Bir üreticiyle bayisi ya da bir distribütörle perakendeci arasındaki anlaşmalara “dikey anlaşma” denir; çünkü taraflar, üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde yer alır. Bu anlaşmalar ticari hayatın doğal bir parçasıdır, ancak rekabet hukukunun da ilgi alanındadır.
Yasak ve muafiyet dengesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, rekabeti sınırlayan anlaşmaları yasaklar. Ancak dikey anlaşmaların büyük bölümü, belirli şartları taşıdığında “grup muafiyeti”nden yararlanır (Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği). Yani bu anlaşmalar, kural olarak serbesttir; sınırlama getiren unsurlar belirli eşiklerin altında kaldığı sürece sorun oluşturmaz.
Pazar payı eşiği ve açık sınırlamalar
Burada önemli bir ölçüt, sağlayıcının ilgili pazardaki payıdır: bu pay kural olarak %40’ı aşmıyorsa grup muafiyeti uygulanabilir. Tek elden (münhasır) dağıtım ya da belirli bir süreyle rekabet etmeme yükümlülüğü gibi düzenlemeler de bu çerçevede değerlendirilir.
Ancak bazı “açık (ağır) sınırlamalar” muafiyeti tamamen ortadan kaldırır. Örneğin alıcının yeniden satış fiyatının belirlenmesi veya mutlak bölgesel koruma sağlanması, bu tür ağır sınırlamalardandır. Bu nedenle dikey anlaşmalar hazırlanırken, hangi şartların muafiyeti koruduğunu, hangilerinin riske attığını bilmek önemlidir.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Rekabet hukuku uygulamaları teknik ve olaya özgü olduğundan, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.


