Saldırıya Uğradım, Kendimi Savunurken Karşımdakini Yaraladım: Meşru Savunma (TCK 25), Sınırın Aşılması (TCK 27), Beraat ve Tazminat
25 Temmuz 2026

Saldırıya Uğradım, Kendimi Savunurken Karşımdakini Yaraladım: Meşru Savunma (TCK 25), Sınırın Aşılması (TCK 27), Beraat ve Tazminat

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez (TCK m.25/1). Meşru savunma bir hukuka uygunluk nedenidir: şartları varsa savunma sırasında saldırganı yaralayan kişi suç işlemiş sayılmaz ve beraat eder (CMK m.223/2-d); soruşturma aşamasında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Savunmada orantılılık sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla aşılmışsa yine ceza verilmez (TCK m.27/2) ve bu hâlde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3-c). Sınır kast olmaksızın başka nedenlerle aşılmışsa, fiil taksirle de işlenebiliyorsa taksirli suçun cezasından indirim yapılır (TCK m.27/1). Saldırı sona erdikten sonra yapılan hareket ise meşru savunma değildir; koşulları varsa haksız tahrik indirimi gündeme gelir (m.29). Haklı savunmada bulunan kişi, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan hukuken de sorumlu tutulamaz (TBK m.64).

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

10 Saniyede Hukuk · Ceza Hukuku

Saldırıya uğradım, kendimi savundum; suç mu?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

📌 Ana rehber: Meşru Savunma (Meşru Müdafaa) TCK 25. Bu sayfa, kendini savunurken saldırganı yaralayan kişinin durumunu TCK m.25-27 ve 29 ile CMK m.141, 147, 172 ve 223 ve TBK m.64 ve 74 metinleri üzerinden ele alır. Meşru savunmanın şartları, saldırının güncelliği, orantılılık, başkası için savunma, zorunluluk hâlinden farkı, sınırın heyecanla aşılması, kastsız aşılması, haksız tahrikten farkı, soruşturma ve kovuşturma kararları, tazminat sorumluluğu, tutuklulukta tazminat ve delil anlatılır.

Kendinizi savunurken biri yaralandı mı?
İfadeden önce meşru savunma şartlarını ve delillerinizi birlikte değerlendirelim: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Meşru savunma (TCK m.25/1): kendine veya başkasına ait hakka yönelen, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak haksız saldırıyı o anda, hâl ve koşullara göre orantılı biçimde defetmek zorunluluğu → ceza yok; beraat (CMK m.223/2-d). Sınırın mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşılması (TCK m.27/2) → ceza yok; ceza verilmesine yer olmadığı kararı (CMK m.223/3-c). Sınırın kastsız aşılması (m.27/1) → fiil taksirle de işlenebiliyorsa taksirli suç cezasının 1/6–1/3’ü indirilir. Saldırı bittikten sonra hareket → meşru savunma yok; haksız tahrik indirimi değerlendirilebilir (m.29). Zorunluluk hâli (m.25/2): saldırı değil, ağır ve muhakkak tehlike. Hukuki sorumluluk: haklı savunmada bulunan saldırganın zararından sorumlu değil (TBK m.64); ceza beraati hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74). Tutuklandıktan sonra beraat veya KYOK: Devletten tazminat (CMK m.141/1-e).

TCK m.25/1: Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Hukuka Uygunluk Nedeni Olarak Meşru Savunma

Meşru savunma, Türk Ceza Kanununda hukuka uygunluk nedenleri arasında düzenlenmiştir. Hukuka uygunluk nedeni bulunan bir fiil, suçun kanuni tanımına uysa bile hukuka aykırı değildir; bu nedenle suç oluşmaz. Bu özellik, meşru savunmayı kusuru azaltan veya kaldıran nedenlerden ayırır. Meşru savunma kapsamında hareket eden kişi, hukuk düzeninin kendisine tanıdığı bir yetkiyi kullanmış sayılır. Bu nedenle meşru savunmaya karşı yeniden meşru savunma ileri sürülemez; saldırgan, kendisine yönelen hukuka uygun savunmaya karşı direnirse bu direnme haksız bir saldırı oluşturmaya devam eder. Aynı nedenle meşru savunmanın şartları bulunduğunda, kovuşturma aşamasında verilecek karar beraattır; ceza verilmesine yer olmadığı kararı ise fiilin hukuka aykırı olup failin kusurunun bulunmadığı durumlar için öngörülmüştür (CMK m.223/2-d, 3).

Meşru Savunmanın Şartları

Meşru savunmanın şartları (TCK m.25/1)
ŞartİçerikEksikse
Haksız saldırıHukuka aykırı bir saldırıHukuka uygun müdahaleye karşı savunma olmaz
Bir hakka yönelmeKendisine veya başkasına ait bir hakBaşkası için de savunma yapılabilir
GüncellikGerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkakSona ermişse savunma değil tepki
ZorunlulukSaldırıyı defetmek için savunmanın zorunlu olmasıBaşka yolla önlenebiliyorsa tartışılır
OrantılılıkO anki hâl ve koşullara göre saldırıyla orantıAşılırsa m.27
Savunma amacıSaldırıyı defetmeye yönelmeİntikam veya cezalandırma amacı olmaz

Meşru savunmanın ilk şartı, ortada haksız bir saldırının bulunmasıdır. Saldırı hukuka aykırı olmalıdır; örneğin bir kolluk görevlisinin kanuna uygun olarak yaptığı yakalama işlemine karşı meşru savunma ileri sürülemez. Saldırı kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş olabilir; hayat, vücut bütünlüğü, cinsel dokunulmazlık, konut dokunulmazlığı veya malvarlığı gibi haklar bu kapsamdadır. İkinci önemli şart saldırının güncel olmasıdır: kanun gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan bir saldırıdan söz eder (TCK m.25/1). Üçüncü olarak savunma, saldırıyı defetmek için zorunlu olmalıdır. Dördüncü olarak savunma, o anda hâl ve koşullara göre saldırıyla orantılı olmalıdır. Kanun orantılılığı “o anda hâl ve koşullara göre” değerlendirir; bu nedenle olaydan sonra sakin bir ortamda yapılan değerlendirmeyle değil, savunanın olay anında içinde bulunduğu koşullarla ölçülür. Meşru savunmanın genel çerçevesi için meşru savunma rehberine bakabilirsiniz.

İfadeye mi çağrıldınız?
Olayın akışını ve meşru savunma şartlarını ifadeden önce birlikte netleştirelim: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Saldırının Güncelliği: En Kritik Şart

Meşru savunmanın en çok tartışılan unsuru, saldırının güncel olup olmadığıdır. Kanun üç durumu kapsar: saldırının gerçekleşmekte olması, gerçekleşmesinin muhakkak olması ve tekrarının muhakkak olması (TCK m.25/1). Gerçekleşmesi muhakkak olan saldırı, henüz başlamamış ancak başlamak üzere olan saldırıdır; örneğin bıçağını çekip üzerine yürüyen bir kişiye karşı savunma için saldırının fiilen başlaması beklenmez. Tekrarı muhakkak olan saldırı ise bir kez gerçekleşmiş ve kısa bir aradan sonra devam edeceği açıkça anlaşılan saldırıdır. Buna karşılık saldırı tamamen sona ermiş, saldırgan kaçmış veya etkisiz hâle gelmişse, bundan sonra yapılan hareket savunma değil, tepkidir. Saldırganın arkasından kovalanarak vurulması veya yere düşmüş ve direnci kalmamış bir saldırgana vurmaya devam edilmesi meşru savunma kapsamında değildir. Bu nedenle olayın saniye saniye akışı, özellikle saldırının ne zaman sona erdiği, savunmanın temelini oluşturur.

Orantılılık: “O Anda Hâl ve Koşullara Göre”

Savunmanın saldırıyla orantılı olması gerekir; ancak bu orantılılık matematiksel bir eşitlik değildir. Kanun orantılılığı “o anda hâl ve koşullara göre” değerlendirir (TCK m.25/1). Bu değerlendirmede saldırının ağırlığı, saldırganın ve savunanın fiziki güçleri, sayıları, kullanılan araçlar, olay yeri, zamanı ve savunanın başka bir savunma aracına sahip olup olmadığı gibi etkenler birlikte dikkate alınır. Örneğin gece evine zorla giren ve bıçak taşıyan bir saldırgana karşı elindeki bir nesneyle karşılık veren kişinin savunması ile gün ortasında sözlü bir tartışmada itilen kişinin silah kullanması aynı şekilde değerlendirilmez. Savunanın, saldırıyı defetmeye yetecek en hafif araca başvurması beklenir; ancak olayın ani gelişmesi ve korkunun etkisi de hesaba katılır. Orantılılığın aşılması hâlinde ise TCK m.27 hükümleri gündeme gelir.

Başkasını Savunmak

Meşru savunma yalnızca kişinin kendisine yönelen saldırılar için değil, başkasına ait bir hakka yönelen saldırılar için de geçerlidir (TCK m.25/1). Bu nedenle sokakta saldırıya uğrayan birini korumak için müdahale eden, eşine veya çocuğuna yönelen bir saldırıyı önleyen ya da bir mağazada soyulan bir kişiye yardım eden kişi de meşru savunmadan yararlanabilir. Bu durumda da aynı şartlar aranır: saldırının haksız ve güncel olması, savunmanın zorunlu ve orantılı olması gerekir. Başkası için savunma yapan kişi, saldırının varlığını ve niteliğini olay anındaki koşullara göre değerlendirir; saldırının varlığı konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi ise bu hatasından yararlanır (TCK m.30/3). Örneğin şakalaşan iki kişiyi gerçek bir kavga sanarak müdahale eden kişinin durumu bu hüküm çerçevesinde değerlendirilir.

Sınırın Aşılması

Meşru savunmada sınırın aşılması (TCK m.27)
DurumSonuçKarar
Sınır mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşıldıCeza verilmezCeza verilmesine yer olmadığı (CMK m.223/3-c)
Sınır kast olmaksızın başka nedenle aşıldı; fiil taksirle de cezalandırılıyorTaksirli suç cezasından 1/6–1/3 indirimMahkûmiyet
Sınır kasten aşıldıMeşru savunma ve m.27 uygulanmaz; koşulları varsa m.29Mahkûmiyet

Meşru savunmada orantılılık sınırının aşılması hâlinde iki farklı sonuç söz konusudur. Sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse faile ceza verilmez (TCK m.27/2). Bu hâlde fiil hukuka uygun değildir, ancak failin kusuru bulunmadığı kabul edilir ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3-c). Örneğin gece evine giren bir saldırgan karşısında panikleyen kişinin gerekenden fazla güç kullanması bu kapsamda değerlendirilebilir. Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın, başka nedenlerle aşılması hâlinde ise, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur (TCK m.27/1). Örneğin kasten yaralama değil, taksirle yaralama cezası esas alınır ve bu ceza ayrıca indirilir. Sınırın kasten aşılması hâlinde ise bu hükümler uygulanmaz. Sınırın aşılması için meşru savunmanın sınırları ve sonuçları rehberine bakabilirsiniz.

Kaçma İmkânı ve Kavgayı Başlatan Kişi

Meşru savunmada savunmanın saldırıyı defetmek için zorunlu olması aranır. Bu zorunluluk, saldırıya uğrayan kişiden her durumda kaçmasını beklemek anlamına gelmez; kişi, haksız bir saldırı karşısında onurunu ve hakkını korumak için geri çekilmek zorunda değildir. Bununla birlikte güvenli ve kolay bir kaçma imkânı bulunduğu hâlde ağır sonuçlar doğuran bir savunmaya başvurulması, zorunluluk ve orantılılık değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Özellikle saldırganın çocuk, yaşlı veya açıkça etkisiz bir kişi olması hâlinde, savunanın daha ölçülü davranması beklenir. Kavgayı kendi haksız davranışıyla başlatan kişi bakımından ise durum farklıdır: saldırıyı bilerek ve isteyerek kışkırtan kişinin, kışkırttığı saldırıya karşı meşru savunma ileri sürmesi kural olarak kabul görmez. Ancak karşı tarafın tepkisi, kışkırtmayla orantısız ve ağır bir saldırıya dönüşürse, bu yeni saldırıya karşı savunma yeniden değerlendirilebilir.

Kastsız Sınır Aşımında Ceza Hesabı

Sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş dışında kalan bir nedenle, ancak kast olmaksızın aşılması hâlinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur (TCK m.27/1). Bu hüküm, kasten yaralama yerine taksirle yaralamanın cezasının esas alınmasını sağlar. Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, 7571 sayılı Kanundan sonra dört aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (m.89/1). Buna göre sınırın kastsız aşıldığı bir yaralama olayında, taksirle yaralama cezası esas alınarak altıda bir ile üçte bir arasında indirim yapılır. Taksirle işlenemeyen suçlarda ise bu hüküm uygulanamaz. Bu nedenle sınırın kastsız aşıldığı iddiasında, fiilin taksirle işlenmesinin kanunda cezalandırılıp cezalandırılmadığı da ayrıca incelenmelidir.

Haksız Tahrikten Farkı

Meşru savunma ile haksız tahrik sık karıştırılır; oysa sonuçları çok farklıdır. Meşru savunmada saldırı devam etmektedir ve savunan bu saldırıyı defetmek için hareket eder; fiil hukuka uygundur ve ceza verilmez. Haksız tahrikte ise haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenir (TCK m.29); saldırı sona ermiş olabilir ve fail defetmek için değil, öfke veya acıyla hareket eder. Bu hâlde fiil suç olmaya devam eder, yalnızca ceza indirilir. Örneğin kendisine tokat atıp uzaklaşan kişinin arkasından giderek ona vuran kişi meşru savunmadan değil, koşulları varsa haksız tahrikten yararlanabilir. Bu nedenle savunmada her iki kurum birlikte ve öncelik sırasıyla ileri sürülebilir: önce meşru savunma, olmazsa sınırın aşılması, o da olmazsa haksız tahrik. Haksız tahrik için haksız tahrik rehberine bakabilirsiniz.

Hakaret ve Tehdide Karşı Tepki

Yalnızca sözlü bir hakaret veya tehdide karşı fiziksel güç kullanılması, kural olarak meşru savunma kapsamında değerlendirilmez; çünkü sözlü bir hakaret, fiziksel bir karşılıkla defedilmesi gereken güncel bir saldırı niteliği taşımaz. Buna karşılık silah çekilerek yapılan ve derhâl gerçekleşme ihtimali bulunan bir tehdit, gerçekleşmesi muhakkak bir saldırı olarak değerlendirilebilir ve bu durumda savunma meşru savunma kapsamına girebilir. Sözlü hakarete fiziksel bir tepki verilmesi hâlinde ise koşulları varsa haksız tahrik indirimi gündeme gelir. Kanun ayrıca hakaret suçunun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde kişiye ceza verilmeyeceğini düzenlemiştir (TCK m.129/2); yani yaralanan kişinin buna karşılık hakaret etmesi cezasız kalır.

Zorunluluk Hâlinden Farkı

TCK m.25’in ikinci fıkrası, meşru savunmadan farklı bir hukuka uygunluk nedeni olan zorunluluk hâlini düzenler. Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğuyla ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşuluyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez (TCK m.25/2). Meşru savunmada tehlikenin kaynağı haksız bir saldırıdır ve savunma saldırgana yönelir. Zorunluluk hâlinde ise tehlike bir saldırıdan değil, örneğin bir yangından, bir hayvanın saldırısından veya bir kazadan kaynaklanabilir ve korunma için üçüncü kişilerin haklarına zarar verilebilir. Zorunluluk hâlinde failin tehlikeye bilerek neden olmaması ve başka suretle korunma olanağının bulunmaması açıkça aranır. Bu şartlar meşru savunmaya göre daha sıkıdır; çünkü zorunluluk hâlinde zarar gören kişi çoğu zaman tehlikeyle hiçbir ilgisi bulunmayan üçüncü bir kişidir.

Konuta ve Mala Yönelik Saldırılar

Meşru savunma yalnızca kişinin vücut bütünlüğüne yönelik saldırılar için değil, konut dokunulmazlığı ve malvarlığı gibi diğer haklara yönelik saldırılar için de geçerlidir; çünkü kanun “bir hakka yönelmiş” saldırıdan söz eder (TCK m.25/1). Örneğin gece evine zorla giren bir kişiye karşı yapılan savunma bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak burada da orantılılık şartı geçerlidir: yalnızca mala yönelik ve kişinin hayatını veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokmayan bir saldırıya karşı ağır sonuçlar doğuran bir savunma orantılılık sınırını aşabilir. Konuta gece ve zorla girilmesi gibi durumlarda ise, saldırganın niyetinin ve silahlı olup olmadığının bilinmemesi, savunanın korku ve telaşını artırdığından, sınırın aşılması hâlinde TCK m.27/2’nin uygulanması daha sık gündeme gelir. Konut dokunulmazlığının ihlali için evime, iş yerime izinsiz girildi rehberine bakabilirsiniz.

Soruşturma ve Kovuşturmada Verilecek Kararlar

Meşru savunma dosyalarında kararlar
DurumSoruşturmaKovuşturma
Meşru savunma şartları tamKovuşturmaya yer olmadığı (CMK m.172/1)Beraat (CMK m.223/2-d)
Sınır mazur görülebilecek heyecanla aşıldıKovuşturmaya yer olmadığıCeza verilmesine yer olmadığı (CMK m.223/3-c)
Sınır kastsız aşıldıKamu davasıTaksirli suç cezasından indirim (TCK m.27/1)
Saldırı sona ermiştiKamu davasıMahkûmiyet; koşulları varsa haksız tahrik (TCK m.29)

Meşru savunma dosyalarında soruşturma aşamasında, Cumhuriyet savcısı toplanan delillere göre şüphelinin meşru savunma kapsamında hareket ettiği kanaatine varırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m.172/1). Dava açılmışsa mahkeme, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması hâlinde beraat kararı verir (m.223/2-d). Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması hâlinde ise kusurun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (m.223/3-c). Bu iki karar arasındaki fark önemlidir: beraat, fiilin hukuka uygun olduğunu; ceza verilmesine yer olmadığı kararı ise fiilin hukuka aykırı olmakla birlikte failin kusurunun bulunmadığını ifade eder. Bu fark özellikle hukuki sorumluluk bakımından sonuç doğurabilir. Savunma, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi için gerekli delilleri erkenden sunmalıdır; çünkü dava açıldıktan sonra yargılama uzun sürebilir ve tutuklu yargılama söz konusuysa bu süre kişinin özgürlüğünü doğrudan etkiler.

Hukuki Sorumluluk ve Tazminat

Haklı savunmada bulunan kişi, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz (TBK m.64). Bu nedenle meşru savunma şartları içinde hareket eden kişiye karşı saldırgan tarafından açılan tazminat davası da kural olarak reddedilir. Ancak hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir (TBK m.74). Bu nedenle ceza mahkemesinde beraat edilmiş olsa bile hukuk mahkemesinde meşru savunma şartları yeniden değerlendirilebilir; bu durumda ceza dosyasındaki deliller ve tespitler hukuk davasında da önemli bir rol oynar. Özellikle sınırın aşıldığı ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen durumlarda, hukuki sorumluluğun kapsamı ayrıca tartışılabilir.

Tutuklandıysanız: Devletten Tazminat

Meşru savunma dosyalarında şüpheli, olayın ilk aşamasında gözaltına alınabilir veya tutuklanabilir. Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi her türlü zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-e). Bu nedenle meşru savunma nedeniyle beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişi, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre için tazminat talep edebilir. Kararı veren merciler, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirmek ve bu hususu karara geçirmek zorundadır (m.141/2). Tazminat için beraat sonrası tutuklulukta geçen süre için tazminat, tutukluluğa itiraz için tutukluluğa itiraz rehberlerine bakabilirsiniz.

Olaydan Hemen Sonra Ne Yapmalı?

Meşru savunma sonrası adımlar
AdımYapılacakNeden
1112’yi arayın; yaralıya yardım edinCan güvenliği ve iyi niyet
2Kolluğa olayı kendiniz bildirinOlayın ilk anlatımı
3Kendi yaralanmalarınız için rapor alınSaldırının varlığı
4Tanıkları ve kamera kayıtlarını belirleyinOlayın akışı
5İfadeyi müdafi eşliğinde verinTutarlı ve eksiksiz anlatım
6Önceki tehdit ve şikâyetleri toplayınSaldırının haksızlığı ve öngörülebilirliği

Meşru savunma dosyalarında olaydan sonraki ilk saatler çok önemlidir. Önce yaralıya yardım edilmeli ve 112 aranmalıdır; bu hem insani bir yükümlülük hem de savunmanın iyi niyetini gösteren bir olgudur. Olayın kolluğa kişinin kendisi tarafından bildirilmesi, ilk anlatımın savunan tarafından yapılmasını sağlar. Savunan kişinin kendi yaralanmaları için derhâl sağlık raporu alınması, saldırının varlığını gösteren en güçlü delillerden biridir. Olay yerindeki kamera kayıtları kısa sürede silinebileceğinden, bu kayıtların varlığı ifadede belirtilmeli ve toplanması talep edilmelidir. İfade alınırken şüpheliye yüklenen suç anlatılır, susma hakkı ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır (CMK m.147/1). Bu nedenle ifadenin müdafi eşliğinde, olayın akışını saldırının başlangıcından sonuna kadar tutarlı biçimde anlatacak şekilde verilmesi gerekir. İfade süreci için savcılıktan ifadeye çağrıldım rehberine bakabilirsiniz.

Delil ve İspat

Meşru savunma dosyalarında deliller
DelilNe gösterir?
Kamera kayıtlarıSaldırının başlangıcı, sırası ve sona erdiği an
Savunanın sağlık raporuMaruz kalınan saldırı
Saldırganın kullandığı araçSaldırının ağırlığı ve orantılılık
Tanık anlatımlarıOlayın akışı ve saldırganın tutumu
Önceki tehdit mesajları ve şikâyetlerSaldırının öngörülebilirliği ve haksızlığı
Olay yeri inceleme tutanağıOlay yeri, zorla giriş, konumlar

Meşru savunma iddiasında ispat, olayın akışının bütün ayrıntılarıyla ortaya konulmasına dayanır. Kamera kayıtları, saldırının kim tarafından başlatıldığını, savunmanın saldırı sürerken mi yoksa sonra mı yapıldığını ve kullanılan gücün düzeyini gösterir. Savunan kişinin kendi yaralanmalarına ilişkin sağlık raporu, bir saldırıya maruz kaldığını belgeler. Saldırganın bıçak veya sopa gibi bir araç kullanmış olması, orantılılık değerlendirmesinde belirleyicidir. Taraflar arasında önceden yaşanmış tehditler ve şikâyetler, saldırının öngörülebilirliğini ve savunanın korkusunun haklılığını gösterir. Tehdit için tehdit suçu, silahla tehdit için silahla tehdit rehberlerine bakabilirsiniz.

Örnek Durumlar

Meşru savunma örnekleri
DurumDeğerlendirmeDayanak
Bıçakla üzerine yürüyen kişiyi elindeki sopayla durdurmakGerçekleşmesi muhakkak saldırı; meşru savunmaTCK m.25/1
Saldırgan kaçarken arkasından kovalayıp vurmakSaldırı bitmiş; meşru savunma yokTCK m.25/1, 29
Yere düşmüş saldırgana vurmaya devam etmekSınır aşımı; heyecana göre m.27TCK m.27
Gece evine zorla giren kişiye panikle aşırı güçMazur görülebilecek korku; ceza yokTCK m.27/2
Sokakta saldırıya uğrayan yabancıyı korumakBaşkası için meşru savunmaTCK m.25/1
Kolluğun kanuna uygun yakalamasına direnmekHaksız saldırı yok; meşru savunma yokTCK m.25/1
Şakalaşmayı kavga sanıp müdahaleKaçınılmaz hata varsa yararlanırTCK m.30/3
Yangından kaçarken komşunun kapısını kırmakZorunluluk hâliTCK m.25/2

Sık Yapılan Hatalar

  • Olay yerinden ayrılıp bildirmemek: Kaçma izlenimi meşru savunma iddiasını zayıflatır.
  • Kendi yaralanmaları için rapor almamak: Saldırının varlığı ispat edilemeyebilir.
  • Kamera kayıtlarını geç talep etmek: Kayıtlar kısa sürede silinebilir.
  • Saldırı bittikten sonra devam etmek: Meşru savunmayı ortadan kaldırır.
  • Tutarsız ifade vermek: Olayın akışı baştan sona tutarlı anlatılmalıdır.
  • Beraatten sonra tazminat hakkını kullanmamak: Tutukluluk için Devletten tazminat istenebilir.

⚠️ Saldırı bittiği anda savunma da biter: Meşru savunma yalnızca saldırı sürerken veya gerçekleşmesi muhakkak iken geçerlidir. Saldırgan kaçtıktan veya etkisiz hâle geldikten sonra yapılan her hareket, savunma değil tepki sayılır. Olaydan sonra yaralıya yardım edin, olayı kolluğa kendiniz bildirin ve kendi yaralanmalarınız için hemen rapor alın.

Meşru savunma, sınırın aşılması, haksız tahrik, soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile tutukluluk tazminatı için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Meşru Savunma Talepli Savunma Dilekçesi Örneği

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINASORUŞTURMA NO: 2026/… ŞÜPHELİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … SUÇ: Kasten yaralama iddiası KONU: Savunmamızın ve delillerimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- TCK m.25/1 bakımından: Müvekkil, … tarihinde saat 23.30 sularında iş yerini kapatırken, daha önce kendisine tehdit mesajları gönderen … tarafından elinde bıçakla karşılanmıştır. Müşteki, “seni burada bitireceğim” diyerek müvekkile doğru yürümüş ve bıçağı savurmuştur. Müvekkil, iş yerinin kapısında bulunan tabureyi alarak müştekinin koluna vurmuş ve bıçağın elinden düşmesini sağlamıştır. Saldırı haksızdır, gerçekleşmekte olan bir saldırıdır ve müvekkilin hayatına yöneliktir.2- Orantılılık bakımından: Müşteki bıçakla saldırmış, müvekkil ise yalnızca yakınında bulunan bir tabureyle ve yalnızca bıçağı tutan kola vurarak saldırıyı durdurmuştur. Bıçak düştükten sonra müvekkil başka bir hareket yapmamış, derhâl 112’yi ve kolluğu aramıştır. Arama kayıtları dosyadadır. Savunma, o andaki hâl ve koşullara göre saldırıyla orantılıdır.3- TCK m.27/2 bakımından: Soruşturma makamınız kullanılan gücün orantılılık sınırını aştığı kanaatine varırsa, gece saatinde, silahlı bir saldırgan karşısında yaşanan korku ve telaş nedeniyle bu sınırın mazur görülebilecek şekilde aşıldığının kabulü gerekir.4- Deliller bakımından: Olay anı iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedilmiştir. Kayıt, müştekinin elinde bıçakla müvekkile yaklaştığını ve müvekkilin yalnızca bir kez vurduğunu açıkça göstermektedir. Müvekkilin elinde bıçak kesiğine ilişkin sağlık raporu, müştekinin daha önce gönderdiği tehdit mesajları ve olay yerinde elkonulan bıçak dosyadadır.HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı TCK m.25, 27; 5271 sayılı CMK m.172 ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Kamera kaydı, sağlık raporu, tehdit mesajları, elkonulan bıçak, arama kayıtları, tanıklar.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle müvekkilin meşru savunma kapsamında hareket ettiği anlaşıldığından hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. … /… /2026Şüpheli Müdafii Av. …

Sık Sorulan Sorular

Kendimi savunurken yaraladım, ceza alır mıyım?

Meşru savunma şartları varsa ceza verilmez (TCK m.25/1).

Meşru savunmanın şartları nelerdir?

Haksız, güncel saldırı; bir hakka yönelme; zorunluluk; orantılılık.

Saldırı başlamadan savunabilir miyim?

Gerçekleşmesi muhakkak ise evet.

Saldırgan kaçarken vurursam?

Saldırı bitmiş; meşru savunma yoktur.

Başkasını korurken yaraladım?

Başkası için de meşru savunma mümkündür (TCK m.25/1).

Paniğe kapılıp aşırı güç kullandım?

Mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaş varsa ceza yok (TCK m.27/2).

Sınırı kastsız aştıysam?

Taksirli suç cezasından 1/6–1/3 indirim (TCK m.27/1).

Meşru savunmada hangi karar verilir?

Soruşturmada KYOK; kovuşturmada beraat (CMK m.223/2-d).

Sınır aşımında hangi karar verilir?

Ceza verilmesine yer olmadığı (CMK m.223/3-c).

Haksız tahrikten farkı?

Meşru savunmada ceza yok; tahrikte ceza indirilir.

Zorunluluk hâli nedir?

Saldırı değil, ağır ve muhakkak tehlikeden kurtulma (TCK m.25/2).

Evime giren hırsıza karşı savunma?

Orantılılık şartıyla meşru savunma mümkündür.

Polisin yakalamasına direnmek meşru savunma mı?

Kanuna uygun müdahalede hayır.

Saldırgan tazminat isteyebilir mi?

Haklı savunmada zarardan sorumlu değilsiniz (TBK m.64).

Beraat hukuk hâkimini bağlar mı?

Hayır (TBK m.74).

Tutuklandım, sonra beraat ettim?

Devletten tazminat isteyebilirsiniz (CMK m.141/1-e).

Saldırıyı yanlış algıladıysam?

Kaçınılmaz hata varsa yararlanırsınız (TCK m.30/3).

Kaçabilecekken savundum, sorun olur mu?

Kaçma zorunluluğu yoktur; ancak orantılılık değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Kavgayı ben başlattıysam?

Kışkırttığınız saldırıya karşı kural olarak meşru savunma ileri sürülemez.

Bana hakaret edene vurdum, meşru savunma mı?

Sözlü hakarete fiziksel tepki kural olarak meşru savunma değildir; tahrik değerlendirilebilir.

Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı farkı?

Beraat fiilin hukuka uygun olduğunu, CVYO kusurun bulunmadığını gösterir (CMK m.223).

İlk ne yapmalıyım?

Yardım çağırın, olayı bildirin, rapor alın, kamera kayıtlarını talep edin.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Meşru savunma: şartlar, sınırın aşılması, beraat ve tazminat
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK ve TBK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk