Aile Konutu Kiradaysa: Kiracı Olmayan Eş Sözleşmeye Nasıl Taraf Olur? (TMK 194/4)
23 Temmuz 2026

Aile Konutu Kiradaysa: Kiracı Olmayan Eş Sözleşmeye Nasıl Taraf Olur? (TMK 194/4)

Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa; sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur. Ayrıca kiracı eş, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunun kira sözleşmesini feshedemez.

Kira sözleşmesi eşinizin üzerinde ve kendinizi güvencesiz mi hissediyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Görünmez Kiracı: Sözleşmede Adı Olmayan Eş

Türkiye’de milyonlarca aile kirada oturur ve kira sözleşmelerinin çoğu tek imzalıdır — genellikle kocanın. Sözleşmede adı olmayan eş, kâğıt üzerinde o evin “misafiridir”: kiracı eş bir öfke anında sözleşmeyi feshederse, evi terk edip kirayı keserse ya da kiraya verenle el altından anlaşırsa; diğer eş ve çocuklar, hukuken tutunacak dal olmadan sokakta kalma riskiyle yüzleşir. Medeni Kanun bu görünmez kiracıyı görünür kılmak için iki dişli mekanizma kurmuştur: bildirimle taraf olma (TMK 194/4) ve rızasız fesih yasağı (TMK 194/1 ve TBK 349). İkisini bilen eş, kira sözleşmesindeki imzasızlığını bir zafiyet olmaktan çıkarır.

Mekanizma 1: Tek Bildirimle Sözleşmenin Tarafı Olmak

TMK 194/4’ün formülü zarif ve güçlüdür: aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir — ve bildirimde bulunan eş, kira borcundan diğeriyle müteselsilen sorumlu olur. Dikkat: bu bir dava değil, tek taraflı bir bildirimdir; kiraya verenin kabulüne, kiracı eşin onayına gerek yoktur. Bildirimin yapıldığı an, hukuki fotoğraf değişir: artık sözleşmenin iki kiracısı vardır — fesih bildirimi ile ödeme süreli fesih ihtarı kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirilmek zorundadır (TBK 349/3), kiraya veren tek eşle yapacağı anlaşmayla diğerini devre dışı bırakamaz. Uygulama tekniği: bildirim, ispat gücü için noter kanalıyla yapılmalı; evin aile konutu olduğu (ikametgâh kayıtları) ve sözleşme bilgileri belirtilmelidir. Madalyonun öteki yüzü de dürüstçe yazılmalı: taraf olan eş, kira ve yan giderlerden şahsen ve müteselsilen sorumluluğa girer — koruma, yükümlülükle birlikte gelir.

Mekanizma 2: Kiracı Eş, Rıza Olmadan Feshedemez (TMK 194/1, TBK 349)

İkinci dişli hem Medeni Kanunda hem Borçlar Kanununda yer alır. TMK 194/1’e göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. TBK 349/1 aynı kuralı kira hukukuna taşır: aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez. Rızanın alınamadığı veya haklı sebep olmadan verilmediği hâllerde kiracı, hâkimden bu konuda karar vermesini isteyebilir. Bu yasak, bildirim yapılmamış olsa bile işler ve pratikte şu anlama gelir: kiracı koca, karısından habersiz kiraya verene “çıkıyorum” ihtarı çekemez; çekerse fesih, eşin rızası eksik olduğu için geçersizlik tartışmasına açılır. Kiracı eşin fesih bildirimi ayrıca yazılı olmalıdır; konut kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TBK 348). Kiraya verenler yönünden ders de nettir: kiralanan yerin aile konutu olduğu biliniyorsa (ki oturan aileyi görmek yeter), tek imzalı fesih-tahliye mutabakatlarına güvenmek risklidir. TMK 194 bu yönüyle bütünlüklü bir koruma kurar: mülkte devri ve sınırlamayı (şerh imkânıyla birlikte, TMK 194/3), kirada feshi eş rızasına bağlar.

Kriz Senaryoları: Terk, Ödememe, Tahliye Davası

Kiracı eş evi terk etti, kirayı kesti: Bildirimle taraf olan (ya da olacak) eş, kirayı ödeyerek sözleşmeyi ayakta tutar; müteselsil borçlular arasındaki iç ilişki kuralına göre payını aşan ödemeyi diğer eşten isteyebilir (TBK 167). Eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü de bu hesapta dikkate alınır (TMK 186/3). Kiraya veren tahliye davası açtı: 194/4 bildirimi yapılmışsa dava ve ihtarların iki eşe de yöneltilmesi gerekir; tek eşe yöneltilmiş ihtara dayalı tahliye, usulden sakatlanır (TBK 349/3; Yargıtay 3. HD, 20.10.2025, E.2025/3374, K.2025/4997) — bildirimsiz eş dahi, konutun aile konutu olduğu savunmasını gündeme getirmelidir. Kiracı eş kiraya verenle anlaşıp yeni kiracıya devretmeye kalktı: Fesih rızaya bağlı olduğundan bu kurgu, diğer eşin rızası olmadan hukuken tamamlanamaz. Her senaryoda ortak refleks aynıdır: bildirimi geciktirmemek — kriz patladıktan sonra değil, sözleşme sağlıklıyken atılan noter bildirimi, bütün bu savunmaların zeminini önceden döşer.

Boşanmada ve Ölümde Kiracılığın Akıbeti

Boşanma sürecinde: Aile konutu koruması evlilikle yaşar; dava boyunca hâkim, konutun (kiralık olsa da) hangi eşin kullanımına bırakılacağına tedbiren karar verebilir — kira sözleşmesi kimde olursa olsun. Boşanma kesinleştiğinde ise “aile konutu” statüsü ve 194/4-349 korumaları sona erer; evde kimin kalacağı artık kira sözleşmesinin taraflarına ve tarafların (protokolle mümkün olan) devir anlaşmalarına bağlıdır — protokole “kira sözleşmesinin X eşe devri ve kiraya verenle üçlü mutabakat” maddesi yazmak, bu geçişin en temiz yoludur. Kiracının ölümünde: Kira ilişkisi kendiliğinden sona ermez, mirasçılara geçer; kiraya verenin “kiracı öldü, evi boşaltın” talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Buna karşılık mirasçılar, sözleşme belirli süreli olsa bile yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilir (TBK 333). Sağ kalan eş yasal mirasçı olduğundan bu fesih kararında söz sahibidir. Bildirimle zaten taraf olmuş eş içinse soru bile doğmaz: kendi sözleşmesinde oturmaya devam eder. Kirada yaşayan her aile için özet tek cümledir: bir noter bildirimi, bir ailenin çatısını sigortalar.

Kanun Tek Cümleyle Çözüyor

TMK m. 194’ün son fıkrası şu imkânı tanır: “Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.”

Yani kira sözleşmesi yalnızca eşinizin adına olsa dahi, kiraya verene yapacağınız bildirimle kiracı sıfatı kazanırsınız. Mahkeme kararına gerek yoktur.

Bu hüküm, aile konutunda kalan eşin barınma hakkını korumayı amaçlar.

Bildirimin Doğurduğu Sonuçlar

Bildirimle birlikte eşler “birlikte kiracılık” sıfatı kazanır. Bunun üç somut sonucu vardır:

  • Fesih birlikte yapılır: Sözleşme ancak eşlerin birlikte ve oy birliğiyle feshedilebilir; kiracı eş, diğer eşin rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.
  • Müteselsil sorumluluk doğar: Bildirimde bulunan eş, kira sözleşmesinin kiracıya yüklediği tüm borç ve sorumluluklardan diğer eşle birlikte sorumlu olur. Kiraya veren ödenmemiş kira borcu için size karşı da icra takibi başlatabilir.
  • Kiraya veren her iki eşe bildirim yapmak zorundadır: Kiraya veren, örneğin kira bedelinin ödenmemesine dayanarak sözleşmeyi sonlandırmak istediğinde her iki eşe ayrı ayrı fesih bildiriminde bulunmalıdır.

Bu nedenle bildirim bir hak olduğu kadar bir yükümlülük de doğurur; karar verilirken bu denge gözetilmelidir.

Bildirim ileriye etkilidir: geç kalmayın

Bu, konunun en kritik ve en yeni yönüdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 20.10.2025 tarihli 2025/3374 E., 2025/4997 K. sayılı kararında (bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığını gideren karar); sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle ancak bu bildirim sonrası için sözleşmenin tarafı hâline geleceği belirtilerek, bildirim öncesine etkili olarak aile konutu bildiriminin sonuç doğurmayacağı hükme bağlanmıştır.

Bunun en somut sonucu tahliye taahhütlerinde görülür: bildirimden önce kiracı eş tarafından verilmiş ve hukuken geçerli biçimde doğmuş bir tahliye taahhüdü, sonradan yapılan aile konutu bildirimiyle geriye etkili olarak ortadan kalkmaz. Kiraya veren bakımından doğmuş hukuki durum, kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde korunur.

Buna karşılık bildirimden sonra düzenlenecek tahliye taahhüdünün her iki eş tarafından birlikte imzalanması ya da bir eşin verdiği taahhüde diğerinin açık rızası gerekir.

Pratik sonuç: bildirimi ertelemek, o tarihe kadar doğmuş işlemlere karşı sizi korumaz.

Bildirimden Önce ve Sonra: Ne Değişir?

Bildirim, kira ilişkisinin taraflarını değiştiren bir dönüm noktasıdır. Aynı işlem, bildirimden önce ve sonra farklı kurallara tabidir; uyuşmazlıkların çoğu bu çizginin yanlış okunmasından doğar.

Bildirimden önce ve sonra kiralık aile konutu
İşlemBildirimden önceBildirimden sonra
Kiracı eşin feshiDiğer eşin açık rızası gerekir (TMK 194/1; TBK 349/1)Aynı; ayrıca eşler birlikte kiracıdır
Fesih bildirimi ve ödeme ihtarıKiracı eşe yapılırKiracıya ve eşine ayrı ayrı (TBK 349/3)
Tahliye taahhüdüKiracı eşin verdiği taahhüt geçerlidirİki eşin birlikte imzası veya diğerinin açık rızası (Yargıtay 3. HD, 20.10.2025, E.2025/3374, K.2025/4997)
Dava ve icra takibiKiracı eşe karşıİki eşe birlikte yöneltilir (Yargıtay 3. HD, 20.10.2025, E.2025/3374, K.2025/4997)
Kira borcundan sorumlulukYalnız kiracı eşİki eş müteselsilen (TMK 194/4)
Takipten sonra yapılan bildirim—Önceki takibi etkilemez (Yargıtay 8. HD, 02.05.2018, E.2017/4794, K.2018/11923)

Şiddet içeren durumlarda konutun korunması için 6284 koruyucu ve önleyici tedbirler yazımıza bakabilirsiniz.

Bildirim Nasıl Yapılır?

  • Bildirim kiraya verene yöneltilir; mahkeme kararı veya kiracı eşin rızası aranmaz.
  • İspat kolaylığı bakımından noter ihtarnamesi tercih edilmelidir; tebliğ tarihi belgelenmiş olur.
  • Bildirimde konutun aile konutu olduğu, evlilik ilişkisi ve TMK m. 194/4’e dayanıldığı açıkça belirtilmelidir.
  • Ekine evlilik cüzdanı veya nüfus kayıt örneği ile ikametgâh belgesi konulması yerinde olur.

Kiraya Verene de Hitap Eden Bir Hüküm

TMK m. 194 yalnızca eşleri değil, kiraya vereni de bağlar. Kiraya veren, kiracı eşin tek başına yaptığı feshin hüküm ve sonuç doğurmadığını ve bu feshe dayanarak kiracı olmayan eşi tahliye edemeyeceğini bilmek durumundadır.

Aynı şekilde, aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin diğer eşin rızası olmadan feshi ve buna dayanarak sözleşmede adı geçmeyen eşin tahliyesi mümkün değildir.

Aile konutu niteliği kural olarak evlilik birliği sona erene kadar devam eder.

Kiracı Eş Feshetmek İstiyorsa

Denge tek yönlü değildir. Kiracı eş haklı bir sebeple sözleşmeyi feshetmek istiyor — örneğin konutun sağlık koşulları uygun değil ya da işyerine çok uzak — ancak diğer eş rıza göstermiyorsa, bu tutum dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir.

TMK m. 194/2 ve TBK m. 349/2 bu duruma çözüm getirir: rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Burada ince bir nokta vardır: mahkemenin vereceği karar, sözleşmenin feshine ilişkin değildir. Mahkeme hukuksal işlemin yapılmış sayılmasına ya da yapılmasına karar vermez; istem sahibi eşe bu işlemi yapma yetkisini verir.

Boşanma Sürecinde Konut Kime Kalır?

Boşanma davası açıldığında hâkim, TMK m. 169 kapsamındaki geçici önlemler çerçevesinde aile konutunun hangi eşe tahsis edileceğine karar verir.

  • Tahsis kararı, kiraya verene karşı kira borcunu değiştirmez: borç sözleşmenin tarafı olan eşe, bildirim yapılmışsa iki eşe birlikte aittir.
  • Eşler arasında kiranın kim tarafından karşılanacağı, tedbir nafakası belirlenirken dikkate alınabilir.
  • Müteselsil sorumluluk, kiraya verene karşı devam eder; eşler arasındaki iç ilişki bu sorumluluğu kiraya veren yönünden ortadan kaldırmaz.

Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa, şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi 6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca istenebilir (6284 m.5/1-b).

Uygulamada Karşılaşılan Bir Sorun: Abonelikler

Bildirimle kiracı sıfatı kazanmış olsanız dahi, elektrik veya su aboneliği açtırmak için kurumlara başvurduğunuzda kira sözleşmesinde adınız yazmadığı gerekçesiyle işlem yapılamayabilir; kurumlar mahkeme kararı isteyebilmektedir.

Bu durumda, konutun aile konutu olduğunun ve sözleşmeye taraf hâline gelindiğinin tespitine yönelik bir mahkeme kararı almak (HMK m.106) pratik çözüm sağlar. Söz konusu karar doğrudan aboneliğe ilişkin olmayıp hukuki durumun tespitine yöneliktir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bildirimi ertelemek: Bildirim yalnızca ileriye etkilidir; öncesinde doğmuş işlemlere karşı koruma sağlamaz.
  • Sözlü bildirimle yetinmek: İspat bakımından noter ihtarnamesi tercih edilmelidir.
  • Müteselsil sorumluluğu göz ardı etmek: Bildirim, kira borcundan da sorumlu olmayı beraberinde getirir.
  • Tek taraflı feshe boyun eğmek: Kiracı eşin tek başına yaptığı fesih hüküm doğurmaz; buna dayanarak tahliye edilemezsiniz.
  • Rıza vermemekte diretmek: Haklı sebeple fesih isteyen eşe rıza verilmemesi dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir; hâkimin müdahalesi istenebilir.
  • Boşanmada tahsis talebini atlamak: Konutun hangi eşe bırakılacağı tedbir kapsamında ayrıca talep edilmelidir.

Kiraya Verenin Çift Bildirim Yükümlülüğü — TBK m.349/3

Bildirimin en somut sonucu, kiraya verenin üzerine binen yükümlülüktür. TBK m.349’un üçüncü fıkrası bunu açıkça düzenler: kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.

Buradaki “ayrı ayrı” ifadesi tek tebligatın yetmediği anlamına gelir. Kiraya veren yalnız sözleşmede adı yazılı eşe ihtar gönderirse, taraf sıfatı kazanmış diğer eş bakımından bildirim yapılmamış sayılır ve buna dayalı fesih ile tahliye süreci sakatlanır. Öğretide bu, kiraya veren bakımından ağır bir yükümlülük olarak değerlendirilmektedir; ancak kanun koyucunun tercihi nettir.

Bildirimin hukukî niteliği de bu sonucu açıklar: kiracı olmayan eşin yaptığı bildirim, tek taraflı kurucu yenilik doğuran bir hakkın kullanımıdır. Kiraya verenin onayı veya kabulü aranmaz; bildirimle birlikte eş sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bundan sonraki tüm usulî işlemler ona da yöneltilmek zorundadır.

KonuKural
Bildirimin niteliğiTek taraflı kurucu yenilik doğuran hak
Kiraya verenin onayıAranmaz
Fesih bildirimiKiracıya ve eşine ayrı ayrı
Ödeme süresi ihtarıKiracıya ve eşine ayrı ayrı
Tek tebligat yapılırsaFesih ve tahliye süreci sakatlanır

Rıza Verilmezse: Hâkimin Kararı — TBK m.349/2

Fesih yasağı tek yönlü bir veto değildir. Maddenin ikinci fıkrası, rızanın alınamadığı veya haksız yere esirgendiği durumlar için çıkış yolu tanır.

Hükme göre bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.

İki ayrı hâl kapsanır. Birincisi rızanın alınamaması: eşin kayıp olması, uzak bir ülkede bulunması gibi fiilî imkânsızlık hâlleri. İkincisi haklı sebep olmaksızın kaçınma: eşin ulaşılabilir olduğu ancak makul bir gerekçe göstermeksizin rıza vermediği hâller.

“Haklı sebep” ölçütü burada belirleyicidir. Öğretide, çocukların okula yakınlığı, mahallede kurulu sosyal çevre veya taşınmanın doğuracağı ekonomik güçlükler gibi gerekçelerin makul sayılabileceği belirtilmektedir. Buna karşılık keyfî ret korunmaz; hâkim somut durumu değerlendirerek karar verir.

DurumSonuç
Rıza alınamıyor (ulaşılamama)Hâkimden karar istenebilir
Haklı sebep olmaksızın kaçınmaHâkimden karar istenebilir
Makul sayılabilecek gerekçelerOkul yakınlığı, sosyal çevre, ekonomik güçlük
Keyfî retKorunmaz

Kira Ödenmezse: TBK m.314-315 ve Otuz Günlük Süre

Aile konutu koruması, kira borcunu ortadan kaldırmaz. Ödeme yapılmadığında işleyen mekanizma TBK m.314 ve m.315’te düzenlenmiştir ve bildirim yapmış eş bakımından özel bir sonuç doğurur.

TBK m.314’e göre kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.

Ödenmediğinde TBK m.315 devreye girer: kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür ve bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Bu noktada TBK m.349/3 ile birleşen sonuç önemlidir: bildirim yapmış eş sözleşmenin tarafı olduğundan, bu otuz günlük ödeme süresi ihtarının ona da ayrıca tebliğ edilmesi gerekir. Yalnız kiracı eşe gönderilen bir temerrüt ihtarına dayanılarak yürütülen tahliye süreci bu yüzden sonuç vermeyebilir.

KonuKuralMadde
Ödeme zamanıHer ayın sonunda, en geç sürenin bitimindem.314
Temerrüt ihtarıYazılı olmalım.315
Süre — genelEn az 10 günm.315
Süre — konut ve çatılı işyeriEn az 30 günm.315
Sürenin başlangıcıBildirimi izleyen günm.315
Taraf olmuş eşİhtar ona da ayrıca tebliğ edilmelim.349/3

Koruma Otomatik Değildir: Bildirim Yapılmamışsa

Aile konutu korumasının en çok yanlış bilinen yönü, bütünüyle kendiliğinden işlediği varsayımıdır. Rızasız fesih yasağı (TMK 194/1, TBK 349/1) bildirim olmadan da işler; ancak sözleşmenin tarafı olmak ve kiraya verenin ihtarlarını ayrıca almak bildirime bağlıdır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kiracı olmayan eşin icra takip tarihine kadar kiraya verene bildirimde bulunmadığı bir dosyada, konut aile konutu olsa bile eşin kira sözleşmesinin tarafı hâline gelmediğini ve icra takibinin haklılığının takip tarihine göre değerlendirileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 02.05.2018, E.2017/4794, K.2018/11923). Yani “burası bizim aile konutumuz” demek, bildirim yapılmamışsa tahliye işlemine karşı tek başına sonuç doğurmaz.

İkinci sınır kapsama ilişkindir: TBK m.349 yalnız kira sözleşmelerine uygulanır; satış veya başka hukukî işlemlerde aynı koruma bu madde üzerinden otomatik olarak doğmaz. O işlemler bakımından TMK m.194 çerçevesi devrededir.

Üçüncü sınır ispata ilişkindir: kanunda rızanın yazılı olup olmayacağı açıkça düzenlenmediğinden, uygulamada ispat sorunları doğabilmektedir. Bu nedenle hem kiraya verene yapılan bildirimin hem de fesih için verilen rızanın yazılı ve tarihli biçimde — tercihen noter aracılığıyla — belgelenmesi gerekir.

SınırSonucu
Bildirim yapılmamışsaKoruma icra takibine karşı ileri sürülemeyebilir
KapsamYalnız kira sözleşmeleri; satışta TMK m.194
Rızanın şekliKanunda düzenlenmemiş; ispat riski
ÖneriBildirim ve rıza yazılı ve tarihli olmalı

Yargıtay Kararlarında Kiralık Aile Konutu

Kiralık aile konutuna ilişkin uyuşmazlıklar çoğunlukla tahliye taahhüdü ve icra yoluyla tahliye takiplerinde ortaya çıkar. İki karar, bildirimin zamanlamasının neden belirleyici olduğunu açıkça gösterir.

Bildirim ileriye etkilidir; önceki tahliye taahhüdü geçerli kalır. Bölge adliye mahkemeleri arasında görüş ayrılığı doğmuştu: bir daire, bildirimden önce kiracı eş tarafından verilen tahliye taahhüdünün geçerli kaldığını, diğeri sonradan yapılan bildirimle bu taahhüdün geçersizleşeceğini kabul ediyordu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı giderirken, bildirim yapılmadıkça kiracı olmayan eşin kiracılık sıfatı kazanmadığını, sonradan yapılan bildirimin düzenlendiği tarihte geçerli olan tahliye taahhüdünü geçersiz kılmayacağını ve aksi yorumun hukuki işlemlerin geriye yürümezliği ilkesiyle bağdaşmayacağını belirtmiştir. Kararda ayrıca, bildirimden sonra düzenlenecek yazılı tahliye taahhüdünün iki eş tarafından birlikte imzalanması ya da bir eşin taahhüdüne diğerinin açık rıza göstermesi gerektiği; bildirimle birlikte eşlerin birlikte kiracı olduğu ve sözleşmenin feshi ile kiraya verenin ihtar, dava ve tahliye takibi işlemlerinin iki eşe birlikte yöneltilmesi gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay 3. HD, 20.10.2025, E.2025/3374, K.2025/4997).

Takipten sonra yapılan bildirim kurtarmaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kiracı olmayan eşin aile konutu şerhi için aile mahkemesine başvurusunun icra takip tarihinden sonra olduğu ve eşin takip tarihine kadar kiraya verene bildirimde bulunmadığı bir dosyada, eşin kira sözleşmesinin tarafı olmadığını kabul etmiştir. İcra takibinin haklılığı takip tarihine göre değerlendirildiğinden, eşin sonradan açtığı davanın bekletici sorun yapılmaması da hukuka aykırı bulunmamıştır (Yargıtay 8. HD, 02.05.2018, E.2017/4794, K.2018/11923).

İki kararın birlikte okunmasından çıkan pratik sonuç nettir: kira sözleşmesinde adı olmayan eş, tahliye taahhüdü, ihtar veya takip gündeme gelmeden önce kiraya verene bildirimde bulunmalıdır.

Kiralık aile konutu: Yargıtay kararları
KararOlaySonuç
Yargıtay 3. HD, 20.10.2025, E.2025/3374, K.2025/4997Bildirimden önce verilmiş tahliye taahhüdüTaahhüt geçerli kalır; bildirimden sonra taahhüt ve tüm ihtar, dava ve takipler iki eşe birlikte
Yargıtay 8. HD, 02.05.2018, E.2017/4794, K.2018/11923Takip tarihinden sonra yapılan bildirim ve şerh başvurusuEş sözleşmenin tarafı değil; takibin haklılığı takip tarihine göre

Bildirim Metninde Bulunması Gerekenler

Bildirim tek taraflı ve kurucu nitelikte olduğundan, metnin muhatabı ve içeriği bakımından tereddüt bırakmaması gerekir. Aşağıdaki unsurlar, sonradan “böyle bir bildirim yapılmadı” itirazını karşılamaya yöneliktir.

Muhatap: bildirim kiraya verene yöneltilir; kiracı eşe veya emlak ofisine yapılan bir beyan bu şartı karşılamaz. Kiraya veren birden fazla kişiyse her birine ayrı ayrı gönderilmesi güvenlidir.

İçerik: kiralananın açık adresi, kira sözleşmesinin tarihi, kiracı eşin kimliği, bildirimde bulunan eşin kimliği ve evlilik bağını gösteren kayıt, taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığı beyanı ve TMK m.194/4 uyarınca sözleşmenin tarafı sıfatının kazanıldığının bildirilmesi.

Şekil: kanunda özel bir şekil aranmamakla birlikte, tarih ve tebliğ tarihinin ispatı için noter aracılığıyla gönderilmesi tercih edilmelidir. Bildirim tarihinin belgelenmesi, kiraya verenin bu tarihten sonra yaptığı tek taraflı tebligatların geçersizliğini ileri sürebilmek bakımından belirleyicidir.

UnsurNeden gerekli
Muhatap: kiraya verenKanunun aradığı muhatap odur
Sözleşme ve adres bilgisiHangi ilişkiye taraf olunduğunu belirler
Aile konutu beyanım.349’un uygulama şartı
Taraf sıfatının bildirilmesiKurucu etkiyi doğuran beyan
Noter ile gönderimTarih ve tebliğin ispatı

Tapulu aile konutundaki koruma rejimi için aile konutuna rızasız ipotek yazımıza, şerh sürecinin değerlendirilmesi için aile konutu şerhi değerlendirme aracımıza bakabilirsiniz.

Kiralık Aile Konutu: Mevzuat Haritası

Kira sözleşmesinde adı olmayan eşin dayanabileceği ve dikkat etmesi gereken hükümler aşağıda bir arada gösterilmiştir.

Kiralık aile konutu: mevzuat haritası
KonuKuralDayanak
Rızasız fesih yasağıKiracı eş, diğerinin açık rızası olmadan feshedemez, devredemez, hakları sınırlayamazTMK 194/1; TBK 349/1
Rıza verilmezseHâkimin müdahalesi istenebilirTMK 194/2; TBK 349/2
Bildirimle taraf olmaKiraya verene bildirim; müteselsil sorumlulukTMK 194/4
Çift bildirimFesih bildirimi ve ödeme süreli ihtar iki eşe ayrı ayrıTBK 349/3
Fesih bildiriminin şekliKonut kiralarında yazılı şekil geçerlilik şartıTBK 348
Kira ödeme zamanıAksine sözleşme yoksa her ay sonuTBK 314
Temerrüt ihtarıKonutta en az 30 gün; bildirimi izleyen günden işlerTBK 315
Tahliye taahhüdüYazılı taahhüt; tarihten itibaren bir ay içinde icra veya davaTBK 352/1
Kira ilişkisinin devriKiraya verenin yazılı rızası gerekirTBK 323
Kiracının ölümüMirasçılar yasal süreye uyarak feshedebilirTBK 333
İç ilişkide rücuPayını aşan ödeme diğer borçludan istenirTBK 167; TMK 186/3
Dava süresince konutBarınmaya ilişkin geçici önlemlerTMK 169
Şiddet hâliUzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi6284 m.5/1-b
Hukuki durumun tespitiTaraf sıfatının tespiti davasıHMK 106
Davaya katılmaHukuki yararı olan eş fer’i müdahil olabilirHMK 66

Boşanmadan sonra kira: Kira sözleşmesi sizin adınızayken eski eşinizin oturduğu evin kirasının nafakayla ilişkisi için Eski Eşin Kirasını Ben Ödüyorum: Nafakadan Mahsup Edilir mi? yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Kira sözleşmesi eşimin adına, ne yapabilirim?

TMK m. 194/4 uyarınca aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Mahkeme kararına veya kiracı eşin rızasına gerek yoktur. Bildirim yapılmamış olsa bile kiracı eş, sizin açık rızanız olmadan sözleşmeyi feshedemez (TMK m. 194/1; TBK m. 349/1).

Bildirimden sonra ne değişir?

Eşler birlikte kiracılık sıfatı kazanır. Sözleşme ancak birlikte ve oy birliğiyle feshedilebilir; bildirimde bulunan eş kira sözleşmesinin kiracıya yüklediği tüm borçlardan diğer eşle müteselsilen sorumlu olur ve kiraya veren fesih bildirimini her iki eşe ayrı ayrı yapmak zorundadır.

Bildirim geçmişe etkili mi?

Değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 20.10.2025 tarihli 2025/3374 E., 2025/4997 K. sayılı kararında, bildirimin ancak bildirim sonrası için sözleşmenin tarafı hâline getireceğini ve bildirimden önce geçerli olarak verilmiş tahliye taahhüdünü geçersiz kılmayacağını belirtmiştir.

Daha önce verilmiş tahliye taahhüdü geçersiz olur mu?

Olmaz. Bildirimden önce kiracı eş tarafından verilmiş ve hukuken geçerli biçimde doğmuş bir tahliye taahhüdü, sonradan yapılan aile konutu bildirimiyle geriye etkili olarak ortadan kalkmaz. Buna karşılık bildirimden sonra düzenlenecek taahhüdün her iki eş tarafından imzalanması ya da diğer eşin açık rızası gerekir.

Bildirimi nasıl yapmalıyım?

Bildirim kiraya verene yöneltilir. İspat kolaylığı bakımından noter ihtarnamesi tercih edilmelidir; bildirimde konutun aile konutu olduğu, evlilik ilişkisi ve TMK m. 194/4’e dayanıldığı açıkça belirtilmeli, evlilik cüzdanı veya nüfus kayıt örneği ile ikametgâh belgesi eklenmelidir.

Eşim sözleşmeyi feshederse tahliye edilir miyim?

Edilmezsiniz. Aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin diğer eşin rızası olmadan feshi mümkün değildir; kiraya veren, kiracı eşin tek başına yaptığı feshin sonuç doğurmadığını ve buna dayanarak diğer eşi tahliye edemeyeceğini bilmek durumundadır.

Haklı sebeple feshetmek istiyorum ama eşim rıza vermiyor?

TMK m. 194/2 ve TBK m. 349/2 uyarınca rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş hâkimden karar verilmesini isteyebilir. Mahkemenin kararı sözleşmenin feshine ilişkin olmayıp, istem sahibi eşe bu işlemi yapma yetkisini vermeye yöneliktir. Fesih bildiriminin kendisi ise yazılı yapılmalıdır (TBK m. 348).

Boşanma sürecinde konut kime kalır?

Hâkim, TMK m. 169 kapsamındaki geçici önlemler çerçevesinde aile konutunun hangi eşin kullanımına bırakılacağına karar verebilir. Bu karar kiraya verene karşı kira borcunu değiştirmez; eşler arasında kiranın kim tarafından karşılanacağı tedbir nafakası belirlenirken dikkate alınabilir. Şiddet varsa konutun korunan kişiye tahsisi 6284 m.5/1-b kapsamında ayrıca istenebilir.

Taraf olunca sorumluluğum doğar mı?

Evet. Bildirimde bulunan eş, kira sözleşmesinden doğan borçlardan diğer eşle birlikte müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4); kiraya veren ödenmeyen kira için eşlerden birine ya da ikisine birden başvurabilir. Payını aşan ödeme yapan eş, fazlası için diğer eşe rücu edebilir (TBK m. 167).

Eşim benden habersiz kira sözleşmesini feshedebilir mi?

Hayır. Kiracı eş, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunun kira sözleşmesini feshedemez (TMK m. 194/1; TBK m. 349/1). Bu yasak bildirim yapılmamış olsa bile geçerlidir. Rıza alınamıyorsa veya haklı sebep olmadan verilmiyorsa kiracı eş hâkimden karar isteyebilir (TBK m. 349/2).

Kiraya veren sadece eşime ihtar gönderdi, tahliye geçerli mi?

Bildirim yapılmışsa kiraya veren fesih bildirimini ve ödeme süreli fesih ihtarını kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m. 349/3); Yargıtay da bildirimden sonra ihtar, dava ve tahliye takibinin iki eşe birlikte yöneltilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 20.10.2025, E.2025/3374, K.2025/4997). Bildirim takipten önce yapılmamışsa ise eş sözleşmenin tarafı sayılmaz (Yargıtay 8. HD, 02.05.2018, E.2017/4794, K.2018/11923).

Boşanınca kiralık evde kim kalır?

Boşanma kesinleşince konut aile konutu niteliğini yitirir ve TMK m. 194 koruması sona erer. Evde kalma hakkı kira sözleşmesine bağlıdır; bildirimle taraf olmuş eş de kiracıdır. Kira ilişkisinin bir eşe devri kiraya verenin yazılı rızasına bağlı olduğundan (TBK m. 323), protokolde devri ve kiraya verenle mutabakatı düzenlemek en temiz çözümdür.

Kiracı eşim vefat ederse evde kalabilir miyim?

Kira sözleşmesi kiracının ölümüyle kendiliğinden sona ermez, mirasçılara geçer. Mirasçılar, sözleşme belirli süreli olsa bile yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için feshedebilir (TBK m. 333). Sağ kalan eş yasal mirasçıdır; daha önce bildirimle sözleşmenin tarafı olmuşsa ayrıca kendi kiracılık sıfatıyla da korunur.

Tahliye davasında kiracı olmayan eş ne yapabilir?

Bildirim yapılmışsa eş kiracıdır ve dava ile ihtarların ona da yöneltilmesi gerekir (TBK m. 349/3). Bildirim yapılmamışsa, hukuki yararı bulunduğundan kiracı eşin yanında fer’i müdahil olarak davaya katılabilir (HMK m. 66). Her iki durumda da bildirimin takip veya taahhütten önce yapılıp yapılmadığı belirleyicidir (Yargıtay 8. HD, 02.05.2018, E.2017/4794, K.2018/11923).

Kira sözleşmesinin feshine verilen rıza yazılı olmalı mı?

Kanun açık rıza arar ancak rıza için özel bir şekil öngörmez (TMK m. 194/1). Buna karşılık kiracı eşin fesih bildirimi yazılı olmak zorundadır (TBK m. 348). İspat güçlüğü yaşamamak için rızanın da yazılı ve tarihli olarak, tercihen noter aracılığıyla belgelenmesi önerilir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

TMK 194/4 bildirimleri, tahliye savunmaları ve kira uyuşmazlıkları için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk