Yardım nafakası, boşanmayla ilgisi olmayan bir nafaka türüdür. Anne, baba, çocuk, torun, büyükanne, büyükbaba ve kardeşler arasında karşılıklı olarak işleyen bir yardım yükümlülüğüne dayanır. Bu sayfada yardım nafakası davası dilekçesi örneğini ve davanın kaderini belirleyen bir usul kuralını bulacaksınız.
Davayı kaybettiren en yaygın hata
TMK m. 365 uyarınca yardım nafakası davası mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre sıra takip edilmeksizin açılan davanın dinlenmesine olanak yoktur. Yani çocuğunuz varken doğrudan kardeşinize dava açarsanız, esasa girilmeden reddedilirsiniz.
⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
Yardım Nafakası Nedir, Kimden İstenir?
TMK m. 364 uyarınca herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Yükümlüler kanunda sınırlı biçimde sayılmıştır; bu sayımın dışındaki kimselerin yardım nafakası yükümlülüğü yoktur.
- Altsoy: Çocuklar, torunlar, torun çocukları.
- Üstsoy: Anne, baba, anneanne, babaanne, büyükbaba ve daha ileri üstsoy.
- Kardeşler: Ancak refah içinde bulunmaları kaydıyla (TMK m. 364/2).
Buna karşılık teyze, hala, dayı, amca, yeğen ve eş yardım nafakası yükümlüsü değildir. Eşler arasındaki bakım yükümlülüğü ayrı hükümlere tabidir.
Yükümlülük çift yönlüdür. Bir torun büyükbabasına nafaka vermekle yükümlü olduğu gibi, aynı zamanda büyükbabasından da nafaka talep edebilir. Evlatlık ilişkisi süresince evlatlık ile evlat edinen arasında da bu yükümlülük karşılıklı olarak işler.
Mirasçılıktaki Sıra Kuralı Nasıl Uygulanır?
Bu, dilekçeyi yazmadan önce çözülmesi gereken ilk sorudur. TMK m. 365/1 uyarınca dava, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Pratik anlamı şudur: miras hukuku kuralları çerçevesinde size ilk sırada kim mirasçı olacaksa, önce ondan talepte bulunmanız gerekir.
Sıralama genel olarak şu yönde işler: altsoy → üstsoy → kardeşler. Daha yakın hısımlar sorumlu tutulmadan uzak hısımlara başvurulamaz.
Bu nedenle dilekçede, daha yakın sırada bulunan yükümlülerin neden sorumlu tutulamadığı açıklanmalıdır: hayatta olmadıkları, ödeme güçleri bulunmadığı veya kendilerinin de yoksul oldukları belirtilmeli ve belgelenmelidir. Yargıtay kararlarında, dava açılmayan diğer potansiyel yükümlülerin varlığının araştırılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Birden fazla yükümlü aynı sırada bulunuyorsa nafaka aralarında orantılı biçimde paylaştırılır. Ayrıca nafakanın yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.
Yardım nafakası davanızda sıra kuralı için destek alın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Yoksulluk Ölçütü: Ne Zaman “Yoksul” Sayılırsınız?
Kanun “yoksulluğa düşecek olma” ifadesini kullanır ancak tanım vermez. Ölçüt Yargıtay uygulamasıyla şekillenmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1998 tarihli, 1998/656 E. ve 1998/688 K. sayılı kararında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Buna göre asgari geçim koşullarının altında kalmak temel ölçüttür. Sadece “geçinemiyorum” demek yetmez; gelir, malvarlığı ve zorunlu giderlerin somut belgelerle ortaya konması gerekir.
Karşı tarafın ödeme gücü de ayrıca değerlendirilir. TMK m. 365/2 uyarınca dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Hükmedilecek nafaka, yükümlünün kendi geçimini tehlikeye atacak düzeyde olamaz.
Yardım Nafakası Davası Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki örnek, yaşlı ebeveynin çocuğuna karşı açtığı dava içindir. Köşeli parantezli alanlar dosyanıza göre doldurulmalıdır.
[ … ] AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No]) — [Açık adres] — [Doğum tarihi]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Adres]
DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No]) — [Açık adres]
[Davacıya yakınlığı: oğlu / kızı / babası / annesi / kardeşi]
KONU: TMK m. 364 ve devamı uyarınca davacı lehine aylık [ … ] TL yardım nafakasına hükmedilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Davalı, davacının [oğlu / kızı]dır. Taraflar arasındaki hısımlık ilişkisi ekte sunulan aile nüfus kayıt tablosu ile ortaya konmuştur.
2. Mirasçılıktaki sıra yönünden: Davacının altsoyu olarak yalnızca davalı bulunmaktadır. [Birden fazla çocuk varsa: Davacının [ … ] çocuğu bulunmakta olup, diğer çocukları [ad soyad] hakkında da aynı talepte bulunulmaktadır / diğer çocuğu [ad soyad] hâlen [işsiz olup ödeme gücü bulunmamakta / kendisi de yoksulluk içindedir]; buna ilişkin belgeler ektedir.] Böylece TMK m. 365/1’de öngörülen mirasçılıktaki sıra kuralına uygun hareket edilmiştir.
3. Davacının yoksulluğu yönünden: Davacı [ … ] yaşında olup [çalışamaz durumdadır / geliri bulunmamaktadır / aylık [ … ] TL emekli aylığı almaktadır]. Üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmaz veya araç bulunmamaktadır; tapu ve trafik sorgu kayıtları ektedir. Aylık zorunlu giderleri şu şekildedir: [kira [ … ] TL, ilaç ve sağlık [ … ] TL, elektrik-su-doğalgaz [ … ] TL, gıda [ … ] TL]. Mevcut geliri, yeme, giyinme, barınma, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir.
4. Davalının ödeme gücü yönünden: Davalı [işyeri/kurum]’da [ … ] olarak çalışmakta olup aylık geliri [ … ] TL civarındadır. [Üzerine kayıtlı taşınmaz ve araç bulunmaktadır.] Davalının malî durumunun araştırılması talep olunur.
5. Davacı, davalıdan yardım talebinde bulunmuş ancak talepleri karşılıksız kalmıştır. Yardım nafakasına re’sen hükmedilemediğinden işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.
6. Yargılama uzun sürebileceğinden, davacının içinde bulunduğu durum gözetilerek dava süresince tedbir nafakasına hükmedilmesi talep olunur.
HUKUKİ SEBEPLER
TMK m. 364, 365, 366, 4787 sayılı Kanun m. 4, 6100 sayılı HMK ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER
Aile nüfus kayıt tablosu, davacının gelir ve emeklilik belgeleri, SGK hizmet dökümü, tapu ve trafik sorgu kayıtları, vergi mükellefiyeti bulunmadığına dair kayıt, kira sözleşmesi, sağlık ve ilaç harcama belgeleri, sağlık kurulu raporu, davalının malî durumunun araştırılması, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
a) Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılmasına,
b) Yargılama süresince davacı lehine aylık [ … ] TL tedbir nafakasına,
c) Davanın kabulü ile TMK m. 364 uyarınca dava tarihinden itibaren aylık [ … ] TL yardım nafakasına,
ç) Nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğinin karara bağlanmasına,
d) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]
Yoksulluk ve ödeme gücü dosyanızı birlikte hazırlayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Dava Kurumlar Tarafından da Açılabilir
Yardım nafakası davası yalnızca nafaka alacaklısı tarafından açılmak zorunda değildir. Nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar da bu davayı açabilir. Bakımevi veya huzurevinde kalan bir kişi adına ilgili kurumun dava açması bu kapsamdadır.
Diğer Nafakalardan Farkı
| Nafaka türü | Kimler arasında | Boşanmaya bağlı mı |
|---|---|---|
| Yardım nafakası (TMK 364) | Üstsoy, altsoy, kardeşler | Hayır, bağımsızdır |
| Yoksulluk nafakası (TMK 175) | Boşanan eşler | Evet |
| İştirak nafakası (TMK 182) | Velayeti olmayan ebeveyn → çocuk | Evet |
| Tedbir nafakası (TMK 169) | Dava süresince eşler/çocuk | Geçicidir |
Ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa durum ayrıdır: iştirak nafakası almakta olan çocuk ergin olduktan sonra eğitimi sürüyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.
Görevli Mahkeme ve Usul
| Konu | Durum |
|---|---|
| Görevli mahkeme | Aile Mahkemesi. Bulunmayan yerlerde bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesi. |
| Yetkili mahkeme | Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. |
| Yargılama usulü | Basit yargılama usulü. Tedbir nafakası talep edilebilir. |
| Harç | Nafaka davaları maktu harca tâbidir. |
| Adli yardım | Yoksulluk iddiasına dayandığından adli yardım talebiyle birlikte sunulabilir. |
Dilekçede Sık Yapılan Hatalar
- Mirasçılık sırasını atlamak: En yaygın ve en pahalı hatadır. Daha yakın sırada yükümlü varken uzak hısıma açılan dava dinlenmez. Yakın yükümlülerin neden sorumlu tutulamadığı belgelenmelidir.
- Yoksulluğu somutlaştırmamak: Gelir, malvarlığı ve zorunlu giderler kalem kalem yazılmalı, olumsuz kayıtlar (tapu ve araç sorgusunda kayıt bulunmadığı) da sunulmalıdır.
- Karşı tarafın ödeme gücünü ele almamak: Nafaka, yükümlünün malî gücüne uygun olmak zorundadır; bu yönde araştırma talep edilmelidir.
- Kardeşten talepte “refah” şartını gözden kaçırmak: Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Kardeş varlıklı değilse talep sonuçsuz kalır.
- Tedbir nafakası istememek: Yargılama uzun sürebilir; dava süresince geçim için tedbir nafakası ayrıca talep edilmelidir.
- Yükümlü olmayan kişilere dava açmak: Teyze, hala, dayı, amca ve yeğen yardım nafakası yükümlüsü değildir.
- Talep etmeden nafaka beklemek: Yardım nafakasına re’sen hükmedilmez; mutlaka talep gerekir.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
TMK m.365’in Beş Fıkrası
Dilekçenin kurgusunu belirleyen madde m.364 değil, usulü düzenleyen m.365‘tir. Hüküm beş fıkradan oluşur ve her biri dilekçede ayrı bir karşılık bulur.
Birinci fıkra — sıra: nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır.
İkinci fıkra — talebin içeriği: dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. İki ölçüt birlikte işler: ihtiyaç ve ödeme gücü. Dilekçede yalnız ihtiyacın gösterilmesi yetmez; karşı tarafın malî gücüne ilişkin veriler de sunulmalıdır.
Üçüncü fıkra — hâkimin denge yetkisi: nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.
Bu fıkra iki yönlüdür. Davalı bakımından bir savunma imkânıdır: kendi durumu itibarıyla yükümlülüğün hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürebilir. Davacı bakımından ise bir uyarıdır: yükümlüler arasından yalnız birine yönelmenin gerekçesi dilekçede açıklanmalıdır.
Dördüncü fıkra — kurum davası: dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.
Beşinci fıkra — endeksli artış: hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
“İstem hâlinde” kaydı kritiktir: hâkim bu düzenlemeyi re’sen yapamaz. Dilekçede talep edilmezse, her yıl için ayrı bir artırım davası açmak gerekir.
Yetki. Maddenin son fıkrası yetkiyi taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesine tanır. Bunun gerekçesi açıktır: yoksulluk içindeki hısımın imkânsızlıkları yüzünden davasını hiç açamaması önlenmek istenmiştir. Davacı kendi yerleşim yerinde de dava açabilir.
| Fıkra | İçerik |
|---|---|
| 365/1 | Mirasçılıktaki sıra |
| 365/2 | İhtiyaç ve malî güce uygunluk |
| 365/3 | Hakkaniyete aykırıysa azaltma veya kaldırma |
| 365/4 | Kurum da dava açabilir |
| 365/5 | Endeksli artış — istem hâlinde |
| Yetki | Taraflardan birinin yerleşim yeri |
Sıra Kuralının Katılığı ve Bakım Nafakasının Önceliği
Dilekçelerin en sık reddedilme sebebi, sıranın atlanmasıdır. Bu kural esnek değildir.
Sıra nedir? Mirasçılıktaki sıra esas alınır: önce altsoy, sonra üstsoy, sonra kardeşler. Yargı uygulamasında, bir önceki sırada nafaka borçlusu bulunurken sonraki sıradaki yükümlüye başvurulamayacağı kabul edilmektedir.
Pratik sonuç. Çocuğu bulunan bir kişi, doğrudan kardeşinden yardım nafakası isteyemez; önce altsoyuna yönelmesi gerekir. Dilekçede önceki sıradaki yükümlülerin bulunmadığı ya da ödeme gücünden yoksun olduğu açıkça gösterilmelidir.
Aynı sırada birden fazla yükümlü varsa. Nafaka, yükümlüler arasında ödeme güçleri oranında paylaştırılır. Bu nedenle aynı sıradaki yükümlülerin tamamının davalı gösterilmesi yerinde olur.
Bakım nafakası önceliklidir. TMK m.364’ün son cümlesi bir sınır koyar: eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır. Bu ifade, yardım nafakasının bakım nafakası karşısında ikincil nitelikte olduğunu gösterir. Nafaka alacaklısının mevcut bir bakım yükümlüsü varsa, önce ondan talepte bulunması gerekir.
Somut bir örnek. Boşanan bir eş, koşulları oluşmuşsa eşine karşı yoksulluk nafakası davası açmadan önce üstsoyundan yardım nafakası talep edemez. Aynı mantık küçük çocuklar bakımından da işler: ana babanın bakım borcu varken yardım nafakasına gidilmez.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Sıra | Altsoy → üstsoy → kardeşler |
| Atlanabilir mi | Hayır; önceki sıra tüketilmeli |
| Aynı sırada birden fazla | Ödeme güçleri oranında |
| Bakım nafakası | Önceliklidir (m.364 son cümle) |
| Boşanan eş | Önce yoksulluk nafakası yoluna gitmeli |
Kurumun Bakım ve Rücu Hakkı: TMK m.366
Yardım nafakası yalnız hısımlar arasında işleyen bir kurum değildir; kanun kurumları da denkleme katmıştır.
TMK m.366 uyarınca korunmaya muhtaç kişilerin bakımı yükümlü kurum tarafından sağlanır; bu kurumlar, yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü kişiden isteyebilir.
İki ayrı imkân. Birincisi m.365/4’teki dava açma yetkisidir: alacaklıya bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurum, onun adına yardım nafakası davası açabilir. İkincisi m.366’daki rücu hakkıdır: kurum, bakım için yaptığı masrafları nafaka yükümlüsünden talep edebilir.
Neden önemli? Yaşlı bakımı, engelli bakımı veya benzeri hizmetlerin kurumlarca sağlandığı hâllerde, nafaka yükümlüsü yükümlülükten kurtulmuş olmaz. Bakımın kurum tarafından üstlenilmiş olması, masrafların yükümlüden istenmesine engel değildir.
Takas yasağı. Nafakanın niteliğinden doğan önemli bir sınır daha vardır: nafaka borçlusu, nafaka borcunu kendi alacağına karşılık takasa konu edemez. Ayrıca doğmamış nafaka alacağından vazgeçilemez; yalnız işlemiş nafaka alacağından vazgeçilebilir.
Kamu düzeni. Yardım nafakası kamu düzenine ilişkindir. Bunun bir sonucu olarak tarafların yabancı olması, Türk mahkemelerinin davaya bakma yetkisini etkilemez.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kurumun dava hakkı | m.365/4 |
| Kurumun rücu hakkı | m.366 — yapılan masraflar |
| Kurum bakıyorsa | Yükümlülük sona ermez |
| Takas | Yapılamaz |
| Feragat | Doğmamış alacaktan vazgeçilemez |
| Niteliği | Kamu düzenine ilişkin |
Dilekçenin Unsurları, Tarih ve Tahsil
Dilekçenin kanunda aranan unsurları taşıması ve zamanında verilmesi, sonucu doğrudan etkiler.
Dilekçe unsurları — HMK m.119. Dava dilekçesinde; mahkemenin adı, tarafların ad, soyad ve adresleri, davanın konusu, açık bir şekilde vakıalar, hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiği, dayanılan hukukî sebepler ve açık bir biçimde talep sonucu bulunur.
Belgeler birlikte verilir — HMK m.121. Elde bulunan belgeler asıllarıyla birlikte, karşı taraf sayısından bir fazla örnekle eklenir; başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılır.
Talep sonucu. Dilekçede sırasıyla; aylık nafaka miktarı, dava tarihinden itibaren ödenmesi, m.365/5 uyarınca gelecek yıllardaki artış ve — yargılama uzarsa — tedbir nafakası gösterilmelidir.
Dava tarihi belirleyicidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mart 2018 tarihli kararına göre, yardım nafakası davasında mahkemece davanın açıldığı tarihteki koşullar dikkate alınmalıdır. Bunun doğal sonucu şudur: geriye dönük dönem için nafaka talebi kural olarak sonuç doğurmaz. Bu nedenle ihtiyaç doğduğunda davayı geciktirmemek gerekir.
Re’sen hükmedilmez. İştirak nafakasından farklı olarak yardım nafakasına hâkim kendiliğinden hükmedemez; dava açılmadan nafaka doğmaz.
Kesinleşme beklenmez. HMK m.367/2’ye göre kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kural olarak kesinleşmedikçe yerine getirilemez; ancak nafaka hükümleri bu kuralın istisnasıdır. Yani nafaka kararı kesinleşmeyi beklemeden icraya konulabilir.
Tahsil. Karar ilamlı icra yoluyla takip edilir. Nafaka ilâmlarında temyiz icrayı durdurmaz ve teminat karşılığında dahi icranın durdurulmasına karar verilemez. Ödenmemesi hâlinde İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca tazyik hapsi gündeme gelir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Dilekçe | HMK m.119; belgeler ekli (m.121) |
| Esas alınan an | Dava tarihindeki koşullar |
| Geçmiş dönem | Kural olarak istenemez |
| Re’sen hüküm | Yok; talep şart |
| Kesinleşme | Nafaka istisnadır (HMK m.367/2) |
| Ödenmezse | İİK m.344 — tazyik hapsi |
Nafaka Sonradan Değişir mi, Kalkar mı?
Yardım nafakası sabit bir yükümlülük değildir. Koşullar değiştiğinde her iki taraf da mahkemeye başvurabilir.
Dayanak koşula bağlıdır. Yardım nafakası, yoksulluk ve ödeme gücü ölçütlerine dayanır. Bu ölçütlerden biri ortadan kalktığında yükümlülük de etkilenir. Nafaka, geçmişteki bir duruma göre verilmiş olsa dahi bugünkü koşullara uyarlanabilir.
Alacaklının yoksulluğu kalkarsa. Nafaka alacaklısı iş bulmuş, düzenli bir gelire kavuşmuş ya da yoksulluğu başka biçimde sona ermişse, yükümlü nafakanın kaldırılmasını isteyebilir. Ölçüt, yoksulluk tanımındaki kalemlerin — yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim — artık karşılanabilir hâle gelmesidir.
Yükümlünün gücü azalırsa. Yükümlünün geliri düşmüş, işini kaybetmiş ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı artmışsa nafakanın azaltılması istenebilir. Burada TMK m.365/2’deki “malî gücüne uygun” ölçütü devrededir.
Hakkaniyet denetimi — m.365/3. Ayrıca nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir. Bu fıkra, yalnız dava açılırken değil, sonradan doğan dengesizlikler bakımından da dayanak oluşturur.
Alacaklının ihtiyacı artarsa. Tersi de mümkündür: sağlık giderlerinin artması ya da yaşam maliyetinin yükselmesi hâlinde alacaklı artırım isteyebilir. Dilekçede m.365/5 uyarınca gelecek yıllara ilişkin artış talep edilmişse, her yıl için ayrı dava açılmasına gerek kalmaz.
Usul. Değişiklik talepleri de aile mahkemesine yöneltilir ve yetki bakımından taraflardan birinin yerleşim yeri kuralı uygulanır. Talep, değişikliği gösteren somut ve güncel belgelerle desteklenmelidir.
| Değişiklik | Kim ister | Dayanak |
|---|---|---|
| Yoksulluk sona erdi | Yükümlü | Kaldırma |
| Ödeme gücü azaldı | Yükümlü | m.365/2 — azaltma |
| Dengesizlik doğdu | Yükümlü | m.365/3 hakkaniyet |
| İhtiyaç arttı | Alacaklı | Artırım |
| Önlem | m.365/5 — gelecek yıllara ilişkin artış talebi | |
Sıkça Sorulan Sorular
Yardım nafakası kimden istenebilir?
TMK m. 364 uyarınca üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), altsoy (çocuk, torun) ve kardeşlerden istenebilir. Kardeşlerin yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Teyze, hala, dayı, amca, yeğen ve eş yardım nafakası yükümlüsü değildir.
Mirasçılıktaki sıra kuralı ne demek?
TMK m. 365 uyarınca dava, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Size ilk sırada kim mirasçı olacaksa önce ondan talepte bulunmanız gerekir; sıralama genel olarak altsoy, üstsoy, kardeşler yönündedir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre sıra takip edilmeksizin açılan davanın dinlenmesine olanak yoktur.
Çocuğum varken kardeşimden nafaka isteyebilir miyim?
Kural olarak hayır. Daha yakın sırada bulunan altsoy sorumlu tutulmadan kardeşe başvurulamaz. Ancak çocuğunuzun ödeme gücü bulunmuyorsa veya kendisi de yoksulluk içindeyse, bu durumu belgeleyerek kardeşe yönelme imkânı doğabilir.
Yoksulluk nasıl ispatlanır?
Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1998 tarihli kararında, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Gelir belgeleri, tapu ve araç sorgu kayıtları ile zorunlu giderler kalem kalem sunulmalıdır.
Yardım nafakası ile yoksulluk nafakası aynı şey mi?
Hayır. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) boşanan eşler arasında ve boşanmaya bağlı olarak istenir. Yardım nafakası (TMK m. 364) ise boşanmayla ilgisi olmayıp üstsoy, altsoy ve kardeşler arasındaki karşılıklı yardım yükümlülüğüne dayanır.
Anne babama bakmak zorunda mıyım?
TMK m. 364 uyarınca yardım etmediğiniz takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyunuza nafaka vermekle yükümlüsünüz. Ancak hükmedilecek nafaka, kendi geçiminizi tehlikeye atacak düzeyde olamaz; malî gücünüz mahkemece ayrıca değerlendirilir.
Dava süresince nafaka alabilir miyim?
Evet. Yardım nafakası davasında tedbir nafakası talep edilebilir. Yargılama uzun sürebileceğinden, dava süresince geçiminizi sağlamak üzere tedbir nafakasının dilekçede ayrıca istenmesi önemlidir.
Yardım nafakası davası hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde açılır; bulunmayan yerlerde dava bu sıfatla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetki bakımından nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir ve basit yargılama usulü uygulanır.
📘 İlgili Rehberler
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


