Distribütörlük/Bayilik Sözleşmesinin Sona Ermesinde Denkleştirme (Portföy) Tazminatı ve Rekabet Yasağı
24 June 2026

Distribütörlük/Bayilik Sözleşmesinin Sona Ermesinde Denkleştirme (Portföy) Tazminatı ve Rekabet Yasağı

Yıllarca emek verip bir markaya müşteri çevresi kazandıran bir bayinin sözleşmesi sona erdiğinde, kazandırdığı bu portföyden sağlayıcı yararlanmaya devam eder. İşte bu durumda bayiye, koşulları varsa, bir denkleştirme (portföy) tazminatı ödenmesi gündeme gelir. Bu rehberde distribütörlük ve bayilik sözleşmelerinin sona ermesinin sonuçlarını sade bir dille açıklıyoruz.

Bayilik Sözleşmesi ve Acentelik Kurallarının Kıyasen Uygulanması

Bayilik ve distribütörlük, Türk Ticaret Kanunu’nda özel olarak düzenlenmemiş, çerçeve nitelikte sürekli borç ilişkisi doğuran atipik (isimsiz) sözleşmelerdir. Bayi, sağlayıcının ürünlerini kendi adına ve hesabına satar; bu yönüyle, sağlayıcı adına işlem yapan acenteden ayrılır. Türk Ticaret Kanunu’nun acenteliğe ilişkin koruyucu hükümleri, bayilik ilişkisinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanır.

Denkleştirme (Portföy) Tazminatının Koşulları

Denkleştirme istemi, Türk Ticaret Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenmiştir ve aslında bir tazminat değil, hakkaniyet gereği ödenen bir denkleştirme bedelidir. Hak kazanmak için şu koşullar birlikte aranır:

  • Uygun bir sona erme: Sözleşmenin, bayinin haklı nedenle feshi ya da sağlayıcının haklı bir neden olmaksızın feshi gibi, denkleştirmeyi haklı kılacak şekilde sona ermesi gerekir. Bayinin kendi kusuruyla veya haklı sebep olmadan yaptığı fesihte tazminat istenemez (m.122/3).
  • Yeni ve sürekli müşteri: Bayinin sağlayıcıya yeni ve sürekli bir müşteri çevresi kazandırmış olması.
  • Devam eden menfaat: Sağlayıcının, sözleşme sonrası da bu müşteri portföyünden önemli menfaat elde etmeye devam etmesi.
  • Kayıp ve hakkaniyet: Bayinin bu nedenle gelir kaybına uğraması ve ödemenin hakkaniyete uygun olması.

Burada en kritik nokta şudur: Yargıtay, denkleştirme tazminatı için bayiye sözleşmede tekel hakkı (münhasırlık) tanınmış olmasını arar. Münhasır olmayan, yani tek satıcı konumunda bulunmayan bir bayi, zengin bir müşteri portföyü oluşturmuş olsa dahi bu tazminatı talep edemez. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 04.05.2000 tarihli, 1999/7724 E., 2000/3470 K. sayılı kararı, tek satıcılık sözleşmesinde portföy tazminatını kabul eden öncü kararlardandır.

Tazminatın Üst Sınırı, Süre ve Fesih

Denkleştirme bedeli, son beş yıllık faaliyet sonucu alınan yıllık komisyon veya ödemelerin ortalamasını aşamaz (m.122/2); ilişki daha kısaysa o dönemin ortalaması esas alınır. Bu hak sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir ve bu haktan önceden vazgeçilemez (m.122/4). Belirsiz süreli sözleşmeler kural olarak üç ay önceden ihbarla feshedilebilir; ihbar süresine uymadan ya da haklı sebep olmaksızın fesheden taraf, karşı tarafın bundan doğan zararını tazmin eder (m.121/4). Sözleşme sona erdikten sonra geçerli olacak bir rekabet yasağı kararlaştırılmışsa, bu yasak yazılı yapılmalı, en çok iki yıl sürebilir ve bayinin faaliyet bölgesi, müşteri çevresi ve ürünlerle sınırlı olmalıdır; karşılığında sağlayıcı uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür (m.123). Bu uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara