Ergin (18 Yaş Üstü) Engelli Çocuğa Nafaka Devam Eder mi? (TMK 364)
27 Haziran 2026

Ergin (18 Yaş Üstü) Engelli Çocuğa Nafaka Devam Eder mi? (TMK 364)

Boşanmada çocuk için bağlanan iştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak eğitimi devam eden veya engeli nedeniyle bakıma muhtaç olan çocuklar için durum farklıdır. Bu yazıda ergin çocuğa nafaka devamını açıklıyoruz.

Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İştirak Nafakası 18 Yaşında Sona Erer

Türk Medeni Kanunu’nun 328/1. maddesine göre ana ve babanın çocuğa bakım yükümlülüğü, çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Erginlik kural olarak 18 yaşın doldurulmasıyla gerçekleşir; evlenme veya mahkeme kararıyla ergin kılınma (kazai rüşt) hâllerinde daha erken de olabilir. Bu nedenle boşanmada bağlanan iştirak nafakası, erginlik anında yasa gereği kendiliğinden son bulur; ayrıca dava açmaya veya kaldırma kararı almaya gerek yoktur.

Eğitim Devam Ediyorsa: Yardım Nafakası

TMK 328/2’ye göre, çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durumlarına göre çocuğun eğitimi sona erinceye kadar bakım yükümlülüğünü sürdürür. Ancak bu, artık iştirak nafakası değil, yardım nafakası niteliğindedir. Ergin çocuk, eğitiminin sürdüğünü ileri sürerek bu nafakayı kendi adına dava etmelidir; nafaka talebi ana veya baba üzerinden değil, çocuğun kendisi tarafından açılır.

Engelli Çocuk İçin Yardım Nafakası

Engeli nedeniyle kendi geçimini sağlayamayan, sürekli bakıma ve desteğe muhtaç ergin çocuk için TMK 364 kapsamında yardım nafakası söz konusu olur. Bu yolda eğitim şartı aranmaz; belirleyici olgu, kişinin kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun olmasıdır. Yardım nafakası, herkesin yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine ödemekle yükümlü olduğu nafakadır. Sürekli bakıma muhtaç engelli çocuk yönünden bu nafaka, ihtiyaç devam ettiği sürece uzun süreli olarak ödenebilir.

Nafaka Miktarı ve Şartları

Yardım nafakasında, nafaka isteyenin yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olması ve nafaka yükümlüsünün de ödeme gücünün bulunması aranır. Hâkim, tarafların ekonomik durumlarını, çocuğun ihtiyaçlarını ve engelinin niteliğini değerlendirir. Engelin sürekli olması ve çocuğun çalışarak geçimini sağlayamaması hâlinde, yardım nafakasının devamına karar verilir. Şartlar değişirse nafaka uyarlama davasıyla artırılabilir veya azaltılabilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

İki farklı yol: eğitim nafakası ve engel kaynaklı yardım nafakası

Ergin çocuğa nafaka konusunda iki ayrı senaryo vardır ve şartları farklıdır. Karıştırılmaları, açılan davanın reddine yol açabilir.

Yol 1 — Eğitim devam ediyorsa

TMK 328/2’ye göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür. Burada belirleyici olgu eğitimin sürmesidir; nafaka, eğitimin bitmesiyle son bulur.

Yol 2 — Engel nedeniyle geçimini sağlayamıyorsa

TMK 364’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Burada eğitim şartı aranmaz. Belirleyici olgu, çocuğun kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun olmasıdır. Süreğen bir engel veya hastalık nedeniyle çalışamayan ergin çocuk tam olarak bu kapsamdadır ve okumuyor olması nafaka hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu ayrım pratik olarak şu anlama gelir: engelli ergin çocuk için açılacak davada, eğitim belgesi sunmak zorunlu değildir. Sunulması gereken, engelin niteliğini ve çalışma gücüne etkisini gösteren sağlık kurulu raporudur.

Engelli ergin çocuk için davanın kurulması

Davacı kimdir?

Ergin çocuk fiil ehliyetine sahipse davayı kendisi açar. Ancak engelin niteliği ayırt etme gücünü etkiliyorsa durum değişir: çocuk kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmışsa dava vasi tarafından açılır. Bu nedenle vesayet süreci ile nafaka süreci çoğu zaman birlikte yürütülür. Erginliğe yaklaşan, sürekli bakıma muhtaç bir çocuk için vesayet başvurusunu erginlik tarihinden önce hazırlamak, nafaka davasında temsil sorunu yaşanmasını önler.

Davalı kimdir ve sıra nedir?

TMK 365/1’e göre nafaka davası mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Ergin çocuk bakımından yükümlü, kural olarak ana ve babadır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında sıra gözetilmeksizin açılan yardım nafakası davasının dinlenmesine olanak bulunmadığı kabul edilmektedir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/15058 E., 2016/2662 K.; 2016/17247 E., 2017/6724 K.).

Ana ve babanın ikisi de sağ ve ödeme gücüne sahipse, nafaka yükümlülüğü ikisi arasında güçleri oranında paylaştırılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 03.03.2016 tarihli, 2015/17254 E. ve 2016/3205 K. sayılı kararında, nafaka miktarı belirlenirken mirasçılıkta aynı sırada yer alan kişilerin nafakaya katılma yükümlülüklerinin de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Kurumların dava hakkı

TMK 365/3’e göre dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir. TMK 366’ya göre ise korunmaya muhtaç kişilerin bakımı yükümlü kurum tarafından sağlanır ve bu kurumlar yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsünden isteyebilir. Bakımı bir kurum üstlenmiş engelli birey bakımından bu hüküm doğrudan uygulanabilir.

Miktar nasıl belirlenir? İki yönlü denge

Yardım nafakasında hâkim tek yönlü bakmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 06.06.2017 tarihli, 2016/19061 E. ve 2017/9116 K. sayılı kararında ilke şöyle ifade edilmiştir: kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise kanunda sayılan kişilerden yardım nafakası isteyebilir; ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi de asıldır. Nafaka, davacının geçinmesi için yeterli ve yükümlünün geliriyle orantılı olacak şekilde, TMK 4’teki hakkaniyet ilkesi gözetilerek takdir edilir.

Engelli birey bakımından dikkate alınan özel kalemler

  • Engelin niteliği, sürekliliği ve çalışma gücüne etkisi — sağlık kurulu raporu ile belgelenir.
  • Düzenli bakım ihtiyacı: refakatçi gideri, bakım hizmeti, ulaşım.
  • Tedavi, ilaç, cihaz ve rehabilitasyon giderlerinin sosyal güvenlik kapsamı dışında kalan kısmı.
  • Engelli aylığı, evde bakım yardımı gibi mevcut sosyal destekler. Bu destekler nafaka hakkını tümden ortadan kaldırmaz; geçimi tam karşılamıyorlarsa miktarın belirlenmesinde hesaba katılır.
  • Nafaka yükümlüsünün geliri, malvarlığı ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.

Sosyal ve ekonomik durum araştırması

Mahkeme, tarafların mali durumunu tespit için sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır. Gelir, SGK kayıtları, tapu ve araç kayıtları, banka hareketleri bu kapsamda incelenir. Davacının, davalının ödeme gücünü baştan ispat etme zorunluluğu yoktur; bu husus mahkemece araştırılır.

Süre, tahsil ve değişen koşullar

Nafaka ne kadar sürer?

Yardım nafakasında kanun sabit bir süre öngörmez. Belirleyici olan, nafaka hakkının dayandığı olgunun devam edip etmediğidir. Süreğen bir engel nedeniyle çalışma gücü kalıcı olarak yoksa, ihtiyaç sürdüğü müddetçe nafaka da devam eder. Buna karşılık iyileşme, çalışma gücünün kazanılması veya yeterli gelire kavuşma hâlinde nafakanın kaldırılması istenebilir.

Dava tarihindeki koşullar esastır

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mart 2018 tarihli kararına göre yardım nafakası davasında mahkemece davanın açıldığı tarihteki koşullar dikkate alınmalıdır. Bu nedenle iştirak nafakasının sona erdiği erginlik tarihi ile yeni davanın açıldığı tarih arasındaki boşluğu kısa tutmak önemlidir.

Karar kesinleşmeden icra edilebilir

HMK 367/2’ye göre aile hukukuna ilişkin kararlar kural olarak kesinleşmedikçe yerine getirilemez; nafaka hükümleri bu kuralın istisnasıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 12.01.2015 tarihli, 2014/3017 E. ve 2015/114 K. sayılı kararında yardım nafakasına ilişkin kararın kesinleşmeden icraya konu edilebileceği belirtilmiştir. Ödenmemesi hâlinde İİK 344 uyarınca tazyik hapsi istenebilir.

Koşullar değişirse

Tarafların mali durumu veya çocuğun ihtiyaçları esaslı biçimde değişirse, nafakanın artırılması ya da azaltılması için ayrıca dava açılabilir. Engelli bireyin bakım ihtiyacının artması, cihaz veya tedavi giderlerinin yükselmesi tipik artırım sebepleridir.

Güncel çerçeve

Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026 tarihli, TMK 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresine ilişkin iptal kararı yoksulluk nafakasını ilgilendirmektedir. Bu yazının konusu olan TMK 328 ve 364-366 hükümleri iptalin kapsamı dışındadır ve yürürlüktedir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ergin engelli çocuğa nafaka ödenir mi?

Ödenebilir. TMK 364’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Süreğen bir engel nedeniyle kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdüremeyen ergin çocuk bu kapsamdadır.

Engelli çocuğun okuyor olması şart mı?

Hayır. Eğitim şartı yalnızca TMK 328/2’ye dayanan eğitim nafakası bakımından aranır. TMK 364’e dayanan yardım nafakasında belirleyici olgu, kişinin kendi geliriyle geçinememesidir; okumuyor olması hakkı ortadan kaldırmaz.

Davayı kim açar?

Ergin çocuk fiil ehliyetine sahipse davayı kendisi açar. Engelin niteliği ayırt etme gücünü etkiliyor ve çocuk kısıtlanarak kendisine vasi atanmışsa, dava vasi tarafından açılır. Bu nedenle vesayet başvurusunu erginlik tarihinden önce hazırlamak yerinde olur.

Anne ve babanın ikisinden birden istenebilir mi?

Evet. Ana ve babanın ikisi de sağ ve ödeme gücüne sahipse yükümlülük güçleri oranında paylaştırılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 03.03.2016 tarihli 2015/17254 E., 2016/3205 K. sayılı kararında, miktar belirlenirken mirasçılıkta aynı sırada yer alanların katılma yükümlülüklerinin de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Engelli aylığı alıyorsa nafaka verilmez mi?

Verilebilir. Engelli aylığı veya evde bakım yardımı gibi destekler nafaka hakkını tümden ortadan kaldırmaz; geçimi tam olarak karşılamıyorlarsa yalnızca miktarın belirlenmesinde hesaba katılır.

Nafaka miktarı neye göre belirlenir?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 06.06.2017 tarihli 2016/19061 E., 2017/9116 K. sayılı kararına göre nafaka, davacının geçinmesi için yeterli ve yükümlünün geliriyle orantılı olacak şekilde TMK 4’teki hakkaniyet ilkesi gözetilerek takdir edilir. Yükümlünün geçim sıkıntısına düşürülmemesi de esastır.

Nafaka kaç yıl ödenir?

Kanun sabit bir süre öngörmez. Belirleyici olan, nafaka hakkının dayandığı olgunun sürüp sürmediğidir. Çalışma gücü kalıcı olarak yoksa ihtiyaç devam ettiği müddetçe nafaka da sürer; iyileşme veya yeterli gelire kavuşma hâlinde kaldırılması istenebilir.

Karar kesinleşmeden icraya konabilir mi?

Evet. HMK 367/2’ye göre aile hukukuna ilişkin kararlar kural olarak kesinleşmeden icra edilemez; nafaka hükümleri bu kuralın istisnasıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 12.01.2015 tarihli 2014/3017 E., 2015/114 K. sayılı kararı bu yöndedir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Nafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk