Nafaka azaltma (indirim) veya kaldırma davası, koşulların esaslı biçimde değişmesi nedeniyle mevcut nafakanın indirilmesi ya da tamamen kaldırılması için nafaka yükümlüsünün açtığı davadır (TMK m. 176/4 ve 331). Önemli bir kural: koşullar değişse bile nafaka mahkeme kararı olmadan tek taraflı kesilemez; kesmek icra ve tazyik hapsi riski doğurur. Bu rehberde nafaka azaltma ve kaldırma davasını açıklıyoruz.
Geliriniz mi düştü, nafakanın azaltılmasını mı istiyorsunuz?
Azaltma veya kaldırma davanızı birlikte doğru biçimde planlayalım. Hukukçular Evi yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
Nafaka azaltma ve kaldırma davası nedir?
Nafaka azaltma davası, koşulların değişmesi nedeniyle mevcut nafakanın indirilmesi veya tamamen kaldırılması için nafaka yükümlüsünün açtığı davadır. Yoksulluk nafakası ve maddi tazminat bakımından Türk Medeni Kanunu madde 176/4’e, iştirak nafakası bakımından ise madde 331’e dayanır. Nafaka kararı kesin hüküm niteliğinde olsa da, mali durumdaki esaslı değişiklikler bu davaların açılmasına imkân tanır.
Hangi durumlarda nafaka azaltılabilir?
Azaltma için yükümlünün veya alacaklının durumunda esaslı bir değişiklik aranır. Başlıca sebepler şunlardır:
- Yükümlünün işini kaybetmesi veya gelirinin önemli ölçüde düşmesi,
- Nafaka alacaklısının ekonomik durumunun belirgin biçimde iyileşmesi,
- Yükümlünün yeni bir evlilikten çocuğunun olması ve yeni nafaka yükümlülüğü altına girmesi.
Ancak bu sebeplerin tek başına yeterli olup olmadığı, yükümlünün toplam mali durumu değerlendirilerek belirlenir.
Yoksulluk nafakasının kalkması (TMK m. 176)
Türk Medeni Kanunu madde 176’ya göre yoksulluk nafakası bazı hâllerde sona erer. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar. Bunun yanında; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde, nafaka yükümlüsünün açacağı dava ile nafaka kaldırılabilir. Bu son hâllerde kaldırma kendiliğinden olmaz; dava gereklidir.
Birlikte yaşama ve yeni yükümlülükler
Yargıtay, nafaka alacaklısının başka biriyle sürekli ve düzenli biçimde birlikte yaşamasını (fiili evlilik) yoksulluk nafakasının kaldırılma sebebi sayar; ancak ilişkinin sürekli ve düzenli olması gerekir, kısa veya geçici ilişkiler bu kapsamda değildir. Öte yandan yükümlünün yeni evliliğinden çocuğunun olması, tek başına otomatik bir azaltma sebebi olarak görülmez; borçlunun toplam mali durumu bütüncül biçimde değerlendirilir. Yani yeni bir yükümlülük doğması, mevcut nafakanın mutlaka düşeceği anlamına gelmez.
Davayı kim açar ve tek taraflı kesmenin riski
Nafaka azaltma (veya kaldırma) davasını nafaka yükümlüsü açar; dava aile mahkemesinde görülür ve karar kural olarak dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Çok önemli bir uyarı: mevcut bir nafaka kararı varken koşullar değişti diye nafakanın tek taraflı kesilmesi veya eksik ödenmesi mümkün değildir. Azaltma veya kaldırma ancak mahkeme kararıyla olur; karar olmadan ödemeyi kesmek, icra takibi ve İcra ve İflas Kanunu madde 344 kapsamında tazyik hapsi riski doğurur. Doğru yol, ödemeyi sürdürürken azaltma/kaldırma davası açmaktır. Bu süreçte bir aile hukuku avukatından destek almak hak kaybını önler.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📘 İlgili Rehberler
- Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?
- Nafaka Ödememe: Tazyik Hapsi ve Birikmiş Nafaka
- AYM Süresiz Nafaka Kararı 2026: Ne Değişti?
- Nafaka Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır? Yetkili Mahkeme
- Nafakanın Artırılması, Azaltılması veya Kaldırılması Hangi Hâllerde Mümkün?
- Nafaka Ödeyen Eş İşsiz Kalırsa Ne Olur? Azaltma ve Durdurma
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Nafaka Azaltma / Kaldırma Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 176
- Nafakayı Ödeyemiyorum: Azaltma, Taahhüt ve Hapisten Kurtulma Yolları
- Nafaka Ödeyen Eş İşsiz Kalırsa Ne Olur? Azaltma ve Durdurma
- Anlaşmalı Boşanma Reddedilirse Ne Olur? Hâkim Protokolü Onaylamazsa
- Vesayet ve Kayyım Atanması: Şartları ve Süreci
Gelir Düşüşünün İspatı: Hangi Belgeler?
Azaltma davasının kaderi, mali durumdaki değişikliğin belgeyle gösterilmesine bağlıdır. Beyan tek başına yeterli olmaz.
| Değişiklik | Belge |
|---|---|
| İşten çıkarılma | Fesih bildirimi, SGK işten ayrılış bildirgesi, işsizlik ödeneği kaydı |
| Gelirde düşüş | Karşılaştırmalı bordrolar, SGK hizmet dökümü, vergi beyannameleri |
| Sağlık sorunu | Sağlık kurulu raporu, sürekli tedavi ve ilaç giderleri, iş göremezlik kaydı |
| Yeni bakım yükümlülüğü | Nüfus kaydı, doğum belgesi, bakmakla yükümlü olunan kişiye ilişkin belgeler |
| Alacaklının durumunun düzelmesi | SGK ve vergi kayıtlarının celbi talebi; tapu ve araç sorgusu |
Karşılaştırma yapılmalıdır. Mahkeme, önceki karar tarihindeki durum ile bugünkü durumu karşılaştırır. Bu nedenle dilekçede yalnızca mevcut gelirin gösterilmesi yeterli değildir; karar tarihindeki gelirin de belgelenmesi ve aradaki farkın açıkça ortaya konması gerekir. Önceki karar örneği ve o dönemin gelir belgeleri dosyaya eklenmelidir.
Son satır bir imkâna işaret eder: alacaklının gelirinde artış olduğu düşünülüyorsa ancak belgeye ulaşılamıyorsa, araştırma talebi ileri sürülebilir. Talep dilekçede kurum adı ve tarih aralığıyla somutlaştırılmalıdır — SGK hizmet dökümü, vergi dairesi kayıtları, tapu ve trafik tescil sorgusu.
Kabul Edilmeyen Gerekçeler
Uygulamada sıkça ileri sürülen ancak tek başına yeterli görülmeyen gerekçeler:
- Yeniden evlenme. Yükümlünün yeniden evlenmesi tek başına azaltma sebebi değildir; ancak yeni bakım yükümlülükleri doğmuşsa bu ayrıca değerlendirilir.
- Kendi isteğiyle işten ayrılma. Gelir kaybı iradi olarak yaratılmışsa, azaltma talebi karşılanmayabilir.
- Genel ekonomik koşullar. Herkesi etkileyen koşullar, kişiye özgü bir değişiklik oluşturmaz.
- Karar tarihinde bilinen olgular. Nafaka belirlenirken zaten mevcut olan bir durum, sonradan “değişiklik” olarak ileri sürülemez.
İkinci madde önemli bir tuzaktır. Nafaka yükümlülüğünden kurtulmak amacıyla işten ayrılmak, geliri kayıt dışına çıkarmak veya malvarlığını devretmek; azaltma talebini desteklemek yerine kötü niyet göstergesi olarak değerlendirilebilir. Mahkeme, kişinin kazanma gücünü de dikkate alır; fiilen elde edilen gelir değil, elde edilebilecek gelir esas alınabilir.
Dava Süresince ve Karar Sonrası
Azaltma davasının açılması, mevcut yükümlülüğü askıya almaz. Süreç boyunca dikkat edilecekler:
| Aşama | Durum |
|---|---|
| Dava süresince | Mevcut nafaka ödenmeye devam edilir; kesilirse icra takibi ve tazyik hapsi yolu işler |
| Tedbir talebi | Yargılama süresince nafakanın geçici olarak düşürülmesi talep edilebilir |
| Kararın etkisi | Kural olarak dava tarihinden itibaren hüküm doğurur — bu nedenle dava geciktirilmemelidir |
| Fazla ödenen tutar | Karar geriye etkiliyse, aradaki fark için iade talebi gündeme gelebilir |
Üçüncü satır, davanın ne zaman açılacağını belirler: gelir düşüşü gerçekleştiğinde beklemek, geçen aylar için düşük tutarın uygulanmaması sonucunu doğurur. Bu nedenle koşullar değiştiğinde gecikmeden dava açmak gerekir.
Kaldırma talebi de aynı dosyada terditli olarak ileri sürülebilir: asıl talep azaltma, terditli talep kaldırma — veya tersi. Böylece şartlardan biri gerçekleşmese dahi diğeri değerlendirilir ve ikinci bir dava açma zorunluluğu doğmaz.
Nafakanın sona erme sebepleri ve “fiilen evli gibi yaşama” iddiasının ispatı için nafaka zaman çizelgesi rehberimize, dört nafaka türünün karşılaştırması ve tahsil rejimi için nafaka türleri rehberimize bakabilirsiniz.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka azaltma (indirim) veya kaldırma davası nedir?
Nafaka azaltma davası, koşulların değişmesi nedeniyle mevcut nafakanın indirilmesi veya tamamen kaldırılması için nafaka yükümlüsünün açtığı davadır. Yoksulluk nafakası ve maddi tazminat bakımından Türk Medeni Kanunu madde 176/4’e, iştirak nafakası bakımından ise madde 331’e dayanır. Nafaka kararı kesin hüküm niteliğinde olsa da, mali durumdaki esaslı değişiklikler bu davaların açılmasına imkân tanır.
Hangi durumlarda nafaka azaltılabilir?
Azaltma için nafaka yükümlüsünün veya alacaklının durumunda esaslı bir değişiklik aranır. Başlıca sebepler: yükümlünün işini kaybetmesi veya gelirinin önemli ölçüde düşmesi; nafaka alacaklısının ekonomik durumunun belirgin biçimde iyileşmesi; yükümlünün yeni bir evlilikten çocuğunun olması ve yeni nafaka yükümlülüğü altına girmesi. Ancak bu sebeplerin tek başına yeterli olup olmadığı, yükümlünün toplam mali durumu değerlendirilerek belirlenir.
Yoksulluk nafakası hangi hâllerde tamamen kalkar (TMK 176)?
Türk Medeni Kanunu madde 176’ya göre yoksulluk nafakası bazı hâllerde sona erer. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar. Bunun yanında; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde, nafaka yükümlüsünün açacağı dava ile nafaka kaldırılabilir. Bu son hâllerde kaldırma kendiliğinden olmaz; dava gerekir.
Nafaka alanın başkasıyla birlikte yaşaması nafakayı kaldırır mı?
Yargıtay, nafaka alacaklısının başka biriyle sürekli ve düzenli biçimde birlikte yaşamasını (‘fiili evlilik’ olarak nitelendirir) yoksulluk nafakasının kaldırılma sebebi olarak kabul etmektedir. Ancak bu durumun kaldırma sebebi sayılması için ilişkinin sürekli ve düzenli olması gerekir; kısa süreli veya geçici ilişkiler bu kapsamda değerlendirilmez. Bu durumun ispatı, nafaka yükümlüsüne aittir ve tanık ile diğer delillerle ortaya konur.
Yeni evlilik veya yeni çocuk tek başına nafaka azaltma sebebi midir?
Tek başına yeterli olmayabilir. Yargıtay uygulamasında, nafaka yükümlüsünün yeni evliliğinden çocuğunun olması, tek başına otomatik bir azaltma sebebi olarak görülmemekte; borçlunun toplam mali durumunun (gelir, gider, malvarlığı, tüm bakım yükümlülükleri) bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yani yeni bir yükümlülük doğması, mevcut nafakanın mutlaka düşeceği anlamına gelmez; mahkeme dengeyi gözetir.
Nafaka azaltma davasını kim açar, ne zamandan itibaren geçerli olur?
Nafaka azaltma (veya kaldırma) davasını nafaka yükümlüsü (nafakayı ödeyen taraf) açar; dava aile mahkemesinde görülür ve yetkili mahkeme tarafların yerleşim yeri mahkemesidir. Mahkemece verilen azaltma kararı da kural olarak dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Bu nedenle gelir kaybı gibi bir değişiklik yaşandığında, yükümlünün gecikmeden dava açması lehine olur.
Koşullar değişti diye nafaka kendiliğinden kesilebilir mi?
Hayır. Mevcut bir nafaka kararı varken, koşullar değişti diye nafakanın tek taraflı olarak kesilmesi veya eksik ödenmesi mümkün değildir. Nafakanın azaltılması veya kaldırılması ancak mahkeme kararıyla mümkündür. Mahkeme kararı olmadan ödemeyi kesmek, icra takibi ve İcra ve İflas Kanunu madde 344 kapsamında tazyik hapsi riski doğurur. Bu nedenle değişen koşullarda doğru yol, ödemeyi sürdürürken azaltma/kaldırma davası açmaktır.
Nafaka azaltma veya kaldırma davanızda yanınızdayız
Değişen koşullara göre nafakanızı uyarlamak için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.


