Yardım Nafakası Davası Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 364
08 Ağustos 2026

Yardım Nafakası Davası Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 364

Yardım nafakası, boşanmayla ilgisi olmayan bir nafaka türüdür. Anne, baba, çocuk, torun, büyükanne, büyükbaba ve kardeşler arasında karşılıklı olarak işleyen bir yardım yükümlülüğüne dayanır. Bu sayfada yardım nafakası davası dilekçesi örneğini ve davanın kaderini belirleyen bir usul kuralını bulacaksınız.

Davayı kaybettiren en yaygın hata

TMK m. 365 uyarınca yardım nafakası davası mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre sıra takip edilmeksizin açılan davanın dinlenmesine olanak yoktur. Yani çocuğunuz varken doğrudan kardeşinize dava açarsanız, esasa girilmeden reddedilirsiniz.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Yardım Nafakası Nedir, Kimden İstenir?

TMK m. 364 uyarınca herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Yükümlüler kanunda sınırlı biçimde sayılmıştır; bu sayımın dışındaki kimselerin yardım nafakası yükümlülüğü yoktur.

  • Altsoy: Çocuklar, torunlar, torun çocukları.
  • Üstsoy: Anne, baba, anneanne, babaanne, büyükbaba ve daha ileri üstsoy.
  • Kardeşler: Ancak refah içinde bulunmaları kaydıyla (TMK m. 364/2).

Buna karşılık teyze, hala, dayı, amca, yeğen ve eş yardım nafakası yükümlüsü değildir. Eşler arasındaki bakım yükümlülüğü ayrı hükümlere tabidir.

Yükümlülük çift yönlüdür. Bir torun büyükbabasına nafaka vermekle yükümlü olduğu gibi, aynı zamanda büyükbabasından da nafaka talep edebilir. Evlatlık ilişkisi süresince evlatlık ile evlat edinen arasında da bu yükümlülük karşılıklı olarak işler.

Mirasçılıktaki Sıra Kuralı Nasıl Uygulanır?

Bu, dilekçeyi yazmadan önce çözülmesi gereken ilk sorudur. TMK m. 365/1 uyarınca dava, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Pratik anlamı şudur: miras hukuku kuralları çerçevesinde size ilk sırada kim mirasçı olacaksa, önce ondan talepte bulunmanız gerekir.

Sıralama genel olarak şu yönde işler: altsoy → üstsoy → kardeşler. Daha yakın hısımlar sorumlu tutulmadan uzak hısımlara başvurulamaz.

Bu nedenle dilekçede, daha yakın sırada bulunan yükümlülerin neden sorumlu tutulamadığı açıklanmalıdır: hayatta olmadıkları, ödeme güçleri bulunmadığı veya kendilerinin de yoksul oldukları belirtilmeli ve belgelenmelidir. Yargıtay kararlarında, dava açılmayan diğer potansiyel yükümlülerin varlığının araştırılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Birden fazla yükümlü aynı sırada bulunuyorsa nafaka aralarında orantılı biçimde paylaştırılır. Ayrıca nafakanın yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.

Yardım nafakası davanızda sıra kuralı için destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Yoksulluk Ölçütü: Ne Zaman “Yoksul” Sayılırsınız?

Kanun “yoksulluğa düşecek olma” ifadesini kullanır ancak tanım vermez. Ölçüt Yargıtay uygulamasıyla şekillenmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1998 tarihli, 1998/656 E. ve 1998/688 K. sayılı kararında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Buna göre asgari geçim koşullarının altında kalmak temel ölçüttür. Sadece “geçinemiyorum” demek yetmez; gelir, malvarlığı ve zorunlu giderlerin somut belgelerle ortaya konması gerekir.

Karşı tarafın ödeme gücü de ayrıca değerlendirilir. TMK m. 365/2 uyarınca dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Hükmedilecek nafaka, yükümlünün kendi geçimini tehlikeye atacak düzeyde olamaz.

Yardım Nafakası Davası Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki örnek, yaşlı ebeveynin çocuğuna karşı açtığı dava içindir. Köşeli parantezli alanlar dosyanıza göre doldurulmalıdır.

[ … ] AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No]) — [Açık adres] — [Doğum tarihi]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Adres]

DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No]) — [Açık adres]
[Davacıya yakınlığı: oğlu / kızı / babası / annesi / kardeşi]

KONU: TMK m. 364 ve devamı uyarınca davacı lehine aylık [ … ] TL yardım nafakasına hükmedilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Davalı, davacının [oğlu / kızı]dır. Taraflar arasındaki hısımlık ilişkisi ekte sunulan aile nüfus kayıt tablosu ile ortaya konmuştur.

2. Mirasçılıktaki sıra yönünden: Davacının altsoyu olarak yalnızca davalı bulunmaktadır. [Birden fazla çocuk varsa: Davacının [ … ] çocuğu bulunmakta olup, diğer çocukları [ad soyad] hakkında da aynı talepte bulunulmaktadır / diğer çocuğu [ad soyad] hâlen [işsiz olup ödeme gücü bulunmamakta / kendisi de yoksulluk içindedir]; buna ilişkin belgeler ektedir.] Böylece TMK m. 365/1’de öngörülen mirasçılıktaki sıra kuralına uygun hareket edilmiştir.

3. Davacının yoksulluğu yönünden: Davacı [ … ] yaşında olup [çalışamaz durumdadır / geliri bulunmamaktadır / aylık [ … ] TL emekli aylığı almaktadır]. Üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmaz veya araç bulunmamaktadır; tapu ve trafik sorgu kayıtları ektedir. Aylık zorunlu giderleri şu şekildedir: [kira [ … ] TL, ilaç ve sağlık [ … ] TL, elektrik-su-doğalgaz [ … ] TL, gıda [ … ] TL]. Mevcut geliri, yeme, giyinme, barınma, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir.

4. Davalının ödeme gücü yönünden: Davalı [işyeri/kurum]’da [ … ] olarak çalışmakta olup aylık geliri [ … ] TL civarındadır. [Üzerine kayıtlı taşınmaz ve araç bulunmaktadır.] Davalının malî durumunun araştırılması talep olunur.

5. Davacı, davalıdan yardım talebinde bulunmuş ancak talepleri karşılıksız kalmıştır. Yardım nafakasına re’sen hükmedilemediğinden işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.

6. Yargılama uzun sürebileceğinden, davacının içinde bulunduğu durum gözetilerek dava süresince tedbir nafakasına hükmedilmesi talep olunur.

HUKUKİ SEBEPLER

TMK m. 364, 365, 366, 4787 sayılı Kanun m. 4, 6100 sayılı HMK ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER

Aile nüfus kayıt tablosu, davacının gelir ve emeklilik belgeleri, SGK hizmet dökümü, tapu ve trafik sorgu kayıtları, vergi mükellefiyeti bulunmadığına dair kayıt, kira sözleşmesi, sağlık ve ilaç harcama belgeleri, sağlık kurulu raporu, davalının malî durumunun araştırılması, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

a) Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılmasına,
b) Yargılama süresince davacı lehine aylık [ … ] TL tedbir nafakasına,
c) Davanın kabulü ile TMK m. 364 uyarınca dava tarihinden itibaren aylık [ … ] TL yardım nafakasına,
ç) Nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğinin karara bağlanmasına,
d) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

Yoksulluk ve ödeme gücü dosyanızı birlikte hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Dava Kurumlar Tarafından da Açılabilir

Yardım nafakası davası yalnızca nafaka alacaklısı tarafından açılmak zorunda değildir. Nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar da bu davayı açabilir. Bakımevi veya huzurevinde kalan bir kişi adına ilgili kurumun dava açması bu kapsamdadır.

Diğer Nafakalardan Farkı

Nafaka türüKimler arasındaBoşanmaya bağlı mı
Yardım nafakası (TMK 364)Üstsoy, altsoy, kardeşlerHayır, bağımsızdır
Yoksulluk nafakası (TMK 175)Boşanan eşlerEvet
İştirak nafakası (TMK 182)Velayeti olmayan ebeveyn → çocukEvet
Tedbir nafakası (TMK 169)Dava süresince eşler/çocukGeçicidir

Ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa durum ayrıdır: iştirak nafakası almakta olan çocuk ergin olduktan sonra eğitimi sürüyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.

Görevli Mahkeme ve Usul

KonuDurum
Görevli mahkemeAile Mahkemesi. Bulunmayan yerlerde bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesi.
Yetkili mahkemeNafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Yargılama usulüBasit yargılama usulü. Tedbir nafakası talep edilebilir.
HarçNafaka davaları maktu harca tâbidir.
Adli yardımYoksulluk iddiasına dayandığından adli yardım talebiyle birlikte sunulabilir.

Dilekçede Sık Yapılan Hatalar

  • Mirasçılık sırasını atlamak: En yaygın ve en pahalı hatadır. Daha yakın sırada yükümlü varken uzak hısıma açılan dava dinlenmez. Yakın yükümlülerin neden sorumlu tutulamadığı belgelenmelidir.
  • Yoksulluğu somutlaştırmamak: Gelir, malvarlığı ve zorunlu giderler kalem kalem yazılmalı, olumsuz kayıtlar (tapu ve araç sorgusunda kayıt bulunmadığı) da sunulmalıdır.
  • Karşı tarafın ödeme gücünü ele almamak: Nafaka, yükümlünün malî gücüne uygun olmak zorundadır; bu yönde araştırma talep edilmelidir.
  • Kardeşten talepte “refah” şartını gözden kaçırmak: Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Kardeş varlıklı değilse talep sonuçsuz kalır.
  • Tedbir nafakası istememek: Yargılama uzun sürebilir; dava süresince geçim için tedbir nafakası ayrıca talep edilmelidir.
  • Yükümlü olmayan kişilere dava açmak: Teyze, hala, dayı, amca ve yeğen yardım nafakası yükümlüsü değildir.
  • Talep etmeden nafaka beklemek: Yardım nafakasına re’sen hükmedilmez; mutlaka talep gerekir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

TMK m.365’in Beş Fıkrası

Dilekçenin kurgusunu belirleyen madde m.364 değil, usulü düzenleyen m.365‘tir. Hüküm beş fıkradan oluşur ve her biri dilekçede ayrı bir karşılık bulur.

Birinci fıkra — sıra: nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır.

İkinci fıkra — talebin içeriği: dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. İki ölçüt birlikte işler: ihtiyaç ve ödeme gücü. Dilekçede yalnız ihtiyacın gösterilmesi yetmez; karşı tarafın malî gücüne ilişkin veriler de sunulmalıdır.

Üçüncü fıkra — hâkimin denge yetkisi: nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.

Bu fıkra iki yönlüdür. Davalı bakımından bir savunma imkânıdır: kendi durumu itibarıyla yükümlülüğün hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürebilir. Davacı bakımından ise bir uyarıdır: yükümlüler arasından yalnız birine yönelmenin gerekçesi dilekçede açıklanmalıdır.

Dördüncü fıkra — kurum davası: dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.

Beşinci fıkra — endeksli artış: hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

“İstem hâlinde” kaydı kritiktir: hâkim bu düzenlemeyi re’sen yapamaz. Dilekçede talep edilmezse, her yıl için ayrı bir artırım davası açmak gerekir.

Yetki. Maddenin son fıkrası yetkiyi taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesine tanır. Bunun gerekçesi açıktır: yoksulluk içindeki hısımın imkânsızlıkları yüzünden davasını hiç açamaması önlenmek istenmiştir. Davacı kendi yerleşim yerinde de dava açabilir.

Fıkraİçerik
365/1Mirasçılıktaki sıra
365/2İhtiyaç ve malî güce uygunluk
365/3Hakkaniyete aykırıysa azaltma veya kaldırma
365/4Kurum da dava açabilir
365/5Endeksli artış — istem hâlinde
YetkiTaraflardan birinin yerleşim yeri

Sıra Kuralının Katılığı ve Bakım Nafakasının Önceliği

Dilekçelerin en sık reddedilme sebebi, sıranın atlanmasıdır. Bu kural esnek değildir.

Sıra nedir? Mirasçılıktaki sıra esas alınır: önce altsoy, sonra üstsoy, sonra kardeşler. Yargı uygulamasında, bir önceki sırada nafaka borçlusu bulunurken sonraki sıradaki yükümlüye başvurulamayacağı kabul edilmektedir.

Pratik sonuç. Çocuğu bulunan bir kişi, doğrudan kardeşinden yardım nafakası isteyemez; önce altsoyuna yönelmesi gerekir. Dilekçede önceki sıradaki yükümlülerin bulunmadığı ya da ödeme gücünden yoksun olduğu açıkça gösterilmelidir.

Aynı sırada birden fazla yükümlü varsa. Nafaka, yükümlüler arasında ödeme güçleri oranında paylaştırılır. Bu nedenle aynı sıradaki yükümlülerin tamamının davalı gösterilmesi yerinde olur.

Bakım nafakası önceliklidir. TMK m.364’ün son cümlesi bir sınır koyar: eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır. Bu ifade, yardım nafakasının bakım nafakası karşısında ikincil nitelikte olduğunu gösterir. Nafaka alacaklısının mevcut bir bakım yükümlüsü varsa, önce ondan talepte bulunması gerekir.

Somut bir örnek. Boşanan bir eş, koşulları oluşmuşsa eşine karşı yoksulluk nafakası davası açmadan önce üstsoyundan yardım nafakası talep edemez. Aynı mantık küçük çocuklar bakımından da işler: ana babanın bakım borcu varken yardım nafakasına gidilmez.

KonuKural
SıraAltsoy → üstsoy → kardeşler
Atlanabilir miHayır; önceki sıra tüketilmeli
Aynı sırada birden fazlaÖdeme güçleri oranında
Bakım nafakasıÖnceliklidir (m.364 son cümle)
Boşanan eşÖnce yoksulluk nafakası yoluna gitmeli

Kurumun Bakım ve Rücu Hakkı: TMK m.366

Yardım nafakası yalnız hısımlar arasında işleyen bir kurum değildir; kanun kurumları da denkleme katmıştır.

TMK m.366 uyarınca korunmaya muhtaç kişilerin bakımı yükümlü kurum tarafından sağlanır; bu kurumlar, yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü kişiden isteyebilir.

İki ayrı imkân. Birincisi m.365/4’teki dava açma yetkisidir: alacaklıya bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurum, onun adına yardım nafakası davası açabilir. İkincisi m.366’daki rücu hakkıdır: kurum, bakım için yaptığı masrafları nafaka yükümlüsünden talep edebilir.

Neden önemli? Yaşlı bakımı, engelli bakımı veya benzeri hizmetlerin kurumlarca sağlandığı hâllerde, nafaka yükümlüsü yükümlülükten kurtulmuş olmaz. Bakımın kurum tarafından üstlenilmiş olması, masrafların yükümlüden istenmesine engel değildir.

Takas yasağı. Nafakanın niteliğinden doğan önemli bir sınır daha vardır: nafaka borçlusu, nafaka borcunu kendi alacağına karşılık takasa konu edemez. Ayrıca doğmamış nafaka alacağından vazgeçilemez; yalnız işlemiş nafaka alacağından vazgeçilebilir.

Kamu düzeni. Yardım nafakası kamu düzenine ilişkindir. Bunun bir sonucu olarak tarafların yabancı olması, Türk mahkemelerinin davaya bakma yetkisini etkilemez.

KonuKural
Kurumun dava hakkım.365/4
Kurumun rücu hakkım.366 — yapılan masraflar
Kurum bakıyorsaYükümlülük sona ermez
TakasYapılamaz
FeragatDoğmamış alacaktan vazgeçilemez
NiteliğiKamu düzenine ilişkin

Dilekçenin Unsurları, Tarih ve Tahsil

Dilekçenin kanunda aranan unsurları taşıması ve zamanında verilmesi, sonucu doğrudan etkiler.

Dilekçe unsurları — HMK m.119. Dava dilekçesinde; mahkemenin adı, tarafların ad, soyad ve adresleri, davanın konusu, açık bir şekilde vakıalar, hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiği, dayanılan hukukî sebepler ve açık bir biçimde talep sonucu bulunur.

Belgeler birlikte verilir — HMK m.121. Elde bulunan belgeler asıllarıyla birlikte, karşı taraf sayısından bir fazla örnekle eklenir; başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılır.

Talep sonucu. Dilekçede sırasıyla; aylık nafaka miktarı, dava tarihinden itibaren ödenmesi, m.365/5 uyarınca gelecek yıllardaki artış ve — yargılama uzarsa — tedbir nafakası gösterilmelidir.

Dava tarihi belirleyicidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mart 2018 tarihli kararına göre, yardım nafakası davasında mahkemece davanın açıldığı tarihteki koşullar dikkate alınmalıdır. Bunun doğal sonucu şudur: geriye dönük dönem için nafaka talebi kural olarak sonuç doğurmaz. Bu nedenle ihtiyaç doğduğunda davayı geciktirmemek gerekir.

Re’sen hükmedilmez. İştirak nafakasından farklı olarak yardım nafakasına hâkim kendiliğinden hükmedemez; dava açılmadan nafaka doğmaz.

Kesinleşme beklenmez. HMK m.367/2’ye göre kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kural olarak kesinleşmedikçe yerine getirilemez; ancak nafaka hükümleri bu kuralın istisnasıdır. Yani nafaka kararı kesinleşmeyi beklemeden icraya konulabilir.

Tahsil. Karar ilamlı icra yoluyla takip edilir. Nafaka ilâmlarında temyiz icrayı durdurmaz ve teminat karşılığında dahi icranın durdurulmasına karar verilemez. Ödenmemesi hâlinde İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca tazyik hapsi gündeme gelir.

KonuKural
DilekçeHMK m.119; belgeler ekli (m.121)
Esas alınan anDava tarihindeki koşullar
Geçmiş dönemKural olarak istenemez
Re’sen hükümYok; talep şart
KesinleşmeNafaka istisnadır (HMK m.367/2)
ÖdenmezseİİK m.344 — tazyik hapsi

Nafaka Sonradan Değişir mi, Kalkar mı?

Yardım nafakası sabit bir yükümlülük değildir. Koşullar değiştiğinde her iki taraf da mahkemeye başvurabilir.

Dayanak koşula bağlıdır. Yardım nafakası, yoksulluk ve ödeme gücü ölçütlerine dayanır. Bu ölçütlerden biri ortadan kalktığında yükümlülük de etkilenir. Nafaka, geçmişteki bir duruma göre verilmiş olsa dahi bugünkü koşullara uyarlanabilir.

Alacaklının yoksulluğu kalkarsa. Nafaka alacaklısı iş bulmuş, düzenli bir gelire kavuşmuş ya da yoksulluğu başka biçimde sona ermişse, yükümlü nafakanın kaldırılmasını isteyebilir. Ölçüt, yoksulluk tanımındaki kalemlerin — yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim — artık karşılanabilir hâle gelmesidir.

Yükümlünün gücü azalırsa. Yükümlünün geliri düşmüş, işini kaybetmiş ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı artmışsa nafakanın azaltılması istenebilir. Burada TMK m.365/2’deki “malî gücüne uygun” ölçütü devrededir.

Hakkaniyet denetimi — m.365/3. Ayrıca nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir. Bu fıkra, yalnız dava açılırken değil, sonradan doğan dengesizlikler bakımından da dayanak oluşturur.

Alacaklının ihtiyacı artarsa. Tersi de mümkündür: sağlık giderlerinin artması ya da yaşam maliyetinin yükselmesi hâlinde alacaklı artırım isteyebilir. Dilekçede m.365/5 uyarınca gelecek yıllara ilişkin artış talep edilmişse, her yıl için ayrı dava açılmasına gerek kalmaz.

Usul. Değişiklik talepleri de aile mahkemesine yöneltilir ve yetki bakımından taraflardan birinin yerleşim yeri kuralı uygulanır. Talep, değişikliği gösteren somut ve güncel belgelerle desteklenmelidir.

DeğişiklikKim isterDayanak
Yoksulluk sona erdiYükümlüKaldırma
Ödeme gücü azaldıYükümlüm.365/2 — azaltma
Dengesizlik doğduYükümlüm.365/3 hakkaniyet
İhtiyaç arttıAlacaklıArtırım
Önlemm.365/5 — gelecek yıllara ilişkin artış talebi
Birikimi fonda kalan ebeveyn: Fon kaybı nedeniyle yoksulluğa düşme tehlikesi ve çocuklardan yardım nafakası (TMK m.364-365) param fonda kilitli, nafaka ödeyemiyorum yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Yardım nafakası kimden istenebilir?

TMK m. 364 uyarınca üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), altsoy (çocuk, torun) ve kardeşlerden istenebilir. Kardeşlerin yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Teyze, hala, dayı, amca, yeğen ve eş yardım nafakası yükümlüsü değildir.

Mirasçılıktaki sıra kuralı ne demek?

TMK m. 365 uyarınca dava, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Size ilk sırada kim mirasçı olacaksa önce ondan talepte bulunmanız gerekir; sıralama genel olarak altsoy, üstsoy, kardeşler yönündedir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre sıra takip edilmeksizin açılan davanın dinlenmesine olanak yoktur.

Çocuğum varken kardeşimden nafaka isteyebilir miyim?

Kural olarak hayır. Daha yakın sırada bulunan altsoy sorumlu tutulmadan kardeşe başvurulamaz. Ancak çocuğunuzun ödeme gücü bulunmuyorsa veya kendisi de yoksulluk içindeyse, bu durumu belgeleyerek kardeşe yönelme imkânı doğabilir.

Yoksulluk nasıl ispatlanır?

Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1998 tarihli kararında, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Gelir belgeleri, tapu ve araç sorgu kayıtları ile zorunlu giderler kalem kalem sunulmalıdır.

Yardım nafakası ile yoksulluk nafakası aynı şey mi?

Hayır. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) boşanan eşler arasında ve boşanmaya bağlı olarak istenir. Yardım nafakası (TMK m. 364) ise boşanmayla ilgisi olmayıp üstsoy, altsoy ve kardeşler arasındaki karşılıklı yardım yükümlülüğüne dayanır.

Anne babama bakmak zorunda mıyım?

TMK m. 364 uyarınca yardım etmediğiniz takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyunuza nafaka vermekle yükümlüsünüz. Ancak hükmedilecek nafaka, kendi geçiminizi tehlikeye atacak düzeyde olamaz; malî gücünüz mahkemece ayrıca değerlendirilir.

Dava süresince nafaka alabilir miyim?

Evet. Yardım nafakası davasında tedbir nafakası talep edilebilir. Yargılama uzun sürebileceğinden, dava süresince geçiminizi sağlamak üzere tedbir nafakasının dilekçede ayrıca istenmesi önemlidir.

Yardım nafakası davası hangi mahkemede açılır?

Aile mahkemesinde açılır; bulunmayan yerlerde dava bu sıfatla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetki bakımından nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir ve basit yargılama usulü uygulanır.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk