Güncelleme — 31 Temmuz 2026: Yürürlüğe girdi. 7589 sayılı Kanunun 21’inci maddesiyle HMK 147’ye eklenen fıkra, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Usule ilişkin bir hüküm olduğundan derdest dosyalarda da uygulanır.
“Duruşma yedi ay sonraya verildi” cümlesi Türk hukuk pratiğinin kroniğiydi — 7589 sayılı Kanun buna kanunla sınır çizdi: iki duruşma arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. Peki bu kural davaları gerçekten hızlandırır mı, istisna kapısı ne kadar geniş ve taraf olarak elinizde ne var? Gerçekçi analiz burada.
Kural: Üç Ay Tavanı
HMK 147’ye eklenen üçüncü fıkra şunu söylüyor: duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde ise hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.
Neyi düzenlemiyor: Kural, iki duruşma arasındaki süreyi sınırlar; davanın toplam süresine bir tavan getirmez. Ayrıca ilk duruşmanın ne zaman yapılacağına ilişkin bir hüküm de içermez. Yani bir dava hâlâ uzun sürebilir — ama artık aralar kısalacaktır.
İstisna: Gerekçeli Sapma
Kural mutlak değil. Zorunlu hâllerde hâkim daha uzun süre belirleyebilir; ancak bunun iki şartı var:
| Şart | Anlamı |
|---|---|
| Zorunluluk | Kanun iki örnek veriyor: bilirkişi incelemesinin uzaması ve istinabe yoluyla tahkikat işlemi. Liste sınırlı değil, ancak “işin niteliği gereği” zorunlu olmalı |
| Gerekçe | Hâkim sebebi belirtmek zorunda. Bu, sapmayı yazılı ve denetlenebilir hâle getirir |
Kritik kelime gerekçe. Takvim baskısından kaçış ancak yazılı bir sebeple mümkün. Uygulamanın kalitesi, bu gerekçelerin şablon mu yoksa gerçek mi olacağıyla belli olacak.
Dürüst olmak gerekirse — kuralın yaptırımı yok. Kanun, üç ayın aşılması hâlinde bir müeyyide öngörmüyor: karar bozma sebebi sayılmıyor, hâkim hakkında otomatik bir sonuç doğmuyor. Kuralın gücü, gerekçe yazma yükümlülüğünden ve tarafın bunu tutanağa geçirtip takip edebilmesinden geliyor. Bu nedenle aşağıdaki pratik adımlar önem kazanıyor.
Sürüncemede kalan davanız için süre stratejisi
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Gerçekçi Beklenti: Nerede İşler, Nerede Zorlanır?
Hızlanacak dosyalar: Tanık ve belge ağırlıklı, bilirkişisiz alacak-tazminat davaları; takvim tavanı buralarda doğrudan hissedilecek. Zorlanacak dosyalar: Bilirkişi-yoğun işçilik ve işçilik alacağı davaları, teknik keşifli inşaat-kamulaştırma dosyaları — istisna kapısı buralarda sık açılacak. Sistemik etki: Paketin diğer hız araçlarıyla (belirsiz alacağın kaldırılması, e-duruşma genişlemesi) birleşince kümülatif kazanım hedefleniyor.
Taraf İçin Pratik Rehber
Üç ayı aşan bir gün verildiğinde izlenecek sıra:
- Gerekçe var mı, tutanağa bakın. Hâkim daha uzun süre belirlediyse sebebini belirtmek zorundadır. Gerekçe yoksa bunu tutanağa geçirtin; sonraki adımların dayanağı budur.
- Öne alma talebi verin. Dilekçede HMK 147’deki üç ay kuralına ve gerekçenin bulunmadığına açıkça dayanın.
- Ara işlemleri sıkı takip edin. Uzun aranın sebebi çoğu zaman bekleyen bir tebligat, müzekkere cevabı veya bilirkişi raporudur. Bunları taraf olarak takip etmek, aranın kısalmasının en etkili yoludur.
- Birikirse tazminat yolunu hatırlayın. Sürüncemenin sistematik hâle gelmesi durumunda makul sürede yargılanma hakkı temelli tazminat başvurusu gündeme gelebilir.
Talep Artırımı Yapacaksanız Takvime Dikkat
Aynı kanunla getirilen bir başka değişiklikle bağlantılı önemli bir nokta var: belirsiz alacak davası kaldırıldı ve kısmi davada talep artırımı bir defaya mahsus ve tahkikat sona ermeden yapılabilir hâle geldi. Duruşma aralıklarının kısalması, bilirkişi raporu → itiraz → artırım zincirinin daha sıkışık bir takvimde yürüyeceği anlamına gelir. Artırım hazırlığına rapor tebliğ edilir edilmez başlanmalıdır. Ayrıntı: belirsiz alacak davası kaldırıldı — yerine ne geldi?
Adli tatil dönemine denk gelen takvimlerde süre etkileşimi için: Adli Tatil 2026 Rehberi.
Duruşma takviminizi ve süre haklarınızı birlikte yönetelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Sıkça Sorulan Sorular
Duruşmalar arası 3 ay kuralı nedir?
HMK 147’ye eklenen fıkraya göre hukuk yargılamasında duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. Düzenleme 7589 sayılı Kanunun 21’inci maddesiyle getirilmiş ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Hedef, aylarca sonraya gün verme pratiğine son vererek ortalama dava süresini kısaltmaktır.
Kuralın istisnası var mı?
Evet. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Kritik olan gerekçe şartıdır: sapma yazılı ve denetlenebilir olmalıdır.
Bu kural davaları gerçekten hızlandırır mı?
Kademeli olarak: duruşma takvimi baskısı mahkemeleri ara işlemleri (tebligat, bilirkişi, müzekkere) daha sıkı takibe zorlayacak. Ancak bilirkişi-yoğun dosyalarda istisna sık işleyebilir; kuralın gerçek etkisi, mahkemelerin iş yükü ve gerekçe denetiminin ne kadar ciddi uygulandığıyla ölçülecek.
Hangi davalarda uygulanacak?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na tabi yargılamalarda — alacak, tazminat, işçilik, ticari davalar dâhil. Ceza yargılaması bu kuralın değil, CMK’nın kendi duruşma düzeninin konusudur.
Hâkim 3 ayı aşan gün verirse ne yapabilirim?
Kural yürürlüğe girdikten sonra, gerekçesiz uzun aralıklarda taraf vekili duruşma gününün öne alınmasını talep edebilir; gerekçe gösterilmemesi hâlinde bu durum tutanağa geçirtilmelidir. Makul sürede yargılanma hakkı ihlallerinde tazminat yolları ayrıca gündeme gelebilir.
Kural ne zaman yürürlüğe girdi?
Yürürlüğe girdi. Düzenleme 7589 sayılı Kanunun 21’inci maddesiyle getirilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Usule ilişkin bir hüküm olduğundan ve bu madde için ayrı bir geçiş kuralı öngörülmediğinden derdest dosyalarda da uygulanır.
Kural derdest davamda da uygulanır mı?
Evet. Usule ilişkin bir hüküm olduğundan ve kanun bu madde için ayrı bir geçiş kuralı öngörmediğinden, yürürlük tarihinden itibaren görülmekte olan davalarda da uygulanır.
Üç ay aşılırsa ne olur, bir yaptırımı var mı?
Kanun, sürenin aşılması hâlinde açık bir müeyyide öngörmemektedir; aşılması tek başına bozma sebebi olarak düzenlenmemiştir. Kuralın gücü hâkimin gerekçe belirtme yükümlülüğünden gelir. Taraf olarak yapılması gereken, gerekçenin bulunmadığını tutanağa geçirtmek ve öne alma talebinde bulunmaktır.
Davanın toplam süresine bir sınır geldi mi?
Hayır. Düzenleme yalnızca iki duruşma arasındaki süreyi sınırlar; davanın toplam süresine veya ilk duruşmanın ne zaman yapılacağına ilişkin bir hüküm içermez.
📚 İlgili Rehberler
Bu rehber kabul edilen metne dayanır; kesin uygulama nihai Resmî Gazete metniyle netleşecektir.
Güncelleme Geçmişi
- 31 Temmuz 2026 — 7589 sayılı Kanunun 21’inci maddesiyle HMK 147’ye eklenen fıkra yürürlüğe girdi. Sayfa güncellendi: hükmün tam kapsamı (toplam süreye tavan getirmediği), istisnanın iki şartı, yaptırım bulunmadığı gerçeği, dört adımlık pratik rehber ve talep artırımı takvimiyle bağlantısı eklendi.
- 18 Temmuz 2026 — Sayfa, 7589 sayılı Kanunun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan metnine göre güncellenmiştir.


