İlamın İcraya Konulması: İcra Emri ve İtiraz Yolları
20 Nisan 2026

İlamın İcraya Konulması: İcra Emri ve İtiraz Yolları

Elinde bir mahkeme kararı olan alacaklı, borçlu ödeme yapmadığında bu kararı zorla yerine getirtmek için ilamlı icra takibine başvurur. İlamsız takipten farklı olarak, ilamlı takipte borçlunun basit bir itirazı takibi durdurmaz; borçlunun elinde sınırlı ve özel savunma yolları bulunur. Bu nedenle hem alacaklı hem borçlu için ilamlı icranın işleyişini ve “icranın geri bırakılması” imkânını bilmek önemlidir.

Bu yazıda ilamlı icranın ne olduğunu, ilamsız icradan farkını, ilam niteliğindeki belgeleri, icra emrini ve süresini, borçlunun başvurabileceği yolları ve istinaf/temyiz aşamasındaki icranın geri bırakılmasını (tehir-i icra) yalın bir dille açıklıyoruz. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir takipte bir avukata danışmanız önerilir.

İlamlı İcra Nedir?

İlamlı icra, bir mahkeme ilamına ya da ilam niteliğindeki bir belgeye dayanılarak yürütülen icra takibidir. Burada alacağın varlığı zaten bir yargı kararı veya kanunun ilam saydığı bir belgeyle ortaya konmuştur. Dolayısıyla takip, alacağın yeniden tartışılması için değil, mevcut hükmün yerine getirilmesi için yürütülür.

İlamsız İcradan Farkı

İlamsız takipte borçlunun süresinde yaptığı itiraz, takibi kendiliğinden durdurur ve alacaklının itirazın kaldırılması ya da iptali için ayrıca girişimde bulunması gerekir. İlamlı takipte ise durum farklıdır: borçlunun itirazı takibi durdurmaz; borçlu ancak kanunda sayılan özel sebeplere dayanarak “icranın geri bırakılması” talep edebilir. Bu fark, ilamlı icrayı alacaklı için daha güçlü bir yol hâline getirir.

İlam Niteliğindeki Belgeler

Sadece mahkeme kararları değil, kanunun ilam niteliğinde saydığı bazı belgeler de ilamlı takibe dayanak olabilir. Bunlar arasında mahkeme huzurunda yapılan sulhler ve kabuller, kayıtsız şartsız belirli bir para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri ve kanunun ilam sayılacağını belirttiği diğer belgeler yer alır. Belgenin ilam niteliği taşıyıp taşımadığı, hangi takip yolunun açık olduğunu belirler.

İcra Emri ve 7 Günlük Süre

İlamlı takipte borçluya “ödeme emri” değil, “icra emri” gönderilir. Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin bir ilam icra dairesine verildiğinde, icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder ve borçluya kural olarak yedi gün süre tanınır. Bu süre içinde borç ödenmez ya da icranın geri bırakılmasına ilişkin bir karar getirilmezse, cebrî icraya (örneğin hacze) geçilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Borçlunun Başvurabileceği Yollar

İcra emrini alan borçlu, takibi durdurmak için her türlü itirazı ileri süremez. Borçlu, ancak borcun sona erdiğini (itfa), alacaklı tarafından ertelendiğini (imhal) ya da zamanaşımına uğradığını gösteren belgelere dayanarak icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu sebepler, kanunda sınırlı biçimde düzenlenmiştir.

İstinaf/Temyizde İcranın Geri Bırakılması (Tehir-i İcra)

İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, kararın icrasını geçici olarak durdurmak için “icranın geri bırakılması” (tehir-i icra) talep edebilir. Bunun için borçlu, kural olarak hükmedilen miktarı karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Verilen icranın geri bırakılması kararı, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a sunulur.

Teminat ve Alacaklının Rüçhan Hakkı

İcranın geri bırakılması için gösterilen teminat üzerinde, ilam alacaklısının rüçhan (öncelik) hakkı bulunur. Yani üst mahkeme süreci alacaklı aleyhine sonuçlanmazsa, alacaklı bu teminattan önceliklie tatmin edilir. Bu düzenleme, icranın geçici olarak durdurulmasının alacaklıyı zarara uğratmasını önlemeyi amaçlar.

Üst Mahkeme Sonucuna Göre Teminatın Durumu

Bölge adliye mahkemesinin başvuruyu kesin olarak esastan reddetmesi veya Yargıtay’ın hükmü onaması hâlinde, alacaklının istemiyle, başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu para alacaklıya ödenir. Borçlu lehine sonuç çıkarsa teminat çözülür. Böylece askıda kalan icra, üst derece kararına göre kesin sonuca bağlanır.

İlamların İcrasında Diğer Hâller

İlamlı icra yalnızca para alacakları için değildir. Bir taşınırın teslimi, bir taşınmazın tahliyesi ve teslimi, çocuk teslimi ya da bir işin yapılması veya yapılmaması gibi farklı türde ilamların icrası da kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir. Her tür ilamın icrası, kendine özgü usul kurallarına tâbidir.

Pratik Öneriler

Alacaklı için, elindeki belgenin ilam niteliği taşıyıp taşımadığını baştan değerlendirmek ve doğru takip yolunu seçmek önemlidir. Borçlu için ise icra emrinin tebliğinden itibaren işleyen süreleri kaçırmamak, icranın geri bırakılması sebepleri varsa bunları belgelerle zamanında ileri sürmek ve istinaf/temyizde teminat ile tehir-i icrayı değerlendirmek hak kaybını önler.

Sıkça Sorulan Sorular

İlamlı takipte itiraz edersem takip durur mu?

Hayır. İlamlı takipte sıradan bir itiraz takibi durdurmaz; borçlu ancak borcun sona ermesi, ertelenmesi ya da zamanaşımı gibi sınırlı sebeplerle icranın geri bırakılmasını isteyebilir.

İcra emrine kaç günde işlem yapmalıyım?

Para borcuna ilişkin ilamlı takipte borçluya kural olarak yedi günlük süre tanınır; bu süre içinde ödeme yapılmaz veya icranın geri bırakılması kararı getirilmezse cebrî icraya geçilir.

Tehir-i icra için ne gerekir?

İstinaf veya temyiz aşamasında icranın geri bırakılması için borçlunun kural olarak hükmedilen miktarı karşılayacak bir teminat göstermesi gerekir.

Hangi belgeler ilam niteliğindedir?

Mahkeme kararlarının yanında; mahkeme huzurundaki sulh ve kabuller ile kayıtsız şartsız belirli para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri gibi kanunun ilam saydığı belgeler de ilamlı takibe dayanak olabilir.

Teminat üzerinde kimin önceliği var?

İcranın geri bırakılması için gösterilen teminat üzerinde ilam alacaklısının rüçhan (öncelik) hakkı bulunur.

Sonuç

İlamlı icra, mahkeme kararını hızlı ve etkili biçimde yerine getirmenin yoludur; borçlu açısından ise sınırlı ama önemli savunma imkânları sunar. İlamlı takip başlatmak ya da bir icra emrine karşı haklarınızı değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu (İİK) m. 24, 25, 26, 30, 32, 33, 36, 38 (24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler dâhil). Somut emsal için güncel yargı kararlarının incelenmesi gerekir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir; her somut durum için avukat görüşü esastır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk