miras beklentisi gibi kayıplar somutlaştırılmalıdır | TMK m.174/1 |
| Kişilik hakkına saldırının yoğunluğu | Şiddet, onur kırıcı davranış ve süreklilik manevi tazminatı artırır | TMK m.174/2 |
Tazminat talebinin somutlaştırılması için Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK 174) ve hazır metin için Boşanmada Tazminat Talebi Dilekçesi Örneği sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Kusur nasıl belirlenir, yanlış tespitin sonucu
Kusur, boşanma davasında toplanan tüm delillerin (tanık, belge, mesajlaşma vb.) değerlendirilmesiyle belirlenir; mahkeme tarafların davranışlarını inceleyerek her birinin kusur derecesini tespit eder. Hakaret, tehdit, şiddet, aldatma, ekonomik baskı gibi olgular ağır kusur sayılabilir. Kusur tespiti tazminat sonucunu doğrudan belirlediğinden, hatalı bir kusur belirlemesi bozma sebebidir: taraflar eşit kusurluyken bir tarafın ağır kusurlu sayılıp diğeri lehine tazminata hükmedilmesi Yargıtay tarafından bozulur.
İspat Kuralları: TMK m.184 ve HMK
Kusurun belirlenmesinde uygulanacak kuralların çoğu Kanunda yazılıdır. Boşanmada yargılama, TMK m.184’teki özel kurallar saklı kalmak üzere usul kanununa tabidir. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; bu olgular hakkında taraflara yemin öneremez; tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m.184/1-4). Buna göre karşı tarafın bir olayı kabul etmesi, o olayın kusur olarak kendiliğinden sabit sayılması sonucunu doğurmaz.
İspat yükü, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça hakkını dayandırdığı olguların varlığını ileri süren taraftadır (TMK m.6). Taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdır (HMK m.194); “eşim sürekli kötü davranırdı” gibi genel bir anlatım, kusur karşılaştırmasına elverişli değildir. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Eşin telefonuna izinsiz erişilerek elde edilen yazışmalar bu nedenle delil olarak reddedilebileceği gibi, elde eden eş bakımından ayrıca kusur ve ceza sorumluluğu doğurabilir.
Kusur dereceleri ve boşanmanın malî sonuçlarına etkisi
| Talep edenin kusuru | Maddi ve manevi tazminat | Yoksulluk nafakası | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kusursuz | İstenebilir | İstenebilir | TMK m.174, m.175 |
| Daha az kusurlu | İstenebilir | İstenebilir | TMK m.174, m.175 |
| Eşit kusurlu | İstenemez | İstenebilir (kusuru daha ağır değil) | TMK m.174, m.175; Yargıtay uygulaması |
| Daha ağır kusurlu | İstenemez | İstenemez | TMK m.175 |
| Tam kusurlu | İstenemez | İstenemez | TMK m.175 |
Kusur dereceleri Kanunda tanımlanmış kavramlar değildir; “tam”, “ağır”, “eşit” ve “az” kusur ayrımı, TMK m.174 ile m.175’teki karşılaştırmalı ölçütlerin uygulanabilmesi için yargı pratiğinde geliştirilmiştir. Kusur belirlemesi hukuki bir değerlendirme olduğundan bilirkişiye bırakılamaz; hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz (HMK m.266). Tanıkların nasıl gösterileceği için Çekişmeli Boşanmada Tanık Nasıl Dinletilir?, ispat yükünün dağılımı için Boşanma Davasında İspat Yükü rehberlerimize bakabilirsiniz.
Tazminat ile yoksulluk nafakasında kusur farkı
Önemli bir ayrım vardır: tazminat (TMK m. 174) için talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir; eşit kusurlu eş tazminat alamaz. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) için ise talep edenin kusurunun “daha ağır olmaması” yeterlidir; bu nedenle eşit kusurlu eş, diğer şartları taşıyorsa yoksulluk nafakası talep edebilir. Yani eşit kusur, tazminat hakkını engellese de yoksulluk nafakası hakkını kural olarak engellemez. Bu ayrım, boşanmanın mali sonuçları açısından kritik olduğundan, kusur durumunuzu bir aile hukuku avukatıyla değerlendirmeniz yararlı olur.
Eşit Kusurda Boşanma Kararı Verilir mi? TMK m.166/2
Eşit kusur tazminatı kapatır ama boşanmayı engellemez. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.166/1). Davalıya tanınan itiraz hakkı ise yalnızca davacının kusurunun daha ağır olduğu hâlde söz konusudur; bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilebilir (TMK m.166/2). Taraflar eşit kusurluysa davacının kusuru daha ağır olmadığından davalının bu itiraz hakkı doğmaz.
Karşı yönde bir sınır da vardır. Yargıtay uygulamasında, boşanmaya yol açan olaylarda tamamen kusurlu olan eşin açtığı davada davalıya yüklenebilecek herhangi bir kusur ispatlanamamışsa boşanmaya karar verilmemektedir; kimse kendi tam kusuruna dayanarak hak elde edemez. Bu nedenle davalı eşin kusursuz olduğunu ileri sürmesi, eşit kusur tartışmasından önce boşanma kararının kendisini etkileyen bir savunmadır.
Eşit kusur tespitinin usule ilişkin sonuçları da vardır. Davalı eş cevap dilekçesiyle karşılık dava açarak kendi boşanma ve tazminat taleplerini ileri sürebilir (HMK m.133); taraflar eşit kusurlu bulunursa her iki tarafın tazminat talepleri birlikte reddedilir, boşanma talepleri ise kabul edilebilir. Davada iki taraf kısmen haklı çıkarsa yargılama giderleri haklılık oranına göre paylaştırılır (HMK m.326/2). Reddedilen tazminat talebi yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından talep edenin aleyhine sonuç doğurabileceğinden, tazminat miktarının kusur ihtimaline göre gerçekçi belirlenmesi gerekir; 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda miktarın kısmi dava olarak gösterilip tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılması da mümkündür (HMK m.109/4).
Tazminat Talebinin Zamanı, Harcı ve İcrası
Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m.26). Maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talep edilmedikçe hükmedilmez. Buna karşılık boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169); tedbir nafakası bu nedenle kusurdan bağımsızdır.
Tazminat, boşanma davası içinde istenebileceği gibi boşanmadan sonra ayrı bir davayla da istenebilir. Ancak evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Ayrı açılan davada boşanma kararında belirlenen kusur durumu uygulamada esas alındığından, kusura ilişkin itirazın boşanma davasının kanun yolu aşamasında yapılması gerekir. Tazminat talepleri nispi harca tabidir ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2, m.367/2). Harç hesabı için Boşanmada Maktu mu Nispi mi Harç Ödenir?, bir yıllık süre için TMK m.178 Zamanaşımı, kanuni faizdeki 2026 değişikliği için 7589 Sayılı Kanunun Aile Davalarına Etkisi rehberlerimize bakabilirsiniz.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📘 İlgili Rehberler
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Boşanmada Kusur Nasıl Belirlenir? Tam, Ağır, Eşit ve Az Kusurun Sonuçl
- Alkol, Kumar ve Madde Bağımlılığı Boşanma Sebebi mi? Kusur, Tazminat v
- Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK 174): Şartlar, Kusur ve Süre
- Boşanmada Tarafların Eşit Kusuru Hâlinde Tazminat ve Nafaka
- Eşin İlgisizliği Boşanma Sebebi Olur mu? Duygusal İhmal, Kusur ve İspa
Kusur Dengesini Değiştiren Argümanlar
Eşit kusur tespiti, tazminat talebini kapatır. Bu nedenle savunma veya talep, dengeyi kendi lehine kaydırmaya yönelmelidir. Kullanılabilecek argümanlar sıralıdır:
Kusur dengesini değiştirebilecek savunmalar
| Argüman | Nasıl kurulur? | Dayanak |
|---|---|---|
| Tepki savunması | Kendi davranışının karşı tarafın fiiline tepki niteliğinde olduğu, olayların zaman sırası gösterilerek anlatılır | Yargıtay uygulaması; TMK m.4 |
| Ağırlık farkı | Fiillerin niteliği karşılaştırılır; fiziksel şiddet ile karşılıklı sözlü tartışma aynı ağırlıkta değildir | TMK m.174 (karşılaştırmalı ölçüt) |
| Süreklilik farkı | Tek seferlik davranış ile sistematik örüntü ayrılır | TMK m.166/1 |
| Af itirazı | Yüklenen olayların affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı ileri sürülür; zina ve hayata kastta affeden tarafın dava hakkı yoktur | TMK m.161/3, m.162/3; Yargıtay uygulaması |
| Tarih itirazı | Yüklenen olayların dava tarihinden sonra gerçekleştiği ileri sürülür | Yargıtay uygulaması; HMK m.141 |
| Delil itirazı | Kusur olarak gösterilen olayın hukuka aykırı delille ispatlanmaya çalışıldığı ileri sürülür | HMK m.189/2 |
Birinci satır en verimli olanıdır. Aynı davranış, ne zaman gerçekleştiğine göre farklı değerlendirilir: karşı tarafın ağır kusurundan sonra gösterilen tepki, bağımsız bir kusur olarak değil, tepkisel davranış olarak ele alınabilir. Bu nedenle dilekçede olayların kronolojik sırayla ve tarihleriyle anlatılması, salt listelenmesinden çok daha etkilidir.
Gerekçe Denetimi: Hükümde Aranacaklar
Kusur tespiti hükmün gerekçesinde açıkça gösterilmelidir. Kanun yolunda ileri sürülebilecek eksiklikler:
- Hangi olayın kime yüklendiği belirtilmemiş. “Tarafların kusurları dikkate alınarak” biçimindeki matbu ifade denetime elverişli değildir.
- Kabul edilen olaylar sayılmamış. İspatlandığı kabul edilen vakıaların tek tek gösterilmesi gerekir.
- Reddedilen iddiaların gerekçesi yok. İleri sürülen ancak kabul edilmeyen olayların neden dikkate alınmadığı açıklanmalıdır.
- Eşitlik nasıl kurulmuş açıklanmamış. Kusurun neden eşit sayıldığı, karşılaştırma yapılarak gösterilmelidir.
- Affedilen olaylar hesaba katılmış. Hoşgörüyle karşılandığı sabit olan davranışların kusur olarak değerlendirilmesi.
Bu eksiklikler Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlalidir. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır (Anayasa m.141/3). Hükmün kapsamında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ve bunlardan çıkarılan sonuç ile hukuki sebepler yer almalıdır (HMK m.297/1-c). Kusur karşılaştırması bu “sabit görülen vakıalar” kısmında somut olarak yapılmadıysa hüküm denetime elverişli değildir.
Kanun yolunda itirazın yeri de önemlidir. İstinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesi gösterilmelidir (HMK m.342/2) ve bölge adliye mahkemesi, kamu düzenine aykırılık hâlleri dışında incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapar (HMK m.355). Bu nedenle “kusur belirlemesi hatalıdır” gibi genel bir cümle yetmez; hangi olayın yanlış kişiye yüklendiği veya hangi olayın gözden kaçırıldığı istinaf dilekçesinde tek tek yazılmalıdır. İstinaf sürecinin işleyişi için Boşanmada İstinaf Dilekçesi Nasıl Yazılır? rehberimize bakabilirsiniz.
Kusur tespiti, tazminatın ötesinde sonuçlar doğurur. Yanlış bir eşit kusur tespiti yalnızca tazminat talebini reddettirmez; yoksulluk nafakası değerlendirmesini de etkiler. Mal rejimi tasfiyesinde ise kusurun etkisi Kanunda dar tutulmuştur: artık değere katılma payının hakkaniyete uygun olarak azaltılması veya kaldırılması, yalnızca zina veya hayata kast sebebiyle boşanma hâllerinde gündeme gelir (TMK m.236/2); genel boşanma sebebine dayalı bir eşit kusur tespiti katılma alacağını azaltmaz. Bu nedenle kusura ilişkin itiraz, hükmün diğer kalemleri yerinde bulunsa dahi ayrıca ileri sürülmelidir.
Eşit Kusurda Açık Kalan Talepler
Eşit kusur, bütün kapıları kapatmaz. Aşağıdaki talepler etkilenmez veya sınırlı biçimde etkilenir:
Eşit kusurda açık kalan talepler
| Talep | Eşit kusurda durumu | Dayanak |
|---|---|---|
| Maddi ve manevi tazminat | Reddedilir: kusursuz veya daha az kusurlu olmak aranır | TMK m.174 |
| Yoksulluk nafakası | Talep edilebilir: aranan şart daha ağır kusurlu olmamak | TMK m.175 |
| Tedbir nafakası | Etkilenmez: dava süresince hâkim kendiliğinden geçici önlem alır | TMK m.169 |
| İştirak nafakası | Etkilenmez: çocuğun hakkıdır, kusurdan bağımsızdır | TMK m.182/2, m.330 |
| Katılma alacağı | Kural olarak etkilenmez: indirim yalnızca zina ve hayata kast sebebiyle boşanmada mümkündür | TMK m.236 |
| Ziynet alacağı | Etkilenmez: kişisel mal talebidir | TMK m.220 |
| Velayet | Evlilikteki kusur belirleyici değildir; çocuğun üstün yararı esastır | TMK m.182/1 |
İkinci satır, dilekçe kurgusunda en çok gözden kaçan noktadır: eşit kusur tespiti yapılacağı öngörülse dahi yoksulluk nafakası talebi mutlaka ileri sürülmelidir. Tazminatın reddedileceği düşüncesiyle nafaka talebinin de yazılmaması, haklı bir hakkın kaybına yol açar.
Aynı şekilde son satır da önemlidir: velayet talebinin merkezine karşı tarafın evlilik içindeki kusurlarını yerleştirmek, beklenen sonucu vermez. Bu dosyalarda ağırlık merkezi, çocuğun somut durumu ve ihtiyaçları olmalıdır.
Kusur derecelerinin bütün taleplere etkisi ve ispat kuralları için boşanmada kusur rehberimize, maddi tazminatta menfaatin somutlaştırılması ve talep süresi için maddi tazminat rehberimize bakabilirsiniz.
Kusur dağılımının tazminat ve nafaka talebinize etkisini dosyanız üzerinden değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşit kusurda tazminat alınır mı?
Hayır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu bulunursa, eşit kusurlu eş lehine maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Çünkü Türk Medeni Kanunu m. 174, tazminat talep eden tarafın ‘kusursuz veya daha az kusurlu’ olmasını arar. Eşit kusur, bu şartı karşılamaz. Bu nedenle her iki tarafın da eşit derecede kusurlu olduğu tespit edilirse, taraflar birbirinden tazminat alamaz.
Eşit kusurda neden tazminata hükmedilmez?
TMK m. 174/1 maddi tazminat için ‘kusursuz veya daha az kusurlu taraf’, m. 174/2 manevi tazminat için ise ‘kusurlu olan diğer taraftan’ ifadesini kullanır. Bu ifadeler, tazminat alacak tarafın diğerinden daha az kusurlu (veya kusursuz), tazminat ödeyecek tarafın ise daha kusurlu olmasını gerektirir. Eşit kusur durumunda hiçbir taraf diğerinden ‘daha az kusurlu’ sayılamayacağından, kanunun aradığı temel koşul gerçekleşmez ve tazminat talebi reddedilir.
Kusurlu ama daha az kusurlu eş tazminat alabilir mi?
Evet. Tazminat için tam kusursuzluk şart değildir; talep edenin kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması yeterlidir. Yani bir eş kusurlu olsa dahi, diğer eşe kıyasla daha az kusurluysa tazminat talep edebilir. Örneğin bir tarafın hafif, diğer tarafın ağır kusurlu olduğu bir boşanmada, daha az kusurlu (hafif kusurlu) eş, ağır kusurlu eşten tazminat isteyebilir. Belirleyici olan mutlak kusursuzluk değil, kusurların karşılaştırılmasıdır.
Kusur mahkemede nasıl belirlenir?
Kusur, boşanma davasında toplanan tüm delillerin (tanık beyanları, belgeler, mesajlaşmalar vb.) değerlendirilmesiyle belirlenir. Mahkeme, tarafların evlilik birliğine ilişkin davranışlarını inceler ve her birinin boşanmaya katkısını (kusur derecesini) tespit eder. Hakaret, tehdit, fiziksel şiddet, aldatma, ekonomik baskı, bağımlılık gibi olgular ağır kusur olarak değerlendirilebilir. Kusur dereceleri (tam, ağır, eşit, az kusur) belirlendikten sonra tazminat talepleri buna göre karara bağlanır.
Yanlış kusur tespiti tazminatı nasıl etkiler?
Kusur tespiti, tazminat sonucunu doğrudan belirlediğinden, hatalı bir kusur belirlemesi bozma sebebi oluşturur. Örneğin taraflar aslında eşit kusurluyken, mahkemenin bir tarafı ağır kusurlu sayarak diğer taraf lehine tazminata hükmetmesi Yargıtay tarafından bozulur. Aynı şekilde, daha az kusurlu bir eşin ağır kusurlu sayılıp tazminattan mahrum bırakılması da hatalıdır. Bu nedenle kusurun somut delillere dayalı ve doğru biçimde belirlenmesi büyük önem taşır.
Eşit kusurlu eş nafaka da alamaz mı?
Burada önemli bir ayrım vardır: tazminat ile yoksulluk nafakasının kusur şartı farklıdır. Tazminat (TMK m. 174) için talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir; eşit kusurlu eş tazminat alamaz. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) için ise talep edenin kusurunun ‘daha ağır olmaması’ yeterlidir; bu nedenle eşit kusurlu eş, diğer şartları taşıyorsa yoksulluk nafakası talep edebilir. Yani eşit kusur, tazminat hakkını engellese de yoksulluk nafakası hakkını kural olarak engellemez.
Tazminat için kusursuzluk mu, az kusur mu gereklidir?
Tazminat için mutlak kusursuzluk aranmaz; ‘kusursuz veya daha az kusurlu olma’ yeterlidir. Yani bir eş, evlilik birliğine ilişkin bazı kusurlu davranışları olsa bile, diğer eşe göre daha az kusurluysa tazminat talep edebilir. Önemli olan, tazminat talep eden eşin boşanma sebebindeki kusurunun karşı tarafa oranla daha hafif olmasıdır. Bu değerlendirme her somut olayda ayrı ayrı yapılır; bu nedenle kusur oranının doğru ortaya konması, tazminat hakkı açısından belirleyicidir.
Eşit kusurda boşanma kararı verilir mi?
Evet. Evlilik birliği temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.166/1). Davalının itiraz hakkı yalnızca davacının kusurunun daha ağır olduğu hâlde doğar (TMK m.166/2); taraflar eşit kusurluysa bu itiraz hakkı bulunmaz. Eşit kusur yalnızca maddi ve manevi tazminat taleplerini kapatır.
Tazminatı boşanmadan sonra ayrı bir davayla isteyebilir miyim?
Evet, ancak evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Ayrı davada boşanma kararındaki kusur durumu uygulamada esas alındığından, kusura ilişkin itirazın boşanma davasının kanun yolu aşamasında yapılması gerekir.
Boşanma tazminatı taksitle (irat olarak) ödenebilir mi?
Maddi tazminatın toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir; irat biçimindeki maddi tazminat alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Manevi tazminatın ise irat biçiminde ödenmesine karar verilemez; toptan ödenir (TMK m.176).
Eşim aldattıysa katılma alacağı azalır mı?
Zina veya hayata kast sebebiyle boşanma hâllerinde hâkim, kusurlu eşin artık değere katılma payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m.236/2). Genel boşanma sebebine (TMK m.166) dayanan boşanmada ise kusur, katılma alacağını azaltmaz.
Kusur ve tazminat değerlendirmenizde yanınızdayız
Kusur durumunuz ve haklarınız için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.


