Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa; sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur. Ayrıca kiracı eş, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunun kira sözleşmesini feshedemez.
Kira sözleşmesi eşinizin üzerinde ve kendinizi güvencesiz mi hissediyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Görünmez Kiracı: Sözleşmede Adı Olmayan Eş
Türkiye’de milyonlarca aile kirada oturur ve kira sözleşmelerinin çoğu tek imzalıdır — genellikle kocanın. Sözleşmede adı olmayan eş, kâğıt üzerinde o evin “misafiridir”: kiracı eş bir öfke anında sözleşmeyi feshederse, evi terk edip kirayı keserse ya da kiraya verenle el altından anlaşırsa; diğer eş ve çocuklar, hukuken tutunacak dal olmadan sokakta kalma riskiyle yüzleşir. Medeni Kanun bu görünmez kiracıyı görünür kılmak için iki dişli mekanizma kurmuştur: bildirimle taraf olma (TMK 194/4) ve rızasız fesih yasağı (TBK 349). İkisini bilen eş, kira sözleşmesindeki imzasızlığını bir zafiyet olmaktan çıkarır.
Mekanizma 1: Tek Bildirimle Sözleşmenin Tarafı Olmak
TMK 194/4’ün formülü zarif ve güçlüdür: aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir — ve bildirimde bulunan eş, kira borcundan diğeriyle müteselsilen sorumlu olur. Dikkat: bu bir dava değil, tek taraflı bir bildirimdir; kiraya verenin kabulüne, kiracı eşin onayına gerek yoktur. Bildirimin yapıldığı an, hukuki fotoğraf değişir: artık sözleşmenin iki kiracısı vardır — fesih ve tahliye bildirimleri iki eşe de yöneltilmek zorundadır, kiraya veren tek eşle yapacağı anlaşmayla diğerini devre dışı bırakamaz. Uygulama tekniği: bildirim, ispat gücü için noter kanalıyla yapılmalı; evin aile konutu olduğu (ikametgâh kayıtları) ve sözleşme bilgileri belirtilmelidir. Madalyonun öteki yüzü de dürüstçe yazılmalı: taraf olan eş, kira ve yan giderlerden şahsen ve müteselsilen sorumluluğa girer — koruma, yükümlülükle birlikte gelir.
Mekanizma 2: Kiracı Eş, Rıza Olmadan Feshedemez (TBK 349)
İkinci dişli, borçlar hukukundadır: aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez. Rızanın alınamadığı veya haklı sebep olmadan verilmediği hâllerde kiracı, hâkimden bu konuda karar vermesini isteyebilir. Bu yasak, bildirim yapılmamış olsa bile işler ve pratikte şu anlama gelir: kiracı koca, karısından habersiz kiraya verene “çıkıyorum” ihtarı çekemez; çekerse fesih, eşin rızası eksik olduğu için geçersizlik tartışmasına açılır. Kiraya verenler yönünden ders de nettir: kiralanan yerin aile konutu olduğu biliniyorsa (ki oturan aileyi görmek yeter), tek imzalı fesih-tahliye mutabakatlarına güvenmek risklidir. TBK 349, kira ilişkisini aile konutu şerhinin (TMK 194/1’deki satış-devir rızası düzeninin) kira cephesindeki ikizidir: mülkte satışı, kirada feshi eş rızasına bağlayan bütünlüklü bir koruma mimarisi.
Kriz Senaryoları: Terk, Ödememe, Tahliye Davası
Kiracı eş evi terk etti, kirayı kesti: Bildirimle taraf olan (ya da olacak) eş, kirayı ödeyerek sözleşmeyi ayakta tutar; ödediği tutarları, iç ilişkide katkı-nafaka dengesinde eşine yansıtabilir. Kiraya veren tahliye davası açtı: 194/4 bildirimi yapılmışsa dava ve ihtarların iki eşe de yöneltilmesi gerekir; tek eşe yöneltilmiş ihtara dayalı tahliye, usulden sakatlanır — bildirimsiz eş dahi, konutun aile konutu olduğu savunmasını gündeme getirmelidir. Kiracı eş kiraya verenle anlaşıp yeni kiracıya devretmeye kalktı: Fesih rızaya bağlı olduğundan bu kurgu, diğer eşin rızası olmadan hukuken tamamlanamaz. Her senaryoda ortak refleks aynıdır: bildirimi geciktirmemek — kriz patladıktan sonra değil, sözleşme sağlıklıyken atılan noter bildirimi, bütün bu savunmaların zeminini önceden döşer.
Boşanmada ve Ölümde Kiracılığın Akıbeti
Boşanma sürecinde: Aile konutu koruması evlilikle yaşar; dava boyunca hâkim, konutun (kiralık olsa da) hangi eşin kullanımına bırakılacağına tedbiren karar verebilir — kira sözleşmesi kimde olursa olsun. Boşanma kesinleştiğinde ise “aile konutu” statüsü ve 194/4-349 korumaları sona erer; evde kimin kalacağı artık kira sözleşmesinin taraflarına ve tarafların (protokolle mümkün olan) devir anlaşmalarına bağlıdır — protokole “kira sözleşmesinin X eşe devri ve kiraya verenle üçlü mutabakat” maddesi yazmak, bu geçişin en temiz yoludur. Kiracının ölümünde: Kira ilişkisi sona ermez; sağ kalan eş ve mirasçılar, sözleşmeyi aynı koşullarla sürdürme imkânına sahiptir — kiraya verenin “kiracı öldü, evi boşaltın” talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Bildirimle zaten taraf olmuş eş içinse soru bile doğmaz: kendi sözleşmesinde oturmaya devam eder. Kirada yaşayan her aile için özet tek cümledir: bir noter bildirimi, bir ailenin çatısını sigortalar.
Kanun Tek Cümleyle Çözüyor
TMK m. 194’ün son fıkrası şu imkânı tanır: “Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.”
Yani kira sözleşmesi yalnızca eşinizin adına olsa dahi, kiraya verene yapacağınız bildirimle kiracı sıfatı kazanırsınız. Mahkeme kararına gerek yoktur.
Bu hüküm, aile konutunda kalan eşin barınma hakkını korumayı amaçlar.
Bildirimin Doğurduğu Sonuçlar
Bildirimle birlikte eşler “birlikte kiracılık” sıfatı kazanır. Bunun üç somut sonucu vardır:
- Fesih birlikte yapılır: Sözleşme ancak eşlerin birlikte ve oy birliğiyle feshedilebilir; kiracı eş, diğer eşin rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.
- Müteselsil sorumluluk doğar: Bildirimde bulunan eş, kira sözleşmesinin kiracıya yüklediği tüm borç ve sorumluluklardan diğer eşle birlikte sorumlu olur. Kiraya veren ödenmemiş kira borcu için size karşı da icra takibi başlatabilir.
- Kiraya veren her iki eşe bildirim yapmak zorundadır: Kiraya veren, örneğin kira bedelinin ödenmemesine dayanarak sözleşmeyi sonlandırmak istediğinde her iki eşe ayrı ayrı fesih bildiriminde bulunmalıdır.
Bu nedenle bildirim bir hak olduğu kadar bir yükümlülük de doğurur; karar verilirken bu denge gözetilmelidir.
Bildirim ileriye etkilidir: geç kalmayın
Bu, konunun en kritik ve en yeni yönüdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/3374 E., 2025/4997 K. sayılı kararında; sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle ancak bu bildirim sonrası için sözleşmenin tarafı hâline geleceği belirtilerek, bildirim öncesine etkili olarak aile konutu bildiriminin sonuç doğurmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bunun en somut sonucu tahliye taahhütlerinde görülür: bildirimden önce kiracı eş tarafından verilmiş ve hukuken geçerli biçimde doğmuş bir tahliye taahhüdü, sonradan yapılan aile konutu bildirimiyle geriye etkili olarak ortadan kalkmaz. Kiraya veren bakımından doğmuş hukuki durum, kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde korunur.
Buna karşılık bildirimden sonra düzenlenecek tahliye taahhüdünün her iki eş tarafından birlikte imzalanması ya da bir eşin verdiği taahhüde diğerinin açık rızası gerekir.
Pratik sonuç: bildirimi ertelemek, o tarihe kadar doğmuş işlemlere karşı sizi korumaz.
Bildirim Nasıl Yapılır?
- Bildirim kiraya verene yöneltilir; mahkeme kararı veya kiracı eşin rızası aranmaz.
- İspat kolaylığı bakımından noter ihtarnamesi tercih edilmelidir; tebliğ tarihi belgelenmiş olur.
- Bildirimde konutun aile konutu olduğu, evlilik ilişkisi ve TMK m. 194/4’e dayanıldığı açıkça belirtilmelidir.
- Ekine evlilik cüzdanı veya nüfus kayıt örneği ile ikametgâh belgesi konulması yerinde olur.
Kiraya Verene de Hitap Eden Bir Hüküm
TMK m. 194 yalnızca eşleri değil, kiraya vereni de bağlar. Kiraya veren, kiracı eşin tek başına yaptığı feshin hüküm ve sonuç doğurmadığını ve bu feshe dayanarak kiracı olmayan eşi tahliye edemeyeceğini bilmek durumundadır.
Aynı şekilde, aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin diğer eşin rızası olmadan feshi ve buna dayanarak sözleşmede adı geçmeyen eşin tahliyesi mümkün değildir.
Aile konutu niteliği kural olarak evlilik birliği sona erene kadar devam eder.
Kiracı Eş Feshetmek İstiyorsa
Denge tek yönlü değildir. Kiracı eş haklı bir sebeple sözleşmeyi feshetmek istiyor — örneğin konutun sağlık koşulları uygun değil ya da işyerine çok uzak — ancak diğer eş rıza göstermiyorsa, bu tutum dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir.
TMK m. 194/2 bu duruma çözüm getirir: rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.
Burada ince bir nokta vardır: mahkemenin vereceği karar, sözleşmenin feshine ilişkin değildir. Mahkeme hukuksal işlemin yapılmış sayılmasına ya da yapılmasına karar vermez; istem sahibi eşe bu işlemi yapma yetkisini verir.
Boşanma Sürecinde Konut Kime Kalır?
Boşanma davası açıldığında hâkim, TMK m. 169 kapsamındaki geçici önlemler çerçevesinde aile konutunun hangi eşe tahsis edileceğine karar verir.
- Tahsis edilen eş kural olarak kira ödeme yükümlülüğü altına girer.
- Hâkim, koşullara göre diğer eşi katkıda bulunmaya zorlayabilir.
- Müteselsil sorumluluk, kiraya verene karşı devam eder; eşler arasındaki iç ilişki bu sorumluluğu kiraya veren yönünden ortadan kaldırmaz.
Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa, 6284 sayılı Kanun kapsamında konutun korunan kişiye tahsisi ayrıca istenebilir.
Uygulamada Karşılaşılan Bir Sorun: Abonelikler
Bildirimle kiracı sıfatı kazanmış olsanız dahi, elektrik veya su aboneliği açtırmak için kurumlara başvurduğunuzda kira sözleşmesinde adınız yazmadığı gerekçesiyle işlem yapılamayabilir; kurumlar mahkeme kararı isteyebilmektedir.
Bu durumda, konutun aile konutu olduğunun ve sözleşmeye taraf hâline gelindiğinin tespitine yönelik bir mahkeme kararı almak pratik çözüm sağlar. Söz konusu karar doğrudan aboneliğe ilişkin olmayıp hukuki durumun tespitine yöneliktir.
Sık Yapılan Hatalar
- Bildirimi ertelemek: Bildirim yalnızca ileriye etkilidir; öncesinde doğmuş işlemlere karşı koruma sağlamaz.
- Sözlü bildirimle yetinmek: İspat bakımından noter ihtarnamesi tercih edilmelidir.
- Müteselsil sorumluluğu göz ardı etmek: Bildirim, kira borcundan da sorumlu olmayı beraberinde getirir.
- Tek taraflı feshe boyun eğmek: Kiracı eşin tek başına yaptığı fesih hüküm doğurmaz; buna dayanarak tahliye edilemezsiniz.
- Rıza vermemekte diretmek: Haklı sebeple fesih isteyen eşe rıza verilmemesi dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir; hâkimin müdahalesi istenebilir.
- Boşanmada tahsis talebini atlamak: Konutun hangi eşe bırakılacağı tedbir kapsamında ayrıca talep edilmelidir.
Kiraya Verenin Çift Bildirim Yükümlülüğü — TBK m.349/3
Bildirimin en somut sonucu, kiraya verenin üzerine binen yükümlülüktür. TBK m.349’un üçüncü fıkrası bunu açıkça düzenler: kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.
Buradaki “ayrı ayrı” ifadesi tek tebligatın yetmediği anlamına gelir. Kiraya veren yalnız sözleşmede adı yazılı eşe ihtar gönderirse, taraf sıfatı kazanmış diğer eş bakımından bildirim yapılmamış sayılır ve buna dayalı fesih ile tahliye süreci sakatlanır. Öğretide bu, kiraya veren bakımından ağır bir yükümlülük olarak değerlendirilmektedir; ancak kanun koyucunun tercihi nettir.
Bildirimin hukukî niteliği de bu sonucu açıklar: kiracı olmayan eşin yaptığı bildirim, tek taraflı kurucu yenilik doğuran bir hakkın kullanımıdır. Kiraya verenin onayı veya kabulü aranmaz; bildirimle birlikte eş sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bundan sonraki tüm usulî işlemler ona da yöneltilmek zorundadır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Bildirimin niteliği | Tek taraflı kurucu yenilik doğuran hak |
| Kiraya verenin onayı | Aranmaz |
| Fesih bildirimi | Kiracıya ve eşine ayrı ayrı |
| Ödeme süresi ihtarı | Kiracıya ve eşine ayrı ayrı |
| Tek tebligat yapılırsa | Fesih ve tahliye süreci sakatlanır |
Rıza Verilmezse: Hâkimin Kararı — TBK m.349/2
Fesih yasağı tek yönlü bir veto değildir. Maddenin ikinci fıkrası, rızanın alınamadığı veya haksız yere esirgendiği durumlar için çıkış yolu tanır.
Hükme göre bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.
İki ayrı hâl kapsanır. Birincisi rızanın alınamaması: eşin kayıp olması, uzak bir ülkede bulunması gibi fiilî imkânsızlık hâlleri. İkincisi haklı sebep olmaksızın kaçınma: eşin ulaşılabilir olduğu ancak makul bir gerekçe göstermeksizin rıza vermediği hâller.
“Haklı sebep” ölçütü burada belirleyicidir. Öğretide, çocukların okula yakınlığı, mahallede kurulu sosyal çevre veya taşınmanın doğuracağı ekonomik güçlükler gibi gerekçelerin makul sayılabileceği belirtilmektedir. Buna karşılık keyfî ret korunmaz; hâkim somut durumu değerlendirerek karar verir.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Rıza alınamıyor (ulaşılamama) | Hâkimden karar istenebilir |
| Haklı sebep olmaksızın kaçınma | Hâkimden karar istenebilir |
| Makul sayılabilecek gerekçeler | Okul yakınlığı, sosyal çevre, ekonomik güçlük |
| Keyfî ret | Korunmaz |
Kira Ödenmezse: TBK m.314-315 ve Otuz Günlük Süre
Aile konutu koruması, kira borcunu ortadan kaldırmaz. Ödeme yapılmadığında işleyen mekanizma TBK m.314 ve m.315’te düzenlenmiştir ve bildirim yapmış eş bakımından özel bir sonuç doğurur.
TBK m.314’e göre kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.
Ödenmediğinde TBK m.315 devreye girer: kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür ve bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Bu noktada TBK m.349/3 ile birleşen sonuç önemlidir: bildirim yapmış eş sözleşmenin tarafı olduğundan, bu otuz günlük ödeme süresi ihtarının ona da ayrıca tebliğ edilmesi gerekir. Yalnız kiracı eşe gönderilen bir temerrüt ihtarına dayanılarak yürütülen tahliye süreci bu yüzden sonuç vermeyebilir.
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Ödeme zamanı | Her ayın sonunda, en geç sürenin bitiminde | m.314 |
| Temerrüt ihtarı | Yazılı olmalı | m.315 |
| Süre — genel | En az 10 gün | m.315 |
| Süre — konut ve çatılı işyeri | En az 30 gün | m.315 |
| Sürenin başlangıcı | Bildirimi izleyen gün | m.315 |
| Taraf olmuş eş | İhtar ona da ayrıca tebliğ edilmeli | m.349/3 |
Koruma Otomatik Değildir: Bildirim Yapılmamışsa
Aile konutu korumasının en çok yanlış bilinen yönü, kendiliğinden işlediği varsayımıdır. Yargı uygulaması bu varsayımı kabul etmemektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, aile konutu korumasının ancak usulüne uygun bildirim ve taraf olma koşulları yerine getirildiğinde icra takiplerine karşı ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. Yani “burası bizim aile konutumuz” demek, bildirim yapılmamışsa tahliye işlemine karşı tek başına sonuç doğurmaz.
İkinci sınır kapsama ilişkindir: TBK m.349 yalnız kira sözleşmelerine uygulanır; satış veya başka hukukî işlemlerde aynı koruma bu madde üzerinden otomatik olarak doğmaz. O işlemler bakımından TMK m.194 çerçevesi devrededir.
Üçüncü sınır ispata ilişkindir: kanunda rızanın yazılı olup olmayacağı açıkça düzenlenmediğinden, uygulamada ispat sorunları doğabilmektedir. Bu nedenle hem kiraya verene yapılan bildirimin hem de fesih için verilen rızanın yazılı ve tarihli biçimde — tercihen noter aracılığıyla — belgelenmesi gerekir.
| Sınır | Sonucu |
|---|---|
| Bildirim yapılmamışsa | Koruma icra takibine karşı ileri sürülemeyebilir |
| Kapsam | Yalnız kira sözleşmeleri; satışta TMK m.194 |
| Rızanın şekli | Kanunda düzenlenmemiş; ispat riski |
| Öneri | Bildirim ve rıza yazılı ve tarihli olmalı |
Bildirim Metninde Bulunması Gerekenler
Bildirim tek taraflı ve kurucu nitelikte olduğundan, metnin muhatabı ve içeriği bakımından tereddüt bırakmaması gerekir. Aşağıdaki unsurlar, sonradan “böyle bir bildirim yapılmadı” itirazını karşılamaya yöneliktir.
Muhatap: bildirim kiraya verene yöneltilir; kiracı eşe veya emlak ofisine yapılan bir beyan bu şartı karşılamaz. Kiraya veren birden fazla kişiyse her birine ayrı ayrı gönderilmesi güvenlidir.
İçerik: kiralananın açık adresi, kira sözleşmesinin tarihi, kiracı eşin kimliği, bildirimde bulunan eşin kimliği ve evlilik bağını gösteren kayıt, taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığı beyanı ve TBK m.349 uyarınca sözleşmenin tarafı sıfatının kazanıldığının bildirilmesi.
Şekil: kanunda özel bir şekil aranmamakla birlikte, tarih ve tebliğ tarihinin ispatı için noter aracılığıyla gönderilmesi tercih edilmelidir. Bildirim tarihinin belgelenmesi, kiraya verenin bu tarihten sonra yaptığı tek taraflı tebligatların geçersizliğini ileri sürebilmek bakımından belirleyicidir.
| Unsur | Neden gerekli |
|---|---|
| Muhatap: kiraya veren | Kanunun aradığı muhatap odur |
| Sözleşme ve adres bilgisi | Hangi ilişkiye taraf olunduğunu belirler |
| Aile konutu beyanı | m.349’un uygulama şartı |
| Taraf sıfatının bildirilmesi | Kurucu etkiyi doğuran beyan |
| Noter ile gönderim | Tarih ve tebliğin ispatı |
Tapulu aile konutundaki koruma rejimi için aile konutuna rızasız ipotek yazımıza, şerh sürecinin değerlendirilmesi için aile konutu şerhi değerlendirme aracımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kira sözleşmesi eşimin adına, ne yapabilirim?
TMK m. 194’ün son fıkrası uyarınca aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Mahkeme kararına veya kiracı eşin rızasına gerek yoktur.
Bildirimden sonra ne değişir?
Eşler birlikte kiracılık sıfatı kazanır. Sözleşme ancak birlikte ve oy birliğiyle feshedilebilir; bildirimde bulunan eş kira sözleşmesinin kiracıya yüklediği tüm borçlardan diğer eşle müteselsilen sorumlu olur ve kiraya veren fesih bildirimini her iki eşe ayrı ayrı yapmak zorundadır.
Bildirim geçmişe etkili mi?
Değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/3374 E., 2025/4997 K. sayılı kararında, bildirimin ancak bildirim sonrası için sözleşmenin tarafı hâline getireceği ve bildirim öncesine etkili olarak sonuç doğurmayacağı belirtilmiştir.
Daha önce verilmiş tahliye taahhüdü geçersiz olur mu?
Olmaz. Bildirimden önce kiracı eş tarafından verilmiş ve hukuken geçerli biçimde doğmuş bir tahliye taahhüdü, sonradan yapılan aile konutu bildirimiyle geriye etkili olarak ortadan kalkmaz. Buna karşılık bildirimden sonra düzenlenecek taahhüdün her iki eş tarafından imzalanması ya da diğer eşin açık rızası gerekir.
Bildirimi nasıl yapmalıyım?
Bildirim kiraya verene yöneltilir. İspat kolaylığı bakımından noter ihtarnamesi tercih edilmelidir; bildirimde konutun aile konutu olduğu, evlilik ilişkisi ve TMK m. 194/4’e dayanıldığı açıkça belirtilmeli, evlilik cüzdanı veya nüfus kayıt örneği ile ikametgâh belgesi eklenmelidir.
Eşim sözleşmeyi feshederse tahliye edilir miyim?
Edilmezsiniz. Aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin diğer eşin rızası olmadan feshi mümkün değildir; kiraya veren, kiracı eşin tek başına yaptığı feshin sonuç doğurmadığını ve buna dayanarak diğer eşi tahliye edemeyeceğini bilmek durumundadır.
Haklı sebeple feshetmek istiyorum ama eşim rıza vermiyor?
TMK m. 194/2 uyarınca rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir. Mahkemenin kararı sözleşmenin feshine ilişkin olmayıp, istem sahibi eşe bu işlemi yapma yetkisini vermeye yöneliktir.
Boşanma sürecinde konut kime kalır?
Hâkim, TMK m. 169 kapsamındaki geçici önlemler çerçevesinde aile konutunun hangi eşe tahsis edileceğine karar verir; tahsis edilen eş kural olarak kira ödeme yükümlülüğü altına girer ve hâkim koşullara göre diğer eşi katkıya zorlayabilir. Şiddet varsa 6284 kapsamında konutun korunan kişiye tahsisi ayrıca istenebilir.
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Aile Konutu Haczedilebilir mi? Şerh ile Meskeniyet Farkı (TMK 194 × İİ
- Aile Konutu Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 194
- Aile Konutu Şerhi Talep Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 194
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur? Eşin İzni Olmadan Ev Satışını
- Eşin Rızası Olmadan Satılan Aile Konutu: Tapu İptali ve Üçüncü Kişinin
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kira sözleşmesinde adım yok, nasıl taraf olurum?
Aile konutuysa kiraya verene (ispat için noterden) bildirim yapmanız yeterlidir; TMK 194/4 gereği bildirim anında sözleşmenin tarafı olursunuz.
Taraf olunca sorumluluğum doğar mı?
Evet; bildirimde bulunan eş, kira ve yan giderlerden diğer eşle birlikte müteselsilen sorumlu olur — koruma, yükümlülükle birlikte gelir.
Eşim benden habersiz kira sözleşmesini feshedebilir mi?
Hayır; aile konutunda kiracı eş, diğerinin açık rızası olmadan sözleşmeyi feshedemez (TBK 349), rızasız fesih geçersizlik tartışmasına açıktır.
Kiraya veren sadece eşime ihtar gönderdi, tahliye geçerli mi?
194/4 bildirimi yapılmışsa ihtar ve davanın iki eşe de yöneltilmesi gerekir; tek eşe yapılan bildirimle yürüyen tahliye usulden sakatlanır.
Boşanınca kiralık evde kim kalır?
Dava sürecinde hâkim konutun kullanımını tedbiren düzenleyebilir; kesinleşmeden sonra ise sözleşmenin tarafları ve protokoldeki devir anlaşması belirleyicidir.
📚 İlgili Rehberler
TMK 194/4 bildirimleri, tahliye savunmaları ve kira uyuşmazlıkları için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


