Nafaka Azaltma (İndirim) Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Süreci
27 Haziran 2026

Nafaka Azaltma (İndirim) Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Süreci

Nafaka azaltma (indirim) veya kaldırma davası, koşulların esaslı biçimde değişmesi nedeniyle mevcut nafakanın indirilmesi ya da tamamen kaldırılması için nafaka yükümlüsünün açtığı davadır (TMK m. 176/4 ve 331). Önemli bir kural: koşullar değişse bile nafaka mahkeme kararı olmadan tek taraflı kesilemez; kesmek icra ve tazyik hapsi riski doğurur. Bu rehberde nafaka azaltma ve kaldırma davasını açıklıyoruz.

📄 İlgili Örnek: Nafaka Azaltma Dilekçesi Örneği‘ni inceleyebilirsiniz.

Geliriniz mi düştü, nafakanın azaltılmasını mı istiyorsunuz?

Azaltma veya kaldırma davanızı birlikte doğru biçimde planlayalım. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Nafaka azaltma ve kaldırma davası nedir?

Nafaka azaltma davası, koşulların değişmesi nedeniyle mevcut nafakanın indirilmesi veya tamamen kaldırılması için nafaka yükümlüsünün açtığı davadır. Yoksulluk nafakası ve maddi tazminat bakımından Türk Medeni Kanunu madde 176/4’e, iştirak nafakası bakımından ise madde 331’e dayanır. Nafaka kararı kesin hüküm niteliğinde olsa da, mali durumdaki esaslı değişiklikler bu davaların açılmasına imkân tanır.

Hangi durumlarda nafaka azaltılabilir?

Azaltma için yükümlünün veya alacaklının durumunda esaslı bir değişiklik aranır. Başlıca sebepler şunlardır:

  • Yükümlünün işini kaybetmesi veya gelirinin önemli ölçüde düşmesi,
  • Nafaka alacaklısının ekonomik durumunun belirgin biçimde iyileşmesi,
  • Yükümlünün yeni bir evlilikten çocuğunun olması ve yeni nafaka yükümlülüğü altına girmesi.

Ancak bu sebeplerin tek başına yeterli olup olmadığı, yükümlünün toplam mali durumu değerlendirilerek belirlenir.

Yoksulluk nafakasının kalkması (TMK m. 176)

Türk Medeni Kanunu madde 176’ya göre yoksulluk nafakası bazı hâllerde sona erer. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar. Bunun yanında; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde, nafaka yükümlüsünün açacağı dava ile nafaka kaldırılabilir. Bu son hâllerde kaldırma kendiliğinden olmaz; dava gereklidir.

Birlikte yaşama ve yeni yükümlülükler

Yargıtay, nafaka alacaklısının başka biriyle sürekli ve düzenli biçimde birlikte yaşamasını (fiili evlilik) yoksulluk nafakasının kaldırılma sebebi sayar; ancak ilişkinin sürekli ve düzenli olması gerekir, kısa veya geçici ilişkiler bu kapsamda değildir. Öte yandan yükümlünün yeni evliliğinden çocuğunun olması, tek başına otomatik bir azaltma sebebi olarak görülmez; borçlunun toplam mali durumu bütüncül biçimde değerlendirilir. Yani yeni bir yükümlülük doğması, mevcut nafakanın mutlaka düşeceği anlamına gelmez.

Davayı kim açar ve tek taraflı kesmenin riski

Nafaka azaltma (veya kaldırma) davasını nafaka yükümlüsü açar; dava aile mahkemesinde görülür ve karar kural olarak dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Çok önemli bir uyarı: mevcut bir nafaka kararı varken koşullar değişti diye nafakanın tek taraflı kesilmesi veya eksik ödenmesi mümkün değildir. Azaltma veya kaldırma ancak mahkeme kararıyla olur; karar olmadan ödemeyi kesmek, icra takibi ve İcra ve İflas Kanunu madde 344 kapsamında tazyik hapsi riski doğurur. Doğru yol, ödemeyi sürdürürken azaltma/kaldırma davası açmaktır. Bu süreçte bir aile hukuku avukatından destek almak hak kaybını önler.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka azaltma (indirim) veya kaldırma davası nedir?

Nafaka azaltma davası, koşulların değişmesi nedeniyle mevcut nafakanın indirilmesi veya tamamen kaldırılması için nafaka yükümlüsünün açtığı davadır. Yoksulluk nafakası ve maddi tazminat bakımından Türk Medeni Kanunu madde 176/4’e, iştirak nafakası bakımından ise madde 331’e dayanır. Nafaka kararı kesin hüküm niteliğinde olsa da, mali durumdaki esaslı değişiklikler bu davaların açılmasına imkân tanır.

Hangi durumlarda nafaka azaltılabilir?

Azaltma için nafaka yükümlüsünün veya alacaklının durumunda esaslı bir değişiklik aranır. Başlıca sebepler: yükümlünün işini kaybetmesi veya gelirinin önemli ölçüde düşmesi; nafaka alacaklısının ekonomik durumunun belirgin biçimde iyileşmesi; yükümlünün yeni bir evlilikten çocuğunun olması ve yeni nafaka yükümlülüğü altına girmesi. Ancak bu sebeplerin tek başına yeterli olup olmadığı, yükümlünün toplam mali durumu değerlendirilerek belirlenir.

Yoksulluk nafakası hangi hâllerde tamamen kalkar (TMK 176)?

Türk Medeni Kanunu madde 176’ya göre yoksulluk nafakası bazı hâllerde sona erer. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar. Bunun yanında; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde, nafaka yükümlüsünün açacağı dava ile nafaka kaldırılabilir. Bu son hâllerde kaldırma kendiliğinden olmaz; dava gerekir.

Nafaka alanın başkasıyla birlikte yaşaması nafakayı kaldırır mı?

Yargıtay, nafaka alacaklısının başka biriyle sürekli ve düzenli biçimde birlikte yaşamasını (‘fiili evlilik’ olarak nitelendirir) yoksulluk nafakasının kaldırılma sebebi olarak kabul etmektedir. Ancak bu durumun kaldırma sebebi sayılması için ilişkinin sürekli ve düzenli olması gerekir; kısa süreli veya geçici ilişkiler bu kapsamda değerlendirilmez. Bu durumun ispatı, nafaka yükümlüsüne aittir ve tanık ile diğer delillerle ortaya konur.

Yeni evlilik veya yeni çocuk tek başına nafaka azaltma sebebi midir?

Tek başına yeterli olmayabilir. Yargıtay uygulamasında, nafaka yükümlüsünün yeni evliliğinden çocuğunun olması, tek başına otomatik bir azaltma sebebi olarak görülmemekte; borçlunun toplam mali durumunun (gelir, gider, malvarlığı, tüm bakım yükümlülükleri) bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yani yeni bir yükümlülük doğması, mevcut nafakanın mutlaka düşeceği anlamına gelmez; mahkeme dengeyi gözetir.

Nafaka azaltma davasını kim açar, ne zamandan itibaren geçerli olur?

Nafaka azaltma (veya kaldırma) davasını nafaka yükümlüsü (nafakayı ödeyen taraf) açar; dava aile mahkemesinde görülür ve yetkili mahkeme tarafların yerleşim yeri mahkemesidir. Mahkemece verilen azaltma kararı da kural olarak dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Bu nedenle gelir kaybı gibi bir değişiklik yaşandığında, yükümlünün gecikmeden dava açması lehine olur.

Koşullar değişti diye nafaka kendiliğinden kesilebilir mi?

Hayır. Mevcut bir nafaka kararı varken, koşullar değişti diye nafakanın tek taraflı olarak kesilmesi veya eksik ödenmesi mümkün değildir. Nafakanın azaltılması veya kaldırılması ancak mahkeme kararıyla mümkündür. Mahkeme kararı olmadan ödemeyi kesmek, icra takibi ve İcra ve İflas Kanunu madde 344 kapsamında tazyik hapsi riski doğurur. Bu nedenle değişen koşullarda doğru yol, ödemeyi sürdürürken azaltma/kaldırma davası açmaktır.

Nafaka azaltma veya kaldırma davanızda yanınızdayız

Değişen koşullara göre nafakanızı uyarlamak için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk