İcra takibi sırasında borçlu, borcunu belirli bir takvime göre ödemeyi taahhüt edebilir. Bu taahhüt, icra dairesinde ve alacaklının kabulüyle yapılır. Peki borçlu bu sözünü tutmazsa ne olur? İşte burada “taahhüdü ihlal” gündeme gelir.
Yaptırım: tazyik hapsi
İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesine göre, geçerli bir ödeme taahhüdünü haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesinde tazyik hapsi (üç aya kadar) kararı verilebilir.
Bu hapsin amacı borçluyu cezalandırmak değil, ödemeye yöneltmektir. Nitekim borç ödendiğinde tazyik hapsi sona erer. Yani buradaki yaptırım, alacağın tahsiline hizmet eden zorlayıcı bir araçtır.
Geçerli taahhüt şartları
Her “ödeme sözü” bu sonucu doğurmaz. Taahhüdün geçerli sayılabilmesi için usulüne uygun olması; yani ödenecek miktarın, işleyecek faizin ve masrafların belirli olması ve taahhüdün alacaklı tarafından kabul edilmiş olması beklenir. Eksik ya da şarta bağlı taahhütler geçersiz kabul edilebilir.
Son olarak taahhüdü ihlali, nafaka borcunu ödememe gibi ayrı bir icra suçuyla karıştırmamak gerekir; bunlar farklı düzenlemelere tabidir. Şikâyet için de kanunda öngörülen süreler içinde başvurulması önemlidir.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İcra ve iflas süreçlerinde her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.


