Ne yaşandı?
Boşanmadan bir süre sonra, nafaka alan ya da çocuğun velayetini üstlenen eş yeniden evleniyor. Diğer taraf, ödediği nafakanın devam edip etmeyeceğini ya da çocuğun durumunun değişip değişmeyeceğini merak ediyor. Bu, boşanma sonrası en sık gündeme gelen sorulardan biridir.
⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
İki Ayrı Soru, İki Ayrı Cevap
Eski eşinizin yeniden evlenmesi, nafaka ile velayet bakımından tamamen farklı sonuçlar doğurur. Karıştırılması hem gereksiz dava açılmasına hem de hak kaybına yol açar.
| Konu | Yeniden evlenmenin etkisi |
|---|---|
| Yoksulluk nafakası | Kendiliğinden kalkar — mahkeme kararı gerekmez |
| İrat şeklindeki maddi tazminat | Kendiliğinden kalkar |
| İştirak nafakası (çocuk) | Etkilenmez — devam eder |
| Velayet | Tek başına değiştirme sebebi değildir |
Yoksulluk Nafakası: Kendiliğinden Sona Erer
TMK m. 176/3 açıktır: “İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.”
Hüküm iki grubu birbirinden ayırır ve bu ayrım pratikte belirleyicidir:
- Kendiliğinden kalkanlar: alacaklının yeniden evlenmesi ve taraflardan birinin ölümü. Ayrıca dava açılması gerekmez; nafaka evlilik tarihi itibarıyla sona erer.
- Mahkeme kararı gerekenler: evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme. Bu hâllerde nafaka kendiliğinden kalkmaz; dava açılıp ispatlanması gerekir.
“Kendiliğinden Kalkar” Ama Yine de Dava Açın
Bu, uygulamada en çok sorun çıkaran noktadır. Nafaka hukuken kendiliğinden sona erse de icra dosyası kendiliğinden kapanmaz. Ödeme durdurulduğunda alacaklı taraf icra takibi başlatabilir ve elinizde tespit eden bir karar yoksa savunma güçleşir.
Bu nedenle önerilen yol şudur: yeniden evlenmeyi belgeleyip nafakanın kaldırılması davası açmak ve nafakanın evlilik tarihi itibarıyla kalktığının tespitini istemek. Böylece hem icra takibine karşı elinizde karar bulunur hem de bu tarihten sonra ödediğiniz tutarların iadesini talep edebilirsiniz.
Evlilik tarihinden sonra ödenen tutarlar bakımından sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak iade istenebilir. Karşı tarafın birikmiş nafaka alacağı bulunduğunu ileri sürmesi hâlinde takas ve mahsup talebi gündeme gelir; bu husus mahkemece ayrıca değerlendirilir.
Resmî Nikâh Yoksa: Fiilen Evli Gibi Yaşama
Eski eşiniz resmî nikâh kıymadan biriyle birlikte yaşıyorsa nafaka kendiliğinden kalkmaz. Bu, TMK m. 176/3’ün ikinci grubuna girer ve mahkeme kararıyla kaldırılır. Yani dava açmanız ve olguyu ispatlamanız gerekir.
Yargıtay uygulamasında bu olgunun ispatında kullanılan deliller:
- Kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması — birlikte yaşandığının ve geçimin diğer kişi tarafından sağlandığının tespiti
- Nüfus kayıtları — örneğin çocuğun birlikte yaşanan kişi tarafından tanınmış olması
- Adres kayıt sistemi kayıtları ve yoklama tutanakları
- Tanık beyanları: komşular, çevre
- Fotoğraflar ve sosyal medya paylaşımları
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, kolluk araştırmasıyla davalının başka bir kişiyle yaşadığı ve geçimini o kişinin sağladığı, ayrıca nüfus kaydında çocuğunun anılan kişi tarafından tanındığı tespit edilince, “evlilik dışı birlikte yaşama” olgusunun gerçekleştiği kabul edilmiş ve davanın kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Aranan ölçüt, tek seferlik ya da arızi bir ilişki değil; ortak ekonomik birlik kurulmuş, sosyal çevrede çift olarak tanınan ve süreklilik gösteren bir birlikteliktir.
Çocuğun Nafakası Etkilenmez
Bu ayrım sık karıştırılır. TMK m. 176/3 yoksulluk nafakası ile irat şeklindeki maddi tazminata ilişkindir; çocuk için ödenen iştirak nafakasını kapsamaz.
İştirak nafakası, ana babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünden doğar. Bu yükümlülük eski eşinizin medeni hâline değil, çocukla aranızdaki soybağına dayanır. Eski eşiniz yeniden evlense de, hatta yeni eşi çocuğa fiilen baksa da, sizin iştirak nafakası yükümlülüğünüz devam eder.
İştirak nafakası ancak kendi şartları çerçevesinde değişir: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılması ya da azaltılması istenebilir. Bunun için ayrı bir dava açılması gerekir.
Velayet: Yeniden Evlenme Tek Başına Yetmez
TMK m. 349 bu konuda nettir: “Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.”
Buna göre yeniden evlenmenin velayete etki edebilmesi için çocuğun menfaatinin bunu gerektirmesi şarttır. Yeniden evlenme tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir.
Velayetin değiştirilmesini isteyen taraf, velayet hakkının kötüye kullanıldığına, ihmal edildiğine ya da değişikliği gerektiren somut maddi olayların varlığına ilişkin delil sunmalıdır. Örneğin çocuğun yeni düzende ihmal edilmesi, eğitim ve sağlık takibinin aksaması, çocuğa karşı olumsuz davranışlar veya güvenlik riski.
Kaldırma Değil, Önce Değiştirme
Yargıtay uygulamasında velayetin kaldırılması son çare olarak değerlendirilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, velayetin kaldırılmasının ana ve baba için ağır sonuçlar doğuran bir karar olduğu; bu karar verilmeden önce velayetin değiştirilip diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceği konusunda gerekli tüm araştırmaların yapılması ve başka çözüm kalmadığı takdirde kaldırma yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiştir. Nitekim Daire, TMK m.348’de sayılan ağır hâllerin (velayet görevini gereği gibi yerine getirememe, çocuğa yeterli ilgiyi göstermeme, yükümlülükleri ağır biçimde savsaklama) somut olayda gerçekleşmediği bir dosyada, toplanan delillerin ancak velayetin değiştirilmesine yol açacağını belirterek kaldırmaya karar verilmesini kanun hükmünün uygulanmasında hata sayıp bozmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.10.2018, E. 2018/4699, K. 2018/10608).
Pratik sonuç: talebinizi doğru kurgulayın. Şartlar velayetin kaldırılmasına yetmiyorsa, velayetin değiştirilmesi talep edilmelidir. Yanlış talep, dosyanın reddine yol açabilir.
Yeni Eşin Çocukla İlişkisi
Eski eşinizin yeni eşi çocuğunuzun üvey ebeveyni konumundadır. Bu kişi çocuk üzerinde velayet hakkına sahip değildir; velayet, mahkeme kararıyla kime bırakılmışsa ondadır.
Çocuğun soyadı, nüfus kaydı veya velayeti yeni evlilikle kendiliğinden değişmez. Üvey ebeveynin çocuğu evlat edinmesi ise ayrı bir hukuki süreçtir ve öz ebeveynin rızası gibi ağır şartlara tabidir.
Bu nedenle kişisel ilişki hakkınız aynen devam eder. Görüşmenin engellenmesi hâlinde teslim işlemleri için Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurulur; icra yoluyla çocuk teslimi 4 Ağustos 2022’den bu yana uygulanmamaktadır.
Usul ve Süre
- Görevli mahkeme: Aile mahkemesi.
- Yargılama usulü: Nafaka, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işlerde basit yargılama usulü uygulanır (HMK m. 316).
- Nafakanın kaldırılmasında tarih: Yeniden evlenmede nafaka evlilik tarihi itibarıyla kalkar; diğer hâllerde mahkemenin belirlediği tarihten itibaren.
- Delil hazırlığı: Nüfus kayıt örneği, evlenme kaydı, kolluk araştırması talebi ve tanık listesi dilekçeyle birlikte sunulmalıdır.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Velâyette Dayanak: TMK m.183 ve “Gibi” Sözcüğü
Yeniden evlenmenin velâyete etkisi tartışılırken başvurulacak hüküm TMK m.183’tür ve maddenin tek bir sözcüğü kapsamını belirler.
Maddeye göre ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Metinde üç örnek sayılmıştır: başkasıyla evlenme, başka bir yere gitme ve ölüm. Ancak bunlar “gibi” denilerek verilmiştir; yani sayım sınırlayıcı değildir. Bu üçünün dışındaki koşul değişiklikleri de — çocuğun üstün yararını etkilemesi kaydıyla — velâyet düzenlemesinin gözden geçirilmesine yol açabilir.
Maddenin ikinci belirleyici yönü “re’sen” ifadesidir: hâkim, taraflardan bir talep gelmese dahi gerekli önlemleri alabilir. Bu, çocuğa ilişkin düzenlemelerin tarafların iradesine bırakılmadığını gösterir.
Üçüncü nokta ise “zorunlu kılması” kaydıdır. Yeni bir olgunun varlığı tek başına yeterli değildir; o olgunun bir önlem alınmasını zorunlu kılması gerekir. Yargı uygulamasında da salt yeni bir olgunun bulunması yeterli sayılmaz; velâyet değişikliği için yeni olgu ile çocuğun menfaatinin gerektirmesi ölçütlerinin birlikte gerçekleşmesi aranır.
Bunun doğrudan sonucu şudur: koşullardan çocuğun menfaatini zedeleyici bir durum görünmüyorsa, sırf ana veya babanın başkasıyla evlenmesi hâlinde velâyetin değiştirilmesine gerek görülmeyebilir.
| Unsur | Anlamı |
|---|---|
| “gibi” | Sayım sınırlayıcı değil |
| “re’sen” | Talep olmadan da önlem alınabilir |
| “zorunlu kılması” | Olgunun varlığı tek başına yetmez |
| Aranan iki ölçüt | Yeni olgu ve çocuğun menfaati |
| Sırf yeniden evlenme | Değişikliğe gerek görülmeyebilir |
Yanlış Talep, Kararın Bozulmasına Yol Açar
Bu dosyalarda en sık yapılan hata, istenecek hukukî sonucun yanlış seçilmesidir. Kanun iki ayrı kurum öngörmüştür ve bunlar birbirinin yerine geçmez.
Velâyetin kaldırılması — TMK m.348. Bu hükme göre velâyet, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim tarafından kaldırılabilir. Maddenin işleyişindeki kritik nokta şudur: velâyet, ana veya babadan alınarak bir vasi atanması suretiyle kaldırılır. Yani velâyet kaldırıldığında hak diğer ebeveyne kendiliğinden geçmez.
Velâyetin değiştirilmesi — TMK m.183 ve m.349. Burada ise velâyet, bir ebeveynden alınarak diğer ebeveyne verilir. Talep eden taraf için sonucu doğuran yol budur.
Yargı uygulamasında bu ayrımın sonuçları açıkça görülür: toplanan deliller velâyetin kaldırılmasına yeterli olmayıp velâyetin değiştirilmesine yol açacak nitelikteyse, mahkemece kanun hükmünün uygulanmasında hata yapılarak velâyetin kaldırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Dolayısıyla velâyeti kendisine almak isteyen ebeveynin talebi “velâyetin değiştirilmesi” olarak kurulmalıdır. Kaldırma talebi, ancak diğer önlemlerin yetersiz kalacağı hâllerde ve sonucunda vasi atanacağı bilinerek ileri sürülmelidir.
| Değiştirme | Kaldırma | |
|---|---|---|
| Dayanak | m.183, m.349 | m.348 |
| Sonuç | Diğer ebeveyne verilir | Vasi atanır |
| Şartı | Yeni olgu + çocuğun menfaati | Diğer önlemlerin yetersizliği |
| Yanlış talep | Kanun hükmünün hatalı uygulanması → bozma | |
Çocuğun Nafakası Neden Etkilenmez?
Yeniden evlenme, yoksulluk nafakası ile çocuk nafakasını farklı biçimde etkiler; çünkü ikisinin dayanağı da farklıdır.
Yoksulluk nafakası — TMK m.176/3. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Bu, eşler arasındaki bir yükümlülük olduğundan yeni bir evlilikle sona erer.
İştirak nafakası — TMK m.330. Çocuk nafakası ise çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir; çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Yükümlülüğün muhatabı eş değil çocuktur. Bu nedenle velâyet sahibinin yeniden evlenmesi, diğer ebeveynin çocuğa karşı yükümlülüğünü sona erdirmez.
Değişiklik yolu — TMK m.331. Buna karşılık iştirak nafakası da sabit değildir: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Yani yeni evlilik nafakayı kendiliğinden etkilemez; ancak tarafların malî durumlarında meydana gelen değişiklikler ayrıca değerlendirilebilir.
Bu üç maddenin birlikte okunmasından çıkan tablo nettir: yeniden evlenme yoksulluk nafakasını kendiliğinden sona erdirir, iştirak nafakasını ise kendiliğinden etkilemez.
| Yoksulluk nafakası | İştirak nafakası | |
|---|---|---|
| Kimin için | Eski eş | Çocuk |
| Dayanak | m.175, m.176 | m.182, m.330 |
| Yeniden evlenme | Kendiliğinden kalkar | Etkilenmez |
| Değiştirilebilir mi | Evet (m.176/4) | Evet (m.331) |
Usul: Görev, Yetki ve Çocuğun Dinlenmesi
Talebin nerede ve nasıl ileri sürüleceği de sonucu etkiler.
Görev. Velâyet ve nafakaya ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yetki. Nafaka davalarında TMK m.177 bir kolaylık getirir: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Velâyetin değiştirilmesi talepleri bakımından ise genel kurallar çerçevesinde, çocuğun bulunduğu yer mahkemesine başvurulması uygulamada tercih edilir.
Yargılama usulü. Aile hukukuna ilişkin bu davalar basit yargılama usulüne tâbidir. Bunun sonucu olarak taraflar, delillerini dilekçeleriyle birlikte ve hangi vakıanın delili olduğunu belirterek sunmak zorundadır.
Çocuğun görüşü. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme uyarınca idrak gücüne sahip çocukların görüşü, hâkim ya da görevlendirilen uzman aracılığıyla alınır. Ancak çocuğun tercihi belirleyici değil, destekleyici bir veridir; karar çocuğun üstün yararına göre verilir.
Yeni eşin durumu. Velâyet sahibinin yeniden evlenmesi, yeni eşe çocuk üzerinde velâyet hakkı doğurmaz. Yeni eş, evlât edinme yoluna gidilmedikçe çocuğun yasal temsilcisi hâline gelmez.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi |
| Nafakada yetki | Alacaklının yerleşim yeri (m.177) |
| Yargılama usulü | Basit; deliller dilekçeyle |
| Çocuğun görüşü | Alınır; belirleyici değil |
| Yeni eş | Velâyet hakkı doğmaz |
“Kendiliğinden Kalkıyorsa” Neden Dava Gerekir?
TMK m.176/3, nafakanın sona ermesini iki ayrı mekanizmaya bölmüştür ve bu ayrım, dava açma gereğini açıklar.
Birinci grup — kendiliğinden. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Bu iki olgu nüfus kayıtlarıyla ispatlanabildiğinden kanun ek bir yargılama öngörmemiştir.
İkinci grup — mahkeme kararıyla. Buna karşılık alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu olgular değerlendirme gerektirdiğinden dava açılması ve ispat zorunludur.
Peki resmî nikâh varsa neden yine dava? Sebep icra hukukundadır. Nafaka ilâmına dayalı bir takip devam ediyorsa, kanunî sona erme kendiliğinden takibi durdurmaz. İİK m.33 uyarınca borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılmasını isteyebilir; ileri sürülebilecek sebepler itfa, imhal ve zamanaşımı ile sınırlıdır.
Bu nedenle uygulamada iki adım birlikte atılır: bir yandan nafakanın kaldırılması talebiyle aile mahkemesine başvurulur, diğer yandan devam eden takip varsa icra mahkemesinden icranın geri bırakılması istenir. Mahkeme kararı, sona ermeyi belgelendiren dayanak hâline gelir.
Ödenen nafakanın geri istenmesi. Sona erme tarihinden sonra tahsil edilen tutarlar bakımından ayrıca istirdat talebi gündeme gelebilir; bu talep de kaldırma kararına dayanılarak ileri sürülür.
| Hâl | Sona erme biçimi | Dava gerekir mi? |
|---|---|---|
| Yeniden evlenme | Kendiliğinden | İcra için evet |
| Taraflardan birinin ölümü | Kendiliğinden | İcra için evet |
| Fiilen evli gibi yaşama | Mahkeme kararıyla | Zorunlu |
| Yoksulluğun kalkması | Mahkeme kararıyla | Zorunlu |
| Haysiyetsiz hayat sürme | Mahkeme kararıyla | Zorunlu |
| Devam eden takip | İcra mahkemesinde geri bırakma — 7 gün | |
Sıkça Sorulan Sorular
Eski eşim yeniden evlendi, nafaka kendiliğinden kalkar mı?
Yoksulluk nafakası ve irat biçiminde ödenen maddi tazminat bakımından evet. TMK m. 176/3 uyarınca alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; ayrıca mahkeme kararı gerekmez ve nafaka evlilik tarihi itibarıyla sona erer.
Kendiliğinden kalkıyorsa neden dava açmalıyım?
Nafaka hukuken sona erse de icra dosyası kendiliğinden kapanmaz. Ödemeyi durdurduğunuzda alacaklı icra takibi başlatabilir. Bu nedenle nafakanın evlilik tarihi itibarıyla kalktığının tespiti için dava açılması ve elinizde karar bulunması önerilir; ayrıca bu tarihten sonra ödediğiniz tutarların iadesi istenebilir.
Eski eşim nikâhsız birlikte yaşıyor, nafaka kalkar mı?
Kendiliğinden kalkmaz. Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama TMK m. 176/3’ün ikinci grubuna girer ve nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır. Dava açıp olguyu ispatlamanız gerekir; kolluk marifetiyle ekonomik ve sosyal durum araştırması bu ispatta belirleyicidir.
Fiilen evli gibi yaşama nasıl ispatlanır?
Kolluk araştırmasıyla birlikte yaşandığının ve geçimin diğer kişi tarafından sağlandığının tespiti, nüfus kayıtları, adres kayıt sistemi bilgileri, yoklama tutanakları, tanık beyanları ile fotoğraf ve sosyal medya kayıtları kullanılır. Aranan ölçüt süreklilik gösteren, ortak ekonomik birlik kurulmuş ve çevrede çift olarak tanınan bir birlikteliktir.
Çocuğun nafakası da kalkar mı?
Hayır. TMK m. 176/3 yoksulluk nafakası ile irat şeklindeki maddi tazminata ilişkindir; iştirak nafakasını kapsamaz. Çocuğa ilişkin nafaka yükümlülüğü eski eşinizin medeni hâline değil çocukla aranızdaki soybağına dayanır ve devam eder.
Eski eşim evlendi diye velayeti alabilir miyim?
Yeniden evlenme tek başına yeterli değildir. TMK m. 349 uyarınca velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir. Velayet hakkının kötüye kullanıldığına veya ihmal edildiğine ilişkin somut deliller sunulmalıdır.
Velayetin kaldırılmasını mı yoksa değiştirilmesini mi istemeliyim?
Yargıtay uygulamasında velayetin kaldırılması son çare olarak değerlendirilir; bu karar verilmeden önce velayetin değiştirilip diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceği araştırılır. Şartlar kaldırmaya yetmiyorsa velayetin değiştirilmesi talep edilmelidir; yanlış talep davanın reddine yol açabilir.
Yeni eş çocuğum üzerinde hak sahibi olur mu?
Hayır. Eski eşinizin yeni eşi üvey ebeveyn konumundadır ve çocuk üzerinde velayet hakkına sahip değildir. Çocuğun soyadı, nüfus kaydı veya velayeti yeni evlilikle kendiliğinden değişmez; evlat edinme ise ayrı bir süreçtir ve öz ebeveynin rızası gibi ağır şartlara tabidir.
Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Hukuki durum
Yoksulluk nafakası alan eşin yeniden resmen evlenmesi hâlinde nafaka, herhangi bir dava ya da karara gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer (TMK m. 176). Resmî nikâh olmadan bir başkasıyla “evliymiş gibi” yaşaması hâlinde ise nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır ve bu durumun ispatı gerekir.
Velayet bakımından ise belirleyici ölçüt her zaman çocuğun üstün yararıdır. Velayet sahibinin yeniden evlenmesi tek başına velayetin değişmesini gerektirmez; ancak yeni koşulların çocuğun bakımını, güvenliğini ya da gelişimini olumsuz etkilediği somut biçimde gösterilirse, velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. İştirak (çocuk için ödenen) nafakası ise velayet sahibinin evlenmesinden etkilenmez; bu nafaka çocuğun hakkıdır.
Ne yapmalısınız?
- Yoksulluk nafakası ödüyorsanız ve eski eşiniz resmen evlendiyse, durumu belgeleyerek nafakanın sona erdiğini ileri sürün.
- Resmî nikâhsız birliktelik iddianızı düzenli ve sürekli birlikteliği gösteren somut delillerle desteklemeye hazır olun.
- Velayetin değişmesini istiyorsanız, çocuğun yararına aykırı somut olguları ortaya koyun; soyut iddialar yeterli olmaz.
- İştirak nafakasının çocuğun hakkı olduğunu ve eski eşin evlenmesinden etkilenmediğini göz önünde tutun.
Dikkat
“Eski eşim biriyle görülüyor” iddiası, somut ve düzenli birlikteliği göstermedikçe nafakanın kaldırılması için yeterli olmaz. Velayette de tek ölçüt çocuğun yararıdır; bu nedenle taleplerinizi duygusal değil, çocuk merkezli ve belgeye dayalı kurmanız sonucu belirler.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime Geçinİlgili Rehberler
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


