Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK 162)
25 Temmuz 2026

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK 162)

Eşler arasındaki en ağır ihlallerden bazıları; bir eşin diğerinin hayatına kastetmesi, ona şiddet uygulaması (pek kötü davranış) veya ağır biçimde aşağılamasıdır (onur kırıcı davranış). Hukuk bu hâlleri ayrı ve özel bir boşanma sebebi olarak düzenlemiştir.

Kısa cevap

Eşin hayatına kastedilmesi, eşe pek kötü davranılması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması, TMK m.162’de düzenlenen özel ve mutlak bir boşanma sebebidir: olay ispatlanınca evlilik birliğinin ayrıca temelinden sarsıldığının kanıtlanması aranmaz. Dava, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır; affeden eşin dava hakkı yoktur. Süre kaçırılsa bile affedilmemiş olgular TMK m.166/1 kapsamında kusur olarak ileri sürülebilir. Hayata kast nedeniyle boşanmada kusurlu eşin artık değer payı hakkaniyete göre azaltılabilir veya kaldırılabilir (TMK m.236/2); can güvenliği için 6284 sayılı Kanun’daki tedbirler dava beklenmeden istenebilir.

Boşanma sebebiniz ve kusur durumunuz değerlendirilmeli

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kanun ne diyor?

Bu sebep, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenmiştir. Eşlerden her biri, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Bu da mutlak bir boşanma sebebidir; ispatlandığında ayrıca birliğin çekilmez hâle geldiğinin kanıtlanması aranmaz. Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı olmaz.

Uygulamada durum nedir?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında; fiziksel şiddet “pek kötü davranış”, ağır hakaret ve aşağılayıcı söz/eylemler ise “onur kırıcı davranış” kapsamında değerlendirilir. Bu sebeple açılan davalarda olayın ispatı (tanık, rapor, kayıt gibi) ve süreye uyulması önemlidir. Ayrıca bu tür eylemler, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirlerin de alınmasını gerektirebilir.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Şiddet, hayata kast ve ağır hakaret bu madde kapsamında mutlak boşanma sebebidir.
  • Dava, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır; affetmek dava hakkını düşürür.
  • Güvenlik için ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir talep edilebilir.

Kısacası eşin şiddeti veya ağır aşağılaması güçlü ve özel bir boşanma sebebidir; ancak süresinde ileri sürülmeli ve ispatlanmalıdır. Güvenlik söz konusuysa koruma tedbirleri ihmal edilmemelidir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Üç Sebebin Birbirinden Ayrılması

TMK m.162 tek bir sebep değil, aynı maddede toplanmış üç ayrı boşanma sebebi içerir. Dilekçede hangisine dayanıldığının açıkça belirtilmesi gerekir; çünkü her birinin ispat konusu ve ağırlığı farklıdır. Uygulamada dosyaların önemli bölümünde bu ayrım yapılmadığı için, ileri sürülen olgu ile dayanılan sebep örtüşmez ve talep reddedilir.

TMK m.162 kapsamındaki üç sebebin ayrımı
SebepNe anlama gelirTipik örnekler
Hayata kastEşin öldürülmesine yönelik kasıtlı eylemÖldürmeye teşebbüs, silahla saldırı, zehirleme girişimi
Pek kötü davranışBedensel/ruhsal acı veren, insan onuruyla bağdaşmayan eylemDövme, yaralama, aç bırakma, eve kilitleme, cinsel zorlama
Onur kırıcı davranışAğır derecede şeref ve haysiyet saldırısıAlenî ağır hakaret, iftira, başkaları önünde aşağılama

Ayrımın pratik önemi şudur: onur kırıcı davranışta “ağır derece” şartı aranır. Sıradan tartışma, kırıcı söz veya öfkeli bir çıkış bu kapsama girmez; böyle olgular TMK m.166 kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık fiziksel şiddet, tek bir olayla dahi pek kötü davranış sayılabilir. Sürekli aşağılanma ancak fiziksel şiddet bulunmayan durumlar için fiziksel şiddet olmadan sürekli aşağılanma yazımız yol göstericidir.

Üç Sebebin Unsurları: Kanun Metni ve Yargıtay Ölçütleri

TMK m.162/1’in lafzı şöyledir: eşlerden her biri, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Maddedeki üç sebep birbirinden bağımsızdır; biri ispatlandığında diğerlerinin varlığı aranmaz. Dilekçede hangi olgunun hangi sebebe dayandırıldığı ayrı ayrı yazılmalıdır, çünkü her sebebin ispat konusu ve sonuçları farklıdır.

Hayata kast. Eşin öldürülmesine yönelik kasıtlı bir davranıştır. Ölüm sonucunun gerçekleşmesi gerekmez; öldürmeye elverişli araçla yapılan saldırı veya zehirleme girişimi yeterlidir. Ceza mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilmiş olması şart değildir, çünkü boşanma hâkimi olayı kendi delilleriyle değerlendirir (TBK m.74). Bununla birlikte kesinleşmiş bir mahkûmiyet ispatı büyük ölçüde kolaylaştırır: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşin bıçakla hayati tehlike oluşturacak biçimde yaralanmasını ve bu fiilden verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyeti hayata kast olarak değerlendirmiştir (2. HD 17.09.2024, E.2023/7625, K.2024/5883).

Pek kötü davranış. Eşin vücut bütünlüğüne veya ruh sağlığına yönelik, acı veren ve insan onuruyla bağdaşmayan davranışlardır: dövme, yaralama, aç bırakma, eve kapatma, cinsel saldırı. Davranışın tekrarlanması şart değildir; tek bir ağır şiddet olayı bu sebebi oluşturabilir. Ölçüt, olayın ağırlığı ve eşin kişiliğine yönelik etkisidir.

Onur kırıcı davranış. Eşin şeref ve haysiyetini ağır derecede zedeleyen davranışlardır: ağır hakaret, başkaları önünde aşağılama, iftira. Kanun burada “ağır derece” şartını açıkça arar. Yargıtay, tekrarlanan ağır hakaret ve psikolojik şiddetin işkence düzeyine ulaşmasa da onur kırıcı davranış sayılacağını kabul etmiştir (2. HD 13.05.2025, E.2024/8642, K.2025/4989). Ağırlık eşiğine ulaşmayan kırıcı söz ve davranışlar ise TMK m.166/1 kapsamında kusur olarak değerlendirilir; bu ayrım için mutlak ve nispi boşanma sebepleri rehberimize bakabilirsiniz.

Mevzuat Haritası: TMK 162 Davasında Dayanılacak Hükümler

Hayata kast, şiddet ve ağır hakaret dosyaları yalnızca TMK m.162 ile sınırlı kalmaz; aynı olay nafaka, tazminat, mal rejimi, velayet, koruma tedbirleri ve ceza yargılaması bakımından da sonuç doğurur. Aşağıdaki tablo, dava dilekçesinde, tedbir talebinde ve ceza şikâyetinde birlikte dayanılacak hükümleri bir arada gösterir.

TMK 162 dosyasında uygulanan başlıca hükümler
HükümNe düzenler?
TMK m.162/1Hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış; dava hakkı mağdur olan eşe aittir.
TMK m.162/2Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer (hak düşürücü süre).
TMK m.162/3Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
TMK m.164Terk sebebi “haklı bir sebep olmaksızın” ortak konuta dönmemeyi arar; şiddet nedeniyle evden ayrılan eş bu kapsamda değildir.
TMK m.166/1Evlilik birliğinin temelinden sarsılması; süre kaçırılmışsa veya olay ağır derece eşiğine ulaşmıyorsa başvurulan genel sebep.
TMK m.167Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık davası açabilir.
TMK m.169Hâkim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.
TMK m.174Kusurlu eşten maddi tazminat; kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş için manevi tazminat.
TMK m.175Yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebilir; “süresiz olarak” ibaresinin iptali 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir.
TMK m.182, m.323-324Velayet ve kişisel ilişki; çocuğun huzuru tehlikeye düşerse kişisel ilişki kurma hakkı tanınmayabilir veya geri alınabilir (m.324/2).
TMK m.184Hâkim vicdani kanaat oluşmadıkça olguları ispatlanmış sayamaz; yemin teklif edilemez; ikrar hâkimi bağlamaz; deliller serbestçe takdir edilir; istem üzerine duruşma gizli yapılabilir.
TMK m.197/1Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düşen eş, tehlike sürdükçe ayrı yaşama hakkına sahiptir.
TMK m.236/2Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
6284 s.K. m.5/1Hâkimin önleyici tedbirleri: hakaret ve tehdit yasağı, ortak konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması, silah teslimi ve diğerleri.
6284 s.K. m.8Koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir geciktirilmeksizin verilir; tedbirler ilk defasında en çok altı ay için verilir.
TCK m.86/3-aKasten yaralamanın eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz, ceza yarı oranında artırılır.
TCK m.82/1-dKasten öldürmenin eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi nitelikli hâldir; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülür.
TCK m.125, m.131, m.73Hakaret suçunun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır; şikâyet, fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
TBK m.74Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir.

Süre ve Af: Davanın En Kırılgan Noktası

TMK m.162, mutlak boşanma sebebi olmasına rağmen süresiz kullanılabilecek bir hak vermez. Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Ayrıca affeden eşin dava hakkı bulunmaz.

TMK m.162/2-3: hak düşürücü süre ve affın etkisi
DurumEtkiPratik sonuç
Öğrenmeden itibaren 6 ay geçtiHak düşürücü süre doldum.162 reddedilir
Sebebin doğumundan itibaren 5 yıl geçtiÖğrenmeye bakılmazm.162 reddedilir
Eş açıkça affettiDava hakkı düşerm.162 dayanağı kalkar
Şiddet sonrası ortak hayat sürdüÖrtülü af tartışması doğarZorunluluk somut olarak açıklanmalı
Şiddet tekrarlanıyorHer yeni eylem ayrı bir sebeptir; süre her olay için ayrı işlerSüresi geçen eski olaylar affedilmemişse m.166/1 kapsamında ileri sürülür
Süre kaçırıldıTMK m.166 yolu açıkAffedilmemiş olgular kusur delili olarak kullanılır

Şiddet dosyalarında “ortak hayata devam” çoğu zaman af değil, mecburiyettir: barınma imkânsızlığı, ekonomik bağımlılık, çocukların durumu veya can güvenliği kaygısı. Bu nedenle dilekçede birlikte yaşamanın sürdüğü dönem açıklanmalı ve affetme iradesi bulunmadığı somut olgularla ortaya konmalıdır.

Süre Hesabı: Beş Örnek Olay

TMK m.162/2’deki altı aylık ve beş yıllık süreler hak düşürücü niteliktedir; davalı ileri sürmese bile hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Altı aylık süre, mağdur eşin sebebi öğrendiği günden başlar; hayata kast ve şiddet olaylarında mağdur olayı çoğu zaman yaşadığı anda öğrendiğinden süre genellikle olay günü işlemeye başlar. Her şiddet veya hakaret olayı ayrı bir sebeptir ve kendi süresine tabidir. Aşağıdaki örnekler bu kuralların birlikte nasıl işlediğini gösterir.

TMK m.162/2 süre hesabı örnekleri
OlaySüre durumuSonuç
Eş 10 Ocak’ta darp edildi ve aynı gün darp raporu aldı.Altı aylık süre 10 Ocak’ta başlar; en geç 10 Temmuz’da dolar.Bu tarihe kadar açılan dava süresindedir.
Eş, üç yıl önce kendisini zehirlemeye teşebbüs edildiğini bugün öğrendi.Beş yıllık üst sınır dolmamıştır; altı aylık süre öğrenme günü başlar.Öğrenmeden itibaren altı ay içinde TMK m.162’ye dayanılabilir.
Olayın üzerinden altı yıl geçtikten sonra öğrenildi.Beş yıllık mutlak süre dolmuştur; öğrenme tarihine bakılmaz.TMK m.162 düşer; olgular TMK m.166/1 kapsamında değerlendirilebilir.
Mart ve Eylül’de iki ayrı şiddet olayı yaşandı; dava Ekim’de açıldı.Eylül olayı süre içindedir; Mart olayı için altı ay dolmuştur.Dava Eylül olayına dayanır; Mart olayı affedilmemişse TMK m.166/1 kapsamında kusur olarak ileri sürülebilir.
Olaydan sonra eşler barıştı ve evlilik olağan biçimde sürdü.Affetme iradesi ortaya çıkmıştır.Dava hakkı düşer (TMK m.162/3); affedilen olay sonradan kusur olarak da yüklenemez.

Süre hesabında en kritik belge, olayın tarihini sabitleyen resmî kayıttır: darp raporu, kolluk tutanağı veya şikâyet dilekçesi. Bu belgeler hem altı aylık sürenin başlangıcını hem de davanın süresinde açıldığını gösterir. Affın etkisi ve örtülü af tartışması için boşanmada affetme dava hakkını düşürür mü yazımız ayrıntılı bilgi verir.

İspat Araçları ve Delil Zinciri

Bu davalarda ispat yükü davacıdadır ve tek bir belge çoğu zaman yeterli olmaz. Güçlü dosya, birbirini doğrulayan belgelerden kurulur.

TMK m.162 davasında kullanılan başlıca deliller
DelilNereden alınırGücü
Adli muayene / darp raporuHastane, adli tıpÇok yüksek — objektif tespit
6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararıAile mahkemesi / mülkî amirOrta — delil aranmadan verildiğinden başka delillerle desteklenmeli
Ceza soruşturma-kovuşturma dosyasıCumhuriyet başsavcılığı / mahkemeYüksek — celbi talep edilir
Kolluk ihbar ve olay tutanaklarıKarakol kayıtlarıYüksek — tarih ve yer sabitlenir
Tanık beyanıKomşu, aile yakını, iş arkadaşıOrta-yüksek — görgüye dayanmalı
Mesaj ve ses kayıtlarıTarafın kendi cihazıDeğişken — hukuka uygunluk denetlenir
Psikiyatrik tedavi kayıtlarıSağlık kuruluşuOrta — ruhsal etkiyi destekler

Ceza dosyası ile boşanma dosyası birbirinden bağımsızdır: ceza dosyasında beraat kararı verilmesi, boşanma hâkimini bağlamaz (TBK m.74). Buna karşılık ceza dosyasındaki maddi olgu tespitleri hukuk hâkimi için önemli dayanaktır. İki sürecin birlikte yürütülmesi için aile içi şiddette ceza davası ve boşanma rehberimizi, tanık dinletme usulü için çekişmeli boşanmada tanık nasıl dinletilir yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ceza Boyutu: Aynı Eylemin Ceza Hukukundaki Karşılığı

TMK m.162’ye konu olan eylemlerin çoğu aynı zamanda suçtur. Ceza süreci boşanma davasından bağımsız yürür, ancak ceza dosyasındaki tespitler boşanma dosyasında güçlü delil hâline gelir. Bu nedenle iki sürecin ilişkisini doğru kurmak gerekir.

  • Kasten öldürmeye teşebbüs. Kasten öldürmenin eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi TCK m.82/1-d uyarınca nitelikli hâldir. Bu tür dosyalarda soruşturma kendiliğinden yürütülür ve hayata kast sebebinin ispatında ceza dosyası belirleyici rol oynar.
  • Kasten yaralama. Eşe veya boşandığı eşe karşı kasten yaralamada şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır (TCK m.86/3-a). Mağdur eşin şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez.
  • Hakaret. Hakaret suçunun (TCK m.125) soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131). Şikâyet, fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m.73). Ceza şikâyeti için kaçırılan süre, boşanma davasında olgunun ileri sürülmesine engel değildir.

Ceza kararının boşanma davasına etkisi. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Bu nedenle ceza dosyasında “yeterli delil bulunmadığı” gerekçesiyle verilen beraat, boşanma hâkiminin tanık ve raporlara dayanarak şiddetin varlığını kabul etmesine engel olmaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre ise ceza mahkemesince kesin olarak saptanan maddi olgu, örneğin fiilin davalı tarafından işlendiği, hukuk hâkimini bağlar. Boşanma davasında ceza dosyasının sonucunu beklemek zorunlu değildir; dosyanın celbi istenerek içindeki rapor ve ifadeler delil olarak kullanılır. Ayrıntılı süreç için aile içi şiddette ceza davası ve boşanma rehberimize bakabilirsiniz.

TMK 162 ile TMK 166 Arasında Tercih

Aynı olguya iki farklı sebeple dayanmak mümkündür. Aradaki fark, davacıya sağladığı avantajda ortaya çıkar.

İki sebebin karşılaştırmalı değerlendirmesi
ÖlçütTMK m.162TMK m.166
NiteliğiMutlak boşanma sebebiNispi boşanma sebebi
Sarsılma ispatıAranmazAranır
Süre6 ay / 5 yılSüre yok
AfHakkı düşürürAffedilen olay kusur olarak yüklenemez
Kusur sonucuEylem davalının kusuru olarak sabittirKusur oranları tartışılır
Tazminat zeminiÇok güçlüKusura göre değişir

Bu nedenle dilekçe genellikle terditli kurulur: asıl talep TMK m.162, kabul edilmezse TMK m.166. Böylece süre itirazı kabul edilse dahi dava tümden reddedilmez, aynı olgular evlilik birliğinin sarsılmasında kusur delili olarak değerlendirilir.

Yargıtay Kararlarında TMK 162

Aşağıdaki kararlar, TMK m.162’nin uygulanmasında sık başvurulan ilkeleri göstermektedir. Kararların tam metinleri Yargıtay Karar Arama sisteminden esas ve karar numarasıyla sorgulanabilir.

TMK 162 ile ilgili Yargıtay kararları
Kararİlke
YHGK 15.06.2021, E.2017/2717, K.2021/761Mutlak boşanma sebeplerinde hâkim, kanunda öngörülen olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler; evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığı ayrıca araştırılmaz.
2. HD 17.09.2024, E.2023/7625, K.2024/5883Eşin bıçakla hayati tehlike oluşturacak biçimde yaralanması ve bu fiilden verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyet, hayata kast sebebini oluşturur.
2. HD 13.05.2025, E.2024/8642, K.2025/4989Tekrarlanan ağır hakaret ve psikolojik şiddet, işkence düzeyine ulaşmasa da onur kırıcı davranış sayılır.
2. HD 07.03.2016, E.2015/14215, K.2016/4389Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan şiddet olayları, sonradan eşe kusur olarak yüklenemez.
YHGK 10.11.2022, E.2020/2-367, K.2022/1497Hâkim, boşanma davası sürerken tedbir nafakasını talep aranmaksızın ve dava tarihinden itibaren takdir etmekle yükümlüdür.

Bu kararlardan çıkan pratik sonuç şudur: TMK m.162 davasında tartışma “evlilik çekilmez hâle geldi mi” sorusu üzerinde değil, olayın gerçekleşip gerçekleşmediği, ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı ve süresinde ileri sürülüp sürülmediği üzerinde yoğunlaşır. Kusur derecelendirmesinin genel kuralları için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kararın Sonuçları: Tazminat, Nafaka ve Güvenlik

TMK m.162 uyarınca verilen boşanma kararı, davalının ağır kusurunu tespit ettiğinden mali sonuçları da doğrudan etkiler.

TMK m.162 kararının doğurduğu sonuçlar
SonuçDayanakUygulama
Maddi tazminatTMK m.174/1Mevcut/beklenen menfaat zedelenmesi karşılanır
Manevi tazminatTMK m.174/2Şiddet ve hakaret hâlinde güçlü şekilde hükmedilir
Yoksulluk nafakasıTMK m.175Kusuru daha ağır olan eş talep edemez
VelayetTMK m.182Şiddet uygulayan ebeveyn aleyhine değerlendirilir
Kişisel ilişkiTMK m.182/3, m.323-324Refakatli/denetimli görüşme düzenlenebilir
Koruma tedbirleri6284 s.K.Boşanmadan bağımsız, ayrıca talep edilir

Güvenlik boyutu dava sürecinden bağımsızdır ve beklemeye gelmez: şiddet veya şiddet tehlikesi hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler derhâl talep edilmelidir. Başvuru için 6284 koruma kararı talebi dilekçe örneği, tazminat talebinin kurulumu için boşanmada tazminat talebi dilekçe örneği sayfalarımızdan yararlanabilirsiniz.

Hayata Kast ve Mal Paylaşımı: TMK m.236/2

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğerinin artık değerinin yarısına hak kazanır (TMK m.236/1). TMK m.236/2 bu kurala önemli bir istisna getirir: zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Bu hükmün uygulanmasında dört nokta önemlidir:

  1. Yalnızca hayata kast. Kanun metni TMK m.162’deki üç sebepten yalnızca hayata kastı sayar. Pek kötü davranış veya onur kırıcı davranış nedeniyle verilen boşanma kararlarında bu indirim metin itibarıyla öngörülmemiştir.
  2. Boşanmanın bu sebebe dayanması. Hüküm “hayata kast nedeniyle boşanma” hâlini arar. Bu nedenle olay hayata kast niteliğindeyse, davayı yalnızca TMK m.166/1’e dayandırmak yerine TMK m.162’yi asıl sebep olarak ileri sürmek mal paylaşımı bakımından da önem taşır.
  3. Hâkimin takdiri. Azaltma veya kaldırma zorunlu değildir; hâkim hakkaniyete göre karar verir. Olayın ağırlığı ve kusurlu eşin mal edinimine katkısı değerlendirilir.
  4. Kapsam. Hüküm artık değere katılma alacağına ilişkindir; kişisel mallar ile TMK m.227’deki değer artış payı bu indirimin konusu değildir.

Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m.225/2); tasfiyede malların kapsamı bu tarihe göre belirlenir. Ayrıntılar için zina veya hayata kast hâlinde mal paylaşımı payı azaltılır mı ve artık değer ve denkleştirme yazılarımıza bakabilirsiniz.

Güvenlik Önce: 6284 Tedbirleri ve Ayrı Yaşama Hakkı

Şiddet dosyalarında boşanma davasının açılmasını beklemek gerekmez. 6284 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesi hâkimi, şiddet mağduru eş ve çocuklar için önleyici tedbirlere hükmedebilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz, önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir ve tedbirler ilk defasında en çok altı ay için verilir (6284 s.K. m.8).

6284 sayılı Kanun m.5/1 kapsamında sık istenen tedbirler
TedbirNe sağlar?
Hakaret, tehdit ve aşağılama yasağıŞiddet uygulayanın mağdura yönelik söz ve davranışları yasaklanır.
Ortak konuttan uzaklaştırmaŞiddet uygulayan evden çıkarılır; konut korunan kişiye tahsis edilebilir.
YaklaşmamaKorunan kişiye, konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşılması yasaklanır.
İletişim araçlarıyla rahatsız etmemeTelefon, mesaj ve sosyal medya yoluyla rahatsız etme yasaklanır.
Kişisel ilişkinin düzenlenmesiÇocukla kişisel ilişki refakatçi eşliğinde yapılır, sınırlanır veya tümüyle kaldırılır.
Silah teslimiŞiddet uygulayan, ruhsatı olsa bile silahını kolluğa teslim eder.

Tedbir kararının boşanma davasındaki değeri. Tedbir kararı delil aranmadan verildiğinden, boşanma davasında tek başına şiddetin ispatı sayılmamalıdır. Karar; darp raporu, kolluk tutanağı ve görgü tanığı beyanlarıyla desteklendiğinde güçlü bir dosya oluşur. Bu konu 6284 koruma kararı boşanma davasında kusur kanıtı olur mu yazımızda ayrıntılı ele alınmıştır.

Evden ayrılmak terk sayılır mı? Şiddet gören eşin ortak konutu terk etmesi kusur değildir. TMK m.197/1’e göre ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düşen eş, bu tehlike sürdükçe ayrı yaşama hakkına sahiptir. Terk sebebi (TMK m.164) ise “haklı bir sebep olmaksızın” ortak konuta dönmemeyi arar; şiddetten korunmak için ayrılan eş bu kapsamda değildir. Terk ihtarı ve süreleri için terk nedeniyle boşanma rehberimize bakabilirsiniz.

Ayrılık davası seçeneği. Boşanmak istemeyen ancak ortak hayatı sürdüremeyen eş, TMK m.167 uyarınca boşanma yerine ayrılık davası açabilir. Bu seçeneğin şartları ve sonuçları için ayrılık davası yazımıza bakabilirsiniz.

Mutlak Sebep Olmanın Anlamı

Bu sebep özel ve mutlak bir boşanma sebebidir: kanıtlandığında hâkim, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ayrıca araştırmaksızın boşanmaya karar verir. Bu, genel sebebe göre önemli bir kolaylıktır. Hukuk Genel Kurulu da mutlak boşanma sebeplerinde yalnızca kanunda öngörülen olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin inceleneceğini vurgulamıştır (YHGK 15.06.2021, E.2017/2717, K.2021/761).

Kusur Bakımından Sonucu

Bu sebeple boşanmada davalının eylemi uygulamada çoğunlukla ağır kusur olarak değerlendirilir. Bunun mali sonuçları belirleyicidir: davacı eş bakımından maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) talepleri güçlenir. Davacının da kusurlu davranışları varsa, tazminat ve nafaka bakımından kusur karşılaştırması yine yapılır.

Buna karşılık genel sebebe (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) dayanıldığında kusur ayrıca ispatlanmalı ve karşılıklı kusur değerlendirmesi yapılır. Bu nedenle şartları varken özel sebebe dayanmak davacı lehinedir.

Affın Davranışla Ortaya Çıkması

Af, açık beyanla olabileceği gibi davranışlarla da ortaya çıkabilir: olaydan sonra evlilik birliğini olağan biçimde sürdürmek af olarak değerlendirilebilir. Ancak yalnızca aynı evde kalmaya devam etmek tek başına af anlamına gelmeyebilir; barınma, geçim veya çocuklar nedeniyle oluşan zorunluluk somut olarak açıklanmalıdır. Bu nedenle olay sonrası davranışlar dosyanın kaderini etkiler.

Dava Öncesi Delil Kontrol Listesi

  1. Adli rapor — fiziksel şiddette en güçlü delil
  2. Kolluk kayıtları ve olay tutanakları
  3. Koruma kararı dosyası ve içeriği
  4. Tanık beyanları — komşu, akraba, iş arkadaşı
  5. Mesaj ve arama kayıtları — kendinize gelenler
  6. Hastane ve psikiyatri kayıtları
  7. Ceza dosyası varsa iddianame ve karar

Ceza dosyasının varlığı bu davada büyük avantaj sağlar; ancak ceza davasının sonucu beklenmek zorunda değildir. Beraat kararı, boşanma davasında kusurun bulunmadığı sonucunu doğurmaz; hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74).

Genel Sebebe Geçiş

Özel sebebin şartları ispatlanamazsa, dilekçede genel sebebe (TMK m.166/1) de dayanılmışsa hâkim bu yönden inceleme yapar; dayanılmamışsa davanın tümden reddedilmesi riski doğar. Bu nedenle dava dilekçesinde özel sebebin yanında genel sebebe de dayanılması ve talep sonucunun buna göre kurulması güvenli yoldur.

Tedbir Talepleri

Bu tür dosyalarda dava dilekçesiyle birlikte istenmesi gerekenler: tedbir nafakası, çocuklar için geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi, konutun kullanımı ve gerekiyorsa malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir. Hâkim, eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri TMK m.169 uyarınca kendiliğinden alır; Hukuk Genel Kurulu da tedbir nafakasının talep aranmaksızın takdir edileceğini kabul etmiştir (YHGK 10.11.2022, E.2020/2-367, K.2022/1497). Yine de ihtiyacın dilekçede açıkça yazılması ve belgelenmesi kararı hızlandırır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri ise ayrı bir başvuruyla istenir.

Karşılıklı Kusur İddiası

Davalı taraf, davacının da kusurlu olduğunu ileri sürerek karşı dava açabilir. Bu hâlde hâkim her iki tarafın kusurunu ayrı ayrı değerlendirir. Özel sebebin şartları ispatlanmışsa davalının eylemi kusur olarak sabit olur; ancak davacının da kusuru varsa tazminat miktarı bundan etkilenir.

Ceza Dosyasının Beklenmesi

Aynı fiil hakkında ceza soruşturması yürüyorsa, boşanma davasında ceza dosyasının sonucunun beklenmesi zorunlu değildir. Hukuk hâkimi delilleri bağımsız değerlendirir. Ancak ceza dosyasındaki adli rapor, tanık beyanları ve tespitlerin dosyaya getirtilmesi talep edilmelidir; bu, ispatı belirgin biçimde güçlendirir.

Tanık Seçimi

Bu dosyalarda tanık beyanı belirleyicidir ancak tanığın olayı doğrudan görmüş olması aranır. Yalnızca davacıdan duyduğunu aktaran tanık beyanının delil değeri sınırlıdır. Bu nedenle olayı gören komşu, akraba veya iş arkadaşının tespit edilmesi ve delil listesinde gösterilmesi gerekir.

Hak Düşürücü Süre İtirazına Hazırlık

Davalı taraf çoğu zaman altı aylık sürenin geçtiğini ileri sürer; süre hak düşürücü olduğundan hâkim bunu kendiliğinden de gözetir. Buna karşı davacının, sebebi öğrendiği tarihi belgeleyebilmesi gerekir: rapor tarihi, kolluk başvuru tarihi veya mesaj kaydı bu belgelendirmeyi sağlar.

Dosyayı Kaybettiren Beş Hata

TMK m.162 davalarında esasa girilmeden kaybedilen dosyaların büyük bölümü aynı hatalardan doğar. Aşağıdaki tablo, bu hataları ve önleme yollarını göstermektedir.

TMK m.162 davasında sık yapılan usul hataları
HataSonucuÖnlemi
Sebebin dilekçede belirtilmemesiHangi olguya dayanıldığı anlaşılmazÜç sebepten hangisi olduğu açıkça yazılmalı
Altı aylık sürenin kaçırılmasıHak düşer, esasa girilmezÖğrenme tarihi belgeyle sabitlenmeli
Ortak hayatın sürdürülmesiÖrtülü af tartışmasıZorunluluk gerekçesi dilekçede açıklanmalı
Terditli talep kurulmamasıSebep ispatlanamazsa dava tümden reddedilebilirm.166 kademeli olarak eklenmeli
Adli raporun alınmamasıŞiddet ispatsız kalırOlay günü sağlık kuruluşuna başvurulmalı

Bu beş başlığın ortak paydası, sürecin olayın hemen ardından doğru kurulmasıdır. Şiddetin yaşandığı gün alınan tek bir adli rapor, aylar sonra toplanacak onlarca tanık beyanından daha güçlüdür.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Eşinizin hakareti mesajla veya yüze karşı sürüyorsa suç, şikâyet süresi, boşanmada kusur ve manevi tazminat için Eşim Bana Hakaret Ediyor, Mesajla Küfrediyor: Suç, Boşanmada Kusur ve Tazminat rehberine bakın.

Eşinizin ölüm veya şiddet tehdidinin TMK 162 ve 166 karşısındaki yeri ile koruma kararı için Eşim Beni Tehdit Ediyor rehberine bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedir?

Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı bir eylemde bulunması özel ve mutlak bir boşanma sebebidir (TMK 162).

Bu sebebe dayanan davada süre var mı?

Evet. Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı kalmaz.

Tek bir onur kırıcı davranış yeterli mi?

Eylemin ağırlığına göre tek bir fiil dahi bu sebebi oluşturabilir. Önemli olan davranışın hayata kast, pek kötü muamele veya ağır onur kırıcılık düzeyine ulaşmasıdır.

Şiddet bir kez olduysa TMK 162’ye dayanılabilir mi?

Evet. Pek kötü davranış için davranışın tekrarlanması şart değildir; tek bir ağır şiddet olayı yeterli olabilir. Belirleyici olan olayın ağırlığı ve eşin vücut bütünlüğü ile kişiliğine etkisidir. Olayın darp raporu ve kolluk kaydıyla belgelenmesi ispatı kolaylaştırır.

Hayata kast için ceza mahkûmiyeti şart mı?

Hayır. Boşanma hâkimi olayı kendi delilleriyle değerlendirir ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Bununla birlikte kesinleşmiş mahkûmiyet kararı, hayata kastın ispatını büyük ölçüde kolaylaştırır (Yargıtay 2. HD 17.09.2024, E.2023/7625, K.2024/5883).

Altı aylık süreyi kaçırdım; artık boşanamaz mıyım?

TMK m.162’ye dayanma hakkınız düşer, ancak boşanma yolu kapanmaz. Affedilmemiş olgular, TMK m.166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle ve kusur değerlendirmesinde ileri sürülebilir. Bu nedenle dilekçede TMK m.166/1’e de dayanılması önerilir.

Şiddetten sonra aynı evde kalmaya devam ettim; affetmiş sayılır mıyım?

Kendiliğinden sayılmazsınız. Affetme, açık beyanla veya davranışlarla ortaya çıkan bir iradedir. Mahkeme, olaydan sonra evliliğin olağan biçimde sürdürülüp sürdürülmediğine bakar. Barınma imkânsızlığı, ekonomik bağımlılık veya çocukların durumu gibi zorunluluklar dilekçede somut olarak açıklanmalıdır.

Hayata kast nedeniyle boşanmada mal paylaşımında pay azalır mı?

Azalabilir. TMK m.236/2’ye göre zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Hüküm pek kötü veya onur kırıcı davranışı saymaz ve yalnızca artık değere katılma alacağına ilişkindir.

Koruma kararı aldım; boşanma davasında şiddeti ispatlamış olur muyum?

Tek başına yeterli olmayabilir. 6284 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre koruyucu tedbir kararı için şiddete dair delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı da geciktirilmeksizin verilir. Bu nedenle koruma kararını darp raporu, kolluk tutanakları ve görgü tanıklarıyla desteklemek gerekir.

Şiddet uygulayan eş çocukla görüşebilir mi?

Mahkeme çocuğun üstün yararına göre karar verir. Çocuğun huzuru tehlikeye düşerse kişisel ilişki kurma hakkı tanınmayabilir veya geri alınabilir (TMK m.324/2). 6284 sayılı Kanun kapsamında da kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya tümüyle kaldırılmasına karar verilebilir.

Şiddet gören eş evi terk ederse kusurlu sayılır mı?

Hayır. TMK m.197/1’e göre ortak hayat sebebiyle kişiliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düşen eş, tehlike sürdükçe ayrı yaşama hakkına sahiptir. Terk sebebi (TMK m.164) haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemeyi aradığından, şiddetten korunmak için ayrılan eş terk etmiş sayılmaz.

Eşime hakaret nedeniyle şikâyette bulunmak için süre var mı?

Evet. Hakaret suçunun soruşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m.131) ve şikâyet, fiil ile failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m.73). Eşe karşı kasten yaralamada ise şikâyet aranmaz (TCK m.86/3-a). Ceza şikâyeti süresinin geçmesi, boşanma davasında olgunun ileri sürülmesini engellemez.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk